<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erzurum Haber Gazetesi &#187; Kültür-Sanat</title>
	<atom:link href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/kategori/kultur-sanat/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com</link>
	<description>ErzurumHaberGazetesi.com</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 16:23:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Gürcüler Öşvank&#8217;a el attı</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11641-gurculer-osvanka-el-atti</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11641-gurculer-osvanka-el-atti#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 07:52:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11641</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye ile Gürcistan arasında imzalanacak ikili protokol ile Çamlıyamaç Köyü&#8217;ndeki Öşvank Kilisesi Gürcistan; Gürcistan&#8217;daki bir cami ise Türkiye tarafından restore edilecek. İki hükümet arasında Ekim ayında imzalanacak ikili protokol sonucu restorasyon çalışmalarının yıl sonunda başlatılacağı dile getirildi. 
Kültür ve Turizm&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small;"><strong><em>Türkiye ile Gürcistan arasında imzalanacak ikili protokol ile Çamlıyamaç Köyü&#8217;ndeki Öşvank Kilisesi Gürcistan; Gürcistan&#8217;daki bir cami ise Türkiye tarafından restore edilecek. İki hükümet arasında Ekim ayında imzalanacak ikili protokol sonucu restorasyon çalışmalarının yıl sonunda başlatılacağı dile getirildi.</em></strong> </span></p>
<p><span style="font-size: small;">Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın yıllardır harabe halde bulunan Öşvank Kilisesi&#8217;nin tamir ve restorasyonu için şimdiye kadar hiç ödenek çıkartmadığı öğrenilirken, projenin gerçekleşmesi halinde bölgeye gelecek turist sayısında önemli bir artış kaydedileceği belirtildi. Öşvank Kilesi&#8217;nin inanç turizmi için önemli bir potansiyel olduğunu anımsatan Belediye Başkanı Halis Özsoy, &#8220;Umuyoruz en kısa sürede restorasyon çalışması tamamlanır.<br />
Her yıl yüzlerce olan turist sayısı bu çalışmadan sonra daha artacaktır&#8221; dedi. </span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong><em>ÖŞVANK KİLİSESİ’NİN TARİHİ</em></strong><br />
Hristiyan Gürcüler her yıl gruplar halinde Öşvank Kilisesi&#8217;ni ziyaret ederek hacı oluyor.<br />
Çamlıyamaç Köyü&#8217;ndeki Öşvank Kilisesi&#8217;nin yapımına Bagratlı Hanedanlığı zamanında 3. Adenese tarafından 961 yılında başlanmış, Magistras Bagrat tarafından 966 yılında tamamlanmış. Kilisenin mimarı Öşklü Grigor Usta&#8217;dır. Öşvank Kilisesi iki renkli taş bezemeleri ve kabartma figürleri ile ünlü.<br />
Kilisenin duvar ve kemerlerindeki bazı taşlar yerinden sökülmüş, çevredeki ev ve ahırların yapımında köşe taşı olarak kullanılmış, bazıları ise yurtdışına çıkartılmak istenirken yakalanmış.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">PLANDÖKEN</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11641-gurculer-osvanka-el-atti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ecdat yadigarları</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11638-ecdat-yadigarlari</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11638-ecdat-yadigarlari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 07:49:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Palandöken]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11638</guid>
		<description><![CDATA[Rus ordularının saldırısını önlemek amacıyla 19’uncu yüzyılın ikinci yarısında savunma amaçlı olarak Erzurum’un doğusunda ve çevresinde yapılan tabyalar, tarihin izlerini günümüze taşıyor. Bir çok saldırıya uğrayan tabyalar, gördükleri savaş, doğal afetlerde tahribat görmesine karşın hala dimdik ayakta durmayı başarıyor. 
1828&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small;"><strong><em>Rus ordularının saldırısını önlemek amacıyla 19’uncu yüzyılın ikinci yarısında savunma amaçlı olarak Erzurum’un doğusunda ve çevresinde yapılan tabyalar, tarihin izlerini günümüze taşıyor. Bir çok saldırıya uğrayan tabyalar, gördükleri savaş, doğal afetlerde tahribat görmesine karşın hala dimdik ayakta durmayı başarıyor. </em></strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;">1828 &#8211; 1829 Osmanlı &#8211; Rus savaşında Erzurum’un etrafındaki toprak tabyaların yetersiz kalması ve şehre doğu ve kuzeyden gelen yolları kontrol altında tutabilmek için Sultan Abdülmecit zamanında Zarif Mustafa Paşa tarafından l852’de Mustafa Paşa’nın ismini taşıyan bir tabya yapıldı. Ancak topların daha da gelişmesinden dolayı Toprak Tabya’nın yanı sıra Topağı’na I, II, III numaralı Aziziye Tabyaları ile onların güneybatısındaki Kiremitlik Tepeleri’ne 1867 &#8211; l872 yıllarında Büyük ve Küçük Kiremitlik Tabyaları yaptırıldı. Fosfor Mustafa Paşa’nın düzenlediği plan içerisinde yapılan ve şehre 4- 5 kilometre uzaklıktaki bu tabyaların yapımı sırasında Kars yolu üzerine de yeni bir tabya daha eklendi. Erzurumlular’ın da maddi ve işgücü katılımlarıyla yapılan bu tabyalara da ‘Ahali Tabyası’ ismi verildi.<br />
Osmanlı tarihine 93 Harbi olarak geçen l877 &#8211; l878 Osmanlı &#8211; Rus savaşında Osmanlılar bu tabyaların yardımıyla Ruslar’ın ilerlemesini durdurabildi. Sultan II. Abdülhamit zamanında da olası bir Rus hücumuna karşı şehri daha uzak noktalardan koruyabilmek için yeni tabyaların yapılmasına karar verildi.</span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong><em>ŞEHRİN SAVUNMASI GÜÇLENDİRİLDİ</em></strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;">Erzurum’a 8 kilometre uzaklıklardaki Oltu -Tortum yolunu kontrol eden Tafta ve Karagöbek; doğuda Çoban dede, Dolangez, İlave, Uzunahmet, Küçük Höyük, Büyük Höyük tabyaları birinci, Sivisli, Ağzı Açık, Toparlak, Gez tabyaları da ikinci savunma hattı olarak yapıldı. Güney yönünde de Küçük Palandöken ve Büyük Palandöken tabyaları yapıldı. Toplam 14 tabya yapılarak şehrin savunması güçlendirildi.<br />
Mimari yönden estetik ve yapı üslubu olarak herhangi bir özenin gösterilmediği tabyalarda daha çok sağlamlık ve kullanım esasları ön plana alınmıştır. Planlarında ve araziye yerleşiminde daha çok bulundukları yerlerin konumu, genişliği kontrol altında tutacakları yerler ön planda tutulmuştur. Bu yönden ikisi dışında tabyalar birbirlerine benzemezler. Bu konuda bir araştırma yapan Prof. Dr. Haşim Karpuz tabyaları ‘Hilal Tabya’ ve ‘Yay Tabya’ olarak iki ayrı gruba ayırmıştır. Sivri bir tepe üzerinde yapılmış olan tabyalar daha toplu ve daire şeklindedirler. Bunun yanı sıra daha yayvan ve daha az sarp olan tepe ve sırtlarda yapılanlar yay şeklinde yapılmıştır. Bu tabyalar yan yana odalardan meydana gelmiş, üzerleri kalın bir toprak tabakasıyla örtülmüştür. Düşmanın geleceği yönün aksi tarafında da askerlerin toplantı avluları vardı ve ayrıca depo, revir gibi yapılara da burada yer verilmiştir. Tabyaların en geniş bölümünde kışla odaları bulunmaktadır. Bunlar birbirleriyle bağlantılı dikdörtgen odalardan oluşmaktadır. Odaların genişlikleri 3 ila 4 metre olup derinlikleri 6 ila 14.50 metre arasındadır. Çoğunlukla tek katlı olan kışla odalarının bazıları yer kazanmak amacıyla ahşap kalaslarla ikiye bölünmüş ve iki katlı duruma getirilmiştir. Bunlardan Büyük Kiremitlik Tabyası iyi bir durumda günümüze gelerek iki katlı kışlalara bir örnektir. Bu tabyalar saldıran güçlere yönelik taraflarda 5 -10 metre kalınlığında bir toprak yığınıyla takviye edilmiştir. Alt ve üstten kalın toprak tabakaları ile örtülü olan bu tabyaların karşı taraftan seçilmeleri de hemen hemen imkansızdır. Aynı zamanda da topçu ateşinin etkisinden uzak kalmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong><em>KORUNAKLI BİNALAR MEVCUT</em></strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;">Bu tabyaların biraz dışında da karargah olarak kullanılan korunaklı binalar bulunmaktadır. Bu karargah binaları yan yana odalar ile fırın, mutfak ve hamamdan oluşmaktadır. Tabyaların yan taraflarında daha yüksek olarak top mevzileri, onların yanında topçu odaları bulunmaktadır. Tabyaların yanlarındaki merdivenlerle çıkılan topçu odaları gizli bir merdivenle koğuşlara bağlanmıştır. l877 &#8211; 1878 Osmanlı &#8211; Rus Savaşından sonra yapılan tabyalara bir de pusu odaları yerleştirilmiştir. Bunlar ‘L’, ‘U’, ‘T’ şeklinde yapılmış çokgen veya dikdörtgen mekanlardır. Bunların hendeğe yönelik kısımlarına mazgallar yerleştirilmiştir. Bu odalar hendeği kontrol altında tuttuğu gibi hücuma geçen karşı tarafı pusu kurarak hafif silahlarla gelenleri topçu bataryalarından uzak tutmaya yarıyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">PLANDÖKEN</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11638-ecdat-yadigarlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu süslenmiş koç geline gidecek</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11599-bu-suslenmis-koc-geline-gidecek</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11599-bu-suslenmis-koc-geline-gidecek#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 09:39:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Göze Çarpanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11599</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum evlilik geneleklerini koruyor
Türkiye’de geçerliliğini kaybetmeye başlayan bir çok gelenek ve görenek Erzurum’da hala uygulanıyor. Bunların başındaki evlilik ve düğün geleneleri içiresinde yer alan kız isteme, nişanlılık dönemi ve düğün gibi bir çok adet özgün bir biçimde var olmaya&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: large;">Erzurum evlilik geneleklerini koruyor</span></strong></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong><em>Türkiye’de geçerliliğini kaybetmeye başlayan bir çok gelenek ve görenek Erzurum’da hala uygulanıyor. Bunların başındaki evlilik ve düğün geleneleri içiresinde yer alan kız isteme, nişanlılık dönemi ve düğün gibi bir çok adet özgün bir biçimde var olmaya devam ediyor.</em></strong> </span></p>
<p><span style="font-size: small;">Genellikle sonbaharı bekleyen Erzurumlular’ın evlilik gelenekleri nişanla başlar. Nişan için kız evinden gün isteyen oğlan evine, bir takım istekler iletilir. Kızın akrabaları ve yakınlık dereceleri hakkında bilgi verilerek gelin adayı için altın ve kıyafet alındığında hangi akrabalara da hediye alınacağı bildirilir. İki ailenin kız evinde bir araya geldiği nişan günü, ailelerin sosyal yapısı ve dünya görüşlerine göre farkılık gösterebilir. Düğünden önceki Kurban Bayramı’nda damat evi tarafından kız evine gönderilmek üzere alınan koç geline alınan hediye altın takılıp süslenerek gönderilir. Düğün zamanı gelince, düğün sözü almaya kız evine giden delikanın yakınlarına alınacak eşyaların listesi verilir. Düğün günü belirlendikten sonra alınan eşya ve gıda maddeleri kız evine göderilir.<br />
Evlenme geleneği içerisinde uygulanan pek çok törenin yanı sıra damat için yapılan törenler de vardır. Bunlardan biri de güveyliktir. Düğün gecesinden önce güvey tıraş yapılan damatın kuaför parasını sağdıcı karşılar. Düğünden önce perşembe günü damat ve arkadaşları hamama gittikten sonra erkek evi tarafından düğün akşamı, akraba ve komşulara düğün yemeği verilir. Gelin olmaya hazırlanan kız için düzenlenen kına gecesinin bir benzeri erkek için düzenlenen kısır gecesidir. Bu gece damadın arkadaşları ve akrabaları bir evde toplanarak günün ilk ışıklarına kadar çeşitli oyunlar oynarlar. Damadın düğün sırasında arkdaşları tarafından kaçırılmasına güvey çalmak denir ve sağdıç parayı verdikten sonra damat ortaya çıkarılır.<br />
Evlenme olayının hemen her aşaması hediyeyle, bağışla, ödemeyle ve ziyaretle ilgili birtakım adetleri gerekli kılmaktadır. Bu adetlerden birisi de kız evinin takı takan damadın yakınları için hazırladığı çeyizdir. Çeyiz, bir bohça içinde gönderilen, çorap, gömlek, iç çamaşır, elbiselik kumaş, ayakkabı, peşkir, baş örtüsü ve seccade gibi hediyelerden oluşur.<br />
Düğünden sonra akraba ve komşular gelinin evine kete, pasta türünden yoklama gönderirler. Yoklama işi birkaç hafta sürebilir. Yoklama işi bittikten sonra, göz aydını görmesine gidilir. Bu ziyaret yalnız kadınlar tarafından yapılır. Evin büyüğüne gözün aydın denilirken, yeni evlilere de mutluluklar dilenir. Bu ziyarete gelenlere çay, kahve, pasta veya duruma göre yemek ikram edilir. Ziyafet sırasında özellikle gelin hizmet eder. Oğlan evi göz aydın mevlidi okutur. Eş &#8211; dost ve akraba çağrılır. Göz aydınına gelenler arasında yeni gelin bulunuyorsa, kırk basması olmaması için her iki gelin sırt sırta yaklaştırılarak aralarında iğne değiştirilir.<br />
Erzurum’da evliliğin her aşamasındaki adetlerin yanı sıra evlenme çeşitleri de varlığını koruyor. İşte bunlardan bazıları:<br />
Kız kaçırma: Ailelerin evliliğe kesin karşı çıkması durumunda &#8220;kız kaçırma&#8221; olayı gündeme gelir. Bu durum ekonomik sebeplerle en çok kız tarafının engellemesi ile ortaya çıkar. Delikanlı kızla anlaşarak kaçırır. &#8220;Böylece düğünsüz derneksiz olarak evlilik bir oldu bittiye getirilir. Bu oldu bitti karşısında, devreye giren yakınlar ve dostlar yardımcı olarak, yeni yuvanın kurulması için bir çıkış yolu bulurlar.<br />
Oturarak Almak: Erkeğin kızı zorla veya gönüllü kaçırması dışında, kızın bohçasını alarak oğlan evine gidip oturması durumu vardır ki, buna bazı yörelerde &#8220;oturakalma&#8221; denilmektedir. Erzurum&#8217;da da bu tip evlenme biçimine rastlanılmakla birlikte, &#8220;oturakalma&#8221; deyimi kullanılmaktadır.<br />
Görücü Usülü: Kız seçme girişimi doğrudan doğruya evlenecek genç tarafından başlatıldığı gibi, gencin annesi, babası veya diğer yakınları tarafından da başlatılabilir. Erzurum&#8217;da, çoğu zaman gençler seçim işini yakınlarına bırakırlar.<br />
Evlenme işine, &#8220;görücü&#8221; denilen erkek ailesi tarafından seçilen kadınlar grubunun kız evini ziyareti ile başlanır. Görücü ekibinin içinde erkeğin annesi, kız kardeşi, birkaç akraba hanımı ve güvenilir komşu hanımlar bulunur. Erkeğin ısrarla üzerinde durduğu bir aday yoksa ve kız beğenme yetkisini bu gruba vermişse, görücüler tek bir kız evini ziyaretle yetinmezler, Ev ev, mahalle mahalle, köy köy dolaştıkları olur.<br />
Beşik Kertmesi: Erzurum&#8217;da rastlanan evlenme biçimlerinden birisi de &#8220;beşik kertme&#8221;dir. Dede Korkut kitabı&#8217;nda rastlanan beşik kertme yoluyla çocukların nişanlanmasının, çok eski bir gelenek olduğu anlaşılmaktadır. Çocuklar, henüz beşikte iken nişanlarının yapılması birçok il, ilçe ve köyümüze görülmektedir. Böylece çocuklar, daha evlenecek yaşı gelmeden kendi haberleri olmadan nişanlanmış olurlar. Bunun belirtisi olarak da beşiklerine birer kertik (işaret) yapılır. &#8220;Beşik Kertme&#8221; adı buradan gelmektedir.<br />
Desmal alma: Kız yerine kıza ait bir eşyanın kaçırılmasının, kızı kaçırmakla eş tutulduğu bir evlenme biçimidir. Erzurum&#8217;un güney ilçelerinde (Karayazı, Hınıs, Tekmen, Çat) rastlanılmaktadır. bu adete göre, kız çeşmede, yolda ya da evdeyken delikanlı kızın dezmalını (baş örtüsünü) zorla çözüp kaçırır. Baş örtüsü kaçırılan kız gerçekten kaçırılmış sayılır. Bu durumda aileler birbirleriyle anlaşmak zorunda kalır. Kimi zaman bu sebepten aileler arasında kan döküldüğü olur.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Palandöken</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11599-bu-suslenmis-koc-geline-gidecek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihi Medreseye yapılan PVC’li bacaya büyük tepki var!</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11517-tarihi-medreseye-yapilan-pvc%e2%80%99li-bacaya-buyuk-tepki-var</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11517-tarihi-medreseye-yapilan-pvc%e2%80%99li-bacaya-buyuk-tepki-var#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 12:44:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Yakutiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11517</guid>
		<description><![CDATA[İlhanlılar tarafından 1310&#8242;da yaptırılan Yakutiye Medresesi’nin tepesinde bulunan fenerin kaldırılarak yerine plastik takılması eleştirilere ve tepkilere neden olmaya devam ediyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Selçuklu dönemi geleneksel mimari örneklerinden biri olan Yakutiye’nin onarımında şimdiye&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlhanlılar tarafından 1310&#8242;da yaptırılan Yakutiye Medresesi’nin tepesinde bulunan fenerin kaldırılarak yerine plastik takılması eleştirilere ve tepkilere neden olmaya devam ediyor.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-11519" title="yakutiye-pvc-bacakc" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/yakutiye-pvc-bacakc.jpg" alt="" width="250" height="185" /></p>
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Selçuklu dönemi geleneksel mimari örneklerinden biri olan Yakutiye’nin onarımında şimdiye kadar çimento, eserin yapısı ile uyuşmayan sıradan tahta kapı ve pencereler ile mermer kullanıldığını belirleyerek hataları gidermek için restorasyon çalışması başlattı.</p>
<p>Cumhuriyet Caddesinde, tek minareli medrese olarak da tanınan Yakutiye’de geçen yıl Nisan ayında başlayan ve Ocak ayında tamamlanması planlanan çalışmalar hala bitirilemedi. Üst örtü, çatı, zemin, doğrama, vitrinler, alttan ısıtma sistemi ve elektrik panoları ile kablolarının kaldırılması ile görüntü kirliliğinin önüne geçilmesine çalışılırken, Medresenin tepesine PVC takılması tepkilere neden oldu.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-11520" title="yakutiye-pvc-baca12" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/yakutiye-pvc-baca12.jpg" alt="" width="448" height="336" /></p>
<p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Erzurum Röleve ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından denetlenen restorasyon sırasında orta avlunun üzerinde bulunan aydınlatma amaçlı kubbe de (Fener) sökülerek yerine plastik olanı takıldı.</p>
<p>Yapılan restorasyon çalışmasını eleştiren vatandaşlar, tarihi eserin bütün özelliklerinin değiştirildiğini ve dünyanın hiçbir yerinde böylesi bir uygulama olmadığını belirttiler. Bir an önce PVC’nin sökülmesini istediler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11517-tarihi-medreseye-yapilan-pvc%e2%80%99li-bacaya-buyuk-tepki-var/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihi Kentler Birliği Erzurum&#8217;da toplanacak</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11116-tarihi-kentler-birligi-erzurumda-toplanacak</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11116-tarihi-kentler-birligi-erzurumda-toplanacak#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 13:15:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[davetli]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum'da]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11116</guid>
		<description><![CDATA[ERZURUM(CİHAN)- Tarihi Kentler Birliği toplantısı Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin ev sahipliğinde Erzurum&#8217;da gerçekleştirilecek. 3 gün sürecek toplantıya 400&#8242;ün üzerinde davetli katılacak.Son yıllarda kongre turizmi merkezi olma özelliğini kazanan Erzurum yeni bir toplantıya daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 271 üye belediyeden aralarında başkanların&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a>ERZURUM</a></strong>(CİHAN)- <a>Tarihi Kentler Birliği toplantısı Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin ev sahipliğinde Erzurum&#8217;da gerçekleştirilecek. 3 gün sürecek toplantıya 400&#8242;ün üzerinde davetli katılacak.Son yıllarda kongre turizmi merkezi olma özelliğini kazanan Erzurum yeni bir toplantıya daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 271 üye belediyeden aralarında başkanların da bulunduğu üst düzey 400 belediye görevlisi, 16- 18 Temmuz tarihleri arasında Polat Otel&#8217;de düzenlenecek &#8216;Tarihi Kentler Birliği&#8217; toplantısına katılacak.</p>
<p>Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları organizasyonu öncesinde &#8216;Tarihi Kentler Birliği&#8217; toplantısının Erzurum&#8217;da düzenlenecek olmasının şehrin sosyo-kültürel tanıtımı açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.</p>
<p>Kentlerin tarihi, kültürel ve doğal dokusunun korunması için yıllardır çaba gösteren kamu-yerel-sivil güçlerin bir araya gelmesiyle kurulan Tarihi Kentler Birliği&#8217;nin Erzurum&#8217;da toplanacak olmasının şehrin imajı açısından önemli olduğunu vurgu yapan Küçükler, &#8220;Tarihi Kentler Birliği Erzurum Buluşması&#8217;nda &#8216;Kültürel Miras, Ortak Paydada Buluşma&#8217; temaları ele alınacak. İçinde birlik üyesi yerel yönetimlerin belediye başkanları, bilim insanları, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin bulunduğu ve sayısı yaklaşık 400&#8242;ü bulan katılımcılar, toplantıda Erzurum&#8217;un tarihi ve kültürel dokusunu da masaya yatıracak.&#8221; diye konuştu.</p>
<p></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11116-tarihi-kentler-birligi-erzurumda-toplanacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum&#8217;da çocuklar için müze kurulacak</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11108-erzurumda-cocuklarin-kisisel-beceri-kazanabilecegi-muze-kurulacak</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11108-erzurumda-cocuklarin-kisisel-beceri-kazanabilecegi-muze-kurulacak#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 11:40:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel beceri]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa erkmen]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11108</guid>
		<description><![CDATA[ERZURUM(CİHAN)- Erzurum Müze Müdürü Mustafa Erkmen, Erzurum&#8217;da çocukların tiyatrodan seramik yapımına, oyundan sikke yapımına kadar kişisel becerileri geliştirme imkânı bulabileceği çocuk dostu müze kurulacağını bildirdi.Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın katkısıyla Erzurum&#8217;da Çocuk Dostu Müze Kurulması planlanıyor. Tarihi eserlerin gezi amaçlı kullanılacağı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a>ERZURUM</a></strong>(CİHAN)- <a>Erzurum Müze Müdürü Mustafa Erkmen, Erzurum&#8217;da çocukların tiyatrodan seramik yapımına, oyundan sikke yapımına kadar kişisel becerileri geliştirme imkânı bulabileceği çocuk dostu müze kurulacağını bildirdi.Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın katkısıyla Erzurum&#8217;da Çocuk Dostu Müze Kurulması planlanıyor. Tarihi eserlerin gezi amaçlı kullanılacağı müzede çocuklar seramik yapıp, tiyatro oynayabileceği, merak ve kişisel becerilerini geliştirebileceği imkânlar bulabileceği belirtildi. Bu kapsamda Atatürk Evi&#8217;nin alt kısmında çocuk müzesi olarak kullanılması planlanıyor.</a></p>
<p><a>İldeki çocuk komitesi ile görüşmelerin sürdüğünü açıklayan Müze Müdürü Mustafa Erkmen, kurulması amaçlanan müze kapsamında çalışmaların başladığını dile getirdi.</p>
<p>İçindeki oyunlar ve aktiviteler bakımından Türkiye&#8217;nin en kapsamlı çocuk müzesini oluşturmayı amaçladıklarını anlatan Erkmen, müzenin model olabileceğini söyledi.</p>
<p>Erkmen, &#8220;Bazı oyunların provasını yaptık. Planlanan müzenin uygulanabilirliği için çalışıyoruz. Müzelerde sergilenen tarihi eserler araç olacak. Mesela bazı tarihi olaylar, kültürler, oyunlar veya değişik aktivitelerle ile öğrenilebilecek. Her yaş grubu için farklı bir etkinlik yapılabilir. Çocukların yorumlama, merak etme, araştırma yeteneğinin gelişmesi amaçlanıyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Öte yandan Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı&#8217;nın da ilköğretim 1–8 sınıflar için Türkçe, matematik, sosyal bilgiler, hayat bilgisi öğretim programı yanında müze ile eğitim yapılması yer alıyor.</p>
<p></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11108-erzurumda-cocuklarin-kisisel-beceri-kazanabilecegi-muze-kurulacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihçi yazar hafta sonları yerli ve yabancı turistlere gönüllü rehberlik ediyor</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11082-tarihci-yazar-hafta-sonlari-yerli-ve-yabanci-turistlere-gonullu-rehberlik-ediyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11082-tarihci-yazar-hafta-sonlari-yerli-ve-yabanci-turistlere-gonullu-rehberlik-ediyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 06:59:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[rehber]]></category>
		<category><![CDATA[tarihçi]]></category>
		<category><![CDATA[turist]]></category>
		<category><![CDATA[tursit]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11082</guid>
		<description><![CDATA[ERZURUM(CİHAN)- Erzurum&#8217;da kaybolan ve unutulmaya yüz tutan birçok tarihi gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayan tarihçi Muzaffer Taşyürek, öğretmenlikten boşta kalan zamanlarında yerli ve yabancı turistlere gönüllü rehberlik ediyor.Tarihte birçok olaya ev sahipliği yapan Erzurum, sınırlarındaki taşınabilen ve taşınamayan kültürel varlıklar ile&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a>ERZURUM</a></strong>(CİHAN)- <a>Erzurum&#8217;da kaybolan ve unutulmaya yüz tutan birçok tarihi gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayan tarihçi Muzaffer Taşyürek, öğretmenlikten boşta kalan zamanlarında yerli ve yabancı turistlere gönüllü rehberlik ediyor.Tarihte birçok olaya ev sahipliği yapan Erzurum, sınırlarındaki taşınabilen ve taşınamayan kültürel varlıklar ile açık hava müzesi görünümü taşıyor. Her cadde ve sokak arasında tarihi mezar, kümbet, cami ve çeşmenin bulunduğu Erzurum&#8217;da Osmanlı ve Selçuklu&#8217;dan kalma eserlerin yanında milli mücadele döneminde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kaldığı yerler şehrin tarihi görüntüsüne renk katıyor. Tarihi kaynaklarda adı sürekli geçen Erzurum&#8217;da unutulan veya gün yüzüne çıkamayan tarihi ve kültürel olaylar ise yine bu şehirde ikamet eden araştırmacılar ve akademisyenler sayesinde ortaya çıkıyor.</p>
<p>Erzurum Kazım Karabekir Endüstri Meslek Lisesi Tarih Öğretmeni Muzaffer Taşyürek, bugüne kadar çoğu Erzurum tarihini konu alan 21 kitap kaleme aldı. Yurt içi ve dışından Erzurum&#8217;a kafileler halinde gelenlere ise gönüllü rehberlik yapan Taşyürek, unutulan sokak aralarında kalan birçok manevi değerin ortaya çıkmasını sağladı.</p>
<p>Kamuoyu, Birinci Dünya Savaşı&#8217;nda Almanları korumak için Avrupa&#8217;ya giden ve Ruslarla savaşarak şehit düşen 15 bine yakın Türk askerinin yaşadıklarını farklı yönüyle ilk kez kaleme alan Taşyürek&#8217;den öğrendi. Kaybolduğu iddia edilen tarihi Yetim Hoca kabrinden binalar altında kalan Ahi şeyhlerin kabrine, yıkılıp talan edilen onlarca mescid yerinden tabyaların defineciler tarafından yağmalanmasına, Çifte Minareli Medrese&#8217;de gizli kalmış insan yüzü figürü ve kemiklerinden cepheye erzak taşıyan Erzurumlu çocukların öyküsünden de onun sayesinde haberdar oldu.</p>
<p>2011 Kış Oyunları&#8217;na yetiştirmek üzere 365 sayfadan oluşan, her sayfasında o günün tarihi olayının yazıldığı Erzurum Şehir Takvimi hazırlayan Taşyürek, yaklaşık 35 yıldır eğitim hizmeti veriyor. Hafta sonları ise Erzurum&#8217;un tarihi ve kültürel yerlerini gezmek isteyenlere gönüllü rehberlik eden Taşyürek, Erzurum tarihini araştırmanın bir gönül işi olduğunu ve severek yaptığını belirtiyor.</p>
<p>Erzurum&#8217;da gün yüzüne çıkmayı bekleyen çok sayıda tarihi olay olduğunu kaydeden Taşyürek, yetkililere Erzurum Kalesi&#8217;nden tabyalara gondol sisteminin kurulmasını ve merkeze bir Ermeni mezalimi anıtı dikilmesini öneriyor.</p>
<p></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11082-tarihci-yazar-hafta-sonlari-yerli-ve-yabanci-turistlere-gonullu-rehberlik-ediyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum Arkeoloji Müzesi 2009&#8242;da 53 tarihi eser satın aldı</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10754-erzurum-arkeoloji-muzesi-2009da-53-tarihi-eser-satin-aldi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10754-erzurum-arkeoloji-muzesi-2009da-53-tarihi-eser-satin-aldi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 13:11:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>
		<category><![CDATA[eser]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[satın almak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10754</guid>
		<description><![CDATA[ERZURUM(CİHAN)- Erzurum Arkeoloji Müze Müdürlüğü geçen yıl çoğunluğu Ağrı ve Muş&#8217;tan olmak üzere 53 tarihi eseri satın alarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;na kazandırdı.Erzurum Arkeoloji Müze Müdürü Mustafa Erkmen, kaçakçılıkla mücadele kapsamında tarihi eser satın aldıklarını açıkladı. Erkmen, bu amaçla geçen&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a>ERZURUM</a></strong>(CİHAN)- <a>Erzurum Arkeoloji Müze Müdürlüğü geçen yıl çoğunluğu Ağrı ve Muş&#8217;tan olmak üzere 53 tarihi eseri satın alarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;na kazandırdı.Erzurum Arkeoloji Müze Müdürü Mustafa Erkmen, kaçakçılıkla mücadele kapsamında tarihi eser satın aldıklarını açıkladı. Erkmen, bu amaçla geçen yıl çeşitli dönemlere ait 16 sikke, 3 tane etnografik eser (tabak, çanak, bilezik) ile 34 tane arkeolojik eser satın alımı yaptıklarını söyledi. Erkmen, tarihi eserleri piyasa değeri üzerinden sahiplerinden aldıklarını ifade etti. Her geçen yıl arkeolojik müzelere satılan eser sayısında artış yaşandığını anlatan Müze Müdürü Erkmen, bunun da sevindirici olduğunu kaydetti. Kaçak ya da izinli kazı yapanlardan veya başka türlü eline tarihi eser geçen kişilerden gerçek değeri karşılığında tarihi eserleri satın aldıklarına vurgu yapan Erkmen, &#8220;Geçen yıl 53 tane eseri müzemize kazandırdık. Tarihi eserlerimizin yurt dışına kaçırılmasının önüne geçebilmek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8217;nın onayı ile sınırsız sayıda eseri satın alma hakkına sahibiz. Geçmiş yıllara göre müzemize satılan eser sayısında yüzde 15 oranında bir artış yaşandı.&#8221; dedi.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">JANDARMA VE POLİS ZORUYLA 133 ESERİ GERİ ALDIK </span></p>
<p>Kaçak define avcıları ile mücadelenin kolluk güçleri tarafından sıkı bir şekilde yapıldığını da dile getiren Erzurum Arkeoloji Müze Müdürü Mustafa Erkmen, geçen yıl kaçak kazı sonucu yakalanan 133 tarihi eserin mahkeme kararıyla müzeye bırakıldığını anlattı. Müzelere tarihi eser hibe oranının yok denecek kadar az olduğunu da sözlerine ekleyen Erkmen şöyle dedi: &#8220;Geçen yıl müzemize 192 tarihi eseri kazandırdık. Bunların çoğu kaçak kazılarda ele geçirilen sikke ve diğer arkeolojik materyaller. Sadece bir tane vatandaşımız elindeki bir tarihi eseri müzemize hibe etti. Polis ve jandarmanın yaptığı denetim ve operasyonlarda ele geçirdiği tarihi eserler de mahkeme yoluyla envanterimize kaydedildi.&#8221;</p>
<p></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10754-erzurum-arkeoloji-muzesi-2009da-53-tarihi-eser-satin-aldi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hemşeri turizmi projesi!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10598-hemseri-turizmi-projesi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10598-hemseri-turizmi-projesi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 06:34:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[hemşeri]]></category>
		<category><![CDATA[kültür müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[turizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10598</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum Kültür Müdürlüğü’nce 5 yıl önce başlatılan ‘Hemşeri Turizmi’ çalışmasıyla Erzurum dışında bulunan yaklaşık 3 milyon Erzurumluyu en az 5 yılda bir kez Erzurum’a getirmeyi hedefliyor
Kültür ve turizm İl Müdürü Fikret Öztürk, uzun zamandır çalıştıkları “Hemşeri Turizmi” projesiyle Erzurum’a&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Kültür Müdürlüğü’nce 5 yıl önce başlatılan ‘Hemşeri Turizmi’ çalışmasıyla Erzurum dışında bulunan yaklaşık 3 milyon Erzurumluyu en az 5 yılda bir kez Erzurum’a getirmeyi hedefliyor</p>
<p>Kültür ve turizm İl Müdürü Fikret Öztürk, uzun zamandır çalıştıkları “Hemşeri Turizmi” projesiyle Erzurum’a yılın 12 ayında en az 300 bin turist getirilebileceğini savundu. Proje kapsamında yerel anlamda sürdürülen çalışmaların önemli ölçüde tamamlandığını dile getiren Öztürk, il hatta yurt dışında yaşayan yüz binlerce Erzurumlunun proje kapsamında hem doğduğu toprakları ziyaret edeceği hem de il ekonomisine önemli bir kaynak sağlayacağını bildirdi.</p>
<p>Türkiye’nin hemen tüm vilayetlerinde Erzurumlu nüfusun var olduğunu ve bu sayının 3 milyon ile 4.5 milyon arasında değerlendirildiğini anlatan Fikret Öztürk, bu nüfusun her yıl yüzde 10’luk bölümünün bile Erzurum’a getirilmesinin önemli bir turizm geliri oluşturacağını kaydetti.</p>
<p>Proje kapsamında Türkiye’deki Erzurum Derneklerinin bilgilerinin toplandığını ve temasa geçildiğini söyleyen Öztürk, 2011 Dünya Üniversite kış Oyunları öncesi ve sonrasında projenin adım adım uygulamaya konulduğunu bildirdi.</p>
<p>Yıllardır doğdukları memleketten uzak olan Erzurumluların 2011 organizasyonu öncesi ve sonrasında proje kapsamında Erzurum’a davet edilebileceğini ifade eden Fikret Öztürk, projenin uygulanması ile birlikte yaz ve kış dönemlerinde Erzurum’un en ücra köşesinin bile yararlanabileceği önemli bir turizm girdiği elde edilebileceğini dile getirdi.<br />
Hemşeri turizmi projesinin hem sürdürülebilir bir turizm çeşidi hem de Erzurum coğrafyasına dağılacak bir turizm çeşidi olduğunu savunan Öztürk, projenin zaman kaybetmeden hayata geçmesi için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi.</p>
<p>Bugün “Erzurum’da doğmuşum” diyenlerin yarın “Babam Erzurum’da doğmuş”, ileri ki yıllarda “Dedem Erzurum’da doğmuş” diyerek şehirle bağlantılarının zayıflayacağını anlatan Öztürk, Erzurum’un şehir dışında var olan bu nüfus potansiyelinin hiçbir ilde bulunmadığını ve bu potansiyelin değerlendirilmesinin il ekonomisine ve kültürüne önemli katkılar sağlayabileceğini belirtti.</p>
<p>Erzurum Ajans</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10598-hemseri-turizmi-projesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum’lu yeni bir TV yayın hayatına merhaba dedi</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8896-erzurum%e2%80%99lu-yeni-bir-tv-yayin-hayatina-merhaba-dedi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8896-erzurum%e2%80%99lu-yeni-bir-tv-yayin-hayatina-merhaba-dedi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 09:19:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Göze Çarpanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=8896</guid>
		<description><![CDATA[Uydu Üzerinden Yayına Geçen İstanbul Merkezli Anadolu TV bugün ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından kurdela kesilerek açılışı yapılacak. Anadolu TV Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Yavuz, Anadolu’ya hitap edecek olan televizyonumuz için önümüzdeki günlerde tanıtım çalışmaları yapacağız. Milletimiz adına hayırlı olsun.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uydu Üzerinden Yayına Geçen İstanbul Merkezli Anadolu TV bugün ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından kurdela kesilerek açılışı yapılacak. Anadolu TV <strong>Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Yavuz, Anadolu’ya hitap edecek olan televizyonumuz için önümüzdeki günlerde tanıtım çalışmaları yapacağız. Milletimiz adına hayırlı olsun. Yayınlarımız Anadolu’nun sesi olacak” dedi. </strong></p>
<p>İstanbul Çekmeköy’de faaliyete geçen <strong><span style="text-decoration: underline;">ANADOLU TV&#8217;yi uydudan FREKANS:10970/ SEMBOL:30000/VERTİCAL  adresinden izleyebilirsiniz. </span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8896-erzurum%e2%80%99lu-yeni-bir-tv-yayin-hayatina-merhaba-dedi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erdoğan&#8217;a Aziziye için rol teklifi!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7865-erdogana-aziziye-icin-rol-teklifi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7865-erdogana-aziziye-icin-rol-teklifi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Apr 2010 06:49:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Aziziye]]></category>
		<category><![CDATA[basbakan]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[teklif]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=7865</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum&#8217;da çekimi süren &#8216;Aziziye&#8217; adlı sinema filminin yapım Koordinatörü Salih KARAMAN , Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a rol teklifini ilettiklerini belirterek, &#8220;Sayın Başbakan film projesiyle yakından ilgileniyor&#8221; dedi.
Erzurum&#8217;daki Aziziye Tabyaları&#8217;nda tarihte &#8220;93 Harbi&#8221; olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yaşanan&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum&#8217;da çekimi süren &#8216;Aziziye&#8217; adlı sinema filminin yapım Koordinatörü Salih KARAMAN , Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a rol teklifini ilettiklerini belirterek, &#8220;<strong>Sayın Başbakan film projesiyle yakından ilgileniyor&#8221;</strong> dedi.</p>
<p>Erzurum&#8217;daki Aziziye Tabyaları&#8217;nda tarihte &#8220;93 Harbi&#8221; olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında yaşanan olayları ve 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları&#8217;nı anlatan &#8216;Aziziye&#8217; isimli filmin çekimleri sürüyor.</p>
<p>Filmin Yapım Koordinatörü  Salih KARAMAN,  yaptığı açıklamada, film projelerinden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın bilgisi olduğunu belirtti. Filmde oynaması için Erdoğan&#8217;a teklif götürüldüğünü bildiren Karaman, &#8220;<em><strong><span style="text-decoration: underline;">Filmde hangi senaryoda oynayacağı bilgisi de kendisine gitti. Sayın Başbakan, Aziziye filmi projesiyle yakından ilgileniyor. Filmdeki rolü, madalya takmak olacak. Eğer rol alırsa film daha çok ses getirecektir ve bu Türkiye için de Erzurum için de çok iyi olacaktır&#8221; </span></strong></em>dedi.</p>
<p>Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi ve Acil Servisinde çekimi yapılan sahneyle ilgili de bilgi veren Karaman, bu sahnede 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları&#8217;nda kayak yarışmasında birinci olacak &#8220;Suna&#8221; karakterinin ağabeyinin, beyin tümörü tedavisi gördüğünü belirtti.</p>
<p>Erzurum&#8217;un tarihinde yaşanan kahramanlıkları, günümüzle bağdaştırarak filmde anlatmaya çalıştıklarını dile getiren Karaman, &#8220;Tarihte Nene Hatun, kızını evinde bırakarak cepheye savaşa gitmiştir. Geçmişte Nene Hatun&#8217;un kahramanlıkları söz konusu. Filmde de &#8216;Suna&#8217; karakterinde Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde okuyan bir kızımızın ağabeyi Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görüyor. Nenehatun&#8217;un kızını evinde bırakıp, cepheye gittiği gibi Suna da hasta ağabeyini bırakıp, 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları yarışmasına katılıyor ve birinci oluyor. Suna&#8217;nın ağabeyi de rol gereği hastalığı ilerliyor ve ölüyor. Kısacası, Erzurum&#8217;un tarihinde yaşanan kahramanlıkların günümüzde de devam ettiğini filmde anlatmaya çalışacağız&#8221; diye konuştu</p>
<p>Erzurum Ajans</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7865-erdogana-aziziye-icin-rol-teklifi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum’da yürütülen dip tarih çalışmaları</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6580-erzurum%e2%80%99da-yurutulen-dip-tarih-calismalari</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6580-erzurum%e2%80%99da-yurutulen-dip-tarih-calismalari#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 12:12:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[dip]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yürütmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6580</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum’da yürütülen dip tarih çalışmaları sonucunda, ovada ve dağ yamaçlarında birçok ören yerinin ortaya çıkarıldığı kaydedildi. Tarih kaynaklarına “Karina” adıyla geçen Erzurum’un, bu ismi genel kanıya göre ova ve bölgesinden dolayı aldığı tahmin edilirken, Med, Pers, Sasani gibi İranlı, Romalılar&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’da yürütülen dip tarih çalışmaları sonucunda, ovada ve dağ yamaçlarında birçok ören yerinin ortaya çıkarıldığı kaydedildi. Tarih kaynaklarına “Karina” adıyla geçen Erzurum’un, bu ismi genel kanıya göre ova ve bölgesinden dolayı aldığı tahmin edilirken, Med, Pers, Sasani gibi İranlı, Romalılar gibi de batılı devletlerin hakimiyetine giren şehrin, şimdiki yerinde kuruluşu ise Theodosiopolis dönemine rastladığı kaydediliyor.<br />
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Konukçu, Erzurum’da Prof. Dr. H. Vary’nin başlattığı dip tarih çalışmaları sonucunda, ovada ve dağ yamaçlarında birçok ören yerinin ortaya çıkarıldığını bildirdi. Dip tarih çalışmalarının, Vary’den sonra Türk bilim adamları tarafından da yürütüldüğünü anlatan Konukçu, tarihi yerleşim yerlerinden birisinin de, Tufanç Köyü olarak bilinen Güzelova Mahallesi’nde ortaya çıkarıldığını belirtti. Güzelova’da ve çevresinde birçok tarihi ören yerinin, halen daha dikkat çektiğini ifade eden Konukçu, Ümidim, Yeşilyayla, Kırmızı Taş, Dumlu ve Güzelova örneklerinin, söz konusu yerleşim merkezlerine örnek olarak verilebileceklerini belirtti.<br />
<strong>Konukçu: Gölbaşı Ve Mahallesi, Erzurum Ovası’nda oluşan gölden bir hatıradır<br />
</strong>Güzelova’yı eskiden Erzurum’a bağlayan ve eski Dumlu yolunun geçtiği Köse Mehmet’in, Pasinler’i, Toy ören yeriyle Erzurum Ovası’na bağladığını aktaran Prof. Dr. Konukçu, <strong><em><span style="text-decoration: underline;">“1916’da, Deveboynu yerine Toy-Köse Mehmed Geçidi’ni zorlayan Ruslar, buradan kış vakti Erzurum’a inmişlerdi. 1878 öncesi, Çobandede Tabyası da, 2. Abdulhamid zamanında. Bu boğazı kontrol etmek amacıyla inşa edilmişti”</span></em></strong> dedi.</p>
<p>Köse Mehmed’in, Tasmasor ve Müdürge bölgelerine doğru uzanan eski Dumlu-Erzurum yolu üzerinde, büyük bir sazlık bulunduğunun, Ermeni ve Grek kaynaklarında da yer edindiğini söyleyen Konukçu, “Bu bölgede, baharda karların erimesi ile gölün kapladığı alan Umudum, Yeşilyayla, Güzelova ve Müdürge’ye kadar genişliyordu. bilim adamlarının söylediklerine göre, o gölden hatıra kalan Erzurum yerleşmesi ise, Gölbaşı ve mahallesidir” diye konuştu.</p>
<p><strong>Müdürge ve Köse Mehmed yolu üzerinde tarihi yerleşim yeri tespit edildi<br />
</strong>Kendisinin yürüttüğü bir çalışma sonucunda, Müdürge ile Köse Mehmed yolu üzerinde, Kargapazarı dağlarının kolu olan Çobandede yükseltisinde büyük bir kalıntı alanının ortaya çıkarıldığını hatırlatan Konukçu, bu çalışmayı yapma nedenini ise, şöyle açıkladı: “Erzurum Kalesi ve tabyalar üzerinde araştırma yaparken, değerli hemşerimiz ve Erzurum milletvekilliği yapmış olan Vehbi Kocagüney’in, Erzurum Kalesi’ne ait eserindeki haritaları inceleme fırsatı buldum. O eserde, Kocagüney’in ‘eski şehir yeri’ diye ifade ettiği bir bölgeye takıldım. Eserdeki haritalardan yola çıkarak, işaret edilen bölgeye gittim. Bir duvar gibi yükselen dağ ve tepesine ulaştığımda, oldukça eski bir kültünün izleriyle karşı karşıya kaldım. Burası, Vehbi Kocagüney’in de işaret ettiği gibi, ‘eski şehir yeri’ne benziyordu. Dış kale erimiş durumdaydı, iç kale ise, inatla ayakta durmaktaydı” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Tarih Profesörü Konukçu’dan Arkeolog Ve Sanat Tarihçilerine Çağrı</strong><br />
Blok kayalardan oluşan kale harabesinin, görünüş itibariyle çok eski zamanlara ait olduğunun anlaşıldığını vurgulayan Prof. Dr. Enver Konukçu, bu bölgede ilgili bilim adamlarının muhakkak bir araştırma yapması çağrısında bulundu. Konukçu, İlgili arkadaşlarımızın bu bölgede araştırma yapmaları zorunludur. Böylece, Erzurum Ovası’nı, bahar aylarında oluşan meşhur o gölü ve çevresindeki bazı bina kalıntılarının temelleri de ortaya çıkarılmış olunacaktır. Kim bilir, henüz geçmişi pek bilinmeyen bir eski Erzurum yerleşmesi veya şehri ile karşı karşıya da olabiliriz. Çeşitli araştırmalara ve bilimsel çalışmalara rağmen, geçmiş ve tarih konusunda bilmediğimiz o kadar çok ayrıntı var ki. Her biri, gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor” dedi.</p>
<p>25 Haber</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6580-erzurum%e2%80%99da-yurutulen-dip-tarih-calismalari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum&#8217;da 12 Mart konseri iptal!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6299-erzurumda-12-mart-konseri-iptal</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6299-erzurumda-12-mart-konseri-iptal#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 09:32:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Erdal Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Gülay]]></category>
		<category><![CDATA[konser]]></category>
		<category><![CDATA[Latif Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[Selami Durmuş]]></category>
		<category><![CDATA[Tük Halk Müziği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6299</guid>
		<description><![CDATA[Tük Halk Müziğinin Büyük Ustası Erdal Erzincan’ın da aralarında bulunduğu, Gülay, Selami Durmuş ve Latif Doğan’ın vereceği halk konseri Elazığ depremi nedeniyle iptal edildi. 

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ahmet Küçükler, “ 08.03.2010 Tarihinde Elazığ’da&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Tük Halk Müziğinin Büyük Ustası Erdal Erzincan’ın da aralarında bulunduğu, Gülay, Selami Durmuş ve Latif Doğan’ın vereceği halk konseri Elazığ depremi nedeniyle iptal edildi. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: small;"><br />
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ahmet Küçükler, “ 08.03.2010 Tarihinde Elazığ’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden kardeşlerimizin üzüntüsünü yüreğimizde yaşıyoruz bu nedenle 12 Mart 2010 tarihinde kurtuluş şenlikleri çerçevesinde düzenlemiş olduğumuz Kurtuluş şenlikleri Halk konserini iptal ettik’’ dedi.<br />
Başkan Küçükler, ayrıca depremde hayatını kaybedenler için rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6299-erzurumda-12-mart-konseri-iptal/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Erzurum Gravürleri&#8221; projesi hayata geçirildi..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6259-erzurum-gravurleri-projesi-hayata-gecirildi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6259-erzurum-gravurleri-projesi-hayata-gecirildi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 08:38:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Palandöken]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA["Erzurum Gravürleri" projesi]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet küçükler]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[sergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6259</guid>
		<description><![CDATA[Palandöken ilçesindeki Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen sergi, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler tarafından açıldı.
Serginin açılışına Başkan Küçükler’in yanı sıra, çok sayıda  davetli ve üniversite öğrencileri katıldı.
Atatürk Üniversitesi ‘BAP’ projelerince kaynağı sağlanan ‘Erzurum gravürleri’ projesinde 2000′li yıllar sonrası&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Palandöken ilçesindeki Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen sergi, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler tarafından açıldı.</p>
<p>Serginin açılışına Başkan Küçükler’in yanı sıra, çok sayıda  davetli ve üniversite öğrencileri katıldı.<br />
Atatürk Üniversitesi ‘BAP’ projelerince kaynağı sağlanan ‘Erzurum gravürleri’ projesinde 2000′li yıllar sonrası Erzurum gravürleri sanatseverlerle buluştu.</p>
<p>Sergide; Atatürk Evi, Kongre Binası, kaleler, kuleler, tabyalar, kapılar, medreseler, hanlar, hamamlar, çeşmeler, köprüler, camiler, türbeler, kümbetler, kiliseler, Erzurum evleri, doğal güzellikler yer alıyor.<br />
‘Erzurum Gravürleri’ projesi için Erzurum ve ilçelerinde alan araştırmaları ve görsel kayıt gezileri yapılmış, elde edilen veriler katılımcıların sanatsal yorumları ile gravür atölyesinde ahşap, linol ve çinko plakalara aktarılarak üç yüze yakın kalıp ve baskı üretilerek Gravürlerle Erzurum kataloğu oluşturuldu.<br />
Gravürler, proje kapsamında birçok yerde de sergilenmiş. Ayrıca, birçoğu uluslararası ve ulusal yarışma sergilerine katılmış ve bir kısmı da ödül almış. 39 sanatçının eseriyle katıldığı sergi, Erzurum’un kurtuluşunun 92. Yılı anısına 92 gravürden oluşturuldu. 2011 Üniversiade olimpiyat oyunları öncesinde kentin tarihi ve kültürel durumunun sanatsal ifadelerle çalışılmış olması bakımından önem arz ediyor.</p>
<p>Proje liderliğini Doç. Dr Mustafa Küçüköner’in yaptığı çalışmanın proje yürütücüleri Yrd.Doç. Dr. Lütfü Kaplanoğlu ve Yrd.Doç. Dr. Fikri Salman. Projede ayrıca Öğretim elemanları, Arş.Gör. Hüseyin Elitok, Öğt. Gör.İ.M.V. Noyan Güven, Öğt. Gör . Mevlüt Kaplanoğlu, Arş.Gör. Köksal Bilirdönmez, Arş.Gör. Murathan Er, Yüksek Lisans ve Lisans Öğrencileri: Hava Küçüköner Gülşen Ağyürek Şemsinur Çelik, Tuba Bedir, Ufuk Muslu, Ayhan Zeynal Ayşe Akça Cahid Yeşilyurt, Derya Karabıçak, Duygu Efe, Elif Acar, Elif Bulut, Fatih Keteci, Fatih Matiyar, Fatma Acay , Fatma Tülüce, Filiz Gültekin, Gökhan Çelikkıran , Güllüşan Esmer, Hayriye Yıldızlar, Hüseyin Cengiz M.Eren Ercan, Medine Dağ, Mikail Yıldız, Mustafa Karapınar, Müsebbih Fındık, Orhan Ardahanlı , Sadiye Arslansoy, Seval Tekin, Sinem Atmaca, ve Şafak Karagöz görev aldılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6259-erzurum-gravurleri-projesi-hayata-gecirildi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğu’daki Toplu Mezarları Ortaya Çıkaran Tarihçi&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6212-dogu%e2%80%99daki-toplu-mezarlari-ortaya-cikaran-tarihci</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6212-dogu%e2%80%99daki-toplu-mezarlari-ortaya-cikaran-tarihci#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 12:07:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6212</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Konukçu, büyük devletlerin kışkırtmasıyla 1,5 milyon Ermeni’nin öldürüldüğü iddiasının ortaya atıldığını Türkiye’den de bu görüşe benzer destekler çıkıldığını söyledi.
Ermeni tasarısının ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Konukçu, büyük devletlerin kışkırtmasıyla 1,5 milyon Ermeni’nin öldürüldüğü iddiasının ortaya atıldığını Türkiye’den de bu görüşe benzer destekler çıkıldığını söyledi.<br />
Ermeni tasarısının ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi tarafından geçirilmesini eleştiren Prof. Dr. Konukçu, Amerika’nın Türkiye’yi kaybetmesi halinde çok çalkantılı bir döneme gireceğini savundu.<br />
Erzurum ve çevresindeki illerde Ermeni katliamına uğrayan toplu mezarları ortaya çıkaran kazıları yapan Prof. Dr. Enver Konukçu, köylülerimizin dediği gibi ABD’nin şapkasını masanın üzerine koyup artık düşünmesi gerektiğini belirtti. Soykırım olmuş veya olmamışsa buna tarihçilerin karar vereceğini anımsatan tarihçi Prof. Dr. Konukçu, “Türkiye ile Ermenistan oturmalı meselelerini kendi aralarında halletmelidir. Bizim politikacıların da buna Atatürk döneminde olduğu gibi iyi bir şekilde sahip çıkması gerekir. Yani üçüncü bir devlet iki devletin işlerine karışmamalı. Bağımsızlık olayı budur.</p>
<p>Büyük devletlerin kışkırtmasıyla Ermeni Milliyetçiler harekete geçirildi. Bir buçuk milyon Ermeni’nin öldürüldüğü konusu ortaya atıldı ve bu günümüze kadar geldi. Maalesef Türkiye’nin çeşitli yerlerden de buna destek çıkılmaktadır. Bizim Ermenilerle herhangi bir sorunumuz yok. Onlara tarihin akışı içerisinde son derece toleranslı davranmışız. Ama harp zamanında bir takım problemler ortaya çıkmış olabilir.</p>
<p>Soykırım olmuş veya olmamıştır buna tarihçiler karar verecektir. Ancak Ermeni tarihçilerinin bu konuya pek yanaşmadıkları görülmektedir. Kilisenin de baskısı, yahut önerisiyle her zaman haç korunmak istenmektedir. Dedeğim gibi Ermenilerle bizim aramızda bir problem yok. 1921′de Kars anlaşmasıyla bu durum kendi çerçevesi içerisinde rayına oturmuştur” dedi.<br />
ABD’nin Temsilciler meclisinde almakta olduğu kararlarıın Türkiye’yi etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. Enver Konukçu, burada haklı olan tarafın haksız olarak ilan edilmek istenmekte olduğunu ifade ederek şunları söyledi:<br />
“Avrupa ülkelerinde şu anda sessizlik var ama ABD’de diaspora gerçekten çok etkin bir şekilde çalışmaktadır. Bunlar deve kuşu hikayesinde olduğu gibi başlarını toprağa sokuyor ve onun dışında başka hiçbir şey görmüyorlar. Başlarını soktuğu yer soykırım olayı ve bir takım çıkarlar oluyor. Atatürk’ün dediği gibi biz hep ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ özdeyişini uygulamaya çalışıyoruz. Nitekim hükümetin son zamanlarda aldığı karalarda bir açılımdı. Ama Ermeniler masadan her zaman galip çıkmak isteyeceklerdir.</p>
<p>Türkiye’nin de buna seyirci kalacağını zannetmiyorum. Büyük devletler ne yaparsa yapsın ABD’de eyaletlere dayalı temsilciler meclisi hangi kararı alırsa alsın doğru olan doğrudur. Amerika, Türkiye’yi kaybederse çok çalkantılı bir dervreye gireceğine inanmaktayız. Obama’nın yapacağı tek şey Bağımsız Amerikan Birleşik Devletleri başkanı olarak herhangi bir tesir altında kalmadan Türkiye’nin ve Ermenistan olayını çözmesi gerekir. Ya da siyasi çerçeveden çıkarması lazım. ABD’ye giden herkesin Newyork limanında gördüğü çok önemli bir heykel var. Bu hürriyet heykeli ancak ABD, bu heykelin temsil ettiği görüşe zaman zaman yer vermemektedir. Bir barbarizm, vandalizmin peşinde koşmaktadır. Ermeni meselesinin ABD gündemine getirtilmesi ve oturtulması son derece kötü bir olay olur.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6212-dogu%e2%80%99daki-toplu-mezarlari-ortaya-cikaran-tarihci/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yabancı öğrencilerden Türkçe ülke tanıtımı</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6023-yabanci-ogrencilerden-turkce-ulke-tanitimi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6023-yabanci-ogrencilerden-turkce-ulke-tanitimi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 09:40:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[ulke]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6023</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi Dış İlişkiler Ofisi ve Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlen ”Kış Okulu, Pratik Türkçe Kursu”na katılan 6 ülkeden 30 öğrenci Kültür Merkezi’nde slâytlar ve görüntü eşliğinde Türkçe anlatarak ülkelerinin ve geldikleri üniversitelerin tanıtımını yaptılar.
Toplantıda&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk Üniversitesi Dış İlişkiler Ofisi ve Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından düzenlen ”Kış Okulu, Pratik Türkçe Kursu”na katılan 6 ülkeden 30 öğrenci Kültür Merkezi’nde slâytlar ve görüntü eşliğinde Türkçe anlatarak ülkelerinin ve geldikleri üniversitelerin tanıtımını yaptılar.</p>
<p>Toplantıda yabancı öğrencilere Erzurum’a gelip Türkçe kurslarına katıldıkları için teşekkür eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Türkçe’nin çok geniş bir coğrafyada milyonlarca insan tarafından kullanılan bir dil olduğunu belirtti. Koçak, “<strong><span style="text-decoration: underline;">Türkçe, bir kültür ve medeniyet dili olduğu kadar artık bir bilim dilidir de. Zengin Türk tarihini ve kültürünü anlayıp anlatabilmek için çok çalışmalı ve Türkçe’yi çok iyi öğrenmelisiniz” </span></strong>dedi.<br />
Koçak, göreve geldikten sonra Atatürk Üniversitesi’ni dünya üniversiteleriyle buluşturmayı bir hedef olarak seçtiklerini ve Azerbaycan, İran, Gürcistan başta olmak üzere Türk Cumhuriyetleri ve bazı Asya ülkeleri üniversiteleriyle ikili anlaşmalar yaptıklarını hatırlattı. Dış temaslarını Nisan ayında yeniden başlatacağını anlatan Koçak, “Amacım, anlaşma yaptığımız üniversitelerle ilişkilerimizi her bakımdan çok daha yoğun ve kalıcı hale getirmektir. Yabancı üniversitelerdeki Türk dili bölümlerinde okuyan öğrencileri şimdilik Kış ve Yaz okullarına alarak burada bir süre eğitiminize katkı sağlıyoruz. Ancak, bunu, daha uzun sürelere yaymak düşüncesindeyiz. Üniversitemizdeki eğitiminizi yarım sömestre çıkarabilmek için gayret sarf ediyoruz,” açıklamasını yaptı.<br />
Rektör Koçak, 28 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapılacak olan <strong>“İpekyolu Rektörler Toplantı”</strong>sında bu konuların detaylı bir şekilde ele alınacağını kaydetti.</p>
<p>Dış İlişkiler Ofisi Müdürü Prof. Dr. Fahri Yavuz ile Orta Doğu ve Orta Asya – Kafkaslar Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlü Prof. Dr. Metin Akkuş da öğrencilere hitap etti. Akkuş ve Yavuz, amaçlarının, Atatürk Üniversitesi’nin yabancı ülke üniversiteleriyle olan ilişkilerini çok daha ileri götürmek ve kurumsal hale getirmek olduğunu ifade ettiler.<br />
2007 yılında 2 yabancı öğrenciyle başlatılan Yaz Okulu uygulamasına bu yıl Kış Okulu’nun da ilave edildiğini anlatan konuşmacılar, geçen yıl düzenlenen Yaz Okulu’na 46, bu yıl düzenlenen Kış Okulu’na ise 30 öğrencinin katıldığını belirttiler.<br />
Konuşmacılar, yurt dışındaki üniversitelerde Türkçe eğitimi alan öğrencilere yönelik açılan pratik Türkçe kurslarının Türkiye’de sınırlı sayıdaki üniversite tarafından gerçekleştirilen bir faaliyet olduğuna dikkat çektiler. Atatürk Üniversitesi’nin Türkçe eğitimi alan öğrencileri ağırlayarak kültürler arası köprü kurduğunu, bu çabaların ileride önemli meyveler vereceğini vurguladılar.</p>
<p>Konuşmacılar, Atatürk Üniversitesi’nin dışa açılma ve uluslararalılaşma çabasını destekleyen Rektör Koçak’a da ayrıca teşekkür ettiler.<br />
Gürcistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Makedonya, Rusya, Suriye ve Nahcivan’daki üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Tarihi ve Türk Kültürü’yle ilgili çeşitli bölümlerinde okuyan 30 lisans öğrencisi, 12 Mart’a kadar “Kış Okulu Pratik Türkçe Kursu”nda eğitim görmeye devam edecekler.<br />
Yabancı öğrencilerin ülkelerini tanıtım toplantısına Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.</p>
<p>Hikmet Koçak, Rektör Yardımcıları Sebahattin Tüzemen, Prof. Dr. Fahrettin Korkmaz, Prof. Dr. Samih Diyarbakır, Genel Sekreter Prof. Dr. Üstün Özen, Dış İlişkiler Ofisi Müdürü Prof. Dr. Fahri Yavuz, Orta Doğu Ve Orta Asya – Kafkaslar Araştırma Ve Uygulama Merkezi Müdürlü Prof. Dr. Metin Akkuş, öğrenciler ve öğretim üyeleri katıldı.</p>
<p>25 Haber</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6023-yabanci-ogrencilerden-turkce-ulke-tanitimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şuurlu Öğretmenler Derneği&#8217;den &#8220;Her Kahvehaneye 100 kitap&#8221; projesi&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5925-suurlu-ogretmenler-dernegiden-her-kahvehaneye-100-kitap-projesi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5925-suurlu-ogretmenler-dernegiden-her-kahvehaneye-100-kitap-projesi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 08:55:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[100 kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kahvehane]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[şuurlu öğretmenler derneği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5925</guid>
		<description><![CDATA[Şuurlu Öğretmenler Derneği, “Her Kahvehaneye 100 Kitap” adı altında hazırladığı projeyi hayata geçirdi Erzincankapı semtinde iki ayrı kahvehaneye kütüphane kuran ve ardından kitapla donatan Şuurlu Öğretmenler Derneği, bu proje sayesinde, bir ilke de imza atmış oldu. Şuurlu Öğretmenler Derneği Başkanı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #2e2e2e;">Şuurlu Öğretmenler Derneği, “Her Kahvehaneye 100 Kitap” adı altında hazırladığı projeyi hayata geçirdi Erzincankapı semtinde iki ayrı kahvehaneye kütüphane kuran ve ardından kitapla donatan Şuurlu Öğretmenler Derneği, bu proje sayesinde, bir ilke de imza atmış oldu. Şuurlu Öğretmenler Derneği Başkanı Erdal Karagül, Erzurum’da bir süre önce faaliyete başlayan derneğin, ilk hizmetini kültür hayatına katkıda bulunarak verdiğini söyledi.</span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #2e2e2e;"><strong>&#8220;Her Kahvehaneye 100 kitap&#8221;</strong></span></span></span><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: small;"></span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #2e2e2e;"><br />
Hazırladıkları “Her Kahvehaneye 100 Kitap” adlı projeyi, Erzincankapı semtindeki kahvehanelerden başlayarak hayata geçirdiklerini anlatan Karagül, “Kahvehanelerimizden birine 150, diğerine de 100 kitap temin ederek, projemizin açılışını yaptık.” dedi. Erzurum’da kahvehane kültürünün eskilere dayanan bir gelenek olduğunu, ancak geçmişte kahvehanelerin şimdi oldukları gibi sadece çay içilen bir mekan olmadığını anlatan Karagül, bu projenin aynı zamanda kahvehaneleri kıraathanelere dönüştürme çabası olduğunu kaydetti. Günümüzde en büyük sorunun, kitap okumamak olduğuna dikkati çeken Erdal Karagül, “Hangi yaş ve hangi kesimden olursa olsun, insanların okumaya ve öğrenmeye ihtiyaçları var. Biz bu ihtiyacın hissedildiği sürece, kahvehanelerimizi kitapla donatarak katkı sunmak istedik.” diye konuştu.</span></span></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><img title="kahve" src="../wp-content/uploads/2010/03/kahve.jpg" alt="" width="250" height="190" /></span></p>
<p><strong>Kıraathane Dönüşümü</strong></p>
<p>Erzincankapı semtinde bulunan iki ayrı kahvehanede, proje çerçevesinde önce kitaplık kurduklarını, ardından temin ettikleri kitapları bu kütüphanelere bağışladıklarını anlatan Şuurlu Öğretmenler Derneği Başkanı Erdal Karagül, kitapla donatılan kahvehane sayısını artırmaya kararlı olduklarını kaydetti. Projeye destek vermek isteyen kişi, kurum ya da kuruluşların, toplumun okuma ve öğrenme ihtiyacını gidermede önemli bir sorumluluğu da yerine getirmiş olacaklarını anlatan Karagül, Erzurum halkının bu çabaya karşı kayıtsız kalmamasını istedi. Karagül, “Halkımızdan beklentimiz, kahvehanelere kurduğumuz kitaplıklara kitap bağışlamaları ve daha çok insanın daha çok bilgiden istifade etmelerini sağlamalıdır. Bu projeyi hayata geçirmemizde bize en büyük desteği veren Sayın Valimize de teşekkür ediyoruz. Çünkü bu projenin hayata geçirilmesi bağlamında bizimle kendisi de ortak bir paydada buluştu. Biz arkamızdaki desteğin daha da artmasını arzuluyoruz. Biz, kahvehanelerimizi sadece bir bardak sıcak suyun içildiği mekanlar olmaktan çıkarıp, okuma, öğrenme ve eğitim merkezi haline getirmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5925-suurlu-ogretmenler-dernegiden-her-kahvehaneye-100-kitap-projesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Cumhuriyet&#8217;in İlk Sadası&#8221; Ankara&#8217;da!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5913-cumhuriyetin-ilk-sadasi-ankarada</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5913-cumhuriyetin-ilk-sadasi-ankarada#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 08:38:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetin ilk sadası]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5913</guid>
		<description><![CDATA[Devlet Tiyatroları’nın “60. Yılında 60 Yeni Yerli Oyuna Dünya Prömiyeri” projesi kapsamında Erzurum Devlet Tiyatrosu oyunu “Cumhuriyetin İlk Sadası”, 2-7 Mart tarihleri arasında Altındağ Tiyatrosu’nda Ankaralı sanatseverlerle buluşacak.
Demet Çizmeli ile Barış Pınar Çelebioğlu’nun birlikte yazdığı, proje tasarımı ve yönetmenliğini&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: small;">Devlet Tiyatroları’nın “60. Yılında 60 Yeni Yerli Oyuna Dünya Prömiyeri” projesi kapsamında Erzurum Devlet Tiyatrosu oyunu “Cumhuriyetin İlk Sadası”, 2-7 Mart tarihleri arasında Altındağ Tiyatrosu’nda Ankaralı sanatseverlerle buluşacak.</span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: small;">Demet Çizmeli ile Barış Pınar Çelebioğlu’nun birlikte yazdığı, proje tasarımı ve yönetmenliğini Mehmet Yıldız’ın üstlendiği oyunun dekor ve giysi tasarımı Suzan Kara’ya, ışık tasarımı Duran Güngör’e, müzik düzenlemesi Selçuk Yılmaz’a ait.</span></p>
<p style="text-align: center;"><strong></strong><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: small;"><strong><img class="aligncenter" title="cum-ilk-sadasi1" src="../wp-content/uploads/2010/03/cum-ilk-sadasi1.jpg" alt="" width="336" height="224" /></strong></span><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: small;"><strong></strong></span></p>
<p>Dans ve hareket düzeni Sezai Yılmaz tarafından hazırlanan oyunda, Mehmet Yıldız, İrfan Kılınç, Ergin Özdemir, Kuvvet Yurdakul, Gökhan Kocaoğlu, Sezai Yılmaz, Taner Köse, Ferdi Dalkılıç, Salih Cem Şener, Ümit Turan, Eda Demirsoy, Yavuz Topçuoğlu, Aykut İspir, Kübra Tığtepe, Gürkan Eraslan, Fatma Ayçin Güvercin, Sinan Kaya, Suat Süren, Erkan Çoban, Metin Yartuğ ve Kenan Çinici rol alıyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5913-cumhuriyetin-ilk-sadasi-ankarada/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargı krizi fırsata dönüştü</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5854-yargi-krizi-firsata-donustu</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5854-yargi-krizi-firsata-donustu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 10:03:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[kış olimpiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[yargı krizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5854</guid>
		<description><![CDATA[Ülke gündemine bomba gibi düşen yargı krizi, Erzurum için fırsata dönüştü. Günlerce manşetlerden inmeyen Erzurum, yaklaşık 10 milyon dolarlık tanıtımı bedava yaptı.
Fırsata dönüştü

ERZURUM ve Erzincan arasında yaşanan yargı krizi ülke gündemine bomba gibi düştü. Yaygın olarak yayın yapan&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small;"><strong>Ülke gündemine bomba gibi düşen yargı krizi, Erzurum için fırsata dönüştü. Günlerce manşetlerden inmeyen Erzurum, yaklaşık 10 milyon dolarlık tanıtımı bedava yaptı.</strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong>Fırsata dönüştü<em><br />
</em></strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;">ERZURUM ve Erzincan arasında yaşanan yargı krizi ülke gündemine bomba gibi düştü. Yaygın olarak yayın yapan onlarca TV ve gazete günlerce Erzurum merkezli yayın yaparak, konuyu enine boyuna tartıştı. Yargıda yaşanan bu deprem, ülke atmosferini gerse de, günlerce yapılan yayınlar Erzurum için fırsata dönüştü. Birçok televizyon, günlerce Erzurum Adliyesi önünde canlı yayınlar yaparak, bir bakıma kentin tanıtımını da yapmış oldu. </span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong>2011 için tanıtım yok</strong><strong><em><br />
</em></strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;">TELEVİZYONLAR kadar gazetelerde de Erzurum sıkça yeraldı ve almaya da devam ediyor. Neredeyse tüm gazetelerin manşetlerine taşınan, çok sayıda önde gelen köşe yazarının da kaleme aldığı Erzurum, böylelikle yaklaşık 10 milyon doları bulan bedava bir tanıtımı da yapmış oldu. Önümüzdeki yılın ilk aylarında dünya çapında bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanan ancak tanıtım açısından hiçbir hamlenin yapılmadığı Erzurum, ülkeyi geren bir olayla da olsa tanıtımını yapmış oldu.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5854-yargi-krizi-firsata-donustu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilimin nabzı Erzurum’da atacak</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5352-bilimin-nabzi-erzurum%e2%80%99da-atacak</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5352-bilimin-nabzi-erzurum%e2%80%99da-atacak#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 09:38:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[nabız]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5352</guid>
		<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nca mesleki ve teknik eğitim kurumları arasında düzenlenen “Proje Tabanlı Beceri Yarışması”nın Erzurum İl Finali, bugün başladı. Erzurum Öğretmenevi Düğün Salonu’nda başlayan yarışmaya, il genelindeki 13 okuldan 38 proje katılırken, 10 ayrı alanda yarışacak olan projelerden dereceye girenler,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nca mesleki ve teknik eğitim kurumları arasında düzenlenen “Proje Tabanlı Beceri Yarışması”nın Erzurum İl Finali, bugün başladı. Erzurum Öğretmenevi Düğün Salonu’nda başlayan yarışmaya, il genelindeki 13 okuldan 38 proje katılırken, 10 ayrı alanda yarışacak olan projelerden dereceye girenler, 1-5 Mart tarihleri arasında yapılacak olan bölge finalinde Erzurum’u temsil edecekler.</p>
<p><strong>Erzurum il finali başladı </strong></p>
<p>Bilgi İletişim Teknolojileri, Elektrik Elektronik ve Otomasyon, Kişisel ve Sosyal Hizmetler, Moda Tasarımı, Sağlık Hizmetleri, Ticari ve İş Yöneticiliği, Turizm Hizmetleri, Üretim ve Mühendislik ve Yaratıcı Sanatlar alanlarında yapılan “Proje Tabanlı Beceri Yarışması” İl Finali Erzurum’da başladı. Erzurum’daki 13 okuldan 38 projenin katıldığı yarışmanın açılış töreni, Erzurum Öğretmenevi’nde yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü&#8217;nün koordinesinde düzenlenen Mesleki ve Teknik Eğitim Okullar arası İl Proje Tabanlı Beceri Yarışması’nın Bölge Koordinatörü Şerafettin Aydoğdu’nun açılış konuşmasını yaptığı törene, İl Milli Eğitim Müdürü Fevçi Budak, Palandöken İlçe Milli Eğitim Müdürü Ali Özer de katıldı. “Proje Tabanlı Beceri Yarışması” hakkında bilgiler aktaran Aydoğdu, “Önceden Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü’ne bağlı okullar arsında beceri yarışması olarak düzenlenen bu organizasyon, 2005 yılından bu yana mesleki ve teknik eğitim, okul ve kurumlar arası proje tabanlı beceri yarışması olarak değiştirildi. 10 alanda yapılan yarışmalara, öğrencilerimiz kendi hazırladıkları projelerle katılmaktadırlar.” dedi.</p>
<p><strong>Aydoğdu, projelerin değerlendiriş sürecini anlattı</strong></p>
<p>Yarışmaya katılan projelerin değerlendiriliş süreci hakkında da bilgiler aktaran Aydoğdu, “Projeler, özgünlüğü, daha önce yayınlanmış mı yayınlanmamış mı, projenin piyasada uygulanabilirliği, yaygınlaştırılması, verimliliği, ekonomiliği gibi 15 değerlendirmeden sonra kabul ediliyor. Bu değerlendirme ölçülerine göre projeler değerlendirilmiş olunuyor. Projelerin maliyeti değişiyor. Örneğin makine teknolojisine, üretim teknolojisini ait bir projenin maliyeti biraz yüksek iken, gıda hazırlama ve bilişim teknolojilerine ait projelerin maliyeti ise düşüktür. Burada önemli olan bilgi, beceri ve bir şey üretme kabiliyetini artırmak, yeni üretim alanları oluşturmak ve proje geliştirme alışkanlığı kazandırmak. Her okul, her öğrenci kendi imkanlarla bu projeleri hazırlıyor. Sosyal ortaklar bulabiliyorlar. Tabi bu sosyal ortaklar yerine göre bir yerlerden destek alabiliyorlar. Bu şekilde okul sanayi işbirliğini sağlanmış oluyor.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Erzurum, bölge finali’ne ev sahipliği yapacak</strong></p>
<p>4 aşamadan oluşan yarışmaların, okul, il, bölge ve Türkiye finali olarak gerçekleştirildiğini anlatan Aydoğdu, Erzurum İl Finali’ne, 13 okulda hazırlanan 38 projenin katılmaya hak kazandığını belirterek, bu projelerden dereceye giren çalışmaların, 1 ile 5 Mart tarihleri arasında Erzurum’da gerçekleştirilecek olan Bölge Finali’nde Erzurum’u temsil edeceğini kaydetti. Bu organizasyonda, Erzurum’un bölgeden gelecek olan 540 öğrenciyi misafir edeceğini anlatan Aydoğdu, finalde yarışacak olan proje sayısının ise, 160 olacağını ifade etti.</p>
<p>Konuşmaların ardından İl Milli Eğitim Müdürü Fevzi Budak’la birlikte diğer katılımcılar, yarışmaya katılan projeler hakkında bilgiler aldılar.</p>
<p>Yarışmada, “Hayat Kurtaran Anahtar”, “Elektrikli Koltuk”, “Akıllı Otopark”, “Renkli Tuvalet”, “Sesli Çocuk Bezi”, “Cimri Ütü” ve “Kablo Avcısı” gibi birbirinden ilginç projeler sergileniyor.</p>
<p>Erzurum  Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5352-bilimin-nabzi-erzurum%e2%80%99da-atacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Palandöken Belediye Başkanı Bulutlar ZDF TV&#8217;de&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5060-palandoken-belediye-baskani-bulutlar-zdf-tvde</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5060-palandoken-belediye-baskani-bulutlar-zdf-tvde#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 09:39:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Palandöken]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[dünya üniversitelerarası kış oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[kayak merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[zdf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5060</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları&#8217;nın yapılacağı Palandöken Kayak Merkezi, Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar tarafından Almanya&#8217;da yayın yapan ZDF TV&#8217;ye tanıtıldı. 
Almanya&#8217;da yayın yapan ZDF TV ekibi, Palandöken Kayak Merkezi&#8217;nin tanıtımı için Erzurum&#8217;a geldi. Kayak merkezinin ilçe sınırları içerisinde olması nedeniyle&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları&#8217;nın yapılacağı Palandöken Kayak Merkezi, Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar tarafından Almanya&#8217;da yayın yapan ZDF TV&#8217;ye tanıtıldı. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Almanya&#8217;da yayın yapan ZDF TV ekibi, Palandöken Kayak Merkezi&#8217;nin tanıtımı için Erzurum&#8217;a geldi. Kayak merkezinin ilçe sınırları içerisinde olması nedeniyle Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutları ziyaret eden ZDF TV ekibi, kış turizmi ve oyunları ile ilgili bilgi aldı. Palandöken&#8217;in kış turizmi açısından marka olma yolunda ilerlediğinin altını çizen Başkan Bulutlar, kayak merkezinin Avrupa standartlarında olduğunu ifade etti. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Avrupa&#8217;nın farklı ortam ve yeni yerler aradığını söyleyen Bulutlar, bunun için en ideal yerin ise Palandöken Kayak Merkezi&#8217;nin olduğunu ifade etti. Avrupalıların aradığı sosyal ve kültürel ortamın Palandöken&#8217;de mevcut olduğunu belirten Başkan Bulutlar, ilçe için daha iyisini yapmak adına gece gündüz demeden çalıştıklarını sözlerine ekledi. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: small;">(CİHAN)</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5060-palandoken-belediye-baskani-bulutlar-zdf-tvde/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum’da Bilgi-Kültür Yarışması ve Tiyatro Şenliği</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4866-erzurum%e2%80%99da-bilgi-kultur-yarismasi-ve-tiyatro-senligi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4866-erzurum%e2%80%99da-bilgi-kultur-yarismasi-ve-tiyatro-senligi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 09:09:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<category><![CDATA[tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[yarışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4866</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum’da ilk öğretim 4.ve 5. sınıflar, ilköğretim 6.7.ve 8. sınıflar ile lise ve dengi okul öğrencileri arasında düzenlenen bilgi ve kültür yarışmaları devam ediyor. Erzurum’a bağlı 20 ilçe kendi bünyelerinde bulanan ilköğretim okulları ile lise ve dengi okulları yarışmaları ayrı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’da ilk öğretim 4.ve 5. sınıflar, ilköğretim 6.7.ve 8. sınıflar ile lise ve dengi okul öğrencileri arasında düzenlenen bilgi ve kültür yarışmaları devam ediyor. Erzurum’a bağlı 20 ilçe kendi bünyelerinde bulanan ilköğretim okulları ile lise ve dengi okulları yarışmaları ayrı ayrı sürdürüyor. İlçe 1. si olan okullar 4 ayrı gurup halinde yarı final yarışmalarına il merkezinde devam edecekler. İlköğretim yarışma finalleri 23-24 Mart 2010 tarihinde Erzurum Lisesinde, Ortaöğretim 22.10.2010 tarihinde yine Erzurum Lisesi Salonunda gerçekleştirilecek.</p>
<p>2008-2009 Eğitim Öğretim yılında başlatılan bilgi yarışmalarına bu eğitim öğretim yılanda da devam edildiğini belirten milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri  “Bütün ilçelerde başlatılan bu yarışmalar vasıtasıyla öğrencilerimiz arasında sosyal ve kültürel yönden heyecanlı bir ortamın ve yarışma duygusunun da geliştirilmesine vesile olacaktır. Ayrıca eğitim ve öğretimin alt yapısını oluşturmak, katılımcı, paylaşımcı, canlı ve coşkun bir organizasyon haline gelmesi amacıyla da bu yıl 2. Tiyatro Şenliği Yarışması düzenlenmiştir. </p>
<p>Tiyatro yarışmasına katılan okulların eserleri 12.02.2010 tarihine kadar incelenecek, tiyatro şenliğine katılan oyunları Devlet Tiyatroları Salonunda sahnelenecektir. Geçen eğitim öğretim yılanda bu alanda çok anlamlı ve olumlu tepkiler alan eserler sahnelenmiş, yetenekli öğrenciler bu alanda performanslarını ortaya koymuşlardır. Amaç gelecekteki tiyatro eserleri yazarları ile tiyatro sanatçılarını yetiştirmektedir. Ders dışı etkinlerde sosyal ve kültürel çalışmalara aralıksız devam edilmektedir.”<br />
25 Haber</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4866-erzurum%e2%80%99da-bilgi-kultur-yarismasi-ve-tiyatro-senligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinis, tarihe geçti</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4855-cinis-tarihe-gecti</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4855-cinis-tarihe-gecti#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 08:58:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4855</guid>
		<description><![CDATA[GHA/Erzurum’da ilk kez bir köyün tarihi ile ilgili olarak kitap yayınlandı. A.Ü. Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Konukçu ve Doç. Dr. Atnur’un ortak çalışması olan “Bir Köy Tarihi: Cinis” adlı eser, Erzurum Kitaplığı’na kazandırılan 20’inci kitap oldu.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>GHA/Erzurum’da ilk kez bir köyün tarihi ile ilgili olarak kitap yayınlandı. A.Ü. Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Konukçu ve Doç. Dr. Atnur’un ortak çalışması olan “Bir Köy Tarihi: Cinis” adlı eser, Erzurum Kitaplığı’na kazandırılan 20’inci kitap oldu.</p>
<p>Erzurum’da ilk kez bir köyün tarihi ile ilgili olarak kitap yayınlandı. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Konukçu ve Doç. Dr. İbrahim Atnur’un ortak çalışması olan “Bir Köy Tarihi: Cinis” adlı eser, Erzurum Kitaplığı’na kazandırılan 20’inci kitap oldu. Üzerinde 10 yıl çalışıldıktan sonra okurlarla buluşturulan kitapta, Aşkale ilçesine bağlı Cinis (Ortabahçe) Köyü, tarihi, sosyal ve iktisadi yapısıyla ayrıntılı biçimde ele alınıyor. </p>
<p>Bir köy tarihi:Cinis<br />
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Konukçu, bir zamanlar öğrencisi ve şimdi de meslektaşı olan Doç. Dr. İbrahim Atnur’la birlikte hazırladıkları kitapla ilgili olarak bilgiler verdi. 7 bölüm ve 264 sayfadan oluşan “Bir Köy Tarihi: Cinis” adlı eserin, Erzurum’da bir köyün tarihini anlatan ilk kitap olduğunu vurgulayan Konukçu, tarihi geçmişi yıllar öncesine dayanan Cinis Köyü’nü, hem Osmanlı, hem de Cumhuriyet dönemine kayıtlarına başvurmak suretiyle ele aldıklarını kaydetti. Yeni adıyla Ortabahçe olarak anılan Cinis Köyü’nün, gün yüzüne çıkartılan bulgular sayesinde tarihi bir yerleşim merkezi olduğunun bilindiğini anlatan Konukçu, “Cinis Köyü aynı zamanda, Ermeni vahşetinin izlerini gözler önüne seren geçmişiyle de büyük önem taşımaktadır. Ermeniler tarafından sergilenen vahşetin belki de en acımasızı, bu köyde gerçekleştirilmiştir.” diye konuştu. </p>
<p>Eser on yılda hazırlandı<br />
 “Bir Köy Tarihi: Cinis” adlı kitapta, Cinis Köyü’nün sadece tarihi geçmişine değil, tarihi kayıtlara dayanarak, sosyal ve iktisadi yapısını da ele aldıklarını dile getiren Konukçu, “Bu kitabın yayına hazırlanması süreci yaklaşık 10 yıl sürdü. Meslektaşım Doç. Dr. İbrahim Atnur’la birlikte detaylı ve çok kapsamlı bilgilere ulaşarak, Erzurum Kitaplığı’na yeni bir eser kazandırmış olduk. Erzurum Kitaplığı’na dahil edilen 20’inci kitap olan bu çalışma, Ermeni mezalimi denilince akıllara gelen ilk köy olan Cinis’in, farklı yönleriyle de ele alındığı bir çalışma oldu.” dedi. Dergah Yayınları’ndan çıkan “Bir Köy Tarihi: Cinis” adlı kitabın sayfa tasarımının Ayten Balaç, kapak tasarımı ise, Sermin Yavuz’a ait. 264 sayfalık kitapta, Cinis Köyü’ne ait resimlere de yer veriliyor.<br />
Erzurum Gaetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4855-cinis-tarihe-gecti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Theyou Pehlione dünya kahramanı!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4561-theyou-pehlione-dunya-kahramani</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4561-theyou-pehlione-dunya-kahramani#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 09:49:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[teyyo]]></category>
		<category><![CDATA[theyou]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4561</guid>
		<description><![CDATA[İsveç kaynaklı bir vieo ünlü paylaşım siteleri Fecebook ve Yutube&#8217;de rekor kırıyor. Dünyanın kahramanı olarak sunulan Teyyo Pehlivan, yeni ismi ile de oldukça farklı espri kaynaığı&#8230;
ERZURUM AJANS- Geçtiğimiz günlerde Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8216;Muhalefet Liderlerini&#8217; benzettiği Erzurumlu Teyyo Pehlivan, bugünler&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsveç kaynaklı bir vieo ünlü paylaşım siteleri Fecebook ve Yutube&#8217;de rekor kırıyor. Dünyanın kahramanı olarak sunulan Teyyo Pehlivan, yeni ismi ile de oldukça farklı espri kaynaığı&#8230;</p>
<p>ERZURUM AJANS<strong>-</strong> Geçtiğimiz günlerde Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8216;Muhalefet Liderlerini&#8217; benzettiği Erzurumlu Teyyo Pehlivan, bugünler de dünyanın gündeminde.</p>
<p>İsveç kaynaklı &#8216;Theyou Pehlione&#8217; sloganıyla hazırlanan bir kısa filmde, Teyyo Pehlivan dünyanın kahramanı olarak ilan ediliyor. Ünlü paylaşım siteleri Fecebook ve Yutube&#8217;de izlenme rekorları kıran filmde Teyyo Pehlivan, yeni ismi ile de bir farklı espri kaynağı&#8230;</p>
<p>Erzurum Ajans</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4561-theyou-pehlione-dunya-kahramani/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Polisten İlköğretim Okulu Öğrencilerine Tiyatro Etkinliği</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4374-polisten-ilkogretim-okulu-ogrencilerine-tiyatro-etkinligi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4374-polisten-ilkogretim-okulu-ogrencilerine-tiyatro-etkinligi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 12:41:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4374</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü’nce ilköğretim okulu öğrencilerine yönelik tiyatro etkinliği düzenlendi.
Güvenlik hizmetlerinde toplumun katılım ve desteğinin sağlanması, polis ve toplum arasında güvene dayalı kalıcı ilişkiler kurulması, sorunlara yerinde ve etkin çözümler bulunması ile genel anlamda&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü’nce ilköğretim okulu öğrencilerine yönelik tiyatro etkinliği düzenlendi.</p>
<p>Güvenlik hizmetlerinde toplumun katılım ve desteğinin sağlanması, polis ve toplum arasında güvene dayalı kalıcı ilişkiler kurulması, sorunlara yerinde ve etkin çözümler bulunması ile genel anlamda suçla mücadelede polisin nüfuz ve etkinliğinin arttırılması amacıyla uygulamaya konulan Toplum Destekli Polislik projesi çalışmalarına devam ediliyor.<br />
Toplum Destekli Polislik Faaliyetleri kapsamında Erzurum Devlet Tiyatroları ve Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü işbirliği ile il merkezi polis sorumluluk bölgesinde ikamet etmekte olan ve ilköğretim okulu öğrencilerinden daha evvel hiç tiyatroya gitmemiş öğrencilerin tiyatroya götürülerek tiyatro sevgisinin aşılanması amacı ile Tiyatro Etkinliği düzenlendi.</p>
<p>2009-2010 Eğitim Öğretim dönemi süresince her okuldan düzenli olarak 50 öğrencinin tiyatroya götürülmesi planlandığı belirtilerek, uygulama ilk olarak ilimiz Maksut Efendi Mahallesinde bulunan Maksut Efendi İlköğretim Okulu öğrencilerinin 20 Ocak 2010 günü saat: 14.00 de Kağıt Şenliği isimli çocuk oyununa katılımıyla başlayacağı bildirildi.</p>
<p>Erzurum Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ve Devlet Tiyatroları işbirliğince düzenlenen söz konusu etkinliğin polis halk ilişkilerini güçlendireceği amaçlanıyor.</p>
<p>25 Haber</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4374-polisten-ilkogretim-okulu-ogrencilerine-tiyatro-etkinligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya felsefesine Erzurum katkısı!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4244-dunya-felsefesine-erzurum-katkisi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4244-dunya-felsefesine-erzurum-katkisi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 09:09:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[dünya]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[katkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4244</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi&#8217;nden bir grup akademisyenin bir araya gelerek oluşturdukları &#8216;Osmanlı Felsefe Çalışmaları Atölyesi&#8217; birbirinden nitelikli eserler vermeye devam ediyor.
Erzurum Ajans-Atatürk Üniversitesi’nden bir grup akademisyenin bir araya gelerek oluşturdukları Osmanlı Felsefe Çalışmaları Atölyesi, nitelikli eserler vermeye devam ediyor. Kısa süre&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk Üniversitesi&#8217;nden bir grup akademisyenin bir araya gelerek oluşturdukları &#8216;Osmanlı Felsefe Çalışmaları Atölyesi&#8217; birbirinden nitelikli eserler vermeye devam ediyor.</p>
<p>Erzurum Ajans<strong>-</strong>Atatürk Üniversitesi’nden bir grup akademisyenin bir araya gelerek oluşturdukları Osmanlı Felsefe Çalışmaları Atölyesi, nitelikli eserler vermeye devam ediyor. Kısa süre önce Ziya Gökalp’in Malta sürgününde verdiği dersler etrafında kaleme aldığı 12 defterden oluşan unutulmuş eseri, Felsefe Dersleri’ni yayına hazırlayan atölye, dikkat çekici 4 eseri daha okurların beğenisine sundu. Konya merkezli Çizgi Yayınları’ndan çıkan eserlerde Ali Utku, Erdoğan Erbay, Nevzat Hafiz Yanık, Arzu Ekinci ve Sebahattin Çevikbaş’ın imzası bulunuyor.</p>
<p>İlk kitap, Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e devreden felsefe birikimine katkı sağlayan önemli isimlerden Rıza Tevfik Bey’in “Darülfünun Felsefe Ders Notları”ndan oluşuyor. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdoğan Erbay ve Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Utku’nun imzası bulunan eserde, Rıza Tevfik’in 1918-1921 yılları arasında Dârülfünun’da verdiği felsefe derslerine ait “Mabadettabiiyat Derslerine Ait Vesaik”, “Ontoloji Mebahisi”, “Estetik” ve “Bergson Hakkında” başlıklı taş basma ders notları bir araya getiriliyor. Hazırlayanların kaleme aldıkları, “Feylesof Rıza Tevfik Bey: Darülfünun Kürsüsünden Felsefe Dersleri” başlıklı sunuşta bu ders notları, Rıza Tevfik’in geniş felsefi birikiminin vesikaları olarak sunuluyor. Ayrıca eserin girişinde Rıza Tevfik üzerine çalışmalarıyla tanınan Abdullah Uçman’ın da “Rıza Tevfik’in Edebi ve Felsefi Portresi Üzerine Bir Deneme” başlıklı aydınlatıcı bir makalesi de yer alıyor.</p>
<p><strong>Osmanlı Felsefe Çalışmaları Atölyesi’nden 4 yeni eser</strong></p>
<p>Osmanlı Felsefe Çalışmaları Atölyesi’nin hazırladığı ikinci kitap ise, İkinci Meşrutiyet dönemi Osmanlı fikir hayatının önemli simalarından Doktor Abdullah Cevdet Bey’in “Fünun ve Felsefe ve Felsefe Sanihaları”nı anlatıyor. Doğu Dilleri ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat H. Yanık ile Yrd. Doç. Dr. Ali Utku’nun emeğinin bulunduğu eser, son dönem Osmanlı felsefe serüveni açısından önemli olarak değerlendiriliyor. 1906 ve 1912 yıllarında çeşitli ilavelerle genişletilip yeniden yayınlanan eser, Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif’lerden İctihad Kütüphanesi’nin yayınladığı Abdullah Cevdet çevirisi kitaplara, Fransızca, İngilizce, Arapça ve Farsça eserlerden yerli-yabancı gazete ve dergilere Abdullah Cevdet’in düşünsel serüvenine tanıklık eden ilgi çekici dikkatlerin ördüğü bir derleme olarak tarif ediliyor. Eserin girişinde, Princeton Üniversitesi, Yakın Doğu Çalışmaları Bölümü Başkanı M. Şükrü Hanioğlu’nun “Abdullah Cevdet Bey ve Fünun ve Felsefe” başlıklı bir makalesi de yer alıyor.</p>
<p><strong>İlk Kadın Felsefeci olan Fatma Aliye Hanım</strong></p>
<p>Okurlara ulaştıran üçüncü eser de, Ahmet Cevdet Paşa’nın kızı, “ilk kadın felsefeci” Fatma Aliye Hanım’ın Tedkik-i Ecsam’ı (Cisimlerin İncelenmesi) şeklinde karşımıza çıkıyor. “Türkiye’de bir kadın yazar tarafından kaleme alınan ilk felsefe tarihi olan” Teracim-i Ahval-i Felasife daha önce “Osmanlı Felsefe Çalışmaları” dizisinde yayınlanırken, Tedkik-i Ecsam ile iki temel felsefi eser, bu çalışmayla okurlar buluşturulmuş olunuyor. Tedkik-i Ecsam’da Fatma Aliye, Osmanlı düşünce hayatında önemli tartışmalara konu olan materyalizme yönelik erken eleştirilerden birini ortaya koyuyor. Batılı felsefi tartışmalar karşısında İslâm kültür dünyasının birikimine yaslanmaya ve geleneği sürdürmeye çalışan Fatma Aliye, diğer felsefi metni Teracim-i Ahval-i Felasife’deki (Filozofların Biyografileri) tutumuna benzer şekilde, Tedkik-i Ecsam’da materyalizm meselesini Batı felsefesinin olduğu kadar İslam felsefesi ve kelamının maddeye ilişkin tartışmalarının arka planıyla birlikte ele alıyor. Kitapta, yine Ali Utku ile Arzu Ekinci’nin imzası bulunuyor.</p>
<p> <strong>Rasyonalist Filozofu Leibniz ve ilk akademik Ççalışma</strong></p>
<p>Atölye tarafından hazırlanan dördüncü ve sonuncu kitap ise, Zekeriya Kadri’nin 17. yüzyıl Batı felsefesinin büyük rasyonalist filozofu Gottfried Wilhelm Leibniz üzerine bir incelemesi olan “Wilhelm Leibniz” adıyla boy gösteriyor. Eser, Darülfünun felsefe tarihi kürsüsünde gerçekleştirilen ilk akademik çalışma niteliği taşıyor. Darülfünun felsefe kadrosunun, Babanzade Ahmed Naim, İzmirli İsmail Hakkı ve Mehmed Emin Erişirgil gibi isimlerin öncü girişimleriyle gerek felsefe dili ve gerek yorum ve eleştiri etkinliği bağlamında kurduğu güçlü geleneğin değerlendirilmesine imkan sunması bakımından önem arz ediyor. Eserin girişinde S. Hayri Bolay’ın “Zekeriya Kadri ve Felsefe” başlıklı bir makalesi de yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4244-dunya-felsefesine-erzurum-katkisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum’un unutulmaz değerleri</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4133-erzurum%e2%80%99un-degerleri</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4133-erzurum%e2%80%99un-degerleri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 14:53:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[edebi]]></category>
		<category><![CDATA[yazar]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4133</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Erdoğan’ın Teyyo Pehlivan benzetmesi, Erzurum’un yetiştirdiği önemli değerlerin de hatırlanmasına neden oldu.
Cumhuriyeti Erzurum&#8217;da kuran ve Erzurum&#8217;un nüfus cüzdanını taşıyan Mustafa Kemal Atatürk, kayıtsız ve şartsız en büyük Erzurumlu. Erzurum en ünlü liderleri, şairleri ve alimleri yetiştirmiş. Erzurumlu yeri&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakan Erdoğan’ın Teyyo Pehlivan benzetmesi, Erzurum’un yetiştirdiği önemli değerlerin de hatırlanmasına neden oldu.</p>
<p>Cumhuriyeti Erzurum&#8217;da kuran ve Erzurum&#8217;un nüfus cüzdanını taşıyan Mustafa Kemal Atatürk, kayıtsız ve şartsız en büyük Erzurumlu. Erzurum en ünlü liderleri, şairleri ve alimleri yetiştirmiş. Erzurumlu yeri geldiğinde değerini sahiplenmiş.<br />
<strong>NAİL BABA<em><br />
</em></strong>Nail Baba (Nail Orhon) Aslen Hemşinlir. 1940 yılında Erzurum&#8217;da dünyaya geldi. 1938 yılında babası Hüseyin Orhon&#8217;un Cumhuriyet Caddesi&#8217;nde açtığı Hemşin adlı pastaneyi, 2000&#8242;li yıllara taşıdı. 12 Eylül 1980 öncesi, sokakta birbirlerine silah çeken ülkücüler ile solcuları her gece aynı pastanede buluşturmayı başaran Orhon, 1993 yılında Hemşin&#8217;i yeni hüviyetine kavuşturdu. Kültür ve sanat ocağı olarak nitelendirilen Hemşin, 1995 yılında UNESCO tarafından &#8216;Hoşgörü mekanı&#8217; olarak seçildi ve ödüllendirildi.<br />
Erzurum&#8217;a gelen yerli ve yabancı devlet adamları, sanatçıların ilk uğradıkları yerlerden biri olan Hemşin&#8217;in sahibi Nail Orhon, Atatürk Üniversitesi&#8217;nde okuyan öğrenciler tarafından &#8216;Baba&#8217; ünvanına layık görüldü. 31 Nisan 2009&#8242;da hayata veda etti.<br />
<strong>GULLEBİ TURAN<em><br />
</em></strong>Gullebi Turan (Turan Ustaoğlu) 1951&#8242;de Erzurum&#8217;da doğdu. Daha 3 yaşındayken babasını kaybetti. Çocukluk yıllarında manavda çalıştı. Ünlü saz ustası Arif Sağ tarafından İstanbul&#8217;a götürüldükten sonra sanat çevrelerine girdi. Esprili ve safca konuşmaları onun kısa sürede sevilmesine neden oldu. Hülya Avşar, İbrahim Tatlıses, Kadir İnanır&#8217;la ilgili çeşitli anıları anlatılır. Özellikle TRT İstanbul Radyosu&#8217;nun sanatçıları tarafından tanınan Turan Ustaoğlu, 1993 yılında sirozdan hayatı kaybetti.<br />
<strong>İŞPORTACI JİLET ŞEREF<em><br />
</em></strong>Jilet Şeref (Şeref Öğütçü) 1931 yılında Erzurum&#8217;da doğdu. İlkokul mezunu. Askerliğini yaptığı İstanbul&#8217;da gördüğü ve benimsediği işportacılık mesleğini Erzurum&#8217;da ilk başlatan isim olarak tanınıyor. Daha çok jilet sattığı için &#8221;Jilet Şeref&#8221; lakabıyla ünlendi. Çok sevdiği ama evlenemediği kız için çok sayıda aşk şiiri yazdı. Bunun yanı sıra espritüel kişiliği ve ilginç fıkralarıyla tanındı. Zayıf, uzun boylu ve yakışıklıydı. Sürekli fötr şapka giyerdi. Daha sonra görücü usulle evlendi ve bu evlilikten üç<br />
çocuğu oldu. Jilet Şeref, 1994 yılında hayata veda etti.<br />
Jilet Şeref&#8217;in bir anısı şöyle:<br />
<strong>&#8220;BÖCEĞİN GÖZÜNE İLAÇ<em><br />
</em></strong>Bir gün Jilet Şeref, elinde tuttuğu böcek ilacının reklamını yaparak, etrafındakileri ikna etmeye uğraşır. İlaçlardan alan köylünün biri, bunu nasıl kullanacağını sorar. Jilet Şeref, gayet ciddi bir şekilde:<br />
&#8221;Bak canım kardeşim. Bu elindeki şişenin kapağını bir sola, iki sağa çevirerek açacaksın. Sonra parmakların arasına bir tutam ilaç alacaksın. Bu ilacı, yakaladığın böceğin gözüne dökeceksin. Birkaç saniye sonra böcek ölür&#8221; diye cevap verir.<br />
Bu yanıta şaşıran köylü, bir elindeki şişeye, bir de Şeref&#8217;in yüzüne bakarak:<br />
&#8221;Eee ağabey, ben böceği tuttukdan sonra gendim öldürürüm&#8221; diyince hazır cevap Jilet Şeref, nükteyi patlatır:<br />
&#8221;Daha iyi ya kardeşim. Aldığın ilaç yanına kar kalır.&#8221;<br />
<strong>ELLEM GULLEM NAİM HOCA<br />
NAİM HOCA<br />
(NAİM GÖLLEROĞLU)<br />
</strong>1925 yılında Erzurum&#8217;da doğdu. Küçük yaşlardan itibaren Erzurum&#8217;un tanınmış hocalarından dersler aldı. Geçimini sağlamak için bir süre berber çıraklığı yaptı. 1944-1947 yılları arasında askerliğini yaptıktan sonra çeşitli camilerde imam olarak çalıştı. Son olarak Zeynel Camii imamı iken emekliye ayrıldı. Hacılar hanı yanında çok küçük bir dükkanda sarraflık (kuyumculuk) yaptı. Erzurum&#8217;da evine ilk televizyon alanlardan biriydi. Sanatla, sporla çok yakından ilgilenirdi. Tiyatroya gitmeyi ve Erzurumspor&#8217;un<br />
maçlarını izlemeyi çok severdi. &#8221;Ellem gullem, yani kurnazlık&#8221; lafını dilinden düşürmez, yazdığı şiirleri toplantılarda ezbere okumayı severdi. Atatürk&#8217;e yazdığı şiirle de büyük beğeni toplamıştı. Asıl ününü 1993 yılında PKK&#8217;nın Erzurum&#8217;da yaptığı Çiçekli ve Yavi katliamlarının ardından sokaklara dökülen binlerce Erzurumlu&#8217;yu sakinleştirerek evlerine gönderdikten sonra yaptı. Spor faaliyetlerini ve centilmenliği teşvik ettiği için 1977 yılında Fair-Play ödülünü Litvanya&#8217;nın başkenti Vilniusk&#8217;ta aldı. Naim Hoca, 1999 yılında yakalandığı kanser hastalığından kurtulamayarak hayata veda etti. Naim Hoca&#8217;dan bir renk:<br />
<strong>BANKAMATİK<em><br />
</em></strong>Naim Hoca, bir gün Zeynel Camii&#8217;nde yine vaaz veriyordu. İnsanın günahı ve sevabı bu dünyada kazanacağından söz ediyordu. Bir örnekle bunu açıklamak isterken başladı anlatmaya:<br />
&#8221;Bahın gözüm cemaat. Günahnan sevap neye benzer bilir misiniz? Hani yeni çıhmış bir makine var ya, bankalara koymuşlar, gidip içinden para çekirsen.&#8221;<br />
Cemaatten biri, &#8221;Hocam onun adi bankamatik&#8221; der. Naim Hoca başıyla onaylayarak devam eder:<br />
&#8221;Temam ola Müslüman. İşte o matik var ya, ona gidir bir kart sohirsan. Sonra birkaç numara yazirsan. Eğer para yatırmışsan, hemen istediğin parayi verir. Yoh daha önce para yatırmamışsan, makine sene diyir ki:<br />
- Ula, sen ne parasi yatırdın ki, şimdi de benden istirsen. Hadi oradan çekil. Ellem gullem yoh.<br />
İşte sevap da buna benzer. Eğer bu dünyada sevap yaparsan, öbür dünyada garşan gelir. Yapmazsan, heçbir şey bekleme.&#8221;<br />
<strong>SINIR TANIMAZ HAYALLERİN ADAMI TEYO PEHLİVAN (TAYTİP İDE)<em><br />
</em></strong>1923 yılında Hasankale ilçesinin Ağaçminare Mahallesi&#8217;nde doğdu. Çiftçi bir ailede 4 kardeşten biri. Gençliğinde çiftçilik yaptı. Kıt imkanlarına rağmen iyi giyinmeyi seviyordu. Hiç okul yüzü görmedi. Okur yazar değildi ama bilmediği dil, sökmediği alfabe yoktu. Yeniçeri ağalığı sırasında kılıcının önünde Napolyon&#8217;u bile diz çöktürmüştü. Duvarda asılı kispetine el atınca, dünyanın bütün pehlivanları altına kaçırırdı. Muhammed Ali&#8217;yi yumruğuyla Müslüman etmişti. Yüzmeyi Büyük Çermik&#8217;te öğrenmişti ama bir keresinde İstanbul Boğazı&#8217;ndan girmiş Süveyş Kanalı&#8217;ndan çıkmıştı. Eline tüfeği aldı mı, bütün hayvanlar kaçacak delik arardı. Cirit oynarken İngiliz tayr saniye sonra böcek ölür&#8221; diye cevap verir.<br />
ına binerdi. Bir keresinde Hasankale&#8217;den attığı cirit, Ekvator&#8217;u dolaştıktan sonra geriye dönmüştü. Son nefesine kadar yaşadığı Pasinler&#8217;den başka sadece Erzurum&#8217;u görmüştü. Ancak arada bir kaybolduğunda New York&#8217;tan telefon açardı. Yazları şeker çuvalından diktirdiği beyaz, kışları ise siyah renk Dadaş elbisesi giyerdi. Gümüş köstek ve altın suyuna batmış zincirli cep saati aksesuar olarak kullanırdı. Cüneyt Arkın vari gezinirdi. 11 yıl önce hayatını kaybetti.<br />
<strong>EZANI OKUR, NAMAZI KILMAZ (ŞEVKET BOZDEMİR)<em><br />
</em></strong>1939 yılında Erzurum&#8217;un Ağveren köyü&#8217;nde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra çeşitli mesleklerde çalıştı. Boyacılık, sıvacılık, elektrikçilik yaptı. Erzurum Göğüs Hastanesi&#8217;nde teknisyen olarak çalıştı ve buradan emekli oldu.<br />
Bozdemir&#8217;den bir öykü:<br />
Gez Camii imamı Lütfi Hoca, müezzini gelmediği için Arap Şeko&#8217;dan yardım ister. Ancak Şeko, arkadaşları ile taş (okey) oynamak için sözleşmiştir. Bu nedenle Şeko, Hoca ile pazarlık yapar:<br />
&#8221;Hocam, tamam gelir ezan okuram ama namazı gılmam. İsdirsen gelim, yoh isdemirsen gelmiyim&#8221; diyince kahvediler katıla katıla gülmeye başlarlar. Rahmetli Lütfi Hoca dayanamaz: &#8221;Ula Şevket, eşk olsun. Şimdiye kadar çok şey gördüm ama namazın pazarlığına ilk defa şahit oldum.&#8221;<br />
Deniz Gezmiş, Cemal Gürsel, Cemalletin Kaplan, Acun Ilıcalı, İbrahim Erkal, Refik Durbaş, Doğuş, Fatih Ürek, Arif Sağ, Erdal Erzincan, Tekin Karabey Erzurum&#8217;un ünlülerinden bazıları.</p>
<p>Başbakan Erdoğan’ın Teyyo Pehlivan benzetmesi, Erzurum’un yetiştirdiği önemli değerlerin de hatırlanmasına neden oldu.</p>
<p>Cumhuriyeti Erzurum&#8217;da kuran ve Erzurum&#8217;un nüfus cüzdanını taşıyan Mustafa Kemal Atatürk, kayıtsız ve şartsız en büyük Erzurumlu. Erzurum en ünlü liderleri, şairleri ve alimleri yetiştirmiş. Erzurumlu yeri geldiğinde değerini sahiplenmiş.<br />
<strong>NAİL BABA<em><br />
</em></strong>Nail Baba (Nail Orhon) Aslen Hemşinlir. 1940 yılında Erzurum&#8217;da dünyaya geldi. 1938 yılında babası Hüseyin Orhon&#8217;un Cumhuriyet Caddesi&#8217;nde açtığı Hemşin adlı pastaneyi, 2000&#8242;li yıllara taşıdı. 12 Eylül 1980 öncesi, sokakta birbirlerine silah çeken ülkücüler ile solcuları her gece aynı pastanede buluşturmayı başaran Orhon, 1993 yılında Hemşin&#8217;i yeni hüviyetine kavuşturdu. Kültür ve sanat ocağı olarak nitelendirilen Hemşin, 1995 yılında UNESCO tarafından &#8216;Hoşgörü mekanı&#8217; olarak seçildi ve ödüllendirildi.<br />
Erzurum&#8217;a gelen yerli ve yabancı devlet adamları, sanatçıların ilk uğradıkları yerlerden biri olan Hemşin&#8217;in sahibi Nail Orhon, Atatürk Üniversitesi&#8217;nde okuyan öğrenciler tarafından &#8216;Baba&#8217; ünvanına layık görüldü. 31 Nisan 2009&#8242;da hayata veda etti.<br />
<strong>GULLEBİ TURAN<em><br />
</em></strong>Gullebi Turan (Turan Ustaoğlu) 1951&#8242;de Erzurum&#8217;da doğdu. Daha 3 yaşındayken babasını kaybetti. Çocukluk yıllarında manavda çalıştı. Ünlü saz ustası Arif Sağ tarafından İstanbul&#8217;a götürüldükten sonra sanat çevrelerine girdi. Esprili ve safca konuşmaları onun kısa sürede sevilmesine neden oldu. Hülya Avşar, İbrahim Tatlıses, Kadir İnanır&#8217;la ilgili çeşitli anıları anlatılır. Özellikle TRT İstanbul Radyosu&#8217;nun sanatçıları tarafından tanınan Turan Ustaoğlu, 1993 yılında sirozdan hayatı kaybetti.<br />
<strong>İŞPORTACI JİLET ŞEREF<em><br />
</em></strong>Jilet Şeref (Şeref Öğütçü) 1931 yılında Erzurum&#8217;da doğdu. İlkokul mezunu. Askerliğini yaptığı İstanbul&#8217;da gördüğü ve benimsediği işportacılık mesleğini Erzurum&#8217;da ilk başlatan isim olarak tanınıyor. Daha çok jilet sattığı için &#8221;Jilet Şeref&#8221; lakabıyla ünlendi. Çok sevdiği ama evlenemediği kız için çok sayıda aşk şiiri yazdı. Bunun yanı sıra espritüel kişiliği ve ilginç fıkralarıyla tanındı. Zayıf, uzun boylu ve yakışıklıydı. Sürekli fötr şapka giyerdi. Daha sonra görücü usulle evlendi ve bu evlilikten üç<br />
çocuğu oldu. Jilet Şeref, 1994 yılında hayata veda etti.<br />
Jilet Şeref&#8217;in bir anısı şöyle:<br />
<strong>&#8220;BÖCEĞİN GÖZÜNE İLAÇ<em><br />
</em></strong>Bir gün Jilet Şeref, elinde tuttuğu böcek ilacının reklamını yaparak, etrafındakileri ikna etmeye uğraşır. İlaçlardan alan köylünün biri, bunu nasıl kullanacağını sorar. Jilet Şeref, gayet ciddi bir şekilde:<br />
&#8221;Bak canım kardeşim. Bu elindeki şişenin kapağını bir sola, iki sağa çevirerek açacaksın. Sonra parmakların arasına bir tutam ilaç alacaksın. Bu ilacı, yakaladığın böceğin gözüne dökeceksin. Birkaç saniye sonra böcek ölür&#8221; diye cevap verir.<br />
Bu yanıta şaşıran köylü, bir elindeki şişeye, bir de Şeref&#8217;in yüzüne bakarak:<br />
&#8221;Eee ağabey, ben böceği tuttukdan sonra gendim öldürürüm&#8221; diyince hazır cevap Jilet Şeref, nükteyi patlatır:<br />
&#8221;Daha iyi ya kardeşim. Aldığın ilaç yanına kar kalır.&#8221;<br />
<strong>ELLEM GULLEM NAİM HOCA<br />
NAİM HOCA<br />
(NAİM GÖLLEROĞLU)<br />
</strong>1925 yılında Erzurum&#8217;da doğdu. Küçük yaşlardan itibaren Erzurum&#8217;un tanınmış hocalarından dersler aldı. Geçimini sağlamak için bir süre berber çıraklığı yaptı. 1944-1947 yılları arasında askerliğini yaptıktan sonra çeşitli camilerde imam olarak çalıştı. Son olarak Zeynel Camii imamı iken emekliye ayrıldı. Hacılar hanı yanında çok küçük bir dükkanda sarraflık (kuyumculuk) yaptı. Erzurum&#8217;da evine ilk televizyon alanlardan biriydi. Sanatla, sporla çok yakından ilgilenirdi. Tiyatroya gitmeyi ve Erzurumspor&#8217;un<br />
maçlarını izlemeyi çok severdi. &#8221;Ellem gullem, yani kurnazlık&#8221; lafını dilinden düşürmez, yazdığı şiirleri toplantılarda ezbere okumayı severdi. Atatürk&#8217;e yazdığı şiirle de büyük beğeni toplamıştı. Asıl ününü 1993 yılında PKK&#8217;nın Erzurum&#8217;da yaptığı Çiçekli ve Yavi katliamlarının ardından sokaklara dökülen binlerce Erzurumlu&#8217;yu sakinleştirerek evlerine gönderdikten sonra yaptı. Spor faaliyetlerini ve centilmenliği teşvik ettiği için 1977 yılında Fair-Play ödülünü Litvanya&#8217;nın başkenti Vilniusk&#8217;ta aldı. Naim Hoca, 1999 yılında yakalandığı kanser hastalığından kurtulamayarak hayata veda etti. Naim Hoca&#8217;dan bir renk:<br />
<strong>BANKAMATİK<em><br />
</em></strong>Naim Hoca, bir gün Zeynel Camii&#8217;nde yine vaaz veriyordu. İnsanın günahı ve sevabı bu dünyada kazanacağından söz ediyordu. Bir örnekle bunu açıklamak isterken başladı anlatmaya:<br />
&#8221;Bahın gözüm cemaat. Günahnan sevap neye benzer bilir misiniz? Hani yeni çıhmış bir makine var ya, bankalara koymuşlar, gidip içinden para çekirsen.&#8221;<br />
Cemaatten biri, &#8221;Hocam onun adi bankamatik&#8221; der. Naim Hoca başıyla onaylayarak devam eder:<br />
&#8221;Temam ola Müslüman. İşte o matik var ya, ona gidir bir kart sohirsan. Sonra birkaç numara yazirsan. Eğer para yatırmışsan, hemen istediğin parayi verir. Yoh daha önce para yatırmamışsan, makine sene diyir ki:<br />
- Ula, sen ne parasi yatırdın ki, şimdi de benden istirsen. Hadi oradan çekil. Ellem gullem yoh.<br />
İşte sevap da buna benzer. Eğer bu dünyada sevap yaparsan, öbür dünyada garşan gelir. Yapmazsan, heçbir şey bekleme.&#8221;<br />
<strong>SINIR TANIMAZ HAYALLERİN ADAMI TEYO PEHLİVAN (TAYTİP İDE)<em><br />
</em></strong>1923 yılında Hasankale ilçesinin Ağaçminare Mahallesi&#8217;nde doğdu. Çiftçi bir ailede 4 kardeşten biri. Gençliğinde çiftçilik yaptı. Kıt imkanlarına rağmen iyi giyinmeyi seviyordu. Hiç okul yüzü görmedi. Okur yazar değildi ama bilmediği dil, sökmediği alfabe yoktu. Yeniçeri ağalığı sırasında kılıcının önünde Napolyon&#8217;u bile diz çöktürmüştü. Duvarda asılı kispetine el atınca, dünyanın bütün pehlivanları altına kaçırırdı. Muhammed Ali&#8217;yi yumruğuyla Müslüman etmişti. Yüzmeyi Büyük Çermik&#8217;te öğrenmişti ama bir keresinde İstanbul Boğazı&#8217;ndan girmiş Süveyş Kanalı&#8217;ndan çıkmıştı. Eline tüfeği aldı mı, bütün hayvanlar kaçacak delik arardı. Cirit oynarken İngiliz tayr saniye sonra böcek ölür&#8221; diye cevap verir.<br />
ına binerdi. Bir keresinde Hasankale&#8217;den attığı cirit, Ekvator&#8217;u dolaştıktan sonra geriye dönmüştü. Son nefesine kadar yaşadığı Pasinler&#8217;den başka sadece Erzurum&#8217;u görmüştü. Ancak arada bir kaybolduğunda New York&#8217;tan telefon açardı. Yazları şeker çuvalından diktirdiği beyaz, kışları ise siyah renk Dadaş elbisesi giyerdi. Gümüş köstek ve altın suyuna batmış zincirli cep saati aksesuar olarak kullanırdı. Cüneyt Arkın vari gezinirdi. 11 yıl önce hayatını kaybetti.<br />
<strong>EZANI OKUR, NAMAZI KILMAZ (ŞEVKET BOZDEMİR)<em><br />
</em></strong>1939 yılında Erzurum&#8217;un Ağveren köyü&#8217;nde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra çeşitli mesleklerde çalıştı. Boyacılık, sıvacılık, elektrikçilik yaptı. Erzurum Göğüs Hastanesi&#8217;nde teknisyen olarak çalıştı ve buradan emekli oldu.<br />
Bozdemir&#8217;den bir öykü:<br />
Gez Camii imamı Lütfi Hoca, müezzini gelmediği için Arap Şeko&#8217;dan yardım ister. Ancak Şeko, arkadaşları ile taş (okey) oynamak için sözleşmiştir. Bu nedenle Şeko, Hoca ile pazarlık yapar:<br />
&#8221;Hocam, tamam gelir ezan okuram ama namazı gılmam. İsdirsen gelim, yoh isdemirsen gelmiyim&#8221; diyince kahvediler katıla katıla gülmeye başlarlar. Rahmetli Lütfi Hoca dayanamaz: &#8221;Ula Şevket, eşk olsun. Şimdiye kadar çok şey gördüm ama namazın pazarlığına ilk defa şahit oldum.&#8221;<br />
Deniz Gezmiş, Cemal Gürsel, Cemalletin Kaplan, Acun Ilıcalı, İbrahim Erkal, Refik Durbaş, Doğuş, Fatih Ürek, Arif Sağ, Erdal Erzincan, Tekin Karabey Erzurum&#8217;un ünlülerinden bazıları.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4133-erzurum%e2%80%99un-degerleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jale Alcan’ın duygu yüklü projesi</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4126-jale-alcan%e2%80%99in-duygu-yuklu-projesi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4126-jale-alcan%e2%80%99in-duygu-yuklu-projesi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 14:40:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[halk oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[jale alcan]]></category>
		<category><![CDATA[kültür]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4126</guid>
		<description><![CDATA[ 
Göz yaşları ve duygu seli içinde gerçekleştirilen “Erzurum Halk Oyunları, Halk Türküleri Turizm Derneği ve Sebahattin Bulut” Konulu Belgesel Çalışmasının İstanbul çekimlerinde duygusal anlar yaşandı.
Jale Alcan tarafından hazırlanan “Erzurum Halk Oyunları, Halk Türküleri Turizm Derneği ve Sebahattin Bulut”&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Göz yaşları ve duygu seli içinde gerçekleştirilen “Erzurum Halk Oyunları, Halk Türküleri Turizm Derneği ve Sebahattin Bulut” Konulu Belgesel Çalışmasının İstanbul çekimlerinde duygusal anlar yaşandı.<br />
Jale Alcan tarafından hazırlanan “Erzurum Halk Oyunları, Halk Türküleri Turizm Derneği ve Sebahattin Bulut” Konulu Belgesel Çalışmasının İstanbul ayağı tamamlandı. Göz yaşları ve duygu seli içinde gerçekleştirilen İstanbul çekimlerinde duygusal anlar yaşandı.</p>
<p><img title="shoplu-2" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2010/01/shoplu-2.gif" alt="" width="500" height="300" /></p>
<p>Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema (RTS) Bölümü öğretim elemanı Okutman Jale Alcan, “Erzurum Halk Oyunları, Halk Türküleri Turizm Derneği ve Sebahattin Bulut” konulu bir belgesel hazırlıyor.</p>
<p>Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Eğitim Topluluğu bünyesinde gerçekleştirilen çok sayıda başarılı proje ve yapımlarla dikkatleri üzerinde toplayan, &#8220;Yapımcı&#8221; yönüyle de başarılara imza atan Jale Alcan, projenin Erzurum ayağından sonra Ankara ve İstanbul ayağını da tamamladı.</p>
<p>Projenin son ayağında 6 -8 Ocak 2009 tarihinde İstanbul’da çekim çalışmalarında bulunan Jale Alcan, Kadıköy Erzurumlular Vakfı’nda Erzurum’un önemli değerleriyle bir araya geldi.<br />
Necmettin Karaduman, Hulusi Seven, Hulki Taftalı, Selahattin Babüroğlu, Cahit Solakoğlu, İstanbul Erzurumlular Vakfı Başkanı Muammer Alemdaroğlu, Bahar Atılcan, Esat Kabaklı, Mükerrem Kemertaş ve Arif Sağ, Orhan Şerifsoy, Bekir Kılıç, Gürbüz Aydın, Mehmet Seven, Dursun Ali Codur, Ahmet Kaplan, Gürkan Özpeker, Yavuz Değirmenci gibi Erzurum ile özdeşleşmiş olan isimlerle, İstanbul Erzurumlular Vakfı veya kendi mekanlarında görüşmelerde bulunan Jale Alcan son İstanbul çekimlerini tamamladı.</p>
<p><img title="shopş4" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2010/01/shopş4.gif" alt="" width="500" height="300" /><br />
Göz yaşları ve duygu seli içinde gerçekleştirilen çekimlerde Erzurum nostaljisi ve duygusal olaylar yaşandı.</p>
<p>Yapımcı Jale Alcan; Erzurum&#8217;lu çok ünlü sanatçıların yetiştiği adeta bir &#8220;konservatuar&#8221; vasfında hizmetler veren, Erzurum Halk Oyunları ve Halk Türküleri Derneği ile kurucusu ve Erzurum Kültürünü &#8220;Kuşaktan Kuşağa&#8221; aktaran Sebahattin Bulut&#8217;un belgeselleştirilmesi projesinin 12 Mart kurtuluş şenliklerine yetiştirilmesi için büyük bir çaba gösterdiğini belirtti.<br />
Erzurum&#8217;un sembolü ve sanat elçisi kabul edilebilecek çok sayıda ses sanatçısı ve sazende yetiştiren, Erzurum Halk Türkülerinin, Erzurum geleneklerinin, Erzurum bar ve yöresel oyunlarının bilimsel düzeyde geliştirildiği bir konservatuar hizmeti sunan, yöre folklorunun ve geleneklerinin belge ve bilgilerinin arşivlenerek günümüze aktarılmasına merkezlik eden Erzurum Halk Oyunları, Halk Türküleri Turizm Derneği’nin ve yaşamı boyunca Başkanlığını sürdüren Sebahattin Bulut&#8217;un belgeselleştirilmesi projesiyle ilgili bilgi veren, Yapımcı Jale Alcan; “Erzurum Halk Oyunları, Halk Türküleri Turizm Derneği, halk oyunlarımızın ve Türkülerimizin kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan, diğer emsal derneklere inat, kurulduğu 1954 yılından itibaren bugünlere kadar gelebilen Türkiye’de eşine az rastlanır bir öneme sahiptir” diye konuştu.<br />
<strong>Dernekte önemli isimler yetişti</strong></p>
<p>Dernek bünyesinden yetişen bir çok sanatçı, bilim adamı, siyasetçi, gazeteci, yazar, eğitimci, işadamı bulunduğunu tekrar eden Yapımcı Jale Alcan, “Bunlardan ilk aklımıza gelen, Muhtar Dursunoğlu, İhsan Coşkun Atılcan, Raci Alkır, Muharrem Akkuş, Arif Sağ, Faruk Kaleli, Sadettin Akatay, Suat Işıklı, Selahattin Babüroğlu, Mükerrem Kemertaş, Sebahattin Bulut, Muharrem Akkuş, Hulusi Seven, Orhan Şerifsoy, Nihat Demiryürek, İhsan Ertugay, Mehmet Seven, Sedat Gezmiş, Nimet Gezmiş, Şeref Uludağ, Hulki Taftalı, Prof.Dr. Bahri Karaçay, Porf.Dr.Vedat Bulut, Hami Akbaba, Raci Alcan, Lütfü Ortakale, Okyay Kösegil, Ahmet Kaplan, Naci Toraman, Ragıp Topçu, Metin Gülebenzer, Seyfettin Sığmaz, Fethi Resuloğlu, Bahattin Merdal, Cahit Solakoğlu, Rasim Cinisli, Zeki Kurnuç, Kemalettin Narmanlı, Mücahit Himoğlu, Nazmi Bilgin, Ebubekir Şen, Sadi Eğriçayır, Hamit Yavuzer, Saffan Mindivanlı, Necati Karabacak, İhsan Taftalı, İhsan Çalıkoğlu, Orhan Yaşar Üvez, Atilla Saraçoğlu, Haldun Cimilli, Lütfü Aladağ, Abdülkerim Barutçu, Mahmut Baltacıoğlu, Cazim Demir, Natık Yurtlu, Adnan Cihangir, Hüsnüye Yıldırım, Gülsüm Gözümoğlu, Gürkan Özpeker, Gündüz Gözümoğlu, Muammer Özkavcı, Gülseren Bağlar, Sıddık Sekmen, Erdal Mutluyazar, Şair Ketencizade daha isimlerini burada sayamacağımız kadar çok dernekten yetişen Türk siyasetine, sanatı ve eğitimine, ekonomisine, müzik ve güzel sanatlar alanlarına katkıda bulunan dünyada ve Türkiye’de yaşayan yine ebediyete intikal eden bir çok insan var” dedi.<br />
<strong>Alcandan Teşekkür</strong></p>
<p><img title="shoplu-3" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2010/01/shoplu-3.gif" alt="" width="500" height="300" /></p>
<p>Erzurum Halk Oyunları, Halk Türküleri Turizm Derneği’nin gerek kültürel, gerek sportif ve gerekse sanatsal özellikleri ile içinde yaşatıldığı toplumda, hayatın yeniden üretimi noktasında toplum bilimi açısından da oldukça önemli ve incelenmeye değer olduğunu da kaydeden Jale Alcan, “Böylesine anlamlı ve önemli bir belgeselin çekilmesini sağlayan Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi yönetimine, Erzurum&#8217;da Ankara&#8217;da ve İstanbul’da bu çalışmaya destek olan herkese teşekkürü bir borç biliyorum” şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4126-jale-alcan%e2%80%99in-duygu-yuklu-projesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genç turizmciler Aziziye kaplıcalarında!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4030-genc-turizmciler-aziziye-kaplicalarinda</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4030-genc-turizmciler-aziziye-kaplicalarinda#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 08:09:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aziziye]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Turizmciler Kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca]]></category>
		<category><![CDATA[turizmciler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4030</guid>
		<description><![CDATA[Aziziye Belediyesi Termal Tesisleri hafta sonu Atatürk Üniversitesi Genç Turizmciler Kulübü’nü ağırladı. Atatürk Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu bünyesinde kurulan ve başkanlığını Mehmet Tolga Aksoy’un yaptığı Genç Turizmciler Kulübü, kaplıca keyfiyle yaklaşan final sınavları öncesi stres attılar.
Genç Turizmciler&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aziziye Belediyesi Termal Tesisleri hafta sonu Atatürk Üniversitesi Genç Turizmciler Kulübü’nü ağırladı. Atatürk Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu bünyesinde kurulan ve başkanlığını Mehmet Tolga Aksoy’un yaptığı Genç Turizmciler Kulübü, kaplıca keyfiyle yaklaşan final sınavları öncesi stres attılar.</p>
<p>Genç Turizmciler Kulübü Asbaşkanı Necati Erkan, kulübün 2008 yılının kasım ayında kurulduğunu ve faaliyetlerine 2009 eğitim-öğretim yılı ile birlikte başladığını belirterek, öğrenciler arasında dayanışma ve kaynaşmayı artıran farklı etkinlikler düzenlemeyi amaçladıklarını söyledi. Aziziye Belediyesi Termal Tesisleri’ne yapılan geziden oldukça mutlu ayrıldıklarını dile getiren Erkan, “Tesislere gelen arkadaşlarımız gördükleri manzara karşısında hayranlıklarını ifade ettiler. Böyle güzel bir tesisin şehrimizde olması, biz genç turizmciler için çok büyük bir avantaj. Burada verilen hizmetin yanında, gösterilen ilgi ve misafirperverlik bizleri son derece mutlu etti. Başka şehirlerden gelen arkadaşlarımız da bu güzel tesisin tanıtımı noktasında üzerlerine düşeni yapacaklardır.” dedi.</p>
<p><strong>Öğrencilerden Teşekkür</strong></p>
<p>Genç Turizmciler Kulübü Başkanı Mehmet Tolga Aksoy ve Asbaşkan Necati Erkan, Atatürk Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu Müdiresi Prof. Dr. Nurinisa Esenbuğa’ya, Müdür Yardımcısı Yard. Doç. Dr. Gökalp Nuri Selçuk’a, Öğretim Görevlisi Meltem Erdoğan ile Araştırma Görevlisi Erkan Sağlık’a düzenledikleri etkinliklere desteklerinden dolayı teşekkür ettiler.</p>
<p>Genç turizmciler, Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz ile Termal Tesisler Müdürü Fatih Alpşanlı’ya da nazik jestlerinden ve örnek misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederek mutluluklarını dile getirdiler</p>
<p>Farklı şehirlerden gelerek Erzurum’da eğitim gören genç turizmciler de termal tesislere hayranlıklarını ifade ederek, “Tarihi ve kültürel dokusu, tabii ve doğal güzelliklerinin zenginliği ile Anadolu’nun güzide şehirlerinden olan Erzurum’da, Atatürk Üniversitesi’nde eğitim görmek bizler için büyük iftihar ve gurur vesilesidir. Bu kadar tarihi ve turistik yerin yanında doğal bir şifa kaynağı olan kaplıcalardan faydalandığımız için kendimizi şanslı hissediyoruz. Gösterilen yakın ilgi ve misafirperverliğe teşekkür ederiz.” şeklinde konuştular.</p>
<p><strong>Erzurum Ajans</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4030-genc-turizmciler-aziziye-kaplicalarinda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum’da ‘Mevlana’yı An(la)mak’</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3785-erzurum%e2%80%99da-%e2%80%98mevlana%e2%80%99yi-anlamak%e2%80%99</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3785-erzurum%e2%80%99da-%e2%80%98mevlana%e2%80%99yi-anlamak%e2%80%99#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 17:22:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=3785</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum’da ‘Mevlana’yı An(la)mak’ Konulu Bir Panel Düzenlendi.
Erzurum’da Üniversite kitabevinin katkılarıyla 30 Aralık 2009 Tarihinde Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kültür-Sanat Klübü tarafından düzenlenen ‘Mevlana’yı An(la)mak’ konulu bir panel düzenlendi.
Üniversite Kitabevi kurucusu, Eğitimci ve Yazar Mahmut Balcı’nın yönettiği panele Prof.Dr&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Erzurum’da ‘Mevlana’yı An(la)mak’ Konulu Bir Panel Düzenlendi.</strong></p>
<p>Erzurum’da Üniversite kitabevinin katkılarıyla 30 Aralık 2009 Tarihinde Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kültür-Sanat Klübü tarafından düzenlenen ‘Mevlana’yı An(la)mak’ konulu bir panel düzenlendi.</p>
<p>Üniversite Kitabevi kurucusu, Eğitimci ve Yazar Mahmut Balcı’nın yönettiği panele Prof.Dr Hasan Çiftçi, Doç.Dr Hüseyin Güllüce, Doç.Dr. İsa Çelik ve Yrd.Doç.Dr Ali Utku katıldı.</p>
<p>Atatürk Üniversitesi Oditoryumu Mavi Salon’da yapılan panele öğrenciler ve öğretim üyeleri büyük ilgi gösterdi.</p>
<p><strong>Mahmut Balcı’nın açış konuşması:</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p> ‘Bir etkinlik, organizeyi yapanlar ve konuşmacılar için bir stres ve heyecan iken</p>
<p>dinleyenler için ise hem bir heyecan hem de bir merak olsa gerek. Dilerim bu programdan bir şeyler öğrenerek çıkarız.</p>
<p>‘Bu şehirde kültür sanat etkinlikleri yapılmıyor’ diyen öğrencilerin öğrenci kulüplerinde görev almalarını öneriyorum. Biz bu tür çalışmalarda bulunmak isteyen herkese destek vermeye hazırız.</p>
<p>Sevgili Mevlana Dostları,</p>
<p>Kalbi sökülmüş bir yüzyılda yaşamaktayız. İnsanlığın bir hüsranda olduğunu dile getiren Asr süresi sanki bugün nazil olmakta. Herkes bir arayış içerisinde. Aslında kıtlık ve fakirliğin yaşandığı coğrafyalardaki insanlara göre çok zenginiz. Daha çok şeye sahip olmak istediğimiz için kendimizi fakir zannediyoruz. Bu, bizim gönül fakiri olduğumuzu göstermektedir. Ne yapıp edip bu yönümüzü onarmamız gerekmektedir.</p>
<p>Bilindiği üzere Allah sapıtan, hakikate yüz çeviren toplumları ıslah etmeleri için peygamberler göndermiştir. Son peygamber Hz.Muhammed(as)den sonra bu görevi peygamberlerin mirasçıları olan alimler, aydınlar, müderrisler ve mutasavvıflar yapmaya çalışmakta. Bugün insanlığın bu tür kişilere daha çok ihtiyacımız var. İşte Mevlana ve benzeri kişileri bu noktada anmak ve anlamak gerekir. Bu panele katılan herkese teşekkür ediyorum.’</p>
<p><strong> ‘Mevlana’yı An(la)mak’ Konulu Panele Katılan</strong></p>
<p><strong> Panelistlerin Görüşleri:</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>MEVLÂNA CELÂLEDDİN RÛMÎ</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Hasan ÇİFTÇİ </strong></p>
<p><strong>(</strong>Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi)<strong> </strong></p>
<p><strong>                                                                      </strong></p>
<p>Mevlâna Muhammed Celâleddin-i Rûmî veya Belhî (1207-1273), hem İlâhî aşkla dolup taşan coşkulu ve  ıstıraplı yüksek şiiri, hem engin dini ve tarihi bilgisi ve sıra dışı aşırı duygusal fikirleri açısından İslâm dünyasının en büyük arif, düşünür, şair­ ve yazarlarından biridir.</p>
<p>Mevlâna yedi asır önce yaşamış olmasına rağmen onun fikirleri ve çok sayıda dile çevrilen eserleri hâlâ evrensel boyutlarda güncelliğini korumaktadır.</p>
<p>Yaşadığı çağdan günümüze kadar fikirleri ve eserleriyle çok sayıda yazar ve düşünürü derinden etkiledi. Ama kendisi <em>Mesnevî</em>’nin başındaki bir beyitle işaret ettiği gibi genel anlamda hakkıyla bilinip tanıtıldığı söylenemez:</p>
<p><em>Her bir kimse kendi zannınca bana dost oldu; ama kimse benim içimden benim sırrımı aramadı.</em></p>
<p>Mevlâna, bütün İslâm âleminin hatta insanlığın ortak mirasıdır. Hiçbir etnik yapıya ve ülkeye sığmayacak kadar büyüktür.</p>
<p>Mevlâna’nın eserleri, onun Kur’ân, tefsir, hadis, fıkıh, siyer, mantık, tasavvuf v.s. naklî ve aklî ilimler yanında ana dili Farsça’yı ve edebiyatını, Arap dili ve edebiyatını çok iyi bildiği, az da olsa Yunan dili (Yunanca/ Rumca bazı şiirler söylemiştir) ve Türk dilinden haber­dar olduğunu göstermektedir.<strong> </strong></p>
<p>Mevlâna ünlü bir dizesinde der ki:</p>
<p><em>Ömrümün özeti üç sözcüktür: ham idim, piştim, yandım.</em></p>
<p>Bu dizesinden hareketle Mevlâna’nın 68 yıllık hayatını, kendi ifadesiyle kişiliğinin şekillenmesi paralelinde üç devreye ayırmak uygun düşer.</p>
<p>Hayatının ilk devresi doğumundan başlayarak yirmi beş yaşına kadar sürer.</p>
<p><strong>Bu</strong><strong> devrede Mevlâna, dönemin akli, dini ve sosyal ilimlerini okuyup kavradıktan sonra artık o, ilmiyle amel eden, dini konularda hassas ve toplumsal geleneklere bağlı bir fıkıhçı; medresede müderris, cami ve cemaatte vaiz ve fetva makamında da bir müftüdür. </strong></p>
<p>Bundan sonra hayatının ikinci devresi başlar.</p>
<p><strong>2. Mevlâna ve Burhâneddîn Muhakkık:</strong></p>
<p>Muhammed Celâleddin&#8217;in, babasının eski bir müridi olan Seyyid Burhâneddîn Muhakkık’la görüşüp ona mürit olmakla hayatının ikince devresi başlar.</p>
<p>Mevlâna bu sıralarda 24 veya 25 yaş civarındadır. Hayatının bu devresi yaklaşık on dört yıl sürer.</p>
<p>Bu devrede Mevlâna babasının bir müridi olan Seyyid Burhâneddin Muhakkık&#8217;a mürit olur. onun  rehberliği ve irşadı ışığında tasavvuf terbiyesi görerek bu mesleğin sırlarını öğrenmeye çalışır. Yanı sıra onun isteği üzerine Şam ve Halep’te dört yıl veya daha fazla zaman zarfında ilim tahsil ettikten sonra dönüşte önce onun gözetiminde peş peşe üç “erbâin” (çile) çıkarttıktan sonra Mevlâna&#8217;ya irşat izni verilir.</p>
<p> Sonuç olarak bu sürede Mevlâna hem bir şeyh olarak tarikat adabına uygun şekilde züht, halvet, ibadet ve riyazet işini devam ettirerek müritler yetiştirdi, hem de bir hoca olarak medresede ders verip öğrenciler yetiştiriyordu.</p>
<p>Kısaca o sıralarda Mevlâna Konya’da yönetici zümre, ulema ve halk arasında itibarlı ve şöhretli bir fıkıhçı, müderris ve vaiz sayılırdı; dört medresede ders veriyordu. Hem pratikte hem inançta Gazâlî gibi dini kurallara riayet eden züht ve takvaya dayalı bir hayat ya da tasavvuf anlayışına sahipti.<strong></strong></p>
<p>Bundan sonra hayatının üçüncü devresi böyle sakin ve düzenli olmayacaktır.<strong></strong></p>
<p>Nitekim Mevlâna üçüncü mürşidi ve fikirlerinin asıl kaynağı Şemseddin Muhammed Tebrîzî, 642 (1244) ile tanıştıktan sonra, kendisinden yepyeni bir bir Mevlâna doğdu.</p>
<p>Sonradan tasavvuf âleminde, bu iki zatın görüşüp tanışması &#8220;<strong>iki ummanın karşılaşması</strong>&#8221; veya <strong>birleşmesi</strong> şeklinde tasvir edilmiştir.</p>
<p>İfadelerinden öyle anlaşılıyor ki Mevlâna ile şems birbirlerini tanımadıkları halde her ikisi de birbirini arıyordu.</p>
<p>Ardından Mevlâna, tasavvufî manada Şems’e âşık olur; ondan sonra kırk gün veya üç ay boyunca hiçbir kimsenin girmesine izin verilmediği bir odada Şems’le yalnız kalır;<a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftn1">[1]</a> halkla ve çevresiyle ilişkisini tamamen keser; yapmakta olduğu bütün hizmetleri bırakıp bütün zamanını Şems’le geçirir. Çünkü:</p>
<p><strong>1. Şems, manalı ve etkileyici duruşu, davranışları ve konuşmalarıyla, muhatabını aşırı şekilde etki altında bıraktı. Bu yeteneğiyle Şems, önce onu mutlak anlamda kendine bağlar, ardından Mevlâna’nın o zamana kadar şekillenen âlim, müderris ve zâhit kişiliğini ve geçmişini, sadece gözden düşürmekle kalmaz, tamamen yok eder; yeniden şekillendirmek üzere, onu geçmişinden tamamen kopararak pençeleri arsına alır. </strong></p>
<p><strong>2. Mevlâna, Şems’i imdadına kavuşan Hızır gibi veya İnsân-ı kâmil olarak görür: </strong>Mevlâna’nın ona beslediği aşk hakikatte her sâdık sûfî gibi, idealindeki “insan-i kâmil”e (kâmil insan’a) beslediği İlâhî aşktır. <strong></strong></p>
<p>Mevlâna da eserlerinde dizede de Şems’i, kendisine “hayat suyu” sunan Hızır olarak görmüştü: <em></em></p>
<p><em>Berât geldi, berât geldi, kandil mumunu yak; Hızır geldi, Hızır geldi, hayat suyunu getir…</em></p>
<p><em>Sen hayat suyusun, bize su ver; sen manalar denizisin, bize su ver.</em></p>
<p><em>Biz sana talep testilerini getirdik, ey ikinci Hızır, bize su ver.</em></p>
<p><strong>3. Şems kendi tasavvuf anlayışını ve o zamana kadar hiçbir sûfînin dile getirmediği yeni sayılacak bazı yorumları köklü bir biçimde Mevlâna’ya kavratarak aşılar. </strong></p>
<p>Sonuç olarak Mevlâna Şems-i Tebrîzî ile karşılaştıktan son­raki hayatı ve ruh hâli de üç devreye ayrı­lır ve her bir devresi, “insan-ı kâmil”in tasavvufî hayatı ile paralellik arz eder:<strong></strong></p>
<p>a) İlâhî sıfatları aksettiren velîlerden birinin âşık sâlike aynalık etmesi,</p>
<p>b) Allah’ın nuru ile âşığın kendisini bu aynada görmesi,</p>
<p>c) Mâşûk ile kendisinin iki değil, “bir” olduğunu idrak etmesi.</p>
<p>Bu tecrübeler Mevlâna’nın tasavvufunun özüdür; direkt ve en direkt onun bütün şiirlerinin ilham kay­nağı da bu telâkkidir.</p>
<p>Bütün bu gelişmeler neticesinde, sürekli semâ eden ve coşkulu bir aşkı, dayanılmaz bir hicranı ve yanmış bir âşığın halini anlatan şiirlerin, <em>Mesnevî</em> ve <em>Divan-ı Şems/Kebir</em>’in yazarı olarak yeni bir Mevlâna bu dönemde doğarak kemâle erer.</p>
<p><strong>HZ. MEVLÂNÂ VE TASAVVUF </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İsa Çelik</strong></p>
<p><strong>(</strong>Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi)<strong></strong></p>
<p>İnsân-ı kâmil, tasavvuf felsefesinin temel kavramlarından birisidir. Bu kavram daha önce kâmil müminin karşılığı olarak kullanıldığı halde sonradan tasavvuf felsefesinde özel bir anlam alanına sahip olmuştur.</p>
<p>İnsân-ı kâmil düşüncesini doğrudan Kur’ân-ı Kerîm’deki bazı âyet-i kerîmelerin bu istikamette yorumlanabileceği görülmektedir. Mesela Kur’ân-ı Kerîm’deki Hz. Âdem’in halifelik mevkiine sahip olduğu (Bakara, 2/30), kendisine esmânın öğretildiği (Bakara, 2/31), benî âdem’in mükerrem kılındığı (İsrâ, 17/70), insanın ahsen-i takvîm üzere yaratıldığı (Tîn, 95/4), göklerde ve yerde olan her şeyin onun emrine verildiği (Câsiye, 45/13), ve onun emaneti yüklendiği (Ahzâb, 33/72) ifade edilmektedir. Ayrıca ilk insana ilahî ruhtan nefhedildiğini, bu mevkiin kıymetini bilenleri Allah Teâlâ’nın kendisine dost kıldığını, Allah Teâlâ’nın bazı kullarına kendi tarafından ilim verdiğini (Kehf, 18/65), Hz. Muhammed’in güzel örnek (Ahzâb, 33/21) ve âlemlere rahmet (Enbiyâ, 21/107) olduğunu bildiren âyet-i kerîmeler de tasavvufun insân-ı kâmil konusundaki dayanağının Kur’ân-ı Kerîm olduğuna delil olarak gösterilmektedir.<a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftn2">[2]</a></p>
<p>İnsân-ı kâmil düşüncesinin gelişmesinde hadis literatürü de önemli rol oynamıştır. Mesela, Allah Teâlâ’nın Hz. Âdem’i kendi suretinde yarattığını (Buhârî, İstizan, 1) ilk olarak Hz. Muhammed’in yaratıldığını (Aclûnî, II, 187), Hz. Âdem ruh ile beden arasında iken onun peygamber olduğunu (Tirmizî, 50/Menâkıb; Aclûnî, II, 187), Hz. Muhammed (s.a.v) olmasaydı evrenin yaratılmamış olacağını (Aclûnî, II, 232) ifade eden rivayetlerin insân-ı kâmil telakkisinin benimsenip yaygınlaşmasında etkili olduğu kesindir.<a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftn3">[3]</a></p>
<p>Hz. Mevlânâ’nın eserlerinden şu üç başlık altında irdelemeye çalışacağız: a. Hz. Peygamber (s.a.v)’e bakışı, b. Veraset sahibi insân-ı kâmil’e bakışı, c. İnsanları manen terbiye eden insân-ı kâmillere bakışı</p>
<p>A. Hz. Peygamber (s.a.v)’e Bakışı</p>
<p>İnsân-ı kâmil’in zirvesi Hz. Peygamber (s.a.v)’dir. Mevlânâ da O’ndan söz ederken, dolayısıyla insân-ı kâmil düşüncesini, kendine has üslubu ile işlemektedir. Tasavvuftaki insân-ı kâmil, özel anlamda Hz. Muhammed (s.a.v)’dir. Her ne kadar bütün nebiler ve onlardan sonra da veliler birer insân-ı kâmil iseler de Allah’ın bütün isimlerini kemâl derecede temsil etmezler.</p>
<p>B. Veraset Sahibi İnsân-ı Kâmil’e Bakışı</p>
<p>Hz. Mevlânâ, konuyla ilgili çok açık ve alanın kavramlarını kullandığı sistematik açıklamaları olmasa bile, vahdet-i vücûd anlayışına sahiptir.</p>
<p>Mürşid/şeyh bir “insân-ı kâmil’dir. Bu kemâle bi’l-asâle Peygam­ber (s.a.) Efendimiz sahiptir. Kâmiller de bi’l-vekâle bu kemâlin vâris­leridir. Bütün peygamberler ve onların mensupları olan velîler Nûr-i Muhammedî mişkâtından feyz almış ve kıyamete kadar alacaktır.<a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftn4">[4]</a></p>
<p>Peygamberlerin toplum içerisindeki yerini, onların varlıklarının toplum için önemini vurgulayan Mevlânâ, peygamberlerden sonra onlar adına hareket edenlere, onların vârislerine de son derece önem verir. Çünkü ona göre peygamberlerin vârisleri de onlarla aynı değerdedir. Âkıbette, “peygamberlerin cinsinden olan canlar da çekile çekile, gölgeler gibi onların bulundukları yana giderler.”<a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftn5">[5]</a></p>
<p>C. İnsanları Manen Terbiye Eden İnsân-ı Kâmillere Bakışı</p>
<p>Burada Nur-i Muhammedî’nin sahibi her asırda tek olan insân-ı kâmilden başka Allah Teâlâ’nın kullarını irşad ile görevlendirdiği insân-ı kâmiller de Hz. Mevlânâ’nın fikirlerinde yer bulmuştur.</p>
<p>Şeb-i Arus:</p>
<p>İrfan ve sevgi güneşi Mevlana, 5 Cemaziye&#8217;l-ahir, 672 (17 Aralık 1273) Pazar günü gurup vakti, bütün parlaklığı ile, bütün güzellikleriyle gülerek ebediyet aleminin asumanına doğdu. Mevleviler, o geceye Şeb-i Arus derler.</p>
<p>Birçok insan için ölüm, endişe, hüzün ve ümitsizlik arzederken, tasavvufî düşüncede, “şeb-i arûs”  (Düğün Gecesi) sevgili ile kavuşma ve vuslat anı olarak değerlendirilmiştir.</p>
<p>Hiç şüphesiz Hz. Mevlânâ, adı ölüme yüklediği mana ile özdeşleşmiş bir zattır. Onun anlatımında artık ölüm “başa çıkılması zorunlu” bir kavram olmaktan çıkmış, özlenen, hasretle beklenen bir “dost” olmuştur. Aslında ölümü bu şekilde anlamlandıran ilk zat Mevlânâ değildir; özellikle tasavvuf erbabı için bu algılayış çok âşinâdır.<a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftn6">[6]</a> Bu, ölümden sonra dirilişe keskin bir imanın ve çok sevilen Allah’la aradaki perdelerin kalkması özleminin tabii neticesidir.<a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftn7">[7]</a></p>
<p>Mevlana&#8217;nın Vasiyeti:</p>
<p>&#8220;Ben size, gizli ve aleni, Allah&#8217;tan korkmanızı, az yemenizi, az uyumanızı, az söz söylemenizi, günahlardan çekinmenizi, oruç tutmaya ve namaz kılmaya devam etmenizi, daima şehvetten kaçınmanızı, halkın eziyet ve cefasına dayanmanızı avam ve sefihlerle düşüp kalkmaktan uzak bulunmanızı, kerem sahibi olan salih kimselerle beraber olmanızı vasiyet ederim. Hayırlısı, insanlara faydası dokunandır. Sözün hayırlısı da az ve öz olanıdır. Hamd, yalnız tek olan Allah&#8217;a mahsustur. Tevhid ehline selam olsun.&#8221;</p>
<h1> </h1>
<p><strong>MEVLÂNÂ,  MESNEVÎ VE KUR’ÂN </strong></p>
<p>Doç. Dr. Hüseyin GÜLLÜCE <br />
(Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi)<strong></strong></p>
<p>      Geçmiş  ve geleceğin ilmini kapsayan ilahî kitapların sonuncusu olan Kur&#8217;ân-ı Kerîm’i tefsîr etmek, Kur&#8217;ân&#8217;ın ifadesiyle, “Hz. Peygamber&#8217;in vazifelerinden biri”dir. Bu görevini de hakkıyla yerine getiren Hz. Peygamber, pek çok hadisiyle onu açıklamış, başta ümmeti olmak üzere bütün insanların Kur&#8217;ân&#8217;ı doğru bir şekilde anlamalarına yardımcı olmuştur. Onun varisleri olan alimler de bu vazifeyi ifâ etmeyi sürdürerek, Kur&#8217;ân&#8217;a pek çok kıymetli tefsirler yazmışlardır.</p>
<p>      Hz. Peygamber devrinden sonra İslâmî ilimler, ehliyetli alimler tarafından tasnif ve tedvîn edilmeye başlanmış, bu hayırlı çalışmalar, Mevlânâ’nın yaşadığı 7/13. asra kadar devam etmiştir. Bu asırlarda artık İslâmî ilimlerin tasnif işi hemen hemen tamamlanmış, çok değerli eserler vücûda gelmiştir.</p>
<p>      Mevlânâ gerek doğduğu şehir olan Belh’de ve gerekse ömrünün çoğunu geçirdiği Konya ve seyahat ettiği Şam ve Halep’de böylesine zengin ve geniş ilim mirasına kavuşmuş, onlardan en güzel şekilde istifade etmesini bilmiştir. O zamanlar en büyük ilim ve irfan merkezlerinden biri olan Anadolu ve Konya’da “Mollâ-ı Rûm” yani “Anadolu’nun Alimi” diye anılan biri olmuştu. O, derin ilim ve irfanını başta, “Sultânu’l- Ulemâ” diye meşhur olan babasından, muhakkik bir alim ve arif olan Burhâneddîn Muhakkik-i Tirmizî’den, uzun yıllar süren tahsil hayatında karşılaştığı devrin diğer büyük alim ve ariflerinden tahsil etmiş, sonunda da büyük ariflerden biri olan Şems-i Tebrîzî ile irfan sohbetleri yaparak, ilim ve irfan meydanında İslâm aleminin yetiştirdiği ender şahsiyetlerinden biri olmuştur.</p>
<p>      Şüphesiz Mevlânâ gibi büyük bir İslâm alimi ve arifinin bizlere miras bıraktığı en değerli eseri “Mesnevî-i Ma’nevî” isimli kitabıdır. Doğu ve Batının, kendi zamanına kadarki ilim, irfan ve kültürünün bir sentezi olan Mesnevî, başta Allah sevgisi olmak üzere, insanın mebde ve meâdından, onun mahiyet ve görevinden, ahiret hayatından, İslâm’ın emir ve tavsiyelerinden, insanı insan yapan güzel huy ve karakterlerden, insanlıkla bağdaşmayan kötü ahlak ve davranışların kötülüklerinden; Kur&#8217;ân ayetlerinin, hadislerin ve elde ettiği ilim mirasının ışığı altıda, şiir diliyle ve bir takım temsil ve hikayeler aracılığıyla bahsetmektedir.</p>
<p>      Mesnevî’nin bu kendine has üslûbundan dolayıdır ki, bazıları, onu basit bir eser olarak telakki etmiş, asıl maksadını sezememişlerdir. Aslında Mesnevî’nın maksadı, Kur&#8217;ân&#8217;ın da asıl maksadı olan insanları, dünyada, yaratılış gayesine uygun olarak yaşayan, mahlukat arasında tekrîm ediliş özelliğine muvafık davranan kâmil insanlar yetiştirmektir. Yazılış gayesi, Kur&#8217;ân&#8217;ın maksatlarıyla aynı olan Mesnevî, elbette ki, Kur&#8217;ân&#8217;ın tefsîrlerden sayılabilecek kadar onu izah eden bir eser niteliğindedir.</p>
<p>      Mesnevî  bu fonksiyonunu yerine getirirken, diğer İslâmî eserler gibi, ilhamını Kur&#8217;ân&#8217;dan alarak ayetleri direkt veya dolaylı olarak tefsîr etmektedir. Bir yandan Kur&#8217;ân-ı Kerîm’i klasik tefsîr kitapları gibi, kelime kelime, ayet ayet, sure sure ele alıp tefsîr etmediğinden, klasik anlamda tefsîr kitabı sayılmazken, diğer yandan Kur&#8217;ân&#8217;ın beyan ettiği hakikatleri, gayeleri ele alıp açıkladığından Kur&#8217;ân&#8217;ın bir tefsîri sayılmış ve bu husus birçok alim tarafından ifade edilmiştir.</p>
<p>      Mevlânâ tarafından “keşşâfu’l- Kur&#8217;ân” büyük çoğunluk tarafından “mağz-ı Kur&#8217;ân” olarak isimlendirilen Mesnevî, sanıldığı gibi ayetlere sadece işârî yorumlar getirmemiş, birçok ayeti rivâyet ve dirâyet metodlarıyla çok güzel bir şekilde tefsîr etmiştir.</p>
<p>      Mevlânâ Mesnevî’yi, devrine kadar yazılmış, rivâyet, dirâyet ve işârî tefsîrlerden ve tefsîr usûlü kitaplarından elde ettiği bilgiler ışığında yazmıştır. Kendisinin ilmi, dirâyeti ve manevî bilgilerini de ekleyerek, zaman zaman orjinal te’vîl ve izahlar yapmıştır. Yaptığı te’vîl ve işârî yorumlar, asla Kur&#8217;ân&#8217;ın zâhirini inkar ve ona alternatif olmayıp, belki Kur&#8217;ân&#8217;ın işâret ettiği bâtınî manalarının ortaya konulması amacıyla yapılmıştır.</p>
<p>      Mesnevî, kesinlikle dinde reform yapmamış, temel kaynaklara aykırı fikirler ileri sürmemiş ve böyle bir iddia da bulunmamıştır. Mesnevî,  Taberî, Mâverdî ve İbnü’l- Cevzî gibi rivâyet tefsîrlerinden zaman zaman uzunca iktibaslarda bulunmuş, bunun yanında bazı faydalı sonuçlara da yer vermiştir.</p>
<p>      Zemahşerî ve Râzî gibi dirâyet tefsîrlerinden faydalanmakla beraber, birçok ayeti de kendi ilmi ve dirâyeti ile tefsîr etmiş, kelâmî meselelerle ilgili ayetlerin izahında Ehl-i Sünnetin görüşlerini savunarak, diğer fırkaları, bilhassa Mutezile’yi tenkit etmiştir.</p>
<p>      Kuşeyrî, Sülemî ve İbn ‘Arabî gibi işârî tefsirlerden etkilenmiş ve diğer yerlerde olduğu gibi onlardaki bilgileri de, zamanının adeti üzere kaynak göstermeden kullanmış ve zaman zaman işârî tefsîrin kabul şartlarını taşıyan kendine has, orijinal manalar da ortaya koymuştur.</p>
<p>      Mevlânâ, ister rivâyet, ister dirâyet, isterse işârî tefsîr olsun, bu bilgilerin kuru kuruya verilmesinden yana olmamış, Kur’an’ın hayata geçirilmesine vurguda bulunmuştur.</p>
<p>      Mesnevî, esasen tasavvufî bir eser olması itibariyle, klasik tefsîr kitapları gibi, Kur&#8217;ân-ı Kerîm’i baştan sona kadar tefsîr eden bir eser değildir. Buna mukabil, Kur&#8217;ân&#8217;ın temel konuları olan, tevhîd, Allah, insan , rûh, peygamberler, veliler, vahiy, ilham, melekler, kitaplar, dünya ahiret, kader, nefis, kötü ve güzel huylar vb. itikadî ve ahlakî konularla ilgili ayetleri ele alıp tefsîr etmektedir. Ahkâm ayetlerinin tefsîriyle ise, ilgilenmemiş ve bu konuları, o sahada yazılmış eserlere havale etmiştir.</p>
<p>      Tasavvufun, mücerred ve metafizik konulardan oluşması ve bu doğrultuda yapılan işârî tefsîrlerin de aynı karekteri taşımasından dolayı, konu, bir kısım temsil ve hikayelerle anlatılmaya çalışılmış, tefsîrler dolaylı olarak yapılmıştır. Bazı başlıklar, “… ayetinin tefsîri” şeklinde olmakla beraber, çoğu kez, böyle bir başlık verilmeden de ayetler ve onların tefsirlerinden, konunun akışı içinde bahs edilmiş, bazen ayetler zikredilmeksizin kendisine telmihte bulunularak tefsîri yapılmış, bazen de tefsîr yapılmadan, lafzen veya meâlen beyitler arasında kullanılmıştır. Yeri geldikçe de Kur&#8217;ân&#8217;a ve tefsîr kitaplarına bakılması istenmiştir.</p>
<p>      Mesnevî’de birçok hikaye ile karşılaşırız. Bu hikayeler aslında bazı ayet ve hadislerin manasını açıklamak, mücerred konuları müşahhas hale getirmek için anlatılmıştır. Bu hikayeler, kuş avlamak için yere serpilen daneler gibidir. Dikkatleri celbedilmek gayesiyle anlatılan bu hikayeleri anlamak için, Kur&#8217;ân ve hadis kültürüne vâkıf olmak gerekir. Nitekim “Mesnevî’yi okutabilmek için verilen <em>Mesnevîhânlık icâzetnâmeleri</em>nin, iyi bir tefsîr kültürüne sahip olan Mesnevî şârihi İsmail Ankaravî’nin yaptığı açıklamalar doğrultusunda okutulması şartıyla verilmesi” de bu amaçladır.</p>
<p>      Mesnevî’de bazı ayetler tek tek açıklanmakla beraber, bazen de Kur&#8217;ân’ın geneli hakkında açıklamalar yapılır. Mesela “Kur&#8217;ân&#8217;ın, baştan sona edebi öğreten ilahi bir kitap olması”, “sebeplerin ötesinde müsebbibu’l- esbâb olan Allah’ı görme ve dâima O’na tevekkül etme”den bahsetmesi bu şekildeki izahlara örnek oluşturmaktadır.</p>
<p>      Netice olarak diyebiliriz ki Mesnevî, Kur&#8217;ân&#8217;ı açıklayan, onun anlaşılmasına hizmet eden bir eserdir.</p>
<p><strong>MEVLANA CELALEDDİN RUMİ ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ</strong></p>
<p><strong>Yrd. Doç. Dr Ali Utku<br />
(</strong>Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi)<strong></strong></p>
<p><a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/ahmet-hamdi-tanpinar/">Ahmet Hamdi Tanpınar</a> bir gün <a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/yahya-kemal/">Yahya Kemal</a>’e “Neydi bu eskilerin hayatı acaba? Nasıl yaşarlardı?” diye sorar. Üstad gülerek “Gayet basit”, der, “pilav yiyerek ve <em>Mesnevi</em> okuyarak.” Bir keresinde de <a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/baglarbasi/">Bağlarbaşı</a>`ndan <a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/karacaahmet/">Karacaahmet</a>`e inen yolda, –kim bilir hangi vesile ile– canlanan maziyi yakalama arzusuyla aynı düşünceye dönerek “<a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/medeniyetimiz-mesnevi/">Medeniyetimiz <em>Mesnevi</em></a> ve cihat medeniyetiydi” dediğini aktarır Tanpınar. İlgisiz görünen bu başlangıç aslında manidardır. Nitekim II. Dünya Savaşı’nda Alman işgal kuvvetlerindeki askerlerin bir ceplerinde Nietzsche’nin Zerdüşt’ünün bir ceplerinde İncil’in bulunduğu ifade edilir. Bu anektotlar, zamanın ruhunu okumak için nereye müracaat edeceğimize işaret eder. Öyleyse Anadolu’nun manevi motivasyonunu belirleyen bir metin olarak <em>Mesnevi</em>’ye nüfuz etmek, bir dönemin sosyo kültürel ve beşeri panaromasını çıkarmak için de hareket noktası olabilir. Mevlana İslam kültür dünyasında Tasavvuf hareketinin sistematik bir öğreti kimliğini kazandığı kemal dönemini temsil eden özgün mutasavvıflardan biridir. İslamlaşma sonrası Türk düşüncesinin tasavvufi bir karakteristik taşıdığı bilinir. Örneğin bu tasavvufi karakteristiği Hilmi Ziya Ülken’in <em>Türk Tefekkür Tarihi</em> adlı eserinde izlemek mümkündür. Tam da o dönemde İbn Arabi, Şems-i Tebrizi, Sadreddin-i Konevi ve Mevlana gibi sufiyyenin dört büyük isminin yollarının Konya’da kesişmesi, anadolunun manevi ikliminin oluşumda önemli bir dönüm noktası olarak görünür. Bu bağlamda başlangıçta andığımız Yahya Kemal anekdotundan hareketle <em>Mesnevi</em>’nin, yazıldığı dönemden bugüne Anadolu topraklarında insan ve toplum hayatının olduğu kadar, yüksek kültür ve sanat çevrelerinin de karakteristiğini yansıttığını söylemek abartı olmayacaktır.</p>
<p>Bilindiği üzere tasavvuf, İslam düşüncesinin en dinamik unsurlarından bazılarını içeriyor ve Mevlâna Tasavvufi düşüncenin önde gelen isimlerinden biridir. Her dönemde ve her anlamda, müspet veya menfî merkezde yer almış ve gündemde kalmış bir şahsiyettir en önde gelen isimlerinden biridir. Bu yüzden klasik ve modern zamanların, Doğu ve Batı dünyasınn sürekli odaklarından birini teşkil etmiştir. Modernleşme sürecinin erken evrelerinde Tasavuf hareketi kavramsal ve kurumsal kimliğine yönelik ciddi eleştirilerle karşılaşmışsa da, tarih içinde ürettiği eserlerin biçim ve içerik zenginliği söz konusu eleştirileri bertaraf ederek, hatta modernlik formasyonunun eleştirisinin önemli kaynaklarından biri haline gelmiştir. Bunda modern dünyanın yol açtığı anlam-değer sorunlarına hitap eden benliğin tekâmülüne dayalı bir mesajı gündeme getirmesinin rolü vardır. Mevlana’nın ismi ve eseri bu bağlamda önemli referanslardan birini teşkil eder. Eserinin içeriğinin olduğu kadar, sembolik-alegorik-metaforik üslubunun yetkinliğini de göz önüne almak gerekir. Bununla beraber Mevlana’nın anlama ve yorumlama çabasıyla geleneksel düşünce kalıplarımız dışında Batılı düşünce geleneğine yapılacak başvuruların bir tür oryantalizm tehlikesi taşıdığının da unutulmaması gerekir? Geleneği yaygın teori ve ideolojilerin –örneğin Aydınlanma hümanizminin– kıskacına kaptıran okumaların zaafları üzerinde düşünülmelidir.</p>
<hr size="1" /><a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftnref1">[1]</a> Eflâkî, II, s. 618-620.</p>
<p><a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftnref2">[2]</a> Mehmet. S. Aydın, “İnsân-ı Kâmil”, <em>DİA</em>, İstanbul 2000, XXII, 330, ss.330-331.</p>
<p><a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftnref3">[3]</a> Aydın, “İnsân-ı Kâmil”, <em>DİA</em>, XXII, 330.</p>
<p><a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftnref4">[4]</a> Selçuk Eraydın, <em>Tasavvuf</em><em> ve Tarikatlar</em>, 4.bs., İFAV. Yay., İstanbul, 1994, s.119.</p>
<p><a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftnref5">[5]</a> <em>Mesnevî</em>, çev. İzbudak, IV/194, b. 2702, (IV/376).</p>
<p><a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftnref6">[6]</a> Mehmet Demirci, “Ölümdeki Hayat: Tasavvuf Düşüncesinde Ölüm”, <em>Tasavvuf: İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi</em>, Yıl: 2, Sayı: 4, Eylül 2000, s.10, ss.9-16.</p>
<p><a href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-admin/post-new.php#_ftnref7">[7]</a> F. Asiye Şenat Kazancı, Kur’an’da Ölüm – Mevlânâ’da Şeb-i Arûs: (Karşılaştırmalı Bir Çalışma), <em>Uluslararası Mevlânâ ve Mevlevîlik Sempozyumu Bildiriler I 26-28 Ekim 2007</em>, s.217, ss.217-224.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3785-erzurum%e2%80%99da-%e2%80%98mevlana%e2%80%99yi-anlamak%e2%80%99/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başkan Altepe Uludağ için Palandöken&#8217;de!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3729-baskan-altepe-uludag-icin-palandokende</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3729-baskan-altepe-uludag-icin-palandokende#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 07:31:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Palandöken]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[başkan altepe]]></category>
		<category><![CDATA[bursa]]></category>
		<category><![CDATA[uludağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=3729</guid>
		<description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları&#8217;nın yapılacağı Erzurum&#8217;da yapımı devam eden tesislerle ve kayak merkezlerinde incelemelerde bulundu.
Erzurum Ajans-Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Recep Altepe, yurt içinde ve dışındaki kayak merkezlerinde incelemelerini sürdürüyor. Ağustos&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><br />
</strong></p>
<p>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları&#8217;nın yapılacağı Erzurum&#8217;da yapımı devam eden tesislerle ve kayak merkezlerinde incelemelerde bulundu.</p>
<p>Erzurum Ajans-Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Başkan Recep Altepe, yurt içinde ve dışındaki kayak merkezlerinde incelemelerini sürdürüyor. Ağustos ayında İsviçre&#8217;nin dünyaca ünlü kayak merkezleri Davos, Zermatt ve Crans Montano&#8217;da incelemelerde bulunan Altepe, Erzurumlu olan Osmangazi Kaymakamı Osman Taştan ve Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Bayram Vardar&#8217;la birlikte 2011 yılında yaklaşık 60 ülkenin katılacağı Dünya Üniversitelerarası Kış Olimpiyatları&#8217;na ev sahipliği yapacak olan Erzurum&#8217;da ki tesisleri gezdi.</p>
<p>Başkan Altepe, dünyanın en önemli kış turizm merkezlerinden biri olan Uludağ&#8217;da yeniden yapılanma ile sorunlarının çözümü ve daha ilgi çekici hale gelmesine yönelik çalışmaları kapsamında deneyimleri yerinde gördüklerini söyledi. Başkan Altepe, Uludağ&#8217;ın diğer kayak merkezlerinden olan avantajının daha fazla olduğunu, bunlardan birinin de zirvenin 12 ay boyunca istifade edilebilecek bir potansiyelinin bulunduğunu da vurguladı.</p>
<p><strong>Erzurum&#8217;a Büyük Katkı Sağlayacak</strong></p>
<p>Erzurum&#8217;da yapılan tesislerle ilgili Uluslararası Organizasyonlar Başkordinatörü Mehmet Atalay,  2011 Universiade Genel Koordinatörü Bekir Korkmaz ve Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Fatih Çintimar&#8217;dan bilgi alan Başkan Altepe, yerinde gezdiği hilal şeklinde ve 125 metre uzunluğu ile dünyanın en uzun atlama kulesi özelliğine sahip olacak bu kulenin tamamlandığında Türkiye&#8217;nin sembol tesisleri arasında yer alacağını söyledi. 3 bin kişilik buz hokeyi salonunu da gezen ve burada oynanan maçı izleyen Başkan Altepe, kış oyunları için yapılan tesislerin organizasyon tamamlandıktan sonra da Erzurum&#8217;a büyük katkı sağlayacağını belirtti.</p>
<p>Erzurum&#8217;da mevcut Palandöken&#8217;in yanı sıra yeni gelişim bölgeleri Konaklı ve Kandilli&#8217;deki bölgeyi de gezen Başkan Altepe, 13 kilometrelik kesintisiz piste sahip Palandöken&#8217;in yanı sıra yeni yapılan bölgelerde de pistlerin otellerden uzaklığına dikkat çekerek, buradaki uygulamanın da kendilerinin de istediği tarzda olduğunu belirtti. Başkan Altepe 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları için yapılan buz hokeyi salonunda Curling oynadı.</p>
<p><strong>Vali Öztürk&#8217;ü Ziyaret Etti</strong></p>
<p>Başkan Altepe, Erzurum&#8217;daki incelemelerinde Osmangazi Belediye Başkanı iken aynı ilçede kaymakam olan 3 ay önce Erzurum Valisi olarak atanan Sabahattin Öztürk&#8217;ü yeni görev yerinde ziyaret etti. Ziyarette Vali Öztürk&#8217;ten 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları için yapılan çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Vali Öztürk, dünya çapında ses getirecek hem Türkiye&#8217;nin hem de Erzurum&#8217;un tanıtımına büyük katkı sağlayacak 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları için yaklaşık 700 milyon TL&#8217;lik yatırım yapıldığını söyledi.</p>
<p>Erzurum Ajans</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3729-baskan-altepe-uludag-icin-palandokende/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstiklal Şairi Yazarlar Birliği Tarafından Anıldı…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3653-istiklal-sairi-yazarlar-birligi-tarafindan-anildi%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3653-istiklal-sairi-yazarlar-birligi-tarafindan-anildi%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 14:27:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[akif]]></category>
		<category><![CDATA[anma]]></category>
		<category><![CDATA[birliği]]></category>
		<category><![CDATA[ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=3653</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Yazarlar Birliği Erzurum Şubesi ve Erzurum Öğretmenevi tarafından Mehmet Akif Ersoy&#8217;u anma toplantısı düzenlendi. İstiklal Şairi&#8217;nin anlatıldığı öğretmenevindeki toplantıya Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk de katıldı.
Mehmet Akif Ersoy&#8217;un, şiiri gözyaşına benzettiğini dile getiren Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Yazarlar Birliği Erzurum Şubesi ve Erzurum Öğretmenevi tarafından Mehmet Akif Ersoy&#8217;u anma toplantısı düzenlendi. İstiklal Şairi&#8217;nin anlatıldığı öğretmenevindeki toplantıya Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk de katıldı.</p>
<p>Mehmet Akif Ersoy&#8217;un, şiiri gözyaşına benzettiğini dile getiren Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Tacettin Şimşek, O&#8217;nun, ferdi duygulanmalar için gözyaşı dökmeye karşı olduğunu; dini, vatanı, milleti için gözyaşı döktüğünü ifade etti.</p>
<p>Akif&#8217;in, milletçe bütün olup düşmana karşı yek vücut halinde mücadeleyi savunduğunu belirten Şimşek, gözyaşlarını bu amaçla kullandığını söyledi.</p>
<p>Mehmet Akif&#8217;in gerçekleri söylemekten asla kaçınmadığının altını çizen Şimşek, &#8220;Mehmet Akif Ersoy haksızlıklara, zulme dayanamayan biriydi. Süslü, sanatlı söz söylemekten ziyade gerçekleri söylerdi. Peygamberimizin hadisinde olduğu gibi o haksızlığı eliyle düzeltmeye, o da olmasa diliyle düzeltmeye çalışırdı. Kalbiyle buğz etmezdi zira o imanın en zayıf halkasıydı.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>İstiklal Şairi&#8217;nin, edebiyatın sosyal bir yönü olduğunu savunduğunu dile getiren Şimşek, Akif&#8217;in &#8216;Edebiyat olmayan yerde edepsizlik olur.&#8217; düşüncesinde olduğunu kaydetti. Akif&#8217;in, Allah korkusunun kalpten çekilmesi ile toplumsal sıkıntıların baş görtereceği duygusunda olduğunun altını çizen Şimşek, şöyle devam etti: &#8220;Mehmet Akif, Allah korkusundan uzaklaşmanın getireceği sonucun ahlâki çöküntü olduğunu savunurdu. Bu da millet için topyekün bir ölüm anlamı taşırdı.&#8221;</p>
<p><img title="yazarlar-birligi" src="../wp-content/uploads/2009/12/yazarlar-birligi.jpg" alt="" width="500" height="300" /></p>
<p>Vatanını, milletini seven herkesin Mehmet Akif Ersoy&#8217;u araştırması gerektiğine vurgu yapan Şimşek, Mehmet Akif&#8217;in, günümüz gençliğine örnek olabilecek, del alınabilecek bir şahsiyet olduğunun altını çizdi. İstiklal Şairi ile ilgili herhangi bir roman, film veya tiyatro yapılmadığından yakınan Şimşek, bu yönde çalışmaların olması gerektiğini sözlerine ekledi.(Cihan)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3653-istiklal-sairi-yazarlar-birligi-tarafindan-anildi%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sarı gelin kimin gelini!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3303-sari-gelin-kimin-gelini</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3303-sari-gelin-kimin-gelini#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 20:21:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=3303</guid>
		<description><![CDATA[Sarı Gelin kimin gelini? Annesi Ermeni diye Ermeniler, babası Gürcü diye Gürcüler sahipleniyor. E Erzurum&#8217;u da unutmamak lazım. Şehriban OĞHAN yazdı&#8230;
Sarı Gelin kimin gelini? Annesi Ermeni diye Ermeniler, babası Gürcü diye Gürcüler sahipleniyor. Azerilere göre ise Ermenicede “sarı” ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Sarı Gelin kimin gelini? Annesi Ermeni diye Ermeniler, babası Gürcü diye Gürcüler sahipleniyor. E Erzurum&#8217;u da unutmamak lazım. Şehriban OĞHAN yazdı&#8230;</div>
<div id="fth_tpu">Sarı Gelin kimin gelini? Annesi Ermeni diye Ermeniler, babası Gürcü diye Gürcüler sahipleniyor. Azerilere göre ise Ermenicede “sarı” ve “gelin” kelimeleri yok, türkü 200 yıldır Azerbaycan topraklarında söyleniyor. Diğer yanda da “Erzurum çarşı pazar” sözleriyle başlayan türkünün bir dadaşın Ermeni kızına aşkını anlattığını savunun Erzurumlular var. Erzurumlu Gazeteci Eyüphan Kılıç üç buçuk yıl Sarı Gelin’in peşinden koştu. Ulaştığı bilgileri “Sarı Gelin Türküsünün Gerçek Öyküsü” adlı kitapta topladı: Gürcü Kralı David ile Ermeni Rusudan’ın kızı Sarı Gelin Humar Hanım, bir kere sanıldığı gibi sarışın değil, esmer. Uğruna Kuran yakan ve dinden dönen Şeyh Senan’ın taktığı ismin sarısı, giydiği ipek işlemeli Hint elbisesinden geliyor.</p>
<p>Bağdatlı Senan, varlıklı, yakışıklı ve çapkındır. Müslüman bir kızla evlilik dışı birlikteliği onu Abdülkadir Geylani’nin dergahına götürür. Recmle cezalandırılmayı göze alan kızın cesareti karşısında Müslüman olan Senan, dergahtan şeyh olarak çıkar. Ancak rüyasında gördüğü put, onu yeni bir maceraya sürükler. Kırk müridiyle birlikte putun peşine düşüp, Erzurum’a kadar gelir. Put, zümrüt gözlü esmer güzel olarak çıkar karşısına. Şeyh Senan, uzun süre adını öğrenemediği kıza üzerindeki ipek işlemeli Hint elbisesi nedeniyle “Sarı Gelin” adını takar. Ne var ki görür görmez aşık olduğu Sarı Gelin Humar Hanım, Erzurum’u almak için yanıp tutuşan Penek Kralı David’in kızıdır ve kralın komutanlarından Batmutyan’ın da gözü vardır Humar Hanım’da. Aşkı Şeyh Senan’a çok pahalıya patlar. Humar Hanım aşkını ispat için üç dileğini gerçekleştirmesini ister Senan’dan. Senan aşkı için üç yasağı çiğneyecektir. Hepsini yapar: Şarap içer, Kuran’ı yakar ve din değiştirip Hıristiyan olur. Ancak çilesi dolmaz. Sarayın domuzlarına da 7 yıl çobanlık yapar. Senan “Hiçlik” mertebesine yükselip müritleriyle dağa çıkınca çile çekme sırası Sarı Gelin’e gelir. Bu kez Sarı Gelin Senan’ın peşine düşer. Ne var ki dağdaki buluşmada araya Batmutyan girer. Batmutyan’ın kılıcı Senan’ın sırtından girip, kucağındaki Sarı Gelin’in göğsünden çıkar.</p>
<p>ORTAK NOKTA ANADOLULUK<br />
Her Erzurumlu gibi annesinin, ninesinin anlattığı Sarı Gelin efsaneleriyle büyümüş gazeteci Eyüphan Kılıç. Bu nedenle, “Biz hep kendi türkümüz olarak bilirdik Sarı Gelin’i” diyor. Çocukluğundan beri severek dinlediği türkünün birdenbire siyasi malzeme haline getirilmesini içine sindiremeyince, Senan gibi olmasa da, düşmüş Sarı Gelin’in peşine. Önce Atatürk Üniversitesi, ardından Milli Kütüphane’de neredeyse kamp kurulmuş. ODTÜ Tarih Bölümü mezunu kuzeninin yardımıyla Farsça kaynakları bile elden geçirmiş. 3.5 yıl sürmüş bu çalışma. Şeyh Senan’ın yaşadıklarını anlatan mektubundan yola çıkılarak derlenen türküyü sahiplenen dört milletin üst kimliğini Anadoluluk olarak açıklayan Kılıç, “Bu kavga o kutsal aşkı gölgeleyip türkünün başka mecralara çekilmesine neden oldu. Ben Tunceli’de dinlediğim Sarı Gelin’den ayrı, Nahçıvan’da dinlediğim Sarı Gelin’den ayrı, Kars’ta dinlediğim Sarı Gelin’den ayrı tat aldım. Kültürün milliyeti olmaz” diyor.</p>
<p>Kılıç, araştırdığı kaynaklarda Sarı Gelin’in sarışın olduğuna dair bir bilgiye rastlamadığını belirtiyor. Bu izlenimin Sarı Gelin’in bağlı olduğu Kıpçak kavminin sarışın olmasından kaynaklanabileceğini ifade eden Kılıç, Sarı Gelin’in esmer, yeşil gözlü olduğunu ve giydiği Hint elbisesi nedeniyle bu ismi aldığını savunuyor. Kılıç’a göre bölgede Sarı Gelin’i bilmeyen yok ancak Sarı Gelin ile Şeyh Senan’ın birbiriyle ilgisi olduğunu bilen az. Kılıç, Sarı Gelin’in orijinali Khumar olan adının da pek bilinmediğini ifade ediyor.</p>
<p>ŞEYH NASIL KURAN YAKAR</p>
<p>Eyüphan Kılıç’ın akıcı bir dille anlattığı bu tarihi aşk, Allahüekber Dağları’nda noktalanır. Kitaba göre sıradağlar bu ismi, silahsız müritlerin Batmutyan’ın askerlerine tekbirle karşılık vermesi nedeniyle aldı. Yolu Allahüekber Dağları’na düşenler önce kırk müridin yattığına inanılan Küçük Ziyaret’e, ardından Senan ile Sarı Gelin’in mezarlarının bulunduğu Büyük Ziyaret’e uğrar, çileli aşka tanık olurlar.<br />
Kılıç araştırmaları sürerken yaşadığı bir olayı da şöyle anlatıyor: “Ankara’da Erzurumlu bir vakfın toplantısına katılmıştım. Değişik versiyonlarda Sarı Gelin efsaneleri anlatıldı. Ben de sonunda kendi araştırmamdan bahsettim. Bir şeyhin dininden dönmesi, şarap içmesi, Kuran yakmasını kabullenemediler. Bu olayın Erzurum kültürüyle bağdaşmadığını ileri sürenler oldu. Ama kaynaklar öyle demiyor.”</p>
<p>SARI GELİN TAŞ PLAKTA</p>
<p>Türküden bahseden ilk yazılı belge Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Beş Şehir” kitabı. Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda Erzurum’da öğretmenlik yapan Tanpınar türküyle karşılaştığı tarihi belirtmiyor. Erzurumlu Hafız Faruk Kaleli türküyü derleyip taş plağa okuyor. Mustafa Sarısözen ise notaya alarak TRT repertuvarına kazandırıyor.<br />
SARI GELİN</p>
<p>Erzurum çarşı pazar<br />
İçinde bir kız gezer<br />
Elinde divit kalem<br />
Katlime ferman yazar</p>
<p>Palandöken yüce dağ<br />
Altı mor sümbüllü bağ<br />
Seni vermem yadlara<br />
Nice ki bu canım sağ</p>
<p>Leylim aman aman<br />
Leylim aman aman<br />
Sarı gelin</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3303-sari-gelin-kimin-gelini/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Saray Yemekleri Yarışması’nda Erzurum Dövme Çorbası</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3038-osmanli-saray-yemekleri-yarismasi%e2%80%99nda-erzurum-dovme-corbasi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3038-osmanli-saray-yemekleri-yarismasi%e2%80%99nda-erzurum-dovme-corbasi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Dec 2009 00:34:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Göze Çarpanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=3038</guid>
		<description><![CDATA[İkincisi Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa’da yapılan Osmanlı Saray Yemekleri Yarışması’nda, Fatih Sultan Mehmed’in özel yemeği birinciliğe layık görüldü.
Dünyanın önemli mutfak kültürlerinden olan Osmanlı saray yemekleri, uluslararası 10 otelin yaklaşık 40 şef ve aşçısının katıldığı yarışmayla Bursa’da tanıltıldı.
‘Hafta Sonu&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İkincisi Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa’da yapılan Osmanlı Saray Yemekleri Yarışması’nda, Fatih Sultan Mehmed’in özel yemeği birinciliğe layık görüldü.<br />
Dünyanın önemli mutfak kültürlerinden olan Osmanlı saray yemekleri, uluslararası 10 otelin yaklaşık 40 şef ve aşçısının katıldığı yarışmayla Bursa’da tanıltıldı.</p>
<p>‘Hafta Sonu Bursa’ya’ projesinin ‘gastronomi’ konsepti altında BTSO’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen yarışmada, jüri üyeleri usta aşçılar tarafından yapılan saray yemeklerinden en iyisi seçerken zorlandı. Yarışmanın sonunda sponsor firmalar tarafından aşçılara hediyeler verildi.</p>
<p>İlki şehzadeler şehri Amasya’da yapılan Osmanlı Saray Yemekleri yarışmasının Bursa ayağında ise 3′üncülüğe Four Seasons Sultanahmet, birinciliğe ise Hilton İstanbul ile Conrad İstanbul’in aşçılarının hazırladığı yemekler layık görüldü. Dereceye giren aşçılara ödülleri olan para çekleri verildi.<br />
Yarışmada, Fatih Sultan Mehmed’in sevdiği bir menüsünü hazırladımklarını söyleyen Hilton İstanbul oteli’nin aşçıları, “Lor peynirli ve tahin pekmez ile tatlandırılmış mantı hazırladık. Arada Erzurum yöresine ait dövme çorbasını sunduk. Özel Denizli piliciyle tatlandırdık.</p>
<p>Ana yemekte ise ‘Mutancana’ dediğimiz kuzu yemeğini hazırladık. Fatih Sultan Mehmed’in en sevdiği yemeği arşivlerden araştırarak bulduk. Tatlı olarak ise ‘keşküllü fukara’ tatlısını servis ettik” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3038-osmanli-saray-yemekleri-yarismasi%e2%80%99nda-erzurum-dovme-corbasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>93 Harbi Film Oluyor</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2945-93-harbi-film-oluyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2945-93-harbi-film-oluyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 11:39:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2945</guid>
		<description><![CDATA[Tarihe “93 Harbi” olarak geçen Aziziye Destanı’nın filmi çekiliyor. Kat Prodüksiyon ve 24 Kare Film Prodüksiyon ortak yapımı olacak filmde çok sayıda ünlü oyuncu görev alacak.Aziziye adıyla çekilecek filmin taslak metni hazırlanırken, Yapımcı Sebahattin Kat, Anadolu’nun her yanının tarihi ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihe “93 Harbi” olarak geçen Aziziye Destanı’nın filmi çekiliyor. Kat Prodüksiyon ve 24 Kare Film Prodüksiyon ortak yapımı olacak filmde çok sayıda ünlü oyuncu görev alacak.Aziziye adıyla çekilecek filmin taslak metni hazırlanırken, Yapımcı Sebahattin Kat, Anadolu’nun her yanının tarihi ve doğal zenginliklerinin yanında kahramanlık öyküleriyle de dolu olduğunu belirterek, “Bize göre, Erzurum ve Aziziye kahramanlık destanlarının başladığı yerdir” dedi.<br />
Kat Prodüksiyon ve 24 Kare Film Prodüksiyon ortak yapımı olacak ‘Belgesel Drama’ türündeki filmin sinopsisi hazırlanırken, senaryosunu Tevfik Yapıcı ve Şeyda Delibaşı yazıyor. 2010 yılının Mart ayı ile Aralık ayı arasında çekilecek film, 100 ile 120 dakika arasında olacak.<br />
Filmde ünlü sanatçı Zeki Alasya Erzurum Belediye Başkanı’nı ve Volkan Saraçoğlu da Aziziye Belediye Başkanı rolünü oynayacak.<br />
Daha önce Erzurum’un Hınıs ilçesinde Kazım Kartal’ın rol aldığı ‘Kirve’ dizisini çeken Yapımcı Sebahattin Kat, Erzurum’un ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sunmak için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye gayret gösterdiğini, “Kirve”de yakaladıkları başarının “Aziziye”de de tekrarlanacağına inandığını belirtti. Yapımcı Kat, kendisinin Erzurum Hınıs doğumlu olduğunu hatırlatarak, Erzurum’a olan vefa borcunu ödemeye çalıştığını vurguladı.<br />
Proje ile ilgili Erzurum Valiliği’ni Ticaret ve Sanayi Odası’nı, Büyükşehir Belediyesi ile Aziziye Belediyesi’ni ziyaret eden Kat Prodüksiyon’un sahibi Sebahattin Kat, 24 Kare Film Prodüksiyon’un sahibi Ali Kaygısız ve Sanatçı Tevfik Yapıcı çekilecek filmle ilgili kapsamlı bilgi verdiler.<br />
Filmde Levent Ülgen, Ruhi Yapıcı, Irmak Ünal, Zeki Alasya, Volkan Saraçoğlu, Tunca Yönder, Akasya Asıltürkmen, Birgül Ulusoy, Sinan Bengier, Gülay Baltacı, Murat Akkoyunlu, Aydan Burhan ve Ateş Fatih Uçan gibi yerli oyuncuların yanında Alina, İnga, Polina ve Desislava gibi Rus oyuncuların da rol alacağı belirtildi.<br />
BAŞKAN<br />
CENGİZ’E PROJEYİ<br />
ANLATTILAR<br />
Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz’i ziyaret eden yapımcılar, Erzurum’un bünyesinde çok önemli değerler barındırdığını ve tarihe ismini altın harflerle kazıyan bir destandan belediyenin ismini almasının gurur verici olduğunu kaydettiler.<br />
Filmin amacının, Aziziye Tabyaları’nın tarihteki olağanüstü önemini vurgulamak olduğuna dikkat çeken Yapımcı Sebahattin Kat, dünya kamuoyuna art niyetli olarak yanlış lanse edilmeye çalışılan “Ermeni Mezalimi”nin gerçek yüzünü belgeleriyle ortaya koymayı amaçladıklarını ifade etti. Erzurum’un tarihi dokusu ile modern özelliğinin de filmde sergileneceğine vurgu yapan Kat, 2011 yılında yapılacak Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları için yapılan hazırlıklardan da görüntüler sunulacağını kaydetti.<br />
Filmin ana misyonunun, Aziziye’nin tarihteki önemini ön plana çıkararak, Aziziye ve Erzurum’un günümüzdeki önemine dikkat çekmek olduğunu ifade eden Yapımcı Kat, “Seyircinin didaktik anlatımdan ve belgesel anlatımlardan sıkılmaması için, filmi sinema atmosferi içinde ilgiyle izlenebilmesi için dramatik bir kurgu düşünülmüştür. Bu nedenle tarihi olaylar ve özellikle Aziziye Tabyası Savunması, film senaryosu içinde yoğrulmuş olarak izleyiciye aktarılacak, tarihi gerçekler de aynı özenle senaryoya monte edilecek. Bu kriterlerden yola çıkarak yazılan senaryoda olaylar, günümüz karakterleri, zamanı ve mekanları üzerinde işlenecek, ancak ilgili mekanlarda tarihi olaylarla ilgili olarak yapılacak anlatımlarda flash-back’lerle aktarılacak olan sembolik canlandırmalar, ilgili döneme ait tiplemeler, kostümler, aksesuarlar ve ortamlar kullanılarak yapılacaktır. Filmde, halkı, Nenehatun’u, konu ile ilgili diğer kahramanları ve hatta düşman saflarında yer almış Ermeni komitacıları, Rus askerlerini de 1877’deki ortam içinde tanımamızı ve olayın öneminin daha da vurgulanmasını sağlayacaktır. Bu perspektif içinde ele alınan filmde ilk sahne, tüm gerçekleri ortaya dökecek şekilde canlandırılan “Aziziye Tabyası” savaşıyla başlayacaktır. Bu sahnede görüntüler, sepya olacaktır. Seyirciden de şok bir reaksiyon alacağı kaçınılmaz olan bu çarpıcı sahneden sonra, film günümüze dönerek normal drama anlatımına geçecektir. Az önce bütün şiddetiyle yaşanan sahne aslında orada bulunan bir profesörün Mehmet karakterine olayı anlatımıdır. Film süresince de tarihi olaylara bu teknikle yer verilecek.” diye konuştu.<br />
KAT: AZİZİYE,<br />
HALK-ASKER<br />
BÜTÜNLEŞMESİNİN DESTANIDIR<br />
Çanakkale Savaşı’nın önemli bir destan olduğunu ifade eden Kat, Aziziye’nin çok daha eski bir destan olmasına karşın, bugüne kadar gerekli ilgili göremediğini ve tarihte kısaca bahsedilip geçildiğini vurguladı. “93 Harbi” olarak bilinen 1877-78 savaşında Aziziye Tabyası’nın düşmesi üzerine Erzurum halkının taş, sopa ve baltalarla Aziziye Tabyası’nı Ruslar’dan geri almasının Ordu-Halk bütünleşmesinin ilk örneği olduğunu kaydeden Kat, “Sonraki yıllarda Erzurum halkının inanç ve vatanseverlik duyguları tüm diğer işgal altındaki şehirlere örnek olmuştur. Şüphesiz, Çanakkale bir destandır ve Türk askerinin ölümüne yazdığı bir destandır. Ancak Aziziye’de destan yazan asker değil, askerine destek olan halktır. Bu nedenle Aziziye ruhu hak ettiği değeri bulmalıdır. İki bin metre yüksekte Selçuklular’dan Osmanlı’ya ve bugüne uzanan tarihimizin tüm kıvrımlarını bünyesinde barındıran Erzurum’a bakarken, aklımıza takılan soru şu oldu: Bu ülkenin ruhunu diriltecek Aziziye Tabyası neresi ya da bu ülkenin artık bir Aziziye Tabyası var mı? O Aziziye ruhudur ki, yıllar sonrasında başlayan Kurtuluş Savaşı’nın ilk adımlarının bu şehirde atılmasına neden olmuş, Kurtuluş Savaşımızın ilk kongresi Erzurum’da yapılmıştır. “ şekline konuştu.<br />
Günümüzde televizyon dizilerinin seyirciye ulaşmanın, onu etki altına almanın ve hafızalara kazınmanın en garanti yolu olduğunun altını çizen Kat, “Daha önceki yıllarda yayınlanan bir çok dizi, çekildikleri yöreyi ‘idol’ olma seviyesine getirmiş ve adı unutulmak üzere olan değerlerimizin tekrar aşırı rağbet görmesini sağlamıştır.” ifadelerini kullandı.<br />
CENGİZ: ERZURUM POTANSİYELİ OLAN BİR ŞEHİR<br />
Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz, Aziziye Destanı’nın sinemaya aktarılmasının önemine vurgu yaparak, tabyaların hem tarihi bir misyonu olduğunu, hem de 2011 gibi uluslararası bir spor organizasyonuna ev sahipliği yapacak olan Erzurum’un tanıtımına ciddi katkı sunacağını ifade etti.<br />
Erzurum’un potansiyellerini ortaya çıkaramamış bir şehir olduğunu ifade eden Başkan Cengiz, “Bu anlamda ciddi çalışmalarımız var. Bizim bölgemizde termal kaynaklarımız bulunuyor. Bu potansiyeli elimizden geldiği kadar tanıtmaya, şehir ekonomisine kazandırmaya çalışıyoruz. Farklı yatırımlarla daha rantabl hale getirme gayretindeyiz. Tanıtım anlamında biz yerel yöneticilere önemli görevler düşüyor. Herkes kendi üzerine düşeni yaptığında, kendi sorumluluğunu yerine getirdiğinde inanıyorum ki, Erzurum ciddi bir turizm koridoru haline gelecektir. Erzurum’da başta kış turizmi olmak üzere termal, sağlık, inanç, tarih, kongre ve kültür turizmi için potansiyel fazlasıyla var. Bu turizm çeşitlerini canlandırmak, şehir ekonomisine kazandırmak için üzerimize düşeni yerine getirmeye çalışıyoruz. Bunun olmazsa olmazı tanıtımdır. Aziziye film projesinin 2011’e, Erzurum’a ve Aziziye Tabyaları’nın tanıtıma büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Proje gerçekten tatmin edici ve güzel. Bundan sonra yapılması gereken, yerel yöneticilerin, üniversitenin, sivil toplum örgütlerinin, özel sektörün ve halkın üzerine düşeni yerine getirmesidir. Erzurum’da ciddi bir insan sirkülasyonu ve ticari kayıp var. Bu anlamda tanıtımı yapıldığında halkımız farkı görecektir. Erzurum’un en büyük avantajı turizmdir. Turizmin temelinde de tanıtım vardır. Erzurum’u tanıtmak herkesin birinci vazifesidir.” şeklinde konuştu.<br />
Erzurum’un Cumhuriyeti kuran şehir olduğunun altını çizen Başkan Cengiz, “Bana göre Erzurum, Türkiye’nin kutsal topraklarıdır. Biz şehrimizi seviyoruz. Bu şehirde Belediye Başkanı olduğumuz için de gururluyuz, mutluyuz.” dedi.<br />
YAPICI:<br />
ERZURUM’DAN<br />
TARİH VE KÜLTÜR FIŞKIRIYOR<br />
Televizyonların sevilen dizisi “Akasya Durağı”nda komiser rolünü oynayan sanatçı Tevfik Yapıcı ise, “Aziziye” filminin senaryo koordinatörlüğünü üstlendi. Projeyle ilgili Başkan Cengiz’e bilgi veren Yapıcı, “Erzurum’un cazip tarafının 2011 kış oyunları olduğunu biliyorduk. Ancak şehrin misyonunu ve vizyonunu araştırdığımızda gördük ki, Erzurum’da üzeri örtülmüş bir hazine var. Bu hazineyi gün yüzüne çıkarmak için buradayız. Şehrin tanıtımını yapmak için hazırladığımız projede ziyaret ettiğimiz yetkililerde gördüğümüz samimiyet cesaret ve heyecanımızı artırdı. Artık çok dağ sağlam ve güzel bir eserin ortaya çıkacağına yürekten inanıyoruz. Erzurum hakikaten keşfedilmekte gecikilmiş bir yer. Bu kadar değeri olmasına rağmen ihmal edilmiş. Ama geçmişe bağlı kalmak, geçmişi düşünmek gelecekten zaman çalmaktır. Artık kolların sıvanması ve Erzurum değerlerini ortaya çıkarmak şehre olan ilgiyi artırmak gerekiyor. Erzurum’da Aziziye gibi bir değer var. Bu değer Çanakkale’yi ortaya çıkaran ruhtur. Erzurum’u geziyoruz. Her köşeden bir tarih ve kültür fışkırıyor. Bu değerleri yapacağımız filmde sergilemek ve anlatmak çabasındayız. Bu işten güzel bir sonuç alacağımıza inanıyoruz. Ünlü sanatçı Levent Ülgen eski bir milli kayakçıyı oynayacak. Şuna inanıyoruz ki, 2011 Erzurum’un emekleme döneminde kalkıp yürüme dönemine geçmesine vesile olacaktır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2945-93-harbi-film-oluyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum ve 2011&#8242;e büyük fırsat</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2704-erzurum-ve-2011e-buyuk-firsat</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2704-erzurum-ve-2011e-buyuk-firsat#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 21:04:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2704</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum 2011 UNİVERSIAD Genel Koordinatörü Bekir Korkmaz, Yapımcı Tılsım Yılmaz ve filmin oyuncularından Oya Atdoğan gala öncesi bir araya geldi.İşte ayrıntılar&#8230;
Erzurum&#8217;un 2011 UNİVERSİAD Kış Oyunlarını almasıyla birlikte Türkiye&#8217;de tanınmaya başlayan buz sporlarından &#8220;Curling”in konu edildiği &#8220;Süpürrr” filminde sonlara gelindi.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Erzurum 2011 UNİVERSIAD Genel Koordinatörü Bekir Korkmaz, Yapımcı Tılsım Yılmaz ve filmin oyuncularından Oya Atdoğan gala öncesi bir araya geldi.İşte ayrıntılar&#8230;</div>
<div id="fth_tpu">Erzurum&#8217;un 2011 UNİVERSİAD Kış Oyunlarını almasıyla birlikte Türkiye&#8217;de tanınmaya başlayan buz sporlarından &#8220;Curling”in konu edildiği &#8220;Süpürrr” filminde sonlara gelindi.</p>
<p>18 Aralık&#8217;ta vizyona girecek “Süpürrr” filmi&#8217;nde buz sporlarından “Curling” konu ediliyor. “Süpürrr”, sevdiği kızla evlenmek için Türkiye’de hiç bilinmeyen bir sporu öğrenmekten başka seçeneği kalmayan Oğuz’un eğlenceli hikayesini anlatıyor. Film, gösterime gireceği Aralık ayında komik sahneleri kadar, farklı mekanlardaki hareketli kurgusu ile de dikkatleri üzerine çekeceğe benziyor. “Süpürrr”, bir dostluk hikâyesi olması dışında, biraz hırs, fazlasıyla aşk, azıcık terle harmanlanmış, olimpik kahkahaları da içinde barındırıyor.</p>
<p>26 ayrı mekanda, binin üzerinde figurasyon kullanılan film için tüm oyuncular özel hocalardan curling dersleri aldılar. Film için 1’i bayan takımı olmak üzere 8 ayrı Curling takımı kuruldu. Kahkahalarla izlenecek filmin kadrosu ise oldukça ses getirecek. Başrollerinde Cem Kılıç, Ufuk Özkan, Oya Aydogan, Cenk Tunalı, Ruhi Yapıcı, Kemal Pekser, Jess Molho, Başak Parlak, Sümer Tilmaç gibi ünlü oyuncular yer alıyor.</p>
<p>Erzurum 2011 UNİVERSIAD Genel Koordinatörü Bekir Korkmaz, Yapımcı Tılsım Yılmaz ve filmin oyuncularından Oya Atdoğan gala öncesi bir araya geldi. Erzurum ve 2011&#8242; in tanıtımı için fikir alış verişinde bulunuldu.</p>
<p>Güncel 22 Kasım 2009&#8242;da okuyucularına duyurmuştu&#8230;</p>
<p>Sizde milli sporcu olun!..</p>
<p>Hani iki kişi ellerinde süpürgeyle buzun üzerinde kayan bir topun etrafını süpürürler ve bu sırada arkadaki diğer kişi de onlara bağırarak taktik verir ya. İşte körling bu.<br />
“Bizim ülkede körling mi var yahu?” demeyin. Var, hatta filmi bile çekildi. Yeşim Sezgin’in yönettiği ve Türkiye’nin ilk milli körlingçilerinin maceralarını konu alan “SüpüRRR!” 18 Aralık’ta vizyona giriyor. Ayrıca ülke olarak körlingle ilişkimiz bununla da sınırlı değil. Dün başlayan birinci Türkiye Körling Şampiyonası şu an Kocaeli’nde devam etmekte. Biz de şampiyona öncesi Türkiye Buz Pateni Federasyonu yönetim kurulu üyesi ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Müdürü Nurettin Arıcan ile biraraya gelip körlingin Türkiye’deki yerini ve yakında vizyona girecek “SüpüRR!” filminin çekim aşamasında yaşananları konuştuk.<br />
* Her ne kadar “Curling” diye yazılsa da biz bu haberde sporun adını körling olarak Türkçeleştirdik.</p>
<p>Birinci Türkiye Körling Şampiyonası’nın ilk ayağını gerçekleştiriyorsunuz. İlgi nasıl?<br />
İlgi beklediğimizden çok daha büyük. 40’a yakın takım başvurdu. Bunlar arasında Kocaeli’dekiler tabii ki daha avantajlı çünkü pratik yapma şansları oldu. Zaten şampiyonada kıran kırana bir mücadele beklemiyoruz. Federasyon olarak kısıtlı imkan ve ortamda insanlara körlingi tanıtmak ve bu sporun Türkiye’de de yapılabileceğini anlatmak istedik.</p>
<p>Vizyona girecek ve sponsoru olduğunuz “SüpüRRR!” filmi de körlingle ilgili. Projeye nasıl dahil oldunuz?<br />
Senarist Selim Çiprut gazetede körlingle ilgili bir haber okumuş ve “Neden bu spor Türkiye’de yapılmıyor?” demiş. Biz de tam bu sırada federasyon üyeliğimiz için uğraşıyorduk. Geldiler konuştuk. Senaryoyu okuyunca da dahil olmak istedik çünkü federasyon olarak körlinge tanıtım film çekecek olsak böyle bir senaryo yazardık.</p>
<p>İyi bir körlingci hangi özelliklere sahip olmalı?<br />
Körlingde yaş sınırı yok. 51 yaşına kadar junior oyuncu sayılıyorsunuz. İyi bir körlingci takım ruhuna uyum sağlamalı, strateji oyunlarından hoşlanmalı ve sabırlı olmalı. Atletik yapı avantaj ama şart değil.</p>
<p>“Körlinge başlamak isteyenlerin masraflarını biz karşılıyoruz”</p>
<p>“Körling golfün buzda oynananı yani oldukça elit bir spor. Pahalı da sayılabilir çünkü sopa ve taş için yüzlerce doları gözden çıkarmak gerekli. Ama biz Kocaeli Belediyesi olarak gönüllülerin tüm masrafını karşılıyoruz. ‘Körling öğrenmek istiyorum’ diyorsanız buraya gelip pist, malzeme ve kurs parası vermeden antrenörlerimizden ders almaya başlayabilirsiniz. Ayrıca körling şu an çok bakir bir alan. Milli sporcu olmanın da en kolay yolu. Biliyorsunuz, 2011’de Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları Erzurum’da düzenlenecek. Körling de oradaki branşlardan biri. Yani acilen milli körlingcilere ihtiyacımız var.”</p>
<p>Körling NASIL OYNANIR?<br />
- Körling dörder oyuncudan oluşan takımların buz pistinde oynadıkları bir strateji oyunu.<br />
- Takımlar taşlarını buz üzerinde kaydırarak hedefe doğru gönderiyor.<br />
Her oyuncu taşını hedefe gönderirken, takımından iki oyuncu da önünü süpürmek üzere taşla birlikte hareket ediyor.<br />
-Bir körling maçı 10 devreden oluşuyor. Takımların atışlarını<br />
73 dakika içinde tamamlamaları gerek. Aksi halde o anda skor ne olursa olsun, süresini bitiren takım maçı kaybeder.<br />
- Körlingde oyuncular atış sıralarına göre isimlendiriliyor: Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü. İstisnalar olmakla birlikte üçüncü kaptan yardımcısı, dördüncü de kaptan.<br />
-Takımlar taşlarının “ev”deki (hedef tahtasını andıran, iç içe geçmiş halkaların olduğu alan) konumlarına göre puan alıyor.</p>
<p>“Körling buz satrancı gibi”<br />
Derya Altıntaş (Antrenör)<br />
- Ailemiz ve arkadaşlarımız ilk duyduklarında çok garipsediler. “O nedir?”, “Nasıl yazılıyor?” gibi sorular soruyorlardı ama anlattıktan sonra TV’de daha önce izlediklerini söylüyorlardı.<br />
-Şampiyonada iddialıyız. Pratik yapma şansımız olduğu için avantajlıyız. Ankara’daki finale katılmak istiyoruz. 2011’deki Üniversitelerarası Oyunlar’da Türkiye’yi temsil etmek istiyoruz.<br />
-Türkçe yazılı tek belge Celal beyin çevirdiği “Curling Kuralları” kitabı. Başka yazılı hiç bir kaynak yok. Bu konuda büyük eksiklik yaşanıyor. Çalışmak için internetten körling videoları izliyoruz.<br />
Burcu Güven (Kaptan)<br />
-Körling ile antrenörümüz Derya vasıtasıyla tanıştık. Kısa bir sürede takım kurduk. Hepimiz spor akademisi öğrencileri olduğumuz için de zorlanmadık.<br />
-Koordinasyon, denge ve esneklik iyi bir körlingcinin sahip olması gereken özellikler. Körling kas gücü değil zeka gücüyle oynanıyor. Oyuna “buzun satrancı” denmesinin nedeni de bu.</p>
<p>“İlk şampiyonada kadınlar ve erkekler yarışacak”<br />
Ali Osman Şahin (Kaptan)<br />
-Körlingle üniversitemizde yapılan bir tanıtım seminerinde tanıştım. Sonra da temmuz ayında burada açılan antrenörlük kurslarına katıldım.<br />
-Kurstan sonra ilk işim yakın arkadaşlarımı toplayıp bir takım kurmak oldu. Hepsi spor akademisi öğrencileri.<br />
-Körlingde vücut yapınız, boyunuz ve kilonuz önemsiz ama her sporda olduğu gibi güç önemli bir faktör. Bu şampiyonada kadınlar ve erkekler yarışacak. Bu, normalde yapılmayan bir uygulama. İlk şampiyona ve tanıtım amaçlı diye kuralları biraz esnettik.<br />
-Türkiye’de kimsenin yapmadığı bir sporu yapıyor olmak, bir branşın ilk millilerinden olabilmek çok güzel bir duygu.<br />
-İlk kurulan takımlardan biriyiz. Bence şampiyonada birinci olacağız.</p>
<p>Kızlar Takımı<br />
Birsen Aktuğ (21), Özlem Büyük (20), Sevda Önay (23), Derya Altıntaş (23), Neslihan İncebacak (20) ve Burcu Güven (23) Ece Ulaş (19)</p>
<p>Erkek Takımı<br />
Aliosman Şahin (23), Kadir Çakır (19), Ayhan Türkan (19), Muhammed<br />
Eyüboğlu (24)</p>
<p>Adı bile bilinmeyen bu spor bir filme konu oldu</p>
<p>“SüpüRRR!” oyuncularına körling dersi veren, ve bu sporun en yetkili kişisi olan Türkiye Körling Branş Sorumlusu Celal Cüneyt İşgör anlatıyor</p>
<p>-Esas mesleğim inşaat mühendisliği. Körling yıllardır televizyonda ilgiyle takip ettiğim<br />
spor dallarından biriydi.<br />
2011 Üniversite Kış Oyunlarını’nın Erzurum’da düzenleneceği açıklandığı dönem basında körlingin ülkemizde daha önce hiç yapılmamış olmasıyla ilgili haberler çıktı.<br />
- Haberler beni harekete geçirdi Almanya’da Körling Sporu Yöneticiliği, Körling Hakemliği ve Körling Teknik Direktörlüğü kurslarına katıldım.<br />
Ardından federasyon bünyesinde Körling Branş Sorumlusu olarak çalışmaya başladım.<br />
-Kocaeli’deki ilk körling şampiyonasında koordinatör ve baş hakem olarak yer alıyorum.<br />
-Körlingde iyi stratejiye rağmen kötü bir atış, iyi bir atışa rağmen kötü bir süpürme her şeyi bozabilir.<br />
-Aktörlerle yedi gün boyunca günde 13-14 saatlik yoğun bir çalışma programına girdik.<br />
-Çalışmalara öğlen 12 civarında başlıyor ve sabah 2-3’e kadar devam ediyorduk.<br />
-Eğitim ve çekimler sırasında Cem Kılıç takımı toparlaması, Ruhi Yapıcı takımı sakinleştirmesi ve Jess Molho ise profesyonel tavırlarıyla öne çıktılar.</p>
<p>“SüpüRRR!” filmi ekibi</p>
<p>“Küçükken misketle oynadığımız kuyu oyununa benziyor”<br />
Ruhi Yapıcı (Oyuncu)<br />
Körlingin hareket etmeye mecali kalmamış insanlara göre olduğunu düşünürdüm. Filmden sonra fikrim tamamen değişti. 20 kiloluk taşı 45 metreye, -üstelik belli bi noktaya- atmak ne kadar zormuş yahu.<br />
Körlingi küçükken misketlerle oynadığımız “kuyu” oyununa benzetiyorum. Kuralları tamamen aynı, bir kaleniz var ve rakiplerinizi uzak tutmaya çalışıyorsunuz.</p>
<p>“Bowling gibi zamanla sevilecek”<br />
Jess Molho (Oyuncu)<br />
Hazırlık aşaması sandığımdan çok daha kolay oldu. Buzpateni yaptığımdan dolayı düşüp kafamı kırma korkum yoktu. Tekniğini ve mantığını öğrenmem yaklaşık iki gün kadar sürdü. Normal hayatta veya başka spor dallarında çalışmayan kaslarınız çalıştığı için ilk gün biraz hamlık çektim.<br />
Körlingin en çok centilmenliği hoşuma gitti. Kazanan takımın kaybeden takımı teselli etmesi, oyunda hakem kullanılmaması gibi.<br />
Bence izleyen herkes bu filmi beğenecek. Türkiye bowlingi nasıl sevdiyse, körlingi de sevecek ve sahiplenecek.</p>
<p>“Bu filmden sonra sporla ilgili birçok film çekilecek”<br />
Cem Kılıç (Oyuncu)<br />
Körlingi TV’de izlemiştim ama<br />
adının ne olduğunu bile bilmiyordum.<br />
İlk kez sette deneme şansını elde ettim.<br />
Ancak 1-2 gün ders alabildik. Celal bey de bu sürenin yeterli olduğunu söyledi. Buzun üzerine çıktığım ilk gün zorlandım fakat tekniği kavrayınca kolay geldi.<br />
Bu filmden sonra Türkiye’de sporla ilgili birçok film çekileceğini düşünüyorum. Körling sahası her yerde bulunabilecek bir şey değil. Bilardo ve bowling gibi yaygın olsaydı kesinlikle devam ederdim.</p>
<p>“Belki yeni ata sporumuz olur”<br />
Selim Çiprut (Senarist)<br />
Körlingle 12-13 sene önce tanıştım. Televizyonda izledim ve hastası oldum, hemen kurallarını öğrendim ve nerede ne turnuva varsa hepsini izledim. Bizim ülkemizde enteresan bir nokta var, insanlar körling deyince pek anlamıyor. Ama sporu anlatmaya başladığında, “Hani yuvarlak bir kaya, buzda, elde süpürgeler” der demez, insanların yüzünde bir tebessüm oluşuyor. İçten içe tanıyoruz bu sporu. Bence dört sene içinde ikinci ata sporumuz bile olabilir.</p>
<p>“Filmin telaşı bitince ilk işim körling yapmak olacak”<br />
Yeşim Sezgin (Yönetmen)<br />
Körling TV’de izlediğim bir spordu ama ismini bile bilmiyordum.<br />
Bu sporu filmden sonra merak edenler olacaktır ama burada önemli olan buz pistlerinin eksikliği. Yoksa körling her yaşta yapılabilen bir spor olduğu için kesinlikle halkımız tarafından beğenilecektir.<br />
Körling yapmayı denedim. Hatta sete girince ilk işim buza çıkmak oldu ancak eğitim almaya fırsat bulamadım. Filmin telaşı geçsin, ilk işim bu olacak&#8221; dedi.</p></div>
<div>Gün -Ha</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2704-erzurum-ve-2011e-buyuk-firsat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gurbetteki dadaşlar eğlendi!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2700-gurbetteki-dadaslar-eglendi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2700-gurbetteki-dadaslar-eglendi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 21:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2700</guid>
		<description><![CDATA[Kocaeli Erzurumlular Vakfı ve Erzurumlular Dernekler Federasyonu’nun birlikte gerçekleştirdiği bayramlaşmada hem engelli çocuklar sevindirildi, hem de sazlı sözlü eğlenildi
Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Vakfı ve Erzurum Dernekler Federasyonu her yıl geleneksel olarak organize edilen Kurban Bayramı bayramlaşma etkinliklerini Körfez Erzurumlular&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Kocaeli Erzurumlular Vakfı ve Erzurumlular Dernekler Federasyonu’nun birlikte gerçekleştirdiği bayramlaşmada hem engelli çocuklar sevindirildi, hem de sazlı sözlü eğlenildi</div>
<div>Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Vakfı ve Erzurum Dernekler Federasyonu her yıl geleneksel olarak organize edilen Kurban Bayramı bayramlaşma etkinliklerini Körfez Erzurumlular Derneği Lokali’nde sazlı sözlü bir şekilde gerçekleştirdi.</div>
<div>Kocaeli’nin aktif sivil toplum kuruluşları arasında yer alan Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Vakfı ve Erzurum Dernekler Federasyonu; Kocaeli’de yaşayan Erzurumlular olarak herkesin bayramını kutladı.</p>
<p>MEMLEKET TÜRKÜLERİ</p>
<p>Vakıf Başkan Vekili Mustafa Selimoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra federasyon başkanı Muhammet Şık ve yönetim kurulunun ev sahipliğinde yapılan bayramlaşma TRT&#8217;nin eski sanatçılarından Nimet Karagöl, Garip Memo ve Latif Kızıl’ın memleket türküleri ile sazlı sözlü bir şekilde gerçekleştirildi.</p></div>
<div>Körfez Erzurumlular Derneği Başkanı Erdal Durmuş tarafından ikram edilen yöresel &#8220;Kadayıf Dolması ve Su Böreği&#8221; ile damaklarını tatlandıran vakıf ve federasyon üyeleri, Kurban Bayramını birlik, beraberlik ve kaynaşma içerisinde gerçekleştirdi.</div>
<div>Vakıf Başkan Vekili Mustafa Selimoğlu ve Federasyon Başkanı Muhammet Şık ve bayram mesajı verdiler.</p>
<p>ÇOCUKLAR SEVİNDİRİLDİ</p>
<p>Selimoğlu yaptığı konuşmada, &#8220;İnsanlar hayatta sadece kendileri için değil, başkaları için de yaşamalı. Bayramlar insanların arasındaki birlik ve beraberliğin oluşmasında önemli bir yere sahiptir. Tüm ulusumuzun ve İslam aleminin Kurban Bayramı&#8217;nı kutluyorum&#8221; dedi.</p></div>
<div>Vakıf yönetim kurulu üyeleri her yıl gerçekleştirilen bayram ziyaretlerine SHÇEK ve Türk Alman Sağlık Vakfı tarafından ortaklaşa yaptırılan ve Türkiye&#8217;nin en büyük rehabilitasyon merkezi olma özelliğini taşıyan &#8220;Gündoğdu Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi&#8221;ni de ziyaret ederek, çocukları sevindirdi.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2700-gurbetteki-dadaslar-eglendi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nurullah Akçayır ESAV ‘da imza gününde</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2384-nurullah-akcayir-esav-%e2%80%98da-imza-gununde</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2384-nurullah-akcayir-esav-%e2%80%98da-imza-gununde#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 09:46:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göze Çarpanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2384</guid>
		<description><![CDATA[ESAV Erzurum Vakfı yönetim tarafından yapılan açıklamaya göre, Nurullah Akçayır yeni albümünün tanıtım kokteyli yapılacağı belirtildi.
 
 
“TRT Türk Halk Müziği Sanatçımız Nurullah AKÇAYIR yeni bir albüm çıkarmıştır.
 
 20 Kasım Cuma günü saat 19.00&#8242;da Vakfımızda tanıtım kokteyli yapılacak&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ESAV Erzurum Vakfı yönetim tarafından yapılan açıklamaya göre, Nurullah Akçayır yeni albümünün tanıtım kokteyli yapılacağı belirtildi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>“TRT Türk Halk Müziği Sanatçımız Nurullah AKÇAYIR yeni bir albüm çıkarmıştır.</p>
<p> </p>
<p> 20 Kasım Cuma günü saat 19.00&#8242;da Vakfımızda tanıtım kokteyli yapılacak olup, müzik programı akabinde sanatçımız albümünü imzalayacaktır.</p>
<p> </p>
<p>Eşlerin de katılabileceği bu programa sanatsever dostlarımızı ve tüm hemşerilerimizi bekler, saygılar sunarız” belirtildi.</p>
<p> </p>
<p>ESAV Erzurum Vakfı</p>
<p>Yönetim Kurulu</p>
<p> </p>
<p>Adres : İzmir 1 Cad. No:22/11 KızılayANKARA</p>
<p>Tel     : 0 312. 425 09 25</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2384-nurullah-akcayir-esav-%e2%80%98da-imza-gununde/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karikatürcüler 40.yıl sergisinde buluştu!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2347-karikaturculer-40-yil-sergisinde-bulustu</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2347-karikaturculer-40-yil-sergisinde-bulustu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 09:27:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2347</guid>
		<description><![CDATA[Karikatürcüler Derneği&#8217;nin İstanbul&#8217;da açtığı &#8220;Türk Karikatüründe 40 Yıl&#8221; sergisi büyük ilgi görüyor. Sergide Erzurum&#8217;u FIRFIRİK Dergisi&#8217;nin İmtiyaz Sahibi Vedat Refayeli temsil etti.
Karikatürcüler Derneği 40 yıl kutlama etkinlikleri kapsamında &#8220;Türk Karikatüründe 40 Yıl&#8221; konulu bir sergi düzenledi.
Ziraat Bankası’nın İstanbul&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Karikatürcüler Derneği&#8217;nin İstanbul&#8217;da açtığı &#8220;Türk Karikatüründe 40 Yıl&#8221; sergisi büyük ilgi görüyor. Sergide Erzurum&#8217;u FIRFIRİK Dergisi&#8217;nin İmtiyaz Sahibi Vedat Refayeli temsil etti.</p>
<p>Karikatürcüler Derneği 40 yıl kutlama etkinlikleri kapsamında &#8220;Türk Karikatüründe 40 Yıl&#8221; konulu bir sergi düzenledi.</p>
<p>Ziraat Bankası’nın İstanbul Beyoğlu -Tünel&#8217;deki galerisinde 26 Ekim 2009 Pazartesi günü gerçekleşen serginin açılış törenine büyük katılım oldu. Demokrasi ve insan hakları mücadelesinde kırk onurlu yılı geride bırakan karikatürcülerin bu sergisinde, geçmişten günümüze; Türk karikatürünün önemli çizerlerinin karikatürlerinden oluşan eserler sergilendi.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2349" title="karikatur-2 -toplku" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2009/11/karikatur-2-toplku.jpg" alt="karikatur-2 -toplku" width="350" height="178" /></p>
<p> </p>
<p>Türk Karikütür sanatının en büyük ustalarını katıldığı sergide Erzurum&#8217;u FIRFIRİK Dergisi İmtiyaz Sahibi Karikatürist-Gazeteci Vedat Refayeli temsil etti.</p>
<p> </p>
<p>Erzurum Ajans</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2347-karikaturculer-40-yil-sergisinde-bulustu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türk Şöleni kitap oldu</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2251-turk-soleni-kitap-oldu</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2251-turk-soleni-kitap-oldu#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 11:39:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2251</guid>
		<description><![CDATA[Güneş Vakfı tarafından geçtiğimiz aylarda ikincisi gerçekleştirilen Türk Şölenleri kitaplaştırıldı. Güneş Vakfı&#8217;nın Erzurum&#8217;da sosyo &#8211; kültürel alanlarda faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluş olduğunu anımsatan Güneş Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, kente gelen davetlilerin eserlerini bir araya getirdiklerini&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş Vakfı tarafından geçtiğimiz aylarda ikincisi gerçekleştirilen Türk Şölenleri kitaplaştırıldı. Güneş Vakfı&#8217;nın Erzurum&#8217;da sosyo &#8211; kültürel alanlarda faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluş olduğunu anımsatan Güneş Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, kente gelen davetlilerin eserlerini bir araya getirdiklerini bildirdi.</p>
<p> Güneş Vakfı&#8217;nın kurulduğu günden bu yana Erzurum&#8217;u, Anadolu ve tüm Türk Dünyasında göz bebeği yapmak için büyük bir çaba sarf ettiğini anlatan Başkan Prof. Dr. Ceylan, &#8220;2007 yılında birincisi düzenlenen ve Türk Dünyası açısından oldukça önemli olan &#8220;1. Türk Şöleni&#8221; etkinliğine yurtiçi ve yurtdışından 200&#8242;ün üzerinde yazar, bilim adamı, şair, sanatçı, aşık ve aydını davet etmiştik.</p>
<p>Şölen kapsamında oldukça büyük etkinlikler düzenlenmiş olup bu çerçevede Aşıklar Şöleni, Şiir Dinletisi, Müzik Şöleni, Resim Sergisi düzenledik. Yine şölenimizi çok önemli konukların katıldığı Panel ve Konferanslar verildiği gibi ayrıca doğaya olan sevgi ve bilincimizi simgeleştirmek için Türk Dünyası Fidanlığını oluşturduk.</p>
<p>Bununla birlikte Türk Dünyasının ve özellikle Kırım Türklerinin milli mücadelesinde bir simge haline gelen sayın Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu&#8217;nu şehrimizde onur konuğu olarak misafir etmekten ve feyz almaktan büyük bir onur duyduk.</p>
<p>Ayrıca &#8220;Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman&#8221; adlı şiiriyle gönüllerde taht kuran büyük şair Bahattin Karakoç&#8217;u da şairler sultanı Nefi&#8217;nin diyarında ağırlamakta gurur vericiydi.</p>
<p>İşte bu önemli etkinliklerin unutulmaması ve her zaman hatırlanması amacıyla Güneş Vakfı tarafından &#8220;Türk Şöleni&#8221; adıyla bir kitap hazırlayarak kamuoyunun beğenisine sunduk&#8221; dedi.</p>
<p>Palandöken</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2251-turk-soleni-kitap-oldu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğunun kaderi ve lezzetleri!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2224-dogunun-kaderi-ve-lezzetleri</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2224-dogunun-kaderi-ve-lezzetleri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 22:14:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2224</guid>
		<description><![CDATA[Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi&#8217; (DATUR) ile ilk kez geçen sene katıldığım bir turizm fuarında tanıştım. Projeye ev sahipliği yapan Çoruh Vadisi eşsiz doğası, zengin bitki örtüsü, yaban hayvanı çeşitliliği ve açık hava sporlarına uygun coğrafyası ile alternatif bir turizm&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi&#8217; (DATUR) ile ilk kez geçen sene katıldığım bir turizm fuarında tanıştım. Projeye ev sahipliği yapan Çoruh Vadisi eşsiz doğası, zengin bitki örtüsü, yaban hayvanı çeşitliliği ve açık hava sporlarına uygun coğrafyası ile alternatif bir turizm bölgesi olma potansiyeli taşıyordu; hem de fazlasıyla&#8230;</div>
<div>Defalarca Erzurum&#8217;a gitmiş biri olarak Tortum Gölü yakınındaki şelaleyi, Oltu taşını biliyordum ama Çoruh Vadisi&#8217;nin hem coğrafi hem de gastronomik açıdan bu kadar zengin olduğunu doğrusu bilmiyordum. Orada peri bacaları olduğunu, ilk günkü mimari zenginliğini korumasa da önemli bir tarihsel miras olan Gürcü kiliselerini bilmediğim gibi&#8230;</p>
<p>Geçen haftalarda projenin destekçisi Efes Pilsen&#8217;in konuğu olarak 1.900 metre rakımlı Erzurum&#8217;a ulaştıktan sonra, zaman zaman 700-800 metreye inen ve şairin &#8216;mevsim değişir Akdeniz olur&#8230;&#8217; dizesini anımsatan bir coğrafyaya ulaşınca da, bugüne kadar böyle bir güzelliği görmediğim için hayıflandım doğrusu. Erzurum&#8217;un şirin ilçesi Uzundere, projenin merkez üssü.</p>
<p>Proje kapsamında turizm eğitimleri; bölgeye ilgi oluşturacak ve halka gelir sağlayacak yeni ürünlerin oluşturulması; tanıtım, örgütlenme ve sosyal çalışmalarla bölgenin kültür ve eko turizminin geliştirilmesi yer alıyor. Geçen yıllarda başkanlığını Kemal Derviş&#8217;in yaptığı &#8216;Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı&#8217; (UNDP) ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu projede işbirliği içinde&#8230;</p>
<p>Projenin danışmanlığını, yerel kalkınma modelleri üzerine çalışan Prof. Dr. Erol Çakmak yapıyor. Bölgeye gönül vermiş bir Erzurumlu Prof. Çakmak; bir de hemşerimiz var aralarında, Egemen Çakır. Projede &#8216;Saha Yöneticisi&#8217; olarak görev yapıyor, aslında orman mühendisi ama profesyonel dağcılık ve kamp rehberliği de yapıyor. Yolunuz oralara düşerse, mutlaka bulmanız gereken biri&#8230;</p>
<p>Güzel coğrafyanın güzel insanlarıyla da tanıştık. Uzun sefer denizciliğinden emekli olan Rıza Özsoy, DATUR&#8217;dan destek alarak bölgenin ilk pansiyonlarını kurmuş; ailesiyle birlikte konukseverliğin en güzel örneklerini sergiliyorlar şimdi ve nefis yemekler hazırlıyorlar. Neler mi yedik bu gezide? Say say bitmez. Bazıları bildik lezzetlerdi ama bazıları da benim gibi neredeyse yirmi yıldır &#8216;Anadolu Mutfağı&#8217;nı araştıran birini bile şaşırtacak tatlardı. Hem Rıza Amca&#8217;nın pansiyonunda hem de Pehlivan&#8217;ın Lokantası&#8217;nda güzel, lezzetli ve samimi sofralara konuk olduk. Bazılarını anlatayım ki, siz de yolunuz düştüğünde yemeden gelmeyin.<br />
PROJENİN TURİSTİK NOTLARI</p>
<p>+ &#8220;Doğu Anadolu Turizm Geliştirme Projesi&#8221;; doğası, zengin biyo çeşitliliği, yaban hayat gözlemciliği ve açık hava sporları açısından alternatif bir turizm merkezi olma potansiyeli taşıyan Çoruh Vadisi&#8217;nde başlıyor. Çoruh Vadisi&#8217;nde 2.5 yıl devam edecek ve sonrasında Türkiye&#8217;nin turizm açısından geliştirilebilir diğer bölgeleriyle sürdürülmesi planlanan projenin kapsamında turizm eğitimleri, bölgeye ilgi oluşturacak ve halka gelir getirecek yeni ürünlerin oluşturulması, tanıtım, örgütlenme ve sosyal çalışmalarla bölgenin kültür ve eko turizminin geliştirilmesi yer alıyor.</p>
<p>+ Çoruh Vadisi geçimini tarımdan sağlayan ve özel sektör ekonomisi ve girişimcilik kapasitesi gelişmemiş bir yöre. Ancak, coğrafi konumu ve zengin kültürel mirası ile yaz turizmi faaliyetleri için büyük bir potansiyel taşıyan bölgede başlatılan bu proje ile tarım dışında alternatif gelir kaynakları yaratarak bölgesel eşitsizliklerin azaltılmasına katkıda bulunmak hedefliyor.</p>
<p>+ Alternatif sporlar açısından önemli bir merkez olma potansiyeline sahip olan bölgede bu potansiyeli açığa çıkarmak için, zor ve kolay trekking rotalarını oluşturmak, nehir sporları için yeni alanlar belirlemek, dağ bisikleti konusunda kapasite geliştirme çalışmalarında bulunmak ve yerel halka bu konularda gelir sağlamalarına yönelik eğitimler vermek hedefleniyor.</p>
<p>+ Botanik açıdan çok zengin olan Çoruh Vadisi&#8217;nde endemik bitkiler, flora-fauanınyanı sıra kuş, kelebek ve yaban hayatı gözlemciliği de ön plana çıkıyor.</p></div>
<div>Proje kapsamında, flora-fauna ile ilgili seminerler ve geziler düzenleyerek yerel halkın konuyla ilgili bilinçlendirilmesi, botanik envanterinin oluşturulması, kuş gözlem noktalarının belirlenmesi, kuş göçleri ve kelebek izleme etkinliklerinin düzenlenmesi gibi çalışmalar yer alıyor.</p>
<p>+ Bölgenin en önemli özellikleri arasında 11. yüzyıla ait tarihsel dokular gösteriliyor. Özellikle bölgedeki tarihi manastırlar ve Gürcü kiliseleri dikkat çekiyor. Mevcut tarihi eserlerle ilgili verilerin toplanması ve derlenmesi projenin önemli ayaklarından birini oluşturuyor.</p></div>
<div>
A. Nedim Atilla / Akşam Gazetesi İzmir Temsilcisi</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2224-dogunun-kaderi-ve-lezzetleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türküler Erzurum&#8217;da dile geldi!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2049-turkuler-erzurumda-dile-geldi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2049-turkuler-erzurumda-dile-geldi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 08:43:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2049</guid>
		<description><![CDATA[TRT Erzurum Müdür Yardımcısı Dr. Merdan Güven&#8217;in yaklaşık 15 yıllık bir çalışmasının ürünü olarak ortaya koyduğu &#8216;Türküler Dile Geldi&#8217; isimli kitap piyasaya çıktı.
TRT Erzurum Müdür Yardımcısı Dr. Merdan Güven’in yaklaşık 15 yıllık bir çalışmasının ürünü olarak ortaya koyduğu ‘Türküler&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TRT Erzurum Müdür Yardımcısı Dr. Merdan Güven&#8217;in yaklaşık 15 yıllık bir çalışmasının ürünü olarak ortaya koyduğu &#8216;Türküler Dile Geldi&#8217; isimli kitap piyasaya çıktı.</p>
<p>TRT Erzurum Müdür Yardımcısı Dr. Merdan Güven’in yaklaşık 15 yıllık bir çalışmasının ürünü olarak ortaya koyduğu ‘Türküler Dile Geldi’ isimli kitabı Ötüken neşriyat tarafından yayımlandı.</p>
<p>Alanındaki en kapsamlı çalışma olan eserde Türkiye’nin her bölgesinden örnekleme biçiminde seçilmiş yüz adet türkü hikâyeleri ve notalarıyla birlikte okuyuculara sunuluyor. “Türküler Dile Geldi” adını taşıyan kitapta ayrıca, yaklaşık iki bin hikâyeli türkünün hangi eserde bulunabileceğini gösteren çok geniş bir türkü kimliği tablosu da yer alıyor.</p>
<p>Dr. Merdan Güven’in, “Türküler Dile Geldi” adını taşıyan eseri hikâyeli türküler üzerine kaleme alınmış en kapsamlı bilimsel çalışma olarak gösteriliyor.</p>
<p>Akademik çevreler tarafından da büyük beğeniyle karşılanan Dr.Güven’in piyasaya yeni çıkan eseri hakkında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Dilaver Düzgün şu değerlendirmede bulunuyor: “Bir milletin türkülerini yapanlar, kanunlarını yapanlardan daha güçlüdür. Bu eser, türkülerin ihmal edilen yönlerini, onlardaki şiiri, hikâyeyi, müziği, konusu ve içyapısıyla derinlemesine irdeleyen en kapsamlı eserlerden birisi olması ve bol miktarda malzemeyi geniş kitlelere sunması bakımından da büyük bir değer taşımaktadır.”</p>
<p> </p>
<p>Erzurum Ajans</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2049-turkuler-erzurumda-dile-geldi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KKEF Öğrencilerinden &#8216;Aforizmalar&#8217; sergisi!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2100-kkef-ogrencilerinden-aforizmalar-sergisi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2100-kkef-ogrencilerinden-aforizmalar-sergisi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 22:15:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göze Çarpanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2100</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim elamanı Dr. Necmettin karabulut ve öğrencileri tarafından düzenlenen &#8216;Görsel Aforizmalar&#8217; isimli resim sergisi, Kültür merkezi Sanat Galerisi&#8217;nde açıldı.
Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Güzel&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim elamanı Dr. Necmettin karabulut ve öğrencileri tarafından düzenlenen &#8216;Görsel Aforizmalar&#8217; isimli resim sergisi, Kültür merkezi Sanat Galerisi&#8217;nde açıldı.</p>
<p>Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim elamanı Dr. Necmettin karabulut ve öğrencileri tarafından düzenlenen “Görsel Aforizmalar” isimli resim sergisi, Kültür merkezi Sanat Galerisi’nde açıldı.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-2102" title="aforizmalar 1" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2009/11/aforizmalar-1.jpg" alt="aforizmalar 1" width="267" height="299" /></p>
<p>Serginin açılışını Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak yaptı. Koçak, Atatürk Üniversitesi’ndeki bütün fakültelerin birbiriyle yarış içerisinde olduklarına dikkat çekti ve “Bu çalışmalar bizi mutlu ediyor. Bilime olduğu kadar sanatsal faaliyetlere de verilen bu önem ve değer, sadece öğrencilerimizin yeteneklerini ortaya çıkarıp geliştirmiyor, aynı zamanda onların estetik zevklerinin derinleşmesinde de önemli bir rol oynuyor” dedi.</p>
<p>Bakü Devlet Üniversitesi’nin kuruluşunun 90. Yıl kutlamalarına katılmak üzere Azerbaycan’a gittiğini ve burada Türkiye’ye temsilen çağrılan on üniversite adına bir konuşma yaptığını ifade eden Koçak, şunları kaydetti:“Atatürk Üniversitesi büyük bir üniversitedir. Biz Türkiye’de bir yarış içinde değiliz.</p>
<p>Hedefimiz üniversite eğitiminde gelişmiş ülkelerin üniversiteleriyle yarışmak. Atatürk Üniversitesi’ni bir dünya üniversitesi yapmak öncelikli hedefimizdir. Bu hedef doğrultusunda Çin’den başlayarak, Uzakdoğu ve bazı Asya ülkeleri üniversiteleriyle ikili protokoller imzaladık. Aynı adımları Kafkas ülkelerinin üniversiteleriyle de attık. Azerbaycan’la daha yakın bir ilişki içindeyiz.</p>
<p>Bu üniversitelerle ortak projeler yapmak, öğrenci değişimi sağlamak istiyoruz. Bunların temellerini atıyoruz. Atatürk Üniversitesi’ni komşu ülkelerin bir çekim alanı yapmak için her türlü çabayı gösteriyoruz.”</p>
<p>Açılışta konuşan KKEF Dekanı Prof. Dr. Ali Yıldırım da konuşmasında, sanatsal faaliyetlerin önemi üzerinde durdu. Yıldırım, bilim ve sanat yoluyla yapılan sorgulamanın yeni bir şeyler üretmenin başlıca yollarından biri olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p>Serginin açılışına öğrenciler, öğretim üyeleri ile Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Samih Diyarbakır ve Erzurum Vali Yardımcısı Ahmet Karatepe’de katıldı.</p>
<p>Sergide öğrencilerin çok sayıda yapıtı yer alıyor. Sergi hafta sonuna kadar gezilebilecek.</p>
<p> </p>
<p>Erzurum Ajans</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2100-kkef-ogrencilerinden-aforizmalar-sergisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ADT, Erzurum Yolcusu</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2092-adt-erzurum-yolcusu</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2092-adt-erzurum-yolcusu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 22:06:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2092</guid>
		<description><![CDATA[Ankara Devlet Tiyatrosu (ADT) yapımı, &#8220;Tek Kişilik Şehir&#8221; Antalyalı, &#8220;Don Giovanni ve Uşağı Pulcinella&#8221; da Erzurumlu sanatseverlerle buluşuyor.
Devlet Tiyatrolarının Kasım ayı turne programına göre, Behiç Ak´ın yazdığı, Serhat Nalbantoğlu´nun yönettiği Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı, ödüllü oyun &#8220;Tek Kişilik Şehir&#8221;&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Devlet Tiyatrosu (ADT) yapımı, &#8220;Tek Kişilik Şehir&#8221; Antalyalı, &#8220;Don Giovanni ve Uşağı Pulcinella&#8221; da Erzurumlu sanatseverlerle buluşuyor.</p>
<p>Devlet Tiyatrolarının Kasım ayı turne programına göre, Behiç Ak´ın yazdığı, Serhat Nalbantoğlu´nun yönettiği Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı, ödüllü oyun &#8220;Tek Kişilik Şehir&#8221; 11-14 Kasım tarihleri arasında Antalya Devlet Tiyatrosu´nda izlenebilecek&#8230;</p>
<p>Ankara Devlet Tiyatrosu (ADT) yapımı, &#8220;Tek Kişilik Şehir&#8221; Antalyalı, &#8220;Don Giovanni ve Uşağı Pulcinella&#8221; da Erzurumlu sanatseverlerle buluşuyor.</p>
<p>Devlet Tiyatrolarının Kasım ayı turne programına göre, Behiç Ak´ın yazdığı, Serhat Nalbantoğlu´nun yönettiği Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı, ödüllü oyun &#8220;Tek Kişilik Şehir&#8221; 11-14 Kasım tarihleri arasında Antalya Devlet Tiyatrosu´nda izlenebilecek.</p>
<p>Sanat Kurumu´nun 2007-2008 &#8220;En İyi Yönetmen&#8221;, &#8220;En İyi Erkek ile Kadın Oyuncu&#8221; ve &#8220;En İyi Çevre Tasarımı&#8221; Ödüllerini alan oyunun dekor ve giysi tasarımı Işın Mumcu´ya, ışık tasarımı Şükrü Kırımoğlu´na ait.</p>
<p>Oyunda Cüneyt Mete, Devrim Yakut, Benian Dönmez, Merve Gül, Melih Duran ve Halit İlker Altan rol alıyor. Teknolojinin ve bireyselleşmenin oluşturduğu tek kişilik dünyaların bir eleştirisi olan oyun izleyiciye şu soruları yöneltiyor:</p>
<p> </p>
<p>&#8220;Aileler artık tek kişilik mi? Teknoloji yazın üşümemizi, kışın terlememizi mi sağlıyor? Artık hayat bir takım kurslara gitmekten ibaret mi? Ekonominin kötüye doğru gittiğini havanın ve suların temizlenmesinden anlayabilir miyiz? İnsanlar sırf kendi çıkarları için mi intihar ediyor?</p>
<p>Şehirler şehir dışına mı taşınıyor? Küsmek kalp ve damar hastalıklarına iyi gelir mi? Kendimizi en yalnız hissetmediğimiz anlar, yalnız kaldığımız anlar mı? Kendinize gülebilirsiniz ama kendinizi gıdıklayabilir misiniz? Kandırılması en kolay canlılar erik ağaçları mı?&#8221;</p>
<p>Angela Savelli´nin yazdığı ve yönettiği Durdu Kundakçı´nın Türkçeye çevirdiği &#8220;Don Giovanni Ve Uşağı Puncinella&#8221; ise 12-14 Kasım tarihleri arasında Erzurum Devlet Tiyatrosu´nda sahnelenecek.</p>
<p>Oyunun, dekor tasarımı Elena İvanova, giysi tasarımı Hakan Dündar, ışık tasarımı Zbigniew Wichlacz tarafından hazırlandı. Bestesi Nicole Piovani´ye, müzik düzeni Can Atilla´ya ait olan oyunda; Suat Karausta, Tolga Tekin, Serap Engin, Murat Özgen, T. Tolga Tecer, Zeynep Yasa ve Ebru Uysal rol alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2092-adt-erzurum-yolcusu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum, folklorik bebeklerimiz artık patentli!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2065-erzurum-folklorik-bebeklerimiz-artik-patentli</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2065-erzurum-folklorik-bebeklerimiz-artik-patentli#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Nov 2009 21:14:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2065</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum Girişimci Kadınlar Derneği Başkanı Zekiye Çomaklı, Erzurum folklorik bebekleri için patent aldıklarını bildirdi.
 
Çomaklı, Erzurum&#8217;a bir marka kazandırmayı amaçladıklarını ve nihayetinde 203525 sahip numarası ve 2008 05956 tescil numarası ile bebeklerin patentini aldıklarını açıkladı.
 
Çomaklı, &#8220;İlimizdeki atıl&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Erzurum Girişimci Kadınlar Derneği Başkanı Zekiye Çomaklı, Erzurum folklorik bebekleri için patent aldıklarını bildirdi.</p>
<p align="justify"> </p>
<p align="justify">Çomaklı, Erzurum&#8217;a bir marka kazandırmayı amaçladıklarını ve nihayetinde 203525 sahip numarası ve 2008 05956 tescil numarası ile bebeklerin patentini aldıklarını açıkladı.</p>
<p align="justify"> <img class="alignnone size-medium wp-image-2067" title="bebek+çalýþmalar" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2009/11/bebek+çalýþmalar-198x132.jpg" alt="bebek+çalýþmalar" width="198" height="132" /></p>
<p align="justify">Çomaklı, &#8220;İlimizdeki atıl kadın iş gücü potansiyelini harekete geçirip bu potansiyeli ekonomiye kazandırmayı amaçlayan projelere imza atmaya çalışıyoruz. Bu projelerden biri de folklorik bebek yapımı ile ilgili olan projeydi. İlimize gelen yerli ve yabancı turistlerin Erzurum&#8217;da oltu taşı haricinde alabilecekleri hediyelik özgün bir eşya yoktu. Bundan yola çıkarak bebeklerimizin patentini almak için başvuru yaptık.</p>
<p align="justify"><img class="alignnone size-medium wp-image-2068" title="dadas-bebek" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2009/11/dadas-bebek-198x132.jpg" alt="dadas-bebek" width="198" height="132" /></p>
<p align="justify">Proje sonrası bunu dernek denetiminde atölye olarak çalıştırmak isteyen hanımlarımız oldu ama yer bulamadığımız için erteledik. Umuyoruz ki valiliğimiz ya da başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerimiz bir mekan tahsis edip artık bir marka olan bebeklerin yapımı için atölye kurmamıza yardımcı olur&#8221; dedi.</p>
<p align="justify"> </p>
<p>Patentin alımı için başvuruda bulundukları zaman Avrupa Erzurumlular Federasyonu Başkanı Zeki Çakal&#8217;ın maddi desteği için teşekkür eden dernek yönetimi, özellikle Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin bununla ilgilenmesini beklediklerini sözlerine eklediler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2065-erzurum-folklorik-bebeklerimiz-artik-patentli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeyneloğlu, “Nefes, bir kahramanlık öyküsü değil”</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1970-zeyneloglu-%e2%80%9cnefes-bir-kahramanlik-oykusu-degil%e2%80%9d</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1970-zeyneloglu-%e2%80%9cnefes-bir-kahramanlik-oykusu-degil%e2%80%9d#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 15:25:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=1970</guid>
		<description><![CDATA[Bağımsız Cumhuriyet Partisi İstanbul İl Başkanı Öznur Zeyneloğlu, Nefes isimli sinema filmini Farklı bir Eleştiri getirdi.
Zeyneloğlu, “Öncelikle söyleyelim ki ‘Nefes, adlı filimin konusu, bir kahramanlık öyküsü değil. Son zamanlarda, Atatürk’e ve Türk ordusuna karşı yapılan sinsi saldırının bir halkası&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsız Cumhuriyet Partisi İstanbul İl Başkanı Öznur Zeyneloğlu, Nefes isimli sinema filmini Farklı bir Eleştiri getirdi.</p>
<p>Zeyneloğlu, “Öncelikle söyleyelim ki ‘Nefes, adlı filimin konusu, bir kahramanlık öyküsü değil. Son zamanlarda, Atatürk’e ve Türk ordusuna karşı yapılan sinsi saldırının bir halkası niteliğinde. ‘Mustafa, filmini yapan Can Dündar yapımı, paralelinde bir propaganda filmi.</p>
<p>Film başlarken bir savaşın neden, niçin nerede, kimler veya hangi uluslar arasında, ne zaman geçtiğine dair hiçbir ön Anlatım yok. Böyle filimler de ön anlatım yapılır, sadece Hikayenin bir kurgu olduğu vurgulanır.</p>
<p>Filimde, sarp dağlarda, bulutlar arasında bir komando birliği ile teröristler arasında geçen çatışma ve baskın anlatılıyor. Komutan yüzbaşının, şehit düşen Arkadaşının acısıyla morali bozuktur. Saçma denecek kadar tuhaf Konuşmalar yapar. Gerçekte, Türk komutanları daima, askerlerine Yüksek Yüksek Maneviyat aşılar. Yüzbaşı, Arkadaşını öldüren ‘Doktor, kot adlı teröristten intikam almak için, araziye çatışmaya çıkar. Yüzbaşı, Doktor ekibinden Bazılarını öldürür ve bir yaralı kadını esir alır, yaralı kadının boğazını sıkarak ona bir nevi işkence yapar ki, Türk geleneğinde esirlere işkence yoktur. Türk subayı işkenceci olarak gösteriliyor.</p>
<p>Çatışma olmadığı zamanlar, askerler Türkü söyleyerek, aileleriyle telefon ile konuşarak vakit geçirirler. Bir asker, Atatürk büstünü zaman zaman silerek Parlatır.</p>
<p>Daha sonra bir baskında, Türk Yüzbaşı, Alnının ortasından bir kurşun yiyerek şehit olur. Atatürk büstü yerlere düşmüştür. Baskın sonrası yerden kaldırılır. Yerine konur.</p>
<p>Yüzbaşı ölümünün öncesi, asıl olan der nefes alabilmektir. Yüzbaşı,”Savaşta ölen kurban, öldüren katildir”gibi laflar eder. Gerçekte Türk geleneğinde ölen şehit çarpışan gazidir. Şehitlik yüce bir mertebedir. Yüzbaşının, akılları alt üst eden bu cümlesini Cumhuriyet gazetesi yazarı Sungu Çapan en iri puntolarda, kültür sayfasının başlığında kullanmıştır. (30 Ekim 2009)</p>
<p>Türk ordusunun savaş gücünü kıran ve askere evlatlarını davul, zurna ile gönderen Türk halkinin düşüncelerini alt üst eden bu cümleyi Esefle kınıyorum.</p>
<p>En Çok Üzüldüğüm bir nokta da, CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL’IN ve Genel Kurmay Başkanı’nın ‘Filmi Beğendik”şeklinde ki beyanlarıdır.</p>
<p>Avrupa’ya da satmaya düşündükleri bu filmin Yoğun bir propaganda filmi olduğunun farkına varmalıydılar.</p>
<p>Cumhuriyet yazarlarından Deniz Som’u da gerçeği gördüğü için kutluyorum “dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1970-zeyneloglu-%e2%80%9cnefes-bir-kahramanlik-oykusu-degil%e2%80%9d/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu mektup Erzurum’u karıştırır</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1915-bu-mektup-erzurum%e2%80%99u-karistirir</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1915-bu-mektup-erzurum%e2%80%99u-karistirir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 20:58:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=1915</guid>
		<description><![CDATA[TRT AVAZ televizyonunda yaynlanan Çeyiz Show adlı şehirlerin kültürü, gelenekleri, yemekleri, müziği ve halaylarının sergilendiği aynı zamanda diğer şehirlerle yarıştığı bir programa katılmak üzere Erzurum&#8217;u temsilen katılan genç yarışmacı kızımız Günseli&#8217;nin başına gelenleri anlatan şikayet mektubu&#8230;
Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk’e,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>TRT AVAZ televizyonunda yaynlanan Çeyiz Show adlı şehirlerin kültürü, gelenekleri, yemekleri, müziği ve halaylarının sergilendiği aynı zamanda diğer şehirlerle yarıştığı bir programa katılmak üzere Erzurum&#8217;u temsilen katılan genç yarışmacı kızımız Günseli&#8217;nin başına gelenleri anlatan şikayet mektubu&#8230;</div>
<div>Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk’e, mektup yazdılar.</div>
<div>Yaşanan rezaletleri bir bir sıraladılar.</div>
<div><strong>İşte bakın o mektupta neler yazdılar.</strong></div>
<div>Hangi müdürü şikayet ettiler.</div>
<div>İşte Erzurum’da gündem olacak ve çok konuşulacak o mektup…</div>
<div>Bu mektup Erzurum Valisine de gönderildi&#8230;</div>
<p><strong>Sözde Değil Özde Erzurum’ lu Olmak</strong></p>
<p>Sayın Valim Başlıktan dolayı sizin şahsınız ve ulvi makamınızdan binlerce kez özür diliyoruz. Ancak bunları yazmalıydık çünkü size, makamınıza ve Erzurum&#8217;a olan saygımız ve sevgimizden dolayı yazmalıydık..</p>
<div>Sayın valim Erzurum adına 250 milyon insana ulaşan TRT avaz ve TRT Anadolu da yayınlanan Çeyiz Show adlı şehirlerin kültürü, gelenekleri, yemekleri, müziği ve halaylarının sergilendiği aynı zamanda diğer şehirlerle yarıştığı bir programa katılmak üzere Erzurum un köklü ailelerinden birinin kızı olan Günseli DEMİR arkadaşımız TRT ye yaptığı müracaat sonrasında Erzurum adına yarışması için seçilmiştir.</div>
<div>Biz tabii ki Erzurum adına yarışan Günseli arkadaşımızın ilk olarak Erzurum a giderek şehrin En büyük makamında olan siz değerli insanı ziyaret etmesi gerektiğini söyledik,ve kendisi de bunun doğru olduğunu söyleyerek Hem sizi hem de sayın Belediye Başkanını ziyaret etmek üzere Erzurum’a geldik.</div>
<div>Tabi önce çok kibar ve seviyeli bir insan olan özel kalem müdürünüz İlyas beyle görüşerek randevu talebinde bulunduk. O dönemde hem sayın başbakanımızın Erzurum ziyaretlerinden dolayı hem de Cumhuriyet bayramı kutlamalarından dolayıdır ki müsait olmadığınızı ancak bizlere sonuz destek verdiğinizi ve bizim Kültür müdürü Sayın Fikret beyle görüşmemiz gerektiğini ve tüm konularda yardımcı olacağını özel kalem müdürümüz bize ve Fikret beye emirlerinizi ilettiler.</div>
<div>Biz daha sonra Belediye başkanımız Ahmet beyin makamına gittik, kendisiyle gayet sıcak bir sohbetten sonra konuyu anlattık Erzurum un TRT de yarışmaya katılacağını ve Günseli hanımın temsil edeceğini söyledik kendileri de memnun olduklarını ve sayın valimiz emirlerinde bize ne görev düşüyorsa yerine getireceğiz dediler.</div>
<div>ve bizde oradan ayrılarak Kültür müdürü Fikret beyin makamına gittik başkanımızın da söylediklerini kendilerine ilettik ve kendiside yine valilik kurumunda çalışan <strong>Muhsin Koç</strong> adında birini çağırarak birlikte liste yaptık İstanbul da ki programda ne sergilemek istediğimizi bir liste halinde sunduk,kendileri de fikirlerini söylediler birleştirdik ve sonuç olarak bizim Erzurum dan ayrılmamız gerektiğini Günseli hanımın İstanbul a Stüdyoya gitmesi gerektiğini söyleyerek diğer ziyaretlerimizi de bitirerek Erzurum dan ayrıldık.</div>
<div>Belediye ve valiliğimizle ortaklaşa görev dağılımı yaptık. Erzurum’dan ayrıldık, ancak gözümüz arkada kalmıştı çünkü sizin emirlerinizin yerine getirebileceklerine inanmamıştı, Ancak size de bu durumu direkt olarak aksettiremediğimizden özel kalem müdürünüz aracılığıyla yarışmaya 2 gün kalmasına rağmen telefonla görüştüğümüz Fikret beyin hiç bir şeyin umurunda olmadığını tavrı ve konuşmalarıyla tahmin ediyorduk.</div>
<div> İlyas Bey e durumu bildirdik İlyas Bey ‘Sayın valimizin Emirleri vardır nasıl böyle umarsız ve tutarsız olabilirler’ diyerek Fikret bey’e hemen döneceğini ve konuyla ilgileneceğini belirtti.</div>
<div>Daha sonra İlyas bey bize dönerek Fikret beyle konuştuğunu verilen görevleri yerine getireceğini ve bize Fikret beyin döneceğini söyledi yarışma bitti hala dönecek ve programdan önceki son gecede biz aradık telefonu kapalı yine aradık çalıyor açmıyor ve yine aradık çalıyor telefonu açmıyor, bu kadar umarsız olamaz bir insan bu hele de önemli bir müdürlükteyse..</div>
<div>Sayın valim saatlerce gecelerce aradık açmadı görüşemedik Muhsin beyi arıyoruz biz ne anlatmaya çalışıyoruz o ne anlatıyor biz bir türlü çözemedik, bakıyoruz, sanırım ayarlayacağız, şimdi bunun sırası değil’ gibi cevaplar veriyor,burada söylemeye gerek duymadığımız ifadeler.</div>
<div>Ve biz çok üzüldük ne aradık ne bulduk diye, zira amacımız yalnızca Erzurum&#8217;u temsil etmekti&#8230;</div>
<div>Ve yarışma gecesi oldu Erzurum’ dan gelecek eşyaların yola çıkması gerekiyor arıyoruz ulaşamıyoruz.</div>
<div>İlyas beye ulaşıyoruz oda çaresiz kalıyor telefonları kapalı ve hatta Muhsin beyin kendisine ulaşmasını söylememizi iletti bizde Muhsin beye ‘özel kalem müdürü sizin kendisini aramanızı söyledi’ dedik bize Muhsin beyin verdiği cevap ‘<strong>o kim oluyor ki ben onu arayacakmışım söyleyin o beni arasın’</strong> dedi.</div>
<div>biz şok olduk ‘özel kaleme nasıl bir tavır ve saygısızlıktır bu’ diye Şaşkındık.<br />
Tabı biz ortamı germemek için sessiz kaldık o gece yarışmacı arkadaşımız bu durum ve stresten dolayı hastaneye TRT çalışanları tarafından baygın halde götürüldü saatlerce tedavi uygulandı 20 yaşında üniversite öğrencisi bir genç kızın’ Memleketimi temsil edeceğim’ diye düştüğü durumlara bakın bunun da bir ailesi annesi babası sevenleri var yazık günah diye hıc düşünen olmadı 1 haftada neler çektiğimizi sıze ulaşıp anlatamadık, ve programa saatler kala Günseli mecburen hastaneden ayrıldı.</div>
<div>Çaresiz kalakaldık. Erzurum dan istediğimiz hiç bir şey bize ulaşmadı,ancak yarında program vardı mecburen çıkıp Erzurum’u temsil etmemiz gerekiyordu,İstanbul’dan ve Erzurum dan birkaç tanıdığımız büyüğümüzü aradık ve sağ olsun <strong>Zekiye ÇOMAKLI</strong> hanımefendinin vasıtasıyla İstanbul Aşkaleliler Federasyonuna ve birkaç hemşerimize ulaşıp Erzurum’a ait çeyiz eşyaları bularak İstanbul’ un bir ucundan bir ucuna eşya taşıdık,ve programı daha doğrusu Erzurum’u bu imkansızlıklar içerisinde hiç bir destek alamadan yaptık,sizleri canlı yayın için aradık ancak zat-ı aliniz toplantıda olduğundan müsait olamadınız, kültür müdürü Fikret bey hangi yüzle aradıysa bizi aradı, ısrarla canlı yayına katılacağım dedi.</div>
<div>Çok güldük ‘neyi anlatacaksın Fikret bey 1 tane kilim, 3 yastık,100 gr Erzurum şekeri, 2 tane kongre binası ve medrese tablosunu bize yollayamadığını mı anlatacaksın’ dedik ve canlı yayına alamayacağımızı kendilerine ilettik.</div>
<div>Ve elimizdeki imkanlarla programı tamamladık,yarışma sonucunda tabii ki kim memleketinden destek gördüyse ve kimler şehirlerini örneklerle en iyi şekilde sergileyip memleketleri adına özel eşyalarını kimler İstanbul’a taşıdıysa onlar 1. olurken bizlerde maalesef başımıza gelen bu talihsizlikler yüzünden az farkla ancak 3.olabildik, 1 olamayışımızın nedenleri yukarıdadır,bu inşallah bizlere tecrübe olur bir dahaki program ve organizasyonlarda bize ilgi gösterilmedi umarım diğer Erzurum sevdalısı olan arkadaşlarımıza ilgi gösterilir.</div>
<div>Sayın valim başınızı ağrıttık, binlerce kez yukarıdaki yazdıklarımız için özür diliyor affınıza sığınıyoruz.</div>
<div>Yazmalıyız ki bunlardan haberiniz olsun, yazmalıyız ki sizin kalite ve seviyenize, hızınıza yetişemeyen birileri çevrenizde kurumunuzda sizi temsil etme hakkına, onuruna sahip olamasın.</div>
<div>Yazmalıyız kı kendini ve yaşadığı şehrin önemini bilmeyen bürokratlar, bir şehrin Şehr-ül Emini, ilk ve son söz sahibi olan en büyük makamı olan valilik makamının emirlerini yerine getirmesini öğrensinler.</div>
<div>Müsaadelerinizle sizin aracılığınızla Sözde değil özde Erzurum’ lularada sevgi ve saygılarımızı iletiyoruz.</div>
<div>Son olarak İlyas Demir beye,bize vermiş olduğu manevi destekten, moral ve yardımlarından dolayı Zekiye Çomaklı hanım efendiye ve İstanbul da ki Aşkaleliler Federasyonu Başkanı Erdal Sağır’a, Evrak başkanı Erdal Güzel’e ve Duyarlı Erzurum basın kuruluşlarına,bize yardımcı olmaya çalışan herkese müsaadelerinizle teşekkür ediyoruz,..</div>
<div>Saygılarımızla..<br />
Arz ederim.<br />
Günseli DEMİR- YARIŞMACI<br />
Ünal TORUN- Program Koordinatörü</div>
<p> </p>
<p> </p>
<div>Gün &#8211; Ha</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1915-bu-mektup-erzurum%e2%80%99u-karistirir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haydi Erzurum, Günseli destek bekliyor</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1852-haydi-erzurum-gunseli-destek-bekliyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1852-haydi-erzurum-gunseli-destek-bekliyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 12:55:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Göze Çarpanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=1852</guid>
		<description><![CDATA[TRT Avaz da yayınlanan ve şehirlerin yarıştığı; tarih, kültür, gelenek, sanat, yemek, yöresel giysi, müzik bar oyunları ve özel becerilerin sergilendiği Çeyiz Show adlı programda bu hafta Erzurum yarışacak.
DİKKAT!&#8230;
Yarışmada Erzurum’un kazanması için, cep telefonlarının mesaj bölümünden büyük harflerle&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TRT Avaz da yayınlanan ve şehirlerin yarıştığı; tarih, kültür, gelenek, sanat, yemek, yöresel giysi, müzik bar oyunları ve özel becerilerin sergilendiği Çeyiz Show adlı programda bu hafta Erzurum yarışacak.</strong></p>
<p><strong>DİKKAT!&#8230;</strong></p>
<p>Yarışmada Erzurum’un kazanması için, cep telefonlarının mesaj bölümünden büyük harflerle<strong> CEYİZ</strong> boşluk bırakıp <strong>104 </strong>yazıp<strong> 3969 ‘a</strong> göndermek gerekiyor.</p>
<p>Erzurum, TRT Avaz da yayınlanan &#8220;Çeyiz Show&#8221; adlı programda hem tanıtılacak, hem yarışacak. Türkiye ile birlikte komşu Türk Cumhuriyetlerine de yayın yapan yaklaşık 250 milyon kişiye ulaşan yayın organı olan TRT Avaz da 14 hafta önce başlayan şehirlerin yarıştığı; tarih, kültür, gelenek, sanat, yemek, yöresel giysi, müzik bar oyunları ve özel becerilerin sergilendiği &#8220;Çeyiz Show&#8221; adlı yarışma programında bu hafta pazartesinden itibaren 5 gün sürecek canlı yayınla Erzurum yarışacak.</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-1858" title="gunseli-diiikweb" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2009/11/gunseli-diiikweb-81x132.jpg" alt="gunseli-diiikweb" width="81" height="132" /></p>
<p>Müracaatların ardından yapılan tercihler sonrasında Erzurum’u temsil etmek için Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencisi Günseli Demir seçildi.<br />
Yarışmada Erzurum ile birlikte 5 şehir yarışacak ve 1 hafta içinde her yarışmacı 1 günde kendi şehrini yöresini, kültürü, sanatı, geleneği, göreneği, bar oyunlarını ve özel becerileriyle temsil edecek. Yarışmacılar, şehirler birbirleriyle yarışacak.<br />
Yarışmada 3 jüri üyesi de yarışmacılara performanslarına göre puanlar verecek. Yarışma formatına göre, en büyük kazanma faktörü de, kısa mesajlarla yarışmacıların hemşerileri ve sevenleri tarafından desteklenmesiyle olacak.<br />
Yarışmaya katılmak üzere Erzurum’a gelen Günseli Demir, Vali Sebahattin Öztürk, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler ile Kültür ve Turizm Müdürü Fikret Öztürk ile görüştü.<br />
Yetkililer, Demir’e başarı dileyerek yarışma boyunca yanlarında olacaklarını ve Erzurum’un tanıtımı için destek verdiklerini belirttiler.<br />
TRT Avaz TRT 2 ve TRT 3’te yayınlanacak olan yarışma programı 2 Kasım ile 6 Kasım arasında canlı olarak ekranlara gelecek ve Erzurum 5 Kasım’da yarışacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1852-haydi-erzurum-gunseli-destek-bekliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefes Kesen “Usta Nefesler”</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1808-nefes-kesen-%e2%80%9custa-nefesler%e2%80%9d</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1808-nefes-kesen-%e2%80%9custa-nefesler%e2%80%9d#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2009 12:30:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[bale]]></category>
		<category><![CDATA[gösteri]]></category>
		<category><![CDATA[opera]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=1808</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi&#8217;nin davetlisi olarak Erzurum&#8217;a gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Bale Genel Müdürlüğü İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçıları verdikleri; &#8220;Usta Nefesler&#8221; konseriyle dinleyicilere unutulmaz dakikalar yaşattı.
Atatürk Üniversitesi’nin davetlisi olarak Erzurum’a gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk Üniversitesi&#8217;nin davetlisi olarak Erzurum&#8217;a gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Bale Genel Müdürlüğü İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçıları verdikleri; &#8220;Usta Nefesler&#8221; konseriyle dinleyicilere unutulmaz dakikalar yaşattı.</p>
<p>Atatürk Üniversitesi’nin davetlisi olarak Erzurum’a gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Bale Genel Müdürlüğü İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçıları verdikleri “Usta Nefesler” konseriyle dinleyicilere unutulmaz dakikalar yaşattı.</p>
<p>Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konseri Aşkın Usta yönetti. Aytül Büyüksaraç (soprano), Fahri Önoğlu (tenor), Tevfik Rodos (bas) ve Aşkın Usta (fago)’nın solist olarak katıldığı Usta Nefesler Konserinde, orkestra ise, Lalecan Özay, Ruşen Muzaffer, Cemal Önder, Gökçehan Gezen, Ahmet Suat İde, Özgür Erdem, Çağrı Çolakoğlu, Cemile Cabbarova, Müjgan Aydın, Yavuz Akalın, Ercüment Gümüşel ve Asım Tarhan’dan oluştu.</p>
<p>Sanatçılar, İzmir’in Kavakları, Egeo-His, Beyaz Giyme Söz Olur, Sabahın Seherinde, Gel Gör Beni Aşk Neyledi, Maskeler, Bülbülüm Altın Kafeste, Yemen, Divane Aşık, Kırmızı Buğday, Sarı Gelin, Odam Kireçtir Benim, Ninni, İki keklik, Ah, bir ataş ver, Asla Unutamam, Bozkırın sesi ve O sole Mie parçalarını seslendirdi.</p>
<p>Usta Nefesler Konseri’ni, Atatürk Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Sebahattin Tüzemen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Samih Diyarbakır, Genel Sekreter Doç. Dr. Üstün Özen, akademisyenler ve öğrenciler izledi.</p>
<p>Konserden sonra Atatürk Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Sebahattin Tüzemen, sanatçılara teşekkür plaketi ve bir buket sundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1808-nefes-kesen-%e2%80%9custa-nefesler%e2%80%9d/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ediz Hun, Uzundere&#8217;de cağ kebabın başına geçti</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1655-ediz-hun-uzunderede-cag-kebabin-basina-gecti</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1655-ediz-hun-uzunderede-cag-kebabin-basina-gecti#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 07:00:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Uzundere]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=1655</guid>
		<description><![CDATA[Yeşilçam&#8217;ın ünlü isimlerinden Ediz Hun, 4&#8242;üncü Uluslararası Dadaş Film Festivali&#8217;ne katılmak için geldiği Erzurum&#8217;da cağ kebap kesti, hayranlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Uzundere ilçesine bağlı Yedigöller&#8217;de hafta sonu tatili yapan sinema sanatçısı Ediz Hun, cağ kebabının yapıldığı ocağın başına geçti. 
Alevler&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small;">Yeşilçam&#8217;ın ünlü isimlerinden Ediz Hun, 4&#8242;üncü Uluslararası Dadaş Film Festivali&#8217;ne katılmak için geldiği Erzurum&#8217;da cağ kebap kesti, hayranlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Uzundere ilçesine bağlı Yedigöller&#8217;de hafta sonu tatili yapan sinema sanatçısı Ediz Hun, cağ kebabının yapıldığı ocağın başına geçti. </span></p>
<p><span style="font-size: small;">Alevler arasında pişen etten kesen Ediz Hun, kebapları misafirlere ikram etti. Sıcak ve samimi tavırlarıyla dikkat çeken Ediz Hun, hayranlarını kırmayarak hatıra fotoğrafı çekildi.<br />
Erzurum&#8217;u çok beğendiğini söyleyen sanatçı Hun, &#8220;Umarım Dadaş Film Festivali de Antalya Altın Portakal Film Festivali kadar büyük bir organizasyon olur&#8221; dedi.<br />
Ediz Hun’u karılarında gören hayranları ise şaşkınlıklarını gizleyemeyerek, “ Kendisini hem sinemada, hemde siyasi hayatında yakından takip ettik.<br />
Türkiye’de gerçek sanatçılar içerisine girecek bir kaç isimden biri. Ediz Hun’u yeni filmleriyle görmek istiyoruz. Oynadığı filmler bugün gibi halen hafızalarımızda”dediler.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Palandöken</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1655-ediz-hun-uzunderede-cag-kebabin-basina-gecti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
