<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erzurum Haber Gazetesi &#187; Yazarlar</title>
	<atom:link href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/kategori/yazarlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com</link>
	<description>ErzurumHaberGazetesi.com</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 16:23:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Özel kalem sekreterine verilen skandal ceza!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11656-ozel-kalem-sekreterine-verilen-skandal-ceza</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11656-ozel-kalem-sekreterine-verilen-skandal-ceza#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 16:17:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Tortum]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11656</guid>
		<description><![CDATA[Belediyenin tek bayan personeline verilen sokak temizliği cezasına halk tepki gösterdi.
Erzurum İli Tortum İlçesi Şenyurt Belde Belediyesinin işçi kadrolu tek bayan personeli Meryem Keleş’e belediye başkanının verdiği cezaya belde halkından tepki yağdı.
Belediye başkanlık makamı özel kalem sekreterliği yaptığı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belediyenin tek bayan personeline verilen sokak temizliği cezasına halk tepki gösterdi.</strong></p>
<p>Erzurum İli Tortum İlçesi Şenyurt Belde Belediyesinin işçi kadrolu tek bayan personeli Meryem Keleş’e belediye başkanının verdiği cezaya belde halkından tepki yağdı.</p>
<p>Belediye başkanlık makamı özel kalem sekreterliği yaptığı belirtilen Meryem Keleş adlı bayan personeli, <strong>Belediye Başkanı Ali Anlar </strong>tarafından 26 Temmuz 2010 tarihinde sokak temizliği yapma görevi ile görevlendirerek bir nevi cezalandırdığı ifade edilmektedir.</p>
<p> <img class="aligncenter size-full wp-image-11658" title="senyurt-belde" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/senyurt-belde.gif" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p><strong>Böyle ceza olur mu?</strong></p>
<p>Gazetemizi telefonla arayarak ve mail atarak bu vahim durumu bildiren belde halkı, insan onurunu rencide eden bu tutumundan dolayı <strong>Şenyurt Belde Belediye Başkanı Ali Anlar’a</strong> tepki gösterdiklerini belirttiler.</p>
<p><strong>Bu durum, vicdan sahibi herkesi rahatsız eder…</strong></p>
<p> Belde sakinleri; “Erzurum İli Tortum İlçesi Şenyurt Beldesinde yapılan bir haksız uygulamayı dile getirmek istiyoruz. Şenyurt Beldesinde işçi statüsünde görev yapan ve Belediyenin tek bayan çalışanı olan Meryem KELEŞ Belediye Başkanı Ali ANLAR tarafından Başkan Özel Kalemindeki görevinden alınarak temizlik işlerine verilmesi ve beldenin sokaklarını temizlettirmesinden duyduğumuz rahatsızlığı sizinle paylaşmak istedik.</p>
<p><strong>Adaletin bumu başkan!.. </strong></p>
<p> Uzun yıllardan beridir Şenyurt Beldesinde görev yapan ve bu güne kadar her hangi bir yanlışı ve hatası olmayan Meryem KELEŞ Başkan tarafından haksız bir şekilde görevden alınarak temizlik işlerinde görevlendirilmiştir. Bizler, tamamen insani duygularla durumu size aktarıyoruz. Beldede yapacağınız küçük bir araştırma sonucunda yapılan uygulamanın yanlış olduğunu ve halkın da bu durumdan rahatsız olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Belediyeden aldığı maaşla 65 yaşındaki annesine, bakmakta olan Meryem KELEŞ in annesi ile Başkan arasında, yine haksız bir işlem sonucu evlerinin bahçe duvarını imar planına aykırı olarak daha geriden yapmak istemesi sonucu çıkan bir tartışma sonucunda böylesine bir haksızlık uygulanmıştır.</p>
<p>Yöneticilerin birinci görevi beldelerinde ki yardıma muhtaç insanlara yardım etmek olması gerekirken, böyle haksız bir uygulamayı Başkanın kendiside izah etmekte zorlanacaktır” şeklinde dile getirdiler.</p>
<p> <img class="aligncenter size-full wp-image-11659" title="şenyurt belde belediyesiali anlar" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/şenyurt-belde-belediyesiali-anlar.jpg" alt="" width="80" height="100" /></p>
<p><strong>Başkan Anlar, “Yaptığımız uygulama yasaldır” </strong></p>
<p>Gazetecilik etik kuralları gereği görüşlerine başvurduğumuz <strong>Belediye Başkanı Ali Anlar,</strong> konu hakkında şu açıklamayı yaptı.</p>
<p>“ Biz idareciler yasalara uygun hareket etmekteyiz. Bahsi geçen şahıs ilkokul mezunu işçi kadrosunda belediyemizde çalışmaktadır. Ben adil davranan bir belediye başkanıyım. Personelimizi Belediyenin değişik birimlerinde çalıştırmak başkan olarak benim tasarrufumda olan bir iştir. Bende gereğini yaptım. Ve idareciler de biraz rahat bırakılmalıdır. Özellikle gazeteciler idarecileri biraz rahat bıraksa daha iyi olur” dedi.</p>
<p>Erzurum Haber Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11656-ozel-kalem-sekreterine-verilen-skandal-ceza/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vuraler’lerin yürek burkan acısı</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11609-vuraler%e2%80%99lerin-yurek-burkan-acisi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11609-vuraler%e2%80%99lerin-yurek-burkan-acisi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 09:49:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir SABUNCUĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11609</guid>
		<description><![CDATA[Efsanevi teknik direktörlerden merhum Hadi Vuraler&#8217;in oğlu Erdal Vuraler, eşi ve annesiyle yaz tatiline giderken kaza geçiriyor.
Rahmetli Hadi hocanın eşi Sevinç Vuraler ve gelini Şifa Name Vuraler kazada yaşama veda ediyor.
Hayatlarını kaybedenlere Allah&#8217;tan rahmet, oğlu Erdal Vuraler ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Efsanevi teknik direktörlerden merhum Hadi Vuraler&#8217;in oğlu Erdal Vuraler, eşi ve annesiyle yaz tatiline giderken kaza geçiriyor.<br />
Rahmetli Hadi hocanın eşi Sevinç Vuraler ve gelini Şifa Name Vuraler kazada yaşama veda ediyor.<br />
Hayatlarını kaybedenlere Allah&#8217;tan rahmet, oğlu Erdal Vuraler ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.<br />
Söz Hadi ağabeyden açılmışken, onunla ilgili birkaç anıyı aktarmak istedik.</p>
<p>KAPTAN OLARAK GALATASARAY&#8217;IN KARŞISINA ÇIKTI<br />
Hadi Vuraler, futbola 12 Mart Gençlik Kulübünde başlıyor, 1956&#8242;da Palandökenspor&#8217;a transfer oluyor.<br />
Erzurum&#8217;da futbolun önemli kilometre taşlarından biri olarak nitelendiriliyor.<br />
Saygıyla her zaman andığımız Hadi Hocanın, yarım asırlık futbolculuk ve teknik direktörlük hayatı başarılarla doludur.<br />
ERVAK Başkanı Erdal Güzel&#8217;in araştırmasına göre, 1967 Eylülünde Galatasaray futbol takımı Erzurum&#8217;a maç yapmaya geliyor.<br />
Kadroda taçsız kral Metin Oktay, Talat, Yılmaz, Ergün, Uğur, Turan, Büyük Mehmet, Gökmen ve Yasin Özdenak kardeşler var.<br />
Erzurum karmasının kaptanlığını ise Hadi Vuraler yapıyor.<br />
3 Temmuz stadındaki özel maçta Galatasaray, Erzurum karmasını 5-1 mağlup ediyor.<br />
Erzurumspor&#8217;un tek golünü Eczacı Ender Narmanlıoğlu atıyor.</p>
<p>UZAKTAN ATTIĞI ÇALIMLARLA RAKİBİNİ GEÇERDİ<br />
Zühtü Akbaba&#8217;nın derlemelerine göre, Hadi Vuraler uzaktan attığı çalımlarla rakibini geçme özelliğine sahipti.<br />
Güçlü yapısı, sakin, saygılı davranışlarıyla sevilen ve sayılan bir kaptandı.<br />
Teknik direktör olarak Erzurumspor, Erzincanspor&#8217;da görev yaptı.<br />
Erzurumspor&#8217;un namağlup şampiyon olduğu 1972- 1973 dönem takımı liglere hazırlayan Hadi Vuraler&#8217;dir.<br />
Ama Raci Karakaş&#8217;ın başlanlık yaptığı dönemde Erzurumspor&#8217;un namağlup şampiyonluğunun meyvesini daha çok ikinci yarıda gelen Turgut Kafkas yiyor.<br />
Vuraler, Erzurumspor&#8217;da teknik direktör olarak görev yaptığı 1972 ya da 1975&#8242;te ülke genelinde çok ses getiren bir galibiyet elde ediyor.<br />
Vuraler yönetimindeki Erzurumspor, Fenerbahçe&#8217;yi Erzurum Cemal Gürsel’de 3-0 yeniyor.<br />
O yıllarda Fenerbahçe&#8217;nin teknik direktörlüğünü Brezilyalı eski ünlü futbolculardan Didi yapıyor.<br />
Vuraler&#8217;in takımının elde ettiği bu önemli başarı &#8216;Hadi&#8217;nin fendi, Didi&#8217;yi yendi&#8217; manşetiyle yayınlanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11609-vuraler%e2%80%99lerin-yurek-burkan-acisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tortum&#8217;da sessiz çığlık…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11537-tortumda-sessiz-ciglik%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11537-tortumda-sessiz-ciglik%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Jul 2010 08:22:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11537</guid>
		<description><![CDATA[Bir sonuç verir ya da vermez fark etmez; Tortum halkı derelerinin kurutulmaması, arazilerinin çölleşmemesi için, onurlu mücadelesini sürdürüyor.
Hapse de girdi, jandarmadan dayak da yedi.
Bakanlar azarladı, vekiller sırtlarını döndü, bürokratlar seslerini duymadı; ama Tortum halkı büyük bir inanç ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small;">Bir sonuç verir ya da vermez fark etmez; Tortum halkı derelerinin kurutulmaması, arazilerinin çölleşmemesi için, onurlu mücadelesini sürdürüyor.<br />
Hapse de girdi, jandarmadan dayak da yedi.<br />
Bakanlar azarladı, vekiller sırtlarını döndü, bürokratlar seslerini duymadı; ama Tortum halkı büyük bir inanç ve azimle, HES&#8217;lere karşı çıkmaya devam ediyor.Bugüne kadar birbirinden renkli gösteriler düzenleyerek, seslerini duyurmaya çalıştılar; lakin kimse kulak vermeyince, şimdi de &#8220;oturma eylemi&#8221; yapıyorlar.<br />
Tek talepleri var; o da:<br />
-Dereler kurutulmasın, bağımız bahçemiz çölleşmesin.<br />
Devlet ise, illa da odunumun parası deyip, inadında ısrar ediyor:<br />
-Tüm dereleri kurutacağım, bağı bahçeyi susuz bırakıp nihayetinde de o yemyeşil vadiyi çöle çevireceğim; diyor!<br />
Halbuki ortada devletin yanlışta ısrar ettiğini kanıtlayan bir çok rapor ve uzman görüşü var. Ancak ne Çevre Bakanı Veysel Eroğlu ne de ilgili bürokratlar bu raporlara dönüp bakmıyorlar bile&#8230;…<br />
Adeta ağız birliği etmişçesine, erki elinde bulunduran herkes Tortum derelerini kurutmaya yemin etmiş&#8230;…<br />
Ne üniversitenin görüşüne itibar ediyorlar, ne de emsal teşkil edecek türdeki yargı kararlarına&#8230;…<br />
Tortum halkı ise, çaresiz ve &#8220;arka&#8221;sız&#8230;…<br />
Milletvekili sesini duymuyor, bürokrat yanlarına dahi uğramıyor.<br />
Köyünü ve suyunu korumak isteyen bir avuç çaresiz insan ise, jandarma-müteahhit-yargı sarmalı arasında ezilip duruyor.<br />
Şayet ortada TEMA Vakfı ve bir de tek tük yerel gazete de olmasa, kimse Tortum halkının feryadını duymayacak.<br />
Oysa aynı manzara İspir, Oltu, Narman ve Olur için de geçerli&#8230;…<br />
İspir halkı önce direndi, çığlık çığlığa bağırdı ama sonunda Aksu Vadisi&#8217;ndeki bir çok kimse müteahhit tarafından &#8220;ikna&#8221; edildi.<br />
Aynı şey, Tortum ve diğer ilçelerde de olur mu olmaz mı bilinmez. Ama gerçek şu ki, umutsuzluk ve çaresizlik en kararlı köylüyü bile yıldırıp, mağlup ediyor.<br />
Palandöken, bugün manşetten verdiği haberde çok önemli bir raporu kamuoyuna sunuyor.<br />
Bu rapor, aslında müteahhidin lehine hazırlanmış olmasına rağmen, yapılmak istenen katliama yeterince ışık tutuyor.<br />
Şayet ilgili bakanlıklar sadece adına &#8220;Proje Tanıtım Dosyası&#8221; denilen bu rapora bakarak karar vermiş olsa, Tortum&#8217;da bir tane HES&#8217;e bile izin vermez.<br />
Çünkü o raporda, kurulacak olan HES&#8217;lerin doğayı mahvedeceği istenmeyerek de olsa yazılmış. Daha derli toplu olan bilgileri içeren başka raporlar da var. Fakat hükümetin gözü öylesine dönmüş ki, hangi kurum hangi gerekçeyi sunarsa sunsun dönüp bakmıyor:<br />
İlla da HES kurulacak, müteahhide kaynak yaratılacak!<br />
Tortum halkı iki günden beri yine sesini duyurma adına oturma eylemi yapıyor.<br />
Muradı ne siyasi bir mücadeleye tutuşmak, ne de kimseyle kavga etmek.<br />
Çok yakında milletvekilleri referandum için bu köylere de gidip, &#8220;evet&#8221; oyu toplamaya çalışacaklar. Çok merak ediyorum acaba, o vekiller o köylere hangi yüzle gidecek ve o halk o vekillere ne diyecek&#8230;…<br />
Bekleyip göreceğiz&#8230;…</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11537-tortumda-sessiz-ciglik%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu yazı çok konuşulur, &#8220;Şimdi uyanık kalma zamanı&#8230;&#8221;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11531-simdi-uyanik-kalma-zamani</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11531-simdi-uyanik-kalma-zamani#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 16:14:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11531</guid>
		<description><![CDATA[Usta gazeteci Mehmet Şener yine ülke gündemine ilişkin hafızalarda yer alacak bir yazı kaleme aldı.
İşte o yazı;  &#8220; Hiç kuşku yok ki, teröre en çok kurban veren ve de terör belasından en fazla zarar gören illerden birisi de Erzurum&#8217;dur. Kanlı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small;">Usta gazeteci Mehmet Şener yine ülke gündemine ilişkin hafızalarda yer alacak bir yazı kaleme aldı.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">İşte o yazı;  &#8220; Hiç kuşku yok ki, teröre en çok kurban veren ve de terör belasından en fazla zarar gören illerden birisi de Erzurum&#8217;dur. Kanlı terör örgütünün Erzurum üzerine kurduğu oyunları ve yaptığı hesapları artık bilmeyen kalmadı.<br />
Şu sıralar çeşitli zeminlerde teşhir edilen bazı haritalarda, aralarında Erzurum&#8217;un da bulunduğu bir bölgenin sözde Kürt devleti olarak gösterilmesi, bölücü örgütün bu şehir üzerine kurduğu senaryoların hangi boyuta ulaştığını göstermektedir.Bilen bilir ki, kanlı örgüt kurulduğu günden buyana Erzurum&#8217;u &#8220;elde etmek&#8221; için olağanüstü bir çaba harcamaktadır. </span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Zaman zaman örgüt yöneticilerinin, dağdaki militanlarına<strong> &#8220;Erzurum&#8217;u istiyoruz, ne pahasına olursa olsun Erzurum&#8217;u düşürün&#8221; dediği resmi kayıtlara bile geçti. Bu uğurda kanlı PKK, birçok deneme yaptı ve her defasında da duvara tosladı.</strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong></strong><br />
Erzurum&#8217;un bu adam gibi tavrı sadece PKK&#8217;yı değil, PKK&#8217;ya hamilik eden çevreleri de acayip şekilde rahatsız ediyor. Öyle ki, Erzurum&#8217;u farklı bir yapıda göstermeye çalışan  bazı çevreler şehrin demografik yapısıyla da oynuyorlar. Şu ana kadar Erzurum halkı her oyunu boşa çıkarmayı ve her provokasyonu ters yüz etmeyi başardı.<br />
Önümüzdeki günler neyi gösterir bilmiyoruz.<br />
Erzurum bugüne kadar sağduyulu ve aklıselim hareket etti. Bazı kesimler istiyordu ki, bu şehirde Türk-Kürt çatışması başta olmak üzere, her türlü karanlık oyunlar sahnelensin. Ama Erzurum halkı bu tezgaha gelmedi ve PKK&#8217;ya karşı sürdürdüğü tavrını kardeş kavgasına dönüştürmedi.<br />
Bundan sonra da dönüştürmeyecek&#8230;<br />
Fakat aynı Erzurum, artan terör eylemlerine karşı da mutlaka bir tepki gösterme ihtiyacı hissediyor. Hatırlanacağı gibi 1990&#8242;lı yıllarda, Erzurum&#8217;da bölücü PKK&#8217;yı telin mitingi gerek verdiği mesaj gerekse çapı itibarıyla bir ilkti. O tarihlerde pek çok kamu görevlisi Erzurum&#8217;un bu esaslı duruşu sayesinde, terörle mücadelede kendilerini daha güçlü ve daha istekli hissetmişlerdi. Çünkü arkasında hiçbir resmi organizasyon olmayan on binlerce insan ayağa kalkıp terörü lanetlemişti.<br />
Zaman içerisinde aynı boyutta olmasa bile başka protestolar başka şehirlerde de tekrarlandı ama hiç birisi Erzurum&#8217;da köpüren halk öfkesine benzemiyordu. Çünkü Erzurum, az ve öz konuşan bir şehirdir.<br />
Şu günlerde Erzurum&#8217;da bir defa daha kanlı örgüte yönelik bir halk ayaklanmasının yapılması bekleniyor. Hemen her gün birkaç şehit cenazesinin illere gitmesi ve buna bağlı olarak da bazı illerde terörü telin mitingleri düzenlenmesi, ister istemez tüm gözleri Erzurum&#8217;a çevirdi:<br />
Erzurum ne yapacak, nasıl tepki gösterecek?<br />
Hazır, daha birkaç gün önce bölücü PKK&#8217;nın, AK Parti il binasının önüne koyduğu bomba ile şehri kan gölüne çevirme girişimi olmuş, ancak son anda tespit edilen bombanın imhasıyla büyük bir felaket önlenmişti.<br />
Her ne kadar Erzurum&#8217;un terör konusunda tavrının çok net olmasına karşın, çeşitli kesimlerde ses getirecek bir telin mitingi düzenlenmesi beklentinin olması da normal. Öyle ya, PKK&#8217;nın elde etmek istediği ama bunu bir türlü başaramadığı bir şehrin cevabı merak edilir.<br />
Erzurum halkı hem PKK&#8217;ya, hem de PKK&#8217;nın içeride ve dışarıdaki hamilerine her fırsatta gerekli cevabı vermiştir. Daha birkaç yıl önce yaklaşık 40 dolayında sivil toplum örgütünün imza koyduğu bir kınama bildirisi okunmuştu. O bildirinin okunması için tarihin 3 Temmuz olarak seçilmesi takdir edileceği gibi tesadüf değildi. 3 Temmuz, Atatürk&#8217;ün Erzurum&#8217;a yani büyük kongreye katılmak üzere geldiği tarihtir. Erzurum halkı o gün kamuoyuna o bildiri ile hem cumhuriyete bağlılığının altını kalınca çizmiş, hem de bebek katillerine ve yandaşlarına &#8220;sabrımız taşıyor&#8221; mesajı vermişti.<br />
Ülke genelinde olduğu gibi Erzurum&#8217;da da sokaktaki insanın öncelikli meselesi ne referandumdur, ne AB üyeliği, ne de başka gelişmeler&#8230; Vicdan sahibi herkes ülkeyi yangın yerine çevirmeye çalışan terör illetine karşı tek yürek, tek ses oldu. Her gün ocaklara ateş düştüğü bir ülkede, terörden öncelikli bir sorun olamaz.<br />
Liderlerin meydanlardaki referandum yarışı ve birbirlerine laf yetiştirme çabası ise, geniş kitleler tarafından öfke duyularak takip ediliyor.<br />
Çünkü artık sokaktaki sade vatandaş biliyor ki, Türkiye&#8217;nin başına çorap örmek isteyen çevreler içten içe yeni mevziler kazanıyor.<br />
Dün gazetelerde çıkan habere göre, Amerika, PKK ile bir anlaşma yapmış ve İran&#8217;daki yasadışı terör örgütü üyelerinin Kandil&#8217;e yerleşmesini istemiş. Buna mukabil de PKK&#8217;ya, Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nin Kandil&#8217;e saldırısını durdurma sözü vermiş.<br />
Bu haberi henüz ne PKK ne de Amerika yalanlamadı.<br />
Gerçi yalanlasalar da inandırıcı olamazlar. Zira benzer nice sahnelere hep birlikte tanık olduk. Dolayısıyla böyle bir anlaşmanın olması çok da uzak bir ihtimal değil.<br />
Kanlı terör örgütü PKK, son haftalarda artırdığı kanlı pusularını, daha geniş kitlelere yaymanın planlarını yapmış. Bu yüzden de ülke genelinde son derece geniş güvenlik önlemleri alındı. Ancak Erzurum gibi &#8220;hassas&#8221; olan şehirlerde, hem güvenlik önlemleri artırılırken son derece özenli olunmalıdır, hem de muhtemel provakasyonlara karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.<br />
Şayet geçtiğimiz hafta AK Parti il binasının önüne konulan bomba bulunup da imha edilmemiş olsaydı ve Allah esirgesin o bomba patlayıp da birkaç kişi ölmüş olsaydı, Erzurum ciddi biçimde karışacaktı.<br />
Çünkü PKK&#8217;nın kanlı eylemleri yüzünden yüreği yanan Erzurum halkı adeta patlamaya hazır bir bombaya dönmüş durumda. Bu yüzden herkesin her zamankinden daha fazla sağduyulu ve itidalli olması kaçınılmazdır.<br />
PKK&#8217;nın, &#8220;Erzurum&#8217;u düşürme&#8221; çabası her defasında sonuçsuz kalınca, kanlı örgüt yeni eylem planları hazırlıyor. Bu planlardan biri de kuşkusuz ki bu şehirde bir Türk-Kürt çatışması çıkartmaktır.<br />
PKK, referandum öncesinde aralarında Erzurum&#8217;un da bulunduğu bazı kritik şehirlerde kargaşa çıkarmanın ve halk arasında kanlı kavgaların başlatılmasını planlıyor.<br />
Bu sinsi tuzağa düşmemek için başta güvenlik birimleri olmak üzere, herkesin hepimizin Türk-Kürt ayrımı yapmaksızın son derece uyanık olmamız lazım&#8221;.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Mehmet Şener</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11531-simdi-uyanik-kalma-zamani/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>12 EYLÜL İLE HESAPLAŞMAK</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11501-11501</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11501-11501#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 07:05:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>A. Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11501</guid>
		<description><![CDATA[12 Eylül ile hesaplaşırken haksız yere bedenleri öldürülenlerin yanında en az onlar kadar önemli ve acı olan değerleri, inançları ve dolayısıyla beyinleri öldürülen gençlerin unutulmaması gerekir.
Bugün yaşadığımız birçok sıkıntının sebebi o dönemde kimliksiz ve kişiliksiz yetiştirilmiş gençlerin bugün birçok&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>12 Eylül ile hesaplaşırken haksız yere bedenleri öldürülenlerin yanında en az onlar kadar önemli ve acı olan değerleri, inançları ve dolayısıyla beyinleri öldürülen gençlerin unutulmaması gerekir.</p>
<p>Bugün yaşadığımız birçok sıkıntının sebebi o dönemde kimliksiz ve kişiliksiz yetiştirilmiş gençlerin bugün birçok yerde söz sahibi olmaları değil midir?</p>
<p>1980 sonrası yetişen veya yetiştirilen gençlerin üzerine oynanan zalimce oyunlar ve onların beyinlerinin nasıl yıkandığı yeterince önemsenmedikçe bu ülke gençliği daha çok sıkıntı yaşayacaktır.</p>
<p>O dönemde yapılan ve başarılanlara baktığımızda bugün daha ileri yaşlara gelmiş bile olsalar;</p>
<p>İnançlarından uzaklaştırılmış, milli ve manevi duygularından arındırılmış, okumayan, öğrenmeyen, bilmeyen ve tek hedefi para kazanmak, çalışmadan köşe dönmek olan bir gençlik görüyoruz.</p>
<p>Beynini kullanamayan ve kullanması için başkalarına teslim eden bir kuşakla karşı karşıya kalıyoruz.</p>
<p>Sağcı, solcu, dindar, milliyetçi, sosyalist herhangi bir değeri olmayan, olsa da anında kıvırtabilen, sadece ye, iç, gez ve tüket gençliğiyle dünyamızı paylaşıyoruz.</p>
<p>Milli ve dini duyguların geri plana itildiği, her şeyin para ve güç zannettirildiği, paraya, makama, güce teslim olmak üzere yetiştirilen ve bugün semeresi alınan doyumsuz ve sorumsuz bir gençliği seyrediyoruz.</p>
<p>Bu gençlik; hangi inanca sahip olursa olsun fikirlerini beyan edemeyen, savunamayan, inançlarını yaşayamayan korkakların fikirsizliği ideolojileştirdiği bir dönemden geliyor ve bugün de aynı şeyler yaşanıyor.</p>
<p>Bugün futbol sevdalılarının vatan sevdalılarından daha heyecanlı, daha çok sayıda olmasını neye bağlayabiliriz?</p>
<p>Bugün para, makam veya güç için inançlarını, kutsallarını veya bütün değerlerini bir kenara itebilenler hangi dönem gençleridir acaba?</p>
<p>Bugün partisi, lideri, futbol takımı gibi geçici hevesler için her şeyini feda edebilenler, insanların ve hatta ana babalarının bile kalplerini kırabilenler, hatta ana baba katili olabilenler hangi sefil dönemin eseridir acaba?</p>
<p>Bugün 40 yıl savunduğu değerlerini, inançlarını bir makam koltuğu için rahatlıkla terk edebilenlerin böylesi rahat kimlik ve kişilik değiştirebilmeleri neyin sonucudur acaba?</p>
<p>Bu beyinleri esir alınmış insanların hali, haksız yere idam edilmiş insanların düştüğü durum kadar acı, incitici ve ağlanması gereken bir durum değil midir?</p>
<p> Bütün bu gençler ki artık genç değiller, birilerinin kendi ikballeri için bilerek ve isteyerek bütün değerlerinden uzaklaştırdığı bir nesil olarak tarihe geçmeyecek midir?</p>
<p>O günün gençleri, bugünün makam, mevki para sahipleri olarak, güç karşısında hala korkak, hala kimliksiz davrananlar; birilerinin dünyevi hırsları adına her kılığa, kimliğe girebilen bireyler değil midir?</p>
<p>İşte bu nedenledir ki bizler 12 Eylül ile hesaplaşırken ölenlere tabi ki ağlamalıyız ama öncelikle ve büyük bir hızla makamı, gücü ve parayı her türlü değerin üstünde gören kimliksizliğe, zavallılığa ve dönekliğe çare bulmalıyız.</p>
<p><strong>AHMET BERHAN YILMAZ</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11501-11501/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Esnafın Ramazan Taktiği….</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11498-esnafin-ramazan-taktigi%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11498-esnafin-ramazan-taktigi%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 21:06:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gamze İSPİRLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11498</guid>
		<description><![CDATA[ 
Ramazan ayına sayılı günler kala zam sağanağı da başladı.
Bazı alışveriş merkezleri ve marketlerde fiyatlarda yükselişler yaşandığına tanık oluyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da ramazan fırsatçılığı yaşanacağa benziyor.
Oysa esnaflık ahlakı ve ramazan ayının içeriği ile bağdaşmıyor&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Ramazan ayına sayılı günler kala zam sağanağı da başladı.</p>
<p>Bazı alışveriş merkezleri ve marketlerde fiyatlarda yükselişler yaşandığına tanık oluyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da ramazan fırsatçılığı yaşanacağa benziyor.</p>
<p>Oysa esnaflık ahlakı ve ramazan ayının içeriği ile bağdaşmıyor bu gerekçesi aşırı talep yükselmesi sonucu yaşanan bu artışlar.</p>
<p>Erzurum da halkın alım gücü zaten düşük, işsiz ve yoksul sayısı artıyor.</p>
<p> Birde fahiş fiyatların ortaya çıkması durumu içinden çıkılmaz hale getiriyor.</p>
<p>Ondan sonrada başlıyor feveranlar yerel esnaf yok oluyor.</p>
<p>Dünyanın hiçbir yerinde esnafa “ buraya yatırım yapamazsınız” ifadesi kullanılmaz.</p>
<p>Globalleşen dünya da bu konudaki girişimler anlamsızlık ifade eder.</p>
<p>Sorun bugüne  kadar bir araya gelemeyen kent esnafı.</p>
<p>Kolektif çalışma ruhunu şimdilerde Redevco gibi alışveriş merkezleri sağlıyor.</p>
<p>Erzurum esnafı birbirini eleştirip, kuyusunu kazarken, kolektif ruh bu konuya son noktayı koyuyor.</p>
<p>Kent ekonomisi konjöktürlere bağlı olarak kendini yönlendiriyor.</p>
<p>Özellikle küçük esnaf teknolojinin getirdiği olumsuzlukları yoğun bir şekilde yaşamaya devam ediyor.</p>
<p>Büyük alışveriş merkezlerine yönelen tüketici, küçük esnafın yaşadığı olumsuzlukların artmasına neden oluyor.</p>
<p>Kent ekonomisinde önemli yeri bulunan esnaf, alım gücünün düşüklüğü ve durgunluktan dolayı önemli sorunlar yaşıyor.</p>
<p>Bir araya gelmeyi beceremeyen, birliktelik ruhundan bihaber esnafın oluşturduğu boşluğu büyük alışveriş merkezleri aldı.</p>
<p> Mali krizi atlatmak için birliktelik adına çizilmesi gereken tabloda sıfırlarla dolu.</p>
<p>Yatırım ve üretimde de işler kesat.</p>
<p>Yatırımcı bir araya gelemiyor.</p>
<p>Yatırım ve üretime yönelenler eleştiriliyor.</p>
<p>Olumsuzluklarda son aşamaya gelinirken, çözümler yeni yeni ortaya çıkarılıyor.</p>
<p>Erzurum da kolektif çalışma bilinci yok denecek kadar az, sermaye derseniz sınırlı.</p>
<p>Bu durumun oluşturduğu boşluğu tüketim ekonomisinin yoğunluklu olduğu kentlerde yatırıma yönelen firmaların ilgisi çekiyor.</p>
<p>Tüketim ekonomisine yönelik bir kent olduğumuz için şimdi feveran ediyoruz,</p>
<p>Oysa durum çok boyutluluk taşıyor.</p>
<p>Kentteki sermayenin bir araya gelmesi ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması yönünde rasyonel çözümler üretilmediği için hep sorun yaşadık.</p>
<p>Mali kriz şimdi bu riskleri daha da artırıyor..</p>
<p>Erzurum hep bu noktada kaybetti.</p>
<p>Erzurum da  ekonomik gelişmeler olumlu sinyaller vermiyor.</p>
<p>Var mı bundan daha doğalı?.</p>
<p>Fiyat artışlarının açılımını yaptığımızda ise farklı sonuçlar ortaya çıkıyor.</p>
<p>Erzurumluluk yüksek bir kültürdür.</p>
<p>Dadaş ifadesi anlamına bu kültürde bulmuştur.</p>
<p> Müşteriye bir lira yerine 5 liraya mal satmak, vatandaşı itip kakmak, Erzurumluluk kültürüne gerçekten yakışmıyor.</p>
<p>Ramazan ayında üretici yönlü olmayanların dışında diğer tüm artışların yaşanmamasını umuyoruz.</p>
<p> Ramazanda fırsatçılık anlamında fiyat artışları yaşandığında büyük alışveriş merkezlerinin de kar marjını iyice  yükselteceğini unutmamak gerekiyor.</p>
<p>Erzurum esnafının ramazan ayının içeriğine uygun hareket etmesini umuyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11498-esnafin-ramazan-taktigi%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurumluyu sel korkutuyor</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11495-erzurumluyu-sel-korkutuyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11495-erzurumluyu-sel-korkutuyor#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 21:01:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir SABUNCUĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11495</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum&#8217;un üzerine siyah yağmur bulutları çöktü mü, millette bir korku baş gösteriyor.
Çünkü ilkbahar ve yaz mevsiminde yağışların ardından cadde ve sokaklarla su altında kalıyor.
Menfezler yağmurun suyunu çekmeye yetmiyor.
Caddeler göle dönünce bu kez vatandaş suya batmamak için atlamada&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum&#8217;un üzerine siyah yağmur bulutları çöktü mü, millette bir korku baş gösteriyor.<br />
Çünkü ilkbahar ve yaz mevsiminde yağışların ardından cadde ve sokaklarla su altında kalıyor.<br />
Menfezler yağmurun suyunu çekmeye yetmiyor.<br />
Caddeler göle dönünce bu kez vatandaş suya batmamak için atlamada rekor denemesine giriyor.<br />
Kimi başarıyor, kimi de üstünü başını perişan ediyor.<br />
Dikkat ediyorum, her sağanak yağışın ardından bazı cadde ve sokaklar geçit vermez oldu.</p>
<p>İYİKİ OYUNLAR, YAZIN DÜZENLENMİYOR<br />
Örneğin, İl Özel İdare Müdürlüğü önünden geçen ve Bölge Eğitim Araştırma Hastanesine kadar uzanan karayolu.<br />
Kayakla atlama kulelerinin önünden geçen Dr. Refik Saydam Caddesi, suyla doluyor.<br />
Vallahi 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları sırasında kar yerine yağmur yağarsa rezil oluruz.<br />
Asfalt dökmek, kaldırımları yenilemekle bu iş bitmiyor.<br />
Dadaşkentlilerin önceki gün yaşadığı çileyi yıllar önce Palandöken semtinde oturanlar görmüştü.<br />
Belediyelerin teknik ekipleri, sağanak yağışlar sırasında hangi cadde ve sokakların su ile dolduğunu tespit edemiyor mu?<br />
O semtlerin alt yapısını yenilemek ya da by pass yapmak gerekmiyor mu?<br />
Hiçbir iyileştirme belirtisi yok.<br />
Bu yüzden her yağıştan sonra aynı sıkıntıyı yaşamaya devam edeceğiz.</p>
<p>TANDIRDA EKMEK PİŞİRİRKEN SELE KAPILDILAR<br />
Keziban ana, evin tandırında ekmek pişiriyor.<br />
Kocası Ziya Kocabaş ile iki oğlu tarlada.<br />
Gökyüzü kararıyor, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.<br />
Biraz sonra evin yanından geçen dere taşıyor.<br />
Taşmakla kalmıyor, çamur ve taşlarla yapılı evi önüne katıyor.<br />
Keziban ana ile dört çocuğu ve bir akrabaları kadın kayboluyor.<br />
Cesetler, tarlalardan toplanıyor.</p>
<p>VALİ ÖZTÜRK, HORASAN’DA DERS VERİYOR<br />
Vali Sebahattin Öztürk, Horasan Kaymakamı Mahmut Ağbal ile köyde inceleme yapıyor.<br />
Köylüler ve basın mensuplarının önünde Vali Öztürk şöyle diyor:<br />
“Ölenleri geri getiremeyiz ama dereyi ıslah edeceğiz.”<br />
Faturayı Vali Öztürk’e ödetmek haksızlık olur.<br />
Ama Öztürk, hiç değilse bundan sonrası için altı can alan derenin ıslah edileceğini açıklıyor.<br />
Saçlık köyünde “derenin ıslahı”, sel tehdidini ortadan kaldırır.<br />
Şimdi dönelim 360 bin kişinin yaşadığı Erzurum kent merkezine.<br />
Benzer sözü büyükşehir ve alt belediye başkanlarından bekliyoruz:<br />
“Bundan sonra yağmur yağdığında caddeler su altında kalmayacak.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11495-erzurumluyu-sel-korkutuyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taş atan çocuklar kurtuldu, peki ya sokak çocukları&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11493-tas-atan-cocuklar-kurtuldu-peki-ya-sokak-cocuklari</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11493-tas-atan-cocuklar-kurtuldu-peki-ya-sokak-cocuklari#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 20:59:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11493</guid>
		<description><![CDATA[Polise taş atan çocukları ağır cezadan kurtaracak yasal düzenleme Meclis&#8217;ten geçti. Şimdi bütün gözler bu yasadan sonra Güneydoğu&#8217;da ne değişip ne değişmeyeceği…
Hemen her konuda olduğu gibi, Türkiye bu meselede de ikiye bölünmüş durumda. Bir kesim, yasadan sonra çocukların daha&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small;">Polise taş atan çocukları ağır cezadan kurtaracak yasal düzenleme Meclis&#8217;ten geçti. Şimdi bütün gözler bu yasadan sonra Güneydoğu&#8217;da ne değişip ne değişmeyeceği…<br />
Hemen her konuda olduğu gibi, Türkiye bu meselede de ikiye bölünmüş durumda. Bir kesim, yasadan sonra çocukların daha fazla istismar edileceğini ve polise taş atan çocuk sayısının daha da artacağını savunurken, kimi toplum mühendisleri ve hukukçular da, hükümetin attığı bu adımı son derece olumlu bularak, cezaevlerindeki çocukların tahliye edilecek olması, aileler üzerinde olumlu etki oluşturacaktır ve böylelikle PKK&#8217;nın istismar silahı elinden alınacak&#8230;…<br />
Peşinen &#8220;evet&#8221; ya da &#8221; hayır&#8221; demek yerine süreci takip edip, gelişmeleri görmek lazım. Ancak unutmamak da gerekir ki, şu veya bu sebepten dolayı polise taş attı diye aylarca tutuklu kalan bir çocuk, istemese de hapisten çıktıktan sonra zaten azılı bir militan olacaktır.<br />
Diliyoruz ki bu yasa en azından bu tehlikeli gidişatın önüne geçmiş olsun. Fakat bu arada ülkenin bir başka gerçeği daha var o da, &#8220;Sokak çocukları&#8221;dır.<br />
Hemen her şehirde artık ciddi bir sorun haline gelen bu gerçek karşısında daha rasyonel, daha kalıcı ve daha kısa vadede sonuç verecek adımlar atılamaz mı?<br />
Geçen yıl Erzurum&#8217;da da ciddi biçimde uç veren sokak çocuklarına dair, bir tespitte bulunmuş ve o gün için fotoğrafı şöyle çekmişiz&#8230;…<br />
Türkiye geliştikçe, kalkındıkça, refah düzeyi yükseldikçe, birçok sosyal soruna da gebe kalıyor. Tıpkı Batı toplumlarında olduğu gibi&#8230;…<br />
Kim tahmin ederdi ki, gün gelecek Türkiye gibi geleneklerine ve inancına bağlı bir ülkede, sayıları yüz binleri bulan &#8220;sokak çocukları&#8221; olacak ve bu çocuklar, başta uyuşturucu olmak üzere, çeşitli zararlı alışkanlıkların tuzağına düşecek&#8230;…<br />
Tahminlerden çok öte gelişmelere sahne oluyor ülkemiz&#8230;…<br />
Ve üstelik sadece büyük şehirler değil, hemen hemen tüm illerimiz ciddi biçimde sarsılıyor:<br />
&#8220;Suçlu çocuklar&#8221; gerçeği!<br />
Rivayetler muhtelif ama kesin olan şu ki, İstanbul ve benzer şehirlerimizde, devletin kayıt altına dahi alamadığı on binlerce suça bulaşmış çocuk var. Ve bu çocuklar artık sadece kendi geleceklerini karartmakla yetinmeyip, çevreye, topluma ve bütün bir ülkeye kalıcı zararlar veriyorlar. Hırsızlık ve gasp artık sıradan suç sayılıyor. Daha vahim suçlar giderek artıyor; örneğin, cinayet ve tecavüz gibi&#8230;…<br />
&#8220;Suçlu çocuklar&#8221; gerçeği öyle can yakmaya başladı ki, gelinen nokta şunu gösteriyor:<br />
Tehdit altında olan iller sadece büyük kentler değil; irili ufaklı tüm şehirler bu sorunla boğuşmak zorunda kaldı.<br />
İşte Erzurum&#8230;…<br />
Hem büyük olmayan orta ölçekli bir şehir, hem de aile bağları kuvvetli ve geleneksek yapı dimdik ayakta duran bir şehir&#8230;…<br />
Buna rağmen Erzurum&#8217;un son beş on yıldan buyana, sokak ve suçlu çocuk gerçeği var.<br />
Şimdilik tiner kullanıyorlar ve ufak tefek suçlarla yetiniyorlar. Ama sorun bu hızla büyüdükçe göreceğiz ki, bu acı gerçek ağır faturalar ödememize neden olacaktır.<br />
Bu sebeple Erzurum&#8217;u yöneten bürokratlar ve seçilmişler, hiç vakit geçirmeden kalıcı önlemler almak zorundalar. Sokağı çocuklara, çocukları da sokağa terk etmeye ya da sorunu sadece polise havale etmekle, dibe sürüklenmeye devam ederiz.<br />
Çocuk Esirgeme Kurumu veya Sosyal Hizmetler bu meselenin hem içindedir, hem de değil&#8230;…<br />
İçindedir, kimsesiz ve sahipsiz çocuklar devlet tarafından bu amaçla kurulan kurumların himayesine alınır.<br />
İçinde değildir, bu çocukların büyük çoğunlu kimsesiz veya sahip değiller. Anneleri-babaları da var aileleri de&#8230;…Ama aileler artık bu çocukları kontrolden uzak noktada.<br />
Bu yüzden diyoruz ki, bu sorunu asgariye indirmenin yolu ne sadece polisiye önlemleri artırmaktan geçer, ne de sosyal hizmetler kurumunu göreve davet etmekle&#8230;…<br />
Başta belediyeler olmak üzere, sivil toplum kuruluşları ve nihayetinde şehir halkı, artık bu mesele için elini taşın altına koymak zorunda.<br />
Aksi halde devlet bu çocukları ıslah etmek veya cezalandırmak için ya hapishaneler açacaktır ya da çocuk yuvaları kuracaktır.<br />
Bu asla kalıcı bir çözüm olmaz&#8230;…<br />
Bugün için yalnızca tiner çekip, ufak tefek hırsızlıklar yapan bu çocuklar, kalıcı bir eğitime ve sıcak bir aile ortamına kavuşmadığı zaman, ileride azılı suçlu olacaktır.<br />
Adalet Bakanlığı Erzurum&#8217;da yeni bir merkez kuruyor. Tam adı nasıl olacak henüz bilmiyorum ama aldığım bilgiye göre, bu merkezde sokak çocukları veya suça bulaşmış çocuklar ıslah edilecekler, yeniden iyi birer birey olarak topluma kazandırılacaklar.<br />
Şimdilik 200 kişilik bir kapasiteye sahip olması hedeflenen bu merkez ileride ihtiyaca göre daha da büyütülebilecekmiş.<br />
Diyelim ki, yaşı küçük bir çocuk suç işledi. Örneğin birini bıçakla ölümcül derecede yaraladı veya öldürdü. Devlet bu çocukları hem ceza çeksin hem de ıslah olsun diye, şimdiye kadar &#8220;ıslah evleri&#8221;ne koyuyordu. Şimdi anlayış değişiyor artık.<br />
Türkiye&#8217;de yalnızca dört ilde kurulacak yeni merkezlerde, ceza yerine eğitim olacak. Artı, suça meyilli çocuklar suça bulaşmadan evvel bu merkezlerde çeşitli süreçlere tabii tutulacaklar. Yani devlet sadece ceza vermek için çabalamayacak.<br />
Cezadan önce, iyi bir eğitim&#8230;…<br />
Marketten küçük bir gofret çalan bir çocuk, bu yaptığının ayıp, günah ve suç olduğunu bilmez ve bir yerler tarafından dizginlenmez ise, yaşı ilerledikçe daha büyük suçları işleyecektir.<br />
Tıpkı bugün cinayet ve tecavüz gibi ağır suçlara bulaşan çocuklar gibi&#8230;…<br />
Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Sinan Kuş&#8217;un, bu yönde çok ciddi bir çabası olduğunu biliyoruz.<br />
Fakat bu çabanın aynısı diğer yöneticilerde de olmaz ise, bir kişinin çırpınması yeterli olmayacaktır. Belediye başkanları özellikle bu çabaya arka çıkıp, sosyal sorumluluk noktasında gereğini yapmalıdırlar.<br />
Çevremizde görüyoruz ve biliyoruz; Erzurum&#8217;da artık sayıları yüzlerle ifade edilen sokak çocuğu var. Toplum bu çocuklara ne yazık ki, acıyarak mendil satın almakla iyilik yapmış olduğunu zannediyor. Oysa bu hareketler aslında sokak çocuğu sayısını hızla artırmaktadır.<br />
Misal tersi örnekler de mevcut. Aynı Erzurum&#8217;da tamamen sokaktan toplanan çocukların oluşturduğu buz hokey takımı, ülke çapında başarılar elde etti ve o çocuklar polis sayesinde artık sokak çocuğu değiller. İşte bu olumlu örnekleri artırmalıyız ki, yakın bir gelecekte Erzurum&#8217;da kadınlarımız, çocuklarımız ve nihayetinde herkes sokakta yürürken endişeye kapılmasın&#8230;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11493-tas-atan-cocuklar-kurtuldu-peki-ya-sokak-cocuklari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum polisine bin kere Maşallah!</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11421-erzurum-polisine-bin-kere-masallah</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11421-erzurum-polisine-bin-kere-masallah#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 07:02:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Recep KAPUCU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11421</guid>
		<description><![CDATA[Karanlık eller, sonunda Erzurum’a da uzandı.
Önce sağa, sola şüpheli paketler koydular.
Nabız ölçtüler.
Dün gecede gerçek niyetlerini ortaya koydular.
AK parti İl Başkanlığının bulunduğu binanın önüne parça tesirli bomba konuldu.
Erzurum polisi, bombayı anında fark etti.
Aynı anda bombacıları&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Karanlık eller, sonunda Erzurum’a da uzandı.<br />
Önce sağa, sola şüpheli paketler koydular.<br />
Nabız ölçtüler.<br />
Dün gecede gerçek niyetlerini ortaya koydular.<br />
AK parti İl Başkanlığının bulunduğu binanın önüne parça tesirli bomba konuldu.<br />
Erzurum polisi, bombayı anında fark etti.<br />
Aynı anda bombacıları da tespit etti.<br />
Bombacılardan ikisini, Yukarı Mumcu’da kıs kıvrak yakaladılar.<br />
Daha sonra ise işbirlikçilerini.<br />
Evet, Erzurum’da yıllardır görev yapan, başarılı iki şube müdürü giderayak Erzurum’a imzalarını attılar.<br />
Erzurum’da, ekipleriyle bir faciayı önledikleri gibi, failleri de anında yakalamanın başarısını gösterdiler.<br />
Allah muhafaza.<br />
Ya o bomba fark edilmeseydi.<br />
Erzurum kan gölüne dönseydi.<br />
Sonrasını, düşünmek bile istemiyorum.<br />
Evet, Erzurum’da polis görevini yapıyor.<br />
Asıl görev, biz yurttaşlara düşüyor.<br />
Düşünün bizim büromuzun 30 metre ilerisinde örgüt evi varmış.<br />
Belki de, Mumcu caddesinde kaç kere karşılaşmışızdır.<br />
Lütfen, hepimiz dikkatli olmak zorundayız.<br />
Kiracımızı, komşunuzu, hatta yeni tanıştıklarınızı iyi araştırın.<br />
Şüphelendiklerinizi 155 polis imdada bildirin.<br />
Yoksa beli ki, birileri huzurumuzu kaçırmaya niyet etmiş.<br />
İlkinde polisin başarısıyla kötü niyetlerine ulaşamadılar.<br />
Ama ikincisinde bu kadar şanslı olmayabiliriz.<br />
Yani, Erzurum polisine bin kere maşallah demekle olmuyor.<br />
Bu şehrin huzuru için, her yurttaşa görev düşüyor.</p>
<p><em>Recep KAPUCU</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11421-erzurum-polisine-bin-kere-masallah/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emeklinin Serzenişi ve Maaşlar…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11418-emeklinin-serzenisi-ve-maaslar%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11418-emeklinin-serzenisi-ve-maaslar%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 07:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gamze İSPİRLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11418</guid>
		<description><![CDATA[Emeklinin yüzde 83 ü yoksulluk sınırının altında bir yaşam sürüyor.
Sorunların aşılması noktasında herkes üzerine düşeni yapmalıdır.
Temmuz ayından geçerli olacak yeni emekli aylıkları belli oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in Haziran 2010 enflasyon rakamlarını açıklamasıyla, Ocak ve Haziran 2010 döneminin&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Emeklinin yüzde 83 ü yoksulluk sınırının altında bir yaşam sürüyor.</p>
<p>Sorunların aşılması noktasında herkes üzerine düşeni yapmalıdır.</p>
<p>Temmuz ayından geçerli olacak yeni emekli aylıkları belli oldu.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in Haziran 2010 enflasyon rakamlarını açıklamasıyla, Ocak ve Haziran 2010 döneminin 6 aylık enflasyonu yüzde 3,59 olarak çıktı. Bu rakam, işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin ikinci altı aylık maaş zammı olacak. Buna göre; en düşük işçi emekli aylığı 695 TL’den 720 TL’ye, en düşük Bağ-Kur esnaf emekli aylığı 526 TL’den 545 TL’ye, en düşük Bağ-Kur çiftçi emekli aylığı, 373 TL’den 387 TL’ye ve en düşük memur emekli aylığı da; 846 TL’den 877 TL’ye yükselecek.</p>
<p>2010 yılının ikinci altı aylık döneminde uygulanacak emekli zamlarına ilişkin bir değerlendirme yapan Türkiye Emekliler Derneği Erzurum Şubesi İkinci Başkanı Hikmet Ateş, yapılan yüzdeli zamları her zaman eleştirdiklerini hatırlatarak, bu uygulamanın adaletli bir uygulama olmadığını ileri sürdü. Hikmet Ateş, 5510 Sayılı yasa gereği işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin maaş zamlarının altışar aylık dönemlerde olmak üzere her yılın Ocak ve Temmuz aylarında belirlendiğini hatırlatarak, “Geçtiğimiz altı aylık dönemin tüketici fiyatları artışı bize zam olarak veriliyor. TÜİK tarafından yapılan hesaplamalara göre, son 6 ayın enflasyonu yüzde 3,59 olarak açıklanmıştır. Yani bu rakam bizim Temmuz ayı zammımız olmuştur.” diye konuştu.</p>
<p>Bir çok emeklinin kredi kartları ve borçlarından dolayı icralık olduğunu belirten okuyucumuz,</p>
<p>Ekonomik krizden en fazla etkilenenlerin başında, biz emekliler geliyor.</p>
<p> Zaten kıt kanaat geçinen emeklimiz, kriz yüzünden evlatlarının işsiz kalmalarının acısını yaşarken, evlatlarına ve hatta torunlarına bile bakmak durumunda kalmıştır.</p>
<p>Önemli bir kesim olan ekmeklinin sorunları, emeğe değer verilmeyen bir ortamda görmezden geliniyor.</p>
<p>Erzurum&#8217;da 35 bin SSK emeklisi bulunuyor ve emekli kesimi oldukça geniş bir kesimi oluşturuyor.</p>
<p>Ücretler arası dengesizlik, yoksulluğun en çok etkilediği bir kesim emekli kesimi.</p>
<p>Diğer çalışanlara zam yapılırken emekliye zam yapılmaması ücretler arasındaki adaletsizliği artırıyor.</p>
<p>Çoğu emeklinin tekrar çalışma ve başka bir işe girme imkânı da yok, yıllarını verip yorulmuş bir kesim emekliler.</p>
<p>Kuyruklarda çile çeken, yıllarını adayıp hak ettiği konuma gelemeyen bir kesimin emeği yok sayılmamalıdır.</p>
<p>Evinde kuru ekmek ve soğana talim eden, yüzünde hayatın yorgunluğunu taşıyan emeklilerin sorunları hep yok sayılıyor.</p>
<p>Hükümet maaşlara zam yaparken.,bu önemli kesimi göz ardı etmemelidir.</p>
<p>Bu konudaki bir diğer sorunda bir emeklinin545 TL maaşa talim ederken bir diğerinin bin 200 TL maaş alması.</p>
<p>Yani sorun çok boyutlu, emeklilerin sorunlarıyla ilgilenen sivil toplum örgütleri de bu konuda oldukça pasif davranıyor.</p>
<p>İşçi emekli dernekleri ve sendikaları emeklinin sorunlarını yeterince gündeme getirmiyor.</p>
<p>Gazetemizi arayan okuyucumuz, işçi emekli derneğinin bu konuda daha rasyonel davranmasını istiyor.</p>
<p>İşçi Emeklileri Derneğinin Erzurum&#8217;da  4 bin 852 üyesi bulunuyor ve bu sayı oldukça yüksek önemli olan temsil edilen kesimlerin sorunlarını daha çok gündeme gelmesi</p>
<p>Sadece kömür satışı yapmakla temsil ettiğiniz kesimin sorunlarını gündeme getiremezsiniz.</p>
<p>Elbette ki üyeleriniz yararına olan faaliyetlere imza atmalısınız ancak bunu yaparken de asli görevinizi unutmamalısınız.</p>
<p>Her yıl emekli maaşı düşük diye demeç verip, çözüm üretme yoluna gitmeden bu kronik sorun çözüme ulaşamaz.</p>
<p>Doğuda emekli sorunları daha hissedilebilir boyutta ve her nedense hiç kimse bu sorunu görmek istemiyor.</p>
<p>Önemli bir kesimi oluşturan emekli artık hak ettiği konuma gelmeli, bu konuda ki vaatler sadece sözde kalmamalıdır</p>
<p>Gamze İSPİRLİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11418-emeklinin-serzenisi-ve-maaslar%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İhmalimizin bedeli&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11416-ihmalimizin-bedeli</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11416-ihmalimizin-bedeli#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 06:59:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11416</guid>
		<description><![CDATA[Meteoroloji günlerdir uyarıp duruyordu:
&#8220;Erzurum ve çevresi şiddetli yağışa maruz kalacak; sel tehlikesine karşı herkesin dikkatli olması gerekir.&#8221;
Nasıl ki, uzmanların muhtemel deprem uyarıları hiçbir işe yaramıyorsa, meteorolojinin sel tehlikesi kuvvetli ihtimal&#8221; açıklamasına da aldıran olmuyor!
Sonuç ortada:
Horasan&#8217;ın Saçlık&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji günlerdir uyarıp duruyordu:<br />
&#8220;Erzurum ve çevresi şiddetli yağışa maruz kalacak; sel tehlikesine karşı herkesin dikkatli olması gerekir.&#8221;<br />
Nasıl ki, uzmanların muhtemel deprem uyarıları hiçbir işe yaramıyorsa, meteorolojinin sel tehlikesi kuvvetli ihtimal&#8221; açıklamasına da aldıran olmuyor!<br />
Sonuç ortada:<br />
Horasan&#8217;ın Saçlık Köyü&#8217;nde sel sularına kapılan aynı aileden altı kişi yaşamlarını yitirdi. şans eseri can kaybı olmadı ama, başka ilçelerde de şiddetli yağışlar sonucu oluşan sel suları evleri bastı, ekili arazilere ağır zarar verdi.<br />
İşte Dadaşkent&#8230;…<br />
Altyapının yetersiz olması ve belediyenin vaktinden önce gerekli önlemleri almaması yüzünden, dün on dakika yağan yağmur sonunda, bütün bir semt adeta yüzen adaya döndü; yüzlerce ev ve işyerini su bastı.<br />
Fakat asıl dram Horasan&#8217;ın Saçlık Köyü&#8217;nde yaşandı. Evleri dere yatağına çok yakın olan Kocabaş ailesi, kaçıp uzaklaşmaya fırsat bulamadan azgın sel sularının önünde sürüklendi. Kimse Kocabaş ailesinin imdat çığlıklarına yetişemedi; aynı aileden altı kişi can verdi.<br />
Tıpkı başka felaketlerin faturasını haşa Allah&#8217;a kestiğimiz gibi, aşırı kaderci yapımızdan ötürü yaşanan bu felaketi de aynı anlayışla karşılıyoruz:<br />
&#8220;Neylersin ki mukadderat böyleymiş&#8221;<br />
Alt yapısı olmayan yerleşim birimlerine binaları dikeceksin ardından da &#8220;Niye evimi su bastı?&#8221; diye feryat figan ağlayacaksın.<br />
Dere yataklarına ev yapacaksın sonra da &#8220;Sel evimi alıp götürdü&#8221; şeklinde dövünüp duracaksın.<br />
Bir de can kaybı var ki, onun ne telafisi mümkün, ne de ağlamak kâr ediyor.<br />
Şayet belediye veya ilgili kurum Saçlık Köyü&#8217;nde dere yatağının hemen yanı başında ev yapan Kocabaş ailesine izin vermemiş olsaydı, muhtemelen bugün böyle bir faciaya tanık olmayacaktık.<br />
Sadece Saçlık Köyü&#8217;nde mi, değil elbette hangi köye giderseniz gidin dere yatağının kıyısına kurulmuş onlarca, yüzlerce mesken bulabilirsiniz. Hatta hiç uzağa gitmeye de gerek yok; şehir merkezinde de aynı manzara mevcut.<br />
Şehrin kadimden beri ne kadar dere yatağı varsa, gözünü hırs bürümüz yerel yöneticilerimiz sayesinde, hepsinin üzerine yeni semtler, mahalleler ve gökdelen hükmünde binalar kuruldu.<br />
Oysa biliyoruz ki, suyun da hafızası vardır ve siz üzerine ne yapmış olursanız olun, su kendi mecrasını arayıp bulacaktır. Önü açık ise akıp gider, yok dere yatağının üzerinde binalar yükselmiş ise, bu sefer de sel suları deli deli akacaktır. Gücü yeterse o binaları yıkar;  gücü yetmezse kenarından dönüp, yine yoluna devam edecektir.<br />
Çaykara&#8217;da da öyle oluyor, Taşmağazalar&#8217;da da&#8230;…<br />
Sel de adres sormuyor.<br />
Dadaşkent, 20 yıllık mazisi olmayan yeni bir muhit&#8230;…<br />
Lakin ne altyapı var, ne de ihtiyacı karşılayacak düzenli bir üst yapı. Ev sahipleri de bu çarpık durumdan müşteki değil, belediyeler de&#8230;…<br />
Ne zaman ki, dün olduğu gibi şiddetli yağış sele dönüşüyorsa, herkes bir ağızdan bağırıp duruyor:<br />
&#8220;Altyapı yetersiz&#8221;<br />
İş işten geçtikten sonra, teşhis koymanın kimseye bir yararı olmuyor. Üstelik bundan sonraki muhtemel bir faciaya karşı da kimse tedbir almıyor.<br />
Dün Horasan&#8217;da olan da ağır ihmalimizin bir sonucudur, Dadaşkent veya başka semtlerde yaşanan sel baskınları da&#8230;…<br />
Kendi hatalarımızın, sorumsuzluklarımızın ve vurdum duymazlığımızın faturasını kadere kesip, kurtulduk sanıyoruz.<br />
Ama kurtulamıyoruz; ne sel affediyor, ne de deprem&#8230;…</p>
<p>Mehmet ŞENER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11416-ihmalimizin-bedeli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ORGAN NAKLİ MERKEZİ’NİN YENİ DÖNEMİ</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11349-organ-nakli-merkezi%e2%80%99nin-yeni-donemi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11349-organ-nakli-merkezi%e2%80%99nin-yeni-donemi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 06:49:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vahdet Nafiz AKSU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11349</guid>
		<description><![CDATA[Palandöken Gazetesi’nin Cumartesi günkü manşetinde “Organ Nakli Merkezinde” ameliyatlara başlandığına dair gelişme yer alıyordu. 
Prof. Dr. Yalçın Polat’ın başka bir kuruluşta görev almasıyla nakillere ara verildiğini işittiğimde şöyle düşünmüştüm: 
“Yalçın Hoca, başarılı bir cerrah, merkezin kuruluşuna da emeği geçen bilim&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Palandöken Gazetesi’nin Cumartesi günkü manşetinde <strong>“Organ Nakli Merkezinde”</strong> ameliyatlara başlandığına dair gelişme yer alıyordu. </em></p>
<p><em><strong>Prof. Dr. Yalçın Polat’ın</strong></em><em> başka bir kuruluşta görev almasıyla nakillere ara verildiğini işittiğimde şöyle düşünmüştüm: </em></p>
<p><em>“Yalçın Hoca, başarılı bir cerrah, merkezin kuruluşuna da emeği geçen bilim adamlarından… Ama aslolan müesseselerdir. Eğer ‘Organ Nakli Merkezi’ şahısların mevcudiyetine bağlı sıradan bir kuruluş değil de ciddi bir bilim ve uygulama merkeziyse başının çaresine bakar, mevcut ekiple yoluna devam eder! ”</em></p>
<p><em>Nitekim öyle oldu. Yasal işlemler tamamlandı, nakillere yeniden başlandı. </em></p>
<p><em>Merkezin müdürlüğüne atanan <strong>Doç. Dr. Bülent Aydınlı</strong>, göreve başlaması münasebetiyle yaptığı konuşmada şöyle demiş: “Organ nakli gönül işidir, maddi karşılığı da yoktur…” </em></p>
<p><em>Bazen haberlerde yer alıyor. Hava alanlarındaki inanılmaz fedakârlık maratonuna gıpta ediyoruz; gecesini gündüzünü ameliyathanelerde geçiren cerrahları, hemşireleri, yardımcı personelleri gördükçe “İşte insanlık bu, hekimlik bu” diye gönülden alkış vuruyoruz. </em></p>
<p><em>Sayın AYDINLI’YA hak veriyor ve diyorum ki; </em><em>“Evet, Hocam! Bu işler gönül işi… Harikalar yaratan mahir parmaklarınıza şefkatli yürekleriniz ve yüksek karakteriniz eşlik etmedikçe… Bu çetin mesaiden zevk almanız mümkün değil…</em></p>
<p><em>Mevla’nın şifa bahşeden iradesine, mahir ellerinizi sebep tayin etmesinden büyük ödül olur mu? </em></p>
<p><em>Çaresiz bir insanın hayata yeniden tutunmasına vesile olmanın huzurunu, hangi banknot destesinde bulabilirsiniz? Sizlere bu büyük şefkat ve hizmet yolunda başarılar diliyorum.”</em></p>
<p><em>Yediden yetmişe tüm şehir “Organ Nakli Merkezine” göz bebeği gibi bakmalı. Donanım ve eleman bakımından belli bir düzeyi yakaladığında bu merkezin bölgesel ve uluslararası hüviyet kazanması pekâlâ mümkündür. En azından komşu illerin ve komşu ülkelerin ilgi odağı olabiliriz. Kuzey Irak’tan, Kafkaslardan, Türk Cumhuriyetlerinden ambulans uçakla gelecek hastalar… Yüksek beceriyle yapılacak nakiller… Bu merkezin en kısa sürede “ Kalp nakli” yapılabilecek düzeye getirilmesi… Ayrı bir <strong>“Kalp Cerrahisi Merkezi”</strong> oluşturulması da hayallerimiz ve beklentilerimiz arasında yer alıyor…</em></p>
<p><em><strong>ATA-TEKNOKENT PEK ŞIK OLMUŞ!</strong></em><em></em></p>
<p><em><strong>Teknokent’in </strong></em><em>iki ana hizmet binasından birisi bitirilmiş. Bitirilen bölümü şöyle bir dolaştım. Pek güzel, şık bir bina olmuş. Diğer bina hala inşaat aşamasında. İnşallah o da yakın zamanda hizmete açılır. Çevre tanzimi bir an önce tamamlanır. </em></p>
<p><em>Tabii burada asıl önemli olan zarftan çok mazruf. Öteden beri <strong>Atatürk Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesini,  “Şehrin geleceğine döşenen hızlandırılmış raylar” </strong>olarak gördüm, görmeye devam ediyorum.</em></p>
<p><em>Yıllarca “Atatürk Üniversitesi şehrin kalkınmasında yeterli rol oynamıyor, üzerine düşeni yapmıyor” yaftasını çerçeveletip, üniversitenin boynuna y astık. </em></p>
<p><em>Kısmen haklı olduğumuz yönler vardı. Ama karar vericiler ve vizyon tayincileri şunu düşünmediler ve ifade etmediler; “Üniversitenin bilimsel birikimini kamu ve özel sektörün kalkınma sürecine nasıl dahil edebiliriz?” </em></p>
<p><em>Evet, Üniversitenin kent kalkınmasına katkısı farzdı. Ama ortada bunu mümkün kılacak platform yoktu. Öğretim üyelerinden kim nasıl proje talep edecekti? Bilim adamları birikimlerini hangi metotlarla meşru çerçevede alıcısına pazarlayacaktı? </em></p>
<p><em>Gerçi teknokent olgusu <strong>“Bilimin pazarlanması, Bilim adamının sermayeyle flörtü, bilimin ticarileşmesi”</strong> yönünden tartışılıyor ve bu yönlerden ortaya haklı karşı tezler konuluyor. Bu, işin bir başka tarafı…</em></p>
<p><em>Ortada bir fiili durum var. Yürürlükteki ekonomik modele uygun şekilde “İş âlemi-üniversite” evliliği kaçınılmazsa… Bu evliliğin nikâh dairesi <strong>TEKNOKENT </strong>olacaktır! </em></p>
<p><em><strong>ATA-TEKNOKENT’İ</strong></em><em> bu aralar şehrin gündemine tekrar taşımakta yarar görüyorum. Önemli firmalar başvuruda bulunmuşlar ve tabelalarını asmışlar.</em></p>
<p><em>Acaba ofislerde yoğun bir faaliyet var mı? Bilmiyorum. Dedim ya, binayı şöyle bir dolaştım sadece…</em></p>
<p><em>Tanınmış ve büyük firmaların burada ofis açmalarını sağlamamız lazım. <strong>ARÇELİK, VESTEL</strong>, BÜYÜK OTOMOBİL FİRMALARI… Ve aklıma şimdi gelmeyen… AR-GE birimleri güçlü kuruluşların burada ofislerinin bulunması çok önemli… Sanırım yönetim bu önemin farkında ve gereğini yerine getirme çabasında…</em></p>
<p><em>Gerekli altyapı sağlanırsa… ATA-TEKNOKENT’İN kısa sürede büyük aşama kaydedeceğine inanıyorum. Çünkü <strong>TÜBİTAK-KOSGEP-DPT</strong> gibi kuruluşlara esaslı projeler hazırlama becerisinde… AB Projelerine aşina çok sayıda genç bilim adamımız var… Bu birikmiş bilimsel enerjiyi iyi kanalize edersek, başarı atakları ardı ardına gelecektir…</em></p>
<p><em>Dedik ya… Üniversiteyi şehrin kalkınmasında doğrudan aktör haline getirebilecek bir platform halin gelebilir, <strong>ATA-TEKNOKENT</strong>… Yeter ki, Üniversite’den iş âlemine açılan bu pencere; kısır çekişme, para pul hesabı, kısa yoldan cep doldurma kepazelikleriyle perdelenmesin… Meşru kazanç fırsatına fedakârlık ve Allah rızası gibi yüksek karakter özellikleri eşlik etsin…</em></p>
<p><em>Dedim ya, şehir üst yönetimi, siyasi heyet ve STK’lar ATA-TEKNOKENT’E lütfen biraz daha yoğunlaşsınlar… Geleceğin kalp atış sesleri buradan geliyor, çünkü…</em></p>
<p>Vahdet Nafiz AKSU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11349-organ-nakli-merkezi%e2%80%99nin-yeni-donemi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sahte kahramanların maskesi düşüyor&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11347-sahte-kahramanlarin-maskesi-dusuyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11347-sahte-kahramanlarin-maskesi-dusuyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 06:47:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11347</guid>
		<description><![CDATA[ikinci üniversitenin aleyhinde teneke çalanlar için bir kez daha gün doğdu!
-&#8221;Niye adı Teknik Üniversite?&#8221;
-&#8221;Niye eski hastane binasında faaliyete başlayacak?&#8221;
Adamlar zaten yeni bir üniversite fikrinden ifrit oluyorlardı ve zaten bu haberleri duyunca küplere biniyorlardı.
Rol icabı açıkça &#8220;kurulmaz,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ikinci üniversitenin aleyhinde teneke çalanlar için bir kez daha gün doğdu!<br />
-&#8221;Niye adı Teknik Üniversite?&#8221;<br />
-&#8221;Niye eski hastane binasında faaliyete başlayacak?&#8221;<br />
Adamlar zaten yeni bir üniversite fikrinden ifrit oluyorlardı ve zaten bu haberleri duyunca küplere biniyorlardı.<br />
Rol icabı açıkça &#8220;kurulmaz, kurulamaz&#8221; diyemiyorlardı ama daha ileri seviyede itirazlarda bulunduklarını biliyorduk.Baktılar ki, işin şakası filan yok; hükümet Erzurum&#8217;a ikinci bir devlet üniversitesi kurulmasını öngören yasayı çıkarttı, bu kez de adına ve yerine itiraz etmeye başladılar.<br />
Aklıevvel bir kamu müdürü, bir süre önce &#8220;Üniversitenin adı ne olsun?&#8221; sorusu karşısında hızını alamayıp, ya da Erzurum adından nefret ediyor olmasının bir icabı olarak, &#8220;Kanuni Sultan Süleyman&#8221; olsun demişti. Hatta bu öneriyi yaparken de bıyık altından gülüyordu; nasılsa yeni bir üniversite kurulamaz, bari ben de Bakan Bey&#8217;le maytap geçeyim diye düşünmüştü.<br />
Aslında o kamu yöneticisi ki; yalakalık, riyakarlık, dalkavukluk ve el etek öpmekte asla kimseye sıra kaptırmayan bir tiptir. Ama sonuçta feci şekilde yanıldı&#8230; O ve O&#8217;nun gibilere rağmen, bu şehre ikinci bir devlet üniversitesi kurulması kararı çıktı.<br />
Bazı haber sitelerinde tamamen bilgi eksikliğinden kaynaklanan bir haber yayımlandı:<br />
&#8220;İkinci üniversitenin yeri belli oldu: Aziziye Hastanesi&#8217;nin binası ikinci üniversiteye tahsis ediliyor.&#8221;<br />
Hem doğru, hem yanlış&#8230;<br />
Bu bilgi üzerine zaten saldırmak için tetikte bekleyenlere gün doğdu:<br />
&#8220;Bakın işte bu ikinci üniversite bir uydurmadan ibaret, yeni bir üniversite kurmak yerine eski hastane binasında üniversite kurmuş gibi yapacaklar&#8221; demeye başladılar.<br />
Oysa hakikat şudur:<br />
Yeni üniversitenin yeri ve kampüsü şekillenene kadar, icap ederse boşalacak olan Aziziye Hastanesi&#8217;nin yeri geçici olarak kullanılabilir.<br />
Haber ajansları bu geçici tabirini atıp, &#8220;yeni üniversite Aziziye Hastanesi&#8217;nde kurulacak&#8221; diye yazınca, güzel olan her şeye karşı olanlar hemen yaygara kopardılar.<br />
&#8220;Biz demiştik, bu iş fiyaskodur&#8221; diye&#8230;<br />
Hayır&#8230;<br />
AK Parti&#8217;yi ister destekleyin ister karşı çıkın&#8230;<br />
Bu mesele başka bir şey&#8230;<br />
Erzurum&#8217;a ikinci bir devlet üniversitesi kuruluyor ve adı ne olursa olsun bu şehrin istikbaline yön verecektir.<br />
Baktılar ki, iş siyasi bir propaganda değil gerçek; bu sefer de, &#8220;niye adı teknik üniversite&#8221; demeye başladılar.<br />
Hatta bazıları adı ve şekli ne olursa olsun Erzurum&#8217;a ikinci bir üniversite kurulmasına karşılar. Bu yüzden de bizim yazdıklarımızla ha bire dalga geçip duruyorlar.<br />
Neyse hiç önemli değil&#8230;<br />
Biz bu şehre ikinci bir devlet üniversitesi kurulmasının heyecanını yaşıyoruz ve biliyoruz ki şimdilik geçici olarak şu ya da bu binada hizmet verebilir.<br />
Aslolan bu şehre ikinci bir kamu üniversitesi kuruluyor olmasıdır.<br />
Ankara&#8217;da da teknik üniversite var. Niye ona itiraz etmiyorsunuz?<br />
Bir üniversitenin adı teknik olursa, o üniversite olarak kabul edilmez mi?<br />
Bir adam, kötülüğe, çirkinliğe ve kara politikaya programlanmamış olsun; siz ne yaparsanız yapın o karanlık ruhtan ışık çıkaramazsınız&#8230;<br />
Soruya bakar mısınız?<br />
&#8220;Niçin teknik üniversite?&#8221;<br />
Diyelim ki bu yeni üniversitenin adı Erzurum Teknik Üniversitesi olmak yerine &#8220;Erzurum Dünya Üniversitesi&#8221; olsaydı, bu kez de niçin &#8220;dünya&#8221; diye soracaklardı ve yine bir kulp takmaya kalkacaklardı.<br />
Onlar istiyor ki, geri kalmış fukara bir şehir olsun Erzurum&#8230;<br />
Böylelikle daha rahat sömürebilelim, daha rahat istismar edelim.<br />
Nasılsa bu şehirde sahte kahramanlık prim yapıyor ve nasılsa bu şehirde yalan söylemek geçer akçe&#8230;<br />
MİT muhbirlerinin &#8220;dava adamı&#8221; diye yutturulmaya çalışıldığı bu şehirde, ikinci bir üniversite elbette birilerini rahatsız eder. Çünkü onlar bilir ki, her yeni eğitim kurumu yeni nesillerin uyanması anlamına gelecektir.<br />
Değişen bir şey yok galiba&#8230;<br />
1954 yılında Atatürk Üniversitesi Erzurum&#8217;a kurulduğunda da bazıları &#8220;Din elden gidiyor&#8221; yaygarasını koparmışlar.<br />
Ahali sonradan anlamış ki aslında &#8220;elden gidiyor&#8221; denilen şey, o adamların kartondan şatolarıdır.<br />
Şimdi de benzer bir propaganda başladı. Din elden gidiyor diyemiyorlar, zira bu tez tutmaz. Onun yerine niye adı teknik oldu diyorlar ve bir de yanlış haberlerden hareketle &#8220;Bu nasıl üniversite ki hastane odalarında kuruluyor?&#8221; biçiminde sorguluyorlar.<br />
Aslında o kafayla bu kafa aynı&#8230;<br />
Erzurum fukaralıkta yarışsın, Erzurum cemaat ve tarikatların karargâhı olsun, Erzurum himmete muhtaç insanlar kampı olsun, Erzurum sahte kahramanlara biat edenler dergâhına dönsün, Erzurum mezar taşıyla iftihar etsin ama asla gerçek tarihini bilmesin, Erzurum maraba kültürünün başkenti olsun, Erzurum muhbir ve ihbarcıların zamanı geldiğinde el üstünde taşındığı bir podyum olsun ve onlar istiyor ki, Erzurum hep sürünen bir şehir olsun&#8230;<br />
Kim ne derse desin&#8230;<br />
Bütün samimiyetimle haykırıyorum:<br />
Erzurum&#8217;a ikinci bir üniversite kuruluyor ve bu ikinci üniversite bu şehrin çehresini değiştirmeye namzet olacaktır.<br />
Nasıl ki birinci üniversite yani Atatürk Üniversitesi olmasaydı Erzurum bugün bir köyden farklı olmayacaktıysa, bu ikinci üniversite de kuruluyor olmasaydı Erzurum ileriye dönük hamle yapamayacaktı.<br />
Adı ne olursa olsun, yeri neresi olursa olsun&#8230;<br />
Gelinen bu noktanın tek mağlubu, sahte kahramanlardır. Çünkü onların maskeleri artık düştü. Yalan yanlış hikâyelerle artık genç nesilleri avutamayacaklar.</p>
<p>Mehmet ŞENER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11347-sahte-kahramanlarin-maskesi-dusuyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum’da güzel şeylerde oluyor!</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11345-erzurum%e2%80%99da-guzel-seylerde-oluyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11345-erzurum%e2%80%99da-guzel-seylerde-oluyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 06:46:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Recep KAPUCU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11345</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum’a hep kızıyoruz.
Oysa Erzurum’da biz görmesek de, görmek istemesek de, güzel işler başarılıyor.
Önceki gün, sevgili Orkun Çizmeli ile 2011 yatırımlarını gezdik.
“O bitmez”, dediğimiz tesislerin zamanından önce bittiğini öğrendik ve gördük.
Yapımcı firmaların büyük çoğunluğu yabancı.
Onlar 2011’e&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’a hep kızıyoruz.<br />
Oysa Erzurum’da biz görmesek de, görmek istemesek de, güzel işler başarılıyor.<br />
Önceki gün, sevgili Orkun Çizmeli ile 2011 yatırımlarını gezdik.<br />
“O bitmez”, dediğimiz tesislerin zamanından önce bittiğini öğrendik ve gördük.<br />
Yapımcı firmaların büyük çoğunluğu yabancı.<br />
Onlar 2011’e inanmışlar.<br />
24 saat çalışmışlar.<br />
Ama biz Erzurumlular bir inanmamışız.<br />
Bir itirafta bulunayım.<br />
Uzun süre Erzurum’da 2011’in yapılacağına inanmadım.<br />
Evet, Erzurum için emek büyük.<br />
Büyük yükün altına girilmiş.<br />
Artık Erzurum dünya şehri oluyor.<br />
Ah birazda Belediye Başkanları gayret etse tam dünya şehri olacağız.<br />
E unutmadan 2. Üniversitemiz de oldu.<br />
Erzurum için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.<br />
Başbakana, Hükümet Kurulu üyelerine, Genel Müdüre, Valiye, Koordinatöre, İl Müdürüne ve emeği geçen herkese…</p>
<p>Recep KAPUCU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11345-erzurum%e2%80%99da-guzel-seylerde-oluyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum’un şansı</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11343-erzurum%e2%80%99un-sansi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11343-erzurum%e2%80%99un-sansi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 06:45:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir SABUNCUĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11343</guid>
		<description><![CDATA[VALİ Sebahattin Öztürk, Erzurum’a geleli 6-7 ay kadar oldu.
Uzun yıllardan bu yana ilk kez sorunlar karşısında duyarlı davranan bir üst düzey yöneticiyle karşı karşıyayız.
Uzundere’de vatandaşlarla, belediye başkanları ve kaymakamlarla sohbetine tanık olduk.
Müziğe özel bir ilgi duyan Öztürk,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>VALİ Sebahattin Öztürk, Erzurum’a geleli 6-7 ay kadar oldu.<br />
Uzun yıllardan bu yana ilk kez sorunlar karşısında duyarlı davranan bir üst düzey yöneticiyle karşı karşıyayız.<br />
Uzundere’de vatandaşlarla, belediye başkanları ve kaymakamlarla sohbetine tanık olduk.<br />
Müziğe özel bir ilgi duyan Öztürk, her kesimle kolayca diyalog kuruyor.<br />
Güven veren saygın bir duruş sergiliyor.<br />
Her konuya hassas yaklaşımı ile beğeni topluyor.<br />
Çok da sempatik bir yönetici.<br />
Hitabeti mükemmel.<br />
Konuşmasını yerine göre Karadeniz fıkraları ile süslüyor.<br />
Nabız yokluyorum, büyük bir kesim aynı fikirde.<br />
Sebahattin Öztürk’ü Erzurumlu çok seviyor.</p>
<p>ERZURUMSPOR’U KURTARMAK İÇİN FORMÜLÜ VAR</p>
<p>Geçenlerle Vali Sebahattin Öztürk’ün Erzurumspor için yaptığı bir çalışmaya tanık oldum.<br />
Erzurumspor kulübü için farklı bir formül bulmuş, denemek istiyor.<br />
Erzurumspor’u yeniden diriltmek uğruna bir takım girişimler yapıyor.<br />
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler’le yakın temas kuruyor.<br />
Çeşitli kesimlerle görüşmeler yapan Vali Öztürk’ün Erzurumspor’u kurtarma çabasının sonuçlarını taraftar da merakla bekliyor.</p>
<p>Kadir SABUNCUOĞLU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11343-erzurum%e2%80%99un-sansi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Turizm Sektörü Ve Tarihi Doku…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11341-turizm-sektoru-ve-tarihi-doku%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11341-turizm-sektoru-ve-tarihi-doku%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 06:44:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gamze İSPİRLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11341</guid>
		<description><![CDATA[Yaz sezonuyla birlikte tarihi eserlere ilgi gösteren turist sayısı artıyor.
Erzurum’da bu yaz sezonu turizmde önemli canlılıklar yaşanıyor.
Bu durumda 2011 kış oyunlarının önemli rolü var.
Yabancı turistler 2011 kış oyunları ile gündeme gelen Erzurum’a yoğun ilgi gösteriyor.
Erzurum turizm&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sezonuyla birlikte tarihi eserlere ilgi gösteren turist sayısı artıyor.</p>
<p>Erzurum’da bu yaz sezonu turizmde önemli canlılıklar yaşanıyor.</p>
<p>Bu durumda 2011 kış oyunlarının önemli rolü var.</p>
<p>Yabancı turistler 2011 kış oyunları ile gündeme gelen Erzurum’a yoğun ilgi gösteriyor.</p>
<p>Erzurum turizm potansiyeli bakımından önemli bir yere sahip.</p>
<p>Termal turizm, yayla turizmi, kış turizmi gibi önemli zenginlikler barındırıyor. </p>
<p>Tur turizmi ile kente gelen turistler, sadece gitmek istedikleri yerleri görerek, kentte hiçbir ekonomik girdi sağlamıyorlar.</p>
<p>Turizmde alt yapı sorunu aşılarak, ulaşım olanaklarının artırılması gerekiyor.</p>
<p>Sivil hava alanın yapılması da önemli etkenler arasında.</p>
<p>Turizm sektöründe önemli bir yeri olan termal turizmi de kent ekonomisi açısından bir diğer önemli gelişme. </p>
<p>Termal turizmle gelişen kent ve ülke örneklerine tanık olabiliyoruz.</p>
<p>Bu noktadaki kaynaklar rasyonel kullanılmalı.</p>
<p>Turizm açısından önemli üzerinde durulması gereken bir diğer mevzu da, kentin tarihi dokusunun koruması ve tarihi eserlerin turizm açısından cazip hale getirilmesi.</p>
<p>Bu da tarihi eserleri korumak ve yaşatmakla mümkün.</p>
<p>Erzurum bu avantaj iyi değerlendirmelidir.</p>
<p>Tarihi misyonu kenti diğer kentlerden ayrıcalıklı kılıyor.</p>
<p>Turizm açısından gelişmiş kentlere baktığımızda bu yönünün yadsınamaz öneme sahip olduğunu görüyoruz.</p>
<p>Bir yılda binlerce turisti ağırlayan kentin ekonomide hak ettiği konuma gelmesi konusunda turizm sektörünün desteklenmesi gerekiyor.</p>
<p>Kış turizmi, termal turizm gibi önemli potansiyelleri barındıran kent, bir türlü hak ettiği konuma gemlemiyor.</p>
<p>Hiçbir yatırımcı Erzurum&#8217;a yatırım yapmak istemiyor.</p>
<p>Oysa rasyonel yatırımlar yapıldığında Erzurum da önemli başarılar elde edebiliyor.</p>
<p>Kente gelen 30 bin üniversite öğrencisi kent için ne kadar önemli sayılıyor ise; kente her yıl gelen yaklaşık 80 bin turistin büyük getiriler bıraktığı düşündüğünde turizm sektörünün önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.</p>
<p>Kentte önemli bir potansiyele sahip olan tarım ve hayvancılık sektörleri yanlış politikalar neticesinde hak ettiği konuma gelmese de alternatif sektör olan turizm sektörü desteklenmelidir.</p>
<p>Yayla turizmi de önemli potansiyeller barındırıyor.</p>
<p>Bu potansiyelin çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor.</p>
<p>Yayla turizminin tanıtımı sağlanarak, bu kavram literatüre etkin bir şekilde kazandırılmalıdır.</p>
<p>Sektörün desteklenmesi için alt yapı sorununa çözüm üretilmeli ve ulaşım olanakları artırılmalı, turizm türleri arasında lokomotif kalkınma hızlandırılmalıdır.</p>
<p>Gamze İSPİRLİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11341-turizm-sektoru-ve-tarihi-doku%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVET Mİ HAYIR MI SÖYLE BANA NEDİR SENİN CEVABIN?</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11310-evet-mi-hayir-mi-soyle-bana-nedir-senin-cevabin</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11310-evet-mi-hayir-mi-soyle-bana-nedir-senin-cevabin#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 09:36:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>A. Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11310</guid>
		<description><![CDATA[Geçen haftaki yazımda; Bugünkü iktidarı muhalefete, muhalefeti de iktidara koyunuz, referandum konusunda söylemleri hemen değişecek, hayır diyenler evet’çi, evet diyenler ise hayır’cı olacak demiştim. Bunu da özellikle siyasiler ve parti liderleri adına söylemiştim.
Bu hafta boyunca aldığım mailler, telefonlar veya&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen haftaki yazımda; Bugünkü iktidarı muhalefete, muhalefeti de iktidara koyunuz, referandum konusunda söylemleri hemen değişecek, hayır diyenler evet’çi, evet diyenler ise hayır’cı olacak demiştim. Bunu da özellikle siyasiler ve parti liderleri adına söylemiştim.</p>
<p>Bu hafta boyunca aldığım mailler, telefonlar veya konuştuğum insanlar ki bunların içersinde siyasiler de var, benim bu konuda ne kadar haklı olduğumu gösterdi.</p>
<p>Çünkü doğru bilgilenmek için yeni anayasayı okumuş, bu referandumla ilgilenen, referanduma ne sebeple evet veya ne sebeple hayır diyeceğini bilen insanların sayısı siyasiler de dâhil çok az. Bu konuda halkı bilgilendirmesi gerekenler bile siyasi konuşuyorlar. Bir ülkenin anayasası hazırlanırken siyasi söylemlerin ne işi var dediğinizde de bunun aslında anayasanın yenilenmesinden ziyade siyasi hırsların ve kurumların savaşı olduğunu işitiyorsunuz.</p>
<p>Peki, insanlar anayasayı değerlendirmiyorsa, ne olduğunu bilmiyorsa neye göre evet veya hayır diyecekler? Bunun cevabı bu hafta içi bu konuyu konuşurken okuryazarlığı ve bu işlerle de yakın ilgisi olan bir dostumun verdiği cevapta gizli. Kendisine evet mi vereceksin, hayır mı diye sorduğumda aldığım cevap;</p>
<p>- “Evet” verecekmişiz, öyle diyorlar. Oluyor.</p>
<p>Referanduma parti veya farklı taassuplarla evet veya hayır denileceğini hepimiz biliyoruz ki zaten AK Parti liderinden aldığı güç ve bu milletin Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisine, ilgisine güvenerek referandumdan çıkacak sonucun kendi istediği gibi olacağına inanıyor ve haksız da sayılmaz. Bu söylemi bir adım daha öne götüreyim Tayyip Erdoğan olmasa bu anayasa “evet” alamaz.</p>
<p>Zaten dün akşam Bülent Arınç bir televizyon kanalında bunu çok net ortaya koydu ve bir lider referanduma evet veya hayır denecek dediği zaman eğer onun seçmenleri bu karara uymuyorsa o kişinin liderliği sorgulanır dedi.</p>
<p>Demek ki mesele liderde bitiyor. Bu halk, anayasayı onaylarken veya reddederken neyi kabul veya reddettiğini bilip de ne yapacak önemli olan liderin kararı. Bu da Türk usulü demokrasi oluyor sanırım.</p>
<p>Bu referandumda en büyük sıkıntıyı ben ve benim gibi 12 Eylül anayasasının değişmesi gerektiğini düşünenler ve bu iktidarın söylemlerinden yeni anayasa konusunda yüksek beklentileri olanlar yaşıyor.</p>
<p>Bir tarafta mutlaka değişmesi gereken bir anayasa diğer tarafta çok şeyler beklediğiniz ama beklentilerinizi bulamadığınız yeni bir anayasa. Böylesi güçlü bir iktidarın hazırladığı anayasa bu olmamalıydı ve değişmesi gereken bu anayasa karşımıza ne çıkarsa çıksın onu tercih edelim noktasına da getirilmemeliydi. </p>
<p>Demokrasi bütün kurumlarıyla bu ülkeye yerleştirilmek isteniyorsa YÖK, dokunulmazlıklar, Partiler Kanunu, Seçim Yasası, kılık kıyafet zulmü, dini eğitim yaşına getirilen sınırlama konusunda verilen sözler de unutulmamalı ve yerine getirilmeliydi.</p>
<p>Kurumlarında, partilerinde, meclisinde demokrasi olmayan, birilerinin çok özel kanunlarla korunduğu, özel dokunulmazlıklara sahip olduğu, birilerinin devletin her türlü maddi ve manevi imkânını, gücünü sınırsız kullandığı ülkemizde bu gibi antidemokratik ve insani değerlerin yok sayıldığı uygulamalara yeni anayasa da dur demiyorsa demokrasi ve yenilik bunun neresinde kalıyor.</p>
<p><strong>AHMET BERHAN YILMAZ</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11310-evet-mi-hayir-mi-soyle-bana-nedir-senin-cevabin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben Ermeniymişim…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11259-ben-ermeniymisim%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11259-ben-ermeniymisim%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 07:11:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Recep KAPUCU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11259</guid>
		<description><![CDATA[Önceki gün Ermeni olduğumu öğrendim.
Önceki gün 100 TL’ye haber yaptığımı öğrendim.
Önceki gün Birilerinin tetikçisi olduğumu öğrendim.
Önceki gün yakın dostlarımın bunu söylediğini öğrendim.
Önceki gün haberlerle övdüklerimin bunları söylediğini öğrendim.
Önceki gün neler öğrendim, neler.
Anlatmayla bitmez.
Yazmayla,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önceki gün Ermeni olduğumu öğrendim.<br />
Önceki gün 100 TL’ye haber yaptığımı öğrendim.<br />
Önceki gün Birilerinin tetikçisi olduğumu öğrendim.<br />
Önceki gün yakın dostlarımın bunu söylediğini öğrendim.<br />
Önceki gün haberlerle övdüklerimin bunları söylediğini öğrendim.<br />
Önceki gün neler öğrendim, neler.<br />
Anlatmayla bitmez.<br />
Yazmayla, bitirilmez.<br />
Kim söyledi.<br />
Sayın Milletvekilimiz Muhyettin Aksak’ın danışmanı.<br />
Yani, Sayın Aksak’ın kayınçosu.<br />
İsmail Kırkgöze.<br />
Ben, benim hakkımda çok şey biliyordum da.<br />
Ermeni olduğumu bilmiyordum.<br />
En zoruma giden ne oldu.<br />
100 TL’ye haber yapmak…<br />
E Sayın İsmail Bey, söz verdi.<br />
Beni Ermeni edeni de, bana 100 TL’ye haber yaptıranı da söyleyecek.<br />
Ama ne zaman.<br />
O da, Sayın İsmail beyin insafına kaldı…</p>
<p>Recep KAPUCU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11259-ben-ermeniymisim%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Erzurumspor&#8217;un valisi benim&#8221;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11257-erzurumsporun-valisi-benim</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11257-erzurumsporun-valisi-benim#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 07:10:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir SABUNCUĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11257</guid>
		<description><![CDATA[-Futbolculara bazen lakaplar takıyorsun. Bazılarını sayar mısın?
-Kaptan Sabahattin&#8217;e Seboç. Necdet&#8217;e ya &#8216;Hafiz&#8217; ya da &#8216;Ağzı Kur&#8217;anlı Necdetim&#8217;, Levent&#8217;e &#8216;kepçe&#8217; veya &#8216;enişte&#8217;, Sebati&#8217;ye &#8216;ufak altın&#8217;, Abdullah&#8217;a &#8216;İngiliz tayı&#8217;, Naci&#8217;ye &#8216;Orkestra Şefi&#8217;, Ali&#8217;ye &#8216;Şanına kurban olurum, şanını göster.&#8217; Namık&#8217;a Ankara&#8217;dan gelmiştir&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>-Futbolculara bazen lakaplar takıyorsun. Bazılarını sayar mısın?<br />
-Kaptan Sabahattin&#8217;e Seboç. Necdet&#8217;e ya &#8216;Hafiz&#8217; ya da &#8216;Ağzı Kur&#8217;anlı Necdetim&#8217;, Levent&#8217;e &#8216;kepçe&#8217; veya &#8216;enişte&#8217;, Sebati&#8217;ye &#8216;ufak altın&#8217;, Abdullah&#8217;a &#8216;İngiliz tayı&#8217;, Naci&#8217;ye &#8216;Orkestra Şefi&#8217;, Ali&#8217;ye &#8216;Şanına kurban olurum, şanını göster.&#8217; Namık&#8217;a Ankara&#8217;dan gelmiştir &#8216;Kibar santrafor&#8217; derim.</p>
<p>-Hiç unutamadığınız maçlar hangileri?<br />
-Rizesporla yaptığımız iki maçı unutamam. Birinde Sebahattin&#8217;in ortasını Oktay gole çevirmişti ve 2-1 kazanmıştık. İkinciyi maçın bitimine Abdullah&#8217;ın attığı golle 1-0 yenmiştik. Yine Erzurum&#8217;da İsmet&#8217;in sol açık oynadığı ve 3-2 kazandığımız maçı hiç unutamam. Çünkü havası gergindi. Hakemler hep art niyetliydi. Bizi mağlup etmek istiyorlardı. Onun için bu maçları hiç unutamıyorum. Gaziler şehrini temsil eden fedakar topçular yılmadan mücadele ettiler ve tribünlerde oturan seyircileri sevindirdiler.</p>
<p>-Ya seni sevindiren maç yok mu?<br />
-Deplasmanda oynadığımız Çorum maçı. Şimdi PTT&#8217;de oynayan İspirli Sebahattin bir gol attı. Ergun Kantarcı&#8217;nın dönemiydi. Turhal&#8217;da bizim ekipten para topladım futbolculara ziyafet çektim.</p>
<p>UNUTAMADIĞI FUTBOLCULAR KİMLER?<br />
-Futbolcular içinde unutamadıkların hangileri?</p>
<p>-Kaleciler içindeyse bir numara Ersin&#8217;dir. Mahmut, Kumbara Ünal, Ahmet, Tufan diğerleridir.<br />
Sağ bekler içinde Kaptan Sebahattin bir numaradır. 18 sene para almadan takımda top oynadı. İmzayı Kıyasettin Yüksel bey atardı. Seboç, sözleşmeye bakmazdı bile.<br />
Sol bekte ise unutulmazlar içinde olan Kepçe Levent&#8217;ti. Eniştemizdi. Lazdı, aşiretten kız aldı. Ciğerliydi. Trabzonlularla maç yapardık, ölümüne oynardı.<br />
Bir Feridun vardı. Kısa boylu, sarışın ve yakışıklıydı. Çok karakterli bir futbolcuydu. Kaptanlık yaptı Erzurumspor&#8217;da. Adam gibi adamdı.<br />
Bir &#8216;Kibar santıfor&#8217; Namık vardı. O nasıl top oynardı. Konya&#8217;ya bir gol attı. Hakem İhsan Türe, iki dakika baktı. Gol nereden girdi, nasıl oldu, sonradan fark etti.<br />
Bir Osman Denizci vardı. Bileklerini raket gibi kullanırdı. Orta sahada bir top cambazıydı.<br />
Rahmetli Ömer Çavuşoğlu Osman&#8217;ı Erzurumspor&#8217;a getirdi. Kıyas bey (Yüksel) onu Fenerbahçe&#8217;ye sattı. Hasan Özaydın o zaman FB&#8217;nin yönetim kurulundaydı. O para ile Kıyas bey 10 sene Erzurumspor&#8217;u idare etti.<br />
Deli Hayrettin. unutulmaz bir laz oğluydu. Ahlak yok ama iyi golcüydü. Erzincan&#8217;da 2-0 mağlup durumdayız. Sahneye Hayrettin çıktı. Dakika 78&#8242;de 2-1, 91&#8242;de 2-2 berabere kaldık.<br />
Oktay da büyük futbolcuydu. Tokatlı Ömer&#8217;in arkasından dolandı, golü attı. Ömer nasıl vurduğunu göremedi. Çok pırpır bir adamdı.</p>
<p>&#8220;ERZURUMSPOR&#8217;UN VALİSİ BENİM&#8221;<br />
- Futbolcular senin sözünü tutar mıydı?<br />
- Çetin&#8217;in sarı kartı var. Hakemle hırlaşıyor. Dedim &#8216;yahu sen ne yapıyorsun? Kapımıza kilit mi vurduracaksın?&#8217;. Hemen geldi kapalı tribünlerin önüne, hazırola geçti ve selam çaktı. Maçı seyreden Vali bu işe hayret etti. Hemen cevabı yapıştırdım. &#8216;Erzurumspor&#8217;un valisi benim.&#8217;<br />
- Şimdiye kadar belki 100 kadar teknik direktör mavi- beyazlı takımda görev yaptı. Onlar için bir sıralama yapar mısınız?<br />
-Şimdiye kadar gelmiş geçmiş teknik direktörlür içinde Ergun Kantarcı bir numaradır. En delikanlı antrenördür. Kantarcı, rakısını içer, kumarını oynardı. Kepçe Levent&#8217;in akrabasıydı. İki numara rahmetli Hadi Vuraler&#8217;dir. Üç numara Turan Ağılday, dört numara ise Selahattin Ünlü&#8217;dür.</p>
<p>- Erzurumspor&#8217;da unutulmayan, örnek bir yönetici var mı?<br />
-Tuncer Çakmur. Çok dürüst, doğru bir adam. Hazreti Ömer&#8217;in adeleti doğruluğu, dürüstlüğü onda var. Erzurumspor&#8217;un en güvenilir kasasıydı.</p>
<p>KİMLERE DUA, KİMLERE BEDDUA EDİYOR<br />
- Amigolar içinde en başarılı olan kimdi?<br />
-Amigolar içinde Lütfi Kılkıl bir tanedir. Ağabeyisi Çırçır&#8217;ın imamıdır. Erzurumspor&#8217;un bir numaralı amigosudur. O baraka değil, beton gibi duvardır. İnsan olarak da çok kalitelidir. Yönetimden bir kuruş istemez ve almazdı. Maçların hiç birini kaçırmazdı. Seyirci onu çok severdi. Sahaya çıktı mı yer yerinden oynardı. Futboldan uzaklaştıktan sonra muhtarlık yaptı. Şeker hastalığı ve sigara yüzünden bir ayağı kesildi. Erzurumspor&#8217;un, taraftarın öyle bir insana vefa göstermesi gerekir.</p>
<p>- Erzurumspor Başkanları içerisinde ya da yöneticiler arasında iz bırakanlar var mı?<br />
-Ali Sırrı Kuşkay, Hilmi Nalbantoğlu, Hulusi Seven, Raci Karakaş, İspirli İbrahim Polat, Necati Güllülü, Allah rahmet etsin Ömer Çavuşoğlu.<br />
Beyefendilikte altın yıldız takım elbise giyer Kıyasettin Yüksel.<br />
Hamza Cimilli hiç unutulur mu? Efendi, terbiyeli, edepli. Cimilli&#8217;nin kapısı Erzurumspor&#8217;a hiç kapanmamıştır. Hep açıktır.<br />
Genel kaptanlardan bir numara Metin Onurlu&#8217;dur. Onurlu bir adamdır. Futbolculuğu da öyleydi. Şimdi bakıyorsun, berber genel kaptan olmuş. Yahu adam top oynamayı bilmiyor.<br />
Erzurumspor&#8217;a hizmet edenlere her gün Ayetel kürsi okurum.</p>
<p>- Erzurumspor&#8217;a son dönem başkan olanları nasıl değerlendiriyorsunuz?<br />
- Nerede o Hulusi Seven, Kıyasettin Yüksel, Ali Sırrı Kuşkay, Nalbantoğlu? Nerede Ömer Çavuşoğlu? Eşi benzeri yok bir Hamza Cimilli&#8217;nin.<br />
Şimdi naylon başkanlar var. Bir lira verip, faiziyle birlikte geri istiyorlar. Erzurumspor bir güzellikti. Erzurumspor&#8217;u batırdılar. Onlara da her gün beddua ediyorum.</p>
<p>Kadir SABUNCUOĞLU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11257-erzurumsporun-valisi-benim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güreşleri tesislerde yapmanın ne anlamı olabilir?</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11254-guresleri-tesislerde-yapmanin-ne-anlami-olabilir</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11254-guresleri-tesislerde-yapmanin-ne-anlami-olabilir#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 07:02:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orkun ÇİZMELİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11254</guid>
		<description><![CDATA[Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, Erzurumspor’a ait tesislerde güreş maçlarını yapmaktaki ısrarını tüm tepki ve eleştirilere rağmen sürdürüyor.
Belli ki, koca Erzurum’da güreş yaptıracak başka bir alan bulamadı Sayın Küçükler&#8230;
Güreş alanı bulamaması elbette Sayın Küçükler’in sorunu&#8230;
“Yer bulamadım” diyerek,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, Erzurumspor’a ait tesislerde güreş maçlarını yapmaktaki ısrarını tüm tepki ve eleştirilere rağmen sürdürüyor.<br />
Belli ki, koca Erzurum’da güreş yaptıracak başka bir alan bulamadı Sayın Küçükler&#8230;<br />
Güreş alanı bulamaması elbette Sayın Küçükler’in sorunu&#8230;<br />
“Yer bulamadım” diyerek, bir futbol sahasında güreş maçları yaptırmak, doğru bir mantık değil&#8230;<br />
Dün eleştirdiğimiz gibi, bugünde, yarında bu konudaki tepkimizi dile getirmeye devam edeceğiz&#8230;<br />
Erzurumspor konusunda bir türlü doğruyu bulamayan ve yanlışın üstüne üstüne giden Başkan Küçükler’in, güreş konusunda da aynı yanlışta ısrar etmesi anlaşılır gibi değil&#8230;<br />
Hel hele belediyenin bünyesindeki güreş takımını müffettiş raporu doğrultusunda kapatan bir Başkan’ın, güreş aşkının depreşmesi de ne kadar anlaşılır, onun takdiri de sizlere ait&#8230;<br />
Neyse dönelim konumuza&#8230;<br />
Erzurum’da karakucak güreşi yapılacak çok sayıda alan var&#8230;<br />
Abdurrahman Gazi Türbesi’nin hemen altındaki çimenlik alanı neden düşünmüyorlar bilemiyorum&#8230;<br />
Ya da Erzurum Kalesi’ni&#8230;<br />
İlla bir futbol sahasında yapacağım diyorsanız, -ki son derece mantıksız bir düşünce- Atatürk Üniversitesi’nin stadını, Cemal Gürsel’in yanı başındaki sentetik çimi de düşünebilirsiniz&#8230;<br />
Hatta ve hatta 3 Temmuz Stadyumu’nu bile tercihlerinizin arasına alabilirsiniz&#8230;<br />
Ama yok, illa Erzurumspor tesisleri&#8230;<br />
İşte bu noktada anlamsızlıklar başlıyor&#8230;<br />
Bir yanda Erzurumspor’un kapanması için yoğun bir çaba harcanıyor&#8230;<br />
Diğer yanda da Erzurumspor’un sahipsizliğiyle birlikte kaderine terk edilen, bakımsızlık yüzünden tarlayı andıran çim sahada, güreş yaptırmak için tüm tepkilere kulak tıkanıyor&#8230;<br />
Kimse kusura bakmasın ama bunun altında iyi niyet aramamızı kimse beklemesin&#8230;<br />
Çünkü bu, Erzurum’a tek bir futbol alanı bile kazandırmayan Büyükşehir Belediyesi’nin, var olan bir sahayı yok etmeye yönelik bir girişimden başka bir anlam taşımıyor&#8230;<br />
Bu kadar kararlılık maalesef iyi niyetten çok uzak bir görüntü oluşturuyor&#8230;<br />
Biraz da şeytanın avukatlığını yapalım isterseniz&#8230;<br />
Kimbilir, belki de o tesislerin bulunduğu alan üzerinde Sayın Başkan’ın başka bir düşüncesi de olabilir&#8230;<br />
Örneğin bir iş merkezi&#8230;<br />
Olabilir mi, bilmem ama Erzurumspor’un yok edilmesiyle birlikte, tesislerin de ısrarla yok edilmek istenmesinin başka nasıl bir izahı olabilir ki?<br />
Düşünüyorum ama aklıma da başka birşey gelmiyor&#8230;<br />
Umarım, böyle bir düşünce yoktur&#8230;<br />
Erzurumspor’un kapatılmasına karşı şehir genelindeki sessizliği kimse fırsata dönüştürmeye kalkmasın&#8230;<br />
Sayın Küçükler, insanların aklını karıştırmamak, akıllara şeytanca düşünceler getirmemek adına, güreş maçlarını Erzurumspor tesislerinde düzenleme fikrinden vazgeçmelidir&#8230;<br />
Sonrasında çıkacak dedikoduların önünü ne kadar alabilir, onu da kendisi düşünecek&#8230;<br />
Bu konuda, futbolla ilgilenen herkese görevler düşüyor&#8230;<br />
Erzurum, ne yapıp, edip, tesislerde yapılacak güreşleri, başka bir alana kaydırmalı&#8230;<br />
O nedenle herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor&#8230;<br />
Bakalım, kimler sorumluluk alıp, Erzurumspor tesislerine, bir futbol sahasının yok olmamasına karşı çıkacak&#8230;<br />
Bekleyip, göreceğiz&#8230;<br />
HAYROLA SAYIN CODUR!<br />
Henüz Erzurumspor’un kapanması söz konusu değil&#8230;<br />
Birileri ısrarla kapatmaya çalışıyor ama resmiyete dökülmüş bir durum yok&#8230;<br />
Ancak, bazıları Erzurumspor’u ölmeden çoktan mezara koymuş bile&#8230;<br />
ASKF Başkanı Selahattin Codur bunlardan biri&#8230;<br />
Ekspres gazetesine, Ankaraspor’un Erzurum’a getirilmesi yönünde ‘parlak!’ bir öneride bulunmuş&#8230;<br />
Hayrola Sayın Codur, Erzurumspor resmen kapandı da, bizim mi haberimiz olmadı?<br />
Erzurum Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu’nun Başkanı Codur, amatör kulüplerin sorunlarını anlaşılan çoktan çözmüş ki, işini gücünü bırakıp, Erzurumspor’un yerine alternatifler aramaya başlamış&#8230;<br />
“Ankaraspor’u hemen Erzurum’a getirelim. Zaten A.Ş. olduğu için Erzurum’a nakli kolay” diyerek, bu muhteşem (!) önerisini gündeme getirmiş&#8230;<br />
Sayın Codur, bilmem biliyor musunuz ama Erzurum’da amatör futbol dibe vurmuş&#8230;<br />
30’un üzerinde olan amatör futbol kulübü sayısı, bugün 18’e kadar düşmüş&#8230;<br />
Siz, başında bulunduğunuz kurumun sorumluluk alanlarıyla, yani amatör futbolla ilgilenirseniz, bizleri daha mutlu edersiniz&#8230;<br />
Amatör futbolun dibe vuruşunun, kulüplerinin birer, ikişer kapanmasının nedenleri bulup, çözüm üretin ki, ASKF’nin başında olmanızın bir anlamı olsun&#8230;<br />
Bakın, amatör futbol kulüpleri, bas bas “3 Temmuz Stadyumu çok güzel oldu ama küçük yapıldı” diye bağırıyor&#8230;<br />
Bu sorunun çözümü için o yoğun mesainizi harcayın&#8230;<br />
Belki, amatör kulüplerin isyanına tercüman olursunuz da, onların yüzünü güldürürsünüz&#8230;<br />
Erzurumspor’a gelince&#8230; Cihaza bağlı olsa da halen daha yaşıyor&#8230; Siz bunu kendinize dert etmeyin, üzmeyin o tatlı canınızı. Elbet, Erzurum’u sevenler bir yolunu bulur&#8230;</p>
<p>Orkun Çizmeli</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11254-guresleri-tesislerde-yapmanin-ne-anlami-olabilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11252-erzurum-teknik-universitesi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11252-erzurum-teknik-universitesi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 07:00:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vahdet Nafiz AKSU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11252</guid>
		<description><![CDATA[İkinci üniversite üzerinde epeyce yazıp çizdik. Özellikle isim ve bölümler için önerilerde bulunduk… Hatırlayacaksınız, “Teknoloji Üniversitesi” adında ısrarlıydık,  ama bu önerimiz “Karar vericiler” nezdinde pek taraftar bulmadı.
İlgili dostlardan bazıları “Teknoloji dersek, üniversitenin büyüme potansiyelini ve bazı bölümlerin açılması imkânını&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci üniversite üzerinde epeyce yazıp çizdik. Özellikle isim ve bölümler için önerilerde bulunduk… Hatırlayacaksınız, <strong>“Teknoloji Üniversitesi” </strong>adında ısrarlıydık,  ama bu önerimiz “Karar vericiler” nezdinde pek taraftar bulmadı.</p>
<p>İlgili dostlardan bazıları “Teknoloji dersek, üniversitenin büyüme potansiyelini ve bazı bölümlerin açılması imkânını sınırlarız, o nedenle Teknik Üniversite olması daha münasip” diyorlardı. Bu gerekçe bana da makul gelmişti.</p>
<p><strong>“Erzurum Teknik Üniversitesi”</strong> fikrine tam da ısınmıştık ki… Komisyon, <strong>“Erzurum Üniversitesi”</strong> ismine “Teknik’i” eklemeden tasarıyı Genel Kurul’a gönderdi.</p>
<p>Gerçi Milletvekillerimiz, Genel Kurul aşamasında konuya müdahil olacaklarını söyleyip, yüreğimizi ferahlatıyorlardı… Fakat içimizden “Ya olmazsa” endişesini atamıyorduk. Konuyu birkaç kere de ENER toplantılarında ele aldık. Arkadaşlarımızın genel arzusu yeni üniversitenin “Teknik” olması yönündeydi.</p>
<p>Nihayet <strong>TBMM </strong>Genel Kurulu’nda önergelerle Atatürk Üniversite’mizin ikizine, şanına layık bir ad ve hüviyet kazandırıldı.</p>
<p>Yakutiye’nin, Çifte Minareli Medrese’nin minareleri yüzyıllardır “Bu şehir ilim irfan merkezidir” diye dosta düşmana gururla tanıklık ediyor. O ilim silsilesine Cumhuriyet döneminde Atatürk Üniversitesi de katıldı. Şimdi aynı derin köklerle maziye mıhlayacağımız Erzurum Teknik Üniversitesi; nice buluşların, patentlerin, icatların merkezi olarak bilim tarihimizdeki yerini alacaktır, inşallah…</p>
<p>Daha önce de bu köşede ifade etmiştim. Tekrarda sakınca görmüyorum. İkinci üniversitenin kuruluşu, şehir açısından son yılların en önemli gelişmelerindendir.</p>
<p>Şehrinizde üniversite olursa, “Üniversitesi olan kent” olursunuz… Ki artık neredeyse tüm illerimiz bu özelliğe sahip…</p>
<p>Şehrinizde ikinci üniversite açılırsa “Üniversite Kenti” olursunuz…</p>
<p>İki kamu üniversitesine ilaveten birkaç da vakıf üniversitesi devreye girerse… Tablo birden bire değişir: “Eğitim Merkezi”, “Bilim Üssü” olma hüviyetini kazanırsınız, “Eğitimde odak kent” haline gelme şansınız doğar.</p>
<p>Sayın Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep AKDAĞ ve Milletvekillerimiz, ikinci üniversite’nin bu merhaleye gelmesinde mesai harcadılar, emek sarf ettiler. Genel Kurul aşamasındaki “İsim ve muhteva değişikliği” de önemliydi. Bu da ihmal edilmedi.</p>
<p>Yıllardır böyle bir hayali kuran, teşebbüslerde bulunan, yazılar yazan biri olarak “Erzurum Teknik Üniversitesi’ne” emeği geçenlere teşekkür ediyor ve hemen <strong>İngilizce Eğitim verecek “İkinci Tıp Fakültesi” meselesini bu vesileyle bir kere daha dile getiriyorum…</strong></p>
<p><strong>Gecikmeden üzerinde durulması gereken konu şudur;</strong></p>
<ul>
<li>Şehre “İkinci Tıp Fakültesini” kazandıracak;</li>
<li>Erzurum’un büyük şifalı su potansiyelini “Sağlık turizminin” emrine verecek “Bir Vakıf Üniversitesi” açılmasına önayak olmak.</li>
</ul>
<p><strong>İkinci Tıp Fakültesi</strong> konusunu daha önce çok dillendirdim; gerekli destek sağlanırsa bunun mümkün olabileceğini kuvvetle tahmin ettiğim için tekrar yazayım dedim!</p>
<p>Vahdet Nafiz AKSU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11252-erzurum-teknik-universitesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daha iyi olabilirdi&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11250-daha-iyi-olabilirdi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11250-daha-iyi-olabilirdi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 06:59:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11250</guid>
		<description><![CDATA[2011 Üniversitelerarası Kış Oyunları için artık sona yaklaşıyoruz. Her ne kadar şehir genelinde olması gereken &#8220;kentsel dönüşüm&#8221; projesi, kamil anlamda hayata geçemediyse de, belediyeler makyaj babından müdahalelerle hiç olmazsa genel görüntüyü bir parça kurtarmaya çalışıyorlar.
Yeterli değil tabii ki, ancak&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2011 Üniversitelerarası Kış Oyunları için artık sona yaklaşıyoruz. Her ne kadar şehir genelinde olması gereken &#8220;kentsel dönüşüm&#8221; projesi, kamil anlamda hayata geçemediyse de, belediyeler makyaj babından müdahalelerle hiç olmazsa genel görüntüyü bir parça kurtarmaya çalışıyorlar.<br />
Yeterli değil tabii ki, ancak hiç yoktan da iyi&#8230;Merkezi hükümet Erzurum&#8217;a dönük ciddi projelere imza attı. Misal; ikinci üniversite, kış turizmi, lojistik merkez, sağlık alanındaki yatırımlar&#8230;<br />
Şayet yerel yönetimler de aynı tempoda bu sürece ayak uydurabilmiş olsalardı, belki de Erzurum bugün çok farklı bir yapıda olabilirdi.<br />
Olmadı; bu avantajlı süreci lehimize değerlendiremedik&#8230;<br />
İşin hazin tarafı sokaktaki vatandaş da, bu olumsuz havayı dert etmedi. Niye daha fazlası yok, niye filanca hizmet gelmedi, niye bizim şehrimiz halâ kentsel dönüşümü başaramadı, diye kimse sormadı; sormuyor.<br />
Eğri oturup doğru konuşmak lazım: Bu çarpık anlayış bugüne mahsus bir illet de değildir. Ne yazık ki, başından beri böyle gelmiş böyle gidiyor işte&#8230;<br />
Hatırlayınız lütfen; 28 Şubat Süreci&#8217;nde bu ülkede bazı egemenler nasıl tezgâhlar kurup, nasıl filmler çevirmedi mi?<br />
Kimi bankaları hortumlayıp, adlarının önüne Atatürk&#8217;ü yerleştirdiler, kimileri de sırtlarını devlete dayayıp laikliği kalkan olarak kullanarak sermayeyi renklere boyadılar.<br />
Bir dönem de geldi, bazıları isimlerinin önüne ne kadar kutsal değer varsa onları geçirip, her türlü rezilliği pervazsızca yaptı. Yani Yaşar Nuri&#8217;nin ifadesiyle &#8220;Allah&#8217;la aldattı&#8221;<br />
Oldum olası bu ülkede, din, milliyetçilik ve Atatürk hep istismar alanı olarak, birilerinin servetine servet katma malzemesi edildi.<br />
Şartlara ve esen havaya göre kullanılan malzeme değişti.<br />
Ama değişmeyen tek şey vardı: O da kullanılan, istismar edilen ve her seferinde yeni oyunlara mağlup olan halk&#8230;<br />
Adama, &#8220;Niye ülkeyi soyuyorsun, niye milletin sırtından geçiniyorsun?&#8221; diye sormaya kalktığınızda, esen rüzgâra göre ya &#8220;Atatürk&#8217;e dil uzattırmam&#8221; diyerek karşı saldırıya geçip, hırsızlığını maskeledi; ya da &#8220;Sen bu ifadelerinle artık dinden çıkmış bir kimsesin&#8221; şeklinde bir iftirayla, Allah adına hüküm verdi.<br />
Formatlar değişti, ama temel anlayış aynı kaldı.<br />
Türkiye bugün yüzlerce milyar dolarlık dış borç yükü altında inim inim inliyorsa, bunun başlıca sebebi soyguncu ve vurgunculardır. Yanlış yatırım, israf ve beceriksiz yönetim bu borç yükünün içinde en fazla yüzde otuzdur. Kuşkunuz olmasın ki Türkiye, bir yanda yıllar içinde borçlanırken, bir yanda da birilerini dünya çapında zengin etti.<br />
Krallıkları ve diktatörlükleri saymazsak, bize benzeyen demokratik bir model yoktur.<br />
Halkı fakir ama yöneticileri zengin bir ülkedir Türkiye&#8230;…<br />
Bırakın ülke genelinde olup bitenleri, şu eti budu olmayan fukara Erzurum bile yıllardır nasıl istismar edildi.<br />
&#8220;Dinin bekçisi, milliyetçiliğin kalesi&#8221;<br />
Biçilen rol bu&#8230;<br />
İşin doğrusu Erzurumlu da bu role dünden razı oldu, verilen senaryoyu başarıyla oynadı!<br />
Bir iki istisna hariç diyen olmadı ki, &#8220;Yahu dinin sahibi Allah&#8217;tır ve Allah ki, dinini koruyacağını taahhüt etmiş. Dini yaşamak ve dindar olmak ayrı şey, dinden geçinmek ayrı şeydir. Erzurum, dindar ve muhafazakâr insanların çoğunlukta olduğu bir şehir midir, yoksa &#8216;din baronları&#8217;nın değirmenlerine su taşıyan &#8216;maraba&#8217;ların toplama kampı mıdır?&#8221;<br />
Aynı soruları, &#8220;kale&#8221;si diye gösterilen milliyetçilik için de sormalıyız&#8230;<br />
Sormalıyız ki, gerçekte bu şehrin ne olup ne olmadığını öğrenebilelim.<br />
Yoksullukta, geri kalmışlıkta ve ülke genelinde aldığı payda son sıralarda debelenip duran bir şehir, &#8220;bekçi&#8221;lik ve &#8220;kale&#8221;lik görevleri için, bir paye ile ödüllendirilmiş olsaydı, hiç böylesine biçare durumda olur muydu?<br />
Olmazdı elbette&#8230;<br />
Bir dönem geldi, diyelim ki muhafazakâr söylemi güçlü partiler iktidar oldu; ama Erzurum yine yerinde saydı. Çünkü o hükümet nasılsa Erzurum zaten bizden, kimse bizi sorgulamaz diyerek bu şehre dönüp bakmadı. Sadece Binbir Hatimlerin düzenli okunması sağlandı, o kadar&#8230;<br />
Benzer tablo milli söylemleri ağır basan hükümetlerde de tekrarlandı. Onlar da, Erzurum aslanlar gibi sınır bekçiliği yapmakta ve her türlü zararlı cereyanlara karşı sistemin yanında yer almaktadır. Erzurum orada durdukça biz Ankara&#8217;da güven içindeyiz. Siz sadece milliyetçiliği pompalayacak oluşumları destekleyin yeter&#8230;<br />
Arada bir sol veya liberal hükümetler iş başına geldiğinde de zaten Erzurumlu otomatikman üvey evlat muamelesi gördü: Orası dinci ve ırkçı bir şehirdir, amandır sakın oraya yeni bir yatırım veya hizmet götürmeyin biraz burunları sürtsün, dediler.<br />
Yani muhafazakâr ve milliyetçi söylemleri olanlar, &#8220;Nasılsa bizden, hizmet götürmesek de bize küsmezler&#8221; deyip unuttu, öbürleri de &#8220;Nasılsa bizden değil, boş verin sürünsünler&#8221; diyerek sırt çevirdi.<br />
Sonunda Erzurum da işte bugünkü bu manzaraya mahkum oldu.<br />
Sadece siyasetçiden mi darbe yedi?<br />
Keşke&#8230;<br />
Cemaatler, sivil toplum örgütleri ve devlet mekanizması da darbe vurup durdu.<br />
Kimisi geldi, esti gürledi: Erzurum fabrikalar şehri olacak!<br />
Tam bir balondu, şişmeden patladı.<br />
Kimisi gelip, üniversiteler kuracağım, şehri eğitim merkezi yapacağım dedi, nutku bitmeden sözün başında ne söylediğini unuttu.<br />
(Neyse ki, ikinci üniversite balon olmadı ve hükümet verdiği sözü hem de tam zamanında tuttu; Erzurum Teknik Üniversitesi yasal olarak kuruldu.<br />
Hükümetin hakkını teslim adına, bu gerçeğin altını kalınca çizmemiz ve ilgili herkese teşekkür etmeliyiz.)<br />
Kimisi gelip, asrın en büyük yatırımı Erzurum&#8217;a yapılacak dedi ve geniş kitleleri heyecan denizinde yıllarca yüzdürdü, sonunda denizin ortasında öylece bıraktı.<br />
Fakat bütün bunları yüreği acıyarak yaşayan Erzurumlu her defasında yeni senaryolara kanıp, yeni oyunların figüranı olmaktan kendini kurtaramadı.<br />
İşte o yüzdendir ki geçen yıl Erzurum&#8217;da, ayakkabılarını korumalarına bağlatan ve belki de hiçbir padişaha nasip olmayan bir saltanata sahip yöneticilerimiz mevcuttu!<br />
Gerçi o yönetici müstahak olduğu muameleye maruz kaldı ama biliyoruz ki onlarcası da saltanatına aynen devam ediyor.<br />
Erzurumlu bakıyor, ama görmüyor; Erzurumlu hissediyor ama kavrayamıyor.<br />
Başka bir şehirde peş peşe bu kadar balon patlamış olsaydı, orada kızılca kıyamet kopardı. Ama Erzurumlu her balon patlayışında, yenisinin şişmesi için var gücüyle nefes tüketmeye devam ediyor.<br />
En komiği de arada bir, &#8220;Biz niye geri ve ilkel bir şehiriz?&#8221; diye sormuyor mu?<br />
Böyle de yapmasa hepten somurtup kalacağız.<br />
Yani Erzurumlu mizahı da biliyor.<br />
Rahmetli Reyhani de aynı şeyi sormuş, bendeniz de soruyorum:<br />
İbrahim Hakkı niye sürgün, Emrah neden mezarsız?<br />
Vaktiyle Çetin Baydar, &#8220;Erzurum maraba bir şehirdir&#8221; dediğinde, şimdi anlıyorum en çok niye marabalar bağırıp isyan ettiler.<br />
Meğerse marabalık da zaman içinde bir geçim kapısı olmuş&#8230;</p>
<p>Mehmet ŞENER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11250-daha-iyi-olabilirdi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞEHİR, MEDENİYET VE KİMLİK (1)</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11248-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1-2</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11248-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1-2#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 06:51:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11248</guid>
		<description><![CDATA[Büyük medeniyetlerin doğduğu en önemli mekan şehirlerdir.
Bir başka deyişle kültürlerin oluşmasında şehirlerin etkinliği büyüktür.
Şehirler, bir milletin kültürünün gelişmesinde ve kök salmasında önemli işlev üstlenir.
Şehirler, birbirini tanımayan, farklı düşünce ve inanca sahip yüz binlerce insanın bir araya gelip,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük medeniyetlerin doğduğu en önemli mekan şehirlerdir.</p>
<p>Bir başka deyişle kültürlerin oluşmasında şehirlerin etkinliği büyüktür.</p>
<p>Şehirler, bir milletin kültürünün gelişmesinde ve kök salmasında önemli işlev üstlenir.</p>
<p>Şehirler, birbirini tanımayan, farklı düşünce ve inanca sahip yüz binlerce insanın bir araya gelip, çeşitli etkinlikler yaptıkları mekan değildir.</p>
<p>Aynı zamanda bir takım değerler etrafında toplanıp, belli gayeleri gerçekleştiren; tarih, dil, din ve kültür birliği yapan insanların toplandığı önemli mekanlardır.</p>
<p>Geçmişte şehirler bulundukları coğrafyaya uygun bir şekilde savunma amaçlı kurulurdu. Antik ve ortaçağda kurulan site ve kale şehirler bunun güzel örnekleridir. Ancak bu şehirler de içlerinde kendi kültürel geleneklerini de yaşatırdı.</p>
<p>Bu özellikleri ve kültürel gelenekleriyle büyük medeniyetlerin de doğduğu yerler oldu şehirler&#8230;</p>
<p>Türk Milleti, kentleşme ile birlikte bozkır ve çadır kültüründen kent kültürüne geçti.</p>
<p>Kurdukları şehirlerde Orta Asya’dan getirdikleri geleneksel kültürü bulundukları coğrafyanın kültürü ile sentezleyerek Anadolu Türk Medeniyetini oluşturdular. Meydana getirdikleri muazzam eserleriyle kurulan şehirler özdeşleşti, kimlik kazandı ve bir misyon üstlendi.</p>
<p>Bugün bazı şehirler tarihin kendisine yüklediği misyonu devam ettiriyor.</p>
<p>Yine bazı şehirler kültürel yapıları ve üstlendikleri misyonla bilinmekteler.</p>
<p>Akropol olmasaydı Atina olur muydu ? </p>
<p>İskendersiz Roma düşünülebilir mi&#8230;</p>
<p>Ya da; Kâbesiz Mekke…</p>
<p>Ayasofya-Süleymaniye olmadan İstanbul…</p>
<p>Nilüfer-Muradiye ve Yeşil Türbesiz Bursa olabilir mi?&#8230;</p>
<p>Konya denince akla Mevlâna,</p>
<p>Hacıbayram’la Ankara,</p>
<p>Hacı Bektaş’la Kırşehir gelir.</p>
<p>Yunus’la tüm Anadolu ve daha nice yaşadıkları şehri şereflendiren Alp-erenler&#8230;</p>
<p>Hepsi kültürümüzün ve kimliğimizin birer parçası&#8230;</p>
<p>Düşününüz, Anadolu’da ilk üniversite niteliğindeki Yakutiye ve Çifte Minareli Medrese olmadan Erzurum olabilir mi&#8230;</p>
<p>Kültür ve medeniyetimizde önemli yere sahip olan, kentlere hayat veren kültür mirasları aynı zamanda bulundukları şehrin kimliğidir de…</p>
<p>Bunlara dokunursanız, ya da iyi bakmazsanız kimliksiz kalırsınız.</p>
<p>Yeniden modern ve çağdaş bir şehir inşa etmek kimlik kazandırır mı?</p>
<p>Öyle zannediyorum ki hayır&#8230;</p>
<p>Sadece geniş caddeli, beton yığınlarıyla süslü binalar zinciri o kadar&#8230;</p>
<p>Ya ruhları ?..</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11248-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teknik Üniversite ve Kentin Konumu</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11245-teknik-universite-ve-kentin-konumu</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11245-teknik-universite-ve-kentin-konumu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 06:49:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gamze İSPİRLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11245</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum’da ikinci üniversitenin kurulması yasalaştı. Erzurum artık teknik üniversitesine kavuşacak.TBMM Genel Kurulu&#8217;nda, 7&#8242;si devlet, 1&#8242;i vakıf olmak üzere 8 yeni üniversite kurulmasını düzenleyen Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanununda değişiklik yapan tasarı, kabul edilerek yasalaştı. Teknik üniversite kent açısından önemli bir avantaj.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’da ikinci üniversitenin kurulması yasalaştı. Erzurum artık teknik üniversitesine kavuşacak.TBMM Genel Kurulu&#8217;nda, 7&#8242;si devlet, 1&#8242;i vakıf olmak üzere 8 yeni üniversite kurulmasını düzenleyen Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanununda değişiklik yapan tasarı, kabul edilerek yasalaştı. Teknik üniversite kent açısından önemli bir avantaj.</p>
<p>Üniversiteler hem bilimsel, alanda hem de istihdam açısından önemli bir yere sahip. Özel sektör yatırımlarının oldukça sınırlı olduğu kentte, asgari ücretle istihdama katkı sağlayan işyerleri parmakla gösterilecek kadar az. İşletmeler istihdama uzun vadeli katkı sağlayamıyor. Bu anlamda teknik üniversiteye önemli görevler düşüyor.</p>
<p>Finansman sorunu, pazarlama sorunu ve kalifiye elaman sorunu başlıca nedenler içerisinde yer alıyor.</p>
<p>Erzurum’da 10 binin üzerinde işsiz bulunurken, elaman arayan işyerleri çalışan bulmakta güçlük çekiyor.</p>
<p>Gençler özel sektörde verilen maaşları beğenmeyerek, işsiz kalmayı tercih etme yoluna gidebiliyorlar. Elbette ki potansiyeline uygun işler bulmak önemli, vasıflarını altında veya üstündeki işlerde çalışmak iş verimliliğini önemli ölçüde etkiliyor. Sorun üniversite ve yüksek okul mezunlarında daha da hissedilebilir bir hal alıyor. Bir üniversite mezunu asgari ücretle vasıf gerektirmeyen işlerde çalışması, çalışanı köreltmekten öteye geçemiyor. Eğitim aldığı halde evde oturmayı tercih eden işsiz sayısı oldukça fazla ve bu durum iktisattaki tabiri ile iradi işsiz sayısının artmasına neden oluyor ve göç olgusunu hızlandırıyor.</p>
<p>Aldığı ücreti hak etmeyen, az çalışarak maaşını almanın gayreti içersinde olan çalışanlar işyerlerindeki verimliliğin düşmesinin en önemli faktörleri içerisinde yer alırken, işverenler açısından da iş hukukunun ihlal edilmemesi son derece önemli. Erzurum’da istihdam alanlarının sınırlı olması, işgücü taleplerine de yansıyor. İş Kur’un bu kursları kısmide olsa istihdama katkı sağlıyor. Fakat tam anlamıyla düzelme olması için yatırıma ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p>Geçici istihdamın uzun vadede olması için herkes üzerine düşeni yapabilmelidir.</p>
<p>Erzurum halkı yeni kurulacak olan üniversitenin nerede kurulacağını sorgularken, üniversitedeki idari ve akademik yapılanma hakkında da önemli beklentilerin gündeme getirilmesini istiyor.</p>
<p>Bilimsel kulvarda bu şekilde açıklamaların yapılması dikkate alınmalıdır. Yoksulluk elbette ki yardımlarla aşılamaz ancak bu noktada dayanışmanın önemli bir yeri var.</p>
<p>Yardımlara muhtaç olmamak için sürdürülebilir kalkınmaya ihtiyaç duyuluyor. Yani insanlara balık yemesini değil balık tutmasını öğret mantığı ile hareket edilmelidir.</p>
<p>Sürdürülebilir kalkınmanın genel mantalitesi budur. Yaklaşık 15 bin kişi sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfından geçiniyor.</p>
<p>Kurumun yardımları, her zaman siyasi rant olarak görülür, seçim dönemlerinde oy malzemesi olarak kabul edilir, bu gerçek hiç değişmez.</p>
<p>Umarız Erzurum da sosyal sorun olma yönünde sinyaller veren işsizliğin çözümü için ikinci teknik üniversiteye önemli bir şans olur</p>
<p>Gamze İSPİRLİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11245-teknik-universite-ve-kentin-konumu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Eskiden maçlara bidonla giderdik”</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11155-eskiden-maclara-bidonla-giderdik%e2%80%9d</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11155-eskiden-maclara-bidonla-giderdik%e2%80%9d#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 07:03:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir SABUNCUĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11155</guid>
		<description><![CDATA[ERZURUMSPOR&#8217;un en renkli simalarından olan Fuat Elaldı ya da Ciğerim Fuat&#8217;la sohbete devam ediyoruz:
-Daha eski yıllarda maçlara gelmez miydin? Sesin bu kadar çıkmazdı?
-Biz o zamanlar su bidonu ile maça giderdik. Bidonda rakı olurdu. O zaman kale arkasında otururduk.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ERZURUMSPOR&#8217;un en renkli simalarından olan Fuat Elaldı ya da Ciğerim Fuat&#8217;la sohbete devam ediyoruz:</p>
<p>-Daha eski yıllarda maçlara gelmez miydin? Sesin bu kadar çıkmazdı?<br />
-Biz o zamanlar su bidonu ile maça giderdik. Bidonda rakı olurdu. O zaman kale arkasında otururduk.<br />
Bir gün eski Emniyet Müdürü Aziz Aksoy, bidonla maça girdiğimi gördü. O zamanlar Emniyet Amiriydi.<br />
&#8216;Elindeki ne o Fuat&#8217; diye sordu. Ben de &#8216;Amirim Dabakhane suyu. İstersen bir bardak doldurim iç&#8217; dedim.<br />
&#8216;Yok aman güneşte ısınmıştır. O su içilmez&#8217; dedi ve tribünlere girmeme izin verdi.<br />
Allah affetsin, zehirimizi alırdık. Rahmetlik Kamilo baba. Kırıkkale &#8211; Erzurum maçında köpeği boyayıp sahaya atmıştı. Eyi Mevlüt, cambaz Gıcıroğlu Baharettin, Gavurboğanlı Akıdi, Tüli Turgut, Gocik Enver (Şimdi Antalya&#8217;da), Tosya Mahalleli Kor Eyüp ile Münip kardeşler. Eyip klarnet Münip davul çalar. Hep beraber muhabbete bakardık.<br />
Davul- zurnamız ya da def klarnetimiz yanımızda olurdu. Kışın turp, leblebi yazında karpuz, elma ile rakı içerdik. Kumanya ederdik. Sanki Halil İbrahim bereketi vardı. Kafasını bulan giderdi. Yine de bidon boşalmazdı. Ben susuz içerdim. Sonra rakıyı da sigarayı da bıraktım. Baktım fazla içenlerin ağızları burunları eğilmiş. Bende tedbirimi erkenden aldım.</p>
<p>-Erzurumspor&#8217;un yaptığı maçlar hafızanızda yer alır mı?<br />
-Kuruluşundan beri yaptığı tüm maçları bilirim. Hangi maçta kim kimin pasıyla gol atmış onu unutmam. &#8216;Şampiyon olacağız, liderliği yakalayacağız&#8217; diye hep hayal ve rüya görür onunla avunur yaşarım.</p>
<p>ERZURUMSPOR 18 AYARDI, 22 AYAR OLDU AMA&#8230;<br />
- Eski seyirci İle şimdiki seyirci arasında fark var mı?<br />
-Eskiden yüzde 60, 70&#8242;i penaltıyı, ofsaytı bilmezdi. Adamın kravatı vardı, ofsayta &#8216;sayit&#8217; derdi. Bu yüzden tereddüt ve tartışmalar çıkardı. Şimdi ise tribünde oturan seyirci siyah gömlek giyen düdüklü hakem kadar futbolu bilir. Eskiden gençler gelirdi maça. Şimdi ise 7&#8242;den 70&#8242;e herkes. Seyirci bilinçli olduğu için kavga eskisi kadar çıkmaz. Topçunun hatasını seyirci bilir. Seyirciye artık kimse bir şey yutturamaz.</p>
<p>-Eski Erzurumspor ile şimdiki arasında bir kıyaslama yapar mısınız?<br />
-Eski Erzurumspor 18 ayar altındı. Şimdiki ise 22 ayar altın. Tesisler harika. Allah razı olsun Kıyasettin Yüksel döneminde Zakir Sevimli ve diğer yöneticilerin katkıları ile yaptırıldı. Daha sonra Cemal Polat başkanlığı döneminde beş yıldızlı tesisler yapıldı. Sahası, otobüsüyle harikaydı. Eğer bu altının değeri düşerse Allah Erzurumspor&#8217;un vebalini onlardan sorar. Bu lafımdan herkes kendi payına düşeni alır. Taksimatı onlar yapsın.</p>
<p>- Aileniz bu kadar maç tutkusu karşısında nasıl davranıyor?<br />
-Öğle yemeğini sofrada bırakır ben maça giderim. Anam teneşirde olsa Erzurumspor&#8217;un maçı varsa ben stada giderdim. Ailenin reisi olduğum için Allah rahmet etsin anam, deplasmana gittin mi gelinceye kadar yatmaz beni beklerdi. Gelene kadar dua ederdi. Annemi bende çok severim. Ama Erzurumspor ayrı bir sevgi benim için. Eşime fazla taviz vermem. Çünkü o süratlı futbolcu değil. Bakarsın ofsayta düşer. Oğlum Murat&#8217;ı küçükken maçlara götürürdüm. Hiç oğlum Erzurumspor&#8217;u sevmez olur mu?</p>
<p>&#8220;HEP BAR BAŞINI ÇEKEYİM İSTERİM&#8221;</p>
<p>-Erzurumspor sohbetleri nerede en çok olur?<br />
- Valla benim gittiğim her yerde sohbet olur. Camiye bile gitsem Erzurumspor&#8217;un orada sohbeti olur. Geçenlerde Metin Onurlu&#8217;nun annesinin cenazesi için kabristana gitmiştik. Orada da fırsat oldukça yine aynı şeyleri konuştuk. Sonra Taşmağazalar da kuyumcu Namık&#8217;ın, Hacı Sadık&#8217;ın, Kuyumcu Sabahattin&#8217;in Gülahmet&#8217;te Faik Ustanın Kubilay Gazinosu ve Yeşil Dumlu Hamamı kulislerin en çok atıldığı yerdir. Burada Erzurumspor&#8217;un son durumunu tartışırız. Bunlar hep yapıcı olur.</p>
<p>-Futbolcularla aranız iyi mi?<br />
- Vallahi tümüyle iyi bir diyalogumuz vardı. Kaptan Sebahattin Güneş &#8216;Fuat abisenin sesini duyuduk mu, hele deplasmanda sanki 11 değil de 20 kişi oynuyoruz gibi geliyor bize&#8217; der. Aylıkçı olduğum için futbolculara hediye alamadığım için üzülüyorum. Malzemeci Hamza&#8217;yı da severim. Çünkü mavi beyazlı formada birleştikleri, 350 bin nüfuslu bir kenti temsil ettikleri için onları çok seviyorum. Benim giydiğim elbiseler bile çoğu zaman mavi- beyazdır. Sonra biz maçları Ahmet, Mehmet gibi seyretmiyoruz. Biz maçta heder oluyoruz.</p>
<p>-Hakemlerle tribünden bazen diyalog kuruyorsun o nasıl oluyor?<br />
-Hakemlerin büyük bir bölümünü tanırım. Nereli, ne iş yapar, nerede oturur, onları hep bilirim. Onlar hep hafızamda kalır. Sevdiğim hakemlere &#8216;düdüğün nohuduna kurban olayım&#8217; derim. Dürüstçe düdük çaldıkça bayrak kaldırdıkça hep iyi laflar ederim. Kötü çaldığı zamanda sonuç malum. Haksızlığa tahammül edemiyorum. Mağlubiyete alışkın değiliz. Hep &#8216;bar başını çekeyim&#8217; derim. Poççik de kalmayı sevmem. Ama bazen kara gömlekliler gibi vicdanları da kara olanlar çıkıyor. İşte o zaman kahrımdan ağlarım.</p>
<p>Kadir SABUNCUOĞLU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11155-eskiden-maclara-bidonla-giderdik%e2%80%9d/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurumlu ne istiyor!&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11153-erzurumlu-ne-istiyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11153-erzurumlu-ne-istiyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 07:02:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Recep KAPUCU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11153</guid>
		<description><![CDATA[1986 yılından beri gazetecilik yapıyorum.
Erzurum’u bir türlü çözemedim.
Düğün de, maçta, yürüyüşte hep milliyetçidirler.
Ama oylarını her nedense başka partilere verirler.
Güzeli hiçbir zaman görmezler.
Hep çirkini, çirkinlikleri severler.
İyiyi, iyiliği bilmezler.
Kötünün yanında yer alırlar.
İş yapanı bilmezler.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1986 yılından beri gazetecilik yapıyorum.<br />
Erzurum’u bir türlü çözemedim.<br />
Düğün de, maçta, yürüyüşte hep milliyetçidirler.<br />
Ama oylarını her nedense başka partilere verirler.<br />
Güzeli hiçbir zaman görmezler.<br />
Hep çirkini, çirkinlikleri severler.<br />
İyiyi, iyiliği bilmezler.<br />
Kötünün yanında yer alırlar.<br />
İş yapanı bilmezler.<br />
İş bilmezlerin yanında giderler.<br />
Yazana da söverler, yazmayana da.<br />
Peki, Erzurumlu ne istiyor…</p>
<p>Recep KAPUCU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11153-erzurumlu-ne-istiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞEHİR, MEDENİYET VE KİMLİK (1)</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11150-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11150-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 06:59:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11150</guid>
		<description><![CDATA[Büyük medeniyetlerin doğduğu en önemli mekan şehirlerdir.
Bir başka deyişle kültürlerin oluşmasında şehirlerin etkinliği büyüktür.
Şehirler, bir milletin kültürünün gelişmesinde ve kök salmasında önemli işlev üstlenir.
Şehirler, birbirini tanımayan, farklı düşünce ve inanca sahip yüz binlerce insanın bir araya gelip,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük medeniyetlerin doğduğu en önemli mekan şehirlerdir.</p>
<p>Bir başka deyişle kültürlerin oluşmasında şehirlerin etkinliği büyüktür.</p>
<p>Şehirler, bir milletin kültürünün gelişmesinde ve kök salmasında önemli işlev üstlenir.</p>
<p>Şehirler, birbirini tanımayan, farklı düşünce ve inanca sahip yüz binlerce insanın bir araya gelip, çeşitli etkinlikler yaptıkları mekan değildir.</p>
<p>Aynı zamanda bir takım değerler etrafında toplanıp, belli gayeleri gerçekleştiren; tarih, dil, din ve kültür birliği yapan insanların toplandığı önemli mekanlardır.</p>
<p>Geçmişte şehirler bulundukları coğrafyaya uygun bir şekilde savunma amaçlı kurulurdu. Antik ve ortaçağda kurulan site ve kale şehirler bunun güzel örnekleridir. Ancak bu şehirler de içlerinde kendi kültürel geleneklerini de yaşatırdı.</p>
<p>Bu özellikleri ve kültürel gelenekleriyle büyük medeniyetlerin de doğduğu yerler oldu şehirler&#8230;</p>
<p>Türk Milleti, kentleşme ile birlikte bozkır ve çadır kültüründen kent kültürüne geçti.</p>
<p>Kurdukları şehirlerde Orta Asya’dan getirdikleri geleneksel kültürü bulundukları coğrafyanın kültürü ile sentezleyerek Anadolu Türk Medeniyetini oluşturdular. Meydana getirdikleri muazzam eserleriyle kurulan şehirler özdeşleşti, kimlik kazandı ve bir misyon üstlendi.</p>
<p>Bugün bazı şehirler tarihin kendisine yüklediği misyonu devam ettiriyor.</p>
<p>Yine bazı şehirler kültürel yapıları ve üstlendikleri misyonla bilinmekteler.</p>
<p>Akropol olmasaydı Atina olur muydu ? </p>
<p>İskendersiz Roma düşünülebilir mi&#8230;</p>
<p>Ya da; Kâbesiz Mekke…</p>
<p>Ayasofya-Süleymaniye olmadan İstanbul…</p>
<p>Nilüfer-Muradiye ve Yeşil Türbesiz Bursa olabilir mi?&#8230;</p>
<p>Konya denince akla Mevlâna,</p>
<p>Hacıbayram’la Ankara,</p>
<p>Hacı Bektaş’la Kırşehir gelir.</p>
<p>Yunus’la tüm Anadolu ve daha nice yaşadıkları şehri şereflendiren Alp-erenler&#8230;</p>
<p>Hepsi kültürümüzün ve kimliğimizin birer parçası&#8230;</p>
<p>Düşününüz, Anadolu’da ilk üniversite niteliğindeki Yakutiye ve Çifte Minareli Medrese olmadan Erzurum olabilir mi&#8230;</p>
<p>Kültür ve medeniyetimizde önemli yere sahip olan, kentlere hayat veren kültür mirasları aynı zamanda bulundukları şehrin kimliğidir de…</p>
<p>Bunlara dokunursanız, ya da iyi bakmazsanız kimliksiz kalırsınız.</p>
<p>Yeniden modern ve çağdaş bir şehir inşa etmek kimlik kazandırır mı?</p>
<p>Öyle zannediyorum ki hayır&#8230;</p>
<p>Sadece geniş caddeli, beton yığınlarıyla süslü binalar zinciri o kadar&#8230;</p>
<p>Ya ruhları ?..</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11150-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum’da et pahalanacak!</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11148-erzurum%e2%80%99da-et-pahalanacak</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11148-erzurum%e2%80%99da-et-pahalanacak#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 06:58:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Esat BİNDESEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11148</guid>
		<description><![CDATA[Et Erzurum&#8217;da ucuzlamadı.
Neden?
Bu soruyu kasaba sordum,
&#8220;Pazartesine 2 lira daha zamlı olacak&#8221; dedi.
Yani kıymanın kilosu 20 liradan 22 liraya çıkacak.
&#8220;Sen kafayı mı yedin&#8221; dedim.
Güldü,
&#8220;Yok ben kafayı yemedim de millettin saflığına şaşıyorum&#8221; demez mi?
x&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Et Erzurum&#8217;da ucuzlamadı.<br />
Neden?<br />
Bu soruyu kasaba sordum,<br />
&#8220;Pazartesine 2 lira daha zamlı olacak&#8221; dedi.<br />
Yani kıymanın kilosu 20 liradan 22 liraya çıkacak.<br />
&#8220;Sen kafayı mı yedin&#8221; dedim.<br />
Güldü,<br />
&#8220;Yok ben kafayı yemedim de millettin saflığına şaşıyorum&#8221; demez mi?<br />
x</p>
<p>Hani et ithal etmiştik?<br />
Hani Erzurum&#8217;a 800 sığır gelecekti?<br />
Hani etin kilosu 20 liranın altına düşecekti?<br />
Bu soruları kasaba peş peşe sorunca,<br />
&#8220;Yok öyle bir şey,<br />
Gelen damızlık hayvanlardı,<br />
Onlar da birilerine dağıtıldı ve olay bitti&#8221; şekline açıklama yaptı kasap.<br />
Hani güzel bir söz var ya,<br />
&#8220;Evdeki Pazar çarşıya uymuyor&#8221; diye.<br />
Televizyonları izliyoruz her taraf inekten geçilmiyor…<br />
Haber spikerleri &#8220;Et ucuzlayacak, ithal et geldi. Et şu fiyata düşecek, Türkiye&#8217;nin<br />
her iline dağılacak&#8221;<br />
Hani nerde?<br />
Yoksa Türkiye&#8217;nin bütün illerine gitti de sadece Erzurum&#8217;a gelmedi bizim mi haberimiz<br />
olmadı?</p>
<p>x</p>
<p>Bakın bu konuda hiç kimseden bir açıklama gelmedi.<br />
Vatandaş kendi arasında &#8220;Eh bu ramazan eti ucuza yiyeceğiz&#8221; deyip duruyor.<br />
Ne yapsın vatandaş,<br />
Söylenene,<br />
Açıklamalara inanıyor.<br />
Ama kasaba gidip et alacağı zaman gerçekle karşılaşıyor.<br />
Etin kilosu el yakıyor.<br />
Kim doğru ,<br />
Kim yanlış söylüyor vatandaş bunu da bilmiyor.</p>
<p>x</p>
<p>Bizim şehrimizde Ticaret Borsası var,<br />
Ziraat Odası var,<br />
Et Balık Kurumu var,<br />
Kasaplar Odası var,<br />
Var var var…<br />
Ama kimseden &#8220;Çık&#8221; çıkmıyor.<br />
Bir tane Allah&#8217;ın kulu kamuoyu karşısına çıkıp vatandaşı bilgilendirme zahmetinde<br />
bile bulunmuyorlar.<br />
Türkiye&#8217;ye et ithalatının son dururum nedir?<br />
Erzurum bu ithalattan faydalanabilecek mi?<br />
Vatandaş bu soruların cevabını bekliyor.<br />
Bekliyor beklemesine de,<br />
Kimin umurunda?<br />
Hiç kimsenin…</p>
<p>x</p>
<p>Sonra Doğuanadolu &#8220;Hayvancılık merkezi&#8221; değimliydi?<br />
Bir zamanların Erzurum&#8217;u İran&#8217;a et ihraç ediyordu.<br />
Ne oldu bu bölgeye?<br />
Hayvancılık neden can çekişir konuma geldi?<br />
Çiftçimiz,<br />
Köylümüz,<br />
Neden hayvan yetiştiremiyor?<br />
Veya yetiştirmiyor?<br />
Meralarımıza,<br />
Çayırlarımıza göz mü değdi?<br />
Tarım ve hayvancılık merkezi Türkiye&#8217;ye bakın,<br />
Ne halle düştü.<br />
İhraç eden Türkiye,<br />
İthal eden konuma geldi.</p>
<p>x</p>
<p>İşte bu noktada da vatandaş şapkasını önüne koyup düşünmeli bence&#8230;</p>
<p>Esat BİNDESEN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11148-erzurum%e2%80%99da-et-pahalanacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurumspor’un gerçek borcu ne kadar?</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11146-erzurumspor%e2%80%99un-gercek-borcu-ne-kadar</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11146-erzurumspor%e2%80%99un-gercek-borcu-ne-kadar#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 06:57:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orkun ÇİZMELİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11146</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde Erzurumspor’un borcu üzerinde yine spekülasyonlar yapılmaya başlandı. Bizler, “Erzurumspor’un borcu 4-5 milyon lira” dedikçe, birileri de “Hayır, 15 milyon lira” diye diretmeye, kamuoyuna pompalamaya başladı&#8230;
Kimileri bu rakamları müfettiş incelemesi ile teyit ettiklerini belirtirken, kimisi de ‘tahmintoto’ yöntemiyle&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde Erzurumspor’un borcu üzerinde yine spekülasyonlar yapılmaya başlandı. Bizler, “Erzurumspor’un borcu 4-5 milyon lira” dedikçe, birileri de “Hayır, 15 milyon lira” diye diretmeye, kamuoyuna pompalamaya başladı&#8230;<br />
Kimileri bu rakamları müfettiş incelemesi ile teyit ettiklerini belirtirken, kimisi de ‘tahmintoto’ yöntemiyle borcun ‘o kadar’ olabileceğini savunuyor&#8230;<br />
Öncelikle müfettiş raporu açıklanmadığı için, ‘müfettiş raporu’ diye başlayan iddiaları ciddiye bile almadığımı söylemek isterim&#8230;<br />
‘Önsezi’ diye başlayanların da, 42 yıllık tarihi yok etmek için mücadele edenlerin ‘işbirlikçisi’ olarak görüyorum&#8230;<br />
Bu iki hatırlatmadan sonra, bildiğim borcu sizlerle paylaşayım&#8230;<br />
Bu borçlara ekleme yapmak veya düzeltmek isteyenler e-mail yoluyla katkıda bulunabilirler&#8230;<br />
Erzurumspor’un borçlularını bir hatırlayalım öncelikle&#8230;<br />
İki eski başkan, Tefik Özel ve Bekir Ilıcalı’yı en önden hatırlatalım&#8230;<br />
Erzurumspor’a başkanlık edip, Erzurumspor’un kapanması için elinden geleni yapan iki başkanın toplam alacağı 3 milyon lira&#8230;<br />
Tefik Özel, kardeşi Ekrem Özel ile birlikte 1.2 milyon lira istiyor Erzurumspor’dan&#8230;<br />
Hem “Erzurumspor’un önünde engel olmam” diyor, hem de “paramı isterim” diye tutturuyor&#8230;<br />
Perde arkasından da, “Yeniden başkan adayı olurum ama vali ve belediye başkanı beni davet etsin. Basın beni yazsın” şartını getirebiliyor&#8230;<br />
Bekir Ilıcalı’nın alacağı ise 1.8 milyon lira&#8230;<br />
Bu rakam ne kadar gerçek, kamuoyunun takdiri&#8230;<br />
Hesapları, 1 oyla, bir başka ifadeyle Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler’in masaya vurduğu ‘yumrukla’ ibra edilen Ilıcalı, alacağının 800 bin lirasını hibe edeceğini söylüyor.<br />
Bahri Köse’nin 1.5 milyon, Saffet Sancaklı’nın ise 2.5 milyon lira alacağı gözüküyor&#8230;<br />
Dört isimi toplayalım, ne yaptı 7 milyon lira&#8230;<br />
Futbol Aile Birliği’ne, yani eski futbolculara olan borç miktarı da 1.7 milyon lira&#8230;<br />
Tekrar toplayalım: 8.7 milyon lira&#8230;<br />
SGK ve Maliye’ye olan 2,5 milyon lirayı da ekleyelim üstüne&#8230;<br />
Ne yaptı?<br />
10.2 milyon lira&#8230;<br />
BORCUN 4 MİLYONU<br />
MHP VE AK PARTİ’NİN SORUMLULUĞUNDA<br />
Pekii, Saffet Sancaklı’nın ibrasını MHP, Bahri Köse’nin ibrasını da AK Parti üzerine aldı&#8230;<br />
Erkek adamın ağzından sözün bir kere çıkacağı gerçeğinden hareketle, bu iki borcun artık MHP ve AK Parti’ye ait olduğunu hemen belirtelim ve hesabı toparlamaya başlayalım&#8230;<br />
10.2 &#8211; 4 = 7.2 milyon lira&#8230;<br />
Bekir Ilıcalı alacağının 800 bin lirasından vazgeçtiğini defalarca açıkladı:<br />
7.2 &#8211; 800 = 6.4 milyon lira&#8230;<br />
Futbol Aile Birliği’nden kulübün transfer yapmasına engel olan borç da 1.7 milyon civarındaydı&#8230;<br />
Futbolcularla ben de dahil birçok kişinin yaptığı görüşmelerde, hibeler ve yüzde 70’e varan indirimlerle birlikte, bu borçta 500 bin lira seviyesine geriliyor&#8230;<br />
Yeniden hesaplayalım<br />
1.7 &#8211; 500 = 1.2 milyon lira&#8230;<br />
1.2 milyon lirayı da hemen düşelim borç hanesinden&#8230;<br />
6.4 &#8211; 1.2 = 5.2 milyon lira&#8230;<br />
Ne demiştik, Erzurumspor’un borcu 4-5 milyon lira civarında&#8230;<br />
Hesabımız tuttu mu?<br />
Tuttu&#8230;<br />
İtirazı olan ile konuşmaya, tartışmaya hazırım, hazırız&#8230;<br />
Şimdi de kalan 5.2 milyon lirayı mercek altına alalım ve daha da düşürebilir miyiz onu irdeleyelim&#8230;<br />
İşe de SGK ve Maliye borcumuzu tekrar hatırlayarak başlayalım&#8230;<br />
2.5 milyon lira&#8230;<br />
Peki, SGK ve Maliye’ye borcu olmayan tek bir futbol kulübü var mı?<br />
Cevap çok basit yok!<br />
Burada taksitlendirme seçeneği devreye giriyor&#8230;<br />
Yani, kulübün kapatılmasını gerekecek bir durum söz konusu asla değil&#8230;<br />
SGK ve Maliye borcunu düşersek, geriye 2.7 milyon lira borç kalıyor&#8230;<br />
AK PARTİ BU İŞİ TEMİZLEMEK ZORUNDA<br />
500 bin lirası Futbol Aile Birliği’ne, geriye kalanı da AK Parti’nin Erzurumspor’un başına getirdiği iki eski başkana olan 2.2 milyon liralık borç&#8230;<br />
Buraya kadar yazdıklarımızın bir özetini yapacak olursak eğer, Erzurumspor’un borcunu 15 milyon lira olarak gösterip, kamuoyu oluşturmaya çalışanların aslında 42 yıllık tarihi 500 bin lira uğruna yok ettiğini açıkça göreceksiniz&#8230;<br />
Bekir Ilıcalı ve Tefik Özel borcunu silmek, yapılandırmak AK Parti kadrolarının boynunun borcudur&#8230;<br />
Ancak onlar bu borcu ödemek yerine, Erzurumspor’u kapatık, “15 milyon lira borcu vardı, ne yapalım, bunun altından nasıl kalkılır?” diye kamuoyu oluşturmayı tercih ettiler&#8230;<br />
Hesap çok açık&#8230;<br />
İtirazı olanı, tartışmaya bekliyorum&#8230;<br />
Yapılan budur ey Erzurum&#8230;<br />
500 bin lira için bir şehrin adını silenlerin bu oyununu daha ne kadar izleyeceksiniz doğrusu çok merak ediyorum&#8230;<br />
42 yıllık tarih = 500 bin lira&#8230;<br />
Sana biçilen fiyat budur Erzurum&#8230;<br />
Takdir de senindir&#8230;<br />
İster kabul et, ister etme&#8230;</p>
<p>Orkun ÇİZMELİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11146-erzurumspor%e2%80%99un-gercek-borcu-ne-kadar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İktidar İle Muhalefet Yer Değiştirse Referanduma Ne Derler</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11144-iktidar-ile-muhalefet-yer-degistirse-referanduma-ne-derler</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11144-iktidar-ile-muhalefet-yer-degistirse-referanduma-ne-derler#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 06:54:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>A. Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11144</guid>
		<description><![CDATA[12 Eylül şimdi de yeni anayasanın halkoyuna sunulacağı gün olarak gündemde. Bu referandumu her siyasi parti kendine göre ele aldığı için halkoylaması bir kör dövüşüne dönmüş durumda.
Anlayacağınız burada toplumdan ziyade kendini düşünen ve partisinin gücünü ortaya koymak isteyen zihniyetler&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>12 Eylül şimdi de yeni anayasanın halkoyuna sunulacağı gün olarak gündemde. Bu referandumu her siyasi parti kendine göre ele aldığı için halkoylaması bir kör dövüşüne dönmüş durumda.<br />
Anlayacağınız burada toplumdan ziyade kendini düşünen ve partisinin gücünü ortaya koymak isteyen zihniyetler çarpışıyor.<br />
Bizler gayet net olarak biliyoruz ki bugünkü iktidarı muhalefete, muhalefeti de iktidara koyunuz oyların rengi hemen değişecek ve hayır diyen evet’çi, evet diyen ise hayır’cı olacak. Çünkü bu ülkede siyaset amaçsız ve gereksiz bir şekilde, bir diğerine karşı olmaktan öteye gidemiyor.<br />
12 Eylül Anayasasının değişmesini canı gönülden arzu eden biri olarak burada yeni anayasaya evet veya hayır denilmesi konusunda henüz bir fikir beyan etmeyeceğim fakat 12 Eylül’ü ve 28 Şubat’ı gerçekleştirenler yargılanmadan 12 Eylül’den intikam alınması veya 12 Eylül ile hesap görülmesi gibi söylemler havada kalıyor.<br />
Yine aynı şekilde 28 Şubat ve sonrası süreçle ilgili ne bir adım ne de bir gelişme yokken, binlerce insan okulundan, mesleğinden ve geleceğinden olmuşken, haksızlığa uğramışken bu insanları ve bu insanların hakkını ve hukukunu yok sayar gibi bu konuda hiçbir kanuni tedbire ve düzenlemeye gidilmemesi neyin nesidir anlamıyorum.<br />
28 Şubat ve 12 Eylül’ü gerçekleştirenler ile ilgili hiçbir yargılamaya gidilmeden, kanuni tedbir almadan 12 Eylül Anayasasına savaş açanlar “eşeğe gücü yetmeyenler, öcünü eşeğin semerinden alır” darbı meselini hatırlatıyorlar.<br />
Son olarak televizyonlarda tartışanlar, bu konuda konuşan uzmanlar ve özellikle yeni anayasayı okumuş olduğunu tahmin ettiğim çok az sayıda siyasetçiye seslenmek istiyorum; bu kadar teknik konuşmak yerine benim anlayacağım şekilde bir şeyler anlatırlarsa ben de bir karar verebilirim. Ama bu kanuna AK Partililer evet, diğerleri hayır vermelidir gibi bir yaklaşım varsa bu halka saygısızlıktır ve halkı adam yerine koymamaktır.<br />
Öyle ki biz burada anayasamızı oylayacağız bir parti programını değil. Çünkü partiler, insanlar geçicidir ama anayasa kalıcıdır. Böyle olunca da bugün işimize gelen iktidar yarın değişince ortada kalma ihtimalimiz doğar.<br />
Eğer anayasa iktidara farklı bir güç veriyorsa, yeni gelen iktidar da anayasayı kendine göre, kendi gücünü sergilemek için kullanacaktır ve olan yine bizlere, bu topluma olacaktır.</p>
<p>A.Berhan YILMAZ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11144-iktidar-ile-muhalefet-yer-degistirse-referanduma-ne-derler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel haberler&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11141-guzel-haberler</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11141-guzel-haberler#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 06:53:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11141</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum bir yandan hiçte alışık olmadığı bunaltıcı sıcak havayla başa çıkmanın çaresini arayıp dururken, beri yanda da çok önemli gelişmelere sahne oluyor.
Yaz rehaveti yüzünden gölgede kalan bu güzel gelişmelerin başında, kuşkusuz ki ikinci devlet üniversitesi yer almaktadır.&#8221;Olmaz, olamaz&#8221; itirazlarına,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum bir yandan hiçte alışık olmadığı bunaltıcı sıcak havayla başa çıkmanın çaresini arayıp dururken, beri yanda da çok önemli gelişmelere sahne oluyor.<br />
Yaz rehaveti yüzünden gölgede kalan bu güzel gelişmelerin başında, kuşkusuz ki ikinci devlet üniversitesi yer almaktadır.&#8221;Olmaz, olamaz&#8221; itirazlarına, hatta &#8220;AKP Erzurum&#8217;u kandırıyor, seçimlerde üniversiteyi malzeme yapacak&#8221; diyenlere inat, hükümet sözünü tuttu ve Erzurum Teknik Üniversitesi&#8217;nin yasasını da çıkardı.<br />
Bundan sonrası artık çok kolay; nasılsa yasa çıktı. Art niyetli birileri istemese bile kimsenin gücü bu yeni üniversitenin kurulmamasına yetmez.<br />
Şimdi yapılması gereken husus, üniversitenin yer seçiminde aklı selim davranmak ve inatlaşmaktan uzak durmaktır. Bakan Akdağ dahil binlerce kişi, ikinci üniversitenin şehrin Doğu yakasına kurulmasından yanayız. Daha önce bu hususta görüşümüzü uzun gerekçelerle aktarmıştık. Halen aynı görüşümüzü muhafaza etmekle beraber diyoruz ki, &#8220;Şayet Doğu yakasından yeterli hazine arazisi bulunamıyor ise, ilada odunumun parası diye tutturmanın bir manası yok&#8221;<br />
Kaldı ki, DTP uzmanları bu meseleyi zaten enikonu inceleyip, en doğru kararı verecektir. Şüphesiz ki, o uzmanlar da bizlerin düşündüğü, &#8220;Şehrin Doğu yakası da, Batısı gibi kalkınsın&#8221; biçiminde meseleye yaklaşıp, ortak aklın icabını yerine getirecekler&#8230;<br />
Erzurum, uzun yıllardan beri ikinci bir devlet üniversitesi özlemi içindeydi. Vaktiyle o teşebbüs akim kalmamış olsaydı, bugün kurulmasına karar verilen üniversitemiz en az on yaşında olacaktı.<br />
Sağlık olsun; demek ki nasip bugüneymiş&#8230;<br />
Şehir halkı olarak bu müspet gelişmenin, atılan bu hayırlı adımın kıymetini bilmeliyiz.<br />
Türkiye&#8217;de kendi şehirlerine ikinci bir üniversite kurulmasını isteyen binlerce yönetici mevcut&#8230; Erzurum ise hiç ummadığı bir zamanda bu büyük nimetle karşılaştı.<br />
Dedik ya sıcak hava yüzünden bazı güzel gelişmeler arkada kaldı diye&#8230;<br />
İşte o güzel gelişmelerden biri ikinci üniversite, ötekiler de lojistik merkez ile 2011&#8242;e dair sona yaklaşılıyor olmasıdır.<br />
Biliyorsunuz, Erzurum&#8217;a kurulmasına karar verilen lojistik merkez için, başta Kars olmak üzere bir çok vilayet canla başla mücadele verdi ve vermeye de devam ediyor:<br />
&#8220;Lojistik merkez Erzurum&#8217;a değil, bizim şehrimize kurulsun&#8221;<br />
Böyle düşündükleri için elbette kimseyi kınamıyor, yargılamıyoruz. Her ilin valisi, vekili, belediye başkanı ister ki yeni yatırımlar kendi şehirlerine kurulsun.<br />
Tabii ki Erzurum’un eli pancar doğramıyor.<br />
Başkaları kendilerine isteyecek, biz de hakkımızı savunacağız.<br />
Kaldı ki bu mesele artık neticelendi; hükümet lojistik merkezin Erzurum&#8217;a kurulmasına çoktan karar verdi ve bu konuda gerekli düzenlemeleri yaptı.<br />
Dolayısıyla Kars veya başka şehrin &#8220;Lojistik merkez bize kurulsun&#8221; biçiminde talepte bulunması pratik bir sonuç doğurmayacak.<br />
2011&#8242;le ilgili de artık sona yaklaşıldı. Hükümet kamu adına yapması gerekenleri fazlasıyla yaptı. Bundan sonra yerel yönetimlerin devreye girmesi ve şehri güzelleştirmesi gerekiyor. Bu hususta özellikle Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin bir dizi proje geliştirdiği biliyoruz. İlçe belediyeleri de yine imkanları doğrultusunda çaba harcayıp duruyorlar.<br />
Bütün bu gelişmeler Erzurum adına son derece sevindirici&#8230;<br />
Ancak şehir halkı olarak bizler de bu güzel gelişmelere ayak uydurmaya çalışmalıyız.<br />
En azından olup bitenleri iyi okumamız gerekir.</p>
<p>Mehmet ŞENER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11141-guzel-haberler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Serbest Piyasa Zamları(!)</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11138-serbest-piyasa-zamlari</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11138-serbest-piyasa-zamlari#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 06:51:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gamze İSPİRLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11138</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum’da mesire alanlarının yeterli olmaması, vatandaşı değişik arayışlara yöneltiyor.
Yaz sezonunda yeterli mesire alanı bulamayan vatandaş var olan mesire alanlarındaki olumsuzluklardan yakınıyor.
Çay bahçelerine yönelen vatandaş, fahiş fiyatlardan yakınıyor.
Esnaf nedeni bilinmeyen zamlara yöneldi.
Piyasa artık, keyfi davranışlarla yön buluyor.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’da mesire alanlarının yeterli olmaması, vatandaşı değişik arayışlara yöneltiyor.</p>
<p>Yaz sezonunda yeterli mesire alanı bulamayan vatandaş var olan mesire alanlarındaki olumsuzluklardan yakınıyor.</p>
<p>Çay bahçelerine yönelen vatandaş, fahiş fiyatlardan yakınıyor.</p>
<p>Esnaf nedeni bilinmeyen zamlara yöneldi.</p>
<p>Piyasa artık, keyfi davranışlarla yön buluyor.</p>
<p>Bir hafta önce içtiğiniz bir bardak çayın aynı yerde bir hafta içinde yaklaşık iki kat artması ortada ciddi sorunlar olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Zabıtanın ve denetim mekanizmasının olmadığı yerlerde durum böyle oluyor.</p>
<p>Serbest piyasa ismi konulup, vicdan sızlatacak kavramlara imza atılıyor.</p>
<p>İktisat eğitimi almış biri olarak ben bu zamların yorumunu yapamadım</p>
<p>Ne arz talep dengesizliği nede başka kavramlar bu çarpık tablo konusunda beni ikna edemedi.</p>
<p>Ortada kuralsızlık ve gariban vatandaşa dayatma mantığı var.</p>
<p>“Ne kadara satarsak vatandaş alır” mantalitesi ile hareket ediliyor.</p>
<p>Yapılan yanlışlık esnaflık misyonu ile uyuşmuyor.</p>
<p>Esnaf artık kafasına göre zam yapmaya başladıysa ekonomik kriz, ahlaki değerlerimizde de ciddi çöküntüler oluşturuyor demektir ki bu çok vahim bir tablo.</p>
<p>Bu tablo esnaflık kültürüne yakışmıyor.</p>
<p>Ahilik gibi önemli bir geçmişi olan meslekte önemli sorunlar yaşanıyor.</p>
<p>Göç olgusunun temel nedeni alım gücünün düşüklüğü ve bu alandaki olumsuzluklar olarak nitelendirilmeye devam ediyor.</p>
<p>Vatandaş artık geçinemez duruma geldi.</p>
<p>Esnaf ise mesleğinin ruhuyla örtüşmeyen kararları uyguluyor.</p>
<p>Zorunlu giderlerdeki fiyat artışı, yoksulluğun artmasına da sebep oluyor.</p>
<p>Yoksulluk sınırı altında yaşayan insan sayısının yoğun olduğu, hane halkı sayının yükseliş kaydettiği, işsizlik oranının hız kazandığı Erzurum&#8217;da geçim iyice zorlaştı, göç olgusu ise güç kazandı.</p>
<p>Kişi başına milli geliri bin 60 dolar olan bir kentte temel gıda maddelerine yapılan zamların gerekçelerin anlamakta güçlük çekiyoruz.</p>
<p>Yoksullaşan vatandaş,  susmayı tercih ederek, bir anlamda durumdan duyduğu memnuniyeti ortaya koyuyor.</p>
<p>Sükut ikrardan gelir mantığı bu çerçevede önem kazanıyor.</p>
<p>Vatandaş önemli sorunlar yaşıyor.</p>
<p>Bu fiyat artışları sadece spekülasyon olarak tanımlamak, rasyonel bakış açısı olamaz.</p>
<p>İşte bu gerçekle yola çıkıldığında, fiyat artışları beraberinde durgunlukları, kronik durgunluklarda işsizliği beraberinde getirecektir.</p>
<p>Durgunluk ve işsizlik ise krizlerin en önemli nedenleri arasında yer alıyor.</p>
<p>Ekonomi gerçekten önemli sinyaller veriyor.</p>
<p>Birileri görmek istemese de piyasalarda önemli mesajlar var.</p>
<p>Arz ve talep kavramaları farklı yönlerde hareket ederken, bu konuda dengenin sağlanması için çaba sarf edilmiyor.</p>
<p>Böyle bir ortamda yetkili mercileri görevini yapmaya davet ediyoruz.</p>
<p>Gamze İSPİRLİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11138-serbest-piyasa-zamlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Belediye Bütçeleri Ve Kentsel Dönüşüm…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11018-belediye-butceleri-ve-kentsel-donusum%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11018-belediye-butceleri-ve-kentsel-donusum%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 07:43:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gamze İSPİRLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11018</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum’da 2011 üniversitelerarası kış oyunları konusunda tesis çalışmaları büyük bir hızla devam ederken, belediyelere de önemli görevler düşüyor.
Bu anlamda süre gittikçe azalıyor ve belediyelerin finansal tablosu olumlu bir profilden bahsetmiyor. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü 2010 aylık iller bankası&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’da 2011 üniversitelerarası kış oyunları konusunda tesis çalışmaları büyük bir hızla devam ederken, belediyelere de önemli görevler düşüyor.</p>
<p>Bu anlamda süre gittikçe azalıyor ve belediyelerin finansal tablosu olumlu bir profilden bahsetmiyor. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü 2010 aylık iller bankası ve Büyükşehir Belediye Paylarını açıkladı.</p>
<p> Erzurum Büyükşehir Belediyesi Haziran ayında 3 milyon 99 bin TL ödenek aldı.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi’nin bu yılın ilk yarısında aldığı ödenek miktarı ise 16 milyon 510 bin TL olarak kaydedildi.</p>
<p>Erzurum Büyükşehir Belediyesi Ocak ayında 2 milyon 746 bin TL, Şubat ayında 3 milyon 70 bin TL, Mart ayında 2 milyon 898 bin TL, Nisan ayında 2 milyon 162 bin TL, Mayıs ayında 2 milyon 535 bin TL, Haziran ayında ise 3 milyon 99 bin TL ödenek aldı. Büyükşehir Belediyesi aylık ve toplamda büyükşehirler içinde 16’ıncı oldu</p>
<p>Kentsel dönüşüm alanında önemli sorunlar yaşanıyor.</p>
<p>Siyasiler zaman zaman öz eleştiri yaparak, sorunu dillendiriyor.</p>
<p>Yılların ihmali yerel yönetimlerin başarı karnesini olumsuz etkiliyor.</p>
<p>Erzurum 2011 kış oyunları gibi büyük çaplı bir organizasyona ev sahipliği yapacak.</p>
<p>Bu noktada belediyelere de önemli görevler düşüyor.</p>
<p>Hükümet Erzurum’u ve 2011 kış oyunlarını önemsiyor.</p>
<p>            Kentin merkezi konumundaki mahallelerde halen harabe görüntüler, yollardaki deformasyonlar sorun olmaya devam ediyor.</p>
<p>Alt geçitler, köprüler kentin vizyonunu önemli ölçüde değiştirdi ve trafik yoğunluğu sorununun aşılmasına önemli katkıları oldu.</p>
<p>Belediye hizmetleri değerlendirilirken siyasi yaklaşımlardan çok, yapılan hizmet ölçütleri göz önünde bulundurulmalıdır.</p>
<p>Yani öncelikli sorunlar her zaman değerlendirmelerde etkin rol oynar.</p>
<p> 2011 gibi önemli bir sınava hazırlanan kentin caddeleri ve sokakları çöpten geçilmiyorsa, yollar köstebek yuvasını andırıyorsa, harabe görüntülerin olması ciddi sorunlar var demektir.</p>
<p>Elbette ki belediye kaynakları da hizmetler açısından önemli bir yere sahip.</p>
<p>Siyaset ve belediyecilik gereği yerel sorunlar merkeze taşınarak çözüm reçeteleri üretilmelidir.</p>
<p>Ancak, mazeretlere sığınmakla sorunların üstesinden gelinemez.</p>
<p>Belediyecilik, iyi bir ekip, iyi bir fizibilite ve kaynakları etkin kullanımı esaslarını gerektirir. 2011 kış oyunları gibi önemli bir yaklaşırken sokaktaki vatandaşın dahi netlikle görebildiği eksiklikler süratle giderilmelidir.</p>
<p> Çünkü mevcut tablo çok göreceli sonuçlar oluşturuyor.</p>
<p>Caddelerdeki deformasyon sorunu, harabeye dönüşen binalar ve çarpık yapılaşma bu kentin vizyonuna yakışmıyor.</p>
<p>2011 konusunda yapımı devam eden tesisler kentin kalkınma ivmesini artırırken, aynı duyarlılığın belediyeler tarafından da gerçekleşmesi gerekiyor.</p>
<p>Kurum bütçeleri ve bu yöndeki yatırımlar rasyonel bir şekilde ele alınmalıdır.</p>
<p>Hizmete susamış kentte gerçekten önemli çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p>Uluslar arası bir organizasyona caddelerdeki çöküntüler, harabeye dönüşen binalarla hazırlanmamız kent adına olumsuzluk.</p>
<p>Vatandaş artık gerçekleşmeyen hikayeleri dinlemek istemiyor.</p>
<p>Rölantide kalan sorunları defalarca ele almak istemiyoruz.</p>
<p>Kentin önemli sorunları olduğu gerçeği ile hareket edilmelidir.</p>
<p>Söylemlerin eyleme dönüşmesinin zamanı geldi geçiyor bile…</p>
<p>Umarız Erzurum hak ettiği hizmet profiline kavuşur ve 2011 gibi önemli bir sınavı belediyelerinde başarısıyla, yüzümüzün akıyla verebiliriz.</p>
<p>Gamze İSPİRLİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11018-belediye-butceleri-ve-kentsel-donusum%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimseyle aram bozulmasın!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11016-kimseyle-aram-bozulmasin</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11016-kimseyle-aram-bozulmasin#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 07:41:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Esat BİNDESEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11016</guid>
		<description><![CDATA[Böyle iyi. Seçime gir, Seçimi kazan, Sonra, Sonrası malum, &#8220;Ne etliye karış ne de sütlüye&#8221;
x
Peki senin adın nasıl Sivil Toplum kuruluşu…
Kamu kurumu değilsin,
Başbakanın,
Bakanın,
Milletvekilinin de memuru değilsin,
Şehirde bir sürü aksayan işler var.
Vatandaşın sorunları&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Böyle iyi. Seçime gir, Seçimi kazan, Sonra, Sonrası malum, &#8220;Ne etliye karış ne de sütlüye&#8221;</p>
<p>x</p>
<p>Peki senin adın nasıl Sivil Toplum kuruluşu…<br />
Kamu kurumu değilsin,<br />
Başbakanın,<br />
Bakanın,<br />
Milletvekilinin de memuru değilsin,<br />
Şehirde bir sürü aksayan işler var.<br />
Vatandaşın sorunları devasa,<br />
Bütün bu olumsuzluklara ne sesin çıkıyor, ne de sedan…</p>
<p>x</p>
<p>Erzurum&#8217;da çok sayıda Sivil Toplum Kuruluşu var bu tarife uyan.<br />
Adam diyor ki,<br />
&#8220;Eleştiriyi yapayım de neden kötü olayım&#8221;<br />
Hükümeti eleştirsin,<br />
Bakanı eleştirsin,<br />
Milletvekilini eleştirsin,<br />
Ya sonrası,<br />
Bakarsın bir gün işi düşer. İşi görülmez.<br />
Hesap bu.<br />
Kimseyle arasını kötü etmemek….</p>
<p>x</p>
<p>Eleştiri yapmak,<br />
Sorunları dile getirmek kişilerin arasını bozmaz,<br />
Bozmamalı da.<br />
Zira tepkili toplum demokrasiye daha uygun toplum değil mi?<br />
Hataları,<br />
Yanlışları,<br />
Doğruları söylemenin neresi yanlış.<br />
İyiye iyi, kötüye kötü demenin neresi abes.<br />
Sonra göreviniz bu.<br />
Toplumun önünde olmanın şartları var.<br />
En büyük şar,<br />
Toplumun çıkarlarını,<br />
Toplumun menfaatlerini kendi çıkar ve menfaatlerinden üstün tutmak olmalı.<br />
&#8220;Ne şiş yansın ne kebap&#8221;<br />
Yok öyle bir şey…</p>
<p>x</p>
<p>Bakın Türk-İş 9. Bölge Temsilcisi Orhan Gözgeç ne güzel tepki koymuş.<br />
Milletvekillerine eleştiri oklarını yöneltmiş.<br />
Kötü bir şey dememiş,<br />
Hakarette etmemiş.<br />
Ne demiş,<br />
&#8220;Dağ taş gezmeyle, piknik yapmayla şehrin sorunları çözülemez&#8221;<br />
Vallahı adamcağız yerden göye kadar haklı.<br />
Şehrin,<br />
Vatandaşın sorunu belli.<br />
Hani derler ya, &#8220;Sağır Sultan bile duymuş&#8221;<br />
Duymayan, bilmeyen yok.<br />
Burada sorunları uzun uzun yazmaya da gerek yok.<br />
Sayın Gözgeç kendi teşkilatıyla ilgili bir sorunu mesela dile getirmiş.<br />
Güzel demiş,<br />
Yakışıklı söz etmiş.<br />
Özel İdarede çalışan işçilerin haklarını savunmuş. Şehrin sorunlarına<br />
Milletvekillerinin odaklanmasını istemiş.<br />
Gözgeç, tepkisini böyle dile getirmiş.</p>
<p>x</p>
<p>Sivil Toplum Kuruluşları taraflı olamaz,<br />
Hele sessiz hiç kalamaz.<br />
Böyle yapmakla,<br />
Bu tür davranmakla koltuklar da korunamaz.<br />
Halkın yanında yer almak,<br />
Vatandaşa sahip çıkmak,<br />
Onların dertleriyle dertlenmek koltuk korutur.<br />
Aksisi reklamlar bölümüdür.<br />
Geçicidir&#8230;</p>
<p>Esat BİNDESEN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11016-kimseyle-aram-bozulmasin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Daha başka nasıl anlatılır ki?</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11014-daha-baska-nasil-anlatilir-ki</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11014-daha-baska-nasil-anlatilir-ki#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 07:40:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orkun ÇİZMELİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11014</guid>
		<description><![CDATA[Erzurumspor yoksa, 2011’den bana ne! başlığıyla kaleme aldığımız yazıyı, bazı kesimler, “2011’e karşı” olarak yorumlama becerisinde bulunmuş!!!
Oysa kastımız çok açıktı&#8230;
Hükümetin 600 milyon lira harcayarak, cumhuriyet tarihinin en büyük spor yatırımı yapılırken, milyonları peşinden sürükleyen tek spor dalı olan&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurumspor yoksa, 2011’den bana ne! başlığıyla kaleme aldığımız yazıyı, bazı kesimler, “2011’e karşı” olarak yorumlama becerisinde bulunmuş!!!<br />
Oysa kastımız çok açıktı&#8230;<br />
Hükümetin 600 milyon lira harcayarak, cumhuriyet tarihinin en büyük spor yatırımı yapılırken, milyonları peşinden sürükleyen tek spor dalı olan futbol yok edilmek istenmesi arasındaki çelişkiye dikkat çekmiştik&#8230;<br />
Ve demiştik ki,<br />
“Hükümetin, Erzurum’a yaptığı 600 milyon liralık spor yatırımının yanında Erzurumspor’un kapatılmak istenmesi açıkçası büyük bir çelişkiyi ortaya koyuyor&#8230;<br />
Erzurum’daki binlerce futbol sever, Erzurumspor’a gönül vermiş insanlar, işte bu çelişki sonucunda 2011 Kış Oyunları’na bir türlü sıcak bakamıyor, motive olamıyor&#8230;”<br />
Bu ifadelerden, birileri 2011’e karşı olduğumuz sonucuna varmış&#8230;<br />
Nasıl bu sonuca ulaştıklarını anlamak en azından benim açımdan çok güç&#8230;<br />
Belli ki, dünyaya, hayata aynı yönden bakmıyoruz&#8230;<br />
Pazartesi günü ne yazdıysam, bugün de aynı noktadayım&#8230;<br />
Asla 2011’e karşı değilim&#8230;<br />
Ama 2011’e de bir türlü sıcak bakamıyorum&#8230;<br />
Çünkü içimde bir burukluk var&#8230;<br />
Erzurumspor’un kapatılmak istendiği bir ortamda, “Erzurum spor kenti oluyor” iddiası bana çok komik geliyor&#8230;<br />
Bu komik durum da, 2011’e karşı olan duygularımı köreltiyor&#8230;<br />
Bu bakış açısı, benim gibi, binlerce Erzurumspor taraftarının da hisleridir&#8230;<br />
Sıcak koltuklarında oturup, makamlarından dışarı çıktığında, uçağa atlayıp, ülke sınırlarını bile terk edip gittikleri için bunu anlamamaları, bu gerçeği görmemeleri gayet normaldir.<br />
Halktan uzak, halka rağmen iş yapmayı ‘marifet’ gören zihniyetten de başka bir bakış açısı beklemek zaten hayalcilik olur&#8230;<br />
Durum özetle budur&#8230;<br />
Anlamayanlar veya anlamakta zorlananlara ithaf olunur!!!<br />
KÜÇÜKLER<br />
HATASINDAN DÖNDÜ<br />
Erzurumspor tesislerindeki çim sahada Büyükşehir Belediyesi’nin yağlı güreş yapmak için harekete geçtiğini de yine dün bu sütunlardan sizlerle paylaşmıştık&#8230;<br />
Bakımsızlık yüzünden sararıp, solan, bir futbol sahasından daha çok, patates tarlasına dönüşen sahada yapılacak bu organizasyonun, yaklaşık 500 bin lira değerindeki sahaya, geri dönüşü olmayan zararlar vereceğini anlatmıştık&#8230;<br />
Hadiseye ‘siyaset’ ve ‘parti’ gözüyle bakan bazı zavallılar, hemen harekete geçti ve mail bombardımanına başladı.<br />
“Ne olur yani, bir hafta orada güreş yapılsa&#8230;”<br />
“Güreşin sahaya ne zararı var&#8230;”<br />
Özetle, bu ifadelerle savunmaya geçtiler&#8230;<br />
Sahanın ne hale geldiğini görmedikleri, bir  an bile, “Sahi, bu tesislerin hali nedir?” diye içlerinden geçirmedikleri için, oradaki manzaranın ne olduğunu bilmeden, hemen siyaset yapmaya başladı bu zavallılar&#8230;<br />
Üstelik, çim sahaya, yağın ne kadar zarar verip, yakacağını bile bilmeyecek kadar cahil oldukları için, savunma yapayım derken, iyice battılar&#8230;<br />
Neyse ki, eleştirdiğimiz Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, kendisini savunanlar gibi basit düşünmedi de, hem söylemek istediğimizi anladı hem de hatanın farkına vararak,  kulüp tesislerinin bakıma alınması yönünde hemen talimat verdi.<br />
Maksadımızın bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek olduğunu anlayarak, gerekeni yaptığı için Sayın Başkan’a bir Erzurumlu ve Erzurumsporlu olarak peşinen teşekkür ediyorum&#8230;<br />
Umarım, başlatılan bu tadilat çalışması, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün ‘göstermelik’ çalışması gibi yarım kalmaz&#8230;<br />
Sahanın zemininin yeniden eskisi gibi yemyeşil olmasının yanı sıra, kulüp binasındaki noksanlıklar da giderilir bu tadilatla&#8230;<br />
Büyükşehir Belediyesi’nin tüm ekipleri, Başkan Küçükler’in talimatıyla, dün sabah erken saatlerden itibaren tesisleri mesken tuttu&#8230;<br />
Yani olması gereken, sorumluluk sahibi yöneticilerin yapması gereken bir davranışı sergiledi Başkan Küçükler&#8230;<br />
Aynı sorumluluğu, Erzurumspor’un yaşatılması için de almasını bekliyoruz kendisinden&#8230;<br />
Halen daha umudumuzu koruyor, Başkan’ın kendisine yanlış bilgi verildiğini fark ederek, 1 milyon lira ile yaşaması sağlanacak Erzurumspor’a yeniden elini uzatacağını umuyor, bekliyoruz&#8230;<br />
İnşallah yanılmayız&#8230;<br />
YÜCELİK DAHA NE KADAR BEKLEYECEK?<br />
Erzurumspor’un içinde bulunduğu durumdan çıkarılması için elini taşın altına koymaya hazır olanlardan biri de Aşkale Çimento ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik&#8230;<br />
Ocak ayında yapılan Ortak Akıl, Ortak Karar toplantısında 750 bin lira ve yönetim oluşturma sözü vererek, bu anlamdaki kararlılığını da ortaya koymuştu&#8230;<br />
Ancak aradan geçen 6 ayda Sayın Yücelik’ten net bir hamle göremedik&#8230;<br />
Beklediğini, özellikle Büyükşehir Belediye Başkanı Küçükler’in gözünün içine baktığını biliyoruz&#8230;<br />
Ne var ki, bu bekleyişin çok uzadığı düşüncesindeyiz&#8230;<br />
Daha önce yaptığım çağrıyı yineliyorum ve Sayın Yücelik’ten, istenilen hamleyi yapmasını spor kamuoyunun dört gözle beklediğini ifade ediyorum&#8230;<br />
Vakit gittikçe daralıyor Başkan&#8230;<br />
Beklentileri boşa çıkarma&#8230;</p>
<p>Orkun ÇİZMELİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11014-daha-baska-nasil-anlatilir-ki/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir cerrahın dizeleri&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11010-bir-cerrahin-dizeleri</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11010-bir-cerrahin-dizeleri#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 07:31:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11010</guid>
		<description><![CDATA[Aslına bakarsanız o kadar çok yazı konusu var ki, hangisini yazarsak yazalım ilgi çekeceği muhakkak&#8230; Erzurum, gazeteci için öyle verimli bir şehir ki ne manşet sıkıntısı çekiliyor, ne de yorum yapmada zorlanıyorsunuz! Başınızı nereye çevirip bakarsanız bakınız her yanda haber,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslına bakarsanız o kadar çok yazı konusu var ki, hangisini yazarsak yazalım ilgi çekeceği muhakkak&#8230; Erzurum, gazeteci için öyle verimli bir şehir ki ne manşet sıkıntısı çekiliyor, ne de yorum yapmada zorlanıyorsunuz! Başınızı nereye çevirip bakarsanız bakınız her yanda haber, her yanda makale konusu var.Belediyelerden tutunuz da turizme kadar, her taraftan manşet çıkıyor. Gerçi şehri yönetenler bu vaziyetten asla rahatsızlık duymuyorlar ama, vatandaş cephesinde durum son derece vahim&#8230;<br />
Bugün farklı bir şey yapalım istedik. Öyle zannediyorum ki Erzurum&#8217;un yarıdan çoğu Doç. Dr. Mehmet Dumlu Aydın&#8217;ı ya birebir tanır, ya da adını sıkça duymuştur. Hem bu sütunda hem de gazetenin birinci sayfasında Dumlu Hoca&#8217;dan sıkça söz edip durduk. O&#8217;nun verdiği onur mücadelesi ve elde ettiği sonuç, kitap olacak kadar anlamlı ve değerli&#8230;<br />
Mehmet Dumlu Aydın tıp doktoru çok iyi bir beyin cerrahı; ancak aynı Mehmet Dumlu Aydın&#8217;ın bir de şairlik yanı var. Kendisi tevazu gösterip bu yanını saklıyor ama güçlü bir şair olduğu muhakkak&#8230;<br />
Bugün, Doç. Dr. Mehmet Dumlu Aydın&#8217;a ait olan şu şiiri köşemize konuk ediyoruz. Biz çok beğendik, bakalım siz nasıl bulacaksınız.<br />
ÜÇ DENİZE ÜÇ IRMAK<br />
GÖNDERİRKEN, SUSUZLUKTAN<br />
YANAN ERZURUM ÜSTÜNE<br />
 <br />
Üç denize üç ırmak gönderirken dağların,<br />
Kurutursun çiçeğini ezelinde baharın&#8230;<br />
Çoruh deli, Aras mahsun, Fırat küstü tarihe&#8230;<br />
Çağlamak yasaklandı, şişeye doldu diye&#8230;<br />
Bu üç nehri bağrından bu şehre salan dağlar&#8230;<br />
Betonlaşan göğsünde &#8216;Suuuuu&#8230;&#8217; diyen çiçek arar&#8230;<br />
Ve çölleşen sinesinde gülün bahtı kararır&#8230;<br />
 <br />
 <br />
Tevrat’ın her babında Fırat’ına övgü var&#8230;<br />
Aras&#8217;ın sevdasıyla çalkalanmakta hazar&#8230;<br />
Öfkesinden kudurmuş Çoruh, bomboş akmaktan&#8230;<br />
Kararmış denizlerde bahtı karardı diye&#8230;<br />
Sitemi var ey şehir, bu ırmakların sana&#8230;<br />
Su fışkırtan gönlüne kan damlarken dağların&#8230;<br />
Halini anlayayacak engin gönüller arar&#8230;<br />
Sukûtu hayal içre suyun benzi sararır&#8230;</p>
<p>Üç denize üç ırmak gönderen yüce dağlar&#8230;<br />
Kıyısında kuruyan çiçekler için ağlar.<br />
Bu nedenle terk eder bu ili bu üç ırmak&#8230;<br />
Çoruh deli, Aras mahzun, Fırat küskün akarak&#8230;<br />
Alır gider başını el bile sallamadan&#8230;<br />
Uyanın yüce dağlar! onları el almadan&#8230;<br />
Kuruturken bendini, sizleri uyutanlar&#8230;<br />
Uyutanlar su diye size toz sunacaklar&#8230;<br />
Akarsa üstünde Fırat, vadedilen toprağın&#8230;<br />
Uyanın yüce dağlar, yeter artık, uyanın&#8230;<br />
Çoruh, Aras ve Fıratın derdi nedir? Anlayın!…</p>
<p>(MDM)</p>
<p>Mehmet ŞENER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11010-bir-cerrahin-dizeleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sizin Hiç Arkadaşınız Öldü mü?</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10928-sizin-hic-arkadasiniz-oldu-mu</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10928-sizin-hic-arkadasiniz-oldu-mu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 07:17:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Recep KAPUCU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10928</guid>
		<description><![CDATA[Ben Sevgili Tevfik’i 1986–87 yıllarında Milletin Sesi Gazetesin’ de tanıdım.
Daha sonra, Asil Nadir Grubu tarafından oluşturulan Gün Haber Ajansında birlikte çalıştım.
Sömürüldüğüne, ezildiğine orda tanıklık ettim. Evet, Sevgili Tevfik, adam gibi adam dı.
Tek zararı kendineydi.
Kendine verdiği zararı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben Sevgili Tevfik’i 1986–87 yıllarında Milletin Sesi Gazetesin’ de tanıdım.<br />
Daha sonra, Asil Nadir Grubu tarafından oluşturulan Gün Haber Ajansında birlikte çalıştım.<br />
Sömürüldüğüne, ezildiğine orda tanıklık ettim. Evet, Sevgili Tevfik, adam gibi adam dı.<br />
Tek zararı kendineydi.<br />
Kendine verdiği zararı da, en ağır şekil de ödedi.<br />
Ama, bir namusuzun Tefik&#8217;i, Uğur Cebeci’ye şikayeti, onun o yorgun bedeni tüketti ve belki de, ölümüne neden oldu.<br />
Biz sevgili Tevfik’i çok sevdik.<br />
Yeri geldiğinde ona kızdık.<br />
Ama, kim ne derse desin.<br />
Hep sahip çıktık.<br />
Güle, güle Sevgili Tefo CAN.<br />
Seni hep seveceğiz. Unutma, bir gün biz de, senin yanına geleceğiz.”</p>
<p>Sana, o benden her zaman istediğin Yusuf Hayaloğlu&#8217;nun şiiriyle veda edeyim&#8230;</p>
<p>Ah Ulan Rıza</p>
<p>Neden hala gelmedi ..<br />
Yoksa..<br />
Saati mi şaşırdı bu hıyar?<br />
Gerçi hiç saati olmadı ama en azından<br />
Birine sorar &#8230;</p>
<p>Cebimde bi lira desen yok!<br />
Madara olduk meyhaneye<br />
Ah eşek kafam benim ..<br />
Nasılda güvendim bu hergeleye !..</p>
<p>Gelse balığa çıkacakdık ,<br />
Ne çekersek kızartıp birayla yutacakdık<br />
Kafamız tam olunca şarkılar döktürüp<br />
Enteresan hayallere dalacaktık&#8230;</p>
<p>Bu sandalı geçen hafta denk getirip<br />
Çalıntıdan düşürdük&#8230;<br />
Arkadaşlar ısrar etti,<br />
Biz de, iyi olur, bize uyar diye düşündük..</p>
<p>Saat sekizde gelecekdi,<br />
Bana birkaç milyon borç verecekdi<br />
Yoksa o nemrut karısı kaçtı da<br />
Onun peşinden mi gitti?</p>
<p>Eğer öyleyse yandık,<br />
Gudubet gene yaptı yapacağını!..<br />
Geçen sene de merdivenden itip<br />
Kırmıştı Rıza&#8217; nın bacağını&#8230;</p>
<p>Kadında boy şu kadar;<br />
Kalça fırıldak, göz patlak, kafa çatlak!..<br />
Korkuyorum, bir gün ya kendini asacak,<br />
Ya horlarken Rıza&#8217; yı boğacak&#8230;</p>
<p>Bak şimdi acıdım, aşk olsun adama&#8230;<br />
Ben olsam vallahi baş edemem!..<br />
Hele beş tane velet var ki boy boy,<br />
Allah&#8217;tan düşmanıma dilemem!..</p>
<p>Aslında iyi çocuktur Rıza, efendi huyludur,<br />
Herkesin suyuna gider&#8230;<br />
Yoksa kalıba vursan hani,<br />
Tek başına on tane adam eder.</p>
<p>Bir keresinde, hiç unutmam<br />
Üç-beş zibidi haraca dadandı;<br />
Rıza sandalyeyi kaptığı gibi<br />
Herifleri hastaneye kadar kovaladı!..</p>
<p>Aynı mahallede büyüdük, aynı kızları sevdik,<br />
Aynı kafadaydık&#8230;<br />
Orta ikiden bıraktık, matematik ağır geliyordu,<br />
Biz başka havadaydık&#8230;</p>
<p>Aynı gömleği giyer, aynı sigaraya takılır,<br />
Aynı takımı tutardık&#8230;<br />
Fener&#8217;in her maçına iddialaşıp<br />
Millete az mı yemek ısmarladık!..</p>
<p>Bir tek askerde ayrıldık<br />
Bana Bornova düştü, ona Gelibolu&#8230;<br />
Döner dönmez evlendirdiler<br />
En büyük salaklığı da bu oldu!..</p>
<p>Bense&#8230; Bense hiç düşünmedim, zaten param yoktu<br />
Hep tek tabanca gezdim<br />
Benim beğendiğimi anam istemedi,<br />
Onun gösterdiğini ben sevmedim!..</p>
<p>Neyse bunlar derin mevzu&#8230;<br />
Anlaşıldı bu herif artık gelmeyecek&#8230;<br />
Ufaktan yol alayım<br />
Anam evde yalnız, şimdi merağından ölecek!..</p>
<p>Gittim vurup kafayı yattım,<br />
Rüyamda gördüm gülümseyerek geldiğini&#8230;<br />
Ne bilirdim, yolda kamyon çarpıp,<br />
Hastaneye kavuşamadan can verdiğini!..</p>
<p>Vay be Rıza!..<br />
Sonunda sende düşüp gittin Azrail&#8217;in peşine !..<br />
Dün, boşuna günahını almışım,<br />
Ne olur, kızma bu kardeşine&#8230;<br />
Öğlen kahvede söylediler, Rıza öldü dediler<br />
Ne kolay söylediler!..<br />
Sanki dev bir taş ocağını, kökünden dinamitleyip<br />
Üstüme devirdiler!..</p>
<p>Ah dostum &#8230;<br />
O kocaman gövdene,<br />
O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler?<br />
O zalim tabutun tahtalarını<br />
Senin üstüne nasıl böyle çivilediler?</p>
<p>Yani sen şimdi gittin, yani yoksun, yani<br />
Bi daha olmayacak mısın?<br />
Yani bi daha borç vermeyecek,<br />
Bi daha bira ısmarlamayacak mısın?</p>
<p>Peki beni kim kızdıracak,<br />
Kim zar tutacak, kim ağzını şapırdatacak?<br />
Peki beni bu köhne dünyada<br />
Senin anladığın kadar kim anlayacak?</p>
<p>Ulan Rıza&#8230;<br />
Ne hayallerimiz vardı oysa,<br />
Ne acayip şeyler yapacakdık<br />
Totoyu bulunca dükkan açacak,<br />
Adını Dostlar Meyhanesi koyacaktık&#8230;</p>
<p>Talih yüzümüze gülecekti be,<br />
Karıyı boşayıp sıfır mersedes alacaktık<br />
Hafta sonu iki yavru kapıp,<br />
Boğaz yolunda fiyaka atacaktık!..</p>
<p>Ah ulan Rıza&#8230;, Ah ulan Rıza<br />
Bu mahallenin nesini beğenmedin de öte yere taşındın?<br />
Ara sıra gıcıklaşırdın ama, inan ki,<br />
Benim en kral arkadaşımdın!..</p>
<p>Ah ulan Rıza&#8230;<br />
Ben şimdi bu koca deryada tek başıma ne halt ederim?<br />
Senden ayrılacağımı sanma,<br />
Bir kaç güne kalmaz ben de gelirim!!!<br />
Ben de gelirim.</p>
<p>Recep KAPUCU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10928-sizin-hic-arkadasiniz-oldu-mu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu bir skandal!&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10926-bu-bir-skandal</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10926-bu-bir-skandal#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 07:16:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Esat BİNDESEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10926</guid>
		<description><![CDATA[3 Temmuz Atatürk’ün Erzurum’a geliş tarihi.
Gelişinin 91. yıldönümü kutlandı.
Uzun yıllardır kutlanıyor Atatürk’ün Erzurum’a gelişi.
x
Yapılan törenlerin son 30 yılını hatırlıyorum.
Kutlamalarda hiç sorun yaşanmadı.
Çünkü gününden önce tören yapılacak İstanbulkapı mevkii gözden geçirilir,
Bir aksaklık varsa tedbiri&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>3 Temmuz Atatürk’ün Erzurum’a geliş tarihi.<br />
Gelişinin 91. yıldönümü kutlandı.<br />
Uzun yıllardır kutlanıyor Atatürk’ün Erzurum’a gelişi.</p>
<p>x</p>
<p>Yapılan törenlerin son 30 yılını hatırlıyorum.<br />
Kutlamalarda hiç sorun yaşanmadı.<br />
Çünkü gününden önce tören yapılacak İstanbulkapı mevkii gözden geçirilir,<br />
Bir aksaklık varsa tedbiri önceden alınırdı.</p>
<p>x</p>
<p>Erzurum Büyükşehir olmadan önce tek belediye vardı.<br />
O belediyenin yetkilileri duyarlı davranır etrafı öncesinden kolaçan ederlerdi.<br />
Büyükşehir olduktan sonrada ta bu yıla kadar yine bir sorun yaşanmadı.<br />
Bu yıl insanların yüzlerini kızartacak bir sorun yaşandı.<br />
Neydi o sorun?<br />
Atatürk&#8217;ün 3 Temmuz 1919 yılında Erzurum&#8217;a giriş yaptığı İstanbulkapı pislik içerisindeydi.<br />
Törenin yapılacağının bilinmesine karşı,<br />
Sadece bu yıla mahsus değil,<br />
Her yıl orada törenlerin yapılmasının bilinmesine rağmen Yakutiye Belediyesi’nin<br />
hiçbir önlem almamasıydı.</p>
<p>x</p>
<p>Mekanın pis ve bakımsız olması törene katılanlar tarafından tepki ile karşılandı.<br />
Büyükşehir Belediyesi Çevre Daire Başkanı Durak Bulut devre girdi.<br />
Cep telefonuyla Yakutiye Belediyesi yetkililerini aradı.<br />
Aradı aramasına da araması maalesef sonuçsuz kaldı.<br />
Temizlik çalışması için ricada bulunması sonuç vermeyince, Durak Bulut Büyükşehir<br />
Belediyesi’nin temizlik ekiplerini i tarihi İstanbulkapı&#8217;nın merdiven ve iç kısımlarının bakım<br />
ve temizlik çalışmalarını yaptırdı.<br />
Bu esnada törene katılan öğrenciler ile davetliler çevreye yayılan tozdan rahatsız oldu.<br />
Tören yerinde bulunan 9. Kolordu Komutanlığı&#8217;nda görevli bir albay ise temizliğin önceden yapılmaması nedeniyle uyarı da bulundu.<br />
Tören yerinde bulunan Atatürkçü Düşünce Derneği Erzurum Şube Başkanı Kenan Öztürk de<br />
tören öncesinde İstanbulkapı&#8217;nın bakımsızlığa terk edilmesine tepki gösterdi.<br />
İş bu kadarıyla da kalmadı,<br />
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Tevfik Özkılıç ile davetlileri İstanbulkapı&#8217;nın içine sokulmadılar.</p>
<p>x</p>
<p>Bu bir skandal.<br />
Belediyenin görevini yapmaması demek.<br />
Şehri, şehir insanını dikkate almamak anlamına gelir.</p>
<p>x</p>
<p>Daha faciası şu,<br />
3 Temmuz bilinen görünen bir tarih.<br />
Herkes biliyor ki o gün İstanbulkapı da bir tören yapılacak.<br />
Protokol oraya gelecek.<br />
Erzurum, temsilen en büyük misafirlerinden birisini karşılayacak.<br />
Günün ve saatin bilinmesine karşı hiçbir tedbirin alınmamasını nasıl yorumlamak lazım?<br />
Nasıl anlamak gerek?..<br />
Acaba,<br />
Gelen misafire gerekli ilgi ve alakanın gösterilmemesi midir?<br />
Yoksa,<br />
Belediyenin ne başı nede sonunun belli olmaması mıdır?<br />
Hangisidir?<br />
Çok merak ediyorum gerçekten…</p>
<p>x</p>
<p>Lalapaşa’nın önündeki ağaçları keserek ,<br />
Eline birkaç plan proje alıp basının karşısına çıkmak,<br />
Tarihi eserleri su yüzüne çıkarıyorum diyerek basına boy boy poz vermek kolay.<br />
Ama şehir temizlemek,<br />
Tören yapılacak mekanı öncesinden gidip gezmek,<br />
Gerekli tedbirleri öncesinden almak zor mu?<br />
Zira İstanbulkapı da tarihi bir mekan değil mi?….</p>
<p>x</p>
<p>Bu skandal böyle kapanmamalı bence.<br />
Kimse yetkilisi,<br />
Sorumlusu hesabını vermeli.<br />
Hiç kimsenin haddine değil, Erzurum’u Erzurumluyu gelen misafirlerin<br />
ve protokolün önünde küçük düşürmeye…</p>
<p>Esat BİNDESEN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10926-bu-bir-skandal/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Ben horozun olmadığı yerde öterem”</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10924-%e2%80%9cben-horozun-olmadigi-yerde-oterem%e2%80%9d</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10924-%e2%80%9cben-horozun-olmadigi-yerde-oterem%e2%80%9d#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 07:15:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir SABUNCUĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10924</guid>
		<description><![CDATA[Ciğerim Fuat, mavi- beyazlıların dünü ve bugününü anlattı:
“Ben horozun olmadığı yerde öterem”
Mavi- beyazlı formanın sevdalılarından&#8230;
Erzurumspor’a yürekten gönül verenlerden&#8230;
Yiğit lakabıyla anılır.
O’na da ‘Ciğerim Fuat’ derler.
Tek başına ‘12’nci adamdır’ o.
Tribün korosuna katılarak nefesini tüketmez.
Stadın&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ciğerim Fuat, mavi- beyazlıların dünü ve bugününü anlattı:</p>
<p>“Ben horozun olmadığı yerde öterem”</p>
<p>Mavi- beyazlı formanın sevdalılarından&#8230;<br />
Erzurumspor’a yürekten gönül verenlerden&#8230;<br />
Yiğit lakabıyla anılır.<br />
O’na da ‘Ciğerim Fuat’ derler.<br />
Tek başına ‘12’nci adamdır’ o.<br />
Tribün korosuna katılarak nefesini tüketmez.<br />
Stadın tam sessizliğe büründüğü sırada, davudi bir sesle ön plana çıkar.<br />
Genelde mesajlarını o solo çıkışıyla verir.<br />
Hakeme, futbolcuya, rakibe centilmence hatta espirili olarak sataşır.<br />
Yeri geldiğinde de lafını esirgemeden söyler.<br />
Seyircinin hakeme koro halinde ettiği küfürleri, o tek başına bertaraf eder.<br />
Tek cümleyle seyirciyi ateşler.<br />
Morali bozulanı futbolcuyu havaya sokar.<br />
Tribünden çıkan tüm esprilerin altında onun imzası vardır.<br />
Tek başına bir ordudur, Ciğerim Fuat.</p>
<p>İLK RÖPORTAJI 25 YIL ÖNCE YAPMIŞTIM<br />
Ciğerim’i arkadaşım Namık Kılkıl’a sormuştum.<br />
O yıllar Karayolları’nda çalışıyordu.<br />
Randevu aldı, 25 yıl önce bir röportaj yaptık.<br />
Okuyanın ağzında tat bırakan o röportaj, Hürriyet’in bölge sayfasında yayınlandı.<br />
O yıllarda Hürriyet, Erzurum’da 10 bin satıyordu.<br />
Ciğerim’le yapılan röportaj, 4-5 yıl sonra yeniden ve aynen bir kez daha yayınlandı.<br />
Kıyasettin Yüksel’in başkanlığı döneminde (1991) ‘Dünden bugüne Erzurumspor’ dergisi çıkarıldı.<br />
Dergiye o dönem yötenici olan MHP eski Milletvekili Mücahit Himoğlu, ‘Efsane kaleci Ersin’, ‘Ciğerim Fuat’ ve ‘Naim Hoca’ ile yaptığım röportajları almıştı.</p>
<p>TESİSLERİ GÖRDÜ, AĞLAMAMAK İÇİN DİRENDİ<br />
Ciğerim Fuat’la Erzurumspor’u yeniden konuştuk.<br />
Sonra Erzurumspor’un o muhteşem (!) tesislerine gittik.<br />
Çift başlı kartal heykeli ve Erzurumspor’un tesisleri önünde fotoğraflarını çektik.<br />
Kapısı kilitli tesisleri görünce gözleri doldu Ciğerim Fuat’ın.<br />
Ciğerim Fuat’la hem geçmişi hem de günümüzü değerlendirdik.</p>
<p>KİMDİR CİĞERİM FUAT?<br />
Erzurumspor’un en renkli siması Ciğerim Fuat, Fuat Elaldı (67) Mahallebaşılı.<br />
Veyis Efendi Mahallesi, Kumru sokakta “Düriye’den doğma, Yahya’dan olma’ diye açıklık getiriyor.<br />
Karayolları Bölge Müdürlüğünde 15 yıllık aşçıyken ‘süper emekli’ oluyor.<br />
Bu durumu ‘Başbakan Turgut Özal’ın süper emeklilere mendil verip ağlattığı garibanlardan biriyim’ diye nitelendiriyor.<br />
Gençliğinde top koşturmuş, hatta Doğuspor&#8217;dan lisans çıkarmış ama resmi maçlarda hiç oynamamış.<br />
Antrenörler yeteneğini fark edemediği için hep yedek soyundurmuşlar.<br />
Kuruluşundan itibaren Erzurumspor&#8217;un içerdeki tüm maçlarına gitmiş.<br />
Deplasmandaki maçların da büyük bir bölümünü izlemiş.<br />
“Maçlarına gitmediğim il ve ilçe kalmadı. O illerin tarihi camilerinde mutlaka namaz kılardım” diyerek şunları söyledi:</p>
<p>“ERZURUMSPOR’U ÇOCUĞUMDAN BİLE ÇOK SEVERİM”</p>
<p>“Bir Erzurumlu olarak, Dadaş olarak Erzurumspor&#8217;u her şeyimden fazla severim. İşimden, çocuğumdan bile çok severim. Bir kıza sevda çeker gibi, ben mavi-<br />
beyazlı formaya sevda çekerim. Aileme, çevreme de aşılarım bu sevgiyi. Erzurumspor&#8217;un içerdeki tüm maçlarını gördüm. Dışarıda ki maçlarının da büyük bir bölümün izledim.<br />
Benim gibi hasta olan taraftar çok. Mesela Kunduracı Faik (Engiz) Usta. O ‘Kupa ası’dır. Okşinde papaz, kız, velet, 10’lu var ama kupa ası yoksa 150 açamazsın. Faik Usta da bizim için öyle ve önemlidir. Onsuz 150 açılmaz. Maçta eli ayağı titrer. Sigaranın ateşini şaşırttığından bazen ağzına alır. Fakat deplasmana gitmez. İyi bir sanatkardır. İspanyol burun, yumurta topuk ayakkabıyı en iyi o yapar. Şimdi o ayakkabıları faytoncular ve davulcular giyer.”<br />
-Erzurumspor’u en az senin kadar seven başka kimler vardı?<br />
- Hepsi de rahmetli oldu. Kuyumcu İhsan Singer (rahmetli), Erzurumspor’da genel kaptanlık yaptı Galerici Nihat Bakkal, Orloncu Murat, Bantçı Temel, Oto Elektirikçi Murat, Elbiseci Sabahattin Özkorucu. Erzurumspor’u canı kadar seven insanlardı.<br />
Ordu&#8217;yu 1-0 yendiğimiz maçta elbiseci Sabahattin kalp krizi geçirip hastaneye-<br />
kaldırılmıştı. Bir süre hastanede tedavi gördü. Bir gün baktık ki, pijamalarıyla kaçmış maça gelmiş. Tribünden maç seyrediyor.<br />
Bir Eczacı Celal (Baysal) var. Erzurumspor’un Genel kaptanlarından Eczacı Cevat Baysal’ın kardeşi. Celal maçı sessiz seyreder. Talaşına değil. Ama, takıma karşı kötü niyetli olanları ikna etmeyi iyi bilir. “</p>
<p>“BEN HOROZUN OLMADIĞI YERDE ÖTEREM”<br />
- Maçlarda en çok senin sesin duyulur neden?<br />
- Ben çekinmeden tok bir sesle konuşurum. Söz yerine geldi mi ağzımdan çıkar. Sonra tam sessizliğin hüküm sürdüğü bir sırada beni duyarsınız. Zaten ustalıkta burada. Çünkü horozun çok olduğu yerde sabah tez olur. Ben horozun<br />
olmadığı yerde öterem ki sesim duyulsun. Herkes bağırdığı zaman<br />
benim sesim çıkmaz. O zaman konuşursam lafımın değeri olmaz.<br />
-Nereden buluyorsunuz bu esprileri?<br />
-Espri bende hazine. Bitmesi mümkün değil. Allah söyletiyor beni. Önemli maçlardan önce sesli dua ettiririm. Duayı ‘top aylara’ diye bitiririm. Rize maçı öncesi dua ettiriyordum. O zamanki Valimiz Fevzi Yetkiner’in (Allah rahmet etsin) yeni geldiği zamandı. Yanındakine ‘Kim bu? Naim Hoca mı?’ demiş.Cevap vermişler ‘Hayır efendim. Fuat Hoca’ diye&#8230;</p>
<p>DEVAM EDECEK&#8230;</p>
<p>Kadir SABUNCUOĞLU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10924-%e2%80%9cben-horozun-olmadigi-yerde-oterem%e2%80%9d/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tortum Şelalesi ve Sultan Sekisi…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10922-tortum-selalesi-ve-sultan-sekisi%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10922-tortum-selalesi-ve-sultan-sekisi%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 07:14:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gamze İSPİRLİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10922</guid>
		<description><![CDATA[ERVAK’ın Sultan Sekisi toplantısı Uzundere ilçesinde büyük bir katılımla gerçekleşti.
Etkinliğe STK yöneticileri, bürokratlar ve siyasilerin ilgisi yoğundu.
Her yıl başka bir etkinlikle gündeme gelen Sultan Sekisi toplantılarında bu yıl, 2011 standı ve Tortum şelalesinin durumu damgasını vurdu.
2011 üniversiteler&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ERVAK’ın Sultan Sekisi toplantısı Uzundere ilçesinde büyük bir katılımla gerçekleşti.</p>
<p>Etkinliğe STK yöneticileri, bürokratlar ve siyasilerin ilgisi yoğundu.</p>
<p>Her yıl başka bir etkinlikle gündeme gelen Sultan Sekisi toplantılarında bu yıl, 2011 standı ve Tortum şelalesinin durumu damgasını vurdu.</p>
<p>2011 üniversiteler arası kış oyunları standı büyük ilgi gördü.</p>
<p>Erzurum dışında yaşayan hemşehrilerimizde oyunlar hakkında bilgilenme fırsatı buldular.</p>
<p>Etkinliğin olumlu kısmını 2011 tanıtım çalışmaları, eleştirisel kısmını da Tortum şelalesinin akmayan suyu oluşturdu.</p>
<p>Turizm açısından doğal güzellikler önemli bir yere sahip.</p>
<p>Asya ve Avrupa&#8217;nın en yüksek şelalesi unvanını elinde bulunduran şelaleye bu görüntüler yakışmıyor.</p>
<p>Şelale 1960’da kurulan hidroelektrik santralı nedeniyle sadece ilkbahar mevsiminde akıtılıyor. Tortum Gölü&#8217;nden beslenen şelaleye, elektrik üretimi nedeniyle 9 ay su verilmiyor.</p>
<p>Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu&#8217;nun 5 Mayıs 2000 günü verdiği kararla birinci derecede doğal SİT alanı olarak tescil edilen Tortum Şelalesi&#8217;nde, 22 metre genişliğindeki su 48 metreden düşüyor.</p>
<p>Afrika&#8217;daki Zambezi Nehri üzerindeki Vietorio Şelalesi 120 metre yükseklik ile dünyanın en yüksek şelalesi, ABD&#8217;de Erie Gölü ile Ontario Gölü arasındaki Niagara Şelalesi 51 metre yükseklik ile ikinci, 48 metre yükseklik ile dünyanın üçüncü yüksek şelalesi Uzundere ilçesindeki Tortum Şelalesi&#8217;dir. Tortum Şelalesi oluşumu açısından ise dünyanın ikinci önemli şelalesidir. Tortum Şelalesine 1952- 1960 yılları arasında Hidroelektrik Santrali yapılmış ve ülke elektrik ihtiyacına katkıda bulunmaya başlamıştır.</p>
<p>Şelalenin tam karşısında bulunan Çağlayan Köyü Muhtarı Osman Baykal, elektrik üretimi nedeniyle şelaleye yılın sadece üç ayı su verildiğini, diğer zamanlarda ise kurutulduğunu hatırlatarak, 14 Aralık 2009’da mahkemeye başvurdu.</p>
<p>Erzurum Birinci İdare Mahkemesi&#8217;nde görülen davada, Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Recep Boncokcuoğlu ile iki öğretim üyesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, su kısıtlamasının hem jeomorfolojik yapıya zarar verdiği, hem de ekolojik dengeyi bozduğu belirtildi.</p>
<p>Yargı kararına rağmen akmayan şelalenin durumu tepkilere neden oldu.</p>
<p>Erzurum Kalkınma Vakfı (ERVAK) Başkanı Erdal Güzel, Tortum Şelalesinin akmamasının turizmi olumsuz yönde etkilediğini bildirirken Vali Sebahattin Öztürk, yargı kararının uygulanacağını ve şelalenin yeniden akacağını söyledi.</p>
<p>Umarız ERVAK aracılığı ile gündeme gelen bu önemli sorun çözüme ulaşır.</p>
<p>ERVAK önemli bir etkinliğe imza atarak, bu önemli konuda kamuoyu oluşturmuştur.</p>
<p>Elimizde ki değerlere sahip çıkmalıyız.</p>
<p>Doğal güzellikleri yok etmenin açıklanacak hiçbir yönü olamaz.</p>
<p>Üstelik ortada yargı kararı var.</p>
<p>Hukuk kuralları çiğnenmemeli.</p>
<p>ERVAK’ın seminerinde görüşlerini ifade eden Erzurumlu siyasiler, şelalenin akması yönünde önemli çalışmalara destek vereceklerini ifade ettiler.</p>
<p>Doğal güzelliklerin turizm açısından en önemli  potansiyel olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p>Meseleye sahip çıkılması adına herkes üzerine düşeni yapmalıdır.</p>
<p>Erzurum’un ilçelerindeki doğal zenginlikler, ilgisizliğe yenik düşmemelidir.</p>
<p>Turizmi geliştirmek adına  bu gibi çevre katliamlarına tepkisiz kalınmamalıdır.</p>
<p>Sorun hem çevreyi, hem turizmi hem de Erzurum’un sahipsizliği meselelerini gündeme getirmektedir.</p>
<p>Yargı kararına saygı duyularak, ERVAK’ın bu anlamlı etkinliğine kulak verilmelidir.</p>
<p>Gamze İSPİRLİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10922-tortum-selalesi-ve-sultan-sekisi%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Artık gerçekleri görme zamanı gelmedi mi?</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10920-artik-gercekleri-gorme-zamani-gelmedi-mi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10920-artik-gercekleri-gorme-zamani-gelmedi-mi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 07:13:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orkun ÇİZMELİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10920</guid>
		<description><![CDATA[Bir yandan cumhuriyet tarihinin en büyük spor yatırımları yapılıyor, Erzurum spor kenti oluyor, bir yandan da Erzurumspor’un kapatılması için şehrin yöneticileri, siyasileri var güçleriyle mücadele ediyor. Kamuoyundan gelen tüm tepkilere rağmen, Erzurumspor’u, futbolu silmeye kararlı gözüküyorlar&#8230;
Bu kararlılık, şehrimizin yöneticilerinin&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir yandan cumhuriyet tarihinin en büyük spor yatırımları yapılıyor, Erzurum spor kenti oluyor, bir yandan da Erzurumspor’un kapatılması için şehrin yöneticileri, siyasileri var güçleriyle mücadele ediyor. Kamuoyundan gelen tüm tepkilere rağmen, Erzurumspor’u, futbolu silmeye kararlı gözüküyorlar&#8230;<br />
Bu kararlılık, şehrimizin yöneticilerinin ve siyasilerinin nasıl büyük bir çelişki içerisinde olduklarını da ortaya koyuyor&#8230;<br />
Bir kere kulübü kapatmayı kafaya koymuşlar ya, kulübün borcunu her geçen gün artırarak, halkı buna ikna etmeye çalışıyorlar.<br />
Beş milyon lirayla başlayan açılışı, 15 milyon liraya kadar çıkarmaya başardılar ya, helal olsun demekten başka birşey gelmiyor elden&#8230;<br />
“Ortak Akıl, Ortak Karar” toplantısı çok değil, 6 ay önce yapıldı. O toplantıda, kulübün borcu 8 milyon lira olarak açıklandı.<br />
MHP İl Başkanı Zekai Kaya, 2.5 milyon lira tutarındaki Saffet Sancaklı’ya olan borcu, üzerine aldı ve kısa bir süre sonra da “İbranameyi aldım” açıklamasını yaptı.<br />
Aradan 6 ay geçti, kulübün kapısına kilit vurmak isteyenler, “Borç 15 milyon lira” demeye başladı.<br />
Öyle abarttılar ki, sadece 1.5 milyon lira kulüp müdürünün alacaklı olduğunu kamuoyuna pompalamaya başladılar.<br />
Bunu yapmalarındaki maksat, halkı “Bu borç ödenmez. Kapatılması en doğrusu” düşüncesine sevk etmekti.<br />
Bunda da kısmen başarılı olduklarını da söyleyebiliriz&#8230;<br />
Ancak Erzurum halkı çok iyi bilsin ki, bu rakamların hepsi hayal mahsulü&#8230;<br />
Kulübü kapatmak için oynanan bir oyunun ‘repliği’nden başka birşey değil&#8230;<br />
Erzurumlu ve Erzurumsporlu olan hiç kimse bu oyuna gelmemeli&#8230;<br />
Bilmeli ki, bu şehri yönetenler ve siyasetinde söz sahibi olanlar, basit bir numara yapıyor, kulübü sessiz, sedasız kapatmak istiyor&#8230;<br />
Ocak ayından bu yana yaşananlar gösterdi ki, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, “Amatörden çok rahat yeni bir takım çıkarırız” yalanıyla aklına girenlerin yolunda gidiyor ve gitmeye de devam edecek.<br />
Başkan’ın iddia sahiplerinin kendisine kocaman bir yalan söylediğini artık anlamasının zamanı geldiğini düşünüyorum&#8230;<br />
Sayın Başkan; Erzurum’a belki de Türkiye’nin ilk 10’u içerisinde gösterilecek, muhteşem bir stadyum yapılıyor&#8230;<br />
Belki de, Erzurum’da artık milli maç oynanabilecek&#8230;<br />
Ama bu stadyum, size yalan söyleyenlerin iddia ettiği gibi, önümüzdeki yıl amatörden çıkarılacak yeni bir takımı ağırlayamayacak.<br />
Çünkü, bunu başarma ihtimaliniz, Erzurumspor’un yaşatılma ihtimalinden daha düşük&#8230;<br />
Gelin, yol yakınken, Erzurumspor ile ilgili düşüncelerinizi yeniden gözden geçirin&#8230;<br />
Size yalan söyleyip, aldatmaya çalışanlar yüzünden Erzurumspor markasının tarihe gömülmesine müsaade etmeyin&#8230;<br />
Gidin, kime sorarsanız sorun, hangi futbol adamına danışırsanız danışın, hemen hemen hepsi, 3. Lig’e takım çıkarmanın, Süper Lig’e çıkmaktan daha zor olduğunu söyleyecektir.<br />
En azından, 3. Lig için oluşturulacak kadronun, size 1.5-2 milyon liraya malolacağı gerçeğini kabul edin.<br />
İnat etmeyi bırakın da, artık bu gerçeği görün&#8230;<br />
Biliyorum, Erzurumspor’un kapanması sizi de üzecek, yıpratacak&#8230;<br />
Kusura bakmayın ama bugün verdikleri yalan yanlış bilgilerle sizi aldatanlar, yarın sizin yanınızda yer almayacak, belki de Erzurumspor’un kapatılmasından dolayı arkadan arkaya en çok onlar size darbeyi vuracak&#8230;<br />
Erzurumspor’a olan sevginizden en ufak kuşku duymayanlardan biriyim&#8230;<br />
Buna karşın, birileri tarafından aldatıldığınızı da düşünüyorum&#8230;<br />
Bu yanlıştan dönmenin vakti gelmiştir Sayın Başkan&#8230;<br />
İnanın, Erzurumspor’un borcu, öyle altından kalkılamayacak ya da kapatılmasını gerektirecek bir durumda değil&#8230;<br />
600 milyon liralık yatırımın yapıldığı Erzurum için futbolcu ve devlete olan 3-4 milyon liralık borcun dert edilecek yanı nedir?<br />
Bir kaç çift sözde, ETSO Başkanı Lütfü Yücelik’e&#8230;<br />
Ortak Akıl Ortak Karar toplantısında verdiği sözün arkasında olduğunu bilenlerdenim&#8230;<br />
750 bin lira taahhütünü, bugün de yerine getirmek istediğini biliyorum&#8230;<br />
Sorun, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler’in sözünden geri adım atmasından kaynaklanıyor, bunu da biliyorum&#8230;<br />
Ancak, gelinen nokta itibariyle Yücelik’in daha fazla olaylara seyirci kalmasına anlam veremiyorum&#8230;<br />
Erzurum’un en büyük sivil toplum kuruluşunun ve en büyük sanayi kuruluşunun başındaki isim olarak, artık gereğini yerine getirme vakti geldi ve geçiyor&#8230;<br />
Yücelik’ten Erzurumspor camiasınan beklentisi, bugünden tezi yok, Vali Sebahattin Öztürk ile görüşerek, Ocak ayında oluşturulan komisyonun yeniden toplanmasını sağlamasıdır&#8230;<br />
6 ay önce verilen sözlerin yerine getirilmesi için yapılmalıdır bu toplantı&#8230;<br />
Zira, bu sözler yerine getirilirse, borçlar ödendiği gibi, yeni sezonun bütçesi de oluşturulabilir&#8230;<br />
Yani, Erzurumspor’u yaşatmak için, Ocak ayında verilen sözlerin yerine getirilmesi yeterlidir&#8230;<br />
Bunun dışında, kimsenin bir kuruş vermesine gerek bile yok&#8230;<br />
15 milyon lira borç var yalanından vazgeçip, gerçekçi hareket etme vaktidir artık&#8230;</p>
<p>Orkun Çizmeli</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10920-artik-gercekleri-gorme-zamani-gelmedi-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BIRAK SARHOŞU KENDİ UYANSIN</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10918-birak-sarhosu-kendi-uyansin</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10918-birak-sarhosu-kendi-uyansin#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 07:12:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>A. Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10918</guid>
		<description><![CDATA[Kendi dünyevi arzularına her türlü yolu kullanarak ulaşan insanlar istediklerini elde ettikten sonra hoşgörüyü, adaleti ve demokrasiyi unutuveriyorlar. Öte yandan elde ettikleri gücü korumak amacıyla yaşantılarının hiçbir anında inanmadıkları demokrasi, özgürlük, eşitlik, insan hakları söylemleriyle de insanları aldatıyorlar.  
Bu insanlar&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendi dünyevi arzularına her türlü yolu kullanarak ulaşan insanlar istediklerini elde ettikten sonra hoşgörüyü, adaleti ve demokrasiyi unutuveriyorlar. Öte yandan elde ettikleri gücü korumak amacıyla yaşantılarının hiçbir anında inanmadıkları demokrasi, özgürlük, eşitlik, insan hakları söylemleriyle de insanları aldatıyorlar.  <br />
Bu insanlar milliyetçi, solcu, dinci (dindar değil) veya her neci olurlarsa olsunlar menfaatleri gerektirdiği an, ne olmaları gerekiyorsa onu olurlar.<br />
Öyle ki çok farklı örgüt, tarikat, cemaat, mezhep, dinden gelmiş olsalar bile dünya menfaatleri onları aynı noktada birleştirdiği zaman birden bire kol kola yürümeye başlarlar. Bu dönekliklerinden ve inançlarına ihanetten hiç de hayâ etmeyen bu insanlar yaptıklarına da kendilerince hemen bir fetva, kılıf bulurlar.</p>
<p>Yukarıda bahsettiğimiz insanların makam, şöhret, para gibi zaaflarını rahatlıkla kullanarak toplumların geleceğini kendi hesaplarına göre tasarlayan güçler; Bu insanlar aracılığıyla gelecek korkusunu ve maddi kaygıları insanların yüreğine yerleştirmeyi hedeflerler. Böylece inançlı insanları bile paranın, gücün ve makamın dünyada saygı duyulması ve hatta itaat edilmesi gereken en önemli üç otorite olduğuna inandırırlar.<br />
Bunun sonucu Allah’a itaatin yerine zalim bile olsa otoriteye, güce, makama, paraya itaat edilmesi gerekliliği düşüncesi her bireye dayatılır ve inandırılır. <br />
Dünyamızda gücü elinde bulunduranlar inançlarından uzaklaşmış insanlardan oluşan bir toplum isterler. Çünkü inançları zayıf olan ve hedefi olmayan insanlar çabucak köleleştirilebilirler, korkak olurlar ve çok çabuk aldatılabilirler. Şaşırmamanız gereken bir durum, bu gibi aldanmış, aldatılmış insanlara önemli makamlarda da rastlayabileceğiniz gerçeğidir.</p>
<p>Dikkat edilirse günümüzde sistem ve onu yönlendirenler; dinin yerini partilerle, hakkın hukukun yerini de para ve güçle ikame etmektedir.<br />
Bu durumda bir tarafta inançları ve insanları sömürenler, diğer tarafta sömürülenlerden ibaret bir toplum yapısı karşımıza çıkar. İşin garibi sömürülen insanlar kendilerinden birilerini ve hatta bizzat kendilerini iktidarda zannettikleri için hallerinden şikâyetçi de değildirler çünkü maddi, manevi ne kaybettiklerinin farkında değildirler.</p>
<p>Sonuçta kargaşadan, huzursuzluktan, açlıktan, kutsalları kullanmaktan güç alan iktidarlar, iktidar beklentisi içinde olanlar ve bu iktidarları kutsayan korkak, beceriksiz ve bütün değerlerini düşünmeden birilerine, bir yerlere teslim edebilen bir toplum modeliyle karşı karşıya kalınır.<br />
Televizyonlarda, gazetelerde, internet haberleşme ağlarında ve hatta rüyasında bile dezenformasyona uğrayan beyinler, karnını doyurmaktan başka bir derdi olmayan insanlar, beynini bir yerlere kiraya vererek sorumluluklarından kaçanlar ve bir daha uyanmamak üzere uyutulan bir millet karşımıza çıkar.</p>
<p>Bütün bunların sonucu; üzerine ölü toprağı serpilmiş, vatan, millet ve inançları için hiçbir mücadele, fedakârlık yapmayan, oy verip sonra televizyonların karşısına geçerek oy verdiği kişilerin vatanını, milletini, dinini, imanını kurtarmasını bekleyen aldanmış insanlar.</p>
<p>Ve yaptığımız en büyük hata; Allah’tan beklememiz gerekeni insanlardan beklemek, Allah’tan istememiz gerekeni başkasından istemek, bilerek veya bilmeyerek Allah yerine partiye, lidere, güçlü gördüğü insanlara sığınmak.<br />
Ve belki de en doğru sözü söyleyen “bırak sarhoşu kendi uyansın” diyen can dostumun uyarısı. </p>
<p>Ahmet Berhan YILMAZ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10918-birak-sarhosu-kendi-uyansin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalkınan şehirlerde Benzer Düşünce ve Davranış Biçimleri</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10916-kalkinan-sehirlerde-benzer-dusunce-ve-davranis-bicimleri</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10916-kalkinan-sehirlerde-benzer-dusunce-ve-davranis-bicimleri#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 07:10:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Vahdet Nafiz AKSU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10916</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda bir merak musallat oldu bana. Vaktim uygun oldukça yerel sitelere “İnternet turları” düzenliyorum.
Bir gün Konya’nın yerel sitelerinde geziniyorum. Gün oluyor, Trabzon ağ toplumuna konuk oluyorum. Bir başka gün klavyemin yolu Erzincan’a, Sivas’a düşüveriyor!
Velhasıl birkaç aydır grip&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda bir merak musallat oldu bana. Vaktim uygun oldukça yerel sitelere “İnternet turları” düzenliyorum.</p>
<p>Bir gün Konya’nın yerel sitelerinde geziniyorum. Gün oluyor, Trabzon ağ toplumuna konuk oluyorum. Bir başka gün klavyemin yolu Erzincan’a, Sivas’a düşüveriyor!</p>
<p>Velhasıl birkaç aydır grip çıkmadığım yerel gazete sitesi, toz duman attırmadığım mahalli “Net merkezi” kalmadı! </p>
<p>Hem bedava, hem keyifli, hem öğretici olan bu gezintilere ilgim nedensiz değil. <em>“Şehirlerin benzer halk ve aydın davranışlarını; o şehirlerde yaşayanların toplumsal talep, beklenti ve eleştiri biçimlerini ” </em>hep merak etmişimdir.</p>
<p>İşte bu merakımı giderebileceğim adres olarak önüme çıktı yerel gazeteler, siteler. Şunu da gözlemledim. Mahalli yazarların konulara yaklaşımı ile kent derneklerindeki sohbet içerikleri benzerlik gösteriyor.</p>
<p>Üç beş hemşehri bir araya geldi mi mutlaka şöyle bir sohbet geçer aralarında… Yazıların ana fikri de aşağı yukarı aynı kapıya çıkar.</p>
<p>“Yahu arkadaş bakın şu şu şehirler ne kadar da şanslılar. Bir kere birbirlerini kokularından tanıyorlar, birbirlerini nasıl tutuyorlar, hemşehrilik ne demektir gidin de onlardan öğrenin…”</p>
<p>“Hay ağzına sağlık arkadaş, bürokratlarını yukarılara taşırlar bunlar, gidin bakın her kurum …..lerle dolu. İş adamlarına omuz verirler, birisi zor duruma düşse aralarında para bile toplayıp yetişirler imdadına… Bunlar alışverişlerini bile kendi hemşehrilerinin işyerlerinden yaparlar”</p>
<p>Sürekli çaresizlik üreten ”Mahalli bürokratik yapılardan” şikâyet eden yerel köşe yazarları, “Bazı olumsuzlukların sadece kendi şehirlerine özgü olduğu” kesin inancı içindeler. Kalkınma yolunda yeterli mesafe alamayışlarını “Yerel liyakatsizliğe” bağlama eğilimindeler.</p>
<p>Bir ortak yakınmaları da “Diğer illerin siyasi kadroları tuttuğunu koparırken, kendi siyasetçilerinin yetersiz oluşu…”</p>
<p>Bu tespitlerimi paylaştığım ENER’Lİ dostlardan birisisi dedi ki:</p>
<p>“Bu söylediklerinden anlıyorum ki, aslında her şehir bir diğerine imreniyor, öykünüyor. Sanıyorum hemşehrilerimiz için bugüne kadar verdiğimiz bazı hükümlerde epey ileri gitmişiz…”</p>
<p>“Yıllardır hangi Erzurumlu toplulukla çay içsem, yemek yesem söz hep aynı noktaya gelir dayanır” dedim, dostuma ve şöyle sürdürdüm konuşmamı:</p>
<p>“Bir araya gelince ilk sözümüz şu oluyor:  Arkadaş! hemşehrilik nedir, bilmiyoruz. Birbirimiz aleyhinde konuşuyoruz, bir birimizi kıskanıyoruz, kimsenin yükselmesine tahammül göstermiyoruz.</p>
<p>Bu iddiayı hangimiz öne sürsek, diğerlerimiz tasdik eder hemen. Karamsar anlarımda benim de katıldığım olmuştur bu hükümlere… Ama sonra insanımıza haksızlık ettiğimi düşünürüm. En azından büyük çoğunluğun bu ithamları hak etmediği kanısı hep hâkimdir bendenize…</p>
<p>Haset, dedikodu, dalga dalavere hemen her ilde, her toplumda görülen karakter zaafları değil mi?</p>
<p>Ahlaki çöküntünün sarıp sarmaladığı toplumlarda zirveye çıkan entrika, fitne, fesat, dedikodu ve haset gibi özellikleri getirip sadece Erzurumluya yamamamın ne âlemi var?</p>
<p>Bu büyük ahlaki zaafları dadaşın adeta alamet-i farikası haline biz getirirsek, bizi bu alçaklıklarla itham edecek olanlara söyleyecek neyimiz kalır?”</p>
<p>Dostumun söylediklerimi başıyla onaylamasından cesaret alınca söylemeden geçemedim: </p>
<p>“Unutma şu gerçeği, bir gün mutlaka kamusal saltanata alışmış ‘Köhne bürokrasi”, en azından bu şehirde yerini ‘Topluma hizmet uğruna kişisel rahatını feda edebilen’ ‘Hizmet ehli bürokrat’ tipine terk edecek&#8230; Bu bir süreç meselesi…Bilimi üstün dadaşlık özellikleriyle karıp mizacının cevheri haline getiren laptoplu dadaşlar ordusu alay alay hizmet siperlerini dolduruyor. Bu selin önünde hangi çürük bent durabilir ki…</p>
<p>Hemşerilik enerjilisiyle dolu ‘tutkal şahsiyetlerin’ harbi ve hasbi önderliği sayesinde ‘Erzurumluluk şuuru’ çağdaş ihtiyaçlara göre serpilip büyüyecek. İşte bu şuurla birlikte şehir de maddi ve manevi alanda daha da serpilip büyüyecek. Büyüyor da…”</p>
<p>Dostum, sevimli gözlerini gözlerime dikerek kendisine söylediklerime kendimin ne kadar inandığını anlamak istedi. Söylediklerimin içtenliğine kanaat getirince mutlu oldu.</p>
<p>Evet, ona söylediklerimde samimiydim. Size de aynı samimiyetle ifade ediyorum:</p>
<p>Şehir adına yürütülen cesur ve samimi her çaba, bu şehre gönül vermiş çoğunlukça desteklenecektir. Destekleniyor da…</p>
<p>Şehir adına yürütülen cesur ve samimi her çaba, hasedin karartmadığı vicdanlarda elbette bir karşılık bulacaktır. Buluyor da…</p>
<p>Ara sıra arkadaşlarıma “Mecellenin hükmüdür” diye latifeyle karışık söylediğim gibi: ESER KUVVETLİYSE, TESİR MUHAKKAKTIR!</p>
<p>ENER olarak daha birkaç aydır yürüttüğümüz mütevazı çabaların şehir aydını, medyası ve halkı üzerinde meydana getirdiği samimi ilgi, sözlerimin ispatı değil mi?</p>
<p>__</p>
<p><strong><em>TAZİYE.</em></strong></p>
<p><strong>Erzurum E. Milletvekili Muhterem İsmail Köse ve işadamı Muharrem Köse, kız kardeşlerini kaybetmenin acısını yaşadılar. Kendilerine ve tüm aile efradına taziyelerimi iletiyor, merhumeye rahmet ve mağfiret diliyorum. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><em>Genç bir dostun acı haberiyle sarsıldık. Tevfik AKAN kardeşimizi rahmet-i rahmana yolcu ettik. Mekânı cennet olsun. Basın camiasına ve ailesine taziyelerimi iletiyorum</em></strong><strong></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Mucip KINA kardeşimizin Annesinin vefatından geç haberdar oldum. Taziyelerimi iletiyorum. Ezemizin mekânı cennet olsun. <em></em></strong></p>
<p>Vahdet Nafiz AKSU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10916-kalkinan-sehirlerde-benzer-dusunce-ve-davranis-bicimleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bakan Günay&#8217;dan ne istemeliyiz..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10914-bakan-gunaydan-ne-istemeliyiz</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10914-bakan-gunaydan-ne-istemeliyiz#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 07:09:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10914</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Erzurum&#8217;da hem yeni müftülük binasının temeli atılacak, hem de Tortum Şelalesi&#8217;nde gerçekleştirilecek olan &#8220;sultan sekisi&#8221; toplantısı yapılacak.
Birbirinden değerli konuklarımız var:
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay&#8230;
Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu&#8230;Sağlık Bakanı Recep Akdağ da var ama&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Erzurum&#8217;da hem yeni müftülük binasının temeli atılacak, hem de Tortum Şelalesi&#8217;nde gerçekleştirilecek olan &#8220;sultan sekisi&#8221; toplantısı yapılacak.<br />
Birbirinden değerli konuklarımız var:<br />
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay&#8230;<br />
Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu&#8230;Sağlık Bakanı Recep Akdağ da var ama O&#8217;nu &#8220;misafir&#8221;den saymıyoruz. Çünkü Akdağ ev sahibi&#8230; Kuşkusuz ki, Erzurum&#8217;un yeni bir müftülük binasına kavuşacak olması, ziyadesiyle güzel bir gelişmedir. Ancak en az bu güzel hizmet kadar önemli olan başka bir husus ise şudur:<br />
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay&#8217;ın Erzurum&#8217;a gelmesi&#8230;<br />
Şöyle ki, Erzurum kültür ve tabiat varlıkları açısından ülkenin en zengin illerinden biridir.<br />
İslam ve İslam öncesi nice medeniyete beşiklik etmiş, nice büyük imparatorlukların izlerini günümüze kadar taşımış bir şehirdir Erzurum&#8230;…<br />
Fakat aynı Erzurum bu büyük kıymetleri bihakkın koruyamıyor, onların layık olduğu çevre düzenlemesini gerektiği gibi yapamıyor.<br />
İster ilgisizlik, ister yerel yönetimlerin mali açıdan güçsüz olması, isterse başka sebepler yüzünden, ne sayarsanız sayın; Erzurum&#8217;da tarihi eserler olması gereken yerde değil ne yazık ki&#8230;<br />
Misal; Erzurum Kalesi&#8217;nin durumu ortada işte&#8230;…<br />
Dört bir yanı viranelerle çevrilmiş, sanırsınız ki bilinçli olarak tarihi kale saklanmaya çalışılmış. Şayet yıllar öncesinden başlanarak, her belediye bir miktar istimlak yapmış olsaydı, günümüze gelindiğinde kalenin çevresi yemyeşil bir vadiye dönerdi.<br />
Olmadı maalesef&#8230;<br />
Yolun sol yanında kale, Lala Paşa, Yakutiye, Rüstem Paşa&#8230;… Sağ tarafta, Ulucami, Çifte Minareli Medrese, Üç Kümbetler ve daha niceleri&#8230;<br />
Aslında tam anlamıyla bir açık hava müzesi&#8230;<br />
Fakat Erzurum bu altın fırsatı, bu bir daha el geçmez kıymeti yerli yerinde değerlendiremediği için, turist de çekemiyor, bu eserleri dünya ölçeğinde görücüye de çıkaramıyor.<br />
Bu bakımdan bugün Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay&#8217;ın Erzurum&#8217;da olması son derece önemlidir.<br />
Muhtemelen Recep Akdağ, ev sahibi olarak konuk bakana şehri gezdirecek ve belki de özellikle bu açık hava müzesini gösterecektir.<br />
Her ne kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın öyle büyük bütçeleri olmasa da, Bakan Bey&#8217;in himmetiyle hiç olmasa kalenin etrafı şimdilik açılabilir.<br />
Madem ki, Erzurum artık dünyaya açılan bir şehir olmak istiyor ve kış turizmi ile adını tanınmış şehirler arasına yazdırmanın çabasında, o halde önce işe tarihi dokunun gün yüzüne çıkarılmasıyla başlanmalıdır.<br />
Başka vilayetlerde benzer durumdaki eserler öyle bir güzel ortaya çıkarılmış ki, tıpkı yüzük kaşı gibi ilk bakışta görüyorsunuz.<br />
Erzurum’da ise bin yıllık eserlerimiz, etraflarını sarıp sarmalayan gecekondular yüzünden adeta hapsedilmiş gibi&#8230;<br />
Ertuğrul Günay&#8217;ın bugün Erzurum&#8217;a gelmesini çok önemsiyor ve ciddi bir fırsat olarak görüyorum. Hoş Kültür ve Turizm Müdürü&#8217;nün öyle bir derdi, beklentisi, hedefi, amacı ve ideali yok ama yine de bu hususta mutlaka bir sunum yapmalıdır.<br />
Ya da Vali Sebahattin Öztürk&#8217;ün bu önemli görevi üstlenmesi lazım.<br />
Bakan Günay&#8217;a Erzurum&#8217;u, Erzurum&#8217;un neredeyse yok olmaya yüz tutan bu tarihi yanını anlatıp, destek istenmelidir. Besbelli ki, yerel imkânlarla bu hizmeti yerine getirmek imkânsız&#8230;<br />
Recep Akdağ, Sağlık Bakanlığı koltuğuna oturduğundan bu yana hem ülke hem Erzurum için elinden gelenden fazlasını yapmış bir bakandır. Şayet O olmasaydı Erzurum bugünkü sağlık hizmetlerinin üçte birine dahi kavuşamazdı. Ancak Akdağ&#8217;ın şehrin bütün sorunlarını çözmeye ne kudreti ne de yetkisi yetmez&#8230;<br />
Mutlaka başka bakanlıkların devreye girmesi gerekiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Günay&#8217;ın ziyareti bu açıdan üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir ziyarettir.</p>
<p>Mehmet ŞENER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10914-bakan-gunaydan-ne-istemeliyiz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SEVMEK VE KABUL ETMEK…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10912-sevmek-ve-kabul-etmek%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10912-sevmek-ve-kabul-etmek%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 07:08:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10912</guid>
		<description><![CDATA[İki kavram;
Sevmek ve kabul etmek…
***
Sevgi kavramı yüce Yaratan’ın insanların kalbine yerleştirdiği, dünyanın en güzel duygusu…
Gönül kapılarını bir insanı sevmeye ayıranlara ne mutlu.
Gönül kapıları diyorum, çünkü gönül kutsaldır ve ‘Gönül’ Yaradan’ın evidir…
Gönlünüzde sevgiye yer ayıramamışsanız,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İki kavram;</p>
<p>Sevmek ve kabul etmek…</p>
<p>***</p>
<p>Sevgi kavramı yüce Yaratan’ın insanların kalbine yerleştirdiği, dünyanın en güzel duygusu…</p>
<p>Gönül kapılarını bir insanı sevmeye ayıranlara ne mutlu.</p>
<p>Gönül kapıları diyorum, çünkü gönül kutsaldır ve ‘Gönül’ Yaradan’ın evidir…</p>
<p>Gönlünüzde sevgiye yer ayıramamışsanız, vay halinize…</p>
<p>Ya da gönlünüz sevgi ile dolu ise ne mutlu size…</p>
<p>Sakın gönül kırmayın ve kin tutmayın…</p>
<p>Hani Yunus’un dediği gibi;  </p>
<p>“Bir kez gönül yıktın ise</p>
<p>Bu kıldığın namaz değil…”</p>
<p>Ya da,  </p>
<p>“Biz kimseye kin tutmayız</p>
<p>Ağyar dahi dosttur bize…”</p>
<p>Dizelerinde olduğu gibi yüreğinizin güzelliklerini insanlarla paylaşın.</p>
<p>Paylaşmayı bilmiyorsanız, öğrenin…</p>
<p>Paylaşılan sevgi çok daha büyüktür…</p>
<p>***</p>
<p>Bir de “Kabul etmek” kavramı var…</p>
<p>İnsanları sevmek nefsinize çok ağır geliyorsa, nefsinize hakim olamıyor ve onun esiri oluyorsanız işte bu durumda birbirimizi kabul etmemiz gerekiyor.</p>
<p>İlla sevmek zorunda değilsiniz, ama kabul etmek zorundasınız…</p>
<p>***</p>
<p>İnsanın bünyesini çürüttüğü yetmiyormuş gibi topluma da sirayet eden bu sevgisizlik illetinden kurtulmak gerekiyor.</p>
<p>Gönlünü sevgiye açamayan, sevgi ile düşünemeyen beyin çorak, sevgi ile göremeyen göz kördür…</p>
<p>Sevgi pınarlarınızın kurumasına müsaade etmeyin…</p>
<p>Çevrenizde olup bitenlere bigane kalmayın, eğer başınızı yastığa koyduğunuzda nerede hata yaptığınızı sorgulayabiliyorsanız bu da bir şeydir…</p>
<p>Unutmayın sevmeye gücünüz ve cesaretiniz yoksa, kabul edin…</p>
<p>Bu da erdemdir… </p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10912-sevmek-ve-kabul-etmek%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihi Doku ve 2011</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10867-tarihi-doku-ve-2011</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10867-tarihi-doku-ve-2011#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Jul 2010 10:49:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GamzeİSPİRLİ]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10867</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum&#8217;da tarihi ve turizm içerikli eserler ve mekanlar konusundaki çalışmalar milli park sayısının artmasına da yansıyor.
Ancak milli park sayısının artması tarihi eserlerin korunmasında ve yaşatılmasında önemli bir etken değil.
Milli park kavramı, kağıt üzerinde kalmamalı.
Allahuekber Dağları Milli Parkı &#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum&#8217;da tarihi ve turizm içerikli eserler ve mekanlar konusundaki çalışmalar milli park sayısının artmasına da yansıyor.</p>
<p>Ancak milli park sayısının artması tarihi eserlerin korunmasında ve yaşatılmasında önemli bir etken değil.</p>
<p>Milli park kavramı, kağıt üzerinde kalmamalı.</p>
<p>Allahuekber Dağları Milli Parkı  ile ilgili olarak hazırlanan Gelişim Planı&#8217;nın müzakere toplantısı Erzurum&#8217;da yapıldı.</p>
<p>Tortum Şelalesi, Aziziye Tabyalarından sonra Allahü Ekber Dağlarıyla birlikte Erzurum&#8217;da Milli Park sayısının üçe yükseldiği açıklandı.</p>
<p>Her yıl bu alandaki eksikleri kaleme alıyoruz.</p>
<p>Fakat bu durum hiç kimsenin umurunda değil zaten.</p>
<p>Her yıl yeni bir proje hazırlanıyor.</p>
<p>Ortada icraat yok.</p>
<p>Umarız bu yönde atılan adımlar amacına ulaşır.</p>
<p>Geçtiğimiz gün Öşvank Kilisesinde onarım yapılacağı açıklandı.</p>
<p>Daha önce Aziziye ve mecidiye tabyalarının milli park olacağı ifade edilmişti.</p>
<p>Çifte Minareli Medrese dökülüyor.</p>
<p>Turistler bu vahim durum konusunda hayretler içinde kalıyor. Erzurum da ilgisizlik tüm yönleriyle devam ediyor.</p>
<p>Umarız bu söylemde kağıt üzerinde kalmaz.</p>
<p>Geçtiğimiz yıllar çifte minareli medresenin  yapımı konusunda da benzer gelişmeler yaşanmıştı fakat ortada en ufak bir gelişme yok.</p>
<p>Projenin yapımı uzun zaman alırmış.</p>
<p>Ödenek sorunu had safhadaymış.</p>
<p>Her yaz sezonunda çifte minareli medresenin restorasyon sorununu ele alıyoruz.</p>
<p>Fakat biz yazıp biz okuyoruz bu önemli konuyu.</p>
<p>Kent bu kadar ilgisizliği gerçekten hak etmiyor.</p>
<p>Yani konu yine arap saçına dönüş durumda.</p>
<p>Üstelik tarih bu hataları çok iyi kayıt ediyor.</p>
<p>Tarihi eserler özellikle çifte minareli medrese için kaynak sorunu yaşanmadan soruna çözüm üretilmelidir.</p>
<p>Sorunları görmezden gelenlerin bu anlamsız tavrına anlam veremiyoruz.</p>
<p>Erzurum tarihi kent dediğimizde gelecek nesillere neyi miras bırakacağız.</p>
<p>Milli park olmak bir kriter değil.</p>
<p>Tarihi eserler yok olup giderken, tarihi kent olmanın neresiyle övüneceğiz.</p>
<p>Bürokratların ve siyasilerin bu önemli konu üzerinde takipçi olmaların istiyoruz.</p>
<p>Çünkü Çifte Minareli Medreseye gelen turistler, medresenin harabe görüntüsünden oldukça şikayetçi.Tarihi eserler hepimizin ortak değeri.</p>
<p>Bu eserlere sahip çıkmak herkesin görevi olmalı.</p>
<p>Tarihi dokunun korunması ve kentsel dönüşüm projesini aynı çerçevede değerlendirirsek;</p>
<p>Erzurum&#8217;da tarihi eserlerde önemli sorunlar yaşanıyor.</p>
<p>Tarihi eserlerde restorasyon sorunu had safhada.</p>
<p>Tarihi doku ilgi bekliyor.</p>
<p>Yapılan çalışmalarda türbe ve ören gibi yerlerinin envanterini çıkarılıyor</p>
<p>Çevre düzenlemesi yapılıyor</p>
<p>Önemli olan tarihi eserlerle turizmi entegre edebilmek.</p>
<p>2011 konusunda önemli olan tarihi doku çalışmalarına daha çok önem verilmelidir.</p>
<p>Gamze İSPİRLİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10867-tarihi-doku-ve-2011/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu vali haddini aşmış belli!&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10732-bu-vali-haddini-asmis-belli</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10732-bu-vali-haddini-asmis-belli#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 07:40:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Esat BİNDESEN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10732</guid>
		<description><![CDATA[“Bir kahvenin 40 yıl hatırı var” derler.
Ama Kars Valisi Ahmet Kara ya bu sözü hiç duymamış veya “Hatır” kendisi için
hiçbir şey ifade etmiyor.
Sayın vali hatır saysa,
İçtiği kahvelerin sayısını bilse Erzurum’u hedef alan açıklamalarda bulunmazdı.
x
Zira&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Bir kahvenin 40 yıl hatırı var” derler.<br />
Ama Kars Valisi Ahmet Kara ya bu sözü hiç duymamış veya “Hatır” kendisi için<br />
hiçbir şey ifade etmiyor.<br />
Sayın vali hatır saysa,<br />
İçtiği kahvelerin sayısını bilse Erzurum’u hedef alan açıklamalarda bulunmazdı.</p>
<p>x</p>
<p>Zira Sayın Vali Hınıs’ta kaymakamlık yapmış,<br />
Kaymakamlıkla da kalmamış,<br />
Kendisine “Fahri Hemşerilik” verilmiş,<br />
Hem de o dönemin valisi tarafından takdirname ile ödüllendirilmiş.<br />
Her şeye rağmen,<br />
Bakın Vali Ahmet Kara ne demiş:<br />
“Depo ve antreponun Erzurum’a kurulması söz konusu bile olamaz. TCDD Genel<br />
Müdürü Süleyman Karaman ile konuştum. Depo ve Antrepolar Kars’a kurulacak.<br />
Biz bu işin üzerinde duracağız”</p>
<p>x</p>
<p>Evet Vali Bey takmış kafayı Erzurum’a.<br />
“Kurdurtmam,<br />
Kurdurtmayacağım” diyor.<br />
Sayın Valinin Erzurum hıncı nerden geliyor bilmiyorum ama,<br />
Benim ninem her zaman şunu söylerdi:<br />
“Bu şehrin ekmeğinin tuzu yok. İnsanlar gelir Erzurum’da mal mülk sahibi<br />
olurlar, mevki makam kaparlar sonrada bu şehrin kıymetini bilmezler, hatır<br />
saymaz, o da yetmemiş gibi Erzurum’a beğenmezler”<br />
Meğer ninem ne kadar haklıymış,<br />
Bu şehrin ekmeği gerçekten ne kadar tuzsuzmuş…</p>
<p>x</p>
<p>Vali Bey’in Kars’a tayini bir yıl olmuş.<br />
Karslılar nasıl bir ilgi ve alaka göstermiş ki kendilerine,<br />
Kars için Erzurum’u bile hiçe sayar olmuş.<br />
Erzurum’a yapılacak bir yatırımı “Oraya yaptırtmam” diyecek kadar gözünü karartmış.</p>
<p>X</p>
<p>Kars’ta bu ülkenin sınırları içerisinde,<br />
Serhat şehrimiz.<br />
Kalesi’nde Türk Bayrağı dalgalanıyor.<br />
Orası da bir vatan köşesi.<br />
Kars’a da, Ağrı’ya da, Vali beyin memleketi Erzincan’ a da, Erzurum’a da yatırım yapılmalı.<br />
Devletin eli bu illere değmeli,<br />
Bu iller de gelişmeli.<br />
Ama huysuz çocuklar gibi “Yok bütün oyuncaklar benim olsun” denmemeli.</p>
<p>x</p>
<p>Sayın Vali’ye biz yol yordam öğretecek değiliz elbette,<br />
Akıl vermek,<br />
Açıklama satırları yazacak hiç değiliz.<br />
Ama ,<br />
Erzurum’la ilgili açıklamaları başarılarla dolu özgeçmişine hiç yakışmamış.<br />
Hani derler ya, “Maksadını aşmış”<br />
İşte aynen öyle olmuş.</p>
<p>x</p>
<p>Sert mizaçlı biriymiş,<br />
Bürokratları azarlıyor, hatta belediye başkanlarına bile fırça atıyormuş.<br />
Ama burası Erzurum.<br />
Burası Dadaşlar diyarı.<br />
Sakın ola Erzurum’u Erzurum insanını kendi bürokratlarına benzetmesin.<br />
O alışkanlığı ile bu açıklamaları yapmasın.<br />
Unutmasın ki,<br />
Bizimde Valimiz var,<br />
Bizim de siyasetçilerimiz var.<br />
Bir de Bakanımız…<br />
Zat-ı Alileriniz Erzurum’a yapılacak bir yatırımı durduracaksınız da,<br />
Bizim Valimiz,<br />
Bizim siyasilerimiz durup bakacak değil ya.<br />
Onların dilleri lal değil,<br />
Onlar da karpuz toplamıyor Sayın Vali…</p>
<p>Esat BİNDESEN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10732-bu-vali-haddini-asmis-belli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>37 yıl sonra Erzurum’da buluştular</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10730-37-yil-sonra-erzurum%e2%80%99da-bulustular</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10730-37-yil-sonra-erzurum%e2%80%99da-bulustular#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 07:33:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kadir SABUNCUĞLU</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10730</guid>
		<description><![CDATA[ATATÜRK Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulundan mezun olan öğrenciler 37 yıl aradan sonra yine Erzurum&#8217;da buluştular.
İşadamı Faik Güngör, öğretmenleri Mübeccel Okay&#8217;ın isteği üzerine 40 arkadaşını Polat Renaıssance Otelde topladı.
Nostaljik derste fıkralar, anılar anlatıldı.
Unutulmaz o eski günler yad&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulundan mezun olan öğrenciler 37 yıl aradan sonra yine Erzurum&#8217;da buluştular.<br />
İşadamı Faik Güngör, öğretmenleri Mübeccel Okay&#8217;ın isteği üzerine 40 arkadaşını Polat Renaıssance Otelde topladı.<br />
Nostaljik derste fıkralar, anılar anlatıldı.<br />
Unutulmaz o eski günler yad edildi.<br />
Duygu dolu anlar yaşandı.<br />
Bazıları ise gözyaşlarını tutamadı.<br />
İşadamı Faik Güngör, bundan böyle her beş yılda bir buluşacaklarını söyledi.<br />
Güngör, &#8220;Her toplantıya birkaç arkadaşımız gelemeyecek. Ama üç kişi kalana kadar bu buluşmaları sürdüreceğiz&#8221; dedi.<br />
Faik Güngör Erzurum’a geldiğinde üniversite arkadaşlarıyla birlikte ek binasını yaptırdığı Cemal Gürsel ilköğretim okulu ziyaret etti.<br />
İlk 10&#8242;a giren öğrencilere altın hediye etti.<br />
İşte Erzurum’un ve Atatürk Üniversitesinin en büyük sermayesi bu.<br />
Atatürk Üniversitesi günümüze kadar 145 bin 202 mezun vermiş.<br />
Mezun olanlar, Erzurum ile Atatürk Üniversitesiyle gönül bağı kuruyorlar.<br />
Bu bağı koparmak çok zor.<br />
Yakın bir gelecekte mezunların gelip gitmeleri, en önemli turizm gelirlerimizden biri olacak.</p>
<p>Kadir SABUNCUOĞLU</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10730-37-yil-sonra-erzurum%e2%80%99da-bulustular/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnadına açıklama…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10727-inadina-aciklama%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10727-inadina-aciklama%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 07:29:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Özcaylak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10727</guid>
		<description><![CDATA[İl Emniyet Müdürü İbrahim Çelik, geçtiğimiz aylarda gündeme gelen bir haberle ilgili olarak gazetecilerin sorduğu sorulara “inadına açıklamadım.” yanıtını vermişti. Onun için birazdan yazacaklarıma da bir açıklama beklemiyorum.
Anlatacağım olay 14 Şubatta yaşanıyor. Emniyet mensupları Çaykara caddesindeki 12 AH 376&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İl Emniyet Müdürü İbrahim Çelik, geçtiğimiz aylarda gündeme gelen bir haberle ilgili olarak gazetecilerin sorduğu sorulara “inadına açıklamadım.” yanıtını vermişti. Onun için birazdan yazacaklarıma da bir açıklama beklemiyorum.</p>
<p>Anlatacağım olay 14 Şubatta yaşanıyor. Emniyet mensupları Çaykara caddesindeki 12 AH 376 plakalı araçtan şüpheleniyor. Park halindeki aracın plakasını sorguluyor. Sorgulama sonrası plaka ile aracın örtüşmediği ortaya çıkıyor. Bir müddet sonra aracın başına birisi gelince gidip durumu izah edip karakola gitmeleri gerektiğini söylüyorlar. Duruma müthiş sinirlenen araç sahibi “ben Bingöl’ün Yedisu Kaymakamı Mustafa Pala’yım sizinle hiçbir yere gelmiyorum.”diyerek zorluk çıkarıyor. Polis memurlarının ısrarı üzerine Mustafa Pala “ Buyurun gidelim karakola ama hepinizle hesaplaşacağız diyerek küfürler tehditler savuruyor.” Polis memurları tehditlere aldırmayıp görevlerini yapmanın bilinciyle alıp kaymakam beyi emniyete götürüyorlar. İfadesi alınan kaymakam bey serbest bırakılırken, görevini yapan iki polis memuru sürülüyor.</p>
<p>Sıradan vatandaşlar bilmese de biz gazeteciler biliyoruz ki güvenlik gerekçesiyle bu tarz plaka değişiklikleri yapılabiliyor. Ancak hepsi resmi bir biçimde yapılıyor. Anlayacağınız polis sorgusunda durum ortaya çıkıyor. Öyle görünüyor ki Kaymakam bey resmi kaydı olmadan kafasına göre plakaları değiştiriyor. Beyefendi Kaymakam olduğu için hiç kimsenin hiçbir şekilde kendisine herhangi bir şey sormaması gerektiğine inanıyor. Yaşanan bu olayda Kaymakam beyin bu düşüncesinde ne kadar haklı olduğunu gözler önüne seriyor.</p>
<p>Nedir bu polis memurlarının suçu? Görevlerini yapmak. İki polis memuru sadece görevini yaptı diye sürülüyor. Şimdi empati yapalım ben polis memuru olsam ve başıma böylesi bir olay gelse, bir daha şüpheli gördüğüm hiçbir aracın plakasını sorgulamam. Umursamam emniyet müdürünün direkt talimatı olmadan kılımı kıpırdatmam.</p>
<p>İçişleri Bakanlığı’nın bu olaydan haberi var mı çok merak ediyorum? Bir kaymakam iki polis memurunu nasıl sürdürebilir? Hem de hiçbir suçları yokken. Bunun adı kölelik sistemi. Bu kaymakam polis memurlarını kölesi olarak mı görüyor? Kendisini bütün kanunların üzerinde gören bu kaymakamın talimatıyla polis memurlarını süren yöneticilere ne demeli.</p>
<p>Yazıya başlarken belirttiğim gibi Emniyet Müdürü İbrahim Çelik’ten bir açıklama yapmasını beklemiyorum. Kendisine “inadına açıklamadım” deme zevkini yaşatmamak için….</p>
<p>Sinan ÖZÇAYLAK</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10727-inadina-aciklama%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Olmadı Sayın Eroğlu, hem de hiç olmadı&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10724-olmadi-sayin-eroglu-hem-de-hic-olmadi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10724-olmadi-sayin-eroglu-hem-de-hic-olmadi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 07:24:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Şener</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10724</guid>
		<description><![CDATA[Enerji veya sanayi bakanı söylemiş olsaydı, hak vermemekle beraber anlamaya çalışırdık. Fakat, &#8220;&#8230;HES&#8217;lere karşı çıkanlar rant çevreleridir, ülkenin gelişip kalkınmasını istemeyen çıkar gruplarıdır&#8221; türünden akla ziyan bu tespitin, Çevre Bakanı Veysel Eroğlu&#8217;ndan gelmesine inanamadık.O Veysel Eroğlu ki, bu ülkede su&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Enerji veya sanayi bakanı söylemiş olsaydı, hak vermemekle beraber anlamaya çalışırdık. Fakat, &#8220;&#8230;HES&#8217;lere karşı çıkanlar rant çevreleridir, ülkenin gelişip kalkınmasını istemeyen çıkar gruplarıdır&#8221; türünden akla ziyan bu tespitin, Çevre Bakanı Veysel Eroğlu&#8217;ndan gelmesine inanamadık.O Veysel Eroğlu ki, bu ülkede su ve su işlerini en iyi bilen uzmanlardan biridir. Politikaya girmeden evvel İSKİ ve DSİ Genel Müdürlüğü görevini yürüttü ve İstanbul gibi, ileri derecede su sorunu olan bir şehre adeta hayat verdi.<br />
Kendisi son genel seçimden bu yana da Kabine&#8217;de Çevre Bakanı olarak görev yapıyor ve oldukça başarılı işlere imza atıyor.<br />
Çevreyi ve suyu en iyi bilen kişilerden biri olarak Bakan Bey&#8217;in, kalkıp HES&#8217;lere itiraz eden çevre dostlarını &#8220;çıkar odakları&#8221; olmakla itham etmesi oldukça düşündürücüdür. Eroğlu bu çıkışıyla, yalnızca kırıcı bir tavır takınmakla kalmadı, ilmi ve müşterek aklı da &#8220;yok&#8221; saymış oldu.<br />
Mahkemelere ulaşan bilirkişi raporlarında bile artık açıkça belirtildiği şekliyle, derelerin üzerine kurulan HES&#8217;ler hem tabiatı mahvediyor, hem de binlerce insanın hayatını derinden etkiliyor. Bu hususta bugüne kadar binlerce rapor hazırlandı, makaleler yazıldı, konferanslar düzenlenip insanların dikkati çekilmeye çalışıldı, yerli-yabancı uzmanlar avazları çıktığınca bağırıp durdular, &#8220;HES&#8217;ler çevreyi yok edecek&#8221; diye&#8230;…<br />
Devletin sert tepkisine ve itiraz edenlerin aylarca cezaevinde tutulmasına karşın, HES yapılan her yerde insanlar tepki gösteriyor.<br />
Zaman zaman sermayenin baskısıyla, bazı medya organlarında HES&#8217;leri &#8220;aklama&#8221; operasyonları yapılmak isteniyor; ancak ücreti mukabilinde ekrana çıkan o uzmanlar dahi büsbütün kıvıramıyorlar.<br />
Bakan Bey buyurmuş ki, &#8220;Dereler boşu boşuna akıp gidiyor, biz bu boşa akan sulardan enerji elde edeceğiz, bunun neresi yanlış?&#8221;<br />
Şayet, mesele tam da böyle yani Eroğlu&#8217;nun takdim ettiği gibi olsaydı, elbette itiraz edenlerin niyetinden şüphe edilirdi. Lakin, yediden yetmişe herkes biliyor ki, mesele böyle değil&#8230;…<br />
Evet; Adana, Mersin ve birkaç yerde daha HES&#8217;ler böyle&#8230; Yani yaz mevsiminde su tamamen köylünün, çiftçinin ihtiyacına bırakılıyor, kışın da enerji üretiliyor.<br />
Bizde durum tam tersi:<br />
HES&#8217;lerden yaz-kış tam kapasite enerji üretilmek isteniyor ve çalışmalar tamamen bu mantık üzerine yürütülüyor. &#8220;Can suyu&#8221; dedikleri o yutturmaca da zaten bu gerçeği haykırmaktadır.<br />
Belki Bakan Bey&#8217;in haberi olmayabilir ama bilen biliyor ki, Tortum ve İspir&#8217;de mevcut su, talebi karşılamaktan çok uzak. Siz bu imkânsızlık üzerine bir de HES&#8217;i getirip bindirirseniz, yöre halkı bir yudum suya muhtaç duruma gelecektir.<br />
Veysel Eroğlu gibi bir uzmanın bu gerçeği bilmiyor olması imkânsız. Dolayısıyla Bakan Bey, HES&#8217;lere karşı çıkanları itham ederken, siyasetçi şapkasıyla konuşuyor.<br />
Önümüzdeki günlerde (4 Temmuz&#8217;da) ERVAK Geleneksel Sultan Sekisi Toplantısı&#8217;nı bu yıl Tortum Şelalesi&#8217;nde gerçekleştirecek. Programa göre, Sağlık Bakanı Akdağ&#8217;ın yanı sıra, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay da &#8220;seki&#8221;ye katılacak.<br />
ERVAK, toplantının konu başlığını seçerken, &#8220;Tortum Şelalesi ve Uzundere Vadisi&#8217;nin konuşulması&#8221; demiş. O gün orada olacağız ve bakacağız ki, konuşmacılar Tortum Şelalesi&#8217;ni ya da Uzundere Vadisi&#8217;ni anlatırken, HES konusunu nasıl teğet geçecekler ya da dosdoğru dile getirecekler.<br />
Biliyorsunuz; Tortum Şelalesi&#8217;nin suyu ilgili firma tarafından kesilmiş, yargı kararıyla yeniden serbest bırakılmıştı. Muhtemelen özellikle Kültür Bakanı 4 Temmuz&#8217;da Tortum Şelalesi&#8217;ne hayran kalacaktır. Umuyorum ki, ERVAK Başkanı Erdal Güzel, Bakan Bey&#8217;e, &#8220;Biliyor musunuz efendim bu su kesilmişti, bu şelale az daha tarih olup, yitip gidecekti. Allah&#8217;tan bağımsız yargı var da hâkimler sayesinde bugün bu güzellik yaşıyor&#8221; diyecektir.<br />
ERVAK&#8217;ın bu toplantısı öncekilerden çok daha anlamlıdır. Zira, Erdal Güzel hayati bir soruna dikkati çekmek için böyle zekice bir program yapmış. İnşallah bakanlar o gün orada olur ve bütün yöre halkı, HES gerçeğini dile getirir.<br />
Başından beri HES&#8217;e karşı çıkmaktayım. Ama buradan Sayın Bakan&#8217;a soruyorum:<br />
Ben ve benim gibi arka planı olmadan, HES&#8217;e karşı çıkanlar acaba hangi çıkar odaklarına hizmet ediyor?<br />
Müteahhitlerin sözleşmesinde, &#8220;Bu su yalnızca sonbahar, kış ve ilkbaharda kullanılır; yaz mevsiminde suyun tamamı köylünün kullanımına terk edilir&#8221; şeklinde yazmış olsaydı, elbette ki kimse böylesine feveran etmezdi ve kimse köyünü, ağacını, bağını, bahçesini korumak için aylarca hapislerde sürünmezdi.<br />
Fakat, Sayın Bakan gerçek tam tersi; müteahhidin elinde öyle sağlam sözleşmeler var ki, adam istese o “can suyu”nu bile kimseye koklatmaz.<br />
Bize inanmıyorsanız Sayın Eroğlu lütfen istetin sözleşmeleri inceleyip görün&#8230;<br />
Bize hak vereceksiniz lakin, korkarım ki o zaman da iş işten geçmiş olacak.</p>
<p>Mehmet ŞENER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10724-olmadi-sayin-eroglu-hem-de-hic-olmadi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
