<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erzurum Haber Gazetesi &#187; ŞİKAYETİM VAR!..</title>
	<atom:link href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/author/sikayetimvar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com</link>
	<description>ErzurumHaberGazetesi.com</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 16:23:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Özel kalem sekreterine verilen skandal ceza!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11656-ozel-kalem-sekreterine-verilen-skandal-ceza</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11656-ozel-kalem-sekreterine-verilen-skandal-ceza#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 16:17:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Tortum]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11656</guid>
		<description><![CDATA[Belediyenin tek bayan personeline verilen sokak temizliği cezasına halk tepki gösterdi.
Erzurum İli Tortum İlçesi Şenyurt Belde Belediyesinin işçi kadrolu tek bayan personeli Meryem Keleş’e belediye başkanının verdiği cezaya belde halkından tepki yağdı.
Belediye başkanlık makamı özel kalem sekreterliği yaptığı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Belediyenin tek bayan personeline verilen sokak temizliği cezasına halk tepki gösterdi.</strong></p>
<p>Erzurum İli Tortum İlçesi Şenyurt Belde Belediyesinin işçi kadrolu tek bayan personeli Meryem Keleş’e belediye başkanının verdiği cezaya belde halkından tepki yağdı.</p>
<p>Belediye başkanlık makamı özel kalem sekreterliği yaptığı belirtilen Meryem Keleş adlı bayan personeli, <strong>Belediye Başkanı Ali Anlar </strong>tarafından 26 Temmuz 2010 tarihinde sokak temizliği yapma görevi ile görevlendirerek bir nevi cezalandırdığı ifade edilmektedir.</p>
<p> <img class="aligncenter size-full wp-image-11658" title="senyurt-belde" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/senyurt-belde.gif" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p><strong>Böyle ceza olur mu?</strong></p>
<p>Gazetemizi telefonla arayarak ve mail atarak bu vahim durumu bildiren belde halkı, insan onurunu rencide eden bu tutumundan dolayı <strong>Şenyurt Belde Belediye Başkanı Ali Anlar’a</strong> tepki gösterdiklerini belirttiler.</p>
<p><strong>Bu durum, vicdan sahibi herkesi rahatsız eder…</strong></p>
<p> Belde sakinleri; “Erzurum İli Tortum İlçesi Şenyurt Beldesinde yapılan bir haksız uygulamayı dile getirmek istiyoruz. Şenyurt Beldesinde işçi statüsünde görev yapan ve Belediyenin tek bayan çalışanı olan Meryem KELEŞ Belediye Başkanı Ali ANLAR tarafından Başkan Özel Kalemindeki görevinden alınarak temizlik işlerine verilmesi ve beldenin sokaklarını temizlettirmesinden duyduğumuz rahatsızlığı sizinle paylaşmak istedik.</p>
<p><strong>Adaletin bumu başkan!.. </strong></p>
<p> Uzun yıllardan beridir Şenyurt Beldesinde görev yapan ve bu güne kadar her hangi bir yanlışı ve hatası olmayan Meryem KELEŞ Başkan tarafından haksız bir şekilde görevden alınarak temizlik işlerinde görevlendirilmiştir. Bizler, tamamen insani duygularla durumu size aktarıyoruz. Beldede yapacağınız küçük bir araştırma sonucunda yapılan uygulamanın yanlış olduğunu ve halkın da bu durumdan rahatsız olduğunu göreceksiniz.</p>
<p>Belediyeden aldığı maaşla 65 yaşındaki annesine, bakmakta olan Meryem KELEŞ in annesi ile Başkan arasında, yine haksız bir işlem sonucu evlerinin bahçe duvarını imar planına aykırı olarak daha geriden yapmak istemesi sonucu çıkan bir tartışma sonucunda böylesine bir haksızlık uygulanmıştır.</p>
<p>Yöneticilerin birinci görevi beldelerinde ki yardıma muhtaç insanlara yardım etmek olması gerekirken, böyle haksız bir uygulamayı Başkanın kendiside izah etmekte zorlanacaktır” şeklinde dile getirdiler.</p>
<p> <img class="aligncenter size-full wp-image-11659" title="şenyurt belde belediyesiali anlar" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/şenyurt-belde-belediyesiali-anlar.jpg" alt="" width="80" height="100" /></p>
<p><strong>Başkan Anlar, “Yaptığımız uygulama yasaldır” </strong></p>
<p>Gazetecilik etik kuralları gereği görüşlerine başvurduğumuz <strong>Belediye Başkanı Ali Anlar,</strong> konu hakkında şu açıklamayı yaptı.</p>
<p>“ Biz idareciler yasalara uygun hareket etmekteyiz. Bahsi geçen şahıs ilkokul mezunu işçi kadrosunda belediyemizde çalışmaktadır. Ben adil davranan bir belediye başkanıyım. Personelimizi Belediyenin değişik birimlerinde çalıştırmak başkan olarak benim tasarrufumda olan bir iştir. Bende gereğini yaptım. Ve idareciler de biraz rahat bırakılmalıdır. Özellikle gazeteciler idarecileri biraz rahat bıraksa daha iyi olur” dedi.</p>
<p>Erzurum Haber Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11656-ozel-kalem-sekreterine-verilen-skandal-ceza/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yakutiye Medresesi Ağaçlarını Geri İstiyor!</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9725-yakutiye-medresesi-agaclarini-geri-istiyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9725-yakutiye-medresesi-agaclarini-geri-istiyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2010 12:05:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=9725</guid>
		<description><![CDATA[Yakutiye Medresesinin önündeki ağaçlar on beş, yirmi gün önce kesildi. Yakutiye Belediyesi yetkilileri kesimin  nedeni olarak tarihi eseri açığa çıkarmak olarak  açıklıyorlar.Kesilen ağaçlar yerine de bodur ağaçlar dikilecekmiş.
            Bu gün medresenin önünden geçerken gayri ihtiyari tarihi medreseye  ve çevresine&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yakutiye Medresesinin önündeki ağaçlar on beş, yirmi gün önce kesildi. Yakutiye Belediyesi yetkilileri kesimin  nedeni olarak tarihi eseri açığa çıkarmak olarak  açıklıyorlar.Kesilen ağaçlar yerine de bodur ağaçlar dikilecekmiş.</p>
<p>            Bu gün medresenin önünden geçerken gayri ihtiyari tarihi medreseye  ve çevresine gözüm takıldı. Etrafın yeşilliğine gözlerim bayağı alışmıştı. Ağaçsız, kel arazi  sanki yabancı, tanımadığım bir yerdeymişim hissini verdi bana. Medrese adeta çocukları kaybolan bir anneyi andırırıyordu. Bu tarihi bina bir anne,  etrafındaki ağaçlar, çiçekler ise çocuklarıydı .Medrese, çocuklarını kaybetmiş  ağlayan, inleyen bir anne olmuştu benim gözümde.</p>
<p>            Bahçedeki ağaçlar yerine göre, insanlara yazın bunaltıcı sıcağında gölgelik; yerine göre kuşlara yuva; yerine göre sağanak yağmura karşı korunak oluyordu. Bundan sonra bunların hiçbir olmayacak ne yazık ki. Umarım bu yanlıştan vakit geçmeden dönülür; kuşların cıvıltısı, yaprakların hışırtısı mazide bir hoş sada olarak kalmaz.</p>
<p><img id="upi" src="http://mail.google.com/a/erzurumhabergazetesi.com/images/cleardot.gif" alt="" width="16" height="16" />Erhan Bayraktutan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9725-yakutiye-medresesi-agaclarini-geri-istiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Valilik Binasının yanındaki otoparka bina yapılmasın!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9302-valilik-binasinin-yanindaki-otoparka-bina-yapilmasin</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9302-valilik-binasinin-yanindaki-otoparka-bina-yapilmasin#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 07:32:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=9302</guid>
		<description><![CDATA[Erzurumda yönetim caddesi olarak bilinen cadde mesai, saatleri içerisinde vatandaşlar tarafından çok yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.
Bu yoğunluktan dolayı bölgede otopark sıkıntısı hat safhadadır. Ama yinede valilik binası ile belediye arasında ki açık otopark bu otopark ihtiyacını bir nebze olsun çözmektedir.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurumda yönetim caddesi olarak bilinen cadde mesai, saatleri içerisinde vatandaşlar tarafından çok yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.</p>
<p>Bu yoğunluktan dolayı bölgede otopark sıkıntısı hat safhadadır. Ama yinede valilik binası ile belediye arasında ki açık otopark bu otopark ihtiyacını bir nebze olsun çözmektedir. En azından valilikte işi olan bir vatandaş aracını park edebilecek bir yer bulabiliyor, işini görme imkanına kavuşabiliyor.</p>
<p>Ama malesef bu yerde artık otopark olmaktan çıkmak üzere çünkü bu yerin bir kısmına valilik makam binası yapılacak.</p>
<p>Oysa bu yerin açık otoparktan çıkarılması halinde yönetim caddesinde hiç bir otopark şansı kalmayacak ve insanların araçlarıyla valilik binasına gelmeleri mümkün olmayacaktır.</p>
<p>Bu karar benim gibi yürümekte zorluk çeken vatandaşlar için hayatı imkansızlaştıran bir uygulama olacaktır.</p>
<p>Ben sanıyorum ki sn. valimize bu sorun aktarılmamış veya sn valimiz işin bu noktasını düşünememiş olabilir.</p>
<p>Kamuoyunun ve sayın valimizin bilgilendirilmesi amaçlı olarak iş işten geçmeden önce bu konunun mümkünse haber yapılması gerektiğini düşünmekteyim.</p>
<p>Umuyorum ki insanlar hatalarından vazgeçerler.</p>
<p>Saygılarımla.</p>
<p>Duyarlı vatandaş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9302-valilik-binasinin-yanindaki-otoparka-bina-yapilmasin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum hayvan barınağındaki bu iddialar doğru mu?</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4271-erzurum-hayvan-barinagindaki-bu-iddialar-dogru-mu</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4271-erzurum-hayvan-barinagindaki-bu-iddialar-dogru-mu#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 22:33:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Büyükşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4271</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum hayvan barınağı hakkında ciddi ihmal iddiaları var… 
Erzurum Büyükşehir belediyesine ait hayvan barınağında korunmaya alınan hayvanlara yönelik ihmal iddiaları ortalıkta dolaşıyor.
Son günlerde gazetemize çok yoğun bir şekilde gelen ihbarları okurlarımızla paylaşıyoruz.
Evet, Erzurum hayvan barınağında korunmaya muhtaç hayvanlara&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum hayvan barınağı hakkında ciddi ihmal iddiaları var… </p>
<p>Erzurum Büyükşehir belediyesine ait hayvan barınağında korunmaya alınan hayvanlara yönelik ihmal iddiaları ortalıkta dolaşıyor.</p>
<p>Son günlerde gazetemize çok yoğun bir şekilde gelen ihbarları okurlarımızla paylaşıyoruz.</p>
<p>Evet, Erzurum hayvan barınağında korunmaya muhtaç hayvanlara barınaktaki görevlilerin, adil davranıp davranmadığı hakkında Doğal hayatı koruma temsilcilerinin ilginç iddialarına yetkililer bakalım ne cevap verecekler?</p>
<p> <img class="alignright size-full wp-image-4273" title="kopekler" src="http://www.erzurumhabergazetesi.com/wp-content/uploads/2010/01/kopekler.jpg" alt="" width="450" height="288" /></p>
<p><strong>İşte iddialar:</strong></p>
<p>1 -  Taktir edersiniz ki insan olmak büyük bir sorumluluk istiyor, sadece bizim için ayrılmamış olan bir yerde dünyada yaşamaktayız, ancak bir çok insan malesef sadece kendilerinin yaşaması gerektiğini düşünüyor.</p>
<p>Ben istanbul’da yaşıyorum ama Erzurum barınağında olanlardan haberdarım ve yakından takip ediyorum, İstanbul’da da bir çok hayvana yardımcı oluyorum, olmaya çalışıyorum. Aynı zamanda Beykoz hayvanları koruma ve yaşatma derneğinin de aktif bir üyesiyim.</p>
<p><strong>Erzurum barınağıyla ilgili biraz bilgi vermek istiyorum size;<br />
Ö</strong>ncelikle bu barınağın yerden ısıtma teknolojisiyle inşaa edildiğini biliyoruz, ancak böyle bir imkan varken hayvancıklar, yavru köpekler bile buz gibi yerlerde yatmaktalar. </p>
<p>Kedilerin bir çoğu boşaltılmış oradan ancak bakılmadıkları halde hala inatla kediler konmakta oraya, kedilerin bir çoğu gençlik hastalığı sebebiyle ölmüş zaten sağlıklı gelenlerinde şansı yok çünkü hastalık onlara da bulaşıyor ve ciğerleri biterek ölüyor.<br />
Normal şartlarda barınaktaki hayvanlar kısırlaştırılır üremeyi durdurup orda olanlara iyi şartlarda bakmak için ancak Erzurum barınağında işler hiçde böyle işlemiyor. Köpekler kısırlaştırılmıyor ve kısırlaştırılmadığı gibide erkek dişi aynı yerde barındıkları için bir çok defa yavruluyorlar ve yavrular kliniklerde satılıyor, burası barınak mı yoksa üretim çiftliğimi?<br />
Barınakta bulunan veterinerinde okul çağında çocukları olduğu için kendisi oradaki yardıma muhtaç köpeklere bakmaktan uzak kalıyor, kısırlaştırılma işlemi 9 aydır yapılmıyor.<br />
Bir kaç yerle konuşularak artan yemeklerin barınağa getirilmesi için konuşulmuş ancak barınak görevlileri hayvanların aç olmadığını yemeklerinin yettiklerini söyleyerek yemekleri almamışlar ancak görülen şu ki 1 parça ekmek için o köpekler kediler orda birbirilerini parçalıyorlar.</p>
<p>Kedilerin gözlerinden irinler akmakta ve tedavi olmadıkları için kör oluyorlar. Kırıkları olan köpekler ölüme terk ediliyor, kısırlaştırılmadan dişi köpekle erkek köpek yan yana konuluyor çiftleşmesi için. Barınakta salgın bir mikrop olduğu açıkça ortada çünkü yapılan otopsilerde köpeklerin ciğerlerinin bittiği görülmüş.</p>
<p><strong><em><span style="text-decoration: underline;">Uyuz olan köpeklerin tedavi edilmek yerine uyutulduğunu öğrendik ve gerçekten kanım dondu yani tedavi edilmek yerine neden ölüme iter bir veteriner köpeği? </span></em></strong></p>
<p><strong><em><span style="text-decoration: underline;">Tedavi etmeyecekse kısırlaştırmayacaksa ilgilenmeyecekse neden veteriner sıfatıyla orada duruyor?.</span></em></strong></p>
<p><strong>TUĞBA SÖZER</strong><br />
 xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx</p>
<p>2 -   Merhabalar,<br />
Ben Erzurum <strong>Dohayko İl Temsilcisi Yasemin Kızılkaya Şenay.</strong><br />
Yaklaşık 1 senedir Erzurum hayvan barınağı gönüllüsü olarak çalışıyorum. Barınağı takip etmelerim doğrultusunda 1 sendir değişen bir şey olmadı. Kedilerin hepsini Ayşen hanım, Özlem hanım ve Bade hanım sayesinde boşalttım.</p>
<p>Kedilerin hepsinde gençlik hastalığı çıktı.Ağız kısımlarında yaralar vs. Gelir gelmez kedilerin karma aşıları olmadığı için bulaşıcı hastalık olan gençlik hastalığı diğer gelen hayvanlara bulaşıyor.</p>
<p>Veteriner ağzıyla burada bulaşıcı bir hastalık var ve otopsi yapıyorum ciğerleri bitmiş dedi. Gönderdiğim kedinin biri bu hastalıktan dolayı öldü.</p>
<p>Üstelik harika bir yuvaya kavuşmuş olmasına rağmen. Hayvanların kısırlaştırılmaları 9 aydan fazladır yapılmıyor. Benim takip ettiğim köpek kendi elimde yavrulayan köpek 1 senedir barınakta ve o hayvan yine hamile. Bu durum bade hanım tarafından sanki ben söylememişim gibi başka ağız aracılığı ile yayınlandı.</p>
<p> Başka bir sahipli köpek barınağa alınıp çiftleştirilmiş ve bunu da veteriner kendi ağzıyla itiraf etmiştir. Aynı şekilde bu durumu DOHAYKO Genel Sekreteri Nesrin Çıtırık hanımada bunun yasa dışı olduğunu bilmediğini söylemiştir. <strong><em><span style="text-decoration: underline;">Madem 5199 sayılı hayvanları koruma kanununu bilmeyen veterinerin barınakta nasıl görev alabildiğini hayretle karşılamaktayım.</span></em></strong></p>
<p>Hayvanlar çalışanlarınmış ve onlar çiftleştiriyorlarmış. YA BURASI ÜRETİM ÇİFTLİĞİMİ!!!<br />
 <br />
Uyuz köpekler için karantina bölgesi olmadığı için uyutuluyorlar.</p>
<p>Çevre bakanlığından gelecek 250 milyara güvenip bu işi yalnız bu parayla yapabileceklerini söylüyorlar. Peki bu durum ne zamana kadar. Bu para gelinceye kadar ki geleceği yok, bu hayvanlar uyuz oldukları için öldürülmeyi hak ediyorlar mı?</p>
<p>Ayakları kırık köpekler, yada gözlerinden irin akan kediler tedavi olması gerekirken bir hafta sonra gittiğimde ya orada yoklar yada kör olmuş durumdalar. ARTIK SABRIM KALMADI!!!<br />
 <br />
Daha 20 günlük iken köpek yavruları sahiplendiriliyor ve alan kişi vicdanı el vermiyor da barınağa ertesi günü geri getiriyor.Neden mi? Çünkü sabaha kadar hayvancağız açlıktan ağlıyor..<br />
 <br />
Eksiklikleri hiç bir zaman konuşmaya yanaşmadılar veteriner yüzüme defalarca bana sen kimsin diye haykırırken benim Allah’tan sonra bu sahipsiz hayvanların sahibi olduğumu hala kafasına yerleştiremedi. Çalışanlar çalışmaktan üşeniyorlar defalarca yemekleri kaplara koyun dememe rağmen buyurun fotoğraflar hep bu halde buldum yemek atıklarını.<br />
 <br />
Ayşen hanıma kedileri gönderirken kaçan bir kedimiz vardı, yakalayamayıp başka bir kediyi sokaktan yakalayıp kafese tıkmışlardı.</p>
<p>Sanki ben aptalım ve bunu görmüyorum. Eğer bazı şeyleri bu güne kadar alttan aldıysam bu hayvanların can güvenliği içindi. Şimdi bu durum var diye barınaktaki hayvanlar ne durumdadır bunu düşünmek istemiyorum.</p>
<p>Özellikle şuan gebe olan hayvanın hayati durumu ne durumda bunu bilmiyorum. Çünkü barınağa girişim yasaklandı. Fotoğraflar yasaklanmış madem çok şeffafsınız madem çok net çalışıyorsunuz neden fotoğrafı yasaklıyorsunuz bunu sormanızı istiyorum.<br />
 <br />
Adliyeyle konuşup yemek atıklarını barınağa aktardım. Ama almıyorlar yemek yetiyormuş. Çalıştığım için pazar günleri arkadaşlarla ortaklaşa barınak ziyareti yaptık orda süt ve ekmek hepsine kardeş payı yaparak verdik resmen parçaladılar birbirlerini. Madem yemek yetiyor madem toklar bu şekilde hayvanların eziyet görmelerini artık istemiyorum.</p>
<p>Dava açma konusuna gelince bu konuyla ŞULE BAYLAN ilgilenmektedir..</p>
<p>LÜTFEN BARINAĞA SAHİP ÇIKIN DURUM İNANIN ÇOK KÖTÜ..<br />
  <br />
Sevgiler<br />
ERZURUM DOHAYKO İL TEMSİLCİSİ<br />
<strong>Yasemin Kızılkaya Şenay</strong></p>
<p><strong> xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx</strong></p>
<p><strong>3 -       “Bütün hayvanlar yaşama hakkına sahiptir”</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Bu konuya duyarlı olan hayvan severler tarafından, aşağıdaki yazı, mail ortamında bir çok yere ulaştırılmaktadır. Bu metin mail olarak yoğun bir şekilde çeşitli yerlere ulaştırılmaktadır.</span></p>
<p>Sayın Yetkililer,</p>
<p>5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 24.06.2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kanunun amacı “Hayvanların rahat yaşamalarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini, temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.”</p>
<p>5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 4. Maddesi uyarınca</p>
<p>“Bütün hayvanlar yaşama hakkına sahiptir”</p>
<p>TC Anayasası’nın 90/son Maddesi; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”hükmü uyarınca ülkemizin taraf olduğu sözlşemler vardır ;<br />
1979/Bern Avrupa’nın Yaban Hayatının ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (09.01.1984 tarih ve 84/7601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan) ile Avrupa Konseyine üye devletler ve diğer katılımcılar tarafından yabani flora ve faunanın korunması ve gelecek nesillere aktarılması ilkesi benimsenmiş, Keza 1992-BM-Rio Deklerasyonunun 1.maddesinde “İnsanlar devam ettirilebilir kalkınma kaygılarının merkezindedir. Doğa ile uyumlu sağlıklı ve yaratıcı bir yaşam hakkına sahiptirler.”<br />
1978 tarihli UNESCO Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi 1. Maddesi uyarınca<br />
“ Bütün hayvanlar biyolojik denge kavramı içerisinde var olmak bakımından eşit haklara sahiptir”</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. Maddesinde bile<br />
“Herkesin yaşam hakkı yasanın koruması altındadır”<br />
denmektedir.</p>
<p>Yönetimlerin hem ahlaki hem de yasal yükümlülükleri yardıma muhtaç hayvanları rehabilite ederek alışkın olduğu mahalde yaşamalarını sağlamak, beslenme noktaları oluşturarak sağlık sorunları olanların tedavilerini sağlamaktır. Bu konudaki düzenlemeler:</p>
<p>Tekrar dönersek ; 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 4. Maddesi’nin J bendi uyarınca;</p>
<p>“Yerel yönetimlerin, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri ve hastaneler kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlamaları ve eğitim çalışmaları yapmaları esastır.”</p>
<p>5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6. Maddesi uyarınca<br />
“Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların yerel yönetimlerce kurulan merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır.”</p>
<p>Görüldüğü üzere Genel İdare ve yerel yönetimler için Kanun- hukuk bir takım yükümlülükler ihdas etmiş olup, söz konusu yükümlülüklere harfiyen uyulması gerekmektedir.</p>
<p>ERZURUM belediyesini muhatap alıyoruz ve ,</p>
<p>1- Belediyenize ait güçten düşmüş sokak hayvanı kaç adettır? Bulundugu yerler ve yıllar olarak kayıtları varmıdır? Varsa bir suret. Barındırıldıgı yer neresidir?.<br />
2 -Kanun geregi yapılması şart koşulan rehabilitasyon merkezınız var mıdır? Var ise burada yaılan işlemler nelerdir?Kayıtları var mıdır?Var ise bir suret<br />
3- Sokak hayvanları için kurulması gereken beslenme odakları nerelerdedir?<br />
4- Belediyenize ait veteriner kadronuz var mı? Varsa kaç yıldır görevde?<br />
5- Veterinerinizin çalışma saatleri nedir?<br />
6- Sokak hayvanları ile ilgili kaza , hastalık anında Veterineriniz müdahale ediyormu? müdahale edılen vakaların kayıtlarının bir suretini alabılır mıyız?<br />
7- Sahipli hayvanlara müdahale ediliyormu? Aşilama amelıyat gibi.kayıtları var mı? Bir suret alabilir miyiz?<br />
8-Sokak kedi ve köpeklerini kısırlaştırma amaçlı yakalarken veterıner nezaretınde mi yapılıyor?ki yasa öyle olması gerektigine hükmetmiştir. Yakalama ile ilgili kayıtlarınız var mı? Varsa birer suret alabılırmıyız?<br />
9- Sokak hayvanlarını yakalama teknikleriniz nelerdir? Bu konuda çalışan kaç elemanınız vardır? Hayvan yakalama konusunda eğitilmişler midir?<br />
10- <a href="http://5199.no.lu/" target="_blank">5199.no.lu</a> yasa uyarınca sokak hayvanları için görev başına geldiğiniz günden bu güne kadar kaç adet sokak hayvanı aşılayıp kısırlaştırıp alındığı yere bıraktınız ya da sahiplendirdiniz?(alındığı yere bırakılan hayvanlar için cadde sokak -sahiplendirilenler için sahiplendirme formundan bir nüsha)<br />
11- Belediye&#8217;nize ait barınakta, salgın hastalık nedeni ile hayvanların öldükleri gönüllüler tarafında tespit edilmiştir. Bu sebepden dir ki; barınagınıza alınan ve öeln hayvanların kayırları var mı??ki olmalıdır.bir suret alabilimiyiz??<br />
12-Hayvanlara kasıtlı kötü davranmak, aşırı sıcak soguga maruz bırakmak, dövmek, aç bırakmak, zehirleme, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel psıkolojık acı çektırmek, acımasızca işlemler yapmak yasaktır. Bu konuda kurumunuza ulaşmış dosya sayısı ve içeriği hakkında tarafımıza bilgi vermenizi istiyoruz.<br />
13-Son bir aylık sokak hayvanları ile ilgili çalışmalarınızı içeren kayıtlarınız varmı? Adres bazında nereden alınıp? nereye bırakıldıgı ?kedi ve köpeklerin..<br />
14- Belediyenize ait barınakta bulunan bir dişi köpegin yanına erkek köpek konmuştur..ve ikinci kez yavrulatıldıgı fotograflarla tespit edilmiştir..orası belediyenize ait bır rehabilitasyon merkezi midir??yoksa üretme çiftligimidir? Yasa bu konuda çok açıktır. Kaç adet hayvanın çiftleştirildigi ile ilgili kayıtlarınız var mı? Varsa bir süret alabilir miyiz??ve bu dişi köpegin bu sorgulama döenminde sag kalmasından da şüpheliyiz gerekli ilgiyi göstemenizi bekliyoruz<br />
15-Barınagınızdaki padoklarda ölü köpekler fotograflarla tespıt edilmiştir. Bu köpekler hangı sebeplerle ölmüştür?kayıtları varmı? Varsa bır suret alabilirmiyiz?<br />
16-20.12.2009 Tarihinde, ilişikte fotografı ekli köpek uyuzlu bir halde barınagınıza getirilmiş olan bu köpegin durum nedir? Giriş kaydı varmı? Varsa bır suret. Hastalıgı neydı ? Ve şu anda yaşıyor mu?yaşıyorsa nerede?<br />
17-Avrupa Birligi uyum yasaları çercevesinde, sosyal projeler için hibe aldıgınız komsu kent varmı? Varsa ne kadar HİBE aldınız? Şeffaf belediyecılık anlamında bu dılekcenın ıngılızceye cevrılıp o kente ,olayların gelişimi ile bilgilendirmesi sizi etkiler mi?</p>
<p>Şimdiden belirtmek icap eder ki, idarenin kendi üzerine düşen pozitif yükümlülüğe bakış açısı maddi imkânsızlıkları bahane göstererek kaçınmak, dolanmak, görmezden gelmek olmamalıdır. Sosyal Hukuk devletinde herhangi bir hakkın tecellisi ekonomik koşullara bağlı olarak değişkenlik gösteremez.</p>
<p>Çünkü hizmet kusurunda hiç- geç &#8211; kötü hizmetinizle ilgiliyiz.</p>
<p>“Hayvanlara saygı göstermek, bir nezaket meselesi değildir, bir adalet meselesidir.&#8221;</p>
<p>Anayasadaki hak arama özgürlüğüne dair 36. Maddesi, 4982 sayılı Bilgi Edinme ve 3071 sayılı dilekçe Hakki Kanunu gereği ve 2577 sayılı İdari yargılama usul yasasına göre başvuru yaptığımızın bilinip Devleti ve idarileri hizaya getirmek, hukuka çekmek peşinde olduğumuzu ileterek 60 gün içinde cevap beklendiği cevap verilmesi halinde cevaba karşı verilmemesi halinde susma kavramını red olarak algılayarak yargı yoluna gidileceği bu sürecin kamuyu bilgilendirme biçiminde de seyredeceğini bildirir talep ederiz.</p>
<p>SAYGILARIMLA<br />
Funda Demiruz &#8211; EBRU SEVER &#8211; AYŞE SÖZER – Eda Cengiz – Erdem Terzi – Nilgün Tezcan  ve bir çok isim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4271-erzurum-hayvan-barinagindaki-bu-iddialar-dogru-mu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERZURUM VE ÜNİVERSİTEYE BAKIŞ</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2684-erzurum-ve-universiteye-bakis</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2684-erzurum-ve-universiteye-bakis#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 15:44:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2684</guid>
		<description><![CDATA[20 yıl önce mezun olduğum üniversiteme (Atatürk) bir dostumun daveti üzerine bayramı geçirmek üzere geldim ve hala Erzurum&#8217;dayım.
Üniversitede olan muhteşem değişiklik beni çok etkiledi ve mutlu etti.
Son üç rektör ki biri henüz yeni ve dolayısıyla değerlendirmemde etkisi çok&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>20 yıl önce mezun olduğum üniversiteme (Atatürk) bir dostumun daveti üzerine bayramı geçirmek üzere geldim ve hala Erzurum&#8217;dayım.</div>
<div>Üniversitede olan muhteşem değişiklik beni çok etkiledi ve mutlu etti.</div>
<div>Son üç rektör ki biri henüz yeni ve dolayısıyla değerlendirmemde etkisi çok az hakikaten yeni bir üniversite oluşmasına önemli katkıda bulunmuşlar.</div>
<div>Manzara, ağaçlar, çiçekler ve kasım ayında bile yemyeşil bir ortam.</div>
<div>Burada görev yapanlar çok şanslı.</div>
<div>Fakat Erzurum beni çok üzdü.</div>
<div>Bir şehir bu kadar mı bakımsız olur yazıktır.</div>
<div>Ucube alt geçitler şehrin yapısını ve görünüşünü çok bozmuş.</div>
<div>O mubarek Lalapaşa camii sanki boynunu bükmüş, bakmaya kıyamadığım Yakutiye Medresesi ve etrafı rezalet.</div>
<div>Çifte Minareli medreseye gittik kapısında tam yedi tane elinde sigara olan 16 &#8211; 17 yaşında çocuk bizi bakışlarıyla ve sözleriyle taciz etti.</div>
<div>Tuvalete gidelim dedik abdest alıp Ulucamide namaz kılalım böyle birşey olmaz hanım abdest almaya tuvalete gidemedi.</div>
<div>Yaklaşık yirmi yıldır gelmediğim Erzurum şehir havasını yitirmiş köykent olmuş.</div>
<div>Demek ki bu kadar yıldır gelen bütün belediye başkanları, siyasiler şehrimizin yıllarını boşa harcamış..</div>
<div>Aslında benim yaşadığım ilde (Eskişehir) iktidara muhalafet eden bir belediye başkanı var ama Eskişehir&#8217;e Akparti çok daha büyük yatırımlar yaptı.</div>
<div>Belediye Başkanımız ve siyasilerimiz şehir için çok önemli çalışmalar yaptılar ve şehir yeni baştan yapıldı.</div>
<div>Erzurum&#8217;u bu hale getirenlerden hesap sorulmaması da ilginç.</div>
<div>Vizyonu olmayan misyonu bellisiz insanlara bu mubarek şehri emanet edenler büyük vebal altındadırlar.</div>
<div>İnanın çarşamba günü gideceğim ama üniversitem adına büyük bir mutluluk yaşadım ama Erzurum adına çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.</div>
<div>Arkadaşlarla kaldığımız sokağa evimizi görmeye gittim yıkılmış, dökülmüş ve inanın sokak yürünemez halde, çok büyük çukurlar var.</div>
<div>Ağladım gençliğimde gözümde büyüyen evler harabeye dönmüş.</div>
<div>Bahsettiğim yer şehrin merkezi ve mumcunun arka sokakları.</div>
<div>2011 falan diyorlardı ve ne umutlarla gelmiştim ama 2011 Erzurum&#8217;a hiçbir katkıda bulunmamış ve kentleşme açısından Erzurum&#8217;a koca bir sıfır veriyorum.</div>
<div>Sakın kimse hamaset yapıp bana kızmasın benim ekmeğimi, eşimi ve dolayıyla hayatımı kazandıran şehirdir Erzurum ve benim memleketin olarak görürüm burayı.</div>
<div>Bak Belediye Başkanı olan kardeşim Allah sorar aldığın emanete hıyanet ediyorsun.</div>
<div>Ben dularımda her an yer alan ve bana çok şey katan bu şehir adına seni kınıyorum.</div>
<div>Ayrıca siyasilere de aynı şeyi diyorum.</div>
<div>Beni davet eden ve ağırlayan dostuma da söyledim buraya da yazayım kabinede bakanı olan hiç bir şehir bu kadar ihmal edilemez.</div>
<div>Sayın bakana da rica ediyorum ve soruyorum siz bu şehri hiç dolaşmıyor musunuz?</div>
<div>Bana okurken arkadaşlarım DADAŞ LEVENT derlerdi bunun da bilinmesini istedim.</div>
<div> <strong>DADAŞ LEVENT</strong></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2684-erzurum-ve-universiteye-bakis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Perulu bir doktordan meşhur grip üzerine bir yazı</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1868-perulu-bir-doktordan-meshur-grip-uzerine-bir-yazi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1868-perulu-bir-doktordan-meshur-grip-uzerine-bir-yazi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Nov 2009 18:04:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=1868</guid>
		<description><![CDATA[Konu: GripA veya asrın soygunu&#8230; Meşhur grip üzerine yine bir yazı fakat ilginizi çekecek sorular var.

HALKLARIN EN GÜZEL GÜNLERİNDE SOYULMASI
Dünyada 2000 kişi domuz gribine yakalandı tüm dünya maske takma yarışında. 25 milyon insan AIDS e yakalandı kimse prezervatif&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Konu:</strong> GripA veya asrın soygunu&#8230; Meşhur grip üzerine yine bir yazı fakat ilginizi çekecek sorular var.<br />
<strong><br />
<strong>HALKLARIN EN GÜZEL GÜNLERİNDE SOYULMASI</strong></strong><br />
Dünyada 2000 kişi domuz gribine yakalandı tüm dünya maske takma yarışında. 25 milyon insan AIDS e yakalandı kimse prezervatif kullanmak istemiyor&#8230;<br />
<strong><br />
<strong>ÇIKAR SALGINI</strong></strong><br />
Domuz giribinin arkasındaki ekonomik çıkarlar nelerdir ?<br />
Dünyada her sene milyonlarca insan malaryadan ölüyor halbuki basit bir tül sineklik onları koruyabilir. Gazeteler bundan bahsetmiyor!<br />
Dunyada her sene 2 milyon çocuk ishalden ölüyor halbuki 23 cm&#8217;lik bir sorum onları kurtarabilir. Gazeteler bundan bahsetmiyor!<br />
Kızamık ve zature ve diğer hastalıklardan her sene 10 milyon insan ölüyor. TÜm bu insanlar daha ucuz ilaçlarla kurtulabilir. Gazeteler bunlardan da bahsetmiyor.!<br />
Bundan yaklaşık 10 yıl önce <strong>kuş gribi</strong> çıktığında&#8230; bütün gazeteler bizi bilgiye boğdu&#8230;<br />
Bütün diğer salgınlardan daha tehlikeli&#8230; Dünyayı tehdit eden salgın! Gazeteler sadece bu tavukların korkunç hastalığından bahsediyordu. Buna rağmen <strong>toplam insan kaybı 10 sene de 250. </strong>Yani senede 25!</p>
<p><strong>Normal grip senede yarım milyon can alıyor</strong>. 25e karşı YARIM MİLYON!  <br />
Sadece bir saniye: Niçin kuş gribinden bu kadar bahsedildi?<br />
Çünkü bu tavukların arkasında bir &#8220;horoz&#8221; vardı, büyük ibikli bir horoz. <strong>Uluslararası Roche ilaç grubu Asya ülkelerine milyonlarca doz Tamiflu sattı, Ingiltere hükümeti halkını korumak için 14 milyon doz satın aldı.</strong> Kuş gribi sayesinde Roche ve Relenza, iki büyük ilaç grubu milyonlarca dolar kar ettiler.<br />
-Dün tavuklarla, bugün domuzlarla<br />
-Evet bugün domuz gribi psikozu başlatıldı. Tüm dünya medyası sadece bundan bahsediyor.<br />
-Kendi kendime soruyorum: Eğer tavukların arkasında bir &#8220;horoz&#8221; varsa&#8230; <strong>domuz gribinin arkasında büyük bir domuz olmasın?</strong></p>
<p><strong>Kuzey Amerikan Gilead Sciences Tamiflunun brevet sahibi</strong>. <strong>Bu işletmenin en büyük hissedarıysa tam bir kişilik, Donald Rumsfeld George Bush dönemi savunma bakanı.</strong>, Irak savaşının stratejisti&#8230;<br />
Roche ve Relenza hissedarları milyonlarca dolarlık Tamiflu satışı nedeniyle ellerini oğuşturuyorlardır. <strong>Gerçek &#8220;Pandemie&#8221; (dünyayı etkileyen büyük salgın) çıkar salgınıdır, sağlık paralı askerlerinin çıkarları.</strong><br />
Çeşitli ülkelerin aldığı önlemleri inkar etmiyorum.</p>
<p>İşte burası bam teli (tercüme edenin düşüncesi) Eğer domuz gribi söylendiği gibi gerçekten dünyayı tehdit eden büyük bir salgınsa (pandemiyse) <strong>dünya sağlık örgütünün başındaki o kadar bu hastalıktan tedirgin oluyorsa (Margaret Chan adında bir çinli) neden o zaman bu hastalığı dünya sağlığını tehdit eden bir hastalık olarak ilan edip, hastalığa karşı savaşmak için jenerik türevlerinin üretilmesini önermiyor?</strong><br />
<strong>Rocheve Relenzanın brövelerinin iptalini isteyip yerine her ülkenin kendi üreteceği jenerik türevlerini  üretmiyorlar?</strong><br />
Bu mesajı mümkün olduğu kadar çok insana iletiniz aynı hayat kurtaran bir aşının iletimi gibi…herkes bu büyük salgının arkasındaki gerçeği görsün. Çünkü medya sadece kendi sponsorlarının haberlerini veriyor.<br />
<strong><br />
<strong>Dr. Carlos Alberto Morales Paitán, Pérou  </strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1868-perulu-bir-doktordan-meshur-grip-uzerine-bir-yazi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DOMUZ GRİBİ OLANLAR ÖLECEK DE, OLMAYANLAR ÖLMEYECEK Mİ?</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1826-domuz-gribi-olanlar-olecek-de-olmayanlar-olmeyecek-mi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1826-domuz-gribi-olanlar-olecek-de-olmayanlar-olmeyecek-mi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 08:05:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=1826</guid>
		<description><![CDATA[Kemal Bayrak
Şehir dışında olmam münasebetiyle düşündüğüm herşeyi yazamayacağım fakat kısaca hem bilimsel hem de kendi düşüncelerimi yazayım istedim.
Net ve bilimsel bilgiler dışında herşey magazinsel haberlerden öteye gitmiyor.
Bilimsel gerçekleri söyleyeyim
1. Domuz gribi denen bu hastalık normalde mevsimsel&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="text-decoration: underline;">Kemal Bayrak</span></div>
<div>Şehir dışında olmam münasebetiyle düşündüğüm herşeyi yazamayacağım fakat kısaca hem bilimsel hem de kendi düşüncelerimi yazayım istedim.</div>
<div>Net ve bilimsel bilgiler dışında herşey magazinsel haberlerden öteye gitmiyor.</div>
<div><span style="text-decoration: underline;">Bilimsel gerçekleri söyleyeyim</span></div>
<div>1. Domuz gribi denen bu hastalık normalde mevsimsel grpten çok daha hafif seyreder ve daha az zararlıdır.</div>
<div>2. Domuz gribi de diğer gripler gibi immun sistemi (bağışıklık) çökmüş, zarar görmüş insanlarda tehlikeli ve öldürücü olabilir.</div>
<div>3. Domuz gribi de diğer gripler gibi ağır veya kronik hastalık geçirirenlerde ve hamilelerde tehlikelidir.</div>
<div>4. Domuz gribi de diğer gripler gibi sağlam bünyeliler de gelir ve gider tedavisi de dinlenmekten başka birşey değildir.</div>
<div>5. Domuz gribine alınan aşıların diğer aşılardan bir farkı ve farklı bir riski yoktur.</div>
<div>6. Mevsimsel grip aşısı olmak veya olmamak araında ne fark varsa domuz gribi aşısı da olmak veya olmamak aynıdır.</div>
<div>7. Herhangi bir grip size zarar vermeyecekse domuz gribi de size ve çoluk çocuğunuza zarar vermez.</div>
<div>8. Domuz gribinin tek tehlikesi biraz hızlı yayılmasıdır ama daha hafif seyrettiği için bu da çok önemli bir tehlike arzetmemektedir.</div>
<div>9. Siz hijyen kurallarına dikkat ediniz gerisini çok da önemsemeyiniz.</div>
<div> </div>
<div>Peki bu abartı, bu panik ve bu heyecan nedir derseniz.</div>
<div>1. Olayın firmasal yönüne bakınız bu işten en az dünya çapında bir iki ay da on milyar dönecektir. (Türkiye 500 milyon dolar ödeyecektir &#8211; çok büyük bir rakam değildir)</div>
<div>2. Obama neden bu işi önemsedi? ABD firmaları bu parayı götürecektir ve başkan Obama da bu konuşmasıyla özellikle 3. sınıf ülkeler de bak ABD bile olayı ne kadar önemsiyor dedirtmiştir ve Obamanın yaptığı kendi firmalarının aşılarını pazarlama olayıdır.</div>
<div>3. Bizim hükümetimiz neden bu olayı farketmedi derseniz, şu an Ankara&#8217;dayım ve herkes herşeyi biliyor ama aşılar alınmadığı takdirde çıkacak yaygara daha fazla olacağı için alalım aldığımız için çıkacak yaygaraya katlanalım denilmiştir.</div>
<div>4. Domuz gribi ile ilgili önemli bir komitede bulunan bir Prof. Dr. dostum olayı bizden kimse dinlemiyor diyor. Çünkü basın mensupları bizi aradığında tedbir alınız ve bu olayı abartmayınız normal mevsim gribinden ölenler daha fazla olacak dediğimizde bizim bu beyanatlarımızı yayınlamıyorlar diye sitem ediyor ve Sayın basınımız neredeyse trafik kazasından ölenleri bile domuz gribinden öldü diye lanse edecekler diye ekliyor. Kısaca olayı abartanlar haber oluyor ama halkı sükunete davet eden bizleri kimse dinlemiyor diyor.</div>
<div>5. Sadece ABD&#8217;nde bu yıl domuz gribinden bin kişi ölürken, normal gripten yirmibin kişi ölmüştür neyin hesabı yapılmaktadır anlayan varsa beri gelsin.</div>
<div>6. Ayrıca kimse kendisini Tanrı yerine koyup şu kadar insan hastalanacak ve şu kadar insan ölecek dememelidir. Kötü senaryolarla bu milletin asabını bozmaya, paniğe sevketmeye kimsenin hakkı yoktur.</div>
<div>7. Herkes görevini iyi yapmalı kim ölecek, kim kalacak işini de yaradana bırakmalıdır.</div>
<div>8. Son söz bir hocamın lafıdır</div>
<div>&#8220;HİÇBİR HASTALIK İNSANLARI ÖLDÜREMEZ İNSANLARI ALLAH YARATIR VE ALLAH ÖLDÜRÜR&#8221;</div>
<div>Bu sebeple siz tedbirinizi alınız ve rahatınıza bakınız. DOMUZ GRİBİ OLANLAR ÖLECEK DE OLMAYANLAR ÖLMEYECEK Mİ?</div>
<div>9. Ben sadece vaka sayısı arttıkça timsah gözyaşı dökenlere acıyorum ve bunun hesabını hem bu dünyada hem de ahirette nasıl verecekler merak ediyorum.</div>
<div><span style="text-decoration: underline;">Kemal Bayrak</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1826-domuz-gribi-olanlar-olecek-de-olmayanlar-olmeyecek-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HER TARAF PİSLİK İÇİNDE !..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1236-her-taraf-pislik-icinde</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1236-her-taraf-pislik-icinde#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 16:06:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=1236</guid>
		<description><![CDATA[Her taraf kirden, pislikten geçilmiyor.. Maddî ve mânevî pislik, kirlilik başını almış gidiyor..TBMM’de Anayasamızın 14. ve 76. maddelerinden haklarında dava açılanlara ait 500’ün üzerinde dava dosyası duruyor. Sadece bunlar mı ?
İllerimizde huzur denen bir şey kalmadı. Kimi illerimizde terörist&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">Her taraf kirden, pislikten geçilmiyor.. Maddî ve mânevî pislik, kirlilik başını almış gidiyor..TBMM’de Anayasamızın 14. ve 76. maddelerinden haklarında dava açılanlara ait 500’ün üzerinde dava dosyası duruyor. Sadece bunlar mı ?</span></span></span></p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">İllerimizde huzur denen bir şey kalmadı. Kimi illerimizde terörist zulümler, bazılarında ise idarî kepâzelikler günü geçmiyor ki milleti oyalama malzemesi hâline gelmesin!..</span></span></span></p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">Cumhuriyet döneminin en kötü ekonomik bunalımı yaşanırken, Erzurum’da kronik hâle getirilen ve halkı “sıtmaya razı olma” durumunda bırakan “kirli su” meselesi ve bu konunun beceriksiz, ehliyetsiz ve tutarsız reisleri yanında, bir de mülkî âmir problemi yaşamaya başladı. Anlı şanlı Akepe’nin ilimiz temsilcileri, halkın deyimiyle sanki, “kulaklarının üstüne oturmuşlar!”</span></span></span></p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">TBMM’de Anayasamızın 76. maddesinde “…..zimmet….sahtecilik, inancı kötüye kullanma… resmî ihâle ve alım satımlara fesat karıştırma…” gibi suçlardan zanlı durumda bulunanlar “DOKUNULMAZLIK” denen ve dâimâ kötüye kullanılan bir siyâsî araçla kurtulurlarken, öte yanda ayni siyâsî anlayışın İl Genel Meclisi üyelerinden birisinin “Organize suç” isnadı ile göz altına alınması ne kadar hazin ve ne kadar traji komik bir olay olarak ortaya çıkıyor…Göz altına alınan İl Genel Meclis üyesinin işlediği iddia edilen fiil, orada da kalmıyor…</span></span></span></p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">Kendisinin neden göz altına alındığını öğrenmek için devreye giren ayni partinin bir üyesi, hatta İl Genel Meclisi Başkanı Hanım Efendi’nin gece saat 23.00’de gözlerden uzak bir yerde, ilin Valisi ile bir arada görülmesi ve olayın arzu edilmeyen ve kabul görmeyen bir sebeple karakolda bitmesi; ahlâk, mâneviyat, başörtüsü, din, iman diye diye sorumlu makamlara gelenlerin, memlekette mâneviyatı iflâs ettirme noktasına getirdiklerinin karinesidir….</span></span></span></p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">Bazı suçları yumuşatan veya ceza kanunundan çıkaranlarla, idealleri için Makyavelizm’i kendilerine şiar edinenler Hz. Peygamberimizin; “ Son zamanlarda dünyalarını, dinlerini vasıta ederek kazanan, kalpleri kurt kalbi olduğu halde, başkalarına kuzu postuna bürünmüşçesine yumuşak davranan, dilleri baldan tatlı bir takım insanlar türer. </span></span></span></p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">Cenab-ı Allah böylelerine ; ‘ Bana mı aldanıyor, bana mı küstahlık ediyorlar? Zatıma yemin ettim ki; onlar üzerine, kendi aralarından uysallarını ( aklı başında olanlarını) bile şaşırtacak fitneler göndereceğim..” hadisi şerifini göz önünde bulundurmaları, kendilerinin anlayışları bakımından faydalı olacaktır…Zîrâ;</span></span></span></p>
<p> </p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">    “ Karac’oğlan, devranım var, demim var,  </span></span></span></p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">Yâr yitirdim düşüncem var, gamım var.</span></span></span></p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">Yedi derya içinde bir gemim var,</span></span></span></p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">Atar m’ola bir kenara sel bizi!.”</span></span></span></p>
<p> </p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Times New Roman;"><span style="color: #444444;">mısralarındaki gerçeğin tahakkuk edeceği günler yakındır!&#8230;             </span></span></span></p>
<p> </p>
<p style="background: white; text-align: justify; moz-background-clip: -moz-initial; moz-background-origin: -moz-initial; moz-background-inline-policy: -moz-initial;"><span style="color: #444444;"><span style="font-size: small; font-family: Times New Roman;">  05 Ekim 2009- Erzurum- <span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;"><strong><span style="color: #000000;">OLAYLARA YORUM GAZETESİ</span></strong></span></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1236-her-taraf-pislik-icinde/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum&#8217;da spor neden gelişmiyor?</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/806-erzurumda-spor-neden-gelismiyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/806-erzurumda-spor-neden-gelismiyor#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2009 11:12:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=806</guid>
		<description><![CDATA[Sizler topluma yön değerli basın kuruluşları ve değerli basın mensuplarınız insanlar sizlerin yazdıklarından daima haberdar oluyorlar peki sizler
hiç erzurumda spor neden yok düşündünüz mü ben bir kaç örnek vereceğim bir spor insanı olarak
Erzurumda ASKF Başkanı 20 yıldan fazladır&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sizler topluma yön değerli basın kuruluşları ve değerli basın mensuplarınız insanlar sizlerin yazdıklarından daima haberdar oluyorlar peki sizler<br />
hiç erzurumda spor neden yok düşündünüz mü ben bir kaç örnek vereceğim bir spor insanı olarak</p>
<p>Erzurumda ASKF Başkanı 20 yıldan fazladır görevde ne yapmış bu adam hangi spor dalına ne katmış sporla alakası yok<br />
üstüne üstelik heryeri baltalıyıp taş koyuyor erzurumda küçükler ligi yok<br />
bir adam 20 yıldır görevde ve bunu üstün körü yapıyorsa o bizim ayıbımız artık ayrılmalı sporun içinden birileri buraya gelmeli<br />
hem bu adam her kuruma ker konuma kendi adamlarını koyuyor ki heryer onun gibi olsun</p>
<p>Fatih ÇİNTIMAR il müdürü ama sporla alakası yok bir sentetik yaptırmış sanki para yok gibi kenarları yok tribün yok ışıklandırma yok gitte başka yerlerde saha gör tek derdi atletizm il müdürü tüm branşlara herkese açıktır vizyon sahibidir oda yok</p>
<p>abdüş hoca kimseyi beğenmez herkesi eleştirir birilerinin ekmeğiyle oynamak onun işidir herkesi eleştirir çünkü en iyisini o bilir sporcu herşeyin başında efendi ve saygılıdır adam kim ne yapsa eleştirir yok o böle yok bu böle bırak iş yapan insanlar iş yapsın tüfad başkanı ama oda bi krallık yıkılamaz olmuş nedense</p>
<p>gösterdiğim 3 mevkide rant olmuş ve görün bakın bu adamlar bu mevkilerde ölüp gider erzurumda bi yere gelemez</p>
<p>DEĞERLİ KARDEŞLERİM LÜTFEN BU KONULARA DEĞİNİN ASKF OLSUN DİĞER KURUMLAR ŞAHIŞLAR OLSUN Bİ ÇALIŞMAYA SİZ ÖN AYAK OLUN YAZILARINIZI YAZIN BİRİLERİNİN KULAĞINA GİTSİN DEĞİŞSİN BAZI MEVKİLER YENİ İNSANLAR YENİ YÜZLER GELSİN TEKNOLOJİYİ TAKİP EDEN SPORUN İÇİNDEN İNSANLAR SÖZ SAHİBİ OLSUN İLİMİZ GELİŞSİN</p>
<p>sizler topluma yön verin<br />
teşekkür ederim<br />
Mürsel Sucu</p>
<p>umarım bu insanlar sizin kaleminizin önüne geçmez ve yazmanıza engel olmaz </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/806-erzurumda-spor-neden-gelismiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum Öğretmen Evi Ne Halde</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/585-erzurum-ogretmen-evi-ne-halde</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/585-erzurum-ogretmen-evi-ne-halde#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Sep 2009 12:46:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=585</guid>
		<description><![CDATA[Kültürümüzün yavaş yavaş kaybına destek olanlar.
Gurbetçi Gözüyle Memleket Manzaraları&#8230;                            
            1 Ağustos’da Trabzon’dan başlayarak; sahilden Rize, Artvin, Ardahan, Kars, Iğdır, Doğubeyazıt, Ağrı, Erzurum, Bayburt, Gümüşhane ve Trabzon. 1300 km. yolu biraderim ve eşlerimizle (biri Alman diğeri Kanada’lı) seyahatimizde gerekli&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kültürümüzün yavaş yavaş kaybına destek olanlar</strong><strong>.</strong></p>
<p><strong>Gurbetçi Gözüyle Memleket Manzaraları&#8230;</strong>                            </p>
<p>            1 Ağustos’da Trabzon’dan başlayarak; sahilden Rize, Artvin, Ardahan, Kars, Iğdır, Doğubeyazıt, Ağrı, Erzurum, Bayburt, Gümüşhane ve Trabzon. 1300 km. yolu biraderim ve eşlerimizle (biri Alman diğeri Kanada’lı) seyahatimizde gerekli güzergâhları ilk defa gezerken, son derece özenerek izlediğimiz, yurdumuzun bu şark bölümünün, emsalsiz coğrafya ve tarihi niteliklerini, böyle birkaç günde gezmekle, birkaç sayfayla izah etmem, haliyle mümkün olmayacağını itiraf etmem kuşkusuzdur.</p>
<p>            Ayrıca benim ve biraderimin 42 sene kadar bir zamanı hasret yaşadığımız, ülkemizin özgür evlatlarını, her karış toprağını “Toprağı sıksam şüheda fışkıracak” ülkemi gezip görmekle sevincimiz sonsuzudur.</p>
<p>            Bugüne denk ülkemiz insanlarının yaptığı gibi, bizlerde yurt içi seyahatlerimizde hep, adım adım garbı gezdik. 70 yaşındayım şark illerimizi ilk geziyorum. Suçluluğumu itiraf ediyorum. Farklılıkları sorarsanız, dünya yaşantısı bakımından, hayat seviyesi, yol bakımından birbirinden kopmuş iki ülke gibiler. Denizi hepimiz severiz, fakat yurdumuzu ve halkımızı hepsinden fazla severiz değil mi? Türlü nedenler, bahaneler olmuş, Türkiye’nin yarısı unutulmuş. Değerli vatandaşlarım! Onlarda vatandaşımız olduğunu unutmayalım, seyahat yapabilenler bu bölgelerimizi, buralardaki tarihe gömülü medeniyetleri görelim, bu insanlarımızı ziyaret edelim, halini hatırlarını soralım. Ola ki maddi yardımımız olmuş ola.</p>
<p>            Biz bu eski medeniyetlerin ve kendi atalarımızın bizlere emanetlerini görüp tanıyalım. Türkler ANADOLU’ya doğudan girdiler, yaşadılar, medeniyetler kurup bizlere görelim diye eserler bıraktılar. Kubbeli kubbesiz mezarları halen oralarda. Bizlere bıraktıkları eserleri uzaktır diye, yolu bozuktur, yaşantı seviyeleri düşüktür diye ihmal edersek, bu topraklar üzerindeki varlığımız ölümle silinince ataları görmeden gitmiş oluruz. Bakınız; büyük atalarımız ve bu topraklar için şehit olmuş erlerimiz ülkemizin her bir köşesinde yatmakta ve bizimle yaşamaktadırlar. Onları yerlerinde görebilmek birer Fatiha okumak bizim görevimizdir.</p>
<p>            İftihar edeceğim önemli konu ise: bütün yol boylarında yol inşaatları. Büyüklü küçüklü baraj inşaatları. Asırlar belki binlerce seneler geçmiş tarihi eserler bilhassa bu bölgelerde yığınak yığınak, bakımsızlıktan, politik nedenlerden, imkânsızlıklarla çok uzun zamanlar restore edilmemiş. Fakat yine iftihar edeceğim husus, her ne kadar tarihi yerler gezdimse, ekseriyeti restore için inşaat halinde. Mesela İSAK PAŞA SARAYI. Böyle bir eser böyle bir tarih. Bu kadar ihmal edilmemesi lazımdı. Yine bir derin nefes alalım, şu anda restore halinde.</p>
<p>             Öyle bir bölge ki: ziyaretimiz yaz ortasında ve hep güneşli geçtiği halde ne vasıtamızın klimasını çalıştırdık ve ne de terledik. 2000m. Yükseklik üzerinde ki bu platolar, yaylalar tamamen yeşil. Vadilerde, dağ eteklerinde, düz mümbit obalarda kurulu şehirler, kasabalar, üzeri çamurdan, kerpiçten yapılmış şirin köyler gördük ve içersinde sakin özgür vatandaşlarımızla sohbet ettik.  Bu sakinler içersinde yaşadığı bölgenin belki de ne coğrafi zenginliğinden ne tarihinden ne de sıhhat dolu kuru havasından habersiz olabilir. Ve dolayısıyla sefalet içersinde de olsa postu İstanbul’a sermiştir. Fakat İstanbullu iş adamı ticarete hazır geniş ovalarda günün modern, hazır hayvancılığını bile düşünmemiş.</p>
<p> Hayvancılığa çok müsait olan bu geniş bölgelerde, az ve ilkel bir hayvancılık yapılmakta. Bir tane büyük olabilecek, modern hayvan merası görmedik.</p>
<p>             Yine düşündürücü görüşler: Yaz ortası yollar boş, şehirlerde oteller boş, restoranılar boş, müzeler ziyaret hanlar boş. Hulasa batının boyalı şatafatından kurtulamayan Türk turistleri buralarda yok.</p>
<p>            Ağrı Dağı ziyaretimizde garip oldu. Bütün dünyanın bildiği bu dağı, ancak çevre yolundan tahmini 20km mesafeden seyredebildik. Herhangi bir yerde Ağrı Dağı yazılı bir yazı bir işaret görmedik. Dolaysıyla yamacına varıp çimeninde oturtup kucaklayamadık. Yalnız öyle büyük öyle heybetli bir görünüşü var ki; değil 20km den 100 km. den bile dehşetinin tesirinden kurtulamıyorsun. Hiçbir tarafta kar yok. Bu dağın yarı yerlerine kadar karla kaplı oluşu ve karın dağın engebeli yüzeyinde sanki orayı süslemek ve azametini ondan anlayanlar tanıtmak için var olduğunu yansıtıyor.</p>
<p>            Taban çapı büyük bir araziyi kaplayan bu dehşet verici dağ, 2000 küsür metre yüksek bir platonun üzerinden bir 3000 küsur metre daha yükseklik ilave edilince, hakikaten düşündürücü oluyor. Bu platonun üzerinden yükselişi, etrafında sıra dağlar olmamayışı, muazzam bir güzellik arz ettiriyor. Yüce yaratanın kudretini görüp düşündürüyor. Bir de bu güzel ve koca dağları sallayan gücü düşündürüyor.</p>
<p>            Bir sonraki gün, akşam üzeri <strong>Erzurum</strong>’dayız. Konakladığımız yer, <strong>Erzurum öğretmen</strong> evidir. Bina şehrin ortasında bayağı büyük, dört ucu mamur bir bina. Resepsiyonu geniş ve gayet iyi döşeli. Üye olmayanlara konaklaması kişi başına 33 TL. Kahvaltı dâhil. Şimdi iyi dinleyin: Dünya seyahatlerimde gördüğüm kadarıyla, Türkiye’de otellerde ve benzeri yerlerde verilen sabah kahvaltısı Erzurum öğretmen evinin haricinde hiç bir ülkede yoktur. Bir evvelki sabah kahvaltımız Kars öğretmen eviydi ve Erzurum’dan farklıydı. Bence böyle bir kahvaltıyı hepten vermemeleri lazım.</p>
<p>            Erzurum öğretmen evinde ise: kahvaltı akşamdan hazırlanmış tabaklara koyulmuş, açıkta saklanmış sabaha kadar salatalığın, domatesin rengi bile değişmiş. Dört tane zeytin, iki dilim salatalık, iki dilim peynir birkaç parça domates, birkaç tane üst kısmı bıçakla açılabilen reçeller ve tereyağından ibaret yumurtasız bir kahvaltı. Çay makinesi mutfaktan yarı dışarı çıkarılmış kolayca varılmayan bir yerde bırakılmış. Yani; müşteri rahatlığı hiç düşünülmemiş.  </p>
<p>            <strong>Çay bardağı baktım, yok ortalıkta, yalnız fincan var</strong>. Hemen hepsi öğretmen olan kahvaltılarını yapmakta olan insanlara baktım, herkes çayını fincanla içiyor. Garibime gitti, ortalıkta garson yok, ses tonumu yükselterek çağırdım ve çay bardağı istedim. Cevap: burada çay fincanla içilir bey efendi ifadesi beni hayli şaşırttı. Müdür aradım sabah saat 8 müdürrr beyefendi hazretleri bürosunda yoktur haliyle.</p>
<p>            <strong>Değerli dostlar! Burası Erzurum, çayın en bol ve keyiflen içilen yeri, üstelik burası öğretmen evi. Çayı bardaktan içmek Türk kültürüdür. Kültürümüzü bize eğiten öğreten ve yaşatan önce öğretmenler olacaktı. Öğretmen Amerika’ya gidemedi amma televizyondan öğrendiği Avrupa ve Amerika fincan kültürünü önce kendisi yaşayıp bizlerde böyle örnek oluyor. Hey gidi hey, ona sorsan Atatürkçüdür, amma bak Ata ne diyor: “<span style="text-decoration: underline;">Türkiye cumhuriyetinin temeli kültürüdür</span>. M. Kemal Atatürk.”</strong></p>
<p>Aman efendim bunu düşünen, yazan çok ileriye gidiyor, ne fark eder derse; işte önemli olan noktada da bu. Böyle düşüncelerin neticesi, zamanla kocaman kültürlerimiz bitip gidiyor. Unutmayalım: Kültürünü yaşamayan bir milletin ömrüde kısa olur. Bu hal Erzurum’da böyleyse Türkiye’yi düşündüğümüzde, ben çok geç kalmışım herhalde. Fakat gelin böyle küçükte olsa ata yadigârlarına sahip çıkalım.</p>
<p>            Şunu sormalıyız bu kocaman organizasyonun müdürüne: Aynı şehrin turist information bürosundan temin ettiğimiz İngilizce, 114 sayfalık kitabın 22. sayfasında Erzurum kültüründen bahsederek “the tea kültür” çay kültürü,  resminde çayı fincandan göstermemiş, bardakla göstermiş. Sayın müdür bey; belki sende vaktiyle bir öğretmendin. Yine bizim bölgemiz çay bölgesi, Rize çay fabrikaları reklâmlarını fincanla yaptıklarını gördün mü?</p>
<p>            Sayın öğretmenlerimiz! Siz bizim hocalarımızsınız; sizsiniz başta bizim kültürümüzün yaşamasının mesuliyetçileri. Dünyada çayı bardaktan içen bir ülke, şimdi İnciluz oldu öyle mi? En küçük de olsa tolerans tanımayacağız.</p>
<p>            Bir kaç sene öce bir İstanbul seyahatim de, bir otelin boğaza nazir yemek hanesinde, sabah kahvaltısında, gençlerle dolu kalabalık içersinde bardakla çay içen bir ben vardım ve orada da bardak yoktu, fakat temini kolay olmuştu.</p>
<p>            <strong>Ümit ederim, benim dilim ve dileğimden anlayan, hiç olmazsa Erzurumlu değerli okurlarım bana cevap verirler.          </strong>       Bir sonraki sohbetimizde buluşmak üzere hoşçakalın.            </p>
<p> </p>
<p>  Kemal  GENÇ / TRABZON</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/585-erzurum-ogretmen-evi-ne-halde/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
