<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erzurum Haber Gazetesi &#187; Feridun Fazıl Özsoy</title>
	<atom:link href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/author/feridunfazilozsoy/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com</link>
	<description>ErzurumHaberGazetesi.com</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 15:11:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Küçük Coğrafya’nın Büyük İnsanı Toros Rauf, artık yok…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30701-kucuk-cografyanin-buyuk-insani-toros-rauf-artik-yok</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30701-kucuk-cografyanin-buyuk-insani-toros-rauf-artik-yok#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jan 2012 07:29:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=30701</guid>
		<description><![CDATA[Türk Dünyasının son yıllarda yetiştirdiği büyük devlet adamı Rauf Denktaş, aramızdan ayrıldı…
‘Çok zeki, Hukukçu, iyi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Dünyasının son yıllarda yetiştirdiği büyük devlet adamı Rauf Denktaş, aramızdan ayrıldı…</p>
<p>‘Çok zeki, Hukukçu, iyi bir fotoğraf uzmanı, eski milis ve çok iyi bir müzakereci…’</p>
<p>Bu sözler Rum Basınının onunla ilgili yaptığı tanımlamaların yalnızca bir kaçı…</p>
<p>*</p>
<p>Dr.Fazıl Küçük ve Denktaş…</p>
<p>Kıbrıs Türk’ünün bu günlere gelmesini sağlayan iki fedâkar mücahit, Dr.Fazıl Küçük ve onun yanında yetişen Rauf Denktaş…</p>
<p>Rauf Denktaş’ın Kıbrıs’taki mücadelesi 1948 yılında başlıyor…</p>
<p>27 Kasım 1948’de  Kıbrıs Türkleri’nin düzenlediği ilk mitingde Dr.Fazıl Küçük ile birlikte Kıbrıs Türk’ünün bağımsızlık özgürlük mücadelesi için ilk hitabı coşku ile yapıyor…</p>
<p>Sonra bu doğrultuda Halkın Sesi Gazetesi’nde Akın Yılmaz adı ile yazılar…</p>
<p>1957 Savcılık görevinden istifa ve Dr.Fazıl Küçük’ün yanında fiili mücadele hayatı…</p>
<p>*</p>
<p>1957 Yılının Kasım ayına gelindiğinde Rumlar baskıyı iyice artırmış, Kıbrıs Türklerini adeta cendere altına almıştır. O güne kadar kısmi güvenlik ve istihbarat  işini yapmağa çalışan Volkan Teşkilatı, yetersiz kalmıştır.</p>
<p>Rauf Denktaş Rumlara karşı daha aktif karşı koyabilmek amacı ile Türkiye’nin organizesi ile Ankara’da Volkan Teşkilatı yerine Türk Mukavemet Teşkilatı ‘nın kuruluşunu geçekleştiriyor.</p>
<p>Kıbrıs mücadelesinde çok etkin bir görev yerine getirecek olan TMT’nin bir numaralı ismi Rauf Denktaş’tır…</p>
<p>Rauf Bey aynı zamanda teşkilatın yayın organı Nacak gazetesinde yazılar da yazmaktadır.</p>
<p>1960 yılına gelindiğinde Ada’da büyük sıkıntı yaşanmaktadır.Rum çeteciler köyleri basmakta, savunmasız kişileri göçe zorlamaktadır.</p>
<p>Denktaş’ın rahmetli Fatin Rüştü Zorlu ile görüşmesi sonrasında 16 Ağustos 1960’ta Türkiye Ada’ya 650 kişilik bir kuvvetle çıkarma yarar, uçaklar gövde gösterisinde bulunur ve tansiyon düşer…</p>
<p>Adadaki sükunet geçicidir ve sessizlik büyük olaylara gebedir.</p>
<p>Denktaş ve TMT boş durmaz… Rum çetelere karşı savunma yapabilmek amacı ile küçük kayıklar şeklindeki teknelerle Adaya silah ve mühimmat taşınır. Bu kayıkların en ünlüsü de Ester’dir…</p>
<p>*</p>
<p>1963 yılına gelindiğinde olaylar patlak verir ve Kıbrıs’ta fiili direniş başlar…</p>
<p>Bu direnişi örgütleyen TMT içerisinde kod adı ‘Toros’ olan Mücahit Rauf Denktaş’tır…</p>
<p>Rauf Denktaş, 1964 yılında Makarios tarafından istenmeyen adam ilan edilir ve Kıbrıs’a girişi yasaklanır…</p>
<p>TMT’yi kuran, fiili direnişi başlatan Mücahit Denktaş, bu kakarı tanımaz ve 1964’te gizlice Erenköy’e gelir ve fiilen çatışmalara katılır…</p>
<p>Görüşmelerde bulunmak üzere Türkiye’ye gelen Denktaş, yine rahat duramaz ve dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in de haberi olmadan 1967 yılında  tekrar gizlice Ada’ya çıkar ve bir Rum köylüsünün tanıması ile Rum askerlerce yakalanır ve tutuklanır.</p>
<p>İdamlık mahkumların hücresinde zorunlu ikamete tabi tutulan Rauf Denktaş, eskiden akıl  hastanesi olan yerde  tutulmaktadır.</p>
<p>Uzun bir arkadaşlık geçmişi olan ve aralarında iyi bir ilişki bulunan Rum lider Klerides, tutuklu bulunduğu yerde Denktaş’ı ziyarete gider…</p>
<p>Klerides: ‘Rauf ne işin var burada’ diye sorar…</p>
<p>Rauf Denktaş; ‘Siz koydunuz buraya’ diye cevap verir…</p>
<p>Denktaş’ın tutuklanması olay yaratır Türkiye ve BM’nin araya girmesi ; Başbakan S.Demirel’in yoğun girişim baskısı sonucu Rauf Denktaş , serbest bırakılır…</p>
<p>***</p>
<p>Rauf Bey, 1970’te  Kıbrıs Türk Cemaat Meclis Başkanı seçilir ve 1973 yılında Dr. Fazıl Küçük’ten Kıbrıs Türk Toplumu liderliğini resmen devralır…</p>
<p>Ardından 1973 yılında Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı seçilir.</p>
<p>Bu görevi de Kıbrıs’taki EOKA tedhişini durdurmaz. Olaylar artık adeta katliam boyutuna ulaşmıştır ve beklenen gün gelir…</p>
<p>1974’te Türk Silahlı Kuvvetleri  Kıbrıs Türk Barış Harekatı’nı başlatır…</p>
<p>Çok kısa zamanda başarı ile sonlandırılan Barış Harekatından sonra asıl mücadele başlamıştır.</p>
<p>Dünya’dan tecrit edilen Kıbrıs Türk toplumunun tanınma ve uluslar arası meşru haklarını kullanabilme mücadelesidir bu…</p>
<p>Rauf Bey için çok zor, uzun ve mücadeleci bir müzakere dönemi başlamıştır.</p>
<p>Türkiye’nin bütün mücadelesine karşın, uluslar arası alanda yalnızlığa itilen Türk Toplumu için atılacak ilk adım devlet kurmadır…</p>
<p>13 Şubat 1975&#8242;te Kıbrıs Türk Federe Devleti&#8217;nin ilan edilir… Devlet ve Meclis başkanı görevlerini de yürüten Denktaş, anayasa uyarınca 1976&#8242;da yapılan ilk genel seçimlerde Devlet Başkanlığına seçildi.</p>
<p>1983 yılına kadar bütün yolları deneyen ancak müzakerelerden bir sonuç alınamayan Kıbrıs’ta, 15 Kasım 1983&#8242;de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (<a href="http://www.haberturk.com/etiket/kktc">KKTC</a>) ilan edildi.</p>
<p>22 Nisan 1990&#8242;da yapılan erken seçimde ikinci kez cumhurbaşkanı seçilen Denktaş, 1995&#8242;teki seçimlerde de cumhurbaşkanı oldu.</p>
<p>Denktaş 36 yıl müzakere masasında Türk tarafının büyük bir başarı ve dirençle temsil etti…Bu süre içerisinde 5 Rum Yöneticisi 5 BM Genel Sekreteri değişti…</p>
<p>Kıbrıs’ta uygulamaya konan ve Kıbrıs’ı adeta yok etmeyi amaçlayan Annan planına şiddetle karşı çıktı.</p>
<p>Öyle kikendisindensonra Cumhurbaşkanı olan  Mehmet Ali Talat, Denktaş’a en sert karşı çıkan liderken,  o da başlanan noktaya geri döndü…</p>
<p>Kendisiyle uzun süre birlikte çalışan ve çok büyük destek olan 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel diyor ki ;</p>
<p>‘Bana göre kendisi kahramandır’</p>
<p>Genç yaşında Rumların karşısına dikilen ve Kıbrıs Türk Toplumun var olma mücadelesini veren Rauf Denktaş, dünyanın takdirle karşıladığı mücadelesi için;</p>
<p>‘21 yaşında karşılarına dikildim, 81 yaşındayım yine karşılarındayım… ‘</p>
<p>‘Kaybedersen, kaybolursun…’ demişti…</p>
<p>Türk Dünyasının bu büyük lideri yarım asırlık mücadelesi sonunda miras olarak bağımsız bir cumhuriyet bıraktı; KKTC…</p>
<p>Ruhu şad olsun…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30701-kucuk-cografyanin-buyuk-insani-toros-rauf-artik-yok/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üç kolordu yola çıktı</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30607-uc-kolordu-yola-cikti</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30607-uc-kolordu-yola-cikti#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 07:55:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=30607</guid>
		<description><![CDATA[Tarih 22 Aralık 1914…
Hedef Sarıkamış…
Üçüncü Orduya bağlı 9., 10. ve 11. Kolordular harekata başlar…
Amaç, Oltu, Örtülü (Şenkaya), Bardız,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih 22 Aralık 1914…</p>
<p>Hedef Sarıkamış…</p>
<p>Üçüncü Orduya bağlı 9., 10. ve 11. Kolordular harekata başlar…</p>
<p>Amaç, Oltu, Örtülü (Şenkaya), Bardız, Selim yönünden ilerlemek veSarıkamış’ı üç yönden çevirip Rusları kıskaç harekâtı ile imha etmek…</p>
<p>İşte bu amaçla 10.Kolordu Sivas karargâhından, 11.Kolordu Elazığkarargâhından harekete geçer ve aynı zamanda 3.Ordunun da karargâhı olanErzurum Kalesindeki 9.Kolordu ile ortak harekât başlatır…</p>
<p>Komutanlar, Ahmet Fevzi Paşa, Hafız Hakkı Paşa ve Abdülkerim Paşa’dır…</p>
<p align="center">
<p align="center">***</p>
<p>Öncelikli hedef Sarıkamış&#8217;tı…</p>
<p>Onun için de harekâtın adı askeri tarihe Sarıkamış Harekâtı olarak geçti.<br />
Aslında Sarıkamış, bu üç kolordunun ilk varmak istediği yerdi. Yıllardır Rus işgali altında olan bu Türk beldesi artık kurtarılmalı ve Kafkasya&#8217;nın yolu açılmalıydı.<br />
Kafkasya, Osmanlı ordusunun ulaşmak istediği asıl hedef&#8230;<br />
Ulaşılmalı ki, eski ve görkemli güce kavuşmalı ve ittifak ettiğimiz Almanlarla düşmana kati darbe indirilmeli&#8230;<br />
İşte bunun içindir ki bu harekâtın genel adı Kafkasya Harekâtıdır&#8230;<br />
Sarıkamış, bu koca bütünün sadece ufak bir ayrıntısı ama önemli bir eşiğidir.</p>
<p align="center">
***</p>
<p>İşte Erzurum&#8217;dan hareket eden bu üç kolordunun amacı budur ve başında başkomutan Enver Paşa vardır.<br />
Harekât planı için &#8220;mükemmel&#8221; diyor, askeri tarihçiler&#8230;</p>
<p>Ancak plan tam uygulanmalı ve dışına çıkılmamalıdır.<br />
Üç değişik koldun hareket eden kolordular, belirlenen zamanda Sarıkamış önünde buluşmalı ve Rusları buradan kovmalıdır.<br />
Ancak plan istenildiği gibi gelişmez.<br />
11. Kolordu bir türlü Köprüköy ve Horasan&#8217;ı öteleyemez… Kanlı çarpışmalar yaşanır ancak ilerleme olmaz&#8230;<br />
10. Kolordu Oltu üzerinden Şenkaya istikametine ilerler, Rusları sürerek&#8230;</p>
<p>Ancak Kosor boğazında Sarıkamış yönüne ilerlemek varken Ardahan yönüne döner ve harekât planının dışına çıkar.</p>
<p>Neden sonradır ki, Enver Paşa’nın uyarısı ile Allahuekber yönüne dönerek burayı aşıp Sarıkamış&#8217;a ulaşmak ister.<br />
Mevsim karakış, soğuk acımasızdır.<br />
Ormanın kuytularında soğuktan saklanıp, Allahuekber’in zirvesine çıkınca, dondurucu soğuk ölüm kusarcasına bir kolorduyu girdabına alır.<br />
Koca bir kolordu Allahuekber dağında donar.</p>
<p>Can pazarından kurtulan yalnızca iki bin civarındaki asker Sarıkamış önlerine varır bitkin bir şekilde&#8230;</p>
<p align="center">
***</p>
<p> Sarıkamış önüne kayıpsız varabilen tek güç, Enver Paşanın komutasındaki 9. Kolordudur.</p>
<p>9.Kolordu, Sarıkamış&#8217;ın varoşlarına kadar giren…</p>
<p>Ancak nedendir bilinmez, geceyi ormanda geçirmeye karar veren bu muzaffer kolordu; geceyi sabaha çıkarır ama ağaç kovuklarında donmuş, birbirine sarılmış Mehmetçiklerle&#8230;</p>
<p align="center">
***</p>
<p>Sarıkamış Harekatı tam bir faciadır.</p>
<p>Ancak Allahuekber şehitleri,  (bu harekatta şehit olan binlerce Mehmetçik Allahuekber Şehidi olarak anılmaktadır)  bu harekatta Türk askerinin çelik iradesinin, komutanına itaatin abideleşmiş şekli olarakgönüllerde ve tarihte yerini alır…</p>
<p align="center">
***</p>
<p> Dün Sarıkamış Harekatı’nın başlamasının 97. Yılı etkinlikleri vardı.</p>
<p>Allahuekber Dağı&#8217;nın eteklerinde kurulu Şenkaya ilçemizin Gaziler köyündeki şehitlikten başlayan yürüyüş, Sarıkamış’ta sona erdi. Sarıkamış Şehitliği&#8217;nde toplanan insanlar karlar altındaki Mehmetçik&#8217;e minnet ve şükran duygularını gönderdi.<br />
Kanları ile coğrafyayı vatan yapan kahramanlar, ruhunuz şad olsun&#8230;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30607-uc-kolordu-yola-cikti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir yılı daha geride bıraktık…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30424-bir-yili-daha-geride-biraktik</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30424-bir-yili-daha-geride-biraktik#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 08:13:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=30424</guid>
		<description><![CDATA[Bu gün yeni yılın ikinci günü…
2010 yılında Erzurum’da neler yaşanmış, 2011’e hangi hedefleri koymuşuz ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu gün yeni yılın ikinci günü…</p>
<p>2010 yılında Erzurum’da neler yaşanmış, 2011’e hangi hedefleri koymuşuz ve bu doğrultuda neler yapmışız diye bir baktım…</p>
<p>Tam bir sene önce bu günlerde 2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları bütün gündemimizi doldurmuştu. Hazırlıkların son aşamasına gelinmiş ve ‘Tesislerden tam not alacağımızı biliyoruz, ancak aynı notu organizasyon anlamında alabilir miyiz, yaşayıp göreceğiz…’ demişiz…</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Oyunların üzerinden bir yıl geçti…</p>
<p>Erzurum, noksanlarıyla birlikte oyunları başarı ile tamamladı ve uluslar arası otoritelerden tam not aldı.</p>
<p>Öyle ki, <strong>FİSU Başkanı</strong>, Erzurum için; <strong>‘Dünyanın kayak başkenti olmağa aday iki kentinden birisi…’</strong> tanımlamasını yaptı…</p>
<p>Endişelerimiz; <strong>‘oyunlar bittikten sonra tesislerin nasıl doldurulacağı ve kim tarafından işletileceği’</strong> idi… Bu konuda tartışmalar yaşandı ancak Spor Bakanı tesislerin Spor Bakanlığının sorumluluğunda en iyi biçimde işletileceğini ifade etti… Nitekim tesisler gayet güzel biçimde çalışıyor ve hiç bilmediğimiz, sadece adını duyduğumuz bir çok kış sporu dallarında sporcu yetiştiriyoruz. Bu anlamda Erzurum, Türkiye’nin kış sporlarında sporcu yetiştiren en önemli merkezi oluyor…</p>
<p>Erzurum, sporcu yetiştirmenin yanı sıra Kış Sporları ve Kış turizmi anlamında da<strong>Türkiye’nin spor Başkenti </strong>oluyor…</p>
<p>Erzurum’un spor alanındaki tek markası <strong>Erzurumspor’</strong>du…</p>
<p>Belki şimdilik bu markamızı kaybettik ama Kış Sporlarında marka olma yolunda hızla ilerliyoruz…</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>2012 yılında dünya çapında şampiyonalara ev sahipliği yapacağız.</p>
<p>Bu organizasyonların hepsi önemli ancak, <strong>‘Dünya Kayak Yapan Gazeteciler Genel Kurulu ve Kayak Şampiyonası’</strong> kuşku yok ki Erzurum’un tanıtımı açısından fevkalade önemli…</p>
<p>Geçtiğimiz yıl <strong>Kanada</strong>’nın ev sahibi olduğu şampiyona bu yıl <strong>27 Şubat 2 Mart</strong>tarihleri arasında kentimizde yapılacak.</p>
<p>40’a yakın ülkenin katılımının beklendiği şampiyonaya 200 civarında gazeteci gelecek…</p>
<p>Benzeri aktivite ve uluslar arası tanıtımlarla önümüzdeki yıllarda Kış Turizmi Erzurum’un hızla gelişen sektörlerinden birisi olacak&#8230;</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Ortaklık kültürünün en iyi örneği <strong>Aşkale Çimento</strong>, yüzümüzü güldürmeye 2011 yılında da devam eti. Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasındaki saygın yerini koruyor ve hızla daha yukarılara tırmanıyor. <strong>Lütfü Yücelik</strong> önderliğindeki bu başarı <strong>‘Ortaklık Kültürü’</strong> için güzel bir örnek teşkil etmenin yanı sıra göğsümüzü de kabartıyor…</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Geçtiğimiz yıl ivme kazanan Çağrı Merkezleri 2012 yılında da artan istihdamıyla gençlerimiz için önemli bir iş kapısı olmağa devam edecek…</p>
<p>Erzurum’un eğitim alanındaki en büyük markası Atatürk Üniversitesi, geçtiğimiz yıl içerisinde bilimsel aktivitelerini artırdı ve uluslar arası alana taşıdı…</p>
<p>Atatürk Üniversitesi’nin Erzurum kültürüne damgasını vurmuş değerleri anması ve onların adına Sempozyum düzenlemesi de takdirleri topladı.</p>
<p>Üniversitemiz, 1000 yıllık Üniversite geleneğini başarı ile sürdürüyor…</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>2011’de gelişen en önemli sektör, kuşkusuz Sağlık…</p>
<p>Erzurum, bu alanda yalnızca bölgenin değil, bulunduğu coğrafyanın da en önemli Sağlık Merkezi oluyor.</p>
<p>Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi yakınında kurulacak olan <strong>‘Sağlık Kampusu’ </strong>ile bu hedefi yakın zamanda yakalayacağız…</p>
<p>Bu anlamda Sağlık Bakanımız <strong>Prof.Dr.Recep Akdağ</strong>’ın çabası her türlü takdirin üzerinde…</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Erzurum’da gelirin tabana yayılması, refahın artırılması-geliştirilmesi yönünde büyük çabanın harcandığı en nemli sektör hayvancılık ve buna dayalı işletmeler…</p>
<p>Bu doğrultuda yapılan çalışmalar hızlanıyor. 2012’de de <strong>Sağlık Bakanımızın</strong>önderliğinde yeni projelerin hayata geçirilmesi bekleniyor. Yeni projeler yalnızca hayvancılık alanında değil, diğer alanlarda da uygulamaya konacak…</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Medeniyetlerin sentezlendiği, tarih ve kültür kenti Erzurum’un bu hüviyeti de ön plana çıkarılmağa çalışılıyor. Bu anlamda sürdürülen <strong>‘Kentsel Dönüşüm’</strong> projesi de 2012’de hızlanacak. Bu proje ile Erzurum, hem daha modern bir görünüme kavuşacak, hem de tarih ve kültür varlıklarımız gün yüzüne çıkmış olacak…</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Evet, koca bir yılı geride bıraktık ve 2012’ye merhaba dedik…</p>
<p>2012’de tüm beklentilerimizin gerçekleşmesi en büyük dileğimiz…</p>
<p>Yeni yılınız kutlu olsun…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30424-bir-yili-daha-geride-biraktik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soyunu, kimliğini ve tarihi inkar etmek…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30301-soyunu-kimligini-ve-tarihi-inkar-etmek%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30301-soyunu-kimligini-ve-tarihi-inkar-etmek%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Dec 2011 09:48:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=30301</guid>
		<description><![CDATA[Valérie Boyer …
Fransa doğumlu…
Babası Cezayir ve annesi Tunus doğumlu…
Fransa Ulusal Meclisi&#8217;nin üyesi…
İktidardaki Halk Hareketi Birliği&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Valérie Boyer …</p>
<p>Fransa doğumlu…<br />
Babası Cezayir ve annesi Tunus doğumlu…<br />
Fransa Ulusal Meclisi&#8217;nin üyesi…<br />
İktidardaki Halk Hareketi Birliği Partisinin üyesi, Marsilya bölgesinden meclise girdi…<br />
&#8220;1915 olaylarını Ermeni Soykırımı olarak kabul etmeyenlere hapis cezası öngören&#8221; kanun teklifini kaleme alan kişi…<br />
Fransa&#8217;nın Cezayir&#8217;de Cezayir Soykırımı&#8217;nı yapmadığını öne sürüyor…<br />
Türk düşmanı, ırkçı ve Ermenistan sözcüsü olduğu biliniyor, kendisi de bu fikre karşı çıkmıyor…<br />
***<br />
‘Fransa, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını suç sayan yasayı onayladı. Fransa Meclisi&#8217;nde kabul edilen yasaya göre, artık Fransa&#8217;da &#8216;soykırım&#8217; iddialarını reddedenler ceza alacak&#8230;’<br />
Kendilerini demokrasinin en geliştiği, ifade özgürlüğünün engellenmediği, cumhuriyet değerlerinden ödün verilmediği ülke olarak nitelendiren Fransa Ulusal Meclisi’nin tarihe yüz karası olarak geçecek bir kararı bu…<br />
Fransa Cumhurbaşkanı ile çok yakın olan Valerie Boyer, kararın arkasında dururken w, savunmasını    &#8221;Yasa teklifi Türkiye&#8217;yi hedef almadığını ve AB uyum yasaları gereğiyle de gerekli olduğu…” şeklinde yapıyor…<br />
Sormak lazım AB Uyum yasaları ‘İfade Özgürlüğünü’ yok mu sayıyor…<br />
***<br />
Valerie Boyer’in babası Cezayirli, annesi Tunuslu…<br />
Bakın Fransa, Tunus’a neler yapmış…<br />
1881’de Fransız sömürgeciler bu ülkeyi işgal etmişler…Sonrasında ‘Yüksek Komiser’ denen bir vali atamışlar… Diğer ülkelerde yaptıkları zulümler burada da sürmüş. Bağımsızlık mücadeleleri Cezayir’de olduğu gibi kanla bastırılmış… Hem de sözde bağımsızlık mücadelesi veren, ancak bir Fransız ailenin yanında yetişmiş ve bu ülkede hukuk eğitimi almış bir Tunuslu aracılığı ile…<br />
Fransa’nın Cezayir ve Tunus’ta yaptıkları hiçbir insani değer ile izah edilemiyor…<br />
Fransa’nın bağımsızlık mücadelesinde can veren Cezayirli kahramanların, ailelerinin katledilmesi ve ırzına geçilmiş kadınlarının çıplak fotoğraflarının ekilmesi gibi…<br />
İnanıyorum ki, Valerie Boyer’in babasının ve annesinin geçmişinde bir ya da birkaç kişi Fransız askerlerinin kurbanı olmuştur…<br />
Valerie Boyer, başkalarının tarihi ile ilgili yalan yanlış kararların peşinde koşacağına, Fansa’nın Tunus ve Cezayir’de atalarına ne yaptığını araştırsa daha iyi eder diye düşünüyoruz…<br />
***<br />
Fransa’da sağduyu yok değil…<br />
Ulusal Meclis’in sandalye sayısı 577… Oylamaya bu sayının onda birinden daha az sayıda milletvekili katıldı ve karar oy çokluğu ile alındı…<br />
Ancak böylesi bir karar iki milletvekili ile alınsa bile Fransa devletini bağlayıcıdır ve Türk Milletini inciticidir…<br />
Nitekim Türkiye topyekun tepkisini dile getirdi, getirmeye de devam ediyoır.<br />
Tabii ki en üst düzeyde tepki, Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızdan geldi.<br />
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Fransa’ya yönelik bir takım yaptırımları uygulamaya koydu, en başta da Paris elçimiz, görüşmelerde ulunmak üzere geri çekildi…<br />
Başbakanımız, Fransa tutumunu değiştirmediği sürece yeni yaptırımların geleceğini ifade etti.<br />
Sayın Başbakanımız, çok haklı olarak bir takım gerçekleri masanın üzerine koydu.<br />
Örneğin; Sarkozy’nin büyük dedesinin, 15.yüzyıl sonlarında Osmanlı’ya sığınan Musevilerden Benedict Mallah olduğu ve Osmanlı’nın sahip çıktığını ifade ederek, “Sakozy, tarihe baksın, orada Türkiye’nin yardımından ve hoşgörüsünden başka hiçbir şey göremez.”dedi…<br />
Yine Başbakanımız, Kanuni Sultan Süleyman’ın 1526 yılında kendisinden yardım isteyen Fransa Kralı Francesko’ya gönderdiği mektubu okudu…<br />
“Ben ki sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi…<br />
Sen ki Fransa ülkesinin kralı olan Francesko’sun. Kralların sığınağı olan kapıma mektup göndererek, ülkenizin işgale uğradığını ve esir edilerek hapse atıldığınızı bildirmişsiniz. Bu durumdan kurtulmak için benden yardım istiyorsunuz, gönlünüzü ferah tutun. Sakın üzülmeyin, sadece Allah’ın dediği olur. Ne yapacağımı elçinizden öğreneceksiniz”<br />
Başbakanımız, Kanuni’nin bu mektubu ile Türkiye Fransız ilişkilerini ve tarihi gerçekleri hatırlatarak, ‘tarihe bakınız ve babanıza sorunuz’ dedi…<br />
***<br />
Valerie Boyer…<br />
Fransa Ulusal Meclisi Üyesi…<br />
Annesi Tunuslu, Babası Cezayirli…<br />
Yani Fransa’nın korkunç zulüm ve katliam yaptığı ülkelerin çocuğu…<br />
Sarkozy…<br />
Fransa Cumhurbaşkanı…<br />
Büyük dedesi, 15.yüzyıl sonlarında Osmanlı’ya sığınan Musevilerden Benedict Mallah…<br />
Avrupa’nın sürdüğü, Türk Milleti’nin sahip çıktığı Benedict Mallah…<br />
Tarihi gerçekleri bilmeyen, soyuna sahip çıkmayan, kimliğini bilmeyen bu insanları tarih asla affetmeyecek…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30301-soyunu-kimligini-ve-tarihi-inkar-etmek%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En yanık uzun hava…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30182-en-yanik-uzun-hava%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30182-en-yanik-uzun-hava%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 14:56:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=30182</guid>
		<description><![CDATA[Uzun Havalar yanık türkülerdir, sessizce büyük bir duygu yoğunluğu içerisinde dinlenir ve etkilemediği kimse yoktur…
Uzun&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun Havalar yanık türkülerdir, sessizce büyük bir duygu yoğunluğu içerisinde dinlenir ve etkilemediği kimse yoktur…</p>
<p>Uzun havaları öyle her önüne gelen okuyamaz…</p>
<p>Uzun hava okuyabilmek ve hakkını verebilmek için usta olmak gerekir…</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Geçtiğimiz Cuma gecesi işte böylesi bir uzun hava dinledik…</p>
<p>İcra eden, büyük usta Raci Alkır’dı…</p>
<p>Raci Amca, ömrü boyunca okuduğu sayısız uzun hava içerisinde en etkili ve en acıklı olanını okudu ve gitti…</p>
<p>Uzun havanın en etkili olduğu kişi oğlu <strong>Vahit</strong>’ti, nitekim; <strong>“Bu nasıl bir Uzun Havadır” </strong>diye acısını dile getiriyordu…</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Erzurum’un musiki yaşamında <strong>Erzurum Halk Oyunları</strong> ve <strong>Halk Türküleri Derneği’nin</strong> önemli bir yeri vardır.</p>
<p><strong>Raci Alkır</strong> gibi bir kültür-sanat insanı olan <strong>Sebahattin Bulut</strong> ağabeyinin vefatına kadar sözünü ettiğimiz bu dernek Erzurum kültürünün yaşatılması ve genç nesillere aktarılmasında önemli bir misyon üstlendi ve bunu başarı ile yerine getirdi.</p>
<p>Raci Alkır, 1955’li yıllarda işte bu dernek bünyesindeki Türk Halk Müziği toplu çalışmalarının bir üyesidir.</p>
<p>1960 yılında Erzurum Radyosu’nun bünyesinde bugün de çok saygı ile anılan bir topluluk kurulur.</p>
<p><strong>‘Doğudan Sesler Korosu’…</strong></p>
<p><strong>Doğudan Sesler Korosu</strong>, TRT Ankara Radyosu’nun <strong>Yurttan Sesler Korosu’</strong>nun Erzurum’daki benzeridir…</p>
<p>Bu gün birçoğunu rahmet ve saygı ile andığımız bir çok türkü dostu Doğudan Sesler Korosunun yöneticisi, solisti ve koristidir…</p>
<p>Rahmetle andığımız <strong>Hulusi Seven</strong>, <strong>Faruk Kaleli</strong> bu isimlerin en başında yer alır…</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Erzurum’un Tasavvuf musikisi bir anlamda onunla özdeşleşti, ‘can buldu’…</p>
<p>Alvar Köyünde Muhammet Lütfi Efendi’nin müritleriyle birlikte icra ettikleri Tasavvuf Musikisinin en güzel örnekleri Raci Alkır’ın derlemesi ve icrası ile Türk Halk Musikimize kazandırıldı…</p>
<p>Musikimizde ‘tatyan’ların önemli bir yeri vardır ve icrası da zordur, ustalık ister…</p>
<p>Bir çok kişi <strong>‘Tatyan’</strong> okur ama, <strong>‘Tatyan ustası’</strong> olamaz…</p>
<p>Bizim musikimizde <strong>‘Tatyan’</strong>a hakkını veren <strong>Raci Alkır’</strong>dır… Bu nedenledir ki onun unvanlarından birisi de <strong>‘Tatyan Baba’</strong>dır…</p>
<p>Başka bir kent yoktur ki, sanatçısına <strong>‘Paşa, Türkü Paşa, Türkülerin Paşası’</strong>ve <strong>‘Tatyan Baba’</strong> unvanlarını versin…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p><strong>Türkülerin Paşası</strong>’nın uzun yıllardır yanından ayırmadığı can yoldaşı, küçücük bir radyoydu…</p>
<p>Kendisinin büyük emeğinin geçtiği <strong>TRT Erzurum</strong> logolu küçücük bir radyo…</p>
<p>Raci Amca, dikkatli, hassas ve duyarlı bir radyo dinleyicisiydi… Erzurum türkülerinin icrasında olabilecek hatalara asla müsamahası yoktu.</p>
<p>Özellikle icra edilirken yapılan hatalara tahammül edemez ve tepki koyardı… Erzurum Radyosu’nun Türk Halk Müziği Topluluğunun kurulmasında ve bir okul görevi görmesinde büyük katkıları vardı ve Erzurum kültürünün yaşatılması noktasında kendini sorumlu hissetmekteydi…</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>Evindeki odasında bir fotoğraf dikkatimizi çekmişti…</p>
<p>Erzurum’un yetiştirdiği iki büyük kültür-sanat ustası, Sebahattin Bulut ve Raci Alkır’ın kol kola olduğu büyük bir fotoğraf…</p>
<p>Raci Amca, şimdi çok sevdiği dostunun yanında…</p>
<p>Allah her ikisine de rahmet eyleye…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/30182-en-yanik-uzun-hava%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AŞIKLIK GELENEĞİ VE REYHANİ…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29987-asiklik-gelenegi-ve-reyhani%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29987-asiklik-gelenegi-ve-reyhani%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2011 09:24:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=29987</guid>
		<description><![CDATA[“Beni size sorarlarsa dostlarım
Bir Reyhani geldi gitti söyleyin
Hayatı çileli muradı yarım
Heder etti ah tüketti söyleyin
Aldı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Beni size sorarlarsa dostlarım</strong></p>
<p><strong>Bir Reyhani geldi gitti söyleyin</strong></p>
<p><strong>Hayatı çileli muradı yarım</strong></p>
<p><strong>Heder etti ah tüketti söyleyin</strong></p>
<p><strong>Aldı kırık sazı kapıdan çıktı</strong></p>
<p><strong>Ağlar gözler ile gülerek baktı</strong></p>
<p><strong>Dağın ufuğunda bir akşam vakti</strong></p>
<p><strong>Güneşle beraber battı söyleyin</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>Âşıklık, Türk Milleti’nin geleneğinde var. Düğünde-dernekte, savaşta-barışta, bayramda-seyranda, velhasıl önemli her günde âşıklarımız, ellerinde sazları, gönüllerinden coşkun bir ırmak gibi çağlayan koşmalar, güzellemeler, hicivler, semailer ve ilahilerle topluma önder oldular, yol gösterdiler. Toylarında sevindiler, acılarında üzüldüler.                                   *</p>
<p>Onlar yaşadıkları toplumun gören gözü, duyan kulağı, söyleyen dili oldu…</p>
<p>Gün geldi felaketlerde, acılarda ağıtlar yaktılar,</p>
<p>Gün geldi düğünde, bayramda, seyranda toplumun coşkusuna ortak oldular</p>
<p>Milli günlerimizde göğsümüzü kabarttılar…</p>
<p>Herkesin her şeyi söylemediği zamanlarda, onlar dizeleriyle toplumsal yaralara parmak bastılar…</p>
<p>Hicivleriyle birilerine, bir yerlere göndermelerde bulundular…</p>
<p>Yaşadıkları zaman içerisinde çok da rahat bir yaşam sürdükleri söylenemez ama her zaman çevrelerinde itibar gördüler ve sevildiler, bu da onlara yetti…</p>
<p>Onlar bu toplumun gören gözü, duyan kulağı, konuşan dili oldu.</p>
<p>Yüzyıllardır bu gelenek böyle devam etti…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Emrah, Hicrâni, Huzurî Baba, Nihanî, Sümmani, Cevlâni, Efkâri, Âşık Veysel, Âşık Mevlüt İhsani, Murat Çobanoğlu</strong> ve nice âşık eren…</p>
<p>Hepsi bu coşkulu geleneği sürdürdü.</p>
<p>Aşık Edebiyatımızın en önemli ve güçlü temsilcisi Reyhani de bu köklü ve soylu geleneğin usta isimlerinden birisiydi…</p>
<p>Güzelleme, semai, ilahi, koşma, koçaklama, aşk, tabiat güzellikleri gibi temaları şiirinde başarıyla işledi.</p>
<p>*</p>
<p>Kimi zaman tasavvufun derinliklerinde kavruldu yandı,</p>
<p><strong>Ben bana çok dersem elbet yok benem,</strong></p>
<p><strong>Ben beni yok gördüm ise çok benem</strong></p>
<p><strong>Ben beni bildimse “enel hak” benem</strong></p>
<p><strong>Nesimi demeyin yüzerler beni.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kimi zaman yaylalara baktı, <strong>‘nazlı yâre’ </strong>bir çiçek götürebilmek muradına ağladı.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bahar gelsin şu dağlara gidelim,</strong></p>
<p><strong>Belki derdimize çare bir çiçek.</strong></p>
<p><strong>Toplayıp devşirip derman edelim,</strong></p>
<p><strong>Açılan yaramı sara bir çiçek.</strong></p>
<p><strong>…..</strong></p>
<p><strong>Ben de bir âşığım REYHANÎ adım,</strong></p>
<p><strong>Sorun çiçeklere az mı ağladım?</strong></p>
<p><strong>Benim tabiattan tek bir muradım,</strong></p>
<p><strong>Götüreyim nazlı yâre bir çiçek.</strong></p>
<p>*</p>
<p>Zaman zaman da sevgiliye sitem gönderdi…</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ben de <em>Reyhani</em>&#8216;yim susuz pınarım<br />
Damlam coş ederse olmaz kenarım<br />
Öldüğümü duysa o nazlı yarim<br />
Bilmem al mı giyer kara mı bağlar</strong></p>
<p><strong>                              *</strong></p>
<p>Aynı sevgiliye özlemini ağıt biçiminde dilendirdi…</p>
<p><strong>Erzurumlu gelin düştü aklıma<br />
Çıkıp yollarıma bakanım oy oy.<br />
Gözü sürme bilmez, eller kınalı,<br />
Üstünde şimşekler çakanım oy oy&#8230;</p>
<p>Dağı bilir bağı bilmez sevdiğim<br />
Ağlamayı bilir gülmez sevdiğim<br />
Esans kolonyayı sürmez sevdiğim<br />
Üzerinde tezek kokanım oy oy..</strong></p>
<p><strong>                          *</strong></p>
<p>Kimi zaman da umutsuzluğuna, çaresizliğine ağladı;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Âşık Reyhanî’yim âh efendim âh,</strong></p>
<p><strong>Ben beni uzakta aradım eyvah !</strong></p>
<p><strong>Ömrüm âşk sarhoşu, arzu bir kadeh,</strong></p>
<p><strong>Umut birkaç damla, içer ağlarım.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gurbeti ve yalnızlığını dile getirdi… …</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bir duvara yaslamıştı yanını<br />
Sılasına çevirmişti yönünü<br />
Gurbet elde hasret yaktı canını<br />
Sitem vurdu dert çürüttü söyleyin</strong></p>
<p>*</p>
<p>Duygu adamı Reyhanî, toplumu derinden etkileyen, sosyal yaralara da parmak bastı ve çözümü için feryat etti. Ekmeğini Almanya’da aramaya giden insanların geride bıraktığı gelinler için hasret yüklü şiirler dile getirdi.</p>
<p><strong>Elleri koynunda pınar başında,</strong></p>
<p><strong>Almanya’ya doğru bakar bir gelin.</strong></p>
<p><strong>Yeni çocuğu var, dördü peşinde,</strong></p>
<p><strong>Feleğe dişini sıkar bir gelin.</strong></p>
<p>*</p>
<p>Aslında Feleğe dişini sıkan insan sayısı hiç de az değildir. Memleketimin hallerini de dile getirmek gerekir.</p>
<p>O şiirlerinde öyle güçlü temalar işledi ki, birçok toplumsal yara ilk kez onun eserlerinde dillendi.</p>
<p><strong>Aman gazeteci gel bizim köye,</strong></p>
<p><strong>Biz de olan türlü halleri de yaz.</strong></p>
<p><strong>Yalınız saçlıyı kaşlıyı yazma,</strong></p>
<p><strong>Uyuzu, koturu, kelleri de yaz!</strong></p>
<p>…..</p>
<p><strong>Bir de tenezzül et, bizim köyde yat!</strong></p>
<p><strong>Hele sor soruştur, derdimiz kat kat.</strong></p>
<p><strong>Ankara’dan Hakkari’ye bir göz at,</strong></p>
<p><strong>Şavata’dan geçmez yolları da yaz.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>*</p>
<p>Toplumu temsil eden ozanlar dik durmalıdır… Onlar, toplumun gören gözü, işiten kulağı,söyleyen dilidir… Reyhani’nin düsturu da budur…</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kulaksız işitmek dilsiz ifade<br />
Canım cananındır edem iade<br />
Vücut bir camidir vicdan seccade<br />
Onun bunun çıkarına seremem</strong></p>
<p><strong>                            *</strong></p>
<p><strong>Bu dünyada hiç bir arzum kalmadı</strong></p>
<p><strong>Boşa gelip gittiğime üzgünüm</strong></p>
<p><strong>Attığım taş menzilini almadı</strong></p>
<p><strong>Boş boşuna attığıma üzgünüm</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Bu dünyaya boşa gelip gittiğini söyledi ve attı taşın menziline ulaşmadığına yandı…</p>
<p>Aslına bakarsanız bu dizeler ozanın dünyaya siteminden başka bir şey değildi…</p>
<p>Türk Halk edebiyatında yeri doldurulamaz bir gedik de o bıraktı…</p>
<p><strong>Karacaoğlan, Emrah, Sümmani</strong>, <strong>Alvarlı Efe</strong>, geleneğinin usta temsilcisi 10 Aralık tarihinde aramızdan ayrıldı.</p>
<p>Ölümünden sonra yaşanacakları biliyorcasına;</p>
<p><strong>Can emanet veren alır,</strong></p>
<p><strong>Ecel görünmezken gelir</strong></p>
<p><strong>Mezarım gurbette kalır</strong></p>
<p><strong>Soran olmaz Erzurum’da.</strong></p>
<p>Dizeleriyle seslendi..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Adına bir anıt dikilmedi ama, ismi TRT’nin stüdyolarında yaşayacak…</p>
<p>Ve ölüm yıldönümünde yine TRT stüdyolarında ozan dostlarınca yad edildi…</p>
<p>*</p>
<p>Geçmişinde ünlü ozanlar yetiştiren bu kent Reyhani’yi unutmamalı…</p>
<p>Reyhanî adına anıt da diker, 10 Aralık günlerinde Âşıklar Şenliği de tertip eder.</p>
<p>Gün gelir bir abide diker ve mezarını da Erzurum’a nakleder.</p>
<p>Kim bilir…</p>
<p>Allah rahmet eyleye.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29987-asiklik-gelenegi-ve-reyhani%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSMAİL BEY GASPIRALI&#8217;NIN YURDUNDAN SELAM GELDİ&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29929-ismail-bey-gaspiralinin-yurdundan-selam-geldi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29929-ismail-bey-gaspiralinin-yurdundan-selam-geldi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Dec 2011 09:20:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=29929</guid>
		<description><![CDATA[‘Dilde, İşte, Fikirde birlik…’
Türk Dünyasının büyük düşünce adamlarından Kırımlı İsmail Bey Gaspıralı’nın bu gün de bayrak&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>‘Dilde, İşte, Fikirde birlik…’</strong></p>
<p>Türk Dünyasının büyük düşünce adamlarından Kırımlı <strong>İsmail Bey Gaspıralı’</strong>nın bu gün de bayrak gibi taşınan bu düşüncesi bir kez daha yad edildi&#8230;</p>
<p>Geçtiğimiz salı günü <strong>Atatürk Üniversitesi</strong> oditoryumu Mavi salonda ‘<strong>Kırım Tatarları’</strong> ve yaşadıkları dram konuşuldu…</p>
<p>Akşamında da Kırım Tatar Halk Dansları ve Müzik topluluğunun muhteşem gösterisi vardı.</p>
<p>Her iki etkinlikte de <strong>İsmail Bey Gaspıralı</strong> ve yakın zamanda ebediyete uğurladığımız Türk dünyasının ünlü yazarı <strong>Cengiz Dağcı</strong> yad edildi ve<strong>Kırım’</strong>dan selam getirildi…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><strong> </strong></p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p align="center"><strong></strong>Kırım konuşulduğunda ilk akla gelen isimler <strong style="text-align: -webkit-auto;">İsmail Bey Gaspıralı</strong>, <strong style="text-align: -webkit-auto;">Cengiz Dağcı</strong> ve <strong style="text-align: -webkit-auto;">Abdülcemil Kırımoğlu</strong>’dur…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Hakan Kırımlı’nın dediği gibi İsmail Bey Gaspıralı’yı birkaç cümle ile anlatmanın imkanı yoktur. Hele bizim burada birkaç satırla anlatabilmemiz hiç kolay değildir…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yine <strong>Hoca’</strong>nın deyimi ile; <strong>“İsmail Bey Gaspıralı’da bir halkın küllerinden yeniden doğuşunu izlersiniz…”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p align="center">
<p><strong>Cengiz Dağcı</strong>…</p>
<p>Türk dünyasının büyük yazarı… Kırım’da ve Türk dünyasında yaşanan acıları, insanlık onurunun ayaklar altına alınışını ve <strong>‘Onların da İnsan’</strong> olduğunu eserlerinde yansıttı ve dünyanın ilgisini çekti…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İsmail Bey Gaspıralı’nın <strong>‘Dilde birlik’</strong> düşüncesine öylesine bağlıydı ki, Türkiye’ye hiç gelmedi ama bütün eserlerini İstanbul Türkçesi ile yazdı…</p>
<p>Yakın zamanda kaybettiğimiz bu ünlü yazarımızı rahmetle anıyorum…</p>
<p>Ve</p>
<p><strong>Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu…</strong></p>
<p>Sovyet Rusya’nın zulmüne ayak direyen, karşı koyan bir büyük insan…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kırım Tatarlarının 1917 yılında yurtlarından sökülüp atılmasıyla başlayan ve ancak 1991 yılında kısmen dönebildikleri Vatan mücadelesinin bir yılmaz kahramanı <strong>Cemiloğlu…</strong></p>
<p>Kırım Tatarlarının yaşadıkları acıları dünyaya duyurmağa çalışan, bu uğurda yıllarını zindanda geçiren bir Alp-Eren…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p align="center">
<p>Geçtiğimiz Salı günü gündüzünde Kırım’ın bu yüce insanlarından Türkiye’ye selam gelmişti… Gecesinde de sanki Elazığ’ın <strong>‘Çayda Çıra’</strong>sı, Urfanın Sıra Gecesi ya da Erzurum’un Kına Gecesi gibi Kırım’ın kültürel etkinliği ile adeta<strong>Bahçesaray</strong>’a, <strong>Hansarayı</strong>’na ya da <strong>Akmescit’</strong>e gittik… Öylesine sıcak, samimi ve Anadolu’nun bir köşesinde gibiydik…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><strong>***</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türk dünyasının önemli kentlerinden Erzurum’da bize bu güzellikleri yaşatan<strong>Güneş Vakfı’</strong>nın başkanı <strong>Prof. Dr. Alparslan Ceylan Hoca’</strong>ya <strong>ERVAK</strong>’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29929-ismail-bey-gaspiralinin-yurdundan-selam-geldi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘21. YILI KARABAĞ’DA GEÇİREK…’</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29839-%e2%80%9821-yili-karabag%e2%80%99da-gecirek%e2%80%a6%e2%80%99</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29839-%e2%80%9821-yili-karabag%e2%80%99da-gecirek%e2%80%a6%e2%80%99#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 09:25:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=29839</guid>
		<description><![CDATA[Aziziye Belediyesi çok güzel bir kültürel etkinliğe imza koydu.
‘Bağımsızlığının 20.yılında Azerbaycan Türkiye İlişkileri’ konulu uluslar&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aziziye Belediyesi çok güzel bir kültürel etkinliğe imza koydu.</p>
<p>‘Bağımsızlığının 20.yılında Azerbaycan Türkiye İlişkileri’ konulu uluslar arası toplantıya ev sahipliği yaptı…</p>
<p>Toplantının açılış konuşmaları, sonrasında yapılacak olan sunumların da bir anlamda özeti gibiydi…</p>
<p>Açılış konuşmalarının en heyecanlısını Azerbaycan Milli Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva yaptı…</p>
<p>Coşkulu alkışlarla kesilen konuşmasına Azerbaycan’dan selam getirerek başladı…</p>
<p>Paşayeva, Türk Dünyasının büyük düşünce adamı Gaspıralı İsmail Bey’i yad ederek, onun ‘Dilde, fikirde ve İşte birlik’ idealini hatırlattı; Türk dünyasında birlik ve beraberliğin ancak böylesi bir ideal çevresinde toplanmakla olabileceğinin altını çizdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>Paşayeva, Irak’taki kardeşlerimizden Kıbrıs’a, oradan Balkanlar’a ve Orta Asya’ya kadar uzanan coğrafyadaki Türk varlığının dayanışma içerisine girmesi gerektiğinin ve bu birlikteliği de ancak Türkiye ve Azerbaycan’ın gerçekleştirebileceğini söylüyor…</p>
<p>Daha ileri bir perspektiften bakarak diyor ki, bu coğrafyaya baktığımızda Türk Milleti, büyük bir millettir ve Avrasya Bölgesinin asıl sahibi Türk Milletidir…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>Ganire Hanım, Azerbaycan halkının Erzurum’a olan ilgisini, Erzurum’un herhangi bir Azerbaycan kentinden farkı olmadığını anlatarak; ‘Azerbaycan bağımsızlığını kazanmadan önce,bizim Erzurum’a gelebilmemiz bizim için çok büyük bir hayaldi… O günleri gören bizler bu gün bir olmalıyız, gençler bir olmalı…’dedi…</p>
<p>Gerçekleşmesini çok arzu ettiği bir hayalini de; ‘Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan’la birlikte bağımsızlığımızı hep birlikte Erzurum’da kutlayalım…’diye anlattı…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Türk dünyasının bütünleşmesinden rahatsız olan bir takım çevreler, zaman zaman kadreyler arasına nifak sokmaya çalışıyorlar. ‘Bacı gardaş arasında küslük olur mu… Bir aile içinde tartışma yaşanabilir ama küslük olmaz…Biz kırgınlıkları aile içinde hallederiz… ’</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>Açılışın son konuşmasını AK Parti Genel Sekreteri Haluk İpek yaptı ve Ganire Hanım’ın özellikle altını çizdiği ancak Türkiye için de önemli olan Karabağ hassasiyetine çok güzel bir cevap verdi…</p>
<p>Ganire Hanım dedi ki; “21.yılı gelin Karabağ’da geçirek…”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Haluk İpek ; “Dünyadaki bütün uluslar arası kuruluşlar Ermeniler’i işgalci olarak görmektedir. Herkes Türk dünyasının bütünleşmesinden korkmakta,bunu için de bütün Karabağ konusunda bütün dünya sağır kalmıştır… Herkes bilmelidir ki; Ermeniler, Karabağ’daki işgale son verene kadar Ermenistan sınır kapısı açılmayacaktır…”dedi</p>
<p>Başka söze hacet yok…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29839-%e2%80%9821-yili-karabag%e2%80%99da-gecirek%e2%80%a6%e2%80%99/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TERBİYESİZLİK YAPMAYIN, TÜRKÇE KONUŞUN…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29657-terbiyesizlik-yapmayin-turkce-konusun%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29657-terbiyesizlik-yapmayin-turkce-konusun%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2011 14:03:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=29657</guid>
		<description><![CDATA[&#160;
Bu sözler, KCK yapılanmasında Erzurum ağır ceza mahkemesinde yargılanan 7 öğrencinin ailelerine ait…
Mahkemede Kürtçe savunma&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Bu sözler, KCK yapılanmasında Erzurum ağır ceza mahkemesinde yargılanan 7 öğrencinin ailelerine ait…</p>
<p>Mahkemede Kürtçe savunma yapmak isteyen sanıklar mahkeme yargıcı ‘telefonda gayet güzel konuşuyorsunuz’ diye uyarıyor ve Türkçe savunma yapmalarını istiyor. Yargılanan gençlerin Kürtçe savunma ısrarları karşısında ise bu kez aileler ‘Terbiyesizlik yapmayın, Türkçe konuşun’ şeklinde sert tepki veriyorlar…</p>
<p>Yargılanan sanıklardan birisinin babası; <strong>“Oğlum bizim bayrağımız bir. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Nereden çıkardınız bu Kürtçe illetini. Yazık size, yapmayın, Türkçe konuşun” </strong>sözleri ile tepkisini ortaya koyarken, bir diğerinin babası mahkeme yargıcına seslenerek;<strong> </strong><strong>“Sayın mahkeme üyeleri Bu çocuklarımızı koruyun. Bunları kandırmışlar” </strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Bayrak ve Dil birliği…</p>
<p>Bir ülkenin en önemli bağımsızlık alametlerinden ikisi…</p>
<p>Bölücü örgütün şehir yapılanmasında yargılanan gençlerin babaları çocuklarının kandırıldığını ve korunması  gerektiğine mahkemede feryat ediyorlar…</p>
<p>Aynı bayrak alında yaşayan Cumhuriyet vatandaşları olarak Türkçe konuşulması gerektiğinin; aksinin terbiyesizlik olduğunun bilincindeler ve bunu Cumhuriyetin bağımsız yargısının önünde haykırıyorlar…</p>
<p>***</p>
<p>Aslına bakansanız bu ülkede yaşayan vatandaşlar bunun bilincinde…</p>
<p>Bu bilinçte olmayanlar, ülke üzerinde bir takım hesaplar yapan, <strong>“dahili ve harici bedhahlar”…</strong></p>
<p>Ağır ceza mahkemesindeki feryadı işte bunlar duysalar da bu ülkenin vatandaşlarının bölücülüğe ne kadar karşı olduklarını görseler…</p>
<p>***</p>
<p><strong>ERZURUM GÖÇÜYOR MU…</strong></p>
<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu </strong>verilerine göre <strong>Erzurum,</strong> Türkiye’nin üçüncü göç veren kenti…</p>
<p>En çok göç veren iler sıralamasında <strong>Tokat </strong>birinci, <strong>Yozgat</strong> ikinci ve <strong>Erzurum</strong> da üçüncü sırada yar alıyor…</p>
<p>Bu kentin coğrafi, ekonomik ve sosyal konumları birbiri ile benzeşmiyor ama üçü de aynı kaderi paylaşıyor…</p>
<p>Bu üç kentimiz de göçüyor…</p>
<p>Kimileri Erzurum için, <strong>‘nitelikli göç verip, niteliksiz göç alıyoruz”</strong> değerlendirmesi yapıyor…</p>
<p>Nitelik neye ve kime göre belirleniyor bilmiyorum ama, <strong>TÜİK’</strong>in değerlendirmesi ortada…</p>
<p>Bir an önce gerekli değerlendirme yapılmalı önlem alınmalı diye düşünüyoruz…<strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29657-terbiyesizlik-yapmayin-turkce-konusun%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DAGC 33 YAŞINDA…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29617-dagc-33-yasinda%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29617-dagc-33-yasinda%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Nov 2011 09:39:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=29617</guid>
		<description><![CDATA[1979 yılının kasım ayında kurulan Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti, 33 yaşına girdi…
33 sene önce Kızılay’ın&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1979 yılının kasım ayında kurulan <strong>Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti</strong>, 33 yaşına girdi…</p>
<p>33 sene önce Kızılay’ın bir odasında kurulan cemiyet, Bu gün yalnızca Erzurum’un değil, bulunduğu bölgenin de en önemli meslek örgütlerinden birisi…</p>
<p>Cemiyetimiz bu özelliğiyle, Doğu Anadolu Bölgesindeki dokuz ilde görev yapan basın emekçilerinin birçoğunu bünyesinde bulunduruyor ve meslektaşlarımızın mesleki sorunlarının yanı sıra sosyal sorunlarıyla da yakından ilgileniyor…</p>
<p>***</p>
<p>Dün, Cemiyetimizin kuruluş yıldönümü münasebetiyle kurucu başkanımız Mithat Turgutcan’ı kalabalık bir gazeteci grubuyla ziyaret ettik ve Mithat Amca’nın tadına doyum olmayan hatıralarını dinledik.</p>
<p>Erzurum’un basın hayatında önemli yeri olan büyüklerimizi rahmet ve minnetle yadettik… En başta da Gazeteciler Cemiyetinin ilk başkanı rahmetli <strong>Turan Bilgin</strong> ve emeği geçen bütün büyüklerimizi…</p>
<p>Ve yine rahmet ve minnetle andığımız Celal Kaçtıoğlu ve Durdemir Bilirdönmez…</p>
<p>Hepsinin Erzurum’un basın hayatında önemli yerleri var… Cemiyet’in bu günlere gelmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyoruz…</p>
<p>***</p>
<p>Kuruluş yıldönümlerinde bir takım etkinlikler yapılır… Biz DAGC Yönetimi olarak bu kuruluş yıldönümümüzde Basın Şehitlerimize birer Fatiha gönderelim istedik ve öyle de yaptık…</p>
<p>Van’da yaşanan deprem felaketi tüm yurdumuzu yasa boğdu… Basın Camiası olarak yüzlerce vatandaşımızı kaybetmenin üzüntüsüne, deprem haberlerini geçmeye çalışan meslektaşlarımızı enkaz altında bırakmanın kederi eklendi…</p>
<p>Sebahattin Yılmaz, Erzurum’dan Van’a ekmek parası için giden meslektaşımızdı… Erzurum’da rızkı kesilmiş ve Van’a gitmişti… Ecel, onu bir otelin koridorunda yakaladı ve elinde fotoğraf makinesi ile yaşama veda etti… Başka gazeteci kimliği de zaten hiç olamamıştı…</p>
<p>Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti olarak, 33. kuruluş yıldönümümüzde bir mevlit ile onu analım dedik.. Başta ailesi olma üzere sevenleri Lala Paşa Camiinde yerlerini almıştı…</p>
<p>Dualar edildi ve meslek şehitleri ile ebediyete intikal eden gazetecilerin ruhuna Fatihalar gönderildi…</p>
<p>***</p>
<p>Dün öğretmenler günü idi…</p>
<p>Gazetecilik ve öğretmenlik… Birbiri ile örtüşen iki meslek…</p>
<p>Her iki meslek erbabının da  gecesi-gündüzü ve mesai kavramı yok…</p>
<p>Her ikisi de yaşadıkları toplumu aydınlatma çabası içerisinde…</p>
<p>***</p>
<p>Görev başında yitirdiğimiz meslektaşlarımızı ve öğretmenlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29617-dagc-33-yasinda%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gazetecinin dramı…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29441-gazetecinin-drami%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29441-gazetecinin-drami%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Nov 2011 10:19:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=29441</guid>
		<description><![CDATA[Gazeteci Sebahattin Yılmaz…
Van’da yaşanan 5.6 şiddetindeki depremde can verdi…
Dün büyük bir katılımla kılınan cenaze namazından&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Sebahattin Yılmaz…</p>
<p>Van’da yaşanan 5.6 şiddetindeki depremde can verdi…</p>
<p>Dün büyük bir katılımla kılınan cenaze namazından sonra ahirete uğurlandı…</p>
<p>Allah taksiratını affetsin…</p>
<p>***</p>
<p>Birçok meslek mensubu işinin sıkıntısını evine taşımaz. Çalıştığı işyerinden çıkınca iş ile ilgili sorunlarını bürosunda bırakır ve sakin bir kafayla evine gider…</p>
<p>Gazetecilik başta olmak üzere bazı meslek mensupları için de mesai kavramı yoktur. Hafta sonu, bayram ve tatil günlerinde kamu hizmeti yerine getirirler.</p>
<p>Gazetecilik böylesi bir meslektir.</p>
<p>Bayram gününde, hafta sonunda ya da gecenin herhangi bir saatinde haber peşinde koşturursunuz. Kamuoyunu yaşananlardan haberdar etmek, bilgilendirmek asıl görevinizdir ve bunun saati de yoktur…</p>
<p>Dahası, görevinizi yaparken alacağınız ücreti de düşünmezsiniz.</p>
<p>Çoğu zaman çalıştığınız kurumda kadronuz da yoktur ve adeta meccanen görev yaparsınız…</p>
<p>Gazetecilik, bir gönül işidir ve maddi kıymetle ölçülemez…</p>
<p>Sebahattin kardeşimizi, Erzurum’dan Van’a götüren işte bu meslek aşkı ve çocuklarının rızkıydı…</p>
<p>***</p>
<p>Yıllar önce Edremit’te düşen uçak kazasını başarıyla resimleyip ajanslara geçtiği gibi; Van’da yaşanan felaket yine onun objektifinden Türkiye’ye yansımıştı…</p>
<p>Birinci felaket yeniden işe girmesini sağlamış, ikinci ise ebediyen işten ayırmıştı…</p>
<p>***</p>
<p>Hiç yanından ayırmadığı ve önemli bir kimliği olan Fotoğraf Makinesi ile can verdi…</p>
<p>İkinci kimliği Sarı Basın Kartı’nı ise uzun yıllar gazetecilik yapmasına karşın ne hikmetse alamamıştı…</p>
<p>***</p>
<p>Camiamızın başı sağolsun…</p>
<p>Allah Rahmet Eyleye…</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29441-gazetecinin-drami%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayramın düşündürdükleri…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29319-bayramin-dusundurdukleri%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29319-bayramin-dusundurdukleri%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Nov 2011 09:07:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=29319</guid>
		<description><![CDATA[Hemen herkes Hz.İbrahim (A.S) Peygamberin hayatını bilir. Hz.İbrahim, ‘Halilürrahman’ (Allah’ın dostu) olarak anılır.
Soyundan birçok peygamber&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemen herkes Hz.İbrahim (A.S) Peygamberin hayatını bilir. Hz.İbrahim, ‘Halilürrahman’ (Allah’ın dostu) olarak anılır.</p>
<p>Soyundan birçok peygamber geldiği için ‘Peygamberler Babası’ olarak da bilinir.</p>
<p>İbrahim Peygamber, uzun bir yaşam süresinde (yüz yetmiş beş, ya da iki yüz yıl yaşadığı rivayet ediliyor) Yüce Yaratan tarafından iki kez sınava tabi tutulur. Babil kentinde putları kırması üzerine, Nemrut tarafından ateşe atılmakla cezalandırılır.</p>
<p>Çünkü o, Nemrut’un ilah olduğunu reddetmiş, Allah’tan başka yaratan olmadığını haykırmıştır.</p>
<p>Ceza ateşte yanmaktır…</p>
<p>Kocaman bir ateş hazırlanır ve mancınıkla İbrahim Aleyhisselam bu ateşin içine atılır.</p>
<p>İbrahim (a.s), tevekkül sahibidir ve yaratanına tam bir teslimiyet içerisindedir.</p>
<p>İnanç, sadakat ve teslimiyet o kocaman ateşi söndürecektir.</p>
<p>Nitekim Yaratan’ın emriyle ateş, İbrahim(a.s) için bir serinlik olur ve onu yakmaz.</p>
<p>Burada inanmışlık, teslimiyet, doğrunun ve Hak’kın yanında saf tutma örneği yaşanır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>Yine çok bilinen hikâyedir.</p>
<p>Hz.İbrahim’i ateşe attıklarında küçücük bir karınca bu ateşi söndürüp, İbrahim’i kurtarmak için ağzında su taşır.</p>
<p>Onu görenler der ki; “ hiç bu su ile kocaman ateş söner mi?”</p>
<p>Karınca: “Sönmeyeceğini ben de bilirim, ama ben safımı belli ediyorum.” der.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hz.İbrahim’in ikinci sınavı, oğlu İsmail’i kurban etmesi ile ilgilidir.</p>
<p>Hz.İbrahim, gecikmiş yaşında bir evlât sahibi olmak ister.</p>
<p>Rivâyet o ki, kendisi yüz yirmi yaşında, eşi Sâre, doksan dokuz yaşındadır. Hz. İbrahim’in dileği çok kuvvetlidir ve dayanılmazdır. Her şeyden, herkesten çok bu dileğinin gerçekleşmesini arzu etmekte ve Alllah’a yalvarmaktadır….</p>
<p>Dilek kabul edilir, ancak bir şart vardır…</p>
<p>Yüce Allah’ın Hz.İbrahim’e nasip ettiği oğlu İsmail, belli bir çağa geldiğinde Allah yolunda kurban edilecektir.</p>
<p>Evlât sahibi olmayı çok arzu eden, yaşlılığı döneminde bu arzusuna kavuşan bir baba; öte yandan ciğerparesini kendi elleriyle kurban etmesi emredilen bir peygamber baba…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Emir yüce yerdendir.</p>
<p>Hayatı,</p>
<p>var oluşu,hiçliği;</p>
<p>Zenginliği, fukaralığı;</p>
<p>Hastalığı,sağlığı;</p>
<p>Sevgiyi, rahmeti, hoşgörüyü;</p>
<p>İyiliği,kötülüğü…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kısaca kainattaki her şeyi yoktan var eden Yaratan’ın emridir bu…</p>
<p>Bir peygamber, bütün insanlara örnek olsun diye imtihan edilmektedir.</p>
<p>Hz.İbrahim, hiç tereddütsüz İsmail’ini yanına alır, bıçağını biletir ve kurban etmek için götürür.</p>
<p>Gözlerini bağlamak ister ama, İsmail, buna razı olmaz.</p>
<p>Baba İbrahim’in yüreğinden kan akmaktadır ama İsmail’i kurban etmek için tereddüdü yoktur.</p>
<p>İbrahim (A.S), kendisini hayata bağlayan en önemli bağı koparmak, gözünün nurunu kesmek üzeredir.</p>
<p>Ancak Peygamber babanın bu iradesi karşısında o çok keskin bıçak kesmez…</p>
<p>Sadakatin ve cesaretin yüce bir örneği yaşanmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>İsmail de, Allah yolunda babasının elinden kurban edilmekten mutludur, korkusuzdur.</p>
<p>Her ikisi de tam bir teslimiyet içerisindedir.</p>
<p>Oğul babaya; baba, Yaratan’a…</p>
<p>Hz.İbrahim, bu teslimiyeti ateşe atılırken de göstermiştir.</p>
<p>Aslına bakarsanız bu teslimiyet sınavında aynı zamanda nefis de kurban edilmekte, dünyanın gelip geçici hevesleri boğazlanmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gerçekte de öyle değil midir?</p>
<p>Mal, mülk, makam, ikbâl vs.</p>
<p>Tamamı gelip geçici hevesler.</p>
<p>İnsanlar çoğu zaman nefsinin esiri olmakta, onun istekleri doğrultusunda hareket etmekte…</p>
<p>Çoğu zaman iyilik, sevgi, dostluk, hoşgörü gibi ulvi kavramları rafa kaldırılmakta&#8230;</p>
<p>Halbuki kalıcı olan değerler bunlar.</p>
<p>Gelin bu bayram arifesinde ve yarın idrak edilecek mübarek bayram gününde hayatınızı bir kez de bu açıdan gözden geçirin ve irdeleyin.</p>
<p>İnsani anlamda kayıplar ve kazanımlar neler oldu.</p>
<p>Neyi ne kadar yaptık ya da yapamadık…</p>
<p>Kendinizle, yakın dostlarınızla ve çevrenizle barışık mısınız…</p>
<p>Yakınlarınıza, dostlarınıza ve çevrenize sevgi,saygı,hoşgörü anlamında üzerinize düşeni layıkıyla yapabiliyor musunuz…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gelin;</p>
<p>Sevgiden, dostluktan, iyilik, güzellik ve doğruluktan yana saf tutalım.</p>
<p>Unutmayın,</p>
<p>Sevgi ile görmeyen göz, kör, sevgiyle sulanmayan gönül çöldür.</p>
<p>Gönlünüzü sevginin o doyumsuz güzelliklerine açın.</p>
<p>Çevrenizle, arkadaşlarınızla ve hemen herkesle ilişkilerinizi bir kez daha gözden geçirin.</p>
<p>Sevgiyle, saygıyla bayramınız kutlu olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29319-bayramin-dusundurdukleri%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet’e giden yol</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29025-cumhuriyet%e2%80%99e-giden-yol</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29025-cumhuriyet%e2%80%99e-giden-yol#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Oct 2011 06:42:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=29025</guid>
		<description><![CDATA[&#160;
Erzurum’da iki katlı bir Erzurum evi…
Konukları Dokuzuncu Ordu Müfettişi Mustafa Kemal, Bitlis eski Valisi aynı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Erzurum’da iki katlı bir Erzurum evi…</p>
<p>Konukları Dokuzuncu Ordu Müfettişi Mustafa Kemal, Bitlis eski Valisi aynı zamanda Paşa’nın uzun yıllar yanında bulunan Mazhar Müfit Kansu ve Mustafa Kemal’in özel Kalem Müdürü İrfan Bey&#8230;</p>
<p>Erzurum’a geleli birkaç gün olmuş. Mazhar Müfit, Paşa’yı karşılamak için daha önceden gelmiş, diğer delege ve temsilciler gibi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center">***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İstanbul’dan bin bir güçlükle, ama inançla başlayan yolculuk Samsun’a ulaşıyor, oradan Amasya ve Erzurum’da noktalanıyor.</p>
<p>Erzurum,</p>
<p>Anadolu’nun giriş kapısı, Türkiye’nin kilidi&#8230;</p>
<p>Bu kapıyı sağlam tutmalı.</p>
<p>Sağlam tutmalı ki, Türk Milleti kendini esir etmek isteyenlere karşı direnebilsin. Esaret zincirlerini kırsın, manda ve himayeyi reddetsin.</p>
<p>Mustafa Kemal, Erzurum’un İstanbul kapısı Ilıca’dan 1919 yılının sıcak bir temmuz günü Erzurum’a girerken göç yolundan dönen Mezararkalı Mevlüt Ağa’dan istediği cevabı zaten almıştır.</p>
<p>“Gidip bakalım ki, kimin malını kime verecek bu ırzı kırıklar!..” sözlerinde bir milletin direncini görmüştür.</p>
<p>Erzurum’a geldiğinde şehir tarafından coşku ile karşılanması, hemen hemen Anadolu’nun yarısını temsil eden illerden gelen kongre delegelerinin vatanın kurtarılması yönündeki inanç ve imanları Paşa’yı son derece rahatlatmış, milletine olan inancı güçlenmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center">***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İşte bu iki katlı Erzurum evinde geceli gündüzlü çalışarak yakında toplanacak olan Erzurum Kongresi’nin hazırlıklarını yapmaktadır.</p>
<p>Vakit gece yarısını geçmiştir ve Mustafa Kemal, özel kalem müdürü İrfan Bey ile birlikte çalışmaktadır. Mazhar Müfit, yorgunluktan çoktan bitap düşmüş ve uykunun kollarına kendini bırakmıştır.</p>
<p>Mustafa Kemal, İrfan Bey’e dönerek Mazhar Müfit’i çağırmasını söyler.</p>
<p>Uykulu bir şekilde yanlarına gelen Mazhar Müfit’e;</p>
<p>“Kuzum Mazhar, bir defter kalem bul da gel” der…</p>
<p>Defter kalemle yalarına gelen Mazhar Müfit’e;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yaz çocuk !..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Yaz çocuk” der..</p>
<p>“Kongre yapılacak, Vatanın kurtuluşu yönünde karar alınacak.</p>
<p>Millî Mücâdele kazanılacak.</p>
<p>Yeni kurulacak Türkiye Devleti’nin yönetim şekli Cumhuriyet olacak.</p>
<p>İnkılâplar yapılacak&#8230;. (bu devrimlerin bir kısmı not ettirilir)”</p>
<p>Mazhar Müfit, bütün bunları büyük bir şaşkınlıkla dinlemekte ve not etmektedir. Paşa, yazdırmayı bitirince Mazhar Müfit dayanamaz;</p>
<p>“Paşam sizi asarlar !”</p>
<p>Mustafa Kemal, sadece tebessüm eder&#8230;</p>
<p>Aradan 6 yıl geçer. Kurtuluş Savaşı kazanılır. Anadolu işgalci güçlerden temizlenir. Yeni bir Türk Devletinin temelleri atılır ve yönetim şekli Cumhuriyet olur. Sıra yeni devlete şekil vermeye gelmiştir. Batılı anlamda kurumlar oluşturulur, peş peşe devrimler yapılır. Bu devrimlerden birisi de Şapka ve Kıyafet İnkılâbı’dır.</p>
<p>Yurt ziyâretlerini sürdüren Mustafa Kemal, şapka devrimini tanıtmak için 23 Ağustos 1925 tarihinde Kastamonu’ya gider. Yanında Mazhar Müfit de vardır. Ona dönerek sorar; “Defterine bak bakalım çocuk, kaçıncı maddedeyiz!..”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center">***</p>
<p>Erzurum’da 23 Temmuz 1919’da toplanan Erzurum Kongresi, bir anlamda daha sonra kurulacak yeni Türk Devleti’nin de temelini oluşturmaktaydı.</p>
<p>Erzurum Kongresinde, manda ve himaye reddedilmiş; vatanın sınırları belirtilerek, bir bütün olduğu ve bölünemeyeceği, emperyalist güçlerin muvaffak olamayacağı anlatılmıştır. Yine vatanın kurtarılması doğrultusunda faaliyet gösteren bölgesel ve yöresel direniş örgütleri bir çatı altında toplanarak milli güç oluşturulmuştur.</p>
<p>Maksat, vatanseverlerin bir araya getirilmesidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bölgesel olarak toplanmasına karşın, ulusal nitelik taşıyan Erzurum Kongresi, yeniden Devletleşme’nin fiilen başlatıldığı kongredir. Nitekim burada oluşturulan ve başkanlığına Mustafa Kemal’in getirildiği Heyet-i Temsiliye,23 Nisan 1920’de açılan TBMM’nin temeli niteliğindedir</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ülke kurtuluşu yolunda bütün kararları hayati önem taşıyan, Erzurum Kongresi’nin en önemli kararı hiç kuşku yok ki, “Kuva-yı Milliye’yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır.” şeklindeki maddedir.</p>
<p>Erzurum Kongresinin bu önemli kararı, Milli Mücadelenin kayıtsız ve şartsız istiklale ve yine kayıtsız ve şartsız olarak Milli Hakimiyete dayalı bir programla yürütüleceğinin ve sonrasında kurulacak devletin de bu ilkelere dayalı olacağının açık ifadesiydi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center">***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mustafa Kemal’in Erzurum’da not ettirdiği ve sonrasında da kongrede karar altına alınan Millet Egemenliği, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte fiilen gerçekleşerek anayasal teminat altına alındı.</p>
<p>İşte bunun içindir ki, cumhuriyet’e giden yolda Erzurum çok önemli bir duraktır.</p>
<p>Ve yine bunun içindir ki, Cumhuriyet’in temelleri Erzurum’da atılmıştır ve Erzurum Cumhuriyet’i kuran kentlerden birisidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Erzurumlular da kongre gününden bu güne kadar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet varlığı ve yaşatılması, devletimizin çağdaş medeniyet düzeyine ulaşması, Türk Milleti’nin bağımsızlığı ve bütünlüğü; ülkenin bölünmezliği, cumhuriyet ve demokrasinin korunması ve yaşatılması hususunda gayretlerini ortaya koymuş ve koymaya da devam edecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Çünkü Cumhuriyet;</p>
<p>Devletimizin, milli birlik ve beraberliğimizin simgesidir.</p>
<p>Cumhuriyet, devlet-millet bütünlüğü ve milletin iradesine saygıdır.</p>
<p>Cumhuriyet, insanın insanca yaşatılacağı; Türk Milleti’nin ruhunda her zaman ifadesini bulan sevgi,saygı, hoşgörü sistemidir.</p>
<p>Biz, bu Cumhuriyete kolay kavuşmadık.</p>
<p>Onun bedeli binlerce şehidin kanıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Erzurum ve Erzurumlu bunun her zaman bilincini ve Cumhuriyetin temellerinin atıldığı kent olmanın haklı onurunu yaşamaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Erzurum bu övüncü hak etmiştir.</p>
<p>88.Yıl Kutlu olsun…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/29025-cumhuriyet%e2%80%99e-giden-yol/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şehitler ölmez, vatan bölünmez…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/28543-sehitler-olmez-vatan-bolunmez%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/28543-sehitler-olmez-vatan-bolunmez%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Oct 2011 19:01:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[bolunmez]]></category>
		<category><![CDATA[fazil]]></category>
		<category><![CDATA[feridun]]></category>
		<category><![CDATA[olmez]]></category>
		<category><![CDATA[ozsoy]]></category>
		<category><![CDATA[sehitler]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=28543</guid>
		<description><![CDATA[Diken üstünde yaşıyoruz…
Acaba hain eller bu gün kime kurşun sıktı, hangi ocağa ateş düştü diye…
Aslında&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diken üstünde yaşıyoruz…</p>
<p>Acaba hain eller bu gün kime kurşun sıktı, hangi ocağa ateş düştü diye…</p>
<p>Aslında ateş sadece şehidin ocağına düşmüyor, milletimizin fertlerinin tamamının ocağına düşüyor…</p>
<p>Herkesin yüreği yanıyor…</p>
<p>Doğudaki-batıdaki, kuzeydeki-güneydeki bütün vatandaşlarımız acılı, üzüntülü, kaygılı…</p>
<p>Çünkü bu ülke hepimizin…</p>
<p>Emperyalistlere karşı verilen o büyük mücadelede bu ülkenin bütün fertleri vardı…</p>
<p>***</p>
<p>1919 yılının 23 Temmuz’unda Erzurum’da toplanan kongrede , Vatanın bölünmez bütünlüğü haykırılmış, Manda ve Himaye reddedilmiş, Milletin Egemenliği esas alınmıştı…</p>
<p>Milletin geleceğine yön veren ve Mille Mücadeleyi başlatan, zaferden sonra kurulacak yeni Türk devletinin idare şeklinin de Cumhuriyet olacağını belirleyen bu ulusal kongreye bakın hangi illerin temsilcileri imza koymuş…</p>
<p>“Tırabuzon Vilâyeti (Rize, Tırabuzon, Gümüşhane, Giresun, Ordu) ve Canik (Samsun) Sancağı’yla, <strong>Vilâyâtı Şarkiyye nâmını taşıyan: (Bayazıd/Ağrı ili Erzurum, kuzey Bingöl, Kiğı, </strong>Yusufeli ve Bayburd’u içine alan) Erzurum, (Amasya, Tokat, Şarkîkarahisar/Şebinkarahisar, Sivas/Merkez Sancaklarıyla) Sivas, (<strong>Siverek, Diyarbekir, Mardin ve Palu kesimini içine alan) Diyarbekir, (Adıyaman, Malatya, Dersim/Tunceli, Harput/Elaziz’i içine alan) Mâmûretilazîz, (Hakâri ve Van illerini içine alan) Van, (Si’ird, Bitlis/Merkez, Muş ve Güney Bingöl/Genç bölgelerinden kurulu) Bitlis Vilâyâtı</strong> ve bu saha dahilindeki (Erzincan ve Samsun gibi) Elviyei Müstakılle, hiçbir sebeb ve bahâne ile, yekdiğerinden ve Cami’ai Osmâniyye’den ayrılmak imkanı tasavvur edilmeyen, bir külldür.(Orijinal metinden)”</p>
<p>***</p>
<p>İşte Erzurum Kongresine katılan temsilcilerin bazıları;</p>
<p><strong>Diyadin Kazası</strong>: İsmail Hakkı , <strong>Diyadin Kazası:</strong> Mustafa , <strong>Eleşkirt Kazası</strong>: Maksud , <strong>Hınıs Kazası: </strong>Alaeddin Bey/Paşazade Mehmed Celaleddin Bey, <strong>Karakilise (Karaköse-Ağrı)-</strong> Süleyman Necati , <strong>Kiğı Kazası</strong>: Mirüveyszade Kahraman Sabri, <strong>Kiğı Kazası:</strong> Yazıcızade Mehmed Sa’id Bey, <strong>Pülümür (Kuzucan) Kazası:</strong> Emekli Komiser Abbas Necati Efendi, <strong>Bitlis/Merkez Kazası:</strong> İsmail Efendi,<strong>Bitlis/Merkez Kazası:</strong> Emekli Binbaşı Süleyman ,<strong>Siirt/Merkez Kazası:</strong> Müderris Hafız Mehmed Cemil , <strong>Siirt/Merkez Kazası:</strong> Hafız Mehmet Hilmi ,  <strong>Van-Hakkari dahil, Vilayet adına</strong>: Sa’idefendizade Cazim, <strong>Vilayet adına:</strong> Hocazade Osman Tevfik Bey</p>
<p>Buraya ismini yazdığımız temsilciler, Erzurum Kongresi’ne katılan ve Milli Mücadelede büyük emeği olan delegelerin yalnızca bir bölümü… Bu delegeleri buraya yazmamızın sebebi Doğu Vilayetlerini temsil ettikleri içindir.</p>
<p>Yani bir başka deyişle bugün terörün büyük oranda hüküm sürdüğü illerimizin temsilcilerini buraya aldık. O gün bu temsilciler vatanın kurtuluşu için Erzurum’da bir araya gelmişlerdi.</p>
<p>Peki geçen sürede ne değişti?</p>
<p>Kanaatimiz odur ki, değişen bir şey yoktur.Bu gün de bu sorunun çözümü için milletin bütün fertleri ile aynı duygu içinde olduklarına eminiz…</p>
<p>Sayın Başbakanımızın da bir çok kez altını çizdiği gibi; <strong>“Bu ülkenin Kürt sorunu yok, PKK sorunu vardır.”</strong> (Diyarbakır-Silvan’da 13 erimizin şehit edilişinden sonra yaptığı konuşmadan)</p>
<p>Bu ülkede eli kanlı terör örgütünün estirdiği terör sorunu vardır ve bir an önce bu sorun çözülmelidir.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Bitlis</strong>’in acısı yüreğimizde iken, bu kez <strong>Hakkari</strong>’den çığlık yükseldi ve Türkiye’nin dört bir yanını sardı…</p>
<p>Şimdi kimi ocaklarda <strong>Türkçe,</strong> kimilerinde de <strong>Kürtçe </strong>ile birlikte <strong>Türkçe</strong> ağıtlar ortak yükselmekte…</p>
<p>Bizim bölgemizdeki ocaklara da ateş düştü.</p>
<p>Şehit olan 24 <strong>Kınalı Kuzu</strong>’nun 3’ü <strong>Muş</strong>lu,2’si <strong>Ağrı</strong>lı ve ikisi de <strong>Erzurum</strong>lu…</p>
<p>İki kardeşimiz de inşallah ahrette isimleri gibi <strong>‘Mes’ut’</strong> olacak…</p>
<p><strong>Konaklı Köyü</strong> nüfusuna kayıtlı <strong>Mesut Kazanç</strong>’ı bu gün <strong>Lalapaşa</strong>’dan, diğer kardeşimiz <strong>Uzundere, Cevizli</strong> nüfusuna kayıtlı <strong>Mesut Cengiz</strong>’i de <strong> İskenderun</strong>’dan uğurlayacağız. Mekanları Cennet olsun…</p>
<p>***</p>
<p>Bu büyük millet inanıyoruz ki bunun da üstesinden gelecek…</p>
<p>Bizi parçalamaya ve devletimizi çökertmeye bu hainlerin ve yardakçılarının gücü yetmeyecek.</p>
<p>Milletimizin başı sağolsun…</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/28543-sehitler-olmez-vatan-bolunmez%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VEFA GERÇEKTEN SEMT ADI DEĞİL</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/28117-vefa-gercekten-semt-adi-degil</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/28117-vefa-gercekten-semt-adi-degil#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Oct 2011 07:15:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=28117</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum nihayet 17 yıl sonra prodüksiyon merkezine kavuştu…
TRT, geçtiğimiz hafta sonu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum nihayet 17 yıl sonra prodüksiyon merkezine kavuştu…<br />
TRT, geçtiğimiz hafta sonu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Sağlık bakanı Prof.Dr. Recep Akdağ, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in katılımı ile prodüksiyon merkezinin açılışı yapıldı, yanı sıra ilk canlı yayın sayın Bakanlarımızın katılımı ile gerçekleştirildi.<br />
Stüdyoya Aşık yaşar Reyhani’nin adı verildi…<br />
Aşık Reyhani’nin kızı, tören sonunda bize de naçizane teşekkür etti.<br />
Aşık Reyhani sağ iken, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin ‘Kültür-Sanat’ ödülüne layık görülmüş ve sonrasında ev sahibi olabilmesinde Cemiyet önemli katkı vermişti…<br />
Ölümünden sonra da mütevazı bir anma toplantısı ile bu ünlü ozanımızı yad etmiştik… Teşekkür bunun içindi…<br />
***<br />
Şimdi Sayın Bakanımız Recep Akdağ’ın katkısı ve dile getirmesi ile stüdyoya Aşık Reyhani isminin verilmesi, halk kültürümüzün yaşatılması açısından fevkalade önemliydi ve bu yapıldı…<br />
Düşünen, katkı veren herkese teşekkür ediyoruz…<br />
***<br />
55 YILA DOĞRU…<br />
Atatürk Üniversitesi 2011-2012 öğretim yılının açılışını yine Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Prof. Dr. Recep Akdağ’ın katılımları ile yaptı…<br />
Geçen süre içerisinde Üniversitemizin ulaştığı konum gerçekten muhteşem…<br />
Öğrenci sayımız Açık Öğretim ve Uzaktan Eğitim yoluyla 70 bin sınırını aştı.<br />
Türkiye’nin dört bir tarafında Atatürk Üniversiteliler etkin görevde, ülke kalkınmasına emek harcıyor…<br />
Yine Türkiye’nin birçok üniversitesinin temelinde Atatürk Üniversitesinin Öğretim Üyelerinin katkısı var…<br />
Türkiye’nin ilk 10 üniversitesi arasında saygın bir yerdeyiz…<br />
Bilimsel sıralamada dünyanın ilk 500 üniversitesi arasında gösteriliyoruz…<br />
Bölge ülkelerinin rağbet ettiği üniversiteyiz…<br />
Her geçen yıl çıtanın daha yükseğe çıkarılmasının hedeflendiği üniversite ile övünç duyuyoruz… </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/28117-vefa-gercekten-semt-adi-degil/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜNİVERSİTE KURAN ÜNİVERSİTE</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/27876-universite-kuran-universite</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/27876-universite-kuran-universite#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Oct 2011 14:19:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=27876</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi 2011-2012 eğitim öğretim yılının açılışını bu hafta sonu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın katılımı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span><span>Atatürk Üniversitesi 2011-2012 eğitim öğretim yılının açılışını bu hafta sonu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın katılımı ile yapacak.</span></span></div>
<div><span><span>1957 yılında kurulan Üniversitemiz, geçen süre içerisinde fiziki ve akademik anlamda büyüdü… Örenci mevcudu, Açık öğretim Fakültesinin kurulması ve Uzaktan Eğitimle 70 bin civarına ulaştı. Fakülte sayımız, çeşitliliğimiz ve öğretim üyesi sayımız da buna bağlı olarak arttı… </span></span></div>
<div><span><span>Bir Üniversitenin saygınlığının ve uluslar arası kabul görmesinin öğrenci sayısıyla ilintili olmadığını biliyoruz. </span></span></div>
<div><span><span>Akademik başarılarınız yoksa, öğrenci sayınızın da pek önemi yok… </span></span></div>
<div><span><span>Yine eğitim-öğretim verdiğiniz öğrencilerinize sosyal ve kültürel anlamda olanaklar sağlamanız, üniversite içerisinde sosyal ve kültürel donatı alanları oluşturmalısınız… </span></span></div>
<div><span><span>Atatürk üniversitesi; yerleşkesi ile, öğrencilerine sağladığı sosyal-kültürel olanaklarıyla, bilimsel başarıları ve uluslar arası kabul görüşüyle Türkiye’nin ilk 10, dünyanın da 500 üniversitesi arasında yerini almış saygın bir akademik kuruluşumuz… </span></span></div>
<div><span><span>Yapılması gereken daha çok tanıtım yapmak… </span></span></div>
<div><span><span>İşte bu anlamda üniversitemizin hazırladığı tanıtım videosu Üniversitenin açılışı öncesinde yorumlanmak maksadıyla olsa gerek, Facebook ve Youtube gibi sosyal paylaşım sitelerinde gösterime sunuldu… </span></span></div>
<div><span><span>Tanıtım görseli, Atatürk Üniversitesinin akademik, sosyal ve kültürel potansiyelinin yanı sıra Erzurum’u da bir çok yönüyle tanıtması açısından fevkalade önemli… </span></span></div>
<div><strong><span><span>***</span></span></strong></div>
<div><span><span>Tanıtım videosunun adı, hepimizin çok sık kullandığı ve artık slogan haline gelen <strong>‘Üniversite kuran Üniversite’</strong> …</span></span></div>
<div><span><span>Tanıtım sunumu tam bir belgesel tadında hazırlanmış… </span></span></div>
<div><span><span>Film, Çifte Minareli Medrese görüntüsüyle başlıyor… </span></span></div>
<div><span><span>Çifte Minareli Medrese ecdadın Anadolu’ya ayak bastığında ilk kurduğu üniversitelerden birisi… </span></span></div>
<div><span><span>Ve devamında Yakutiye…</span></span></div>
<div><span><span> O da bir geleneğin halkalarından…</span></span></div>
<div><span><span>1000 yıllık üniversite geleneği…  </span></span></div>
<div><span><span>Bu gelenek kuşaklardan geçerek günümüze gelmiş… </span></span></div>
<div><span><span>Atatürk Üniversitesi bu anlamda geçmişten günümüze kültürel bir köprü vasfını hep korudu… </span></span></div>
<div><strong><span><span>***</span></span></strong></div>
<div><span><span>Sonra Anadolu’nun giriş kapısı tanımlaması… </span></span></div>
<div><span><span>Ve tabyalar… </span></span></div>
<div><span><span>Ve Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Kongre Binası… </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’u simgeleyen tarih ve kültür mirası eserler bir bir sıralanmış…</span></span></div>
<div><strong><span><span>***</span></span></strong></div>
<div><span><span>Bu ülkenin geleceğinin sahibi, çağdaş, özgüveni yerinde Atatürk Üniversiteli öğrenciler… </span></span></div>
<div><span><span>Son derece modern kampüsler… </span></span></div>
<div><span><span>Teknolojinin son olanakları ile sağlanan Modern tıp hizmeti… </span></span></div>
<div><span><span>Türkiye’nin dört bir yanından Erzurum’un misafiri olarak gelen on binlerce gencimize sağlanan modern, güvenli yurt ve sosyal hizmet… </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’un turizm vizyonu ile bütünleşen Üniversite anlayışı ve spordan bilime, sağlıktan-kültür sanata, uluslar arası organizasyonlara, kış ve salon sporları görüntüleri profesyonel geçişlerle bütünleştirilmiş…</span></span></div>
<div><span><span>Yine Türk musikisinden, çok sesli müzik çalışmalarına, güzel sanatlar ve geleneksel Türk El Sanatlarına ilişkin görüntüler; Erzurum’un doğal güzelliklerini yansıtan görsellerle birleştirilip, sinema tadında görüntüler şeklinde sunulmuş…</span></span></div>
<div><span><span>Üniversitenin tanıtım sunumu yazın girişinde belirttiğim gibi tamamen belgesel titizliğinde kurgulanmış…</span></span></div>
<div><span><span>Öyle ki geleneksel sporumuz Ciritten tutunuz da, yer altından bin bir zorlukla çıkarılan ve büyük bir emekle şekillendirilen <strong>‘Oltu Taşı’</strong>na kadar, Erzurum ve üniversitenin tanıtımı yapılmış…</span></span></div>
<div><span><span><strong>Prof. Üstün Özen Hoca</strong> yönetimindeki ekip, iyi bir ekip çalışması gerçekleştirmiş… Üniversitemiz ve Erzurum’un belgesel tadında küçücük bir tanıtım filmi ortaya konmuş…  </span></span></div>
<div><span><span>Küçücük bir tanıtım diyoruz…</span></span></div>
<div><span><span>Çünkü videoyu seyrederken gördük ki, Erzurum’un tanıtımı konusunda daha çok çalışma yapmamız gerekiyor. </span></span></div>
<div><span><span>Şu ana kadar yapılanlar yapmamız gerekenin çok azı… </span></span></div>
<div><span><span>Başta kent yöneticileri olmak üzere, STK’lar ve ilgili kurumların bu anlamda ellerini taşın altına koymaları gerekiyor… </span></span></div>
<div><span><span>Bölgenin ve ‘<strong>Türkiye’nin turizm merkezi, kayak başkenti’ </strong>olmayı hedefleyen Erzurum’un böylesi profesyonel tanıtımları ihtiyacı var… </span></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/27876-universite-kuran-universite/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BU GÜN OKULLU OLUYORUZ…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/27376-bu-gun-okullu-oluyoruz%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/27376-bu-gun-okullu-oluyoruz%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Sep 2011 08:14:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=27376</guid>
		<description><![CDATA[2011-2012 Eğitim öğretim yılının ders zili bugün çaldı.
İlköğretim birinci sınıfa başlayan çocuklarımız bir hafta önce&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2011-2012 Eğitim öğretim yılının ders zili bugün çaldı.<br />
İlköğretim birinci sınıfa başlayan çocuklarımız bir hafta önce okulla tanışmışlardı. Bu gün diğer çocuklarımız da yeni eğitim-öğretim yılına merhaba diyorlar…<br />
Ülkemize ve kentimize hayırlı olsun.<br />
                          ***<br />
Erzurum genelinde yaklaşık 195bin öğrenci 1000’in üzerindeki ilköğretim okulu ve 100’e yakın lisede eğitim öğretim görüyor…<br />
Bu okullarda10558 civarında öğretmenin görev yapması öngörülüyor.</p>
<p>BİR ÖNCEKİ YILA ORANLA BAŞARIMIZ ARTTI<br />
Bu yıl okula başlayacak öğrencilerle birlikte öğrenici sayımız yüz yetmiş beş bin kişi civarında… Bu rakam bölgemizdeki birçok ilin merkez nüfusundan bir hayli fazla.<br />
Yine rakam verecek olursak; 1000’in üzerinde ilköğretim ve 100’e yakın lise dengi okulumuz var…<br />
Bu okullarda görev yapan öğretmen sayımız yeni atamalarla birlikte 9576…<br />
Olması gereken öğretmen sayısı 10558…<br />
Yeni eğitim-öğretim yılına yaklaşık 1000 öğretmen açığıyla giriyoruz.<br />
Eğitim yöneticileri bu açığı diğer öğretmenlere fazladan ödenecek ek ders ücreti ve yedek öğretmen çözümleneceğini ifade ederek “bu öğretim yılında öğretmen açığı bakımından sıkıntı çekmeyeceğiz ve bu açık kesinlikle sorun olmayacak” diyorlar…</p>
<p>                       ***<br />
EĞİTİMDE BAŞARI GRAFİĞİMİZ YÜKSELİYOR<br />
Erzurum’da birtakım olumsuzluklara karşın başarı grafiğindeki yükselme devam ediyor.<br />
Benzeri yükselme Üniversite sınavları ve üniversiteye yerleşme oranlarında da gözleniyor.<br />
Her ne kadar Üniversite sınavında yüksek puan ortalamasını yakalayamazsak da üniversiteye yerleşme oranında Türkiye ortalamasını yakalamış durumdayız.<br />
Bir önceki yıl Ortaöğretim kurumları sınavında Türkiye ortalamasının gerisinde olan Erzurum, kurumların işbirliği ile Türkiye ortalamasına yaklaştı.<br />
Valilik tarafından uygulamaya konulan ve Dersaneler Birliği tarafından desteklenen Eğitimde Başarıyı Artırma Projesi başarı ile sürüyor. Geçtiğimiz yıl Sosyal Yardımlaşma Vakfının da desteği ile 1500 öğrenci ücret alınmadan dersanelerde kursa gönderildi ve bu öğrencilerin tamamına yakını istedikleri okullara yerleştirildi.<br />
Görünen o ki EBAP ile eğitimdeki başarı grafiğimiz yükselmeye devam edecek.<br />
                           ***<br />
ÖZEL OKULAR BİRİNCİ…<br />
Seviye Belirleme Sınavı sonuçlarında özel okular ilk üç sırayı aldı. Puan ortalamamızın da bir hayli yükseldiği bu sınavda Erzurum genelinde  Özel Güneş İlköğretim Okulu Birinci, Özel Aziziye İlköğretim Okulu İkinci ve Özel Final Okulları Üçüncü oldu. Dördüncü sırayı Özel Aydın Doğan İlköğretim Okulu alırken, Aşkale Koşapınar Köyü İlköğretim Okulunun beşinciliği sürpriz oldu ve Koşapınar büyük sükse yaptı…<br />
SBS’de ilçelerimizdeki başarı maalesef düştü. Dört ilçemizde puan ortalaması 300’ün üzerine çıkarken, diğerlerinde 300’ün altına indi…<br />
***<br />
VE ELİ ÖPÜLESİ ÖĞRETMENLERİMİZ…<br />
Evet, bugün okullarda ders başı yapıldı.<br />
Öğretmen açığından söz etmişken, görev başındaki öğretmenlerimizin sorunlarını da gündeme taşımak gerekli…<br />
Milli Eğitim Bakanlığı her öğretim yılı başında öğretmenlere Eğitim Öğretime Hazırlık Ödeneği adı altında bir para ödüyor.<br />
Geçen yıl 575TL olan bu tutar bu yıl da aynı…<br />
Hatta 5 lirası kesintiye gidiyor, ele geçen para 570 TL…<br />
Tamı tamına 570 Lira para alacak öğretmenler..<br />
Düşünebiliyor musunuz öğretmenlerimiz bu para ile bütün noksanlarını tamamlayacak ve yeni eğitim öğretim yılına hazır bir şekilde girecekler.<br />
Kendisiyle görüştüğümüz bir öğretmenimiz, ‘bu para ile bir yıllık eğitim giderlerimizi karşılayıp, artanı ile de bir ev almayı düşünüyorum…’diye espri de yaptı…<br />
Bu para ile motive olan öğretmenlerimiz,  başarılı ve mutlu bir Eğitim-Öğretim yılı geçirecek…<br />
Nasıl olacaksa!..<br />
Acaba, en azından öğretim yılı ve sömestr başlarında birer maaş ikramiye verilemez mi ?..<br />
***<br />
Bu gün okullar açıldı…<br />
Okullaşma ve alt yapı yönünden Erzurum’da sorun yok…<br />
Eğitim altyapısı olarak yeni öğretim yılına hazır görünüyoruz.<br />
Eğitimde geçtiğimiz yıl yakaladığımız ivmeyi devam ettirme en büyük arzumuz.<br />
Yeni bir eğitim öğretim yılına ümitle giriyoruz ve başarıyı yakalama adına umudumuz, çabamız var…<br />
***<br />
Bu gün, yarının Türkiye’sini yönetecek minikler okulla tanışıyor.<br />
Bu gün ilköğretim çocukları And içecek…<br />
‘Türküm, doğruyum, çalışkanım…<br />
Yasam;<br />
Küçüklerimi korumak,<br />
Büyüklerimi saymak.<br />
Yurdumu, Milletimi özümden çok sevmektir.<br />
Varlığım Türk varlığına armağan olsun…’</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/27376-bu-gun-okullu-oluyoruz%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BAK ŞU AYININ YAPTIĞINA&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26909-bak-su-ayinin-yaptigina</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26909-bak-su-ayinin-yaptigina#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 09:26:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=26909</guid>
		<description><![CDATA[“12 Eylül’de yapılan Referandum’da sandık başkanlığı yapmak için Pazaryolu Çatakbahçe Köyünden Kılıççı Köyüne giderken yolda&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“12 Eylül’de yapılan Referandum’da sandık başkanlığı yapmak için Pazaryolu Çatakbahçe Köyünden Kılıççı Köyüne giderken yolda ayı saldırısı sonucu hayatını kaybeden İmam Özer Bakır’ın defnedilmesinin ardından iki köy halkından da yaban hayvanlarına karşı öfke arttı.”</p>
<p>Hemen bütün gazetelerde yer alan haber bu şekildeydi&#8230;<br />
Referandum arifesinde gerçekleşen bu olay, referandumdan sonra kamuoyunu meşgul etmeye devam etti.<br />
Bütün işi bir kenara bıraktık ve ‘ayı’ ile uğraşmaya başladık.<br />
Bir yanda köylülerin tepkisi&#8230;<br />
Öte yanda hayvanseverler&#8230;<br />
Ve ‘ayı’&#8230;<br />
***<br />
Çatakbahçe Köyünde köyün içerisine giren ayı bir genç kıza saldırdı. Kızı parçalamak üzereyken millet yetişti ve zor kurtardı.<br />
Ayı saldırısı sonucu bir kişi hayatını kaybetti.<br />
Önceki sene yine bir vatandaş ayı saldırısına uğradı. Ölü numarası yaparak ayının elinden kurtuldu.<br />
Köylüler diyor ki;<br />
“Hayvan haklarına saygılıyız.<br />
Ancak insan hakları ne olacak.<br />
Ölen imamızı kim geri getirecek.<br />
Hayvan hakları var da canımızdan önemli mi”<br />
***<br />
VUR İZNİ ÇIKTI&#8230;<br />
İmamın Ayı tarafından öldürülmesinden sonra Çevre Orman Müdürlüğü inceleme başlattı ve düzenlediği raporu Bakanlığa gönderdi.<br />
Bakanlık “Katil Ayı” için ‘İnfaz Emri’ verdi&#8230;<br />
Pazaryolu Avcılık ve Atıcılık Derneği’nin oluşturduğu infaz timi harekete geçti&#8230;<br />
Tim ayıyı gördüğü yerde infaz edecek&#8230;<br />
***<br />
Haber gazetelerde yer alınca bu kez hayvanseverler tepki koydu&#8230;<br />
Dediler ki;<br />
“Vahşi doğada onlarca ayı var&#8230; Hangisi olduğunu nereden bileceğiz&#8230;<br />
Bir canlı yüzünden başka ayılar zarar görebilir. Uygar batı dahil dünyanın hiç bir ülkesinde böyle bir şey olamaz&#8230;<br />
Budara ayıyı suçlayacağımız bir durum yok&#8230; Tedbirsizlik ve ihmakarlık var&#8230;”<br />
***<br />
SAĞLIK BAKANINA SORUN&#8230;<br />
Çevre Orman Bakanı Adana’daydı&#8230;<br />
Gazeteciler VİP çıkışında Bakan Eroğlu’na Vur Emri çıkarılmasından sonra ‘Ayı’nın akibetini sordular.<br />
Bakan Eroğlu; &#8220;Buraya Adana&#8217;ya hayırlı bir tesisin temel atma törenine geldik. Bu soruyu bana değil, Sağlık Bakanı&#8217;na sorun&#8221; dedi.<br />
***<br />
Gelin ‘AYI’ ya Sahip Çıkın&#8230;<br />
Erzurum Avcılık ve Atıcılık Kulübü Başkanı, “Gerekli önlem alınmazsa bundan sonra yine insanlar ölebilir&#8230;<br />
O zaman infaza karşı çıkan hayvanseverler gelsin ‘Ayı’ya sahip çıksın&#8230;” dedi&#8230;<br />
***<br />
Bakan EROĞLU, “İnfaz emri vermedim&#8230;”<br />
Bazı gazetelerde gördüm, “Bakan Ayı’yı vur emri verdi” gibi&#8230;<br />
Bakan böyle vur emriyle uğraşmaz&#8230;<br />
Bakanlığa sormuşlar, onlar da yönetmelik maddesi göndermiş&#8230;<br />
İnsanlara hücum ediyorsa, ayıya lütfen bekle deme şansın yok tabi&#8230;<br />
Orada bir kaç tane ayı var, ama bu ayı olmadıkça onu öldürmek de mümkün değil.<br />
Mesele budur&#8230;” dedi&#8230;<br />
***<br />
Avcılar Hayvanseverlere kızdı&#8230;<br />
Avcılar;<br />
&#8220;Hayvan severler insanlar ile hayvanları karıştırmamalı.<br />
Bir insanın sokak köpeği kadar değeri yok&#8221; dediler&#8230;<br />
***<br />
Tartışmaya İlçe Belediye Başkanı Recep Kaplan da katıldı&#8230;<br />
“Bağ ve bahçemize gidemez olduk&#8230;<br />
Vatandaşlarımızın bu korkudan kurtarılması gerekir&#8230;<br />
Ayılardan avcılar bile korkar oldu” dedi&#8230;<br />
***<br />
Durumun vahametini gören Vali Sebahattin Öztürk, ‘Ayı Tartışmasına’ son noktayı koydu&#8230;<br />
Ayının bir insanı öldürdüğüne işaret eden Vali, müeyyide uygulanmasını önerdi&#8230;<br />
Vali Öztürk, “katil ayının öldürülmesi yerine Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi&#8217;ne ait Karacabey&#8217;deki Ovakorusu Ayı Barınağı&#8217;na gönderilmesinin daha uygun olacağını,<br />
İnsanlar işledikleri suçun bedelini nasıl çekiyorsa, ayıya da bir müeyyide uygulamak gerekir. En iyisi suç işleyen ayıyı yakalayıp Karacabey&#8217;deki barınağa göndermek.<br />
Böylece insanlara zarar vermesini önlemiş oluruz&#8221; dedi&#8230;<br />
***<br />
2011 Üniversiade&#8230; FİSU Heyeti ve denetimler&#8230;<br />
KANKA&#8230;<br />
Yaklaşan kış ve hazırlıklar&#8230;<br />
Üniversitemiz açılacak&#8230;<br />
Eğitim, sağlık, hayvancılık ve daha başka sorunlar&#8230;<br />
***<br />
Soru şu; ‘Katil Ayı” nerede ve ona ne yapılacak?&#8230; “<br />
***<br />
NOT                             :<br />
Geçtiğimiz yıl 6 Ekim 2010 tarihinde Pazaryolu ilçemizde muhtemel ki yine bir boz ayının saldırısı sonucu bir vatandaşımız sandık başkanlığı görevini yapmak üzere köye giderken hayatını kaybetti. Köylüler teyakkuza geçti, vurucu timler oluşturuldu, olay Yaygın Medyaya aksetti, hayvan severler ayının öldürülmesine karşı çıktı… Bir süre sonra olay unutuldu, gitti…<br />
Aradan bir yıl geçti…<br />
Bu kez Boz ayı İspir’in Yeşilyurt köyünde ortaya çıktı ve iki vatandaşımızı öldürdü…<br />
Geçen yılki tartışmalar yine yaşanmağa başlandı…<br />
Gördük ki koca bir yılın ardından değişen bir şey olmamış…<br />
Biz de geçen yıl yazdığımız yazıyı bu yıl da noktasını virgülünü değiştirmeden köşemize koyduk…<br />
Gerekli önlemler alınmaz, doğanın dengesiyle oynamayı sürdürürsek ‘ayı bizi yemeye devam edecek…’</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26909-bak-su-ayinin-yaptigina/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KÜLTÜR MİRASIMIZI KORUMAK…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26665-kultur-mirasimizi-korumak%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26665-kultur-mirasimizi-korumak%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 13:15:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=26665</guid>
		<description><![CDATA[Kâbesiz Mekke düşünülebilir mi…
Hz İbrahim olmadan Urfa,
Ya da , Ayasofya-Süleymaniye olmadan İstanbul…
Nilüfer-Muradiye ve Yeşil Türbesiz Bursa&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Kâbesiz Mekke düşünülebilir mi…</div>
<div>Hz İbrahim olmadan Urfa,</div>
<div>Ya da , Ayasofya-Süleymaniye olmadan İstanbul…</div>
<div>Nilüfer-Muradiye ve Yeşil Türbesiz Bursa olabilir mi?&#8230;</div>
<div>Konya denince akla Mevlâna,</div>
<div>Hacıbayram’la Ankara,</div>
<div>Hacı Bektaş’la Kırşehir gelir.</div>
<div>Yunus’la tüm Anadolu ve daha nice yaşadıkları şehri şereflendiren Alp-erenler&#8230;</div>
<div>Hepsi kültürümüzün ve kimliğimizin birer parçası&#8230;</div>
<div>Düşününüz , Anadolu’da ilk üniversite niteliğindeki Yakutiye ve Çifte Minareli Medrese olmadan Erzurum olabilir mi&#8230;</div>
<div></div>
<div>***</div>
<div></div>
<div>Erzurum binlerce yıllık kültür ve tarih mirasının barındıran önemli bir kent…</div>
<div>Bu özelliğiyle kadim bir kent…</div>
<div>Kimliğimizin birer parçası konumundaki bu eserler yapı teknikleriyle de ecdadımızın mimari alanda ulaştığı seviyeyi gösteriyor.</div>
<div>Çifte Minareli Medrese’nin muhteşem taş işçiliğinin yanı sıra Ulu caminin teknolojik özellikleri göz kamaştırıyor…</div>
<div>Tam dokuz asırdan bu yana duvarlarında Kur’an sesi çınlıyor ve müminler alnını secdeye vuruyor Ulu Cami’de&#8230;</div>
<div>Yaklaşık beş bin kişinin namaz kılabildiği Ulu Camii, geçen asırlar süresince bir doğal afet yaşamasına karşın dimdik ayakta ve bu günün belki de depreme en çok dayanıklı binalarından bile daha dayanıklı…</div>
<div>Günümüzde zaman dilimi hassas cihazlar ile ölçülüyor.</div>
<div>Ancak Ulu caminin yapıldığı tarihte namaz saatleri güneşin konumuna göre ayarlanmakta idi… Bu gün bazı camilerimizin duvarlarına işlenen güneş saatleri ile namaz vakitleri tespit edilmekte idi…</div>
<div>Ulu Caminin mimarı bu aman dilimini binanın pencereleri ile halletmiş. Pencereler öylesine yerleştirilmiş ki, güneşin doğuşu ile birlikte ışık huzmesinin pencerelerden yansıması ile birlikte namaz vakitleri tespit edilir olmuş…</div>
<div></div>
<div>***</div>
<div></div>
<div>Kültür ve medeniyetimizde önemli yere sahip olan, kentlere hayat veren kültür mirasları aynı zamanda bulundukları şehrin kimliğidir de.</div>
<div>Bunlara dokunursanız, ya da iyi bakmazsanız kimliksiz kalırsınız.</div>
<div>Yeniden modern ve çağdaş bir şehir inşa etmek kimlik kazandırır mı?</div>
<div>Öyle zannediyorum ki hayır&#8230;</div>
<div>Sadece geniş caddeli, beton yığınlarıyla süslü binalar zinciri o kadar&#8230;</div>
<div>Feridun Fazıl Özsoy</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26665-kultur-mirasimizi-korumak%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KALEMİNİ KİMSENİN EMRİNE VERMEMEK</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26387-kalemini-kimsenin-emrine-vermemek</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26387-kalemini-kimsenin-emrine-vermemek#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jul 2011 11:00:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=26387</guid>
		<description><![CDATA[Dün basın bayramı idi…
Türk Basınından sansürün kaldırılışının 103. Yıldönümü kutlandı…
1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte Türk&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span><span>Dün basın bayramı idi…</span></span></div>
<div><span><span>Türk Basınından sansürün kaldırılışının 103. Yıldönümü kutlandı…</span></span></div>
<div><span><span>1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte Türk basınından Sansür de kaldırıldı… Aradan geçen 103 yılda zaman basın sekteye uğrasa da gelişimini sürdürdü. Bu gün artık sansürden ziyâde <strong>‘Gazetecilerin Dayanışma Günü’</strong>olarak bu gün kutlanmakta…</span></span></div>
<div><span><span> </span></span></div>
<div><strong><span><span>***</span></span></strong></div>
<div><span><span>TRT Erzurum Radyosu’nda Gazeteci-Yazar ve Şair , Sevgili dostum <strong>İsmail Bingöl’</strong>ün <strong>Gümüşhane</strong>’de yaptığı bir röportajı dinledim…</span></span></div>
<div><span><span>Bingöl, <strong>‘Gümüşhane’nin Hafızası’</strong> olarak da ünlenen mesleki yaşamında yarım yüzyıla merdiven dayamış <strong>Turan Tuğlu</strong> ağabeyi ile söyleşiyordu. Doğal olarak konu da <strong>24 Temmuz Basın Bayramı ve Gazetecilik Meslek Etiği</strong> üzerineydi…</span></span></div>
<div><span><span>Duayen gazeteci Turan Tuğlu ağabeyi diyor ki; <strong>“Anadolu’da gazetecilik çok farklıdır ve içinde olmayanlar bunu bilemezler… 45 yılı aşkın mesleki yaşamıma ekonomik anlamda nasıl başladıysam, şimdi de aynı noktadayım…”</strong></span></span></div>
<div><span><span><strong>Turan Tuğlu</strong>, Basın Bayramını kutladığımız günde gazetecilere ve topluma öylesi güzel mesajlar gönderdi ki, istedim ki sizlerle paylaşayım…</span></span></div>
<div><span><span>“Gazeteciliğin ticari bir yanı yoktur. Biz kurşun kokan matbaalarda işimizi yapmağa çalışırdık. Gece sabahlara kadar makine başında sabahladığımız olmuştur.</span></span></div>
<div><span><span>Gazetecinin görevi kişilerle kurumlarla uğraşmak değildir.</span></span></div>
<div><span><span>Sadece olaylara objektif yaklaşmak ve halkı doğru bilinçlendirmek, bizim o görevimiz vardır…</span></span></div>
<div><span><span>Gazeteler başkalarını korkutma, başkalarına sayıp sövme aracı değildir. Bunların var olduğunu duymak bizi fazlasıyla incitiyor, bu çok çirkin bir durum… </span></span></div>
<div><span><span>Gazeteciler, insanları hedef almamalı, kurumları hedef almamalı…</span></span></div>
<div><span><span>Gazeteci ortaya bir şeyler koyabilmeli, bir şeyler üretmeli, düşünce üretmeli, toplumun önünü açmalı… Önderlik yapabilmeli, yönlendirmeli… Eğer bunları yapabiliyorsanız, gazetecilik yapıyorum diyebilirsiniz…</span></span></div>
<div><span><span>Maddi açıdan 45 yıl önce nasıl başladıysam yine aynı noktadayım… Hiç de şikayetçi değilim… Halka, millete hizmet ettim…</span></span></div>
<div><span><span>Doğru durduk ve kimsenin sesi olmadık, kimsenin tarafı olmadık… Kalemimizi kimsenin emrine vermedik… Gazeteci doğru durmalı, kalemini kırmalı, kimsenin sesi olmamalı…”</span></span></div>
<div><span><span>Bunlar 45 yılın öğütleri…</span></span></div>
<div><span><span>Yorum sizin…</span></span></div>
<div><span><span> </span></span></div>
<div><strong><span><span>***</span></span></strong></div>
<div><span><span><strong> </strong></span></span></div>
<div><span><span><strong>SÜPER KUPA VE ERZURUM…</strong></span></span></div>
<div><span><span> </span></span></div>
<div><span><span>Türkiye Kupası sahibi <strong>Beşiktaş</strong> ile Türkiye Süper Toto Süper Ligi şampiyonu<strong>Fenerbahçe</strong> arasında Temmuz ayı sonunda oynanacak ‘Süper Kupa’ finali hepimizi heyecanlandırmıştı.</span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’un bu maça ev sahibi olabilmesi için hemen herkes seferber oldu ve TFF da Erzurum’da oynanmasına karar verdi.</span></span></div>
<div><span><span>Ancak <strong>‘Şike’</strong> depremi süper kupayı da vurdu…</span></span></div>
<div><span><span>Daha doğrusu Erzurum’u vurdu.</span></span></div>
<div><span><span>Kupa finalinin Erzurum’da oynanması Erzurum ekonomisine önemli katkı sağlayacaktı.</span></span></div>
<div><span><span>Ticaret Borsası Başkanı <strong>Hakkı Hınıslıoğlu</strong> ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı<strong>Lütfü Yücelik</strong>, şehir ekonomisine ve tanıtımına çok büyük katkıdan söz ediyorlar…</span></span></div>
<div><span><span>Maddi katkının yanı sıra, kentin tanıtımı azısından da önemli bir fırsat yakalanmıştı.</span></span></div>
<div><span><span>Şike konusunda hukuki süreç işliyor…</span></span></div>
<div><span><span>Türk Yargısı kararının verecek.</span></span></div>
<div><span><span>Ancak bir gerçek var ki belki takımların adı değişecek ama <strong>Süper Kupa Finali</strong>bir şekilde oynanacak…</span></span></div>
<div><span><span><strong>TFF</strong> kararını değiştirmeden, şimdilik ertelenen <strong>Süper Kupa Finalini</strong> yine Erzurum’da oynatmalı…</span></span></div>
<div><span><span>Bilmem katılır mısınız…</span></span></div>
<div><span><span><strong> </strong></span></span></div>
<div><span><span><strong>CUMHURİYET’İN TEMELLERİ ERZURUM’DA ATILDI</strong></span></span></div>
<div><span><span> </span></span></div>
<div><span><span>Cumartesi günü <strong>Erzurum Kongresi</strong>’nin 92.yılını coşku ile kutladık…</span></span></div>
<div><span><span>TBMM’den beklentimiz büyük, çünkü Kongre binası Milli Saraylara devredildi ve tadilatına da başlandı.</span></span></div>
<div><span><span>Öyle ümit ediyoruz ki, önümüzdeki yıllarda Kongre Binası tarihteki hak ettiği yeri alacak ve kente gelenler, kongre binasını gezerken, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı, milli mücadelenin başlatıldığı ruhu hissedecek ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi şartlarda kurulduğunun bilincine varacaklar…</span></span></div>
<div><span><span>Ve yine ümit ediyorum ki,</span></span></div>
<div><span><span>Bu kente gelenler, şehrin girişinde Erzurum halkının Mustafa Kemal’i karşılayışını, karşılayanlar arasında ve ön saflarda Karabekir Paşa’yı, Süleyman Necati’yi, Cevat Dursunoğlu’nu , Küçük Kazım’ı, Kara Fatma’yı, Mezararkalı Mevlüt Ağa’yı ve nice adsız kahramanları görürler…</span></span></div>
<div><span><span>Ve yine ümit ediyorum ki;</span></span></div>
<div><span><span>Şehre gelenler, “Cumhuriyet’i kuran kente hoş geldiniz…” tabelası ile karşılanır…</span></span></div>
<div><span><span>Çünkü Erzurum bunu hakediyor…</span></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26387-kalemini-kimsenin-emrine-vermemek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERZURUM’UN USTALIK DÖNEMİ…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26302-erzurum%e2%80%99un-ustalik-donemi%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26302-erzurum%e2%80%99un-ustalik-donemi%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2011 09:14:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=26302</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta içerisinde Sağlık Bakanımız Prof.Dr.Recep Akdağ, Erzurum basını ile bir araya geldi ve önümüzdeki&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span>Geçtiğimiz hafta içerisinde Sağlık Bakanımız Prof.Dr.Recep Akdağ, Erzurum basını ile bir araya geldi ve önümüzdeki dönem yapılacakları anlattı.</span></div>
<div><span>Sayın Bakan önümüzdeki dört yılı dolu dolu geçirmek istediklerini; şehrin sorunlarını içeren bir dosya hazırlayarak diğer milletvekilleri ile birlikte istişare ederek sonuca gidecekleri söylüyor.</span></div>
<div><span>DAP BÖLGE MERKEZİ</span></div>
<div><span>Türkiye’nin birkaç ili ile birlikte Cazibe Merkezi ilan edilen Erzurum, bu özelliği ile DAP’ın da merkezi oluyor. Yıllardır hayata geçirilmesi beklenen DAP, artık Erzurum’dan yönetilecek ve hayat bulacak…</span></div>
<div><span>Cazibe Merkezi projesi kapsamında tarih ve kültür mirası eserlerimizin etrafı da açıldıkça Erzurum adeta bir açık hava müzesi haline gelecek.</span></div>
<div><span>Nitekim Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut, mimar olmasının da verdiği avantajla hızlı bir şekilde bu projeyi uygulamaya koydu. Başarılı bir şekilde de çalışmalar sürüyor…</span></div>
<div><span>DENİZ ARTIK İKİ SAAT ÖTEDE OLACAK…</span></div>
<div><span>OVİT RÜYA OLMAKTAN ÇIKIYOR</span></div>
<div><span>Ustalık döneminin en önemli yatırımlarının başında sağlık alanında oluşturulacak ‘Sağlık Kampusu’ geliyor. Projesi ve tamamlanan, ihalesi bitme noktasına gelen Sağlık Kampusu ile gerçek anlamda Türkiye’nin ve Doğu Anadolu Bölgesinin sağlık merkezi haline geleceğiz.</span></div>
<div><span>Diğer bir ikinci önemli yatırım da, projesi hazırlanan ve tahmini olarak en geç iki yıl sonra başlanması düşünülen Üç Tünel Projesi…</span></div>
<div><span>Erzurum’u doğrudan Karadeniz’e ulaştıracak İspir-Ovit ve Kop tünellerinin yapımı Sayın Bakanın ifadesi ile Sayın Başbakanın ajandasına girmiş…</span></div>
<div><span>Kuşkusuz ki çok önemli bir gelişme.</span></div>
<div><span>Bu tünellerin hayat bulması ile birlikte Karadeniz,iki saat ötemizde olacak…</span></div>
<div><span>Bu arada tünellerin yapımı ile birlikte Karadeniz’e demiryolu ulaşımı da sağlanmış olacak…</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>ERZURUM’UN SOSYAL RİSK HARİTASI ÇIKARILACAK…</span></div>
<div><span>Erzurum insanı çok zorunlu olmadıkça sosyal hizmetler kurumlarının önünde beklemezler… Bu itibarla Sosyal Yardımlaşma Vakfının yarım yaptığı aile sayısı gerçeği çok yansıtmaz… İşsiz ve gerçek anlamda yardıma muhtaç olan ailelerin tamamı bu yardımlardan payına düşeni de alamaz.</span></div>
<div><span>Sayın bakan diyor ki, Sosyal Hizmetleri ilgili sayın Bakanla koordine edeceğiz… Erzurum’da ‘Sosyal Risk’ altındaki haneler teker teker tespit edilecek, Ailedeki işsiz olan fertlerden en az birine iş bulunacak ve sosyal hizmet ailenin ayağına götürülecek…</span></div>
<div><span>Bu güne kadar sosyal yardımlar yapılıyordu ancak şimdi koordineli ve haneye bizzat ulaşacak, sorunun çözümünün amaçlandığı bir Sosyal Hizmet düşünülüyor.</span></div>
<div><span>Sosyal Devlet hizmeti bu olsa gerek…</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>EKOLOJİK DENGE KORUNACAK…</span></div>
<div><span>Evliya Çelebi, Erzurum Ovasını anlatırken diyor ki; “Erzurum ovası tamamen sazlıklarla kaplıdır. Erzurum halkının büyük kısmı ve Erzurum’lu fırıncılar yakacaklarını bu sazlıklardan temin ederler. Sazlıklarda yüzlerce çeşit kuş yuva yapar ve bu sayı bahar aylarından yaz ortasına kadar artarak devam eder.”</span></div>
<div><span>Bu gün belki o kadar çok kuş çeşidi kalmadı ama, Atatürk Üniversitesi bilim adamlarının tespitine göre her yıl haziran ayında 260 civarında kuş çeşidi ovada konaklamakta, bir ay kadar burada mola vermekte ve başka sulak alanlara doğru göçlerini devam ettirmekteler.</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Erzurum Teknik Üniversitesi Kampusünün kurulacağı alan, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesinin ahırlarının bulunduğu alan olarak düşünülüyor ve protokol imza aşamasında…</span></div>
<div><span>Şehirdeki hemen bir çok insanın hassasiyeti, ‘acaba üniversite kampusu kurulur ve bölgede yapılaşma hızlanırsa, ovanın ekolojik dengesi bozulur mu?..” şeklinde…</span></div>
<div><span>Hassasiyeti sayın Bakan’a biz de dillendirdik…</span></div>
<div><span>Kendisi de bizim ve çevre hassasiyeti taşıyan herkesin bu duyarlılığına katılıyor ve diyor ki;</span></div>
<div><span>‘Kimse endişe etmesin, ovanın ekolojik dengesinin bozulmasına yol açabilecek yapılaşmaya izin vermeyiz…”</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Sayın Bakan, Erzurum ile ilgili bir çok önemli konuyu gündeme getirdi ve yeni dönemde yapacaklarını anlattı…</span></div>
<div><span>İnanıyoruz ki, Erzurum adına önümüzdeki dönemde önemli kazanımlar elde edeceğiz…</span></div>
<div><span> </span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26302-erzurum%e2%80%99un-ustalik-donemi%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SBS’DE ‘HESAP’ KÖTÜ…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26248-sbs%e2%80%99de-%e2%80%98hesap%e2%80%99-kotu%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26248-sbs%e2%80%99de-%e2%80%98hesap%e2%80%99-kotu%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jul 2011 08:01:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=26248</guid>
		<description><![CDATA[Önyargılı değilim ama SBS sonuçları açıklandığında kelimenin tam anlamıyla adeta şok oldum. İlköğretim öğrencilerimizin hesabı oldukça&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span>Önyargılı değilim ama SBS sonuçları açıklandığında kelimenin tam anlamıyla adeta şok oldum. İlköğretim öğrencilerimizin hesabı oldukça kötü…</span></p>
<div><span>Bu sonuçlara baktığımızda çocuklarımız seviyeleri gelecekleri açısından iyi değil…</span></div>
<div><span>SBS Sınavında Türkçe, Fen Bilimleri ve Matematik alanında 20’şer soru sorulmuş.</span></div>
<div><span>Bu derslerin Türkiye ortalaması şu şekilde;</span></div>
<div><span>Sınava giren öğrenciler Türkçe sorularının 10.6’sını, Fen bilimleri sorularının 7.13’ünü cevaplandırmış…</span></div>
<div><span>Matematik sorularına gelince öğrencilerimiz 20 sorunun 3.6’sını cevaplayabilmişler…</span></div>
<div><span>Rakamlar bu şekilde…</span></div>
<div><span>Böylesi bir tablo ile bilim ve teknoloji alanında dünya ile nasıl yarışabiliriz, yorum sizin…</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>KOŞAPINAR ERZURUM DÖRDÜNCÜSÜ…</span></div>
<div><span>Gelelim Erzurum’daki değerlendirmeye…</span></div>
<div><span>SBS’de ilk üç özel okulların…</span></div>
<div><span>Özel Güneş İlköğretim okulu binci, Özel Aziziye Koleji ikinci ve Özel Final İlköğretim okulu da üçüncü…</span></div>
<div><span>Neyse ki bunların hemen arkasında bir devlet okulu var…</span></div>
<div><span>Koşapınar Köyü İlköğretim Okulu… </span></div>
<div><span>Ve diğerleri…</span></div>
<div><span>Erzurum ve ilçelerinde onlarca imkana sahip okullarımız, bu okulların peşi sıra sıralanmış… </span></div>
<div><span>Şimdi Valilik ve yetkililer, bu onlarca imkana sahip okullarımızın niye başarısız olduğu ya da Koşapınar Köyü İlköğretim okulunun yakaladığı bu başarının sebebini araştırıyor.</span></div>
<div><span>Koşapınar’ın başarısını çok önemsiyor ve oradaki öğretmenlerimizi yürekten kutluyoruz… İnanıyorum ki onların bu başarısı diğer okullarımızın başarısızlığının sebebinin de ortaya çıkaracak…</span></div>
<div><span>İLÇELER ARASINDA BÜYÜK FARKLAR VAR…</span></div>
<div><span>İlçelerin eğitimdeki başarı sıralaması da bir hayli farklı…</span></div>
<div><span>Örneğin merkez ilçe Palandöken’de SBS ortalaması 320-330 civarındayken en büyük ilçelerimizden Hınıs’ta bu ortalama 260’ın altında…</span></div>
<div><span>Palandöken, İspir, Oltu SBS’de ilk üç sırayı paylaşıyor; diğer ilçelerimiz 300 puan ortalamasının altında sıralanıyor…</span></div>
<div><span>Örneğin, güney ilçelerimizin bir çoğunda SBS ortalaması 260 civarında…</span></div>
<div><span>Kuzeyde çok başarılı addettiğimiz bazı ilçelerimizde de durum farklı değil…</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Eğitimde çok iyi durumda değiliz…</span></div>
<div><span>Özellikle SBS’de Türkiye ortalaması da iyi değil ancak bir an önce kalıcı tedbirler almamız gerekiyor…</span></div>
<div><span> </span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/26248-sbs%e2%80%99de-%e2%80%98hesap%e2%80%99-kotu%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk üniversitesinde büyük değişim…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25613-ataturk-universitesinde-buyuk-degisim%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25613-ataturk-universitesinde-buyuk-degisim%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 08:28:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=25613</guid>
		<description><![CDATA[“Bu gün ulaştığı konumu ile dünya markası olma yolunda hızla ilerleyen Üniversitemiz TBMM Başkanımızın katılımıyla&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p>“Bu gün ulaştığı konumu ile dünya markası olma yolunda hızla ilerleyen Üniversitemiz TBMM Başkanımızın katılımıyla yeni eğitim öğretim yılının resmi açılışını yaptı.</p>
<p>Konulan hedefler büyük ve güzel…</p>
<p>***</p>
<p>“Kuruluşundan bu güne geçen süre içerisinde öğrenci mevcudunu ‘Uzaktan Eğitim’ gören öğrencileriyle birlikte 60 bin civarına çıkardı.</p>
<p>Üniversite Kuran Üniversite unvanına karşın, bilim adamlarının tercih ettiği ve bu tercihin daha da artırılmasının hedeflendiği bir üniversite…</p>
<p>Geçtiğimiz ay Hollanda’nın 500 yıllık Leiden Üniversitesi’nin yaptığı Dünyadaki Bilimsel Üretkenlik ve yayın Kalitesi açısından 2010 yılında dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına giren Üniversite…</p>
<p>Bu sıralamada dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girme hedefinde olan üniversitemiz…</p>
<p>Öğretim Üyelerini bilimsel araştırma için daha çok yurt dışına göndermeyi ve her öğretim üyesine bir bilimsel makale hedefi koyan bir üniversite…</p>
<p>Üstelik bilimsel makalelerde kaliteyi ön planda tutan bir anlayış…</p>
<p>***</p>
<p>Teknolojiyi en iyi kullanabilme becerisi kazanmış bir Üniversite…</p>
<p>Bu anlamda; NANO Teknolojisi kullanan, DPT ile ortak projelere imza atan ve Yeşil Ev projelerine hayat vermeyi arzulayan,</p>
<p>Avrupa’nın en yüksekte, dünyanın en yüksekte kurulu 7 bahçesinden biri ‘Botanik Bahçesi’ni kente kazandıran Üniversite…</p>
<p>Ve ,</p>
<p>Dünyanın en büyük UZAY Gözlem Evi’ni yapmayı planlayan bir Üniversite…”</p>
<p>***</p>
<p>Yukarıdaki satırları geçtiğimiz yıl Atatürk Üniversitesi’nin yeni öğretim yılının açılış töreni sonrasında yazmıştık.</p>
<p>Rektör Hikmet Koçak Hoca, daha öncesinde bir yılı değerlendirdiği toplantısında üniversitenin hedeflerini anlatmıştı.</p>
<p>Hoca, dün benzeri bir toplantı daha yaptı ve gerçekleştirilenleri anlattı.</p>
<p>Doğrusunu isterseniz yapılanlarla gurur duyduk…</p>
<p>Çünkü Hikmet Koçak Hoca bir yıl önce söylediği bir çok projeyi gerçekleştirdiği gibi, Üniversitenin dünya ile bütünleşmesinde önemli adımlar da atmıştı. Üstelik bunu yaparken kendi ifadesi ile; “Bunları ‘ben’ olarak değil, ‘biz’ olarak gerçekleştirdik” diyor…</p>
<p>Gördük ki Hoca, gerçekleşen bir çok başarılı projeyi paylaşmayı fevkalade önemsiyor…</p>
<p>***</p>
<p>Atatürk Üniversitesi’nin 54 yılda ulaştığı tablo belki çok muhteşem değil ama bana göre mükemmel…</p>
<p>Bünyesinden bir çok üniversite doğuran üniversite…</p>
<p>Türkiye genelinde onlarla ifade edilen Atatürk Üniversiteli Rektör…</p>
<p>Bilimsel sıralamada Türkiye genelinde 7. sıra…</p>
<p>Dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasına ismini yazdırma…</p>
<p>Yaklaşın 2500 akademik personel…</p>
<p>500’ün üzerinde bilimsel ve kültürel faaliyet…</p>
<p>Doğu Anadolu’nun çatısından dünyayı ve uzayı gözlemleyecek İbrahim Hakkı Gözlemevi…</p>
<p>Üniversitemizin çıtasını daha yükseğe çıkaracak yeni fakülte ve yüksekokullar…</p>
<p>6 programıyla eğitime başlayan ve ilk yılında 20 binin üzerinde öğrenci kaydı hedefleyen Açık öğretim fakültesi…</p>
<p>Dünyanın bir çok ülkesinden gelip eğitim gören 400’ün üzerindeki öğrencisi ve bu yıl ikincisinin düzenlendiği Avrasya İpek Yolu Üniversiteler Konvansiyonu ile dünyaya açılan bir üniversite…</p>
<p>***</p>
<p>Son bir yılın değerlendirmesinin yapıldığı toplantıya Üniversitemizin yönetim kadrosu eksiksiz katılmıştı.</p>
<p>Gelinen noktada hepsinin emeği çok ve hepsinin yüzünde başarılı olmanın ifadesi vardı.</p>
<p>Yönetimi tebrik ediyoruz…</p>
<p>***</p>
<p>Dünkü toplantıda ikinci üniversitenin yeri de merak konusu idi…</p>
<p>Şehir kalkınmasında, insanların sosyal ve kültürel yaşamlarında, kentin ekonomik gelişmişliğinde önemli bir yere sahip olan üniversite kampüsünün konumu elbette ki çok önemli ve biz de Erzurum Teknik Üniversitesinin yerini önemsiyorduk.</p>
<p>1000 yıllık üniversite geleneğine sahip olan Erzurum’un bu hüviyetinin korunmasında istiyoruz ki Teknik Üniversite Kampüsü şehrin doğusuna kurulsun ve İpekyolu güzergahı yeniden canlansın…</p>
<p>Ancak bazıları da diyor ki, mevcut üniversitenin arazisine kuralım… Yani kolayına kaçmak istiyorlar…</p>
<p>Rektör Prof. Hikmet Koçak Hoca da diyor ki;</p>
<p>“Biz buna karşı olduğumuzu ifade ettik. Eğer bu arazi Atatürk Üniversitesi’nin elinden alınırsa, o zaman başta Ziraat Fakültemiz olmak üzere diğer ilgili fakültelerimiz önemli bir uygulama alanlarını kaybetmiş olacak. Bu da bilimsel faaliyetleri ciddi manada etkileyecektir”</p>
<p>Hikmet Hoca’ya katılıyor ve diyoruz ki;</p>
<p>“Ev üstüne ev olmaz…”</p>
<p><strong>Feridun Fazıl ÖZSOY</strong><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25613-ataturk-universitesinde-buyuk-degisim%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalkınma politikalarına Erzurum’da yön verildi</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25528-kalkinma-politikalarina-erzurum%e2%80%99da-yon-verildi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25528-kalkinma-politikalarina-erzurum%e2%80%99da-yon-verildi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jun 2011 07:13:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=25528</guid>
		<description><![CDATA[Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı…
Türkiye’nin bölgesel kalkınmasına yönelik kurulan 26 Kalkınma Ajansından biri ve kurulduğu tarihe&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı…</p>
<p>Türkiye’nin bölgesel kalkınmasına yönelik kurulan 26 Kalkınma Ajansından biri ve kurulduğu tarihe bakıldığında hemen hemen en başarılısı…</p>
<p>KUDAKA, geçtiğimiz yıl 300’e yakın projeye 15 milyon lira kaynak sağlamış ve bu desteğini bu yıl iki katına çıkarıyor…</p>
<p>Amaç, Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerinde kalkınmayı sağlamak.</p>
<p>Bu bağlamda Türkiye’deki 26 kalkınma Ajansın katıldığı toplantı geçtiğimiz hafta Erzurum’da yapıldı. Türkiye’de kalkınma adına yeni stratejilerin tartışıldığı ve kararların alındığı toplantı bölge kalkınması açısından fevkalade önemliydi. Kalkınma ajanslarının toplantısında hedefler belirlendi. Erzurum’daki toplantılarda; 26 Kalkınma Ajansı’nın tanışmasını sağlamak, tecrübe paylaşımı gerçekleştirmek, geçmiş yılların muhasebesini yapmak, gelecek için ortak bir vizyon belirlemek ve Ajanslar arasında işbirliği alanlarını tespit etmek esas amaçtı…</p>
<p>***</p>
<p>KUDAKA’nın bölgesel anlamda yaptığı kalkınma kurulu toplantılarında adeta beyin fırtınaları yaşanıyor ve bölgesel kalkınmanın öncelikleri belirlenerek uygulamaya konuluyor.</p>
<p>Bu doğrultuda geçtiğimiz yıl üç ilden gelen projelere verilen destek iki katına çıkarıldı…</p>
<p>Bu yıl özellikle turizm alanında hazırlanacak tanıtım projelerine büyük destek verilecek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Öte yandan da üç ilin potansiyelini ortaya koyarak yurt dışından yatırımcıları bölgeye yönlendirmek gibi bir çalışma hemen başlatılacak.</p>
<p>***</p>
<p>Geçtiğimiz hafta Erzurum’da yapılan kalkınma ajansları toplantısının sonuç bildirgesinde önemli hususlara dikkat çekildi.</p>
<p>Öncelikli hedef bölgelerarası kalkınmışlık farklarının azaltılması ve tüm bölgelerin ulusal kalkınmaya destek verecek şekilde yapılanmasın sağlamak esas alındı. Bunun için de bir eylem planı hazırlanması ve uygulamaya konulması benimsendi.</p>
<p>Ajanslar, önümüzdeki dönemde, bölge içi koordinasyon, ulusal ve uluslararası fon yönetimi, bölge tanıtımı ve sınır ötesi işbirlikleri oluşturma konusunda aktif ve cesur adımlar atarak kalkınma sürecini şekillendirecek.</p>
<p>Bölge düzeyinde yürütülecek çalışmalar ile 10’uncu Kalkınma Planlama çalışmalarına yerel bilgi aktarılacak, geri bildirim sağlanacak.</p>
<p>ERZURUM’DA HER ÇOCUK BUZDA KAYACAK…</p>
<p>Ocak ve Şubat aylarında başarı ile gerçekleştirdiğimiz 25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları sonrasında tesislerin boş kalabileceği, bunun için de acil düzenlemelerin yapılması gerektiği vurgulanmıştı.</p>
<p>Doğru bir endişeydi, çünkü önümüzde İzmir örneği vardı ve Yaz Oyunlarından sonra oradaki tesisler atıl kalmıştı.</p>
<p>Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü önlemini aldı ve geçtiğimiz ay Erzurum’da bir projeyi uygulamaya soktu.</p>
<p>Slogan “Buz üzerinde kaymayan kalmayacak” ve “ Her çocuk mutlaka paten giyecek”</p>
<p>Erzurum genelinde öğretmen ve öğrenciler okullar kapanıncaya kadar buz salonlarında paten eğitimi alacaklardı. Bu proje başarı ile yürüyor…</p>
<p>Dahası projenin uygulama süresi de uzatıldı. Yaz döneminde açılan ‘Yaz Okulları’ kapsamında paten eğitimi de yapılacak ve her çocuk buzda kayacak.</p>
<p>Amaç hedeflediğimiz Kış Olimpiyatlarını alıncaya kadar dünyada söz sahibi olabilecek ve sporcu ordusu yetiştireceğiz.</p>
<p>***</p>
<p>KUDAKA’nın toplantıları için Türkiye’nin dört bir tarafından Erzurum’a gelen 26 ilin Kalkınma Ajansı temsilcileri, İpek Yolu Rektörler toplantısı için dünyanın dört bir yanından Erzurum’a gelen Rektörler gibi kente var olan potansiyelimize hayran kaldılar.</p>
<p>Bize düşen bu potansiyeli harekete geçirmek…</p>
<p><strong>Feridun Fazıl ÖZSOY</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25528-kalkinma-politikalarina-erzurum%e2%80%99da-yon-verildi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seçimler yeni hükümet ve beklentiler…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25458-secimler-yeni-hukumet-ve-beklentiler%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25458-secimler-yeni-hukumet-ve-beklentiler%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jun 2011 08:42:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=25458</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz Pazar günü 50 milyona yakın seçmen sandık başına gitti ve 24.dönem TBMM üyelerini seçti.
Demokrasi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Pazar günü 50 milyona yakın seçmen sandık başına gitti ve 24.dönem TBMM üyelerini seçti.</p>
<p>Demokrasi kültürünün gelişmesiyle birlikte Türkiye çok sancısız seçimler gerçekleştirmeye başladı.</p>
<p>Kalabalık,heyecanlı mitingler öncesinde ve sonrasında hiçbir taşkınlık yaşanmadı ve bu olgunluk sandığa da aksetti.</p>
<p>Avrupalı gözlemcilerin de onayladığı gibi Türkiye, önce bulunduğu coğrafyaya ve dünyaya nasıl seçim yapılacağının en güzel örneğini verdi.</p>
<p>En ücra bölgemizde bile küçük bir taşkınlık yaşanmadı, insanlar inandıkları liderlerin söylemine göre sandığa gitti ve tercihlerini yaptı.</p>
<p>Ülkemize hayırlı olsun…</p>
<p>Seçimler sonrasında ‘ola ki sürç-i lisan ettiysek affola’  şeklinde helallikler da alındı.</p>
<p>Artık şimdi yeni şeyler söyleme ve kürsülerde anlatılan projeleri hayata geçirme zamanı…</p>
<p>***</p>
<p>Erzurum , Türk siyasetinde önemli yere sahip bir kent özelliğini hep korudu. Öyle ki çoğu siyasi parti lideri seçim kampanyalarını Erzurum’dan başlattı.</p>
<p>Erzurum’un eğilimi ve tercihi hiçbir zaman göz ardı edilmedi. Erzurum’da inandığı partiyi göz ardı etmedi.</p>
<p>Bu inanmışlığının karşılığını da hep aldı.</p>
<p>Prof.Dr.Sayın Recep Akdağ, iki dönem Bakan olarak Erzurum’u kabinede temsil etti.</p>
<p>Yanı sıra Erzurum’un sağlık, eğitim ve turizm kenti olmasında önemli mesafeler aldık.</p>
<p>Seçim sonrası yazdığımız iki yazıda şehir olarak beklentilerimizi gündeme getirmiştik.</p>
<p>Bu beklentilerimizin büyük bir kısmının yeni dönemde gerçekleşeceğini kuvvetle ümit ediyoruz.</p>
<p>***</p>
<p>60.Cumhuriyet Hükümeti Sayın Cumhurbaşkanımıza istifasını dün sundu ve yasanın öngördüğü süre içerisinde 61.Cumhuriyet Hükümetinin Bakanlar Kurulu onay için sayın Cumhurbaşkanına sunulacak.</p>
<p>24.Dönem TBMM’de Erzurum, 12 milletvekili ile temsil edilecek. Diğer illerden seçilen 6 milletvekilinin de Erzurum’un kalkınmasına katkı verecekleri kanaatini taşımaktayız.</p>
<p>Ancak pek tabiidir ki, hükümet icraatının içinde yer almak çok önemlidir.</p>
<p>Türkiye’nin sağlık politikalarının yönlendirilmesinde büyük çaba harcayan ve bunda başarılı olan Sayın Bakanımız yeni dönemde de Bakan olarak temsili Erzurum’un genel isteğidir.</p>
<p>AK Partiye Konya’dan sonra ikinci büyük yüzde ile destek veren Erzurum, kanaatimizce bunu hak ediyor…</p>
<p><strong> Feridun Fazıl ÖZSOY</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25458-secimler-yeni-hukumet-ve-beklentiler%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seçimler bitti, şimdi icraat zamanı…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25357-secimler-bitti-simdi-icraat-zamani%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25357-secimler-bitti-simdi-icraat-zamani%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jun 2011 10:01:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=25357</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Seçim maratonunu dün sonlandırdı. Artık bundan sonra seçim sürecinde verilen sözlerin tutulma, taahhütlerin yerine&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Seçim maratonunu dün sonlandırdı. Artık bundan sonra seçim sürecinde verilen sözlerin tutulma, taahhütlerin yerine getirilme zamanı başlıyor.</p>
<p>Erzurum, beklendiği gibi AK Parti’ye büyük destek verdi. Bu destek AK Parti’nin Erzurum açısından sorumluluğunu daha da artırıyor. Aslına bakarsanız Türkiye genelinde verilen destek de kamuoyu yoklamalarının üzerinde ve AK Parti’nin sorumluluğunu bir hayli artırıyor.</p>
<p>Yaşadığımız kent açısından seçimleri yorumladığımız zaman ortaya çıkan tablo yabancı değil.</p>
<p>Sorunlarımızı da sorumluluklarımızı da biliyoruz.</p>
<p>Önümüzdeki dönem Erzurum’un Türkiye’nin önemli bir turizm ve Kış Sporları merkezi olması açısından önemli…</p>
<p>Kent olarak seçilmişlerimizle birlikte Erzurum’un gelecek hedeflerine kilitlenmeli ve bu kadim kentin layık olduğu yere gelebilmesinde gerekenleri yapmalıyız…</p>
<p>***</p>
<p>Geçtiğimiz Ocak-Şubat aylarında Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarına çok başarılı biçimde ev sahipliği yapan Erzurum, önümüzdeki yıllarda gerçekleştireceği uluslar arası spor organizasyonları ile dünyanın önemli Kış Sporları merkezi olma yolunda hızla ilerliyor.</p>
<p>Bu hedefe ulaşmamızda daha çok çaba harcamamız gerekiyor.</p>
<p>***</p>
<p>Erzurum’da yeni dönemde Marka Kent olma yolunda çaba harcanacak ve bu doğrultuda önemli projeleri hayata geçirilecek…</p>
<p>Marka Kent olabilmek için bir çok alanda yeni markalar geliştirme zorunda olduğumuz göz önüne alındığında, yeni ekonomik projelerin hayata geçirilmesi gerekmekte…</p>
<p>Bu anlamda Erzurum’a önemli bir ekonomik girdi sağlayan Hayvancılık ve buna bağlı sektörlerin bu dönemde yeni projelerle destekleneceği ve geliştirileceği düşüncesindeyiz.</p>
<p>***</p>
<p>Cazibe Merkezi kapsamında başlatılan çalışmalar ve kentsel dönüşüm bitirilecek, Erzurum’un tarihi dokusu ile geleneksel kültürü sentezlenerek turizme kazandırılacak.</p>
<p>Sağlık ve Eğitim kenti olma doğrultusunda çok önemli adımlar atılacağını biliyoruz.</p>
<p>***</p>
<p>Temmuz ayında önemli bir finale ev sahipliği yapacağız. Sayın Başbakan seçim konuşması için geldiği Erzurum’da herkesin merakla beklediği soruya cevap vermişi.</p>
<p>Süper Kupa finali Erzurum’da oynanacak.</p>
<p>Görünen o ki bu final ileriki yıllarda yapacağımız daha büyük finallerin öncüsü olacak.</p>
<p>***</p>
<p>Evet, seçimleri dün sonlandırdık ve bir zamanlar 13 olan milletvekili sayımız ne yazık ki şimdilerde 6…</p>
<p>Geçen süre içerisinde çeşitli nedenlerle yaşanan göçler sonucunda bu gün TBMM’de 6 milletvekili ile temsil ediliyoruz. Ümit ediyoruz ki Erzurum’da bundan sonra yaşanacak ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmelerle göçü tersine çevirebilir ve TBMM’de daha çok milletvekili ile temsil edilebiliriz.</p>
<p>***</p>
<p>TBMM’de 5’i AK Partili, 1’i MHP’li Erzurum milletvekilleri ile temsil edileceğiz.</p>
<p>Seçimin hemen sonrasında Sayın Oktay Öztürk, “Daha çok çalışmamız gerekiyor, bu seçim ümit ediyorum ki bizi hayırlı neticeye götürür…”</p>
<p>Sayın Bakan Prof.Dr.Recep Akdağ da; “yapacak daha çok işimiz var… Bu Erzurum için ne yapsak azdır” dedi…</p>
<p>Evet, ortak paydamız Erzurum’dur…</p>
<p>***</p>
<p>Seçilen Erzurum’un sayın Milletvekilleri, Prof.Dr. Recep Akdağ, Adnan Yılmaz, Fazilet Dağcı Çığlık, Cengiz Yavilioğlu,Muhyettin Aksak ve Oktay Öztürk’ü kutluyor; başarılar diliyoruz…</p>
<p><strong> Feridun Fazıl ÖZSOY</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/25357-secimler-bitti-simdi-icraat-zamani%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Süper kupa finali Erzurum’da oynanmalı&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24727-super-kupa-finali-erzurum%e2%80%99da-oynanmali</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24727-super-kupa-finali-erzurum%e2%80%99da-oynanmali#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 10:27:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=24727</guid>
		<description><![CDATA[25.Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarını başarı ile bitiren Erzurum, sahip olduğu potansiyeli ile Kış sporlarının yanı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>25.Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarını başarı ile bitiren Erzurum, sahip olduğu potansiyeli ile Kış sporlarının yanı sıra diğer spor branşlarının da merkezi olmağa aday kent…</p>
<p>Nitekim bu doğrultuda geçtiğimiz günlerde önemli müsabakalara ev sahipliği yaptı ve organizasyonların başarısından ötürü takdir aldı.</p>
<p>Ev sahipliğini yaptığımız son organizasyon ‘Türkiye Genç Bayanlar Basketbol şampiyonası’ idi ve başarı ile bu şampiyonaya ev sahipliği yaptık.</p>
<p>***</p>
<p>25.Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarının açılışı öncesinde Türkiye Süper Ligi Futbol takımları Kulüp başkanları ile Erzurum’a gelen ve tesisleri gezen Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener stadyumu gördükten sonra çok beğenerek bir söz vermişti.</p>
<p>Özgener; “Önümüzdeki uluslar arası futbol organizasyonlarından birisini, ya da grup karşılaşmalarını Erzurum’da yapabiliriz” demişti…</p>
<p>Türkiye 2012’de U 20 ‘20 yaş Altı Dünya Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak. Grup müsabakalarının yapılacağı iller belirlenirken Erzurum düşünülmedi. Bunu , ‘stadyum henüz bitmediği için Erzurum düşünülmedi’ diye düşünmüştük.</p>
<p>Ancak şimdi tesis olarak birçok şehirden daha iyi durumdayız ve her geçen gün uluslar arası anlamda tecrübemiz de artıyor.</p>
<p>Şimdi önümüzdeki aylarda önemli bir kupa finali yapılacak.</p>
<p>‘Süper Kupa… ‘</p>
<p>Türkiye Kupası sahibi Beşiktaş ile Türkiye Süper Lig Şampiyonu Fenerbahçe, Süper Kupa için karşılaşacaklar.</p>
<p>Bu finalin Erzurum’da oynanmasını şehir olarak arzu ediyor ve Futbol Federasyonundan istiyoruz.</p>
<p>Ümit ediyoruz ki Türkiye Futbol Federasyonu bu kadim kentin isteğine olumlu cevap verir…</p>
<p>***</p>
<p>İL AFET ACİL DURUM KAMPÜSÜ…</p>
<p>Erzurum, bölgenin Lojistik merkezi olmanın yanı sıra, yine bölgenin Acil Durum Kampüsü olma yolunda önemli proje hazırladı.</p>
<p>30 milyon liranın üzerinde bir yatırımla gerçekleştirilmesi düşünülen proje DPT’ye sunuldu.</p>
<p>Projenin kabulü halinde Erzurum, yalnızca Doğu Anadolu Bölgesinin değil, bölge ülkelerinin de acil yardımına koşacak bir merkez olacak.</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24727-super-kupa-finali-erzurum%e2%80%99da-oynanmali/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AŞKALE ÇİMENTO AÇIK ARA LİDER…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24436-askale-cimento-acik-ara-lider%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24436-askale-cimento-acik-ara-lider%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 May 2011 07:20:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=24436</guid>
		<description><![CDATA[Aşkale Çimento, geçtiğimiz yıl kurumlar bazında en çok vergi ödeyen kurum olarak bayrağı taşımağa devam&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşkale Çimento, geçtiğimiz yıl kurumlar bazında en çok vergi ödeyen kurum olarak bayrağı taşımağa devam ediyor.</p>
<p>Mütevazı bir ortaklık yapısı ile özelleştirildiği 1993 yılından bu güne, Lütfü Yücelik’in yönetiminde her yıl daha çok büyüme ve Türkiye’nin en büyük 100 firması arasına girmeyi önüne hedef koyan, Aşkale Çimento, Kurumlar Vergisi sıralamasında açık ara ile Erzurum birincisi oldu.</p>
<p>Zaman zaman kendisiyle konuştuğumuz Lütfü Yücelik, “sabırla büyümeyi hedefliyor ve bunu için çok özen gösteriyoruz” diyor…</p>
<p>Erzurum ve bölgenin dinamik gücü Aşkale Çimento, bu özelliğiyle Van’dan, Trabzon’a kadar uzanan coğrafyada ekonomik aktivitesini, büyümesini sürdürüyor ve ortaklarına ciddi anmada kar payı dağıtıyor,istihdamı artırarak işsizliğin azalmasına katkı koyuyor…</p>
<p>2007’de Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu sıralamasından 2009’da ilk 250’nin içine girerek önemli bir sıçrama yapan Aşkale Çimento,Türkiye’nin ilk yüz büyük sanayi kuruluşu arasına girme hedefi ile Erzurum’un Marka Kent olabilmesi hedefine de önemli katkı yapacak…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>Kurumlar vergisi sıralamasında ilk on içerisinde üç inşaat, bir otomotiv ve iki de sağlık kuruluşu var…</p>
<p>Bulunduğu coğrafyanın önemli bir sağlık merkezi olmayı hedefleyen Erzurum’da hiç kuşku yok ki Üniversitemizin ve Sağlık Bakanlığımızın hastaneleri çok önemli bir hizmeti yerine getiriyor. Bunun yanı sıra özel sektörün de sağlık alanında ciddi yatırımı var.</p>
<p>Bu anlamda kurumlar vergisi sıralamasında ilk 10 içerisinde yer alan özel sağlık hizmeti alanında Buhara Hastanesi ve kentsel dönüşüme katkı veren Karadayı İnşaat ve diğerleri koca bir teşekkürü hak ediyorlar…</p>
<p>***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>BUZ ÜZERİNDE KAYMAYAN KALMAYACAK</strong></p>
<p>25.Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarını başarı ile bitirdikten sonra hemen herkes; “Bu tesisler ne olacak” diye sormağa başladı.</p>
<p>Endişe şuydu;”acaba İzmir yaz oyunlarından sonra yaşanan ‘atıl tesis’ sorunu Erzurum’da da yaşanır mı”</p>
<p>Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü bu endişelere son vermek için önemli bir projeye start verdi.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta Spordan sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, Sağlık Bakanı Prof.Dr.Recep Akdağ ve Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül’ün de katılımlarıyla ‘Kış Sporları Eğitim Projesi’ hayata geçirildi.</p>
<p>Proje kapsamında öğretmenler, ilköğretim ve ortaöğretim öğrencileri, sonrasında Üniversitemizin Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulunun öğrencileri eğitimden geçirilecek.</p>
<p>Slogan da ; ‘Buz üzerinde kaymayan kalmayacak’</p>
<p>Proje kapsamında 50 binin üzerinde öğrenci hedefleniyor.</p>
<p>Görünen o ki, proje bitiminde yüzlerce sporcuya sahip olacağız ve belki de bunların arasından dünya ve olimpiyat şampiyonları çıkaracağız…</p>
<p>Bu arada Sayın Bakanımız Prof.Dr.Recep Akdağ; inci üniversitenin bir fakültesinin mutlaka sporcu ve spor adamı yetiştiren nitelikli olacağını ve bunun kampusünün de Mahallebaşı semtinde olacağının müjdesini verdi.</p>
<p>***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>BİR BÜYÜK PROJE DE DSİ’DEN…</strong></p>
<p>Devlet Su İşleri Erzurum’da bir büyük projeyi hayata geçiriyor.</p>
<p>Sakalıkesik Ovası suyla tanışıyor.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta temeli atılan proje, Erzurum’da bir ilk…</p>
<p>Daha önce bir çok bölgede uygulanan kapalı sulama sistemi Erzurum’da da hayata geçiriliyor. Araziye döşenecek borularla büyük bir alana su taşınacak ve çiftçinin tarlasının başına kadar götürülen su ile mahsul sulanacak.</p>
<p>Kısaca projenin tanımı bu şekilde…</p>
<p>Artık bundan sonrası çiftçimize düşüyor. Sulamanın yapıldığı alanlarda verimliliğin ve mahsul çeşitliliğinin artması gerekiyor.</p>
<p>Büyük emeklerle Kuzgun barajından Daphan ovasına getirilen suyun çok verimli kullanılamadığı ve boşa aktığı gözlemlendiğinde, Sakalıkesik ovasına getirilen suyun verimi büyük oranda artırması için gereken yapılmalıdır diye düşünmekteyiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>SEVGİ BAYRAĞI ERZURUM’DAYDI… </strong></p>
<p>Atatürk’ün Samsun’a çıkışının simgesi olan Sevgi Bayrağı, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı kongreye ev sahipliği yapan Erzurum’da, Kongre Binasında konuk edildi ve Sivas’a uğurlandı.</p>
<p>19 Mayıs törenlerinde Cumhurbaşkanımıza sunulan Sevgi Bayrağı, Samsun’dan yola çıkarak Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas üzerinden Ankara’ya ulaştırılıyor.</p>
<p>‘Vatan bir bütündür, parçalanamaz…</p>
<p>Manda ve Himaye asla kabul edilemez…</p>
<p>Milli kuvvetleri hakim, Millet iradesini egemen kılmak temel gayedir…’</p>
<p>İşte bu kararların alındığı ve dünyaya milli mücadele mesajının verildiği Erzurum, bu duyguları simgeleyen Sevgi Bayrağı’nın ev sahibiydi…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24436-askale-cimento-acik-ara-lider%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toplumsal dayanışma ve vakıflar&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24235-toplumsal-dayanisma-ve-vakiflar-2</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24235-toplumsal-dayanisma-ve-vakiflar-2#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 May 2011 07:13:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=24235</guid>
		<description><![CDATA[İçinde bulunduğumuz hafta ülkemizde Vakıflar Haftası olarak kutlanıyor.
İslâm’da vakıf çok yaygın ve önemlidir. Bu önem bir&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İçinde bulunduğumuz hafta ülkemizde Vakıflar Haftası olarak kutlanıyor.</p>
<p>İslâm’da vakıf çok yaygın ve önemlidir. Bu önem bir Hadis-i Şerifle anlam bulmakta&#8230;</p>
<p>İnsan, bu dünyadan ayrıldıktan sonra “sadaka-i cariye, ilmi eser ve kendisine dua eden hayırlı bir evlât ile anılır.” Bu hadis emri, Türk dünyasında birçok sultanın, devlet adamının ve hayır sahiplerinin vakıf yoluyla imaret, aşevi, hastane, kervansaray, camii, medrese gibi kurumları yapmalarını sağladı.</p>
<p>Anadolu başta Selçuklu ve Osmanlı hanedanları olmak üzere birçok Türk beyliğinin eseri ile donandı. Vakıf gelirleriyle çeşmeler ve sebiller, su yolları, çocuk yuvaları, dul ve yetim evleri, misafirhaneler, kütüphaneler, çamaşırhane, hamam, namazgâh, han, bedesten gibi yapılan ve kurumlar oluşturuldu.</p>
<p>***</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu döneminde hizmet veren sosyal amaçlı hayır kurumlarının sayısı binlerle ifade edilmekte…</p>
<p>Bu dönemde, ‘mektep çocuklarına gıda ve yiyecek yardımı yapmak, ağaç dikmek, borçtan hapse girenlerin borcunu ödemek, fakirlerin ve kimsesizlerin cenazesini kaldırmak, kış aylarında kuşların beslenmesini sağlamak, öksüz kızlara çeyiz hazırlamak, dağlara geçitler yapmak, kimsesiz çocukları bayramda sevindirmek’ gibi vakıflar kuruldu.</p>
<p>Yine Müslümanlığın iki kutsal beldesi olan Mekke ve Medine şehirlerine yönelik de vakıflar tesis edildi.</p>
<p>Türkler, kurdukları vakıflarla ırk ve din farkı gözetmeksizin insanlığa hizmeti esas aldı. Anadolu’da kurulan şifâhâneler, ruh ve beden hastalıklarının tedavi edilmesinde önemli işlevler üstlendi.</p>
<p>Vakıf hastaneleri aynı zamanda birçok ilaç formülün geliştirildiği ve ilaçların üretildiği önemli sağlık merkezleriydi.</p>
<p>O günkü adlarıyla ‘tımarhâne’ ve ‘ dârüşşifâ’ lar Anadolu’nun en önemli vakıf kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlarda halka bu günkü anlamda poliklinik ve hastane hizmeti, dönemin en iyi hekimleri tarafından parasız olarak verilirdi.</p>
<p>Bunların içerisinde Edirne’de Sultan Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan Beyazıt Külliyesi’nde bulunan şifâhânede, hastalar ‘Musikî’ ile tedavi edilmekteydi ve dünyada böylesi bir merkez daha yoktu.</p>
<p>***</p>
<p>Sosyal amaçlı olarak kurulan imarethâneler, yetimlere maaş bağlar, kimsesiz kadın ve çocukları koruma altına alır, bu çocukların okuyabilmesi için okullar açarak, öğrenimlerini ücretsiz olarak yapmalarını sağlardı.</p>
<p>Vakıfların bir başka sosyal amaçlı hizmeti de, yolculuk yapan insanları konaklatmak, sıcak çorba ikram etmek, ticaret kervanlarını ve onların mallarını muhafaza altına almak için yol güzergâhlarında ve şehirlerde kervansaraylar inşa etmekti.</p>
<p>Çoğunlukla da bu kervansaraylar korunaklı olurdu. Bu amaçla yollar yapılır, köprüler kurulurdu.</p>
<p>Ne hazindir ki, bu gün Anadolu’nun birçok yerinde bulunan ve birer sanat şaheseri olan bu kervansaray ve hanların boynu büküktür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yine Osmanlı’nın hükmettiği toprakların tamamında yaygın ve etkin olan vakıflar, bu gün ne yazıktır ki, sahipsiz ve başka ellerdedir.</p>
<p>***</p>
<p>Osmanlı sosyal hayatının ve medeniyetinin en önemli kuruluşları vakıflardır.</p>
<p>Sözünü ettiğimiz hayır kurumları oldukça yaygındır ve insanlar bu hayır kurumlarından bedava yararlanırlardı.</p>
<p>Köylerde köy odaları, evlerde hariciye adı verilen misafir odaları bulunurdu. Yine b azı illerimizde bu gün de yaşatılan ‘Mahalle Odaları’ o mahallenin vakfiyesidir.</p>
<p>Bayburt ilimizde bu gün devam ettirilen bu vakıf geleneğinde; mahallede kız isteme, nişan ve kına geceleri mahalle odalarında yapılır, mahalleden birisi öldüğünde taziye evi olarak burası kullanılır ve cenaze sahipleri üç gün boyunca bu odada oturarak taziyeleri kabul eder.</p>
<p>Mahalle sakinleri de gelen misafirlere yemek ikram eder. Başka şehirlerden gelen ve yatacak yeri olmayan Tanrı Misafirleri de bu odalarda ağırlanır ve yatırılır.</p>
<p>Kültürümüzde atalarımız, dedelerimiz bir yolcu, bir fakir veya bir yabancı bulup sofrasına oturtmak için can atar, sözünü ettiğimiz vakıflar yaptırarak gelen insanlara hizmet ederlerdi.</p>
<p>Geçmişte vakıf eserleri sayesinde toplum içerisindeki dayanışma ve yardımlaşma güçlenmiş, insanlar arasında güçlü sevgi bağı kurulmuştur</p>
<p>Ne yazık ki bu gün geleneksel yapımız hızla değişmekte ya da erozyona uğramakta, yaşadığımız apartmanlarda üst katta oturan alt kattakini tanımayacak şekilde ikamet etmekte…</p>
<p>Adeta kalabalıklar içinde yalnız yaşamaktayız&#8230;</p>
<p>Ferudun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24235-toplumsal-dayanisma-ve-vakiflar-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRK AİLE YAPISI VE TV DİZİLERİ</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24038-turk-aile-yapisi-ve-tv-dizileri</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24038-turk-aile-yapisi-ve-tv-dizileri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 May 2011 07:59:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=24038</guid>
		<description><![CDATA[Televizyonlarda dizi salgınıdır gidiyor…
Hangi TV kanalını açarsanız açın uydurma, basmakalıp, harcıalem diziler yayında…
Bir çoğunun senaryosu&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Televizyonlarda dizi salgınıdır gidiyor…</p>
<p>Hangi TV kanalını açarsanız açın uydurma, basmakalıp, harcıalem diziler yayında…</p>
<p>Bir çoğunun senaryosu üç aşağı, beş yukarı aynı…</p>
<p>Bir dönem güneydoğunun aşiret kültürü ve geleneksel yapısı üzerine oturtulan diziler, şimdilerde köşk ve saray yavrusu evlerde çekiliyor.</p>
<p>Ailelere baktığınızda ya çiftliklerde, ya yalılarda ya da köşklerde oturuyor.</p>
<p>Sanırsınız ki, Türkiye’de aile yapısı bu&#8230;</p>
<p>Apartmanda, ya da sıradan bir mahallede oturan aile hiç yok…</p>
<p>Dizilere konu olan aileler mutlaka holding sahibi… Ancak bu holdinglerin ne iş yaptıklarını ya da ülke ekonomisine nasıl bir katkı sunduklarını dizinin sonuna kadar öğrenme şansınız yok…</p>
<p>Tek bilinen kazanılan paranın sınırsız olduğu…</p>
<p>Hemen bütün dizilerde bir yanda sınırsız para kazanan, emirleri altında onlarca hizmetçi bulunan ve ne iş yaptıkları pek bilinmeyen mirasyedi ya da aristokrat yaşamı süren insanlar, diğer yanda onlara hizmetçilik yapanların hayatı… Öte yanda neye ve hangi amaca hizmet etiği bilinmeyen ve baştan sona şiddet içeren diziler… Gizli oluşumlar, silahlar, kimseye baş eğmeme ve kılıçlarının arkası da önü de kesen kağıttan kahramanlar…</p>
<p>Ha bire vurup kırıyorlar… Toplumu germekten başka amaçları yok…</p>
<p>***</p>
<p>Bu dizilerin isimlerine baktığınızda öyle çok iddialı ve üzerinde düşünülmüş değil…</p>
<p>Düşünmeye de gerek yok…</p>
<p>Nasıl olsa insanlar afyon yutmuşçasına televizyonların önünden ayrılmıyorlar, dizinin ismi, konusu, mekanı çok da önemli değil…</p>
<p>***</p>
<p>Konularına gelince, durum daha da vahim hale geliyor.</p>
<p>Bir çatı altında oturan ailenin yaşamına baktığınızda kimin ne yaptığını anlamakta zorlanıyorsunuz. Dahası o yaşamı anlatmak bile zor geliyor. Çünkü öylesi çirkin ilişkiler yumağı var ki…</p>
<p>Kim kime aşık, kim kiminle evli idi, yarın kiminle evlenecek, ya da kime aşık olacak… Kimden bir çocuk sahibi olacak, kimi asıl aldatacak..</p>
<p>Bunu entrika kelimesiyle tanımlamak doğru değil..</p>
<p>Bu kelimenin tam anlamıyla iğrençlik …</p>
<p>***</p>
<p>Yaşanan ilişkiler aşk değil…</p>
<p>Çünkü ‘aşk’ bir insanın diğerine duyduğu kuvvetli sevgidir ve içinde asla ihanet yoktur…</p>
<p>Aşk durudur ve riyasızdır…</p>
<p>Bu yaşananları tanımlamak oldukça zordur.</p>
<p>Yalnızca bir açılaması vardır; ‘aile yapımızı dinamitlemek…’</p>
<p>Başka da bir tanım yoktur…</p>
<p>***</p>
<p>Bir de tarihimizi anlatan ve genç nesillere tarih bilinci vermek isteyen(!) diziler var…</p>
<p>Allahtan ecdat, Türk sanatının ve mimarisinin en ince özelliklerini yansıtan saraylar yapmış da dizi dizi biraz kurtarıyor…</p>
<p>Çekimin yapıldığı mekanlar muhteşem ama, tarih bilgisi ne yazık ki olabildiğince zayıf ya da kötü…</p>
<p>Tarihi diziye baktığınızda Avrupalıların ‘Muhteşem Süleyman’ dedikleri ve koca Avrupa’yı önünde diz çöktüren,Kanuninin seferdeki Otağ-ı Hümayunu adeta göçebe obası gibi…</p>
<p>***</p>
<p>Bir de Türk Edebiyatının klasikleri arasında sayılan eserlerin dizi uyarlamaları var…</p>
<p>Öyle zannediyorum ki bu eserleri yazan üstatlar eserlerinin ne hale getirildiğini görseydiler, hücceten sekte-i kalpten ölürlerdi…</p>
<p>Eserin orjinali ile hiç ilgisi olmayan bu diziler , edebiyatımızın entelektüellerine saç baş yoldurtuyorlar…</p>
<p>***</p>
<p>Televizyonlarda yayınlanan ve toplumu olumsuz yönde etkileyen bu dizilere karşı önlem alınması gerekiyor.</p>
<p>Türk aile yapısında kadı, zarafet sembolüdür.</p>
<p>Televizyon dizilerinin bir çoğunda kadın ya şiddet mağduru ya da meta olarak görülüyor…</p>
<p>Hani Üstad Necip Fazıl diyor ya;</p>
<p>“Oluklar çift ,</p>
<p>Birisinden nur akıyor, öbüründen kir… “</p>
<p>Biz bunları ‘kir’ olarak nitelemek istemiyoruz ancak, cinsellik ve şiddet içeren , feodal yapının olumsuz geleneklerini konu alan, geleneksel yapımızı bozan ve dahası aile yapımızı olumsuz etkileyen dizilerin denetlenmesi gerektiği kanaatindeyiz.</p>
<p>Dizileri bir de bu gözle seyredin isterseniz…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/24038-turk-aile-yapisi-ve-tv-dizileri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OBAMA YİNE ‘BÜYÜK FELAKET’ DEDİ…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23820-obama-yine-%e2%80%98buyuk-felaket%e2%80%99-dedi%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23820-obama-yine-%e2%80%98buyuk-felaket%e2%80%99-dedi%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Apr 2011 07:15:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=23820</guid>
		<description><![CDATA[Her yıl 24 Nisan tarihi gelmeden önce Amerika Senatosuna bir ‘Soykırım” tasarısı sunulur, Ermeni Lobisi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl 24 Nisan tarihi gelmeden önce Amerika Senatosuna bir ‘Soykırım” tasarısı sunulur, Ermeni Lobisi soykırımı yasalaştırmak için, Türkiye Dışişleri de reddi yolunda çaba harcardı…</p>
<p>Ermeniler için soykırım yasa tasarılarının kabulünün yanı sıra ABD Başkanının ‘Soykırım’ sözcüğünü kullanması da önemli…</p>
<p>Bunun için herkes ABD Başkanının 24 Nisan’dan önce yapacağı konuşmasında ne diyeceğini merak edip durur…</p>
<p>Geçtiğimiz yıl Başkan Obama, konuşmasında o çok istenen kelimeyi kullanmadı,yerine ‘Meds Yeghern’ dedi…</p>
<p>‘Meds Yeghern’…</p>
<p>Yani büyük felaket…</p>
<p>Geçtiğimiz yıl Başkanın ‘soykırım’ dememesi, yerine ‘Büyük Felaket’ tanımlaması kullanmasını ‘diplomatik başarı’ ya da Ermeniler adına ‘diplomatik mağlubiyet’ olarak nitelendirenler oldu.</p>
<p>Aslına bakarsanız bu durum, ABD Başkanının lafı yuvarlaması; bizim de İlim adamlarımızın haklı tezlerimizi yine anlatamadığımızın somut göstergesi…</p>
<p>***</p>
<p>Soykırım yasa tasarıları ABD Senatosuna gelecek mi, Başkan 24 Nisan öncesinde ne konuşacak?</p>
<p>Bu yıl yine benzeri beklentiler vardı…</p>
<p>Şu ana kadar senatoya soykırım yasa tasarısı gelmedi…</p>
<p>ABD Başkanı, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bir açıklamasını gün önceye bıraktı…</p>
<p>Konuşması geçen yılkinden biraz daha farklı ve Ermeni tezlerini savunur biçimdeydi.</p>
<p>Obama, 96 yıl önce yaşananları “20. Yüzyılın en kötü mezalimi’ olarak niteliyor… (Mezalimin iyisi nasıl oluyorsa &#8230;)</p>
<p>Konuşmasının devamında; Omanlı İmparatorluğunun son döneminde 1,5 milyon Ermeninin katledildiğini ya da ölüme yürüdüğünü, bu konuda bakışının değişmediğini söylüyor…</p>
<p>Önerileri de var, gerçekler samimi bir şekilde kabul edilsin, geçmişle hesaplaşılsın, diyalog güçlendirilsin,…</p>
<p>Bir örnek de veriyor;</p>
<p>&#8220;Ermeni halkının geçmişinde, onları yok etmeye çalışanlara karşı galibiyet, kararlılık ve direnç mirası bulunduğunu&#8221; ifade ederek, &#8220;Büyük felaket&#8221;ten kurtulanların soyundan gelen Ermeni Amerikalıların ABD&#8217;ye önemli katkılar sağladığını, zengin kültür ve gelenekleriyle ABD toplumunu güçlendirdiğini söylüyor…</p>
<p>***</p>
<p>Başkan, konuşmasının sonunda Ermeni halkını övüyor, dualarının ve kalplerinin dünyanın her yerindeki Ermenilerle birlikte olduğunu ifade ediyor…</p>
<p>Ancak Barack Obama, buna rağmen ABD’deki Ermeni kuruluşlarına yaranamıyor. Amerikan Ermeni Ulusal Komitesi; “yaşananların düzgün bir şekilde kınanmadığını bunun için de Obama’yı sözüne ihanet etmekle”             ve “Türkiye’nin tehditlerine teslim olmakla” suçluyor…</p>
<p>***</p>
<p>Ermeni katliamlarından çok çekmiş bir kentin ve bölgenin insanı olarak ir iki söz de biz söyleyelim…</p>
<p>Bütün tarihi kaynaklar altını çiziyor ki, Osmanlı’nın en son yaptığı nüfus sayımında Osmanlı topraklarında yaşayan Ermeni nüfusu 1.180 milyon, artı eksi rakamla 1.500 milyon civarında…</p>
<p>Talat Paşanın kendi el yazısı ile tuttuğu notlarda tehcir edilen Ermeni sayısı 720 in civarında…</p>
<p>Bunların bir çoğunun çocukları, torunları bu gün ABD ve başka ülkelerde yaşıyor…</p>
<p>Ermeni savlarına göre tehcirde ölen Ermeni sayısı 1.500 milyon… Türkiye’de kalanları, Ermenistan, ABD ve başka ülkelere gidenleri de buna eklerseniz tamamen hayali bir nüfus ortaya çıkıyor.</p>
<p>Başta Erzurum olmak üzere yalnızca Doğu Anadolu Bölgesinde Ermeni çeteler tarafından katledilen Müslümanların sayısı yüz binlerle ifade ediliyor ve henüz açılmamış toplu mezarlar mevcut…</p>
<p>Bu ülkede Halaçoğlu gibi cesur tarihçilerin ortaya çıkıp, dünyanın her yerinde haklı tezlerimizi anlatıp, kitaplar yazması gerek…</p>
<p>Üniversitelerimizin bu konuda daha sıkça uluslar arası sempozyum ve konferans tertip etmesi lazım…</p>
<p>Görünen o ki, resmi diyaloglardan beklenen sonuç alınamıyor…</p>
<p>***</p>
<p>Bay Obama, 96 yıl önce yaşananları tek taraflı olarak felaket ilan ediyor, Ermeniler adına üzülüyor ve dua ediyor… İyi de nitelenen Felaket kimin için… Başkan Obama, Ermeniler’in bölgede yaptıklarını ya görmezden geliyor, ya da kendi tarihçilerinin ne dediğini duymayacak kadar önyargılı ya da tarihten habersiz..</p>
<p>Öylesine habersiz ki, yaşananları ‘Mezalim” olarak niteliyor…</p>
<p>Hem de ‘20. Yüzyılın en kötü mezalimi !..’</p>
<p>Olsun, “Soykırım” dememiş ya !..</p>
<p>Birileri Obama’ya Türk Milleti’nin yaşadığı dramı anlatmalı…</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23820-obama-yine-%e2%80%98buyuk-felaket%e2%80%99-dedi%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KAİNAT UFKUNDA DOĞAN GÜNEŞ, Hz.MUHAMMED (sav)…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23584-kainat-ufkunda-dogan-gunes-hz-muhammed-sav%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23584-kainat-ufkunda-dogan-gunes-hz-muhammed-sav%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Apr 2011 07:21:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=23584</guid>
		<description><![CDATA[‘Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi 
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
……   ‘
***
Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla…
Bu&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>‘Ey ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi<strong> </strong><br />
Sevgili<br />
En sevgili<br />
Ey sevgili</p>
<p><strong>……   ‘</strong></p>
<p>***</p>
<p>Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla…</p>
<p>Bu hafta alemlere rahmet olarak gönderilen, Sevgili Peygamberimizin Kutlu Doğum haftası…</p>
<p>Peygamberimizin gelişi ile karanlık dünyaya nurlu ir pencere açılmış, zulmün perdesi yırtılmış, vahşet dolu dünya ilahi değişimi yaşamağa başlamıştır.</p>
<p>Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de; “ Ey mü&#8217;minler! And olsun ki, içinizden size sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, mü&#8217;minlere şefkatli ve merhametli bir peygamber gelmiştir&#8221;  diye buyurmuştur.(et-Tevbe, 9/128).</p>
<p>***</p>
<p>Kutlu Doğum Haftasının kutlandığı her yıl Diyanet İşleri Başkanlığınca bir konu seçilmekte ve hafta süresince bu konu ile ilgili konferans ve sempozyumlar düzenlenerek insanlar aydınlatılmakta.</p>
<p>Bu yıl da Kutlu Doğum Haftası süresince “Merhamet” teması işlenecek , Yüce Yaratıcımızın Rahman ve Rahim ummanından insanların bir zerrecik tadabilmelerine vesile olunacak…</p>
<p>***</p>
<p>Allah’ın en önemli vasıflarından birisi merhametidir…</p>
<p>Bundan dolayıdır ki, ‘Rahman ve Rahim’ adları Kur’an’da çok sık geçer…</p>
<p>Rabbimizin merhameti sonsuzdur ve “O’nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır…” (el-A’raf, 7/156)</p>
<p>Hz Peygamberimiz(sav), Allah&#8217;ın merhametinin büyüklüğünü dile getirdiği bir hadislerinde şöyle buyuruyor ; &#8220;Allah merhametini yüz parçaya ayırdı, doksan dokuz parçasını kendi yanında tuttu, bir parçasını yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle yaratıklar birbirine merhamet eder. Hatta yavrulu hayvan, bir tarafını incitir endişesiyle ayağını yavrusundan sakınır&#8221; (Buhari, Edeb, 19, Müslim, Tevbe, 17)</p>
<p>Yine bir başka hadis-i şerifte ; “Merhamet edin ki, merhamete mazhar olasınız.”buyuruyor…</p>
<p>***</p>
<p>Bu hafta Kutlu Doğum Haftası…</p>
<p>Alemlere Rahmet olarak gönderilen, insanlığı şefkât ve merhametle tanıştıran , yüreklerimize sevgi ırmağını akıtan, Sevgili Peygamberimizin dünyamızı şereflendirdiği Kutlu Hafta…</p>
<p>Ne mutlu bize ki, Hz. Muhammet’in (sav) ümmetiyiz…</p>
<p>En azından bu hafta süresince onun merhamet denizinden, sevgi umanından bir katre içebilelim…</p>
<p>En azından bu hafta süresince çevremize Sevgi ve Merhamet kavramlarını anlatalım…</p>
<p>Anaya, Babaya merhametin ne demek olduğunu çocuklarımıza izah edelim…</p>
<p>Güçsüze, hastaya, yaşlıya, zayıfa, küçüğe merhameti toplumumuzda yaygınlaştırmağa gayret sarfedelim…</p>
<p>Yoksulun yardımına koşalım, çaresize merhamet edelim…</p>
<p>İnsanların kalbindeki merhamet duygusunu geliştiremezseniz, çevrenizde, ülkenizde ve yaşadığınız coğrafyada şiddeti asla yok edemezsiniz…</p>
<p>Bu gün dünya küresel bir şiddetin pençesinde inlemekte… Buna kayıtsız kalmak mümkün değil. Bu küresel şiddet, artık bireylerin de hayatlarının vazgeçilmezi oluyor. Gün ortasında birileri savunmasız, zayıf insanlara merhametsizce saldırıyor ve hayatını karartıyor…</p>
<p>Ailelerin esiri olduğu televizyon dizilerinden; kin, nefret entrika, şantaj, erotizm ve şiddet akıyor…</p>
<p>Dahası bu sahneler, görüntüler, diziler artık hayatımızın bir parçası haline geliyor ve normal karşılanıyor…</p>
<p>Bunların üzerine bir de denetimsiz olarak satılan, bilgisayar oyunları çocuklarımızın beynini esir alan virüs niteliğinde…</p>
<p>Bütün bu olumsuzluklarla büyüyen çocuklarımızı şiddetten korumanın en etkin yolu onların yüreklerindeki sevgi ve merhameti ortaya çıkaracak eğitimi vermekle mümkün…</p>
<p>Bunun için de öncelikle eğitim kurumlarımızda merhameti ortaya çıkaracak bir eğitim vermeliyiz…</p>
<p>***</p>
<p>Sevgili Peygamberimizin Kutlu Doğum haftası, kutlu olsun…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23584-kainat-ufkunda-dogan-gunes-hz-muhammed-sav%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EDİRNE’DE BİR ANIT VE ERZURUM’DA BİR SEMT,ŞÜKRÜ PAŞA…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23478-erzurum%e2%80%99da-bir-semt-sukru-pasa%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23478-erzurum%e2%80%99da-bir-semt-sukru-pasa%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Apr 2011 12:21:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=23478</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum’da bir semt, Şükrü Paşa…
Erzurum’da yaşayan bir çok insana bu ismi sorsanız, birçoğundu bir anlam&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’da bir semt, Şükrü Paşa…</p>
<p>Erzurum’da yaşayan bir çok insana bu ismi sorsanız, birçoğundu bir anlam çağrıştırmaz…</p>
<p>Edirne’de Mimar Sinan’ın şaheseri Selimiye’nin tam karşısındaki tabyadan Edirne’ye bakan anıt heykeli sorsanız Edirnelilere muhtemelen bir çoğu bilir, Şükrü Paşa’yı…</p>
<p>***</p>
<p>Şükrü Paşa, Erzurumlu Ayabakan ailesinden Kolaağası Kıdemli Yüzbaşı Mustafa Bey ve Muhsine hanım’ın tek çocukları…</p>
<p>Askeri öğrenim, uzun bir askerlik hayatı, cepheler ve sonra Serhat Şehri Edirne’nin müdafaası için görevlendirme…</p>
<p>“Edirne’yi 40 gün savunacaksın..!” emri veriliyor, tam 155 gün savunuyor…</p>
<p>Bu süre içerisinde ikmal gelmiyor…</p>
<p>Erzak bitiyor ve gün geliyor atlar kesilip halka ve askere dağıtılıyor…</p>
<p>Balkan harbi bütün şiddeti ile devam ediyor.</p>
<p>Osmanlı’ya saldıranlar Avrupa destekli ve donanımlı… Ağızlarından adeta salyalar akarak bütün ırs ve şiddetle Osmanlı’yı yok etme çabası içerisindeler…</p>
<p>Buna karşılık Edirne Müdafii Şükrü Paşa, bütün Avrupa’nın takdir ettiği ve ders niteliğinde müthiş bir kent savunma örneği veriyor…</p>
<p>Gün geliyor, saldırılar hem yakınlaşıyor hem daha da şiddetleniyor.</p>
<p>Şükrü Paşa bakıyor ki ecdat yadigarı eserler yıkılacak ve Edirne artık düşüyor, bütün cephaneyi düşman üzerine boşaltıyor, tüfeklerin mekanizmaları etkisiz hale getiriliyor ve beyaz bayrak çekiliyor.</p>
<p>Mağlup komutan, özenle teslim alınıyor; kılıcı iade ediliyor ve itibar gösterilerek Sofya’ya gönderiliyor…</p>
<p>Düşmanın saygı ile karşıladığı Şükrü Paşa, esaret dönüşü İstanbul’da yetkililer tarafından iyi karşılanmıyor, rütbeleri sökülüyor. Ölümünden sonra büyüklüğü, kahramanlığı takdir edilip Padişahın da takdiri ile büyük bir merasimle İstanbul’da defnediliyor.</p>
<p>***</p>
<p>Edirne’yi müdafaa ederken tabyalarda oluşturduğu savunma hattı için diyor ki; “Düşman hatları geçtikten sonra ölürsem kendimi şehit kabul etmiyorum. Beni mezara koymayın, etimi itler ve kuşlar çeke çeke yesinler. Fakat müdafaa hattımız bozulmadan şehit olursam. Kefenim, lifim sabunum çantamdadır. Beni bu mahale gömeceksiniz ve gelen nesiller üzerime bir abide dikecekler. “</p>
<p>Aradan geçen 100 yıla yakın bir zamanda Edirneliler bu kahramanı unutmadılar ve naşını İstanbul’dan alıp, Edirne’yi savunduğu tabyalara törenle defnettiler ve vasiyeti gereği üzerine abide diktiler…</p>
<p>***</p>
<p>Atatürk Üniversitesi kadirşinaslık göstererek bu kahraman Erzurumlunun hayatını belgesel haline getirdi.</p>
<p>İletişim Fakültesinin okutmanı, meslektaşımız Murat Bulut ve ekibi , büyük çaba harcadı. İletişim Fakültesi Dekanı onlara destek verdi.</p>
<p>Tabii ki en büyük destek de Rektör Prof.Hikmet Koçak’tan…</p>
<p>Tarihe ve insanımıza vefa bu olsa gerek…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23478-erzurum%e2%80%99da-bir-semt-sukru-pasa%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Üç Maymunu Oynamak” çok bilinen bir deyimdir…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23327-%e2%80%9cuc-maymunu-oynamak%e2%80%9d-cok-bilinen-bir-deyimdir%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23327-%e2%80%9cuc-maymunu-oynamak%e2%80%9d-cok-bilinen-bir-deyimdir%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Apr 2011 07:02:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=23327</guid>
		<description><![CDATA[“Görmedim…,
Duymadım…,
Bilmiyorum…”
&#160;
***
&#160;
Hemen herkesin bildiği bu deyim; ‘Japonya’da bir tapınakta bulunan  ve ağzını, gözünü, kulağını kapatmış üç&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Görmedim…,</p>
<p>Duymadım…,</p>
<p>Bilmiyorum…”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hemen herkesin bildiği bu deyim; ‘Japonya’da bir tapınakta bulunan  ve ağzını, gözünü, kulağını kapatmış üç maymun heykelinden ortaya çıkan bir efsanenin ya da felsefenin günümüze yansımasıdır.</p>
<p>Bu gün bu deyime farklı anlamlar yüklenmiş..</p>
<p>Bu deyimi kimileri; kötüyü dinlememe, kötüye bakmama ve kötü söz söylememe anlamında,</p>
<p>Kimileri, herhangi bir işe karışmamak anlamında kullanıyor,</p>
<p>Kimileri, ilişkilerinin bozulmaması için,</p>
<p>Kimileri de korktuğu için üç maymunu oynuyor…</p>
<p>Öyle zannediyorum ki, günümüzde insanların bir çoğu korktuğu için ‘Üç Maymunu Oynuyor’</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Geçtiğimiz hafta içerisinde 23 yaşında bir genç öğretmen, güpegündüz sokak ortasında saldırıya saldırıya uğruyor, her bir tarafından kanlar akarak anneannesini evine kadar sürünüyor ve orada yığılıp kalıyor.</p>
<p>Hastaneye yetiştiriliyor, yoğun bakıma alınıyor…</p>
<p>Neyse ki genç öğretmen hayati tehlikeyi atlatıyor, yaşama döndürülüyor, vücudundaki darp izleri, bıçak yaraları iyileştiriliyor, yakın zamanda taburcu edilir…</p>
<p>İyi de,</p>
<p>Bu genç kızımızın yüreğindeki yaralar iyileşecek mi…</p>
<p>Ya da ne kadar zamanda…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>Gün geçmiyor ki, gazetelerimizde benzeri haber okumayalım…</p>
<p>Sokak ortasında saldırı yapılıyor…</p>
<p>Aynen hafta içinde Pasinler ilçemizin merkezinde genç bir öğretmene yapılan saldırı gibi…</p>
<p>Arka planında ne olursa olsun…</p>
<p>Hangi sebeple yapılmış olursa olsun, bir insanın hayatına yönelen böyle bir olayda sessiz kalmak, susmak, görmemek, bilmemek insanlık onuruyla bağdaşmıyor…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>Bize neler oluyor, söyler misiniz ?..</p>
<p>Toplumu derinden yaralayan bir çok olay karşısında ‘üç maymunu oynuyoruz”</p>
<p>Emniyet teşkilatımız, görgü şahitlerinden ihbar bekliyor ama çıt yok.</p>
<p>Bu durum yalnızca Pasinler’de yaşanan saldırıda değil, ülkenin birçok yerinde yaşanan olaylarda da farklı değil…</p>
<p>Bırakınız büyük olayları, sosyal yaşamda en küçük kuralı ihlal edenler karşısında bile duyarsızlığımız sürüyor…</p>
<p>Hep birilerinden müdahale bekliyoruz ama, ‘o birileri neden biz değiliz ?..’ diye kendimize sormuyoruz…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Toplumumuzda yeterli sayıda “Birey” yetiştirememekten yakınırız.</p>
<p>Hakkını aramasını bilen, sorumluluklarının farkında olan, olumsuzluklar, haksızlıklar karşısında direnen ve karanlıkları aydınlatmak isteyen ve tepki koyan bireyler…</p>
<p>Görünen o ki, sosyal yaşamda ‘Bireylerin’ sayısını artırmadıkça, daha epey bir zaman ‘Üç maymunu’ oynamaya devam ederiz…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23327-%e2%80%9cuc-maymunu-oynamak%e2%80%9d-cok-bilinen-bir-deyimdir%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MARKALARI KORUMAK YA DA YOK ETMEK…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23128-markalari-korumak-ya-da-yok-etmek%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23128-markalari-korumak-ya-da-yok-etmek%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2011 06:46:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=23128</guid>
		<description><![CDATA[Deniyor ki; “Marka kentler, ulusların ekonomik ve kültürel güç evleridir…”
Burada sorulması gereken soru şu;
Erzurum şehir&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Deniyor ki; “Marka kentler, ulusların ekonomik ve kültürel güç evleridir…”</p>
<p>Burada sorulması gereken soru şu;</p>
<p>Erzurum şehir olarak Marka Kent olmaya ne kadar hazır…</p>
<p>Ya da marka kentlerde ön plana çıkan Turizmi istiyor mu, diğer sektörlerin yanı sıra Turizme karar vermiş mi…</p>
<p>2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarını gerçekleştirdiğimiz dönemde kente gelen  Japonlar’ın benzettiği Orta Çağ kenti görüntüsünden kurtulabilecek miyiz…</p>
<p>Yerel Yönetimler, kenti hazırlayabilecek mi…</p>
<p>Mevcut markalarımızı koruyup, ulusal bir marka haline getirebildik mi, ya da  yok mu ettik !..</p>
<p>Aslında bu ve benzeri soruları uzatabiliriz…</p>
<p>Çünkü bu soruların daha fazlası Cumartesi gecesi yapılan toplantıda seslendirildi…</p>
<p>Geleneksel kültürümüzü, tarihi dokumuzla sentezleyebilir, potansiyellerimizi harekete geçirebilir, var olan markalarımıza sahip çıkabilirsek, en önemlisi kendimizle barışabilirsek başarabiliriz…”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>***</p>
<p>Albayrak’ın 7 Mart tarihli nüshasında “Marka Kent” başlıklı yazımızdan bir alıntı yaptık…</p>
<p>Cumhurbaşkanımızın Genel Sekreti Prof.Mustafa İsen’in katılımı ile yapılan ‘Marka Kentler’ projesi kapsamında ‘Erzurum’u nasıl marka kent yaparız’ konulu toplantı sonrasında yazmıştık.</p>
<p>O toplantıda hemen bir çok kişinin üzerinde durduğu konu, Kentin marka olabilmesi için, mevcut markaların korunması, bunların ulusal ve uluslar arası hale getirilmesi; yanı sıra da yeni markaların üretilmesi hususunda çalışmaların yapılması idi…</p>
<p>***</p>
<p>Erzurum,önemli markalara sahip bir kenttir… Bu anlamda en önemli markamız hiç kuşku yok ki, Atatürk Üniversitesidir…</p>
<p>Yine bu kenti Türkiye’de başarı ile temsil eden bir başka markamız Erzurumspor’du…</p>
<p>Ne yazık ki, el birliği ile Erzurum’un bu önemli markasını tarihin tozlu sayfalarına gömdük…</p>
<p>Bir daha oradan çıkabilir mi bilmiyorum ama,Erzurumspor’un eski görkemli günlerine kavuşabilmesi doğrultusunda gerekli çalışmaların ivedilikle yapılması kanaatini taşıyanlardanım…</p>
<p>***</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonu Cumhuriyet Caddesinde bir grup taraftarın gösterisi vardı. Bölgesel Amatör futbol liginde mücadele eden Erzurum Büyük Şehir Belediyesi Futbol takımı bulunduğu kümede rakiplerini geride bırakarak ligler bitmeden birinciliği garantilemiş…</p>
<p>Doğrusu büyük başarı !..</p>
<p>Dahası bu birinciliği garantilerken tek mağlubiyet almışız…</p>
<p>Kimden mi&#8230;</p>
<p>Dersimspor’dan !..</p>
<p>***</p>
<p>Merak ettim gruptaki diğer takımlara baktım;</p>
<p>Kağızmanspor, Ardahan Belediye, Karaçomakspor; gruptaki 10 takımdan bir kaçı…</p>
<p>Bayağı zorlu bir grupmuş…</p>
<p>***</p>
<p>Erzurumspor, bir zamanlar Türkiye liglerinin tek namağlup takımı olarak bir üst lige yükselmişti, o günleri yaşayanlar gururla anlatırlar…</p>
<p>Hele o yıl dünya markası isim, Brezilyalı Didi’nin başında bulunduğu Fenerbahçe’yi yenmemiz de büyük sükse yaratmıştı…</p>
<p>Çok uzağa gitmeye gerek yok, Türkiye birinci ligine yükseldiğimiz dönemde Erzurumspor gittiği her deplasmana en az 5 bin kişi ile gidiyordu. İstanbul’da 20 bin seyirciyle oynadığı maç, birinci ligdeki birçok takımı kıskandırmıştı…</p>
<p>***</p>
<p>Galatasaray gibi bir markayı Türkiye Kupasının dışına ittiğimizde, Galatasaray taraftarları da Erzurumsporluydu…</p>
<p>Geçtiğimiz Cumartesi Cumhuriyet Caddesindeki cılız coşkuya bakınca Erzurumspor gibi ulusal markamıza sahip çıkamayıp, ne hale getirdiğimizi görüp hüzünlendim…</p>
<p>Ne yazık ki, Erzurumspor’un sahipsiz bir şekilde hızlı düşüşünü seyredildi, sahiplenilmedi ve sözler tutulmadı…</p>
<p>Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzon gibi devlerle aynı ligde yer alıyorken; şimdi Karaçomak ve Dersimspor önünde birinci olmayı zafer addediyoruz…</p>
<p>Geldiğimiz noktaya sevinmeli miyiz, yoksa üzülmeli miyiz, karar sizin…</p>
<p>***</p>
<p>Evet, “Marka kentler, ulusların ekonomik ve kültürel güç evleridir…”</p>
<p>Marka Kent de ancak ürettiğiniz ve sahip olduğunuz markalarla mümkündür…</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/23128-markalari-korumak-ya-da-yok-etmek%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeniden doğuş</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/22848-yeniden-dogus-2</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/22848-yeniden-dogus-2#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Mar 2011 10:09:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=22848</guid>
		<description><![CDATA[Kış…
Uçsuz bucaksız, göz alabildiğince beyazlık…
Beyaz güzeldir, saftır, temizdir ve asla leke kaldırmaz&#8230;
Kışı güzel kılan kardır&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kış…</p>
<p>Uçsuz bucaksız, göz alabildiğince beyazlık…</p>
<p>Beyaz güzeldir, saftır, temizdir ve asla leke kaldırmaz&#8230;</p>
<p>Kışı güzel kılan kardır ve bütün çirkinlikleri örter…</p>
<p>Karın yağışını seyretmeye doyum olmaz…</p>
<p>Milyonlarca beyaz kelebeğin, küçük titreyişlerle yere inmesini seyretmek ayrı bir güzelliktir…</p>
<p>Kar, aynı zamanda tabiatı da kış uykusuna yatıran, doğayı sarıp sarmalayan muhteşem örtüdür…</p>
<p>Bütün bu güzelliğinin yanı sıra karın dondurucu, çileli bir yönü de vardır ve bu yönü oldukça da zorludur…</p>
<p>Günü geldiğinde güzel ama bir o kadar da dondurucu olan kar, yavaş yavaş doğadan çekilmeye başlar ve adeta kum kum olmuş soğuk kar yumaklarının arasından kar taneleri kadar seyrine doyum olmayan güzel, temiz, zarif ve latif bir güzellik fışkırır…</p>
<p>Beyaz fanusun içinde titreyen mor bir damla halindeki Kardelenler…</p>
<p>Beyaz ve mor kardelenler kışın bittiğini, baharın gelmekte olduğunu müjdeleyen öncü çiçektir…</p>
<p>O kadar narin ve zariftir ki, dokunmaya bile kıyamazsınız…</p>
<p>Kar içinden fırlayan kardelen, aynı zamanda çileden çıkışı, doğumu müjdeler…</p>
<p>Uzun kış mevsimi boyunca beyaz örtü altında uyuyan doğa, bütün haşmetiyle uyanmakta; sarı, kırmızı, yeşil, mor, pembe rengarenk çiçeklerini insanlara sunmaya hazırlanmaktadır.</p>
<p>İşte Nevruz, doğanın bu kutlu doğum günüdür…</p>
<p>Nevruz, doğanın olduğu kadar Türk Milletinin de bir anlamda tarih sahnesine yeniden çıkışının müjdecisidir…</p>
<p>***</p>
<p>Türk Milleti’nin en büyük destanı Ergenekon’da Rivayet olunur ki,</p>
<p>Göktürklere savaş açanlar, hile ile bu savaşı kazanırlar. Savaştan sağ olarak kurtulan Göktürkler sarp dağlardan geçerek kimsenin kendilerini bulamayacağı bereketli bir ovaya yerleşirler.</p>
<p>Ergenekon adı verilen bu yurtta giderek çoğalırlar.</p>
<p>Ergenekon, kendilerine yetmeyince, etraflarındaki, demir bir dağı  eriterek buradan çıkmak isterler ve bir çıkış ararlar.</p>
<p>Millete bir Bozkurt yol gösterir ve Ergenekon’dan çıkarır.</p>
<p>İşte Ergenekon’dan ayrılış günü, yeni yılın da başlangıç tarihi olarak kabul edilir.</p>
<p>Göktürk Hakanları her yıl bu tarihte kızdırdıkları demiri örs üzerinde çekiçle döverek, o günü simgeleştirirler.</p>
<p>Bu tarih Türkler için bir kurtuluş günü olarak kabul edilir ve doğadaki dirilişle özdeşleştirilir</p>
<p>Bu gün dünyanın çeşitli yerlerindeki Türk devletlerinde Nevruz, yeniden doğuşun günü olarak coşku ile kutlanıyor…</p>
<p>Çünkü Nevruz, Türkler’in 12 hayvanlı takviminde ve Selçuklular&#8217;ın ‘Takvim-i Meliki, Takvim-i Sultani’ve ‘Takvim-i Celali’ takvimlerinde yılbaşı olarak biliniyor ve günlerce önceden Nevruz kutlamaları başlıyor.</p>
<p>Yine Kayı boyunun temsilcisi ve Osmanlı ailesini çıkarmış olan ve Karakeçili aşireti mensupları Ertuğrul Gazi türbesi etrafında 21 mart gününü kutlamakta ve bu bayramın bir diğer adının da ‘Yörük Bayramı’ olduğu bilinmekte…</p>
<p>***</p>
<p>Yalnızca Türk devletlerinde değil, Doğu Milletlerinin bir çoğunun geleneksel yapısında Nevruz kutlaması var…</p>
<p>Uzak doğudan tutunuz da dünyanın birçok ülkesine kadar…</p>
<p>Çünkü Nevruz tam anlamıyla bir Şark bayramı…</p>
<p>Orta Asya’da Nevruz’a aylar öncesinden hazırlanılıyor.</p>
<p>***</p>
<p>Nevruz kutlamalarında ‘Hunça’ hazırlanıyor.</p>
<p>‘Hunça’ bir tepsi içerisine hazırlanan 7 yiyecekten oluşuyor.</p>
<p>Bir çok anlam taşıyan bu yiyecekler konuklara ikram ediliyor.</p>
<p>Bu gün bu gelenek Erzurum’un kuzey bölgesinde sürdürülmekte…</p>
<p>Geleneksel kültürümüzün devam ettirildiği Nevruz şenlikleri aynı zamanda Altaylardan başlayıp Avrupa’ya uzanan coğrafyada Türk Milleti’nin milli günü olarak kutlanmağa devam ediliyor.</p>
<p>Birkaç günden bu yana Orta Asya’daki Türk yurtlarında Nevruz coşkusu vardı.</p>
<p>Aynı coşku bu gün Türkiye’de yaşanacak…</p>
<p>Millet, sevgiyle, saygıyla kucaklaşıp, bayramlaşacak.</p>
<p>***</p>
<p>Nevruz, sevgi ve saygıdır…</p>
<p>İnsanların kardeşçe kucaklaşması, milli birlik ve beraberliğin, birlikte yaşama arzusunun ortaya konmasıdır.</p>
<p>Geleneksel yapının devam ettirilmesi, bolluk ve bereketin sembolüdür.</p>
<p>Ve Nevruz, hayata yeniden merhaba demektir…</p>
<p>Kutlu olsun…</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/22848-yeniden-dogus-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MARKA KENT ERZURUM…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/22291-marka-kent-erzurum%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/22291-marka-kent-erzurum%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2011 16:50:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=22291</guid>
		<description><![CDATA[Cumartesi akşamı Gençlik ve Spor il Müdürlüğünün yeni binasında ‘Marka Kent’ konulu bir toplantı yapıldı.
Öncelikle&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span><span>Cumartesi akşamı Gençlik ve Spor il Müdürlüğünün yeni binasında ‘Marka Kent’ konulu bir toplantı yapıldı.</span></span></div>
<div><span><span>Öncelikle Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün Oyunlar öncesinde çok hızlı bir şekilde bitirip hizmete açıkları yeni hizmet binası fevkalade olmuş. Hele toplantı salonu mükemmel… Şehir merkezinde böylesi toplantı salonlarına çok ihtiyacımız var, Fatih Çintimar’ı çabasından ötürü kutluyorum… </span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>2011 dünya Üniversiteler Kış Oyunlarının başarı ile üstesinden gelen Erzurum, kent olarak marka olmayı hak ediyor ve bu doğrultuda ciddi çalışmalar ortaya konulmalı ve yeni pencereler açacak beyin fırtınalarının yapılması gerekiyor… </span></span></div>
<div><span><span>Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof.Dr.Mustafa İsen’in Erzurumlu yöneticiler ve basın mensuplarıyla böylesi bir toplantı yapmasının amacı da Marka Kent kavramını açıklamak ve bu doğrultuna deler yapılması gerektiğini ortaya koymaktı… </span></span></div>
<div><span><span>“KADİM ŞEHRİN YILDIZINI PARLATMAMIZ LAZIMDIR…”</span></span></div>
<div><span><span>Prof.Mustafa İsen, Sakaryalı… </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’u ve Erzurum kültürünü yakından tanıyan bir bilim adamı… </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’un 2011 oyunlarından sonra, somut adımlar atarak hem dünyanın tanıdığı bir kış turizm merkezi olmasını hem de ekonomik anlamda fert başına düşen gelirini artırmasını istiyor. Bu anlamda ‘önümüze hedefler koymalıyız” diyor… </span></span></div>
<div><span><span>‘Erzurum artık bundan sonra Olimpiyat düzenleyen şehir olmalı… Şehrinin tarihini yazanlar olimpiyatlardan önce ve olimpiyatlardan sonra diye ikiye ayırarak izah etme ihtiyacı duyacaklar…’ </span></span></div>
<div><span><span>Konuşmasında Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Beş Şehir’den de örnek veren Mustafa İsen diyor ki; “ Erzurum, kadim şehirdir, derinliği olan şehirdir… Yıldızını parlatmamız lazımdır…”</span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’un mevcut potansiyeline bakıldığında Marka Kent olmak için her şey mevcut… binlerce yıllık bir geçmişe, tarihi ve kültürel birikime sahip… </span></span></div>
<div><span><span>Yanı sıra bulunduğu coğrafyanın lideri… Sağlık, eğitim ve turizm alanında yaşanan gelişmelerle de yıldızı parlayan kent… Mevcut potansiyelleri bakımından batıdaki Kış Turizm merkezleri ile mukayese edildiğinde ekonomik anlamda çok gerilerdeyiz… </span></span></div>
<div><span><span>Mustafa İsen’in tespitiyle Avrupa’da milli geliri 25 bin Avro olan ülkelerde, kış merkezlerinin bulunduğu Alplerin zirve yamaçlarındaki köylerde yaşayanların milli geliri ülke gelirinin en az 3-4 misli fazla… </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’a baktığımızda durum bir hayli kötü… Milli gelirden en az pay alan iller arasındayız… </span></span></div>
<div><span><span>Bu açıdan yerel ürün ve üretimlerimizle marka olma yolunda önemli çaba harcamalıyız… </span></span></div>
<div><span><span>Deniyor ki; “Marka kentler, ulusların ekonomik ve kültürel güç evleridir…”</span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>Burada sorulması gereken soru şu; </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum şehir olarak Marka Kent olmaya ne kadar hazır… </span></span></div>
<div><span><span>Ya da marka kentlerde ön plana çıkan Turizmi istiyor mu, diğer sektörlerin yanı sıra Turizme karar vermiş mi… </span></span></div>
<div><span><span>2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarını gerçekleştirdiğimiz dönemde kente gelen Japonlar’ın benzettiği Orta Çağ kenti görüntüsünden kurtulabilecek miyiz… </span></span></div>
<div><span><span>Yerel Yönetimler, kenti hazırlayabilecek mi… </span></span></div>
<div><span><span>Mevcut markalarımızı koruyabilip ulusal bir marka haline getirebildik mi, yoksa yok mu ettik !..</span></span></div>
<div><span><span>Aslında bu ve benzeri soruları uzatabiliriz… </span></span></div>
<div><span><span>Çünkü bu soruların daha fazlası Cumartesi gecesi yapılan toplantıda seslendirildi… </span></span></div>
<div><span><span>Geleneksel kültürümüzü, tarihi dokumuzla sentezleyebilir, potansiyellerimizi harekete geçirebilir, var olan markalarımıza sahip çıkabilirsek, en önemlisi kendimizle barışabilirsek başarabiliriz… </span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>Cumartesi gecesi toplantıya katılanlar marka kent konusunda öneriler getirdiler, sorular sordular… </span></span></div>
<div><span><span>Öyle zannediyorum ki toplantının en kısa ve en anlamlı sorusunu meslektaşımız Recep Kapucu sordu…</span></span></div>
<div><span><span>Dedi ki, “Marka kent olmak için kentin yöneticilerinin marka isimlerden seçilmesi gerekmez mi?&#8230;”</span></span></div>
<div><span><span>Siz ne dersiniz… </span></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/22291-marka-kent-erzurum%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/21893-vergilendirilmis-kazanc-kutsaldir%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/21893-vergilendirilmis-kazanc-kutsaldir%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Feb 2011 08:24:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=21893</guid>
		<description><![CDATA[İçinde bulunduğumuz hafta Vergi Haftası…
Hafta boyunca çeşitli etkinlikler yapılacak, paneller yapılacak, bilgilendirme toplantıları düzenlenecek ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İçinde bulunduğumuz hafta Vergi Haftası…</p>
<p>Hafta boyunca çeşitli etkinlikler yapılacak, paneller yapılacak, bilgilendirme toplantıları düzenlenecek ve kurumsal anlamda ziyaretler yapılacak…</p>
<p>En önemlisi de ilköğretim çağındaki çocuklarımıza yönelik bilgilendirmelerin yapılacak olması…</p>
<p>Amaç, geleceğin ülke yöneticilerini vergi hususunda bilinçlendirmek…</p>
<p>***</p>
<p>Dünyanın birçok ülkesinde ticaret ve kazanç kayıt altına alınmış ve hassasiyetle de takip ediliyor.</p>
<p>Bizim ülkemizde kazancı vergilendirme ve kayıt altına alma çalışmaları hızla devam ediyor. Nitekim geçtiğimiz yıl çıkarılan ‘Vergi Barışı Yasası’ bu amaca yönelikti ve Maliye Bakanlığı bu uygulamadan ciddi sonuçlar elde etti. </p>
<p>Şimdi yeni bir uygulama gündemde…</p>
<p>Cumhurbaşkanımızın onayını bekleyen ‘Torba Yasa’ içerisinde bulunan ve Kamu Alacaklarını Yeniden Yapılandıracak yasa…</p>
<p>Emlak Vergisinden, Trafik borçlarına kadar birçok kamu alacağını yapılandıracak olan yasayı herkes dört gözle bekliyor.</p>
<p>İnsanlar birçok sebepten ötürü ödeyemediği ya da geciktirdiği ödemelerini üç yıllık bir takvime yayarak ödeyecek, öte yandan vergi daireleri de binlerce dosyayı hem tahsil edecek, hem de raflarını ferahlatacak.</p>
<p>Ancak Vatandaşlık görevini zamanında yapan, devlete ait yükümlülüklerini yerine getiren vatandaş da ‘Vatandaşlık görevimizi zamanında tam olarak yapmakla hata mı ettik’ diye içinden kendi kendine soruyor.</p>
<p>Aslına bakarsanız vatandaşlık görevini tam olarak zamanında yerine getiren hata etmemiş, kutsal bir görevi yerine getirmiştir.  Hatalı olan borcunu zamanında ödemeyendir ve onların da mutlaka geçerli sebepleri vardır. Devletimiz bu vatandaşlarımızın da mağduriyetini gideriyor…</p>
<p>***</p>
<p>Türkiye’de toplanan verginin yüzde sekseni dört ilden (Ankara, İstanbul, İzmir, Kocaeli) tahsil ediliyor.</p>
<p>Türkiye’deki 12 il kendi kendine yetiyor…</p>
<p>Ödediği vergi ile devletten aldığı pay birbiriyle örtüşüyor.</p>
<p>Geriye kalan illerin ödediği vergi, devletten aldıkları payın çok altında…</p>
<p>Erzurum da bu illerden biri…</p>
<p>Ödediğimiz verginin Türkiye hazinesindeki payı binde iki…</p>
<p>Buna bağlı olarak gayri safi milli hasıladan aldığımız pay da çok düşük…</p>
<p>Yine rakamlara baktığımızda tahakkuk eden vergi ile tahsil edilen vergi arasında büyük farklar var.</p>
<p>Tahakkuk yüksek, tahsilat düşük…</p>
<p>***</p>
<p>Vergi Haftasını kutladığımız bu günlerde Erzurum’un Vergi fotoğrafı bu…</p>
<p>Yaşadığımız kentin hayat standardının yükseltilmesi adına devletimizin yatırımları fevkalade önemlidir.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde başarı ile tamamladığımız Dünya Üniversite Kış Oyunları, Erzurum’un uluslar arası anlamda tanınması ve yeni yatırımların önünün açması açısından dönüm noktasıydı.</p>
<p>Yine Hizmet, Sağlık ve Eğitim alanında yaşanan gelişmeler de şehrin sosyal ve ekonomik yaşamını olumlu anlamda etkiliyor.</p>
<p>Erzurum ve bölgenin en önemli sektörü Hayvancılığın da eski gücüne kavuşması Erzurum ekonomisini güçlendirecek ve insanımızın hayat standardını yükseltecektir.</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/21893-vergilendirilmis-kazanc-kutsaldir%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum önemli referans…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/21307-erzurum-onemli-referans%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/21307-erzurum-onemli-referans%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 12:46:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=21307</guid>
		<description><![CDATA[25.Dünya Üniversiteler Kış Oyunları sona erdi ancak daha epey bir süre değerlendirme ve tartışmalar devam&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>25.Dünya Üniversiteler Kış Oyunları sona erdi ancak daha epey bir süre değerlendirme ve tartışmalar devam edecek.</p>
<p>Bence devam etmesi de gerek…</p>
<p>***</p>
<p>Şurası bir gerçek ki Erzurum, Türkiye’nin bundan sonraki uluslar arası spor ve etkinlikleri için önemli bir referans olmuştur.</p>
<p>Nasıl ki, Üniversite Kış Oyunlarına aday olduğumuzda İzmir Yaz Oyunları bizim için önemli bir referans olduysa, Erzurum da bu anlamda artık mihenk taşı konumundadır…</p>
<p>Nitekim, 2013 yılında yapılacak <strong>Akdeniz Oyunları</strong> için <strong>Erzurum</strong>’daki başarı örnek gösterildi.</p>
<p>Mersin’in aday olduğu oyunlar için Yunus Akgül; <strong>“Erzurum’daki Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarına tüm dünya hayran kaldı. Mersin’i almamız halinde Akdeniz Oyunları’nın en görkemlisini yapacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın” </strong>diyor…</p>
<p>Erzurum adına sevindirici bir gelişme…</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>ESNAF NE KAZANDI YA DA KAZANAMADI…</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Gelelim oyunlardan elde ettiğimiz kazanca…</p>
<p>Ticaret ve Sanayi Odamızın verilerine göre oyunların icra edildiği 11 günlük süre içerisinde Erzurum’a 6 milyon dolar para girmiş…</p>
<p>Gelen misafirler cağ kebabı yemiş, hediyelik eşya ve halı almışlar…</p>
<p>Diğer sektörlerde hareketlenme olmamış…</p>
<p>Olamazdı da çünkü oyunları aldığımız 2007 yılından itibaren hemen herkes bir konunun altını ısrarla çizdi.</p>
<p>Defalarca yazdık…</p>
<p>Yalnızca oyunlar zamanında değil, sair zamanlarda da Erzurum’a kayak için gelenleri şehre indiremezsek kış Turizminden gerektiği gibi nasiplenemeyiz diye…</p>
<p>Dağda yıldızlı otellerimiz var ancak benzerleri şehirde yok.</p>
<p>Erzurum’un ciddi alamda konaklama sorunu var.</p>
<p>Şehirde konaklamayan insanlar, Erzurum sokaklarında gezemiyor, kafeteryasında ya da kahvesinde oturamıyor, lokantasında yemek yiyemiyor.</p>
<p>Eğlencesi yalnızca otellerin gürültülü diskotekleri ile sınırlı…</p>
<p>Onları Erzurum tarihi, kültürü ve musikisiyle tanıştıramazsanız kazancınız da olamaz…</p>
<p>***</p>
<p>Oyunlar sonrasında yine yapılan ekonomik değerlendirmede büyük AVM’lerin oyunlardan kârla çıktığını görüyoruz.</p>
<p>Gelen yabancılar, AVM’de Cafe ve Restaurantları tercih etmişler.</p>
<p>Kent merkezinde benzeri bir çok yerin faaliyet göstermesi; yanı sıra kültürümüzün ve musikimizin icra edildiği mekanları da oluşturmamız</p>
<p>gerekiyor.</p>
<p>En başta da konaklama imkanlarını artırmak gerek…</p>
<p>Kentsel düzenlemede sosyal ve kültürel alanların oluşturulma görevi kiminse o kurumun bu görevini layıkıyla yapması gerektiği düşüncesindeyiz…</p>
<p>Yoksa daha çok uluslar arası organizasyonlardan kazançsız çıkarız…</p>
<p>***</p>
<p>Oyunlar bitti ve bir çok kurum kendi zaviyesinden değerlendirmesini yapıyor.</p>
<p>Geçlik ve Spor Müdürü <strong>Fatih Çintimar</strong> da değerlendirmede bulunmuş.<strong>Çintimar</strong> diyor ki; <strong>“Bu kent olimpiyatı hak etti… 2018 Kış Olimpiyatlarına aday olacaksak, 2019 Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarına aday olmanın mantığı yok… Erzurum, hedefini olimpiyat olarak koymalıdır”</strong></p>
<p>Tamamen katılıyoruz…</p>
<p>Erzurum’un bundan sonrası için en önemli hedefi Kış Olimpiyatlarıdır. Öte yandan mevcut tesisleri iyi kullanmalı yalnızca Türkiye’nin değil,bulunduğu coğrafyadaki ülkelerin kamp merkezi olmalıdır.</p>
<p>Bu doğrultuda Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül’ün önemli bir çaba içerisinde olduğu da biliniyor.</p>
<p>***</p>
<p>Değerlendirmeler ve tartışmalar sürecek.</p>
<p>Herkes bu değerlendirme ve tartışmalardan bir şeyler çıkarmalı ve yaşadığımız kenti geleceğe hazırlamalıyız…</p>
<p>***</p>
<p>Bu gün sevgililer, sevgilisi iki cihan saadeti, varlık sebebimiz Sevgili Peygamberimizin hicri takvime göre doğum yıldönümü…</p>
<p>Bu gece Mevlit Kandili…</p>
<p>Kutlu olsun…</p>
<p><strong>Feridun Fazıl Özsoy</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/21307-erzurum-onemli-referans%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>OYUNLARI YÜZÜMÜZÜN AKIYLA BİTİRDİK</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/21054-oyunlari-yuzumuzun-akiyla-bitirdik</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/21054-oyunlari-yuzumuzun-akiyla-bitirdik#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Feb 2011 10:06:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=21054</guid>
		<description><![CDATA[Yapabilir miyiz, takvimin gerisine mi düştük…
Acaba organizasyon nasıl olacak vs…
Kafalarda o kadar çok soru vardı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapabilir miyiz, takvimin gerisine mi düştük…</p>
<p>Acaba organizasyon nasıl olacak vs…</p>
<p>Kafalarda o kadar çok soru vardı ki…</p>
<p>Yalnızca yabancılar değil, biz de bu soruları kendimize çok sorduk…</p>
<p>Ama en güzel ve net cevabı oyunlar bittiğinde verdik.</p>
<p>FİSU Başkanı George Killian, “talip olduğunuz takdirde 2017-2019-2021 üniversite Kış oyunlarını Erzurum’a verebiliriz” sözleri, bizim bu organizasyondaki başarımızın adeta bir tescili…</p>
<p>1543 Sporcu ve 844 resmi görevli Erzurum’a geliş ve dönüşleriyle birlikte 13 gün bu kentte misafir oldular.</p>
<p>27 Ocak günü muhteşem bir açılış ile oyunlar meşalesi yakıldı ve en az o gece kadar görkemli bir törenle de Pazar gecesi kapanışı yaptık ve oyunlar meşalesini bir dahaki Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarına ya da Olimpiyatlara kadar söndürdük…</p>
<p>***</p>
<p>George Killian, Erzurum için;Kış Başkenti olmaya aday şehir” diyor.</p>
<p>Doğrusunu isterseniz bu düşünceler bizim duygularımızı okşuyor ama, Kış Başkenti olmak için çok çalışmamız gerektiği fikrindeyim.</p>
<p>Artık ‘şark kurnazlığı’ bir kenara bırakılmalı, kenarda durup ortada bulunma çabası rağbet  görmüyor. Yaşadığınız kenti yeni ufuklara hazırlamanın yolu zihniyet devriminden geçiyor. Büyük düşünmek ve uygulamak zorundasınız.</p>
<p>2011 Erzurum için dönüm noktası… Ancak bu oyunlar, sosyal, ekonomik., siyası, kentsel ve özellikle de yerel anlamda Erzurum için milat olmalı…</p>
<p>Erzurum’u bundan sonra yönetmeye talip olanlar bu vizyonu taşımalı diye düşünüyoruz…</p>
<p>OYUNLARIN AÇILIŞI VE KAPANIŞI GÖRKEMLİYDİ…</p>
<p>Dünyada 2011 oyunları benzeri organizasyonların açılış ve kapanış törenleri merak edilmiştir. Bizim oyunların açılış ve kapanış törenleri de merak edildi ve ilgi gördü.</p>
<p>Oyunların açılış töreni Erzurum tarihinden ve kültüründen örnekler vermesi açısından güzeldi. Erzurum halk oyunlarından Baş Bar’ın farklı bir yorumla sunulması, folklorumuzun dünyaya tanıtımı açısından fevkalade önemliydi ve ilgi gördü.</p>
<p>Açılış töreninin ardından kendisiyle konuştuğumuz bir folklor araştırmacımız, daha hareketli olan ‘Koçeri’ oyunu koysaydılar daha iyi olurdu dedi…</p>
<p>Aklın yolu bir… Kapanışta da ‘Koçeri’ oyunu sunuldu ve alkışlandı…</p>
<p>Erzurum Çarşı Pazar türküsünün orkestra tarafından farklı bir yorumla sunulması da ayrı bir güzellikti…</p>
<p>Nuh Tufanından sonra Anadolu’nun uyanışı ve Anadolu’ya açılan kapı Erzurum’dan giren uygarlıkların anlatıldığı sahneler ilgi ile seyredildi.</p>
<p>Kapanış gösterisinin en ilginç sahnesi Troyalılar’ın Kafkas dansları gösterisiydi…</p>
<p>***</p>
<p>25.Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarını yüzümüzün akıyla bitirdik. Oyunlardaki başarımızın arkasında kuşku yok ki önemli insanlar var. Ve onlar en büyük teşekkürü hak ediyorlar.</p>
<p>Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak yönetimindeki ekip, oyunları eksiksiz bitirdi.</p>
<p>Burada hiç kuşku yok ki, Başbakan recep Tayyip Erdoğan’ın koyduğu irade ve destek her türlü takdirin üzerinde…</p>
<p>Faruk Nafiz Özak ve Sağlık Bakanımız ve bir anlamda ev sahibi konumunda olan Prof.Dr. Recep Akdağ, oyunların mükemmel olması yolunda önemli çaba harcadılar. … Spordan Sorumlu Bakan olarak Faruk Nafiz Özak’ın gayreti unutulmaz…</p>
<p>Sağlık Bakanlığının hakkını teslim etmemiz gerekiyor… Oyunlar süresince verilen sağlık hizmeti mükemmelin üzerindeydi ve sağlık alanında nereye ulaştığımızın bir kanıtı idi</p>
<p>Koordinatör Bekir Korkmaz bu süreçte büyük bir çaba harcadığını yakından biliyoruz.</p>
<p>Keza ilgili spor federasyonu başkanları Buz Hokeyi Federasyonu Başkanı Akın Klavuz, Buz Pateni Federasyonu Başkanı Fahrettin Kandemir ve Kayak Federasyonu Başkanı Özer Ayık, ciddi çaba sahibi başkanlar…</p>
<p>Kış Oyunlarında buz üzerinde ilk ve tek madalyamızı Buz Dansında aldık.</p>
<p>Başkan Fahrettin Kandemir, Short Track ve Buz dansına getirdiği yabancı hocalarla sonuca gitti ve buz dansında yarışan devler arasından Gümüş Madalya aldık.</p>
<p>Kayak Federasyonu Başkanı Özer Ayık, oyunların alındığı günden kapanışa kadar büyük emek harcadı. Tesislerin yapımı, dağın hazırlanması ve organizasyonda müthiş çalışmalar yaptı ve hep işin mutfağında kaldı.</p>
<p>Benzer temponun Erzurum ve diğer kayak merkezlerinde devam ettirileceğini biliyoruz.</p>
<p>***</p>
<p>Ve, Yunus Akgül…</p>
<p>Başarının arkasındaki en önemli isim…</p>
<p>Çalışmasının büyük bölümünü Erzurum’da geçiren, oyunların başlamasına iki ay kala tamamen Erzurum’a yerleşen, mütevazı bir Genel Müdür…</p>
<p>Faruk Nafiz Özak ve Yunus Akgül..</p>
<p>İki önemli sorumlu…</p>
<p>Başarıyı herkes sahipleniyor ve ondan kendine bir pay çıkarıyor ama eğer başarısız olsaydık bunun faturası en başta Faruk Nafiz Özak ve Yunus Akgül’e kesilecekti…</p>
<p>Ancak her ikisi de başarısızlığı hiç düşünmediler.</p>
<p>Yunus Akgül, geceli gündüzlü çalışmasıyla Erzurum’u geleceği hazırlarken, aynı zamanda bölge illerinin de kayak merkezi olabilmesi yolunda önemli adımlar attı.</p>
<p>Erzurum, çevre illeriyle Kış başkenti olma yolunda ilerliyor.</p>
<p>Yunus Akgül, öylesi bir sorumluluk içinde ki, sık sık tekrarladığı ifadeyi bir kez daha tekrarlamak lazım…</p>
<p>Diyor ki; “Önümüze bir hedef koyduk, 2014 Soçhi ve sonraki Kış Oyunları… Bu oyunlara iddia sahibi sporcularla katılamazsak, bu tesislerde dünya İle yarışacak sporcu yetiştiremezsek, Milletimiz bizden hesap sorar ve sormalı da…”</p>
<p>***</p>
<p>Oyunlara zamanından önce hazır olma ve dünyanın en iyileri arasındaki tesisler…</p>
<p>Rekor katılım,</p>
<p>İyi organizasyon</p>
<p>Üst düzey memnuniyet ,</p>
<p>Muhteşem açılış ve kapanış…</p>
<p>Ve Buz tarihinde ilk madalya…</p>
<p>Daha ne olsun ki…</p>
<p>Emeği olanlara teşekkür…</p>
<p><strong> Feridun Fazıl Özsoy</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/21054-oyunlari-yuzumuzun-akiyla-bitirdik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERZURUM’A SÖZ VERİYORUM; BU ŞEHİR SPOR MERKEZİ OLACAK…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/20703-erzurum%e2%80%99a-soz-veriyorum-bu-sehir-spor-merkezi-olacak%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/20703-erzurum%e2%80%99a-soz-veriyorum-bu-sehir-spor-merkezi-olacak%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2011 07:39:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=20703</guid>
		<description><![CDATA[“ERZURUM’A SÖZ VERİYORUM; BU ŞEHİR SPOR MERKEZİ OLACAK…”
 
Bu sözler Gençlik ve Spor Genel Müdürü Sayın Yunus&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span><span><strong>“ERZURUM’A SÖZ VERİYORUM; BU ŞEHİR SPOR MERKEZİ OLACAK…”</strong></span></span></div>
<div><span><span> </span></span></div>
<div><span><span>Bu sözler Gençlik ve Spor Genel Müdürü Sayın <strong>Yunus Akgül</strong>’e ait…</span></span></div>
<div><span><span>25.Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarının hazırlık safhasında çalışmaları izlemek üzere sıkça Erzurum’a gelen <strong>Yunus Akgül</strong>, oyunların başlamasına bir ay kala tamamen Erzurumlu oldu.</span></span></div>
<div><span><span> </span></span></div>
<div><span><span>Geçen yıllarda Erzurum’un futbol takımlarının yaz kamp merkezi olması yolunda girişimler yapılmış ancak bir takım sebeplerden ötürü ilerleme sağlanamamıştı.</span></span></div>
<div><span><span>Amaç, Antalya’nın kış aylarındaki kamp yoğunluğunu yaz aylarında Erzurum’da yaşamaktı. İşte şimdi bu anlamda Yunus Akgül, bir girişim başlatıyor.</span></span></div>
<div><span><span>Diyor ki; <strong>“2011 koordinatörlük binasının yanında 5 adet futbol sahası yapacağız. Bu yolla futbol takımlarının ilgisini Erzurum’a çekmeyi planlıyoruz.”</strong></span></span></div>
<div><span><span><strong> </strong></span></span></div>
<div><span><span>Dahası da var…</span></span></div>
<div><span><span><strong>Genel Müdür Akgül, </strong>“Erzurum’un sporun her branşında gerçekleştirilebilecek organizasyonlar için gerekli alt yapıya sahip olması doğrultusunda gereken ne ise onu yapacağız. Sonra da ülke ülke dolaşıp, tanıtım yapacağız…” diyor…</span></span></div>
<div><span><span>Amaç, Erzurum’u yaz aylarında futbol takımlarımızn, kış aylarında da kış sporları milli takımlarının kamp merkezi yapmak…</span></span></div>
<div><span><span> </span></span></div>
<div><span><span>Bu konuda çok iddialı olan Yunus Akgül; <strong>“Yapamayacağımız hiçbir şey için söz vermedim, vermem de… Ama Erzurum’a söz veriyorum, bu şehir spor merkezi olacak…”</strong></span></span></div>
<div><span><span><strong> </strong></span></span></div>
<div><span><span>Sayın Akgül’ün çabalarını biliyor ve takdir ediyoruz.</span></span></div>
<div><span><span> </span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span><strong> </strong></span></span></div>
<div><span><span><strong>YEREL BASIN HEYECANINI HİÇ KAYBETMEDİ…</strong></span></span></div>
<div><span><span> </span></span></div>
<div><span><span>Hiç unutmuyorum, 2007’nin soğuk bir Ocak ayı…</span></span></div>
<div><span><span>Torino’da Üniversite Kış Oyunları yapılacak ve kar yok…</span></span></div>
<div><span><span>Tam aksine Erzurum’da iyi kar ve hatırı sayılır soğuk var…</span></span></div>
<div><span><span>Şehirde müthiş bir heyecan dalgası var. Palandöken’de ve Büyükşehir Belediyesinin önünde biriken kalabalık heyecanla Torino’dan gelecek sonucu bekliyor.</span></span></div>
<div><span><span>Gazeteci arkadaşlarım haber geçiyor, fotoğraf çekiyor ve onlar da diğer Erzurumlular gibi heyecanlı ancak hiç birisi umutsuz değil…</span></span></div>
<div><span><span>Hepimiz, bütün noksanlarımıza karşın oyunların bize verileceğini kuvvetle ümit ediyoruz.</span></span></div>
<div><span><span>Yeise kapılan kimse yok…</span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>Yıl 2011, ocak ayı…</span></span></div>
<div><span><span>Oyunları almamızın üzerinden 3 koca yıl geçti şimdi dördüncü yıldayız ve Oyunların başlamasına artık 6 gün var…</span></span></div>
<div><span><span>Herkes Erzurum’a akın ediyor…</span></span></div>
<div><span><span>Artık Erzurum dışında 2011 tanıtımı yapılmıyor.</span></span></div>
<div><span><span>Varsa da yoksa da Erzurum…  </span></span></div>
<div><span><span>Yani sözün bittiği noktadayız…</span></span></div>
<div><span><span>Heyecan dorukta…</span></span></div>
<div><span><span>Tıpkı ilk günkü gibi…</span></span></div>
<div><span><span>Erzurum basınına gelince;</span></span></div>
<div><span><span>Oyunları aldığımız günden bu güne görevini bütün olumsuz koşullara karşın hiç aksatmadan layıkıyla ve örnek bir şekilde yerine getirdi. </span></span></div>
<div><span><span><strong>İlk günkü heyecan ve inancını hiç kaybetmeden&#8230;</strong></span></span></div>
<div><strong><span style="font-size: small;">Feridun Fazıl Özsoy</span></strong></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/20703-erzurum%e2%80%99a-soz-veriyorum-bu-sehir-spor-merkezi-olacak%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAREKETLİ BİR HAFTAYI GERİDE BIRAKTIK</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/20356-hareketli-bir-haftayi-geride-biraktik</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/20356-hareketli-bir-haftayi-geride-biraktik#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Jan 2011 07:42:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=20356</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta Erzurum, epey hareketli günler yaşadı…
Hem Türkiye’nin, hem dünyanın gündemindeydik. Dahası birkaç gün Türkiye&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz hafta Erzurum, epey hareketli günler yaşadı…</p>
<p>Hem Türkiye’nin, hem dünyanın gündemindeydik. Dahası birkaç gün Türkiye Gündeminin ilk sırasında yer aldık.</p>
<p>***</p>
<p>25.Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarının tesisleri Sayın Başbakan tarafından görkemli bir şekilde açılırken, törene Kabine üyelerinin büyük çoğunluğunun ilgi göstermesi Erzurum adına gurur vericiydi.  </p>
<p>Kabine üyelerine teşekkür etmek lazım, çünkü tesislerin bitirilmesinde hepsinin emeği gerçekten büyüktü.</p>
<p>Doğrusunu isterseniz tesislerin açılışında gözümüz Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Mehmet Atalay’ı da aradı.</p>
<p>Tesislerin açılışına Yunanistan Başbakanının katılımı da ayrı bir renkti.</p>
<p>Ancak açılıştaki konuşmasının aksine, aynı günün akşamı yaptığı konuşmada Kıbrıs’taki Türk askerini işgalci olarak tanımlaması ve Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini askerimizin çekilmesine bağlaması hoş olmadı.</p>
<p>Özellikle başka amaçla misafir olarak geldiği bir kentte bunu ifade etmesi yadırgandı.</p>
<p>Bu millet, 1974’ten önce Kıbrıs’ta yaşananları unutmadı. Kan davası gütmüyoruz ama, Dış işleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun dediği gibi; “uluslar arası anlaşmalardan doğan hukuk gereği oraya gittik” tatile değil…</p>
<p>Gerçi başta Hükümetimiz olmak üzere muhalefetten de gerekli tepkiler ve cevaplar verildi.</p>
<p>Cumartesi günkü yazımızda da dediğimiz gibi, sayın Papandreu, Erzurum’da gördüğü ilgiden başı döndü herhalde ve Yunanistan’daki iç siyasete dönük bir açıklamaya yaptı. Yoksa söylenenler yeni değil…</p>
<p>***</p>
<p>151 ülkede görev yapan Büyükelçilerimiz ağırladık.</p>
<p>“Dış işleri gücünü Anadolu’dan almalıdır…” sözünü teyit edercesine Dış işleri bakanı Sayın Davutoğlu, büyükelçilerimizi Ankara’dan sonra Erzurum’da topladı ve Dışişlerini vizyon arayışı, küresel dengeler ve politikalarımız Erzurum’da üç gün tartışıldı.</p>
<p>Başbakanın gelişiyle de Türkiye’nin nabzı adeta Erzurum’da attı.</p>
<p>16 gün sonra dünyanın dört bir tarafından gelecek konukları ağırlayacağız. Bu anlamda devlet protokolünü ağırlamamız Erzurum için iyi bir sınavdı…</p>
<p>***</p>
<p>2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunlarına aday olduğumuzda Türkiye’nin önde gelen Spor adamları; “Bir tane bile tesisin olmadığı Erzurum’da kış oyunları yapılır mı, bırakın hayali…” gibi sözler etmişlerdi.</p>
<p>Bu gün gelinen noktada dünyanın en modern tesislerine sahip Bir kent durumundayız.</p>
<p>2011 Tesislerinin açılışında gür sesle bir talebimiz dile getirildi.</p>
<p>“Erzurum Kış Olimpiyatlarına layıktır”</p>
<p>Sayın Başbakan; “Türkiye’de Kış Olimpiyatları yapılacaktır ve bunun yeri Erzurum olacaktır” dedi…</p>
<p>Hayallerin gerçekleşmesinden mutluluk duyuyoruz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>KAR ALTINDA MEHMET’İM YATAR…</strong></p>
<p>Kafkas Harekatı…</p>
<p>Sarıkamış harekatının tam adı bu…</p>
<p>Erzurum’dan üç kolordu yola çıktı.</p>
<p>Hedef Rus işgalindeki Sarıkamış’ı almak ve ileri Kafkas Harekatını sürdürmek…</p>
<p>Askeri tarihçiler, harekat planını mükemmel olarak nitelendiriyor. Ama ne yazık ki, coğrafyanın geniş ve sarp olması, zorlu kış koşulları ve Pasinler, Köprüköy, Horasan güzergahında Ruslarla girilen çatışmalar, yanı sıra Oltu, Şenkaya, Kosor boğazında yine Ruslarla çatışma ve vakit kaybı…</p>
<p>Buna bir de Hafız Hakkı Paşa’nın harekatı genişletmesi ve Allahuekber’i aşmak istemesi eklenince zamanında Sarıkamış önünde buluşması gereken kolordular buluşamazlar.</p>
<p>11.Kolordu Köprüköy, Horasan hattını bir türlü geçemez…</p>
<p>10.Kolordu Allahuekber Dağlarında donar…</p>
<p>Enver Paşa Komutasındaki 9.Kolordu Sarıkamış önüne zamanında varır, çatışmayla şehrin varoşlarına kadar da girer ama geceyi sabah diğer kolordularla buluşup şehre girmek için geceyi ormanda geçiri ve olan olur…</p>
<p>Yorgun ve savaşmış kolorduyu kar ve soğuk sapır sarmalar…</p>
<p>Yorgun Mehmetçik, kuştüyü yatağa uzanırcasına, kar ve soğuğun kollarına esir düşer…</p>
<p>Gecenin sabahı gerçekten korkunçtur…</p>
<p>Çam diplerinde birbirine sarılarak donmuş, binlerce  Mehmetçik vardı.</p>
<p>Kalanlar da şehirden çıkarak hücum eden Ruslar’a direnemez…</p>
<p>Kelimenin tam anlamıyla facia…</p>
<p>***</p>
<p>Ancak öyle birilerinin dediği gibi , “Tek kurşun atmadan öldüler…”</p>
<p>Hayır…</p>
<p>Sarıkamış, “Türk askerinin öleceğini bile bile komutanına itaatinin, cesaretinin ve sarsılmaz vatan sevgisinin çelikleşmiş iradesidir… “</p>
<p>Genelkurmayımızın bu ifadesine aynen katılıyorum.</p>
<p>Başbakan ve Büyükelçiler Erzurum’dan sonra Sarıkamış’taki törene katıldılar…Şehitlerimize Fatiha okuyup , şehitliklere karanfil bıraktılar…</p>
<p>Coğrafyayı vatan yapan kahramanları rahmet ve minnetle anıyoruz…</p>
<p><strong>Feridun Fazıl Özsoy</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/20356-hareketli-bir-haftayi-geride-biraktik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERZURUM, 2010 YILINI DOPDOLU GEÇİRDİ…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/19548-erzurum2010-yilini-dopdolu-gecirdi%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/19548-erzurum2010-yilini-dopdolu-gecirdi%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 08:44:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=19548</guid>
		<description><![CDATA[Her giden yılın mutlaka muhasebesi yapılır.
Kazanımlarla kaybedilenler gözden geçirilir ve sonuca göre bir yargıya varılır.
Bu&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span>Her giden yılın mutlaka muhasebesi yapılır.</span></div>
<div><span>Kazanımlarla kaybedilenler gözden geçirilir ve sonuca göre bir yargıya varılır.</span></div>
<div><span>Bu zaviyeden baktığımızda Erzurum 2010 yılını dolu geçirdi…</span></div>
<div><span>Erzurum, geriden bıraktığımız yılda önemli kazanımlar elde etti.</span></div>
<div><span>En önemli kazanım, Cumhuriyet tarihinde bir defada aldığımız en büyük yatırım olan 2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları tesislerinin bitirilmesi ve artık dünyanın dört bir yanından gelecek sporcuları ve diğer konukları ağırlayacak olmamız…</span></div>
<div><span>Tesisler açısından tam not alacağımızı biliyoruz, ancak aynı notu organizasyon anlamında alabiliri miyiz, yaşayıp göreceğiz…</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>İki yıl üst üste TBMM’nin Üstün Hizmet Ödüllerinden birisini de biz aldık. Erzurum’un önemli kanaat önderi Mithat Turgutcan’dan sonra, Aşkale Çimento’daki başarısıyla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Lütfü Yücelik de bu ödülle onurlandırıldı.</span></div>
<div><span>Erzurum için gurur vericiydi…</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>İki hemşehrimizin ödülü ile sevindik ancak bir hemşehrimizin diğerine tercih edilmesi bizi üzdü…</span></div>
<div><span>Sözünü ettiğimiz isimler, Diyanet İşleri eski Başkanları ve değerli ilim adamları Ömer Nasuhi Bilmen ile Mehmet Nuri Yılmaz’dı…</span></div>
<div><span>Ömer Nasuhi Bilmen’in isminin kentteki bir başka önemli yere verilmesi yerine, Mehmet Nuri Hoca’nın isminin kaldırılıp yerine onun isminin verilmesi şık olmadı ve biz gerekli tepkiyi maalesef koyamadık.</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Erzurum’un en önemli markalarından  Erzurumspor için de bir şey yapamadık… 42 yıllık bu en önemli marka eridi, kapandı ve şimdi de dibe vurduğu yerde sine sahipsiz olursa tarih olacak…</span></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>Tarihi dokunun korunmasında çifte standart yaşadık…</span></div>
<div><span>Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun; Anadolu’nun ilk üniversitelerinden birisi olan Çifte Minareli Medresenin önüne yapılan tuvaletlerin yapımına olur vermesi, Yakutiye Belediye binasının da daha mükemmel bir görünüme kavuşabilmesi yolunda başlatılan tadilata dur demesine kimse anlam veremedi.</span></div>
<div><span>Bunlar 2010 yılında kültür mirasımızın korunması adına ‘Kurulun’ çifte standart şeklindeki kakarıydı…</span></div>
<div><span>Su tartışmasını sürdürdük,kente gelen önemli insanlara suyumuzun temizliğini ispat için su içirmeyi ihmal etmedik ama çeşmelerin önündeki su kuyrukları devam etti…</span></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>HES’lere Erzurum’da da karşı çıkıldı. Köylülerimizin doğa ve çevre bilinci hassasiyetini korudu… Sonuç merakla bekleniyor…</span></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>Bunlar öne çıkan olumsuzluklardı…</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>BİN YILLIK ÜNİVERSİTE GELENEĞİ</span></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>Erzurum bin yıllık üniversite geleneğine sahip bir şehir…</span></div>
<div><span>Türklerin Anadolu’da kurdukları ilk üniversiteler Yakutiye ve Çifte Minareli Medrese burada…</span></div>
<div><span>Cumhuriyetle birlikte Doğu’da kurulan en büyük üniversite Atatürk Üniversitesi bu geleneği başarı ile sürdürüyor. Atatürk Üniversitesi bünyesinde kurulan Açık Öğretim Fakültesi adeta bağımsız bir üniversite gibi…</span></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>Erzurum’un üniversite kenti olması yolunda atılan ikinci adım da Erzurum Teknik Üniversitesinin kurulması oldu.</span></div>
<div><span>Bu iki üniversitenin ardı sıra kurulması kararlaştırılan vakıf üniversiteleri ile de tam bir eğitim şehri olabileceğiz.</span></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Dünyanın bir çok ülkesinde kentler bir takım özellikleriyle bilinirler… Üniversiteler kenti ya da sağlık merkezi gibi…</span></div>
<div><span>Erzurum sözünü ettiğimiz bu iki alanda da söz sahibi olmağa hazırlanıyor. Ülkemizin sağlık alanında büyük mesafe aldığı inkar edilemez bir gerçek… Sağlık Bakanlığı bölgesel anlamda da önemli merkezler oluşturuyor. Bu anlamda oluşturulmak istenen 16 merkezden birisi de Erzurum…</span></div>
<div><span>Kurulması kararlaştırılan Sağlık Kampusu ile Erzurum, bulunduğu coğrafyanın sağlık merkezi olacak.</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Erzurum, 2010 yılında ekonomik anlamda da ivme kazandı.</span></div>
<div><span>Bu doğrultuda en önemli gelişme kuşku yok ki, Aşkale Çimento’nun Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu arasındaki yerini korumasıydı. Bu önemli markamız tırmanışını devam ettiriyor. (2010’da 221.sıraya yükseldi)</span></div>
<div><span>Öte yandan genç işadamlarımızın hizmet ve gıda, inşaat  sektörlerindeki başarılı yatırımları da şehrin ekonomik gelişimindeki önemli göstergeler olarak dikkat çekiyor.</span></div>
<div><span>Bu anlamda işadamı Kılıçoğlu’nun İTO tarafından ‘Başarılı Kobi’ olarak ödüllendirilmesi, Erzurum’un ‘Marka’ üretmesi açısından önemliydi.  </span></div>
<div><span>  </span></div>
<div><span>2010 yılında bir diğer kazanım da MÜSİAD’ın girişimleri ve çabası sonucu kurulması kararlaştırılan Lojistik Köy…</span></div>
<div><span>Erzurum, kurulacak bu merkez sayesinde bölgenin lojistik üssü olacak.  </span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>2011 yılına umutla giriyoruz, </span></div>
<div><span>Erzurum’un en önemli sektörü olan hayvancılık ve buna bağlı yan sektörlerde ciddi bir çıkış yaşanacağı gözleniyor. Tarım Bakanlığı, Kırsal Kalkınma, Ziraat bankası gibi kuruluşların uygulamaya koydukları teşviklerle hayvancılığımızın ivme kazanacağını düşünüyoruz.</span></div>
<div><span>Öte yandan kış turizmi, hizmet, sağlık ve eğitim sektörlerinde yaşanan çıkışın yeni yılda da artarak süreceği bir gerçek…</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>2010 yılında eksileriyle, artılarıyla Erzurum’da yaşananlar, ön plana çıkanlar ana başlıklarıyla bunlardı…</span></div>
<div><span>Yeni yılınız kutlu olsun…</span></div>
<div><span style="font-size: small;">Feridun Fazıl Özsoy</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/19548-erzurum2010-yilini-dopdolu-gecirdi%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞEHİR BEYEFENDİSİ ERZURUMLU SITKI BEY…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/19056-sehir-beyefendisi-erzurumlu-sitki-bey%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/19056-sehir-beyefendisi-erzurumlu-sitki-bey%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 08:26:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=19056</guid>
		<description><![CDATA[İLKOKULU BİLE OLMAYAN BİR KÖYDEN ÇIKAN ENTELEKTÜEL, ŞEHİR BEYEFENDİSİ ERZURUMLU SITKI BEY…
Şehirler, bir toplumun kültürünün,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İLKOKULU BİLE OLMAYAN BİR KÖYDEN ÇIKAN ENTELEKTÜEL, ŞEHİR BEYEFENDİSİ ERZURUMLU SITKI BEY…</strong></p>
<p>Şehirler, bir toplumun kültürünün, tarihinin, sosyal yaşamının sentezlendiği mekanlardır.</p>
<p>Orada tarihin derinliklerinde yaşanmışları, günümüzün renklerini ve bunların geleceğe yansımalarını bulabilirsiniz.</p>
<p>Şehirleri şehir yapan taşıdıkları ruhtur…</p>
<p>Tarih ve kültür mirası o ruhu besleyen unsurlardır. Bunları çıkarırsanız geriye taş yığını kalır… .</p>
<p>***</p>
<p>İnsanlar vardır…</p>
<p>Doğdukları şehirlerde yaşarlar ve bir ömür tüketirler…</p>
<p>Yaşadıkları şehrin ruhundan habersizdirler, şehre kattıkları bir şeyleri yoktur…</p>
<p>Ya da o şehrin ruhuna vakıf olmuş, sırlarını çözmüş, güzelliklerine güzellik katmışlardır…</p>
<p>O insanlar,  şehrin yerlisidir, aidiyet duygusu çok gelişmiştir ve her zaman gidecek yerleri vardır…</p>
<p>Diğer bütün şehirliler de onu tanır, saygı duyar… Bir tek kentliler onu tanımayabilir…</p>
<p>Böylesi şehirlilere çok sık rastlayamazsınız, var olanların da kentlerin kalabalığı içerisinde kaybolmalarına izin vermemek gerekir.</p>
<p>Sıtkı Aras Hoca, sözünü ettiğimiz, şehrin ruhuna hakim, şehrin gizlerini tanıyan beyefendi entelektüellerin günümüzdeki en önemli temsilcisidir…</p>
<p>***</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonunda Atatürk Üniversitesinde bir veda töreni vardı.</p>
<p>İşini çok seven Sıtkı Hoca emekli oluyordu ve çok sayıdaki öğretim üyesi onun bu önemli gününde yanındaydı.</p>
<p>Törende konuşanlar Hoca ilgili çok güzel sözler sarfettiler…</p>
<p>Nitekim Hoca, her zaman olduğu gibi tevazuyu elden bırakmayarak konuşmacıların sözlerini <strong>‘Bal şerbete’ </strong>, kendi konuşmasını ise adeta<strong>“bunun üzerine turşu içmeye”</strong> benzetti…</p>
<p>***</p>
<p>Dostları tarafından <strong>‘Erzurumlu Sıtkı Bey’</strong> olarak anılan <strong>Aras Hoca</strong>, biz biliriz ki; Erzurum’daki ‘<strong>Dadaş’</strong> ve <strong>‘Hanedan’</strong> tipinin en güzel örneklerinden birisidir. </p>
<p>Atatürk Üniversitesinde 40 yılı aşkın süre hocalık…</p>
<p>Bu süreye 70’in üzerinde eser verme, 350 civarında su ürünleri tesisi kurma ve Türkiye’nin değişik üniversitelerinde görev yapan onlarca bilim adamı yetiştirme…</p>
<p>Bilimsel eserlerinin yanı sıra Şehir kültürünü ve ruhunu yansıtan fikir eserlerini kültür dünyamıza kazandırma…</p>
<p>Kendi ifadesiyle <strong>‘Balığı kitaplarda gören bir insanın’</strong> <strong> </strong>Su Ürünleri Bölümünü kurup ve hayalindeki Su Ürünleri Fakültesi’ne dönüştürmesi… </p>
<p>Bütün bunları yaparken her hangi bir makam talebinde bulunmaması, kendini bilim dünyasına adamanın ve özverinin en güzel örneğini ancak Hoca gösterebilirdi…</p>
<p>***</p>
<p>Erzurum, adına en çok kitap yazılan şehirlerden birisi…</p>
<p>Şehirleri tanımanın belki de en iyi onlarla ilgili yazılan eserleri okumaktır.</p>
<p>Erzurum’un kültürel yapısı ve sosyal yaşamı ilgili birçok bilgiyi <strong>Evliya Çelebi</strong>’nin seyahatnamesinden, Ruslar’ın Erzurum’u işgalini ve o dönemin şehir yapısı ve yaşamını ünlü Rus yazar ve şair <strong>Puşkin</strong>’den, Türkiye’nin en güzel şehirlerinin anlatıldığı Beş Şehir’deki Erzurum’u<strong>Ahmet Hamdi Tanpınar</strong>’dan ve Bir Şehrin Ruhu’nda, bir şehrin ruhunu Sıtkı Hoca’dan öğreniyoruz…</p>
<p>***</p>
<p>Sıtkı Hoca Üniversiteye veda ettiği konuşmasında  <strong>“ilkokulu bile olmayan bir köyden çıkıp, böylesi güzel hitapları duymak nasip oldu…” </strong>diyerek tevazu gösterdi…</p>
<p>Aslında o Erzurum’un kültür hayatına yaptığı katkılarla daha fazlasına sahip.</p>
<p>Erzurum’un <strong>Manevi Mimarlarını</strong> anlattığı eserinin yeni baskısını yapmak ve Erzurumlu Sıtkı Bey’i de esere eklemenin gerekli olduğunu düşünüyorum…</p>
<p>Emekliliğe adım atan Sıtkı Hoca’dan şehir ve kültürümüzle ilgili yeni eserleri heyecanla bekliyoruz…</p>
<p>******</p>
<p><strong>KAR ALTINDA MEHMET’İM YATAR</strong></p>
<p>Coğrafya geniş, zorlu ve ölüm kusucudur.</p>
<p>Uçsuz bucaksız beyaz ve soğuk…</p>
<p><strong>Allahuekber Dağlarının</strong> uzantısının fotoğrafı bu…</p>
<p>Kış geldi mi bembeyaz örtüsünü üzerine çeken bu dağlar geçit vermez…</p>
<p>Birinci dünya savaşında <strong>Kafkasya Harekatı</strong>nın ilk durağı <strong>Sarıkamış Harekatı</strong> ve binlerce şehit…</p>
<p>Kimi <strong>Köprüköy’</strong>de, kimi <strong>Pasinler’</strong>de, kimi <strong>Horasan’</strong>da…</p>
<p>Bir diğer kolordunun güzergahı olan <strong>Narman, Oltu </strong>ve<strong> </strong><strong>Şenkaya</strong> buralardan farklı değil…</p>
<p><strong>Şenkaya dağları</strong> daha bir başka…</p>
<p><strong>Allahuekber</strong>’den tutunuz da <strong>Soğanlıya, Bardız</strong> ve <strong>Sarıkamış</strong> önlerine kadar her yerde şehit mezarı var…</p>
<p>Hepsinin ortak adı <strong>Allahuekber Şehitleri…</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Tarihimizin bu acı sayfasının üzerinden <strong>96</strong> koca yıl geçti.</p>
<p>Şehitlerimiz hiç unutulmadı hatıraları hep canlı tutuldu, ağıtlar yakıldı…</p>
<p>Hafta sonu <strong>Şenkaya’</strong>nın <strong>Gaziler </strong>Köyünde ilköğretim öğrencilerinin dudaklarından <strong>Özhan Eren’</strong>in Sarıkamış türküsünün nağmeleri dökülüyordu…</p>
<p><strong>‘kar altında Mehmet’im yatar’</strong></p>
<p>Duygulu, yanık, etkileyici…</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Gaziler, Allahuekber’e yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta ama Allahuekber’in uzantıları eteğinde kurulu tarihi ve şirin bir köyümüz.</p>
<p><strong>Sarıkamış Harekatı</strong> sırasında <strong>Enver Paşa</strong>’nın güzergahında olan ve kolordunun konakladığı köy…</p>
<p>Coğrafyanın tamamında şehit mezarı var…</p>
<p>Gaziler’den tutunuz da Allahuekber’e uzanan bütün coğrafyada…</p>
<p>Adeta kardelenler gibi fışkırmış binlerce şehit…</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>22 Aralık 1914 yılında üç kolordu <strong>Sarıkamış’ı Ruslardan almak ve Kafkasya’</strong>ya ulaşmak üzere hareket etti.</p>
<p>Mevcutları askeri kaynaklara göre 120 bindi…</p>
<p>Genelkurmay Başkanlığı harekatı tarihini <strong>22 Aralık 15 Ocak</strong> olarak veriyor.</p>
<p>Harekatın nihai tarihinde, yani <strong>Enver Paşa</strong>’nın <strong>Hafız hakkı Paşa</strong>’ya komutayı devrettiği tarihte Türk Ordusunun kaybı 60 bindir…</p>
<p>Bir kısmı çarpışmalarda, büyük bir kısmı da donarak şehit düşmüştür.</p>
<p>Öyle bazılarının dediği gibi <strong>‘Tek kurşun atmadan değil…’</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Hafta sonu Şenkaya’nın Gaziler köyünde, harekatın 96. Yılında şehitlerimiz anıldı ve Mehmetçik’in ortaya koyduğu çelik iradenin altı çizildi.</p>
<p>İnanıyoruz ki, Coğrafyayı Vatan yapan kahramanlar,  uçsuz bucaksız beyaz örtünün altından Türkiye’nin dört bir tarafından torunlarını asker selamı ile selamladılar…</p>
<p>Ruhları şad olsun.</p>
<p><strong>Feridun Fazıl Özsoy</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/19056-sehir-beyefendisi-erzurumlu-sitki-bey%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>58 YIL SONRA YAZILAN TARİH…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/18544-58-yil-sonra-yazilan-tarih%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/18544-58-yil-sonra-yazilan-tarih%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2010 09:13:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=18544</guid>
		<description><![CDATA[“AVUSTURYALI MAYER’DEN, ERZURUM’LU FAİK YÜKSELE UZANAN BİR ÖYKÜ…&#8221;
 
Yıl 1952… 
 
Kiremitlik Tabyası tarihi günlerinden birisini yaşıyor…&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span><span>“AVUSTURYALI MAYER’DEN, ERZURUM’LU FAİK YÜKSELE UZANAN BİR ÖYKÜ…&#8221;</span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Yıl </span><strong><span>1952… </span></strong></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Kiremitlik Tabyası tarihi günlerinden birisini yaşıyor… </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Türkiye Kayak Federasyonunun daveti ve görevlendirmesiyle Türkiye’de bulunan Avusturyalı kayak hocası ve Milli Takımımızın antrenörü Mayer, Kiremitlik Tabyasında kurulan atlama kulesinden ( Taramplen)ilk atlayışı gerçekleştiriyor… </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>O günleri yaşayan milli kayakçı Lütfü Avcıoğlu; “Kimsenin tramplenden atlamaya cesareti yoktu. Mayer atlayınca bize de cesaret geldi. Daha doğrusu nasıl atlama yapılacağını da bilmiyorduk…”diyor… </span></span></div>
<div> </div>
<p> </p>
<div><span><span>Mayer’den sonra cesaretini toplayıp ikinci olarak atlama yapan Erzurum’lu sporcu ise Muzaffer Demirkan…</span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Y iğit lakabı ile anılır, arkadaşlarının deyimi ile Deli Muzaffer… </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Milli Kayakçı Lütfü Avcıodğlu ve Şenol Mızrak’la konuşuyoruz… </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Avcıoğlu diyor ki, Mayer’in Türkiye’ye gelişiyle birlikte bizim de kayak sporundaki bilgimiz artmağa başladı…</span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Erzurum’da atlama kulesi 1948 yılında Kiremitlik Tabyasında görev yapan bir Türk subayının girişimi ve çabası ile yalıyor. O gün tahtadan yapılan kule ,bugün modern bir benzeri yapılan atlama kuleleri ile hemen hemen aynı görüntüdedir. </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Atlama kulesinin daha altında bu günkü yolun bulunduğu&lt; kısımlarda Erzurum halkı çadır kurup hem piknik yapmakta, hem de kuleden atlayan sporcuları seyretmektedir. </span></span></div>
<div><span><span>Şenol Mızrak, o gün atlama yapan sporcular arasında; Gündüz Gözümoğlu, Deli Muzaffer, Lütfü Avcıoğlu, Akdoğan Kitapçı, Şeref Gözümoğlu, Topal Orhan gibi isimleri sayıyor… </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Her iki sporcu da bu 60 sene önce yapılan Atlama kulesinin yerinde yükselen teknoloji harikası kuleler bakarak geçmişi yad ediyor, bu günkü görünümle de gurur duyuyorlar… </span></span></div>
<div><span><span>Bu bir rüyanın gerçek olması… </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>İlk atlayışın üzerinden tam 58 yıl geçti… </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Avusturyalı Mayer’in atladığı tahta kulenin yerinde yükselen ve dünyanın en modern kulelerinden olan atlama kulesinden bu kez ilk atlayışı bir Türk sporcusu Faik Yüksel yaptı… </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Çok değil 7 sene önce bile biz bu görüntüleri hayal dahi edemiyorduk. </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Geçtiğimiz hafta sonu dünyada kayak sporunda söz sahibi olan yirmiyi aşkın ülkenin sporcuları Kiremitlik Tabyasından atladı… </span></span></div>
<div><span><span>27 Ocak 6 Şubat tarihleri arasında da 58 ülkenin sporcusunu Erzurum’da ağırlayacağız. </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Erzurum’u Olimpiyat Kenti konumunaa taşıyan başta Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, emeği geçen herkese şükran duyuyoruz… </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Geçtiğimiz Cumartesi-Pazar günü ilk sınavı başarı ile geçtik. </span></span></div>
<div> </div>
<div><span><span>Sıra büyük sınavda… </span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-size: small;">Feridun Fazıl Özsoy</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/18544-58-yil-sonra-yazilan-tarih%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DEĞİŞİM VE ÇAĞDAŞLAŞMA…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/18234-degisim-ve-cagdaslasma%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/18234-degisim-ve-cagdaslasma%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Dec 2010 15:43:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=18234</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta sonu Nahcivan Â-li Meclis Başkanının davetlisi olarak Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin Erzurum ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span>Geçtiğimiz hafta sonu Nahcivan Â-li Meclis Başkanının davetlisi olarak Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin Erzurum ve bölgeden üyeleriyle Nahcivan’a gittik…</span></div>
<div><span>Gezinin Türkiye’deki ev sahibi de Iğdır Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği idi… </span></div>
<div><span>Nahcivan’a sekiz yıl önce de yine gazeteci arkadaşlarımızla birlikte gitmiş ve incelemelerde bulunmuştuk. </span></div>
<div><span>O yıllarda Nahcivan, birçok ekonomik sorunla uğraşmakta bırakınız ayakta durmayı; adeta yaşam mücadelesi vermekteydi ve yardıma koşan tek ülke Türkiye idi… </span></div>
<div><span>Sınır kapısından geçtikten sonra yokluk ve yoksulluk belirgin biçimde göze çarpıyor, kent merkezine girdiğinizde bu daha belirgin biçimde karşınıza çıkıyordu. </span></div>
<div><span>Binalar, üstünüze gelir biçimde harabe görünümünde, caddeler ve kaldırımlar ise bakımsız… </span></div>
<div><span>Yemek yenecek yer neredeyse yok, alış-veriş derseniz kalitesiz ve çoğu Rus malı ürünler… </span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>İlk ziyaretimizden yaklaşık sekiz yıl sonra geçtiğimiz hafta yine Nahcivan’daydık… </span></div>
<div><span>Kentlerin geçmişinde bu süre çok uzun değil. Bu itibarla çok fazla değişim yaşanmadığı düşüncesiyle Nahcivan-Türkiye sınırına geldik ancak daha ilk dakikadan itibaren değişim kendini göstermeye başladı. Hemen belirtmeliyiz ki, gümrük binamız ülkemize yakışmıyor… </span></div>
<div><span>Nahcivan topraklarına girişten itibaren mükemmel bir yol sizi karşılıyor ve kente ulaştırıyor. </span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Türk dünyasının büyük önderlerinden Haydar Aliyev ile başlayan değişim kente damgasını vurmuş… Rus mimarisinin örneklerini sergileyen geniş kaldırım ve caddeler,yeniden düzenleşmiş; bakımlı, pırıl pırıl… </span></div>
<div><span>Birbirini kesen cadde ve bulvarların kenarındaki binaların bir kısmı yeniden yapılmış ve çoğu giydirilmiş… </span></div>
<div><span>Nahvcivan’da bir kişiye üç polis düşüyormuş ama cadde ve sokaklarda polis göremedik. Herkes kurallara riayet ediyor. Dikkat ettik herhangi bir yerde çöp göremedik. </span></div>
<div><span>Şehir son derece temiz ve bakımlı…</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Nahcivan, bir kültür ve sanat kenti… </span></div>
<div><span>Yaklaşık 150 bin nüfusa sahip kentte; tarih, edebiyat, halı, el sanatları, hatıra, etnografya, musiki gibi müzeler var. </span></div>
<div><span>Tarihi eserler de birer küçük müze işlevi taşıyacak gibi düzenlenmiş ve özenle korunmuş…</span></div>
<div><span>Tarih ve kültür mirası eserleri konunun uzmanı kişiler site tanıtıyor, anlatıyor, aynı zamanda adeta bu eserlerin bakım ve korunmasını da sağlıyorlar… </span></div>
<div><span>Eserlerin çevresi çağdaş bir şekilde düzenlenmiş, kiminin çevresi de açık hava müzesi haline getirilmiş. </span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Bağımsızlığını kazandığı ilk yıllarda yoklukla mücadele eden Nahcivan, bu gün Türkiye ve İran’a elektrik enerjisi ihraç eder hale gelmiş. </span></div>
<div><span>Büyük bir değişim içinde olan kent, öte yandan geleneksel yapısını koruyarak tarih ve kültür mirasını gelecek nesillere aktarıyor. </span></div>
<div><span>Değişim ve gelişme ile birlikte tarih ve kültür mirasını sentezleyen Nahcivan’dan bizim bazı kurumlarımızın da alacağı epey ders var diye düşünüyorum. </span></div>
<div></div>
<div><span style="font-size: small;">Feridun Fazıl Özsoy</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/18234-degisim-ve-cagdaslasma%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17587-cifte-minareli-medrese</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17587-cifte-minareli-medrese#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Dec 2010 20:35:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=17587</guid>
		<description><![CDATA[ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE, KÜLTÜR MİRASI VE ŞEHİR KİMLİĞİ…
Büyük medeniyetlerin doğduğu en önemli mekan şehirlerdir. 
Bir&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span>ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE, </span><span>KÜLTÜR MİRASI VE ŞEHİR KİMLİĞİ…</span></strong></p>
<div><span>Büyük medeniyetlerin doğduğu en önemli mekan şehirlerdir. </span></div>
<div><span>Bir başka deyişle kültürlerin oluşmasında şehirlerin etkinliği büyüktür. </span></div>
<div><span>Şehirler, bir milletin kültürünün gelişmesinde ve kök salmasında önemli işlev üstlenir. </span></div>
<div></div>
<div><span>Şehirler, birbirini tanımayan, farklı düşünce ve inanca sahip yüz binlerce insanın bir araya gelip, çeşitli etkinlikler yaptıkları yerleşkeler değildir. </span></div>
<div></div>
<div><span>Aynı zamanda bir takım değerler etrafında toplanıp, belli gayeleri gerçekleştiren; tarih, dil, din ve kültür birliği yapan insanların toplandığı önemli mekanlardır. </span></div>
<div></div>
<div><span>Geçmişte şehirler bulundukları coğrafyaya uygun bir şekilde savunma amaçlı kurulurdu. Antik ve ortaçağda kurulan site ve kale şehirler bunun güzel örnekleridir. Ancak bu şehirler de içlerinde kendi kültürel geleneklerini de yaşatırdı. </span></div>
<div></div>
<div><span>Bu özellikleri ve kültürel gelenekleriyle büyük medeniyetlerin de doğduğu yerler oldu şehirler&#8230;</span></div>
<div></div>
<div><span>Türk Milleti, kentleşme ile birlikte bozkır ve çadır kültüründen kent kültürüne geçti. </span></div>
<div></div>
<div><span>Kurdukları şehirlerde Orta Asya’dan getirdikleri geleneksel kültürü bulundukları coğrafyanın kültürü ile sentezleyerek Anadolu Türk Medeniyetini oluşturdular. Meydana getirdikleri muazzam eserleriyle kurulan şehirler özdeşleşti, kimlik kazandı ve bir misyon üstlendi.</span></div>
<div><span>Bugün bazı şehirler tarihin kendisine yüklediği misyonu devam ettiriyor. </span></div>
<div><span>Yine bazı şehirler kültürel yapıları ve üstlendikleri misyonla bilinmekteler.</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Örneğin; </span></div>
<div><span>Akropol olmasaydı Atina olur muydu ? </span></div>
<div><span>İskendersiz  Roma düşünülebilir mi&#8230;</span></div>
<div><span>Ya da; Kâbesiz Mekke…</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Ayasofya-Süleymaniye olmadan İstanbul… </span></div>
<div><span>Nilüfer-Muradiye ve Yeşil Türbesiz Bursa olabilir mi?&#8230;</span></div>
<div><span>Konya denince akla Mevlâna, </span></div>
<div><span>Hacıbayram’la Ankara, </span></div>
<div><span>Hacı Bektaş’la Kırşehir gelir. </span></div>
<div></div>
<div><span>Yunus’la tüm Anadolu ve daha nice yaşadıkları şehri şereflendiren Alp-erenler&#8230;</span></div>
<div></div>
<div><span>Hepsi kültürümüzün ve kimliğimizin birer parçası&#8230; </span></div>
<div><span>Düşününüz, Anadolu’da ilk üniversite niteliğindeki Yakutiye ve Çifte Minareli Medrese olmadan Erzurum olabilir mi&#8230;</span></div>
<div><span> </span></div>
<div><strong><span>ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE VE VIP TUVALETLER… </span></strong></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>2011 Üniversite Kış Oyunlarına yoğun biçimde hazırlanan Erzurum, 27 Ocak ile 6 Şubat tarihleri arasında dünyanın bir çok ülkesinden gelecek sporcu ve misafirleri ağırlayacak. </span></div>
<div></div>
<div><span>Kültür ve tarih kenti Erzurum’un bu vasıflarını olabildiğince ön plana çıkarmamız gerektiği kanaatindeyim. </span></div>
<div></div>
<div><span>Birkaç sene önce Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği ‘Avrupa Gazeteciliği Ağı’seminer çalışmasına katılan ünlü İngiliz gazeteci Hugh Pope’u Çifte Minareli Medrese’ye götürmüştüm. </span></div>
<div></div>
<div><span>Eserin bakımsızlığı karşısında Pope, “Selçuklu şaheseri Çifte Minareli Medreseyi nasıl bu hale getirdiniz !..” diye hayretini ifade etmişti… </span></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Ancak şayan-ı hayrettir ki bu kültür mirası eserin çevresine iş yeri adı altında bir takım dükkanlar yaptık ve şimdi harabe halinde ve ne olacağı belli değil… </span></div>
<div></div>
<div><span>Sonra hemen önündeki tuvaletlerin kaldırılması gündeme geldi. </span></div>
<div><span>Sevindik… Ancak tuvaletler yıkılacağına yeniden yapılıyor, başka yer yokmuş gibi… </span></div>
<div></div>
<div><span>Merak ediyorum, dünyanın neresinde 1000 yıllık tarih ve kültür mirasının önünde, altında tuvalet var ?.. </span></div>
<div><span> </span></div>
<div><strong><span>KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KURULU NE İŞ YAPAR</span></strong></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>Hep çifte standarttan yakınıp dururuz, ancak bir çok alanda çifte standart uygulamaktan da geri durmayız. </span></div>
<div></div>
<div><span>Tıpkı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu gibi… </span></div>
<div><span>Yakutiye Belediyesi’nin kültür mirası binasında yapılacak olan ve binanın ruhunu canlandıracak tadilata dur diyen bu kurul; 1000 yıllık eserin önünde inşa edilen VİP tuvalete onay veriyor… </span></div>
<div><span>Belli ki kriterlerine uyuyor, yoksa çifte standart yaparlar mı ?.. </span></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span> </span></div>
<div><span>Kültür ve medeniyetimizde önemli yere sahip olan, kentlere hayat veren kültür mirasları aynı zamanda bulundukları şehrin kimliğidir de… </span></div>
<div></div>
<div><span>Bunlara dokunursanız, ya da iyi bakmazsanız kimliksiz kalırsınız.</span></div>
<div><span>Modernlik adına beton yığınları inşa etmek kimlik kazandırır mı? </span></div>
<div><span>Öyle zannediyorum ki hayır&#8230;</span></div>
<div><span>Sadece geniş caddeli, beton yığınlarıyla süslü binalar zinciri o kadar&#8230;</span></div>
<div><span>Ya ruhları ?..</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17587-cifte-minareli-medrese/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karayazı’mızı yeniyoruz…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17471-karayazi%e2%80%99mizi-yeniyoruz%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17471-karayazi%e2%80%99mizi-yeniyoruz%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Dec 2010 09:10:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=17471</guid>
		<description><![CDATA[Bizim insanımız daha iyi bir eğitim ve sağlık hizmeti   almağa layık değil mi?&#8230;
Elbet&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bizim insanımız daha iyi bir eğitim ve sağlık hizmeti   almağa layık değil mi?&#8230;</p>
<p>Elbet ki layık…</p>
<p>Bırakınız köy okullarını, yakın zamana kadar ilçe   merkezlerinde de hem okul çeşitliliği hem de gerekli ders aleti bulmakta   zorlanıyordu eğitimcilerimiz…</p>
<p>Dahası ciddi anlamda öğretmen ihtiyacımız vardı.</p>
<p>Bu gün eğitimdeki tüm sorunları çözebildik mi ?..</p>
<p>Bir takım köylerimizde yine birleştirilmiş sınıflarda   eğitim yapılıyor, ilçe merkezlerine taşımalı eğitime devam ediliyor,vs…</p>
<p>Ancak altını çizerek belirtmeliyiz ki, eğitimde çeşitlilik   gün geçtikçe artıyor ve çıta yükseliyor.</p>
<p>***</p>
<p>Çıtanın sürekli yükseldiği  en önemli sektör sağlık   hizmetleri…</p>
<p>Kent merkezlerinde yapılabilen ameliyatlar artık ilçe   merkezlerinde; büyük kentlerde gerçekleştirilen ameliyatlar da   artık bir çok kent merkezinde yapılabiliyor.</p>
<p>Türkiye’nin 16 kent merkezinde kurulacak ‘sağlık   kampüsleri’ vasıtasıyla sağlık hizmetleri daha da yaygınlaşacak.</p>
<p>İnsanımız en iyi hizmete layık…</p>
<p>İşte Karayazı…</p>
<p>Erzurum’a 120 kilometre uzaklıkta bir ilçe merkezi…</p>
<p>Erzurum’un diğer ilçelerine yapılan hastanenin bir benzeri   de burada yapılmış ve hastalar Erzurum’a gelmeden her türlü sağlık hizmetini   sıra beklemeden alabilmekteler.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde bir ilki gerçekleştirip cerrahi   müdahaleleri de yapmağa başladılar.</p>
<p>Sağlıkta karayazımızı yenmeye başladık.</p>
<p>***</p>
<p>ERZURUM KAMP MERKEZİ OLUYOR</p>
<p>Kış aylarında Antalya futbolun kamp merkezi oluyor.</p>
<p>Avrupa’da ve Türkiye’de liglere verilen arada yaklaşık iki   bin futbol takımı Antalya’yı seçiyor.</p>
<p>Erzurum, yaz mevsiminde Antalya’ya rakip olabilecek bir   konuma sahip. Ancak yeterli alt yapıya sahip değiliz.</p>
<p>Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül,  “2011   Oyunlarından sonra Erzurum’un önemli bir kamp merkezi olacağını, bu   doğrultuda Avrupa’daki bir çok ülke takımının kamp yapmak için Erzurum’u   seçtiğini ve sıraya girdiğini” söylüyor.</p>
<p>Erzurum ve Kış Sporları adına kuşkusuz ki önemli bir   gelişme…</p>
<p>Ümit ediyoruz ki, bu durum futbolun alt yapısının   oluşmasına yol açar ve Erzurum bu anlamda Futbolun da yaz kampları için   merkezi olur…</p>
<p>***</p>
<p>Erzurum, eğitim-sağlık ve kış sporları merkezinin yanı   sıra Uçuş Eğitim Merkezi oluyor.</p>
<p>Türk Hava Kurumu, Eskişehir- İnönü ve İzmir-Efes’ten   sonra üçüncü merkez olarak Erzurum’u seçti.</p>
<p>Kurulacak merkezde geleceğin pilotları eğitim görecek.</p>
<p>NURETTİN TOPÇU ANILDI…</p>
<p>Erzurum, önemli entelektüellere sahip bir kent…</p>
<p>İşte bunlardan birisi de Türk Düşünce dünyasının önemli   bir siması Nurettin Topçu…</p>
<p>Baba tarafından Erzurumlu olan Nurettin Topçu,   İstanbul doğumlu…</p>
<p>Annesi Eğinli, ama künyesinde babasından ötürü Erzurumlu   yazıyor…</p>
<p>Çok sahiplenemediğimiz ancak adını her nasılsa bir   lisemize verdiğimiz Topçu’yu Atatürk Üniversitesi Türkiye Yazarlar   Birliği ile birlikte andı. Daha doğrusu onun düşünce dünyasından küçük bir   bölümü üniversite öğrencilerine ve entelektüel düşünce insanlarına   aktardılar…</p>
<p>Ahlak Kuramcısı olan Nurettin Topçu’yu bu satırlarda   anlatmamız mümkün değil. Yalnızca onun ismini gündeme getirerek   okuyucularımızın dikkatini Nurettin Topçu’ya çekmek muradımızdır.</p>
<p>Gazeteci -Yazar ve araştırmacı Soner Yalçın. bir yazısında   onun için;</p>
<p>“NURETTİN Topçu, Türkiye düşünce tarihinin kendine özgü,   ilgi çekici, cesur ve omurgalı bir aydınıydı. Ömrü boyunca yazdı ve yazdığı   gibi yaşadı.” diyor..</p>
<p>Düşünce dünyasının bu önemli kişilik abidesini saygı ile   anıyoruz…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17471-karayazi%e2%80%99mizi-yeniyoruz%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>THE REAL HISTORY…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17278-the-real-history%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17278-the-real-history%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Dec 2010 21:50:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=17278</guid>
		<description><![CDATA[Gerçek Tarih…
Türkiye bu güne kadar gerçek olmayan tarihten ve olayları saptıran tarihçilerden çok çekti… 
Tarihte yaşananlar&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçek Tarih…</p>
<p>Türkiye bu güne kadar gerçek olmayan tarihten ve olayları saptıran tarihçilerden çok çekti… </p>
<p>Tarihte yaşananlar tarihçiler tarafından değerlendirilmedi, siyasetçiler tarafından kendi siyasi gelecekleri için malzeme olarak kullanıldı.</p>
<p>Özellikle Fransız ve ABD’li siyasetçiler ısıttıkları koltuklarında daha çok oturabilmek için milletleri geçmişlerindeki kötü olayları kullandılar, kaşıdılar, kabuk bağlamış yaraları kanattılar…</p>
<p>***</p>
<p>Öte yandan o çok sevdikleri, uğruna her türlü fedakarlığa katlanacaklarını deklare eden(!) sözde Ermeni milliyetçileri yaşadıkları ülkelerdeki saygınlıklarını ve güçlerini devam ettirebilme, hükmettikleri Ermenistan’da da egemenlik ve sömürülerini sürdürme adına bir jenosit peşinde koştular ve koymağa da devam ediyorlar…</p>
<p>Öyle ki bu sömürücüler, jenositle beyinleri yıkanmış ve gözü dönmüş <strong>Asala</strong> çetecilerine savunmasız diplomatlarımızı katlettirdiler ve içtikleri kandan doymadılar…</p>
<p><strong>Sırada Türkiye’yi</strong> uluslar arası alanda köşeye sıkıştırma, sözde soykırımı tanıma,  peşine tazminat ve sonrasında da toprak talebi…</p>
<p>Ermeni Diasporasının amacı ve hedefi budur.</p>
<p>Bu amaç doğrultusunda yıllarca çalışma yapıldı ve bu uğurda her yol mubah görüldü.</p>
<p>Ermenistan, kendi arşivlerini dünyaya açmadığı gibi, sahte belgelerle diasporaya binlerce cilt tutarında kitaplar hazırlattırdı.</p>
<p>Diasporanın etkili olduğu ülkelerde ve parlamentolarda Türkiye aleyhinde kararlar alındı. Sözüm ona demokrasinin beşiği olarak kendini gören ülkeler dahi, ‘Soykırım yoktur’ demeyi suç ilan etti, hukuk davaları açtı…</p>
<p>Bütün bu uygulama ve örnekleri uzatmamız mümkün…</p>
<p>***</p>
<p>Peki, biz ne yaptık ?..</p>
<p>1915 ve sonrasında yaşanan facialarla ilgili birkaç roman yazdık, birkaç tane de eser…</p>
<p>Elimizin altındaki milyonlarca belgeyi bile henüz çözümlemiş değiliz…</p>
<p>Uluslar arası platformda sesimizi istediğimiz gibi duyuramıyoruz…</p>
<p>Mağdurken, suçlu sandalyesine oturtuluyoruz…</p>
<p>Üniversitelerimizin bazı bilim adamları gerçekleri haykırıyor, kitap yazıyor, konferans veriyor ve kazılarla toplu mezarlar ortaya çıkarıyor ama, bunu bile dünyaya göstermekte ve iknada zorlanıyoruz…</p>
<p>Çoğu zaman tabiri caizse, kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz…</p>
<p>***</p>
<p>Bu anlamda içimizi ferahlatan bir çalışma yine Atatürk Üniversitesinden geldi. </p>
<p>Üniversitemizin bilim adamları dün, beş dilde yayın yapacak, 1915 ve sonrasında yaşanan acı olayları dünyaya anlatacak olan internet sitesinin  yayınını başlattılar.</p>
<p>Sitenin adı, ‘<strong>The Real History</strong>’</p>
<p>Gerçek tarih…</p>
<p>Site, 1915 olayları başta olmak üzere Türk Tarihi hakkında bir çok konuyu dünya kamuoyunun bilgisine taşıyacak. Türkçe-İngilizce-Almanca-Fransızca-Farsça dillerinde yayın yapacak olan site. Görsel malzemelerle desteklenecek ve olaylara açıklık kazandıracak.</p>
<p>Ermeni meselesi ve diğer konularda kamuoyu oluşturmayı hedefleyen site ümit ediyoruz ki yankı bulacak, başarılı olacak.</p>
<p>Buna ihtiyacımız var…</p>
<p> Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17278-the-real-history%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurum’da bir rüya gerçekleşiyor…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17078-erzurum%e2%80%99da-bir-ruya-gerceklesiyor%e2%80%a6-2</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17078-erzurum%e2%80%99da-bir-ruya-gerceklesiyor%e2%80%a6-2#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Dec 2010 11:43:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=17078</guid>
		<description><![CDATA[“Burada bir başarı öyküsü var. Bu Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin, en önemlisi Türk milletinin başarısıdır…
Harcanan paralar,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Burada bir başarı öyküsü var. Bu Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin, en önemlisi Türk milletinin başarısıdır…<br />
Harcanan paralar, Türk milletinin parası…</p>
<p>Bizim başarımız parayı, zamanı ve insanı iyi kullanıyoruz.”</p>
<p>Bu sözler Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak’a ait…</p>
<p>Erzurum’da 27 Ocak-6 Şubat tarihleri arasında yapılacak olan Dünya Üniversite Kış Oyunlarına iki ay kala yapılan toplantıda başarmanın verdiği övünç vardı…</p>
<p>HAYAL VE GERÇEK…</p>
<p>Sağlık Bakanımız Prof.Dr.Recep Akdağ; “Erzurum ve Doğu Anadolu’da yaşayanlar olarak bir rüyanın peşinde çok koştuk… Şimdi bir rüya gerçekleşiyor; Erzurum, bölgenin ve ülkemizin kış oyunları ve kış turizmi merkezi haline geliyor. 2011’i başarı ile gerçekleştirdiğimizde işimizi bitirmiş olmayacağız. Aslında yeni başlamış olacağız…” diyor…</p>
<p>***</p>
<p>Daha başka şeyler de söyledi Sağlık Bakanımız ve bizi oyunlar öncesine götürdü.</p>
<p>Üniversite oyunlarını almamıza etken olan bazı yatırımlardan söz etti…</p>
<p>Örneğin, yeni havaalanı , doğalgaz, altyapı gibi yatırımlarla kentin taçlandırılmasından; yıllarca süren rüyanın peşinden kararlılıkla koşan insanımızdan ve en önemlisi de siyasi otoritenin kararlılığından… Sayın Başbakanımızın hakkını teslim edip, emeği geçen herkese yürekten teşekkür etti.</p>
<p>Sayın Bakan, haklıydı…</p>
<p>Bu gün yaptığımız tesislerle övünüyorsak bu kararlılık sayesindedir.</p>
<p>ERZURUM’DA BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ VAR…</p>
<p>Ve,  Spordan sorumlu Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak…</p>
<p>En büyük yük onun omuzlarında…</p>
<p>Büyük bir başarı ile gerçekleştirilen Dünya Basketbol Şampiyonasından sonra şimdi de Olimpiyatlardan sonraki en büyük organizasyon Universiade…</p>
<p>Üstelik şu ana kadar yapılan oyunların en büyük katılımlı organizasyonu ve yabancısı ve en az sporcuya sahip olduğumuz bir alan…</p>
<p>Geldiğimiz noktayı değerlendirirken övünçle ve gururla diyor ki;</p>
<p>“Burada bir başarı öyküsü var. Bu Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin, en önemlisi Türk milletinin başarısıdır…<br />
Harcanan paralar, Türk milletinin parası…”</p>
<p>Ve ekliyor;</p>
<p>“Türkiye&#8217;nin her insanı saygıdeğerdir. Bugün buraya bir çivi çakıyorsak, Hakkari&#8217;ye, Ardahan&#8217;a, Sinop&#8217;a, Malatya&#8217;ya da Yozgat&#8217;a da aynı gözle bakıyoruz. Bizim anlayışımızda tüm vatandaşlarımız, bizim başımızın tacıdır. “</p>
<p>SPOR, SANAT. KÜLTÜR VE ÇAĞDAŞ OLMAK&#8230;</p>
<p>Sayın Özak diyor ki;</p>
<p>“Basketbol şampiyonasından sonra dünya Türkiye’yi konuşuyor…</p>
<p>Şimdi de Erzurum…</p>
<p>Zamanında tesisleri bitirdik ve şimdi hazırız…</p>
<p>Erzurum çok değerli insanlar yetiştirmiştir.</p>
<p>Bu şehir bunu hak etti.</p>
<p>Türkiye&#8217;de kış sporları denince akla Erzurum geliyor…</p>
<p>Erzurum çağ atlıyor, kentin çehresi değişecek…</p>
<p>Tabi biz bu organizasyonu sadece bir spor organizasyonu olarak görmüyoruz.</p>
<p>Spor, sanat ve kültür olmadığı zaman siz çağdaş olamıyorsunuz…”</p>
<p>Oyunlarla birlikte ve sonrasında sosyal ve kültürel aktivitelerin hızla artması gerekiyor.</p>
<p>***</p>
<p>Cumartesi akşamı Erzurum adına güzel şeyler yaşandı.</p>
<p>2011 Üniversite Kış Oyunlarının mutfağında görev yapan insanlar Bakan Faruk Nafiz Özak tarafından onurlandırıldı. Salondaki beş yüzü aşkın davetli huzurunda tek tek çağrılarak çabalarına teşekkür edildi.</p>
<p>Çaba takdir görünce daha da anlam kazanıyor…</p>
<p>***</p>
<p>Oyunların başlamasına 60 günden az bir zaman kaldı ve daha çok çalışmamız gerekiyor.</p>
<p>Resmi görevliler, sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler, siyasetçiler, sanatçılar… Sözün kısası herkes bulunduğu konumda durumdan vazife çıkarıp kentin 2011 oyunlarına daha iyi hazırlanması için gayret sarf edecek…</p>
<p>Faruk Nafiz Özak’ın dediği gibi;</p>
<p>“bu işin tabiri caizse ruhunu ortaya getirmemiz gerekiyor.”</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/17078-erzurum%e2%80%99da-bir-ruya-gerceklesiyor%e2%80%a6-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

