<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erzurum Haber Gazetesi &#187; Orhan BOZKURT</title>
	<atom:link href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/author/orhanbozkurt/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com</link>
	<description>ErzurumHaberGazetesi.com</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 16:23:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Susa kalmak!&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10719-susa-kalmak</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10719-susa-kalmak#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 07:11:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10719</guid>
		<description><![CDATA[Aylardır dostlarım, yani siz okurlarım;  ‘neden yazmıyorsun?’ diye sitem dolu, hat da ‘sen demi devlet memuru oldun, sende mi sıradan ve bedeli olan bir adamdın?’ diye suçlayıcı ve daha buraya yazamadığım biri bin para, bin bir hakaret dolu e-mailler, mesajlar &#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aylardır dostlarım, yani siz okurlarım;  ‘<strong><em>neden yazmıyorsun</em></strong>?’ diye sitem dolu, hat da ‘<strong><em>sen demi devlet memuru oldun, sende mi sıradan ve bedeli olan bir adamdın?</em></strong>’ diye suçlayıcı ve daha buraya yazamadığım biri bin para, bin bir hakaret dolu e-mailler, mesajlar  atıyorlar…</p>
<p>Evet, yazmıyorum uzun zamandır…</p>
<p>Dahası <strong><em>o kadar çok yazacak şey varken; hiçbir şey yazamıyorum</em></strong>…</p>
<p>Hiç kimse olamıyorum ben…</p>
<p>Sıradanlaşamıyorum işte…</p>
<p>Öyle anlarım oluyor ki <strong><em>ekmeğini tamı tamına 22 yıldır, birilerinin sırtından değil yazıdan kazanan ben</em></strong>; <strong><em>anasız- babasız, sermayesi beyni ve kalemi olan ve o kılıç gibi kalemiyle  5 kardeş büyüten ben; susa kalıyor  yazamıyorum</em></strong>&#8230;</p>
<p>Ekmeksiz, çaresiz aç ve susuz kalabiliyorum ama;  bir yazı işçisi olarak <strong>‘<em>hiç kimseyim’</em></strong> diye sahtekarlık yaparak kendimle gurur duyamıyorum…</p>
<p>Bu lanet yazı işçiliği de, böyle bir erdemli virüs işte…</p>
<p>Derya- denizken etrafın; hiç kimse olamadığın, birey olduğun ve <strong><em>adam gibi adam olabildiğin için bazen ben gibi susa kalırsın</em></strong> böyle…</p>
<p>Hani; şekerin tatlı, biberin acı, Erzurum’un soğuk olduğunu bilirsin ya…!</p>
<p>Ve…</p>
<p>Mesela yine bilirsin adamların adam olduğunu da, adamların hiç kimse olamadığını…</p>
<p>Ve kızarsın, kendi  kendine ya…</p>
<p>Hani vatan haini o şairin de mısralarında kendine kızdığı gibi;</p>
<p><strong><em>‘…yani sen elmayı seviyorsun diye </em></strong></p>
<p><strong><em>elmanın da seni sevmesi şart mı?&#8230;</em></strong><em>’</em></p>
<p>Ve eklersin ardı sıra:</p>
<p><strong><em>Ya sevdiklerin hıyarsa</em></strong>…</p>
<p>Elma diye bildiğin tat, aslında ekşimsi çürük bir armutsa…!</p>
<p>Ve…</p>
<p>Sen, sap gibi ortada kala kalıp, tüm duruluğunla hiç kimse olamayan adam olmaya çabalıyorsan…</p>
<p>… Ve hayat; aslında senin hayal etmediğin  kadar çirkin her kimselerle doluysa…</p>
<p>… Ve umutları daha taze bahar  olan bir  soğuk kış günü yüreğinin  tüm sıcaklığını hissederek koynuna bastığın, bıyıkları yeni terlemiş  yurdumda kul Mustafalar, yediğin balıkların kılcığı boğazına batmasın diye  biyoloji okurken evinin önünde, yani senin başkentinin göbeğinde  kalleşçe bıçaklanıyorsa…</p>
<p>Sen kimsin?</p>
<p>Bazen susmak, susa kalmak; amentü gibi gerçeği bilip de lal olmaktır…</p>
<p>Ben gibi işte…</p>
<p>Ya da sen…</p>
<p>İyisi mi biz susa kalalım&#8230;</p>
<p><strong><em>… Ve kırk yıldır sırtımıza yüklediğiniz o günahlar gibi bununda vebali boynumuza kalsın!&#8230;</em></strong></p>
<p>Orhan BOZKURT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10719-susa-kalmak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Körler sağırlar birbirini ağırlar!&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7559-korler-sagirlar-birbirini-agirlar</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7559-korler-sagirlar-birbirini-agirlar#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 08:35:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=7559</guid>
		<description><![CDATA[Kodamanlar, koltuk tutanlar, köşe kapanlar, pusuda yatanlar, cemaatler, cemiyetler, başkanlar, racon kesen jüriler&#8230; Kim haklı, ne kadar haklı, gidişat hayırlı mı, tüneldeki ışık güneş mi, kamyonun farı mı?..
Ne demiş atalar;
Körler sağırlar, bir birini ağırlar!&#8230;
Lafımız ortaya yarası olan&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kodamanlar, koltuk tutanlar, köşe kapanlar, pusuda yatanlar, cemaatler, cemiyetler, başkanlar, racon kesen jüriler&#8230; Kim haklı, ne kadar haklı, gidişat hayırlı mı, tüneldeki ışık güneş mi, kamyonun farı mı?..</p>
<p>Ne demiş atalar;</p>
<p>Körler sağırlar, bir birini ağırlar!&#8230;</p>
<p>Lafımız ortaya yarası olan gocunur, olmayan alıp voltasını salınır&#8230;</p>
<p>Anlamak çözmek, karar vermek mümkün değil&#8230;</p>
<p>Bakalım ‘atalar’ daha daha ne demiş, belki bir hayrı olur&#8230;</p>
<p>***</p>
<p>Affetmek büyüklüğün şanından ve aman diyene kılıç kalkmaz, demişler misal, bak şahane&#8230;</p>
<p>Ama o da ne?</p>
<p>Bir başka ata grubu da, intikam soğuk yenir, keser döner sap döner gün gelip hesap döner, bugün sana yarın bana, demiş, hay Allah&#8230;</p>
<p>Dost dediğin de kara günde belli olur, demişler, ne güzel&#8230;</p>
<p>İyi de, düşenin niye dostu olmaz, üstelik düşene tekme de neyin nesi?</p>
<p>İyilik yap denize at, falan iyi de, ‘besle kargayı, acıma yetime, merhametten maraz&#8230;’ üçlüsü ne ayak?</p>
<p>Sürüden ayrılanı kurt kapıyorsa, kurunun yanında yaş niye yanıyor ve her koyun niye kendi bacağından asılıyor ki?..</p>
<p>İki elin sesi varsa, nerede çokluk orada niye yokluk, hı?</p>
<p>Hadi yalan söyleyenin mumu sönüyor, beter olsun da, doğru söyleyen niye köy bulamıyor kardeşim?</p>
<p>Ne yapmak istemiş bu atalar?</p>
<p>***</p>
<p>Hiçbir şey, sadece onlar da kutuplaşmış, ikilik-ayrışma-didişme denen nane bize onlardan miras&#8230;</p>
<p>Nabza göre şerbet dolaşıyor genetik olarak damarlarımızda&#8230;</p>
<p>Onlar da ‘işine geldiği gibi&#8230;’ tayfasındanmış ve&#8230;</p>
<p>Atamız neyse biz de o neticede&#8230;</p>
<p>Devam edersek, iki çıplak bir hamama yakışır diyen de biziz, iki gönlü bir samanlıkta basan da, anasına bakıp kızına talip olan da biziz, beş parmağın bir olmadığını fark etmiş süper zekalar da&#8230;</p>
<p>Ve hiç düşünmüyoruz aslında&#8230;</p>
<p>Erken kalkan yol alıyorsa şeytan bunun neresinde?..</p>
<p>Damlaya damlaya göl oluyor da taşıma suyla değirmen niye dönmüyor?..</p>
<p>Zararın neresinden dönersek kar madem, battı balık niye yanpiri gidiyor?&#8230;</p>
<p>***</p>
<p>Hadi ‘ata’ denen yüce şahıslar zamanında demiş, biz niye ısrar ediyoruz ki, iyi insan lafı üstüne gelir, demek varken, niye sinsice iti an çomağı hazırla diyoruz ki, öğrenmenin yaşı yoksa eğer ağacı yaşken bükmenin mantığı ne, hiç merak etmez miyiz, armut dibine düşerse mumun da dibine ışık vermesi lazım gelmez mi, cana geleceğine mala gelsin diyen de biz, mal canın yongası diyen de, öfke baldan tatlıysa öfkeyle kalkan şen şakrak oturmaz mı, madem perşembenin gelişi belli, dereyi görmeden paçayı sıvayanla niye maytap geçiyoruz?</p>
<p>***</p>
<p>Bal tutan parmağı yalar, devletin malı deniz, yemeyenin malını yerler, öksüz hırsızlığa çıkmış ilk geceden ay doğmuş ve benzeri ‘suç ve suçluyu öven’ atalar da bizim atalarımız, ‘Alma mazlumun ahını’ diyen de&#8230;</p>
<p>Haliyle&#8230;</p>
<p>Bir tavır, bir karar, bir duruş arifesinde&#8230;</p>
<p>Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık&#8230;</p>
<p>***</p>
<p>Gördüğünüz üzere, sizin şahitliğinizde başvurduk atalarımıza, belki kafamızı açarlar diye, ama heyhat&#8230;</p>
<p>Netice, hüsran&#8230;</p>
<p>Vaziyet dersen;</p>
<p>Dam üstünde saksağan vur beline kazmayı&#8230;</p>
<p>Dedik ya biz buyuz işte; körler sağırlar birbirini ağırlar!..</p>
<p>Anlayana sivri sinek saz, anlamayana bırak davulu zurnayı bu sözler de az!..</p>
<p>Orhan BOZKURT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7559-korler-sagirlar-birbirini-agirlar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gmail kalkinma ajansi!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6358-gmail-kalkinma-ajansi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6358-gmail-kalkinma-ajansi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 09:07:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6358</guid>
		<description><![CDATA[Bu KUDAKA varya hani şu yeni kurulan Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı, anlaşılan daha çok malzeme çıkaracak bize ve Erzurum, Erzincan, Bayburt gündeminin nabzını tutan, bu bölgenin geleceği için kaygılanan, dertlerine derman bulmaya çalışanlara&#8230;
Adı üstünde kalkınma ajansı; bir nevi üç ilin DPT’si,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu KUDAKA varya hani şu yeni kurulan Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı, anlaşılan daha çok malzeme çıkaracak bize ve Erzurum, Erzincan, Bayburt gündeminin nabzını tutan, bu bölgenin geleceği için kaygılanan, dertlerine derman bulmaya çalışanlara&#8230;</p>
<p>Adı üstünde kalkınma ajansı; bir nevi üç ilin DPT’si, plan program yapacak, aklında fikri olup da cebinde akçesi eksik olanlara sermaye sağlayıp yerel kalkınmaya düzen ve istikrar getirecek. Peki nasıl yapacak bunu?&#8230; 20 trilyon olduğu söylenen SADAKA gibi bütçesiyle mi?&#8230; İktisatçı, işletmeci, ziraat mühendisi yerine uluslararası ilişkiler mezunlarıyla şişirilen stajer personeliyle mi?&#8230;</p>
<p>Bir dizi kaygı ve eleştirimizi geçtiğimiz günlerde yazmıştık ama KUDAKA bizleri muhatap görüp bir açıklama yapma gereksinimi henüz duymadı… Küresele yetişmeyi yerelin koordinasyonu ile sağlayacaksa bu kuruluş, yerel dinamiklerin işiten kulağı, düşünen aklı, söyleyen dili olan yerel basını niye dikkate almaz, orası meçhul…</p>
<p>Geçenlerde bu KUDAKA’nın bir bombasının daha farkına vardım&#8230; Yazmaya ancak fırsat oldu.Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın internet sitesinde (<a href="http://www.kudaka.org.tr/">www.kudaka.org.tr</a>) yeralan iki tane ihale ilanı var. Merak edip ilanları okuduğumda hayretler içerisinde kalıp &#8216;yuh&#8217; diyesim tuttu. İlanların konusu; &#8220;Onarım İşi&#8221;  ve “Araç Kiralama&#8230;&#8221;</p>
<p>Tamam, olabilir, kamu kurumları-kuruluşları ihaleye çıkar. Mmaç nedir, en iyi işi en ucuza yaptırmak. Gelin görün ki; KUDAKA&#8217;nın ihale ilanlarının son maddeleri aynen şöyle:</p>
<p><strong><em>“Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmadığından, mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin işi ihale edip etmemekte, kısmen ihale etmekte veya dilediğine kısmen veya tamamen vermekte serbesttir&#8230; Kamu oyuna duyurulur. İletişim: <a href="mailto:rifataltan@gmail.com">rifataltan@gmail.com</a>”.</em></strong></p>
<p>Hayda… Bu ne pehriz, bu ne lahana turşusu!..</p>
<p>İhale edilen iş hakkında ajans genel sekreteri kiminle ne yazışacak gmail üzerinden; dahası bu para halkın parası değil mi? Kalkınma ajansı, yani genel sekreter hem ihale ilanı veriyor hem de işi istediğime veririm, haberiniz olsun diyor.</p>
<p>Allah alla dedim; aynı sitede yer alan son yönetim kurulu toplantısı hakkındaki bilgilere bakınca da az buz çaktım manzarayı: Özelleştirme Yüksek Kurulunun kararıyla Şubat ayında Kalkınma Ajansına devri gerçekleşen Cumhuriyet Caddesi üzerindeki eski TEKEL binasının devir bedeli olan 2 milyon 155 bin 865,03 TL’nin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ödenmesine, karar verilmiş. Binanın tadilat işini de Sayın Genel Sekreter Rıfat Altan gmail üzerinden yazışarak istediğine verecekmiş&#8230;</p>
<p>Şimdi, hani derler ya balık baştan kokar; hakikaten de öyledir, balık çürümeye ve kokmaya kafasından başlar. Olacak iş değil, eski tabiriyle 2 trilyon 155 milyara bina satın alınıyor, binanın tadilatı ise (hem de lojmanlarıyla birlikte) gene trilyonlara ihale edilecek&#8230; Hizmet binası ile lojmanlarına trilyonlar harcayan ajansın heniz daha resmi bir e-posta adresi bile yok, gmail’den resmi yazışma yapacak. Genel sekreter de ihale yapıyomuş gibi yapıp işi istediğine verecek. Malum merkezi hükümetten gelen SADAKA, pardon bütçe 20 trilyon, daha şimdiden gitti mi 5-6 trilyonu konak yaptırmaya, 3-4 trilyonu personel maaşına, lap-top felan almaya, bir o kadar da 4X4 jeep kiralamaya hem de şoförüyle… Erzurum, Erzincan ve Bayburt&#8217;taki girişimciler ise avuçlarını yalayarak kalkınma projeleri beklesin&#8230;</p>
<p>Hadi bunlar bir yana; Tekel işçileri Ankara&#8217;nın göbeğinde aylarca sokaklarda yattı, aç kalmamak sefil olmamak için; Başbakan ne dedi, para yok, razı olacaksınız, sorun hala çözülemedi; lazım olan para da toplamda 40-50 trilyon&#8230;.</p>
<p>Gelin görün ki, Erzurum&#8217;da devasa Tekel binası en az 15-20 trilyon edecekken, 2 küsür trilyona Rıfat Altan’a veriliyor bölgenin kalkınma bütçesiyle kendisine konak yaptırsın diye. Tekel işçisi sefalete mahkum olurken, memleketin girişimcisi kimin umurunda&#8230;</p>
<p>Ne derler böylesi alengirli işler için; çok su kaldırır çoook&#8230;</p>
<p>Bizim gmail küdakasıda pardon Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’da anlaşılan bu gidişle daha çok su kaldıracak çoook&#8230;</p>
<p>Orhan BOZKURT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6358-gmail-kalkinma-ajansi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>8 Mart senfonisi&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6192-8-mart-senfonisi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6192-8-mart-senfonisi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 09:50:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6192</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıları yazmak artık çok acıtıyor içimi…
Yüreğim de yetmiyor emin olun.
Yazmasam kendimi kandırabilecekmişim gibi geliyor&#8230; Yazınca da gerçeği kabulleniyormuşum gibi oluyor. Belirli bir andan sonra yazmak kötü hissettiriyor&#8230;
İşte her ne kadar da kötü hissetsem de kendim ve kentimin&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıları yazmak artık çok acıtıyor içimi…</p>
<p>Yüreğim de yetmiyor emin olun.</p>
<p>Yazmasam kendimi kandırabilecekmişim gibi geliyor&#8230; Yazınca da gerçeği kabulleniyormuşum gibi oluyor. Belirli bir andan sonra yazmak kötü hissettiriyor&#8230;</p>
<p>İşte her ne kadar da kötü hissetsem de kendim ve kentimin iklimine göre kış olsa da mevsim&#8230; Kendi iklimime göre baharın ilk demindeyim&#8230;</p>
<p>Gökyüzü yağmur olup yere iniyor. İlerlemek imkânsız&#8230; Yağmur damlaları şiddetle yere çarpıp diz boyu yukarı sıçrıyor. Suya batıyor diz kapaklarım. Ayaklarımı kontrol etmem zor. Bir çalıya tutunup duruyorum&#8230;. Kapatarak gözlerimi kafatasımı delen yağmurun sesini dinliyorum. Doğa, sözcüklerini öfkeyle art arda dizerek söyleniyor sanki&#8230;</p>
<p>Beş dakika!..</p>
<p>Sadece beş dakika!..</p>
<p>Ardından tatlı bir güneş ışığı yayılıyor her yana!..</p>
<p>Kendimi kızgın babası tarafından affedilmiş bir çocuk gibi hissediyorum ve sana sesleniyorum anne;</p>
<p><strong><em>korkma<br />
öl anne</em></strong></p>
<p><strong><em>öldün diye döktüğümüz yaşlar hiç<br />
senin ölümünle<br />
doğan biz<br />
bin bir izken kirlendik<br />
kir olduk,<br />
iz bırakmadan<br />
hiç olduk</em></strong></p>
<p><strong><em>anne.</p>
<p></em></strong></p>
<p><strong><em>siz öldünüz<br />
biz<br />
yaşamayı unuttuk,<br />
öksüz kaldık<br />
büyüdük<br />
emzirseler de<br />
aç kaldık<br />
büyülenmeden çiğ sütlere<br />
yürüdük</em></strong></p>
<p><strong><em>anne.</p>
<p></em></strong></p>
<p><strong><em>nerede babam,<br />
hani o büyük nutuk<br />
yetim de kaldık<br />
ölüyoruz<br />
işte anne</p>
<p></em></strong></p>
<p><strong><em>neden bu suskunluk<br />
kadın değil miydin<br />
doğururken sen bizi,<br />
ölürken şimdi<br />
bir kez de kendin için<br />
bağır anne&#8230;</em></strong></p>
<p>***</p>
<p>Önce annemin, sonra bütün acılarımı dindiren bacılarımın ve asırlardır Anadolu’mun üstünde dimdik ayakta kalan, ‘<strong><em>sırtından sopası, karnından sıpası eksik olmayan’</em></strong> bütün yurdum kadınlarının günü kutlu olsun…</p>
<p><strong>Orhan Bozkurt</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6192-8-mart-senfonisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalkınma Ajansı&#8217;nın personel şakası!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5036-5036</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5036-5036#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 09:07:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5036</guid>
		<description><![CDATA[Şaka diye yazmamın sebebi, gördüğüm karşısında, bu olsa olsa şakadır diye şaşırakalmamdır. Şaşırdığım şey Kuzey Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA)’nın personel alım sınavı sonuçları; bu sınav sonucunda Erzurum, Erzincan ve Bayburt İllerinin geri kalmışlıktan kurtulma konusunda son umudu olan kalkınma&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şaka diye yazmamın sebebi, gördüğüm karşısında, bu olsa olsa şakadır diye şaşırakalmamdır. Şaşırdığım şey Kuzey Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA)’nın personel alım sınavı sonuçları; bu sınav sonucunda Erzurum, Erzincan ve Bayburt İllerinin geri kalmışlıktan kurtulma konusunda son umudu olan kalkınma ajansının uzman personelinin listesi…</p>
<p>Listede ne var biliyor musunuz?</p>
<p>8 tane okulunu yeni bitirmiş Uluslararası İlişkiler mezunu; inanmayan girsin baksın KUDAKA’nın sitesine (<a href="http://www.kudaka.org.tr/" target="_blank">www.kudaka.org.tr</a>) ya da Erzurum, Erzincan ve Bayburt Valiliklerinin web sitelerine.</p>
<p>50 trilyon, pardon 50 milyon bütçeli kurumun adında kalkınma kelimesi geçince insanın aklına, iktisat, işletme ve bölgemizin ekonomik gerçekliği nedeniyle ziraat mühendisi gibi meslekler geliyor… Ancak, açıklanan listede 3 iktisatçı, 2 işletmeci ve 1 ziraat mühendisi var.</p>
<p>Sorduk, soruşturduk; geçtiğimiz hafta sözlü mülakat sınavına çağırılanlar arasında olması gereken bölümlerden çok aday varmış; hem özel sektörde hem de kamuda uzun yıllar iş deneyimi olan, üstelik bölgeyi de çok iyi bilen&#8230;</p>
<p>Yani, bizim KUDAKA,  yerel kalkınmayı mı sağlayacak, yoksa 8 tane diplomat adayına 4-5 milyar maaşla , sadaka  kültürü gereği staj mı yaptıracak, orası belli değil. Dahası, bu çiçeği burnunda diplomat, pardon, yerel kalkınma uzamanı adayı arkadaşlar, bizlerin kurtarıcılığına talip olan bu gençlerin hemen hemen hepsi de bölgemizden ve bölgemizin yaşadığı ekonomik sorunlardan bi habermiş…</p>
<p>Gene sorduk soruşturduk, bizim ellerden  de değillermiş. Yani, ne mezun oldukları bölümlerin bu kuruluşla alakası var, ne adam akıllı iş tecrübeleri, ne de bölge hakkında bir bilgileri …</p>
<p>Duramadık, yeniden sorduk soruşturduk, diğer kalkınma ajansları arasında en çok tecrübesiz ve bölge dışından uluslararası ilişkiler mezunu personeli KUDAKA istihdam edecekmiş…. En azından bu bir gurur kaynağı!!!</p>
<p>Bitme noktasına gelmiş tarım-hayvancılığımız, parmakla sayılan sanayimiz, perişan haldeki KOBİLERİMİZ, emekleyen bir hizmet sektörümüz ve 8 tane koç gibi diplomatik kalkınma uzmanımız var artık…</p>
<p>Helal olsun sana KUDAKA!&#8230;</p>
<p>Haftalar önce Erzurumajans.com’da da yayınlanan Palandöken Gazetesi köşe yazarlarından Berna Karatay’ın yazısını okuyanlar anımsar (<a href="http://www.erzurumajans.com/haber_detay.asp?haberID=2628" target="_blank">http://www.erzurumajans.com/haber_detay.asp?haberID=2628</a>). Sayın Karatay çok önemli kaygıları dile getirmişti; burada tekrarlamaya gerek yok. Lakin, çok acıdır ki sanırım dile getirdiği ve hepimizin paylaştığı kaygıları hızla gerçekleşmeye başladı bile&#8230;</p>
<p>KUDAKA daha kurum olmadan sadaka dağıtmaya başlamış…</p>
<p>Ne diyelim?&#8230; “Yazıklar olsun” bu memlekete bunu reva görenlere, yazıklar olsun!&#8230;</p>
<p><strong>Orhan Bozkurt</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5036-5036/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ne Yıldı Ama Rüzgar Gibi Geçti!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3715-ne-yildi-ama-ruzgar-gibi-gecti</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3715-ne-yildi-ama-ruzgar-gibi-gecti#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 14:35:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=3715</guid>
		<description><![CDATA[2009 nasıl geçti?-Ne bileyim karaladık bir şeyler&#8230;
2009 nasıl geçti?-Kızgın kumlardan kaynar sulara atlamak gibiydi&#8230;
2009 nasıl geçti?-Hamdolsun teğet geçti&#8230; Çeşme başı su nöbetleri, rapor savaşları, temiz mi,kirli mi? Çamlık Skandalı, Erzurumspor rezaleti, Musa cinayeti, talanlar, yalanlar, kafa kol dalanlar…&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2009 nasıl geçti?</strong>-Ne bileyim karaladık bir şeyler&#8230;<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong>-Kızgın kumlardan kaynar sulara atlamak gibiydi&#8230;<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong>-Hamdolsun teğet geçti&#8230; Çeşme başı su nöbetleri, rapor savaşları, temiz mi,kirli mi? Çamlık Skandalı, Erzurumspor rezaleti, Musa cinayeti, talanlar, yalanlar, kafa kol dalanlar…<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong><br />
-Kene, kuş, domuz, eşek öldü kaldı semeri, bırak davarı koyun güdemezler, iki kaz ver birini yitirirler, hasılı hayvancılık açısından verimli geçti&#8230;<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong><br />
-Konu yargıda, yorum yapmam doğru olmaz&#8230;<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong>-Ne!.. 2009’mu? Sahi oldu mu o kadar yav?<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong>-Yalansız, dolansız, kazançlı, terörsüz, kavgasız, milli gelir 50 bin dolar, işsizlik yüzde 2, gelir adaleti şahane, vergi kaçağı sıfır, trafik bal şerbet, piyasa şahane, dünya bize hayran, mis yani misss (Şışşt, sen, Norveçli çık aradan ulen&#8230;)<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong>-Başarılı geçti ama hastayı kaybettik, zaten önemli olan kazanmak değil katılmaktı&#8230;<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong>-Tarihte her ne olmuşsa başka türlü olmadığı için böyle geçti, Başkan Küçükler, büyüklere fark attı, tarihe geçti&#8230; şans, kader, kısmet yani&#8230;<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong>-Eve kapanmadık pazara çıktık, aldık verdik can verdik, onlar da doğalgaza yüzde 50 zam yaptılar, şu kıçımızı tırmalayan acep bıldır yenen hurmalar mı?<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong>-Hırsızı tuttum, kov gitsin gitmiyor, al içeri, gelmiyor, o hesap&#8230; Apo, Danıştay, Habur, Emine Ayna çal çal oyna, dost-kardeş Obama, faşist İzmir, şerefsiz basın bunu da yazın, açıldık kabahat, kapattık kabahat… Daha 5 gün var, ulan derviş olsa çatlar be!..<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong>-Aslında terbiyeli, kendi halinde bir yıldı, iyiydi de çevresi kötüydü, özetle iyi bilirdik rahmetliyi&#8230;<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong><br />
- 2008’i görmeden 2009 geldi geçti, bir hışımla geldi geçti, yani gelen vurdu, giden vurdu, aynı zindan aynı gardiyan…<br />
<strong>2009 nasıl geçti?</strong>-Sıfıra sıfır elde var taş&#8230;</p>
<p>***</p>
<p>Bitse de gitsek demeyin yine de, elimizin ayarı yok abarttık, ama siz umudu yitirmeyin, bulunur her derdin dermanı, 2010 var daha, 11 var, 12 var, var oğlu var&#8230;<br />
Bizim Ömer Baba’nın dediği gibi,<br />
-<strong>Karabük’te kol gibi demirler düzeliyor, bunlar ne ki?..</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3715-ne-yildi-ama-ruzgar-gibi-gecti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vah öğretmenim vah!&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2527-vah-ogretmenim-vah</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2527-vah-ogretmenim-vah#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 11:39:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2527</guid>
		<description><![CDATA[Otuz üç tane en değerli mücevherden mamül tespih tanesi&#8230;Kimi iri kimi ufak, kimi lafbaz kimi haylaz, kimi laftan anlamaz kimi el avuca sığmaz, kimi barut fıçısı kimi köyün uslusu&#8230;
Kimi büyümüş de küçülmüş, kimi çok bilmiş, kimi nazlı utangaç, kimi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Otuz üç tane en değerli mücevherden mamül tespih tanesi&#8230;Kimi iri kimi ufak, kimi lafbaz kimi haylaz, kimi laftan anlamaz kimi el avuca sığmaz, kimi barut fıçısı kimi köyün uslusu&#8230;</p>
<p>Kimi büyümüş de küçülmüş, kimi çok bilmiş, kimi nazlı utangaç, kimi pimi çekilmiş bomba, kimi dut yemiş bülbül, kimi cırlak, kimi zırlak&#8230;<br />
Fakat hepsi anasının kuzusu, babasının kıymetlisi…Hepsi gül dalından narin, hepsi yumurtadan yeni çıkmış civciv&#8230;Ne cıvıltıları biter, ne zırıltıları, ne sesleri biter, ne dertleri&#8230;</p>
<p>Örtmenim acıktım&#8230;<br />
Örtmenim sıkıştım&#8230;<br />
Örtmenim anamı özledim&#8230;</p>
<p><strong> </strong>Yıllar önce… Tam yirmi yıl önce, çalıştığım gazetede yine dikiş tutturamamış, okuduğum yüksekokuldan kaçarcasına vekil öğretmen olarak bir dağ köyüne sığınmıştım. Orada geçirdiğim altı ayda öğrendim bu ülkede öğretmen olmanın değerini.</p>
<p>Her çocuk bir mucizedir.. Bir köy ilkokulunun, birden beşe kadar birleştirilmiş tek sınıflı, tezek kokulu, sıraları arasında <strong><em>&#8216;bir şeyler yapmalıyım&#8217;</em></strong> diye dolaşırken o otuz üç mucizeye, öğrenecek daha çok şeyi varken öğretmenlik yapmak; hayatın ilk basamaklarında o otuz üç benzemeze yoldaş olmak ise mucizeler ötesi&#8230;</p>
<p>Basit diyen, küçük gören biri öğretmen olsun o sınıfa, balatayı sıyırmadan, beyni su kaynatmadan bir ders arası için kendini bahçeye atmayı başarsın, madalyası benden, söz&#8230;</p>
<p>Öğretmenlik her yerde, her ülkede zordur.<strong>Türkiye</strong>’de ise akla ziyan bir meslek&#8230;Bu ülkede zor yetişir öğretmen, zor iş bulur ve zordur hayatı&#8230;</p>
<p>Bir sınıfta en az otuz üç çocuğa sadece okuyup yazmayı değil; oturup kalkmayı, insan olmayı öğretecek, yetmeyecek yetenek avcısı olacak, arkeolog titizliği, madenci sabrıyla öğrencideki cevheri bulup çıkaracak&#8230; O’nun önünü açacak, cesaret, özgüven aşılayacak&#8230;</p>
<p>Bazen en yakın arkadaş, bazen ana baba olacak, ama asla rol çalmayacak&#8230;</p>
<p>Sinirleri çelikten ama bakışları çiçekten olacak, terbiye edecek ama incitmeyecek, yola getirecek ama diktatör olmayacak&#8230;</p>
<p>Becerinin feriştahına, bilgi-birikiminin en derinine, süper zekâya, muhteşem formasyona, kusursuz diksiyona sahip olacak&#8230;</p>
<p>Heyecanlı, duygulu, yürekli, şefkatli, sevgi dolu olacak ve bunlardan da ötesi, en önemlisi hep mesleğine sevdalı kalacak&#8230;</p>
<p><strong>Başka?</strong></p>
<p>Derdi varsa içine atacak, kan tükürüp kızılcık şerbeti içtim diyecek, yüzünde hep güller açacak&#8230;</p>
<p><strong>Başka? </strong>Başka adı <strong>Milli Eğitim</strong> olan, şu sulanmış, laçka, yapboza dönen yalama olmuş sistemin bir parçası olmanın yükünü omuzlayacak…Bu çürümüş yapıyı ayakta tutma uğruna biraz daha iki büklüm olacak beli ama ses etmeyecek, hep içine atacak&#8230;</p>
<p><strong>Ayrıca&#8230;</strong></p>
<p>İdareyle, ekstra ama yasal kılıfa uydurulmuş vazifeleri yerine getirmekle, müfredattaki çatlakları sıvamakla cebelleşecek&#8230;</p>
<p><strong>Bitti mi, asla&#8230;</strong></p>
<p>Bir de veli denen arıza kitleyle boğuşacak, kaprisli bencil ana babaların gönlünü hoş tutacak, fahri psikologluk hizmeti sunacak&#8230;</p>
<p>Senin anlattığın 1989’in <strong>Türkiye</strong>’si, bugün <strong>AB</strong>’nin eşiğinde olan <strong>Türkiye’</strong>deyiz… <strong>Yıl… 2009… </strong>Çok değişti ülkemiz… Gelişti… Anlattıkların nostaljik duygulardan öte bir şey değil…</p>
<p>Haklısınız…</p>
<p><strong>İşte yıl 2009…</strong></p>
<p>Benim anlattıklarımın aynısını yapmak zorunda olan öğretmenlerimiz, peki bugün  ne alıyorlar, bu fedakârlığın karşılığında?</p>
<p>Köle şartlarında çalışmak, köle düzeyinde maaş almak, kendisi gibi 15-16 yıl okumuş ama <strong>‘kadro’</strong> belasına evinde oturan şanssız öğretmen adayından şanslı olduklarına şükür ederek, resmen üç kuruşa, boğaz tokluğuna evlatlarımızın beynine ışık, ilk adımlarına fener oluyorlar…</p>
<p>Yarısı ek iş yapıyor, bir öğrencisi görecek diye ödü koparak&#8230;<br />
Yarıdan çoğu kirada&#8230;<br />
Yüzde 80’i borçlu, bankaya, eve, arabaya, eşe dosta&#8230;<br />
Giyinemiyor, gezemiyor, tozamıyorlar&#8230;<br />
Çocuklarımıza insan gibi yaşamayı öğreten öğretmen ne yazık ki bugün insan gibi yaşayamıyor&#8230;</p>
<p>Bugün Öğretmenler Günü; yine süslü janyanlı laflar edecek büyükler, <strong>‘Türk öğretmeni şöyle müthiş, böyle emsalsiz’</strong> falan diye&#8230;</p>
<p>Müthiş ve emsalsiz Türk öğretmenini, devlet okullarını beğenmeyip çocuklarını Özel Kolejlerde, Amerika’da, İngiltere’de okutanlar edecek bu lafları&#8230;</p>
<p>Öğretmene zaten ‘<strong>gününü’</strong> göstermişler&#8230;<br />
Şimdi de kutluyorlar&#8230;<br />
Vah öğretmenim canım benim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2527-vah-ogretmenim-vah/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum&#8217;da çok güzel şeyler oluyor!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2464-erzurumda-cok-guzel-seyler-oluyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2464-erzurumda-cok-guzel-seyler-oluyor#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 23:07:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2464</guid>
		<description><![CDATA[Hep olumsuz haberler yazıyor, hep eleştiriyorsunuz!.. ‘Bu Erzurum’da hiç mi güzel şeyler olmuyor?’ diye sitem dolu yorumlar, mailler gönderen okuyucularımızı dikkate alarak yaşadığımız şehirdeki umut verici bir kaç olaydan bahsedecektim.
2011’e doğru giden bu tarihi kentin geleceğinden,
Eğitim alanındaki ciddi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hep olumsuz haberler yazıyor, hep eleştiriyorsunuz!.. <strong>‘Bu Erzurum’da hiç mi güzel şeyler olmuyor?’</strong> diye sitem dolu yorumlar, mailler gönderen okuyucularımızı dikkate alarak yaşadığımız şehirdeki umut verici bir kaç olaydan bahsedecektim.</p>
<p>2011’e doğru giden bu tarihi kentin geleceğinden,</p>
<p>Eğitim alanındaki ciddi projelerden,</p>
<p>Değişik alanlardaki, özel ve kamu kurumlarının yatırımlarından örnekler vererek; umutlu yarınlara ağır ama emin adımlarla giden Erzurum’u anlatacaktım..</p>
<p>Ama yine her şey alt-üst oldu…</p>
<p>Önce bütün ülkeyi yasa boğan, içimizi acıtan Musa cinayeti&#8230; Ardından; bütün insanlığın ortak mirası <strong>Yakutiye Medresesi’</strong>ndeki o restorasyon katliamı&#8230;</p>
<p>Planladığım yazı uçtu gitti…</p>
<p>Evet… Erzurum’da güzel şeyler de oluyor olmasına da;</p>
<p>Bu koca kentin bazı unvanları ağır, birikimleri hafif yöneticileri fırsat vermiyor ki;</p>
<p>O güzellikleri öne çıkarıp, sizlerle paylaşalım…</p>
<p>Haberleri okumuşsunuzdur; bilmem kaç profesör, bilmem kaç sanat tarihçi, bilmem kaç kurul ve komisyondan geçen proje sonucu koca Yakutiye&#8217;nin başına pimapen geçirilmiş,  700 yıllık taş duvarlarının üzerine doğalgaz tesisatı döşenmiş&#8230;</p>
<p>Söyleyin Allah aşkına;</p>
<p>Şimdi biz ne yapalım?</p>
<p>Erzurum&#8217;un tarihi binaları Rus işgalinde bile bu kadar acımasızca tahrip edilmemişken susalım mı?</p>
<p>Yoksa İlla da duymak istediğinizi mi bağıralım:</p>
<p>Erzurum’da çok güzel şeyler oluyor!&#8230;</p>
<p><strong>Dinlenen dinlenene…</strong></p>
<p>- Alooo… Selami abi…</p>
<p><strong>- Ne var?</strong></p>
<p>- Müsaitsen önemli bir konu hakkında konuşacaktım…</p>
<p><strong>- Konuş ama kısa tut…</strong></p>
<p>- Niye abi?</p>
<p><strong>- Dinleniyorum da ondan!</strong></p>
<p>- Yapma be abicim, sende mi dinleniyorsun?</p>
<p><strong>- Niye şaşırdın? Dinlenmek benim hakkım değil mi?</strong></p>
<p>- İyi de hani sen dinlenme olaylarına karşıydın? Özel hayata müdahale olarak görüyordun…</p>
<p><strong>- Ne alakası var kardeşim bu dinlenmenin özel hayatla… İnsanların dinlenmesi gayet insani bir haktır.</strong></p>
<p>- Peki kim tarafından dinleniyorsun, var mı bu konuda şüphelendiğin yerler?</p>
<p><strong>- Ne diyorsun oğlum sen, anlamadım…</strong></p>
<p>- Yani diyorum ki, dinlendiğini nasıl anladın?</p>
<p><strong>- Yatağa uzandığımda!</strong></p>
<p>- Yatağa mı?</p>
<p><strong>- Evet! </strong></p>
<p>- Sen az önce dinlenmek derken, neyi kastetmiş abicim?</p>
<p><strong>- Sen ne zannettin ki?</strong></p>
<p>- Yahu bende telefonun dinleniyor zannettim bir an…</p>
<p>-<strong> Oğlum unutma! Söz dinlemeyenlerin telefonu dinlenir!</strong></p>
<p><strong>Sağlık Bakanı Akdağ…</strong></p>
<p>Domuz gribi aşısı konusunda eleştirilen <strong>Sağlık Bakanı Dr. Recep Akdağ</strong>’la ilgili ilginç bir e-mail geldi, bir çocuk doktorumuzdan…</p>
<p><strong>Akdağ</strong>’ın eleştiriye değil teşekkürü hak ettiğini belirtiyor ve çocuklarımız için yaptığı hizmetleri bakın nasıl sıralıyor:</p>
<p><strong>“Bakan, iki yıldır sağlık ocaklarımızda, HİB menenjit aşısı, pnömokok aşısı, kabakulak ve kızamıkçık aşılarını tüm çocuklarımıza ücretsiz başlatmıştır.  Daha önce bu aşılar özel olarak ve bin TL’yi geçen maliyetle yapılabiliyordu.</strong></p>
<p><strong>İran’da bile 30-40 yıldır yapılıyordu bu aşılar.</strong></p>
<p><strong>Bu aşılardan önce en son programa alınan aşı Hepatit B idi. Çocuk hekimi Prof. Dr. Suat Çağlayan’ın çabalarıyla kazanılmıştı. Üzerinden 15 yıl geçti. Aradaki hiçbir sağlık bakanı, çocuklarımıza bu konuda sahiplenmedi. Dr. Osman Durmuş dahil!”</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2464-erzurumda-cok-guzel-seyler-oluyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eeee, burası da Erzurum!&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1079-eeee-burasi-da-erzurum</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1079-eeee-burasi-da-erzurum#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Oct 2009 07:25:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=1079</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde ‘Burası İstanbul’ falan diyor ya, gevşek kızlar, yavşak oğlanlar kot reklamında, siz İstanbul’u boşverin, Erzurum’a bakalım&#8230;
Ceylan kız: Buba ben koyun otlatmaya gidiyom, ver elin öpem de helalleşelim&#8230;
Bubası: Niye ki gınalı guzum&#8230;
Ceylan kız: E burası Erzurum&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde ‘Burası İstanbul’ falan diyor ya, gevşek kızlar, yavşak oğlanlar kot reklamında, siz İstanbul’u boşverin, Erzurum’a bakalım&#8230;</p>
<p>Ceylan kız: Buba ben koyun otlatmaya gidiyom, ver elin öpem de helalleşelim&#8230;</p>
<p>Bubası: Niye ki gınalı guzum&#8230;</p>
<p>Ceylan kız: E burası Erzurum buba&#8230;</p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p>Hatırlarsınız sosyal demokrat bir arkadaş vardı, hani İSKİ’ci., 40 yıllık karısını 20’sindeki tazeye değişmişti&#8230; Sonrada, davalar, hapisler rezil rüsva olmuştu&#8230;</p>
<p>Hani acayip itikatı sağlam bir BELPA’cı vardı, resmi nikahlı 4 çocuklu eşi ve imam nikahlı öbür eşini üçüncü kadınla aldatan&#8230;</p>
<p>Bir de BELBİM’ci vardı hani, türbanlı neticeyi evde bırakıp laik ‘Hatice’yi dereden geçiriyordu, kucakta&#8230;</p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p>Ve son olarak da&#8230;</p>
<p>Erzurum’un evli barklı Valisi(her ne kadar 1.5 yılık görev süresi boyunca eşi hanımefendiyi kimse yanında görmemiş ise de&#8230;), İl Genel Meclisi Başkanımızla  Dadaşken Çamlığı’nda, günün en hayırsız saatinde baş başa fakat ‘resmi bir iş görüşmesi’ yaparken görülmüş polis tarafından&#8230;</p>
<p>Vali, ‘Ben Valiyim’ demiş&#8230;</p>
<p>Polis, ‘Valla mı, ben de başbakanım’ demiş&#8230;</p>
<p>Vali’nin Vali olduğu, polisin de başbakan olmadığı karakolda anlaşılmış&#8230;</p>
<p>Vali demiş ki,</p>
<p>- Yanlış anlamayın, Ben o hanıma bilgi notunu gösteriyordum arabada&#8230;</p>
<p>Demek ki neymiş, Burası Erzurum&#8230;</p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p>Hatırlayın, bir dönem iktidar vekilleri, seri halde sekretere, danışmana ve birincisi evdeyken ikinciye meyletmeye başlayınca bir iktidar büyüğü ne demişti?</p>
<p>- Bizim arkadaşlar bu meselelerde biraz tecrübesiz&#8230;</p>
<p>Sonra da eklemişti:</p>
<p>- Ben bir paradan korkarım bir de kadından&#8230;</p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p>Esasen özgüveni, iradesi olan erkeğin korkacağı şey değil ikisi de… Fakat millet olarak bizde ikisi de mevcut değil maalesef&#8230;</p>
<p>Ha, kaçak kesim mevzusu, ezelden beri dünyanın her yerinde var, bizde de var, ama bizim erkek nesli daha bir dayanıksız uçkur meselesinde, iş karı-kız konusuna kitlendi mi irade hak getire, hele ki makam-para sahibi, güç-kudret sahibi olunca&#8230;</p>
<p>Bir ‘tekelik’ ruhu ki evlerden uzak, üstelik plansız programsız, çala kalem, vur-kaç sistemi&#8230;</p>
<p>Hasılı tongaya düşünce de silme inkar&#8230;</p>
<p>-İftira&#8230;</p>
<p>-Tuzak&#8230;</p>
<p>-Komplo&#8230;</p>
<p>-Sadık ve de masum bir evli erkeğe hain tezgah&#8230;</p>
<p>-Ben yapmadım, miki yaptı&#8230;</p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p>Kardeşim, Erzurum’un en tenha, karanlık ormanında, göz gözü görmezde, bir arabada bir erkek Vali, bir kadın İl Genel Meclis Başkanı&#8230;</p>
<p>Sabahı bekleyememişler, o kadar ivedi&#8230;</p>
<p>-Mühim bir mevzuda istişarede bulunuyorduk&#8230;</p>
<p>Ya tamam, geçtik açık sözlülükten, kırılan cevize sahip çıkmaktan falan da&#8230;</p>
<p>Koca bir mülki amirin, ‘çiçek sulayıcı’ Kamer Genç’ten daha yaratıcı olmasını beklerdik&#8230;</p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p>Uzatmayalım, uzattıkça üzülüyor insan, bağlayalım artık&#8230;</p>
<p>Her daim olur böyle vakalar&#8230;</p>
<p>Türk Polisi yakalar!..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/1079-eeee-burasi-da-erzurum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arzen&#8217;in mermer basamakları!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/897-arzenin-mermer-basamaklari</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/897-arzenin-mermer-basamaklari#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Sep 2009 07:57:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=897</guid>
		<description><![CDATA[Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki her şey hayal!&#8230;
Her şey rüya…
 
O kadar hayal ki; gece ‘Tarihin Arka Odası’nı izleyen birisi sabah, belediyeden izin alarak ‘benim dedemin kızı burada yatıyor…’ diye 50 yıllık okulun bahçesine, o okulda okuyan çorcukların&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki her şey hayal!&#8230;</p>
<p>Her şey rüya…</p>
<p> </p>
<p>O kadar hayal ki; gece ‘Tarihin Arka Odası’nı izleyen birisi sabah, belediyeden izin alarak ‘benim dedemin kızı burada yatıyor…’ diye 50 yıllık okulun bahçesine, o okulda okuyan çorcukların boyundan büyük mezar taşları dikiyor… Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki her şey hayal!&#8230;</p>
<p> </p>
<p>Adam; on binlerce oy alıp, belediye başkanı seçiliyor. Gece rüyasında göremeyeceği koltuğa oturmuş ya&#8230; Sabah şehrin göbeğinde olmayan dağları deviriyor. Ahaliside onu alkışlıyor&#8230;. Oysa herkes bilir ki; bu kadim şehir dağların eteğinde kurulmuş. Göbeğinde dağ mı bulunurmuş!..</p>
<p> </p>
<p>Dedik ya; öyle bir şehirde yaşıyoruz ki her şey hayal!&#8230; Gece mi, gündüz mü belli değil…</p>
<p> </p>
<p>Bundan tam 41 yıl önce bir grup insan bir araya gelip bir kulüp kuruyor&#8230;</p>
<p>Gelin görün ki; 41 yıldır birileri onu sömürüyor.</p>
<p>Ne diyelim;</p>
<p>41 bin kez maşallah…</p>
<p>Nasılsa adı Erzurum!..</p>
<p>Kimin umurunda!…</p>
<p> </p>
<p>Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki her şey hayal!&#8230;</p>
<p> </p>
<p>Birilerinin elinde kılıç sağa da sallıyor sola da…</p>
<p>Almış ya Evkaf’tan dükkanını, sanki babasından kalmış&#8230;  Cumhuriyet Caddesi’nin göbeğine masalarını salıyor… Yürüyene yol ne lazım!&#8230;</p>
<p>Ermeni olsa bunu yapmaz…</p>
<p> </p>
<p>Her para basan adıyla büyümüyor… Bu tarihi şehre, Arzen’e yazık değil mi?</p>
<p>Mermerden döşesen basamaklarını ne olur?  Önünden vallahi insan yürüyemiyor…</p>
<p>Kimin umurunda?</p>
<p>Gece rüyasında görmüş Pirini, elvermiş Hazret…</p>
<p>Gündüz önüne çıkanı mı var?</p>
<p> </p>
<p>Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki her şey hayal!&#8230;</p>
<p> </p>
<p>Saltanat köşkleri kuruluyor tepesine mal bulmuş Mağribiler gibi&#8230;</p>
<p>Dağlarına yaz ortasında kar yağar, kışın ortasında ise zavallı karı arar!&#8230;</p>
<p>Katletmişler, yok etmişler her şeyini; sadece akıllarında adı kalmış&#8230;</p>
<p>Gözleyeni mi var?</p>
<p> </p>
<p>Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki her şey hayal!&#8230;</p>
<p> </p>
<p>Tek gerçeği; bir milyona varan nüfusunun; on binleri aç, on binlercesi işşsiz ve hala şehrini tanımayan yedi yere batası, yedi tane bakanı var…</p>
<p> </p>
<p>Yazık ki ne yazık…</p>
<p> </p>
<p>Harbiden sahipsiz kalmış bu şehir ne arayanı ne soranı var!&#8230;</p>
<p>Adı; Erzurum ya&#8230; Umut diye çilesine sarılmış…Abu hayat olan suyu zıkkım, derde derman havası zehir, sokakları çer-çöp, kaderine teslim olmuş yaşayanlarıyla ağlar&#8230;</p>
<p> </p>
<p>Bu şehirde her şey sahiden masal!&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/897-arzenin-mermer-basamaklari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayramlarımızı çaldılar anne!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/837-bayramlarimizi-caldilar-anne</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/837-bayramlarimizi-caldilar-anne#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 14:11:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=837</guid>
		<description><![CDATA[Bayram sevinçlerimizi, arafalıklarımızı, bayram kavgalarımızı, el öpme yarışlarımızı&#8230; hepsini.. hepsini.. çaldılar…
Kandırdılar bizi anne!&#8230;
Aldılar işte elimizden onlarda olmayan her şeyimizi…
Babamızın bin bir güçlükle aldığı o naylon ayakkabılara, allı-yeşilli kazaklara, mintanlara sarılıp koyun koyuna uyuduğumuz sıcacık yataklarımızı soğuttular anne&#8230;&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bayram sevinçlerimizi, arafalıklarımızı, bayram kavgalarımızı, el öpme yarışlarımızı&#8230; hepsini.. hepsini.. çaldılar…<br />
Kandırdılar bizi anne!&#8230;</p>
<p>Aldılar işte elimizden onlarda olmayan her şeyimizi…<br />
Babamızın bin bir güçlükle aldığı o naylon ayakkabılara, allı-yeşilli kazaklara, mintanlara sarılıp koyun koyuna uyuduğumuz sıcacık yataklarımızı soğuttular anne&#8230;</p>
<p>Ne?<br />
Büyüdük mü?<br />
Hayır…<br />
Hayır anne!&#8230;<br />
Biz büyüdüğümüz için değil, çok küçük kaldığımız için sahip olamadık bayramlarımıza.<br />
Küçükler hep çaldırır değil mi anne?&#8230;</p>
<p>Hatırlar mısın?<br />
Her bayram öncesi sobanın kıyısına koyduğun dev bakır leğende yeşil zeytinyağlı sabunla gıcır gıcır yıkardın bizi.<br />
Ne de güzel kokardık. Düşünsene kokularımızı bile çaldılar anne!..<br />
Sabun kaçardı da gözlerimize, kan çanağı olur, sızlardı ağlardık.<br />
Şimdi ağlayamıyoruz bile…<br />
Göz yaşlarımızı dahi çaldılar anne…</p>
<p>İşte yine bir bayram…<br />
Arafalık toplamak için çocuklar yine sokaklarda, ama hepsi suskun. Kapılar yüzlerine kapanıyor tek tek. Bütün komşular tahammülsüz.<br />
Sanki hiç arafalık toplamamışlar anne!..<br />
Şimdilerde hiç kimse bayramlık giymiyor.<br />
Bütün renkler siyah ve gri. Çocuklar karalara bürünmüş, renklerimizi de çaldılar anne&#8230;<br />
Her bayram, “Büyüklerinizi ziyaret edin, ellerini öpün..” derdin ya!..<br />
Şimdi elini öpecek büyük bulamıyoruz.<br />
Büyüklerimiz bile çalınmış anne!..<br />
Çocuklar çocuk olmadan büyüyor. Büyükler çocuklardan küçük ya da hiç kalmadı.</p>
<p>Biz bayramda ne yapalım anne?<br />
Bayram için ne giyelim?<br />
Hangi renk daha güzeldi, hangi sabun gözlerimizi sızlatmadan bizi mis gibi kokuturdu?<br />
Talanların yaşandığı bir bayram sabahında gülelim mi ağlayalım mı?<br />
Bayramda ne yapacağız anne?..<br />
Bak gülümsememizi de çalmışlar.<br />
Hırsızlar bayram falan dinlemiyor anne!.. Hep çalıyorlar.<br />
Hırsızlar doymaz, çocuklar büyümez, büyükler bayram nedir bilmez mi anne?<br />
Biz, hepimiz bayramları özlüyoruz anne, takvimlerdeki tatil günlerini değil…<br />
Sizlerden sonra bayramlar bayram gibi olmuyor ki anne&#8230;</p>
<p>Unuttuk geçmişimizi&#8230;<br />
Bayramlık değerlerimizi..<br />
Bu günlerde yaptığımız tek şey özlemek anne…<br />
El öpmek için dolaşıp bitiremediğimiz büyüklerimizi, onların sıcaklığını, doyumu özlüyoruz anne…<br />
Sadece biz değil, çocuklar bile hiç yaşayamadıkları o bayramları özlüyor!..<br />
Özlemlerimize de çalarlar mı anne?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/837-bayramlarimizi-caldilar-anne/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan eğlencesi!..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/320-ramazan-eglencesi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/320-ramazan-eglencesi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2009 12:39:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[Malum mübarek Ramazan başladı, haliyle Ramazan eğlencesi de…
Benim eğlence kaynağım yine medya…
Ramazan geldi mi, gazetelerin her sayfasına serpiştirilen mayo, bikini ve donlu kızlara mola veriliyor, Ege ve Akdeniz sahillerindeki bar-plaj türünden mekanlardaki faaliyetler de kesintiye uğruyor.
Bir aylıkta&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malum mübarek Ramazan başladı, haliyle Ramazan eğlencesi de…</p>
<p>Benim eğlence kaynağım yine medya…</p>
<p>Ramazan geldi mi, gazetelerin her sayfasına serpiştirilen mayo, bikini ve donlu kızlara mola veriliyor, Ege ve Akdeniz sahillerindeki bar-plaj türünden mekanlardaki faaliyetler de kesintiye uğruyor.</p>
<p>Bir aylıkta olsa tesettüre giriyor medyamız…</p>
<p>Hep açılım olacak değil ya!..</p>
<p>Şimdi gündem Ramazan kapanımı…</p>
<p>Üryan hanımların yerine ermişlerin, evliyaların, mübarek şahısların hikayeleri…</p>
<p>Hadisler, ayetler, menkıbeler, maniler…</p>
<p>On kupona; kıbleyi gösteren seccade,</p>
<p>Kuşe kağıda namaz rehberi…</p>
<p>On beş kupona; dijital tespih, ezan okuyan saatler…</p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p> </p>
<p>Televizyonlar ise başka bir alem…</p>
<p>11 ay rafta tutulan her boy ve ebatta ulema, ilahiyat hocası gruplar halinde yine bir aylığına stüdyolara dolduruldu. Bilgiye aç ahalinin ufkunu açıyorlar bol keseden…</p>
<p>Ahali cepten ya da netten mesaj atıyor, olmadı telefonla bizzat soruyor;</p>
<p>-Hocam, kadayıf kuyruğuna kaynak yapan muhteremle dalaştık, dizim kanadı tentürdiyot sürsem orucum bozulur mu?</p>
<p>-Uykuda yellendim, ne edeyim?</p>
<p>Oysa eskiden ruj, diş macunu, sakız falan sorarlardı…</p>
<p>Eğlenceli tarafı, kocaman hocaların, yaşlı başlı adamların, acayip ciddi ifadeyle bu sorulara cevap vermeleri, hatta kendi aralarında kapışmaları…</p>
<p>Derken, Ramazan televolesi, mahrem mevzular…</p>
<p>-Hocam, yatakta oruç açılır mı?</p>
<p>-Hocam azıcık öptüm, oruç yandı mı?</p>
<p>Sanırsın karşısındaki Haydar Dümen’dir…</p>
<p>Şahsen, halkımızın balatayı bu kadar sıyırdığına ya da bu derece fikri şeyinde olduğuna inanmadığım için aklıma gelen şu:</p>
<p>Ya üç beş haylaz, yüzlerinden nur, seslerinden şerbet damlayan bu koca ilahiyat proflarını işletiyor,</p>
<p>Ya da bu abuk sorular format gereği stüdyolarda imal ediliyor…</p>
<p>Yoksa her şey sorulur da;</p>
<p>‘Yav, iyi de bu kadar inançlı bir toplumda bu kadar yalan, dolan, sahtekarlık, riya, rüşvet, hırsızlık vesaire ne ayaktır hocam, bir deyiver hele’ diye soran biri çıkmaz mı?</p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p> </p>
<p>Ne yaptık ettik, işi politikaya getirdik ya helal olsun…</p>
<p>Bakın şimdi, bugün yarın iftarlar başlayacak, asıl eğlence orada…</p>
<p>Siyaset, iş ve bürokrasinin, görkemli-şahane sofralarda iftar açması…</p>
<p>Kulaklar müezzinde, kafa az yana yatmış huşu ve sabır içinde ezanı bekleyişleri, ‘Allah kabul etsin’ duasına titreyerek ‘Amiiiin’ demeleri, ‘fakirin durumunu yerinde tespit’ gayesiyle gecekonduya çat  kapı yapmaları…</p>
<p>Bunlar da Ramazan eğlencesi ama bizim değil onların …</p>
<p>Acı acı güldüren ise, haline bakmayıp, ‘Bak gördün mü, adam halk adamı, bizim gibi insanlarla aynı sofraya oturdu’ diyenler…</p>
<p>Tam Nasreddin’in torunları yani, güldürürken düşündüren cinsten…</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p> </p>
<p>Hasılı, Ramazan başladı…</p>
<p>Haliyle Ramazan eğlencesi de…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/320-ramazan-eglencesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yerim senin ÖSS&#8217;ni, Erzurum kaçıncı?</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/281-yerim-senin-ossni-erzurum-kacinci</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/281-yerim-senin-ossni-erzurum-kacinci#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 12:10:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan BOZKURT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili kardeşim,
Kaç aydır gecen yok gündüzün yok…
Test-deneme-dersane-özel hoca-kurs derken, kaç mevsim ıskaladığını fark edemeden, strese, yorgunluğa bağlı elli çeşit derde düştün, sistem-dersane-veli üçgeninde 18’ine gelmeden sıyırmanın eşiğine geldin&#8230;
Manyağa döndürdüler seni&#8230;
Hepsi sadece bir imtihan, ÖSS için, adam&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili kardeşim,</p>
<p>Kaç aydır gecen yok gündüzün yok…</p>
<p>Test-deneme-dersane-özel hoca-kurs derken, kaç mevsim ıskaladığını fark edemeden, strese, yorgunluğa bağlı elli çeşit derde düştün, sistem-dersane-veli üçgeninde 18’ine gelmeden sıyırmanın eşiğine geldin&#8230;</p>
<p>Manyağa döndürdüler seni&#8230;</p>
<p>Hepsi sadece bir imtihan, ÖSS için, adam olman, yırtman için, hesapta senin iyiliğin için&#8230;</p>
<p>Ama bak olmadı, kazanamadın&#8230;</p>
<p>Ana babanın gururu olacaktın oysa, şimdi elimizdekine bakalım&#8230;</p>
<p>Travmatik bir bünye ve kupkuru bir ‘<strong>düz’</strong> lise diploması&#8230;</p>
<p>Ne hazin ne can sıkıcı değil mi?..</p>
<p>Hiçte değil; bak teselli-avuntu ayağı çekiyorsam ne olayım, takma kafana, boş ver&#8230;</p>
<p> </p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p> </p>
<p>Bak sana bir liste vereyim&#8230;</p>
<p>Sakıp Ağa&#8230; Henry Ford&#8230; Bill Gates&#8230; Mehmet Nazif Zorlu&#8230; Abdullah Kiğılı&#8230; Seda Sayan&#8230; Ankaralı Turgut&#8230; Frank Sinetra&#8230; Ebru Gündeş, Sibel Can, Serdar Ortaç&#8230; Bülent Ecevit&#8230; Mehmet Ali Birand&#8230; İbrahim Tatlıses&#8230; Al Pacino&#8230;</p>
<p>Kimi rahmetli olan  bu meşhur şahısların ortak özellikleri şu:</p>
<p>Hiç biri üniversite bitirmemiş, hatta bir kısmı ilkokul terk&#8230;</p>
<p>Ne ÖSS ne diploma, ama para onlarda, makam onlarda şan-şöhret onlarda&#8230; On binlere hükmetmişler, memleket yönetmişler, seversin sevmezsin ama hayranları birbirini dişliyor&#8230;</p>
<p>Ne vize ne final duymuşlar ama yanlarında çalışacak adamda iki diploma, üç dil arıyorlar&#8230;</p>
<p>Yani teselli, avuntu diye yazıyorsam şerefsizim ama neymiş, ‘bazen’ diploma hiçbir şeymiş&#8230;</p>
<p>Ha, okuyup memlekete hayırlı olacaktım da, olamadım, o yüzden ağlıyorum diyorsan, ağlama&#8230;</p>
<p><strong>‘Yav,!.. Duymadın mı Ajdar Anik bile makine mühendisi?’</strong> diye ağlıyorsan, yine ağlama&#8230;</p>
<p>Soytarı olmak için yüksek tahsile gerek yok ki&#8230;</p>
<p>Kazansaydın ÖSS’yi, elindeki kuru lise diploması kuru üniversite diploması olacaktı en fazla, beş sene daha ana babanın elindeki avucundakini yiyecek, yine işsiz ve daha bunalımda, daha bi manyak genç olacaktın, yırttın, dua et&#8230;</p>
<p> </p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p> </p>
<p>Hadi, film icabı o sabaha döndün, girdin aynı sınava, bu kez kazandın okudun profesör oldun, afferim&#8230;</p>
<p>Unutma <strong>Çiller </strong>de profesör<strong>, Erbakan</strong> da&#8230;</p>
<p>‘<strong>Kadın dövülebilir, 9 yaşında kız evlenebilir’</strong> diyen arkadaş da&#8230;</p>
<p><strong>‘Ben onlar gibi olmazdım’</strong> diyorsan, o vakit Silivri’de olurdun&#8230;</p>
<p>Unutma bu işin senesi var, başka meslekler var, öyle diyorlar&#8230;</p>
<p>En mühimi, önünde sana verilmiş en değerli hediye, uzun bir hayat var&#8230;</p>
<p>Yani takma kafana, yerim ÖSS’yi, sana bir şey olmasın, diyorsak bir şey biliyoruz da diyoruz&#8230;</p>
<p> </p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p> </p>
<p>Madem iş moral gecesine dönüştü, hakkını verelim&#8230;</p>
<p>Herkes 8 birinciyi ve en başarılı il olan <strong>Tunceli</strong>&#8216;yi  tebrik ediyor oysa benim tebriklerim <strong>32 bin 135 sonuncuya</strong> ve bir önceki yıla göre 13 basamak birden zıplayarak 51&#8242;nci olan <strong>Erzurum&#8217;</strong>a..</p>
<p>Birincilikte ne var, çalışır, çabalarsın olur&#8230;</p>
<p>Ama 240 sorudan sıfır çekmek,<strong> 81 il arasında 51&#8242;nci olmak kolay mı?</strong></p>
<p>Harbi büyük iş&#8230;</p>
<p>Maharet ister, gönülden bravo!&#8230;</p>
<p>Ne muhteşem, ne görkemli bir sonuç değil mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/281-yerim-senin-ossni-erzurum-kacinci/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
