<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Erzurum Haber Gazetesi &#187; Feridun Fazıl Özsoy</title>
	<atom:link href="http://www.erzurumhabergazetesi.com/author/feridunfazilozsoy/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com</link>
	<description>ErzurumHaberGazetesi.com</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 16:23:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>ŞEHİR, MEDENİYET VE KİMLİK (1)</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11248-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1-2</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11248-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1-2#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 06:51:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11248</guid>
		<description><![CDATA[Büyük medeniyetlerin doğduğu en önemli mekan şehirlerdir.
Bir başka deyişle kültürlerin oluşmasında şehirlerin etkinliği büyüktür.
Şehirler, bir milletin kültürünün gelişmesinde ve kök salmasında önemli işlev üstlenir.
Şehirler, birbirini tanımayan, farklı düşünce ve inanca sahip yüz binlerce insanın bir araya gelip,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük medeniyetlerin doğduğu en önemli mekan şehirlerdir.</p>
<p>Bir başka deyişle kültürlerin oluşmasında şehirlerin etkinliği büyüktür.</p>
<p>Şehirler, bir milletin kültürünün gelişmesinde ve kök salmasında önemli işlev üstlenir.</p>
<p>Şehirler, birbirini tanımayan, farklı düşünce ve inanca sahip yüz binlerce insanın bir araya gelip, çeşitli etkinlikler yaptıkları mekan değildir.</p>
<p>Aynı zamanda bir takım değerler etrafında toplanıp, belli gayeleri gerçekleştiren; tarih, dil, din ve kültür birliği yapan insanların toplandığı önemli mekanlardır.</p>
<p>Geçmişte şehirler bulundukları coğrafyaya uygun bir şekilde savunma amaçlı kurulurdu. Antik ve ortaçağda kurulan site ve kale şehirler bunun güzel örnekleridir. Ancak bu şehirler de içlerinde kendi kültürel geleneklerini de yaşatırdı.</p>
<p>Bu özellikleri ve kültürel gelenekleriyle büyük medeniyetlerin de doğduğu yerler oldu şehirler&#8230;</p>
<p>Türk Milleti, kentleşme ile birlikte bozkır ve çadır kültüründen kent kültürüne geçti.</p>
<p>Kurdukları şehirlerde Orta Asya’dan getirdikleri geleneksel kültürü bulundukları coğrafyanın kültürü ile sentezleyerek Anadolu Türk Medeniyetini oluşturdular. Meydana getirdikleri muazzam eserleriyle kurulan şehirler özdeşleşti, kimlik kazandı ve bir misyon üstlendi.</p>
<p>Bugün bazı şehirler tarihin kendisine yüklediği misyonu devam ettiriyor.</p>
<p>Yine bazı şehirler kültürel yapıları ve üstlendikleri misyonla bilinmekteler.</p>
<p>Akropol olmasaydı Atina olur muydu ? </p>
<p>İskendersiz Roma düşünülebilir mi&#8230;</p>
<p>Ya da; Kâbesiz Mekke…</p>
<p>Ayasofya-Süleymaniye olmadan İstanbul…</p>
<p>Nilüfer-Muradiye ve Yeşil Türbesiz Bursa olabilir mi?&#8230;</p>
<p>Konya denince akla Mevlâna,</p>
<p>Hacıbayram’la Ankara,</p>
<p>Hacı Bektaş’la Kırşehir gelir.</p>
<p>Yunus’la tüm Anadolu ve daha nice yaşadıkları şehri şereflendiren Alp-erenler&#8230;</p>
<p>Hepsi kültürümüzün ve kimliğimizin birer parçası&#8230;</p>
<p>Düşününüz, Anadolu’da ilk üniversite niteliğindeki Yakutiye ve Çifte Minareli Medrese olmadan Erzurum olabilir mi&#8230;</p>
<p>Kültür ve medeniyetimizde önemli yere sahip olan, kentlere hayat veren kültür mirasları aynı zamanda bulundukları şehrin kimliğidir de…</p>
<p>Bunlara dokunursanız, ya da iyi bakmazsanız kimliksiz kalırsınız.</p>
<p>Yeniden modern ve çağdaş bir şehir inşa etmek kimlik kazandırır mı?</p>
<p>Öyle zannediyorum ki hayır&#8230;</p>
<p>Sadece geniş caddeli, beton yığınlarıyla süslü binalar zinciri o kadar&#8230;</p>
<p>Ya ruhları ?..</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11248-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞEHİR, MEDENİYET VE KİMLİK (1)</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11150-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11150-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 06:59:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=11150</guid>
		<description><![CDATA[Büyük medeniyetlerin doğduğu en önemli mekan şehirlerdir.
Bir başka deyişle kültürlerin oluşmasında şehirlerin etkinliği büyüktür.
Şehirler, bir milletin kültürünün gelişmesinde ve kök salmasında önemli işlev üstlenir.
Şehirler, birbirini tanımayan, farklı düşünce ve inanca sahip yüz binlerce insanın bir araya gelip,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük medeniyetlerin doğduğu en önemli mekan şehirlerdir.</p>
<p>Bir başka deyişle kültürlerin oluşmasında şehirlerin etkinliği büyüktür.</p>
<p>Şehirler, bir milletin kültürünün gelişmesinde ve kök salmasında önemli işlev üstlenir.</p>
<p>Şehirler, birbirini tanımayan, farklı düşünce ve inanca sahip yüz binlerce insanın bir araya gelip, çeşitli etkinlikler yaptıkları mekan değildir.</p>
<p>Aynı zamanda bir takım değerler etrafında toplanıp, belli gayeleri gerçekleştiren; tarih, dil, din ve kültür birliği yapan insanların toplandığı önemli mekanlardır.</p>
<p>Geçmişte şehirler bulundukları coğrafyaya uygun bir şekilde savunma amaçlı kurulurdu. Antik ve ortaçağda kurulan site ve kale şehirler bunun güzel örnekleridir. Ancak bu şehirler de içlerinde kendi kültürel geleneklerini de yaşatırdı.</p>
<p>Bu özellikleri ve kültürel gelenekleriyle büyük medeniyetlerin de doğduğu yerler oldu şehirler&#8230;</p>
<p>Türk Milleti, kentleşme ile birlikte bozkır ve çadır kültüründen kent kültürüne geçti.</p>
<p>Kurdukları şehirlerde Orta Asya’dan getirdikleri geleneksel kültürü bulundukları coğrafyanın kültürü ile sentezleyerek Anadolu Türk Medeniyetini oluşturdular. Meydana getirdikleri muazzam eserleriyle kurulan şehirler özdeşleşti, kimlik kazandı ve bir misyon üstlendi.</p>
<p>Bugün bazı şehirler tarihin kendisine yüklediği misyonu devam ettiriyor.</p>
<p>Yine bazı şehirler kültürel yapıları ve üstlendikleri misyonla bilinmekteler.</p>
<p>Akropol olmasaydı Atina olur muydu ? </p>
<p>İskendersiz Roma düşünülebilir mi&#8230;</p>
<p>Ya da; Kâbesiz Mekke…</p>
<p>Ayasofya-Süleymaniye olmadan İstanbul…</p>
<p>Nilüfer-Muradiye ve Yeşil Türbesiz Bursa olabilir mi?&#8230;</p>
<p>Konya denince akla Mevlâna,</p>
<p>Hacıbayram’la Ankara,</p>
<p>Hacı Bektaş’la Kırşehir gelir.</p>
<p>Yunus’la tüm Anadolu ve daha nice yaşadıkları şehri şereflendiren Alp-erenler&#8230;</p>
<p>Hepsi kültürümüzün ve kimliğimizin birer parçası&#8230;</p>
<p>Düşününüz, Anadolu’da ilk üniversite niteliğindeki Yakutiye ve Çifte Minareli Medrese olmadan Erzurum olabilir mi&#8230;</p>
<p>Kültür ve medeniyetimizde önemli yere sahip olan, kentlere hayat veren kültür mirasları aynı zamanda bulundukları şehrin kimliğidir de…</p>
<p>Bunlara dokunursanız, ya da iyi bakmazsanız kimliksiz kalırsınız.</p>
<p>Yeniden modern ve çağdaş bir şehir inşa etmek kimlik kazandırır mı?</p>
<p>Öyle zannediyorum ki hayır&#8230;</p>
<p>Sadece geniş caddeli, beton yığınlarıyla süslü binalar zinciri o kadar&#8230;</p>
<p>Ya ruhları ?..</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/11150-sehir-medeniyet-ve-kimlik-1/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SEVMEK VE KABUL ETMEK…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10912-sevmek-ve-kabul-etmek%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10912-sevmek-ve-kabul-etmek%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 07:08:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10912</guid>
		<description><![CDATA[İki kavram;
Sevmek ve kabul etmek…
***
Sevgi kavramı yüce Yaratan’ın insanların kalbine yerleştirdiği, dünyanın en güzel duygusu…
Gönül kapılarını bir insanı sevmeye ayıranlara ne mutlu.
Gönül kapıları diyorum, çünkü gönül kutsaldır ve ‘Gönül’ Yaradan’ın evidir…
Gönlünüzde sevgiye yer ayıramamışsanız,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İki kavram;</p>
<p>Sevmek ve kabul etmek…</p>
<p>***</p>
<p>Sevgi kavramı yüce Yaratan’ın insanların kalbine yerleştirdiği, dünyanın en güzel duygusu…</p>
<p>Gönül kapılarını bir insanı sevmeye ayıranlara ne mutlu.</p>
<p>Gönül kapıları diyorum, çünkü gönül kutsaldır ve ‘Gönül’ Yaradan’ın evidir…</p>
<p>Gönlünüzde sevgiye yer ayıramamışsanız, vay halinize…</p>
<p>Ya da gönlünüz sevgi ile dolu ise ne mutlu size…</p>
<p>Sakın gönül kırmayın ve kin tutmayın…</p>
<p>Hani Yunus’un dediği gibi;  </p>
<p>“Bir kez gönül yıktın ise</p>
<p>Bu kıldığın namaz değil…”</p>
<p>Ya da,  </p>
<p>“Biz kimseye kin tutmayız</p>
<p>Ağyar dahi dosttur bize…”</p>
<p>Dizelerinde olduğu gibi yüreğinizin güzelliklerini insanlarla paylaşın.</p>
<p>Paylaşmayı bilmiyorsanız, öğrenin…</p>
<p>Paylaşılan sevgi çok daha büyüktür…</p>
<p>***</p>
<p>Bir de “Kabul etmek” kavramı var…</p>
<p>İnsanları sevmek nefsinize çok ağır geliyorsa, nefsinize hakim olamıyor ve onun esiri oluyorsanız işte bu durumda birbirimizi kabul etmemiz gerekiyor.</p>
<p>İlla sevmek zorunda değilsiniz, ama kabul etmek zorundasınız…</p>
<p>***</p>
<p>İnsanın bünyesini çürüttüğü yetmiyormuş gibi topluma da sirayet eden bu sevgisizlik illetinden kurtulmak gerekiyor.</p>
<p>Gönlünü sevgiye açamayan, sevgi ile düşünemeyen beyin çorak, sevgi ile göremeyen göz kördür…</p>
<p>Sevgi pınarlarınızın kurumasına müsaade etmeyin…</p>
<p>Çevrenizde olup bitenlere bigane kalmayın, eğer başınızı yastığa koyduğunuzda nerede hata yaptığınızı sorgulayabiliyorsanız bu da bir şeydir…</p>
<p>Unutmayın sevmeye gücünüz ve cesaretiniz yoksa, kabul edin…</p>
<p>Bu da erdemdir… </p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10912-sevmek-ve-kabul-etmek%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞEHİRLE YÜZLEŞME</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10613-sehirle-yuzlesme</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10613-sehirle-yuzlesme#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 07:14:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10613</guid>
		<description><![CDATA[Tarihi ipek yolu kavşağının önemli ticaret ve kültür kenti Erzurum…
Çeşitli kültürlerin sentezlendiği kent Erzurum…
Bu ifadeler yaşadığımız kent için söylenen cümlelerden sadece ikisi…
***
Gerçekten de tarihi süreç içerisinde Erzurum’a baktığımızda farklılık hemen gözleniyor.
Bulunduğu bölgede ve Anadolu coğrafyasında&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi ipek yolu kavşağının önemli ticaret ve kültür kenti Erzurum…</p>
<p>Çeşitli kültürlerin sentezlendiği kent Erzurum…</p>
<p>Bu ifadeler yaşadığımız kent için söylenen cümlelerden sadece ikisi…</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Gerçekten de tarihi süreç içerisinde Erzurum’a baktığımızda farklılık hemen gözleniyor.</p>
<p>Bulunduğu bölgede ve Anadolu coğrafyasında Erzurum hep önemli ve önde oldu. </p>
<p>Erzurum, Anadolu’nun ilk kentleşen şehirlerinden birisidir. Anadolu’nun giriş kapısı olması bakımından bir çok kültürün gelişip, yayıldığı bir merkez oldu. Bu itibarla yine Anadolu’nun ilk üniversite kentlerinden birisidir Erzurum…</p>
<p>Türk tarihinde önemli bir Selçuklu kent merkezi olan Erzurum, Osmanlılar döneminde şehzade şehri olmadı ama, çok önemli bir Osmanlı eyalet merkezi konumunu korudu.</p>
<p>***</p>
<p>Geleneksel kent kültürünün yaşatıldığı Erzurum, bu özelliği ile çevre illere örnek olmuş ve bu illerin gelişmesinde önder konumunu korumuştur.</p>
<p> 1900’lü yıllarda bugünün küresel güçlerinin konsolosluklarını barındıran Erzurum, bu özelliği ile diplomatik misyon kentidir.</p>
<p> Öyle ki, Amerikan misyoner kültür merkezi bile bu kenttedir.</p>
<p>***</p>
<p>Bu şehir tarihi ve kültürel değerleri ile yüzleşmeli ve bu değerlerinin yok olmaması karşısında duyarlı ve tepkili olmalıdır.</p>
<p>Bir gününüzü kendinize ve bu şehre ayırınız ve Erzurum’a bakarak dolaşınız, feryadımı duyacaksınız.</p>
<p>Mecidiye tabyalarına uğrayın bu eserin yürekler acısı halini görün.</p>
<p>Mahalle başından Kongre semtine doğru yürüyün, Kombostu’nun kahvesinin bulunduğu yerde bir çay için ve çevrenize bakın.</p>
<p>Oradan Gümrük Hanı’na uğrayın, bir zamanların ticaret kervanlarını hayal edin.</p>
<p>Yegenağa semtinde ayakta kalabilen Erzurum Konaklarının ve evlerinin insanların bütün acımasızlığı, hoyratlığı ve duyarsızlığı karşısındaki direncini görün.</p>
<p>Bir de Erzurum kalesine çıkın ve şehirdeki çirkin yapılaşmayı seyredin.</p>
<p>Sonra , 1600’lü yılların sonunda Erzurum’a gelen Rus Şair ve yazar Puşkin’i alın ve okuyun..</p>
<p>Daha sonra Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde Erzurum için söylediklerine bakın…</p>
<p>Ve,</p>
<p>Türk Edebiyatı’nın ünlü Şair ve Yazarı <strong>Ahmet Hamdi Tanpınar</strong>’ın <strong>‘Beş Şehir</strong>’ini okuyun…   Koca Anadolu’da adına kitap yazılan altıncı şehir yok…</p>
<p>Beş Şehir’de Erzurum için neler yazılmış okuyunuz.</p>
<p>Erzurum için yazılan diğer yazıları ve şiirleri de okuyunuz.</p>
<p>Göreceksiniz ki bir zamanların Erzurum’u bu günkü gibi değil…</p>
<p>Daha duyarlı, daha entelektüel bir kent Erzurum…</p>
<p>Geçmişten gelen önemli bir tarih ve kültür mirasımız var ama henüz daha bir Etnografya Müzemiz yok…</p>
<p>2011 yaklaşıyor,</p>
<p>Kentin sosyal ve kültürel alanlarıyla bu uluslar arası organizasyona hazır hale getirilmesi gerek.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Şehirle ve kendimizle yüzleşelim…</p>
<p>Bunu yaparken çevremizdeki şehirlere de bakalım.</p>
<p>Dün ne durumdaydılar, bu gün hangi ufuklara yelken açıyorlar…</p>
<p>Ve,</p>
<p>Biz ne yapıyoruz, ne yapmalıyız?..</p>
<p>Uluslar arası organizasyona az bir zaman kaldı ve Erzurum’un hali ortada…</p>
<p>Bilmem anlatabildim mi?..</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10613-sehirle-yuzlesme/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANADOLU’NUN ZİRVESİNDE TANITIM&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10343-anadolu%e2%80%99nun-zirvesinde-tanitim</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10343-anadolu%e2%80%99nun-zirvesinde-tanitim#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 11:19:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10343</guid>
		<description><![CDATA[“Anadolu’nun Zirvesinde Buluşalım”
2011 Üniversite Oyunlarına tüm dünyadan katılacak sporcu ve misafirleri bu sloganla çağırıyoruz… 
Üniversite Oyunlarına  220 gün kaldı ve tanıtım çalışmaları da hızlandı. 
2011 koordinatörlüğünün yanı sıra kurumlar da Erzurum’un çeşitli alanlarda tanıtımı için yoğun çaba harcıyor… 
***&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span><span><strong>“Anadolu’nun Zirvesinde Buluşalım”</strong></span></span></div>
<div><span><span><strong>2011 Üniversite Oyunları</strong>na tüm dünyadan katılacak sporcu ve misafirleri bu sloganla çağırıyoruz… </span></span></div>
<div><span><span>Üniversite Oyunlarına  <strong>220 gün</strong> kaldı ve tanıtım çalışmaları da hızlandı. </span></span></div>
<div><span><span>2011 koordinatörlüğünün yanı sıra kurumlar da Erzurum’un çeşitli alanlarda tanıtımı için yoğun çaba harcıyor… </span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>İşte bu anlamda Erzurum, geçtiğimiz hafta sonu önemli konuklara ev sahipliği yaptı ve dünya genelinde tanıtım yapıldı. </span></span></div>
<div><span><span>Türkiye’nin etkin sivil toplum kuruluşlarından birisi olan TUSKON, İstanbul’da dünyanın dört bir tarafından gelen 2 bini aşkın işadamını ağırladı ve iş görüşmeleri yapıldı. </span></span></div>
<div><span><span>İstanbul’a gelen işadamlarının 150’ye yakını da Erzurum’daydı ve onlar da Erzurum ve bölgeden gelen işadamları ile çeşitli görüşmelerde bulundular. </span></span></div>
<div><span><span>Öğrendiğimiz kadarıyla da bazı alanlarda işbirliği sağlandı. </span></span></div>
<div><span><span>Örneğin organik tarım, havancılık ve hayvansal ürünlerin ihracı gibi iş alanlarında ortaklık sağlandı. </span></span></div>
<div><span><span>Bunlar elbette ki güzel gelişmeler. </span></span></div>
<div><span><span>Bu anlamda TUSKON Başkan Yardımcısı Mustafa Yıldız ve KUDAKA Genel Sekreteri Rıfat Altan’ı kutluyorum. </span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’a gelen işadamlarına <strong>KUDAKA</strong> (Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı) ev sahipliği yaptı. </span></span></div>
<div><span><span>Atatürk Üniversitesi’nin Kültür ve Gösteri Merkezinde yapılan tanıtım toplantısı görülmeye değerdi doğrusu… </span></span></div>
<div><span><span>Öncelikle Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak Hoca’yı kutlamak istiyorum. </span></span></div>
<div><span><span>Çünkü bu merkezin adı daha önce de kültür merkezi idi ancak, okul müsamere salonu gibi bir yerdi. Hoca, üniversitemize layık bir mekan haline getirdi ve burada dünyanın dört bir tarafından gelen konukları ağırladık. </span></span></div>
<div><span><span>Üniversitemiz ve şehrimiz adına onur duydum…</span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>Kültür ve Gösteri Merkezindeki tanıtım toplantısına katılan ABD, Sudan, Senegal, Avusturya, Pakistan ve daha bir çok ülkenin temsilcisine KUDAKA, Erzurum, Erzincan ve Bayburt’u anlatan mükemmel bir sunum yaptı. Peşine de 2011 Oyunlarının tanıtıldığı bir sunum gerçekleştirildi. </span></span></div>
<div><span><span>Geçtiğimiz ay yine böylesi uluslar arası bir toplantıya ev sahipliği yaptık ve tarihi İpek yolu güzergâhında bulunan ülkelerin üniversite rektörlerini Erzurum’da ağırladık. </span></span></div>
<div><span><span>Asya’dan Avrupa’nın ucuna kadar uzanan coğrafyaya Erzurum’u anlattık ve tanıttık. </span></span></div>
<div><span><span>Bütün bunlar yaşadığımız kent adına övünülecek çalışmalar… </span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’da bir takım kurumlar durumdan vazife çıkarıp görevlerini layıkla ve fazlasıyla yerine getiriyor. </span></span></div>
<div><span><span>Bir de asıl görevli olan kurumlar, görev tanımlarını bilip de gereğini yapsalar, inanıyorum ki Erzurum kısa zamanda hak ettiği yere gelecek… </span></span></div>
<div></div>
<div><span style="font-size: small;">Feridun Fazıl ÖZSOY</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10343-anadolu%e2%80%99nun-zirvesinde-tanitim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TEPE KÖY TOPLU MEZAR KAZISI ‘BİLİM İNSANLARI’ ve KAÇAN FIRSAT…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10157-tepe-koy-toplu-mezar-kazisi-%e2%80%98bilim-insanlari%e2%80%99-ve-kacan-firsat%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10157-tepe-koy-toplu-mezar-kazisi-%e2%80%98bilim-insanlari%e2%80%99-ve-kacan-firsat%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2010 06:50:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10157</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi, Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü ve Erzurum Müze Müdürlüğü tarafından yürütülen Tepe Köy Toplu Mezar Kazısı nihayet yapıldı.
Toplu mezardan herkesin beklediği gibi Ermeni Çeteleri tarafından hunharca katledilen,  üst üste yığılmış erkek iskeletleri çıkmağa başladı.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi, Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü</strong> ve <strong>Erzurum Müze Müdürlüğü</strong> tarafından yürütülen <strong>Tepe Köy Toplu Mezar Kazısı</strong> nihayet yapıldı.</p>
<p>Toplu mezardan herkesin beklediği gibi Ermeni Çeteleri tarafından hunharca katledilen,  üst üste yığılmış erkek iskeletleri çıkmağa başladı.</p>
<p>Kazıya Atatürk Üniversitesi’nin birkaç bilim adamının;  daha doğrusu kazıyı yürüten birkaç bilim adamının dışında ilgi gösteren bilim adamı ne yazık ki yoktu…</p>
<p><strong>Kültür Bakanlığı</strong> ve <strong>Atatürk Üniversitesi Tepe Köy</strong> kazısının bilim dünyasına açık olduğunu, isteyen herkesin bu kazıya katılabileceğini ilan etmiş…</p>
<p>Ancak bir hafta gibi kısa bir zamana sığdırılan böylesi önemli kazıyı,  belki de bilim dünyası duymadı…</p>
<p>Kaldı ki <strong>Atatürk Üniversitesi</strong>’nin öğretim üyelerinin bile yeterince duymadığı kanaatindeyiz. Çünkü tersi bir durum çok vahimdir…</p>
<p> Şayet Üniversitemizdeki konu ile ilgili bilim adamları böylesi önemli bir kazıyı biliyor ve buna rağmen gelmedilerse, oturup kendi <strong>‘Bilim İnsanı’</strong> unvanlarını sorgulasın ve cüppelerini bir kenara kaldırsınlar…</p>
<p>Yıllardır feryat ediyoruz; <strong>“Ermeniler’in bu bölgede yaptığı zulmü anlatamıyoruz”</strong> diye…</p>
<p>Nasıl anlatalım ki…</p>
<p>Toplu mezarı açıyoruz, yalnızca basın kuruluşları, bir sivil toplum örgütü, iki ilçe Belediye Başkanı, birkaç askeri yetkili, bir ilçe Kaymakamı, bir ilçe Müftüsü, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Vali’nin dışında kimse yok…</p>
<p>Nerede o <strong>Ermeni Zulmü</strong> karşısında mangalda kül bırakmayan yetkili ve enteller?..</p>
<p>Türkiye’ye yaptırım uygulayan  ülkelerle ve Diasporayla nasıl mücadele edeceğiz, söyler misiniz ?&#8230;</p>
<p>Üzerimize ölü toprağı serpilmişçesine vurdumduymaz bir haldeyiz.</p>
<p>***</p>
<p>Kazıyı yapan heyete ne demeli…</p>
<p>Tepe köydeki toplu mezar 92 yıldır orada ve kimse mezarı yok etmiyor, bir yere de taşımıyor…</p>
<p>92 yıl açılmayı bekleyen mezar biraz daha bekletilemez miydi, bu acele niye?&#8230;</p>
<p>Gerekli duyurular yapılsa; Türkiye’den ve dünyadan bilim insanları,dünyanın önemli tarihçileri -Türk dostu ve karşıtı tarihçiler- dışişlerinden yetkili ve uzmanlar davet edilseydi ve öylece Toplu Mezar Kazısı yapılsaydı daha iyi olmaz mıydı…</p>
<p>Daha mükemmel bir sonuç alınamaz mıydı?..</p>
<p>Daha önemlisi bu kazıdan çok değil birkaç gün önce <strong>“İpekyolu Rektörler Buluşması”</strong> yaşandı Erzurum’da…</p>
<p>O toplantıların olduğu günlerde Toplu Mezar kazısı  yapılıp, Ermeni Zulmü bütün çıplaklığı ile dünyaya anlatılamaz mıydı…</p>
<p>***</p>
<p>Tepe Köy halkından Şamil Şekeroğlu…</p>
<p>92 yıl önce 12 yakının Ermeni Çetelerine kurban vermiş…</p>
<p>Kazının yapıldığı yer ona ait…</p>
<p>Eskiden merekmiş…</p>
<p>İnsanlar oraya doldurulmuş ve katledilmiş…</p>
<p>Şamil Şekeroğlu Tepe Köy’den dünyaya haykırıyor;</p>
<p><strong>“Siyaseti bırakın da gelin Tepe Köy’deki bu mezarı görün…”</strong></p>
<p>Yazık ki bu sesi dünyaya duyuramadık…</p>
<p>***</p>
<p>Dün bölgemiz açısından önemli bir gündü…</p>
<p>92 yıl önce <strong>Van</strong>’da, <strong>Bitlis</strong>’te, <strong>Kans</strong>’ta, <strong>Iğdır</strong>’da, <strong>Erzurum</strong>’da,  <strong>Alaca</strong>’da, <strong>Yanıkdere</strong>’de, <strong>Tımar</strong>’da, <strong>Yeşilyayla</strong>’da ve daha birçok yerde yaşanan <strong>Ermeni Zulmü</strong> bir kez daha bu sefer<strong> Tepe Köy</strong>’de gün yüzüne çıkarıldı.</p>
<p><strong>50 </strong>kadar <strong>Erkek iskeleti</strong> toplu mezarda bulundu…</p>
<p>Kimi kurşunlanmış, kimi hançerlenmişti…</p>
<p>En acısı, belli ki baba-oğula ait olduğu anlaşılan birbirine sarılmış iki iskeletti…</p>
<p>Yanlarında silah yoktu ve savunmasızdılar…</p>
<p>Tek suçları bulundukları, doğdukları, doydukları toprağı Vatan bilmeleri ve sahiplenmeleriydi…</p>
<p>Gözü dönmüş Ermeni çetelerinin kurbanı oldular…</p>
<p>Tarihi belgeler ve açılan toplu mezarlar bunu kanıtlıyor…</p>
<p>Dün <strong>Atatürk Üniversites</strong>i’nin <strong>Bilim İnsanları</strong> uzun bir uğraşın, emeğin sonucunda 92 yıl önce yaşananları gün yüzüne çıkardılar.</p>
<p>Onların çalışmasına ve emeklerine büyük saygı duyuyorum…</p>
<p>Ancak, keşke bu büyük emek bütün dünya ile paylaşılsa ve <strong>Ermeni Zulmü</strong> uluslar arası anlamda tescillenebilseydi…</p>
<p>Yine kendimiz hamasi nutuk attık ve yine kendimiz dinledik…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10157-tepe-koy-toplu-mezar-kazisi-%e2%80%98bilim-insanlari%e2%80%99-ve-kacan-firsat%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YENİ BİR TOPLU MEZAR AÇILIYOR&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10031-yeni-bir-toplu-mezar-aciliyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10031-yeni-bir-toplu-mezar-aciliyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2010 08:18:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=10031</guid>
		<description><![CDATA[1900’lü yılların başı Osmanlı için oldukça zorludur.
Hükmettiği toprakların birçoğunda ayaklanmalar yaşanmakta ve koca devlet, uzun yıllar nizam verdiği topraklardan çekilmektedir.
Rumeli terk, Ortadoğu, Arabistan terk edilmekte ve terk oldukça sancılı geçmektedir. Yalnızca Girit’ten göçe zorlanan Türk ve Müslüman ahalinin&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1900’lü yılların başı Osmanlı için oldukça zorludur.</p>
<p>Hükmettiği toprakların birçoğunda ayaklanmalar yaşanmakta ve koca devlet, uzun yıllar nizam verdiği topraklardan çekilmektedir.</p>
<p>Rumeli terk, Ortadoğu, Arabistan terk edilmekte ve terk oldukça sancılı geçmektedir. Yalnızca Girit’ten göçe zorlanan Türk ve Müslüman ahalinin halini anlatmak ciltler tutar… Bu gün bile Rumeli ve Girit’in sancısı, özlemi dinmemiştir…</p>
<p>***</p>
<p>1915’e gelindiğinde durum daha da vahim hal almıştır…</p>
<p>Ülkenin batısı da doğusu da oldukça sıkıntılıdır. Ruslar, Kars’ı almış, sıra Erzurum’dadır…</p>
<p>Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de Ermeni çetelerinin vahşeti eklenmiştir…</p>
<p><strong>Adana</strong>’dan tutunuz da<strong>, Bitlis</strong>’e, <strong>Malatya</strong>’ya, <strong>Elazığ</strong>’a, <strong>Van</strong>’a, <strong>Iğdır</strong>’a, <strong>Karaköse</strong>’ye, <strong>Gümüşhane</strong>’ye<strong> Bayburt’</strong>a ve <strong>Erzurum</strong>’a kadar her yerde Ermeni çeteleri kol gezmekte, gözleri dönmüş bu caniler akla hayale gelmedik cinayetler işlemektedirler.</p>
<p>Yurt savunması yapan ordunun arkasında bu çetelerin hançeri sallanmaktadır.</p>
<p>İşte buna dur demek için Osmanlı Devleti 1915 yılının 24 Nisanında <strong>“Tehcir”</strong> yasasını çıkarır ve ihanet eden gurupları zorunlu göçe tabi tutar…</p>
<p>***</p>
<p><strong>1917 Ekim Devrimi</strong> ile çekilen <strong>Ruslar</strong>’ın yerini bölgede palazlanan Ermeni çeteleri alır ve katliamın büyüğü işte o zaman yaşanır…</p>
<p>Gümüşhane’nin yaşlıları, o yıllarda <strong>Canca Dere</strong>sinin kızıl aktığını anlatır; <strong>Bayburt</strong>’un tarihleri ise sokakların adeta kasap dükkanına döndüğünü yazar…</p>
<p><strong>Kazım Karabekir Paşa</strong>, 12 Mart Günü Erzurum’a girdiğinde, bu günkü istasyon caddesinin her tarafında parçalanmış insan cesetlerinden, Ermeni vahşetinden ağlayarak söz eder…</p>
<p>Öyle ki, Erzurum’u terk eden Rus subayları dahi gördükleri manzara karşısında Ermeni Milletinden iğrendiklerini anılarında yazarlar…</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlık arşivlerine girildiğinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde Ermeni zulmü sonucu kaybedilen insan sayısı bir haylidir…</p>
<p>1910-1922 yılları arasında Muş, Bitlis, Kars, Ardahan, Van, Tatvan, Adana, Sarıkamış, Göle, Oltu, Nahcivan, Zengebasar, Tercan, Bayburt, Pasinler; Erzurum ve daha adını saymadığımız yüzlerce yerleşim yerinde katledilen insan sayısı 523 bin 955’dir…</p>
<p>1915-1919 yılları arasında Rus Ordularıyla ittifak yapan <strong>Taşnak, Hınçak</strong> ve<strong> Ramgavar </strong>adlı Ermeni Çeteleri yalnızca bizim bölgemizde<strong>;    Cinis</strong> (Ortabahçe)’de, <strong>Alaca</strong>’da, <strong>Ilıca</strong>’da, <strong>Tepeköy’</strong>de, <strong>Dutçu</strong>’da, <strong>Erzurum Merkez</strong>’de; <strong>Yanıkdere</strong>’de, <strong>Karskapı</strong>’da, <strong>Ezirmikli Osmanağa</strong> ve <strong>Mürselpaşa Konakları’</strong>nda, <strong>Firdevsoğlu Kışlası</strong>’nda, <strong>Erzurum; Yeşilyayla’</strong>da, <strong>Hasankale’</strong>de, <strong>Tımar’</strong>da, <strong>Köprüköy’</strong>de <strong>Horasan</strong>’da, <strong>Kars-Derecik</strong> ve <strong>Subatan</strong>’da, <strong>Van-Zeve’</strong>de, <strong>Ağrı</strong>’da<strong>, Bitlis’te</strong>, <strong>Iğdır-Oba, Hakmehmet</strong>, ve <strong>Gedikli</strong>’de, <strong>Ardahan Yanık Camii, Göle, Esenboğaz Köyü, Çıldır, Kotanlı Köyü, Nahçıvan</strong>’da, <strong>Zengezur</strong>’da ve <strong>Azerbaycan</strong>’da tam bir <strong>“Müslüman-Türk Soykırımı”</strong> gerçekleştirdiler…</p>
<p>***</p>
<p>Bu yerlerdeki bir çok toplu mezarlar açıldı ve geçmişte yaşanan vahşet gün yüzüne çıkarıldı.</p>
<p>Yarın  daha önce tanıkların ifadeleri doğrultusunda belirlenen yeni bir toplu mezar kazısı daha başlıyor.</p>
<p><strong>TEPE KÖY</strong> toplu mezarı yarın açılıyor ve yıllardır kabuk bağlayan yara açılıyor…</p>
<p>Bu satırları bir millete kin gütmek, ya da genç nesilleri kinlendirmek için yazmıyoruz. Amaç bir gerçeğin altını çizmek ve yaşananların tarihçiler tarafından irdelenmesini sağlamaktır.</p>
<p>Yine bu coğrafyada yaşayan herkes iyi bilir ki, ailesi Ermeni çetelerince mağdur edilmemiş ya da ailesinden Ermeni çetelerine kurban vermemiş tek bir aile dahi yoktur.</p>
<p>Bu ülkede İstanbul’un dışına çıkmadan oturdukları yerde ahkam kesen kimi enteller gelsinler de bu toplu mezar kazısına katılsınlar.</p>
<p>Belki de açılan toplu mezardan onların içlerinden umut ettikleri çıkar, kim bilir…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/10031-yeni-bir-toplu-mezar-aciliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÜRKÇE’NİN GÜLLERİ ERZURUM’DA…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9903-turkce%e2%80%99nin-gulleri-erzurum%e2%80%99da%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9903-turkce%e2%80%99nin-gulleri-erzurum%e2%80%99da%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Jun 2010 07:30:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=9903</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Şimden girü hiç kimse ne kapuda ve divanda ve meclis ve seyranda Türki dilinden gayri dil söylemeye”
“Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dilinden başka dil kullanmaya”
Hemen herkesin bildiği bu ifadeler Karamanoğlu Mehmet Bey’in 13&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Şimden girü hiç kimse ne kapuda ve divanda ve meclis ve seyranda Türki dilinden gayri dil söylemeye</strong>”</p>
<p>“<strong>Bugünden sonra hiç kimse sarayda, divanda, meclislerde ve seyranda Türk Dilinden başka dil kullanmaya</strong>”</p>
<p>Hemen herkesin bildiği bu ifadeler Karamanoğlu Mehmet Bey’in 13 Mayıs 1277 tarihinde Konya’da yayımladığı ünlü Fermanından alınma…</p>
<p>Millet olarak yaşamanın ilk şartının dil birliği olduğunun bilincinde olan Mehmet Bey, söz konusu bu fermanı ile Türkçeyi resmi devlet dili olarak ilan eder.</p>
<p>Amaç bir anlamda Farsça’nın egemenliğini kırmaktır…</p>
<p>***</p>
<p>Bu fermanın üzerinden tam 733 yıl geçti.</p>
<p>Asya’dan Anadolu’ya gelen Türkler bu süre içerisinde birçok devlet kurdu, gün geldi cihana hükmetti… </p>
<p>Ama Türkçe bir dünya dili olamadı.</p>
<p> Asya’da, Avrupa’da ve Afrika’da zaman zaman konuşuldu ancak, dünyanın beş kıtasına etkin biçimde ulaşamadı.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonu büyük bir katılımla gerçekleştirilen ve 8.si yapılan <strong>‘Türkçe Olimpiyatlarında’</strong> Türkçenin dünyanın 5 kıtasına ulaşmış olduğunu ve konuşulduğunu, Türkçe düşünüp, Türkçe konuşulup ve Türkçe türkü söylenmesini mutlulukla ve gururla seyrettik…</p>
<p>Dünyanın doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine, buzullarından sıcak iklimine kadar uzanan coğrafyadan, hiç bilmedikleri, görmedikleri ve geçmedikleri yerlerden gelen 750 <strong>Türkçe Gülü</strong>, ortak dil Türkçe etrafında, <strong>Sevgi Dili</strong>nde kenetlendiler…</p>
<p>Bu çocuklar, Türkçeyi <strong>sevgi, barış, dostluk ve ilim, sanat dili</strong> yapmak için gelmişlerdi.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Mehmet Sağlam</strong>’ın dediği gibi; Onlar <strong>‘Türkçe’nin Büyükelçileri’</strong>ydi ve 750 büyükelçi salondaydı…</p>
<p>***</p>
<p>Türkçe Olimpiyatlarının küçük bir finali Türkiye’nin birkaç ilinin yanı sıra Erzurum’da da yapıldı. </p>
<p>Salon hınca hınç doluydu ve sahnedeki çocuklarla tribündeki insanlar gönülden kenetlenmişti.</p>
<p>“Aynı dili konuşuyoruz”</p>
<p>Slogan buydu ve öyle de oldu…</p>
<p>***</p>
<p>Irak’lı Sara Harbi Şükür’ün “Sevdan ile düştün yaban ellere” türküsü ile başlayan Erzurum finali, dünyanın değişik ülkelerinden gelen çocukların şiir ve türkü ve şarkılarıyla sürdü…</p>
<p>Senegalli Sadiye, hemen herkesin dinlediğinde hüzünlendiği “Bu akşam da gelemedim anne” şiiriyle seyirciyi ağlatamadı ama bir hayli alkışlandı…</p>
<p>Makedonya’dan gelen Ayşen Ramadani’nin estirdiği “Üsküp Sevdası” bizi Evlad-ı Fatihan’ın yaşadığı diyarlara sürükledi…</p>
<p>Birçoğumuzun haritada yerini dahi gösteremeyeceğimiz Mali’den gelen kara derili Trabzonlular’ın horonu ile coştuk; dünyanın öbür ucundaki Kolombiya’dan gelen, sanki doğuştan Kars’lı olan Katalina Kayseto’nun “Ay sallanıp geden yar, getme getme sözüm var” türküsünün mükemmel icrası öğretmenlerimiz adına gururlandık.</p>
<p>***</p>
<p>Bu çocuklar yalnızca Türkçe konuşmuyorlar, Türkçe düşünüp, Türkçe duyuyorlar, Türkçe hissediyorlar…</p>
<p>Diyorlar ki;</p>
<p><strong>“ Benim ülkemde bir çiçek vardı. </strong></p>
<p><strong>Ona umut ve barış çiçeği diyoruz. </strong></p>
<p><strong>Onu Türkçe koklayıp; </strong></p>
<p><strong>Türkçe seviyoruz… “</strong></p>
<p>***</p>
<p>Türkçeye böylesine hizmet edenleri, dilimizi sevgi dili, bilim-sanat, kültür dili; Dünya Dili haline getirmeye çaba koyanlara sevgi ve minnet duyuyoruz…</p>
<p>Türkçenin gülleri Erzurum’a hoş geldiniz ve güle güle gidiniz…</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9903-turkce%e2%80%99nin-gulleri-erzurum%e2%80%99da%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ VE BİR ZAMANLAR ERZURUM…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9792-dunya-cevre-gunu-ve-bir-zamanlar-erzurum%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9792-dunya-cevre-gunu-ve-bir-zamanlar-erzurum%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 11:23:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=9792</guid>
		<description><![CDATA[Eski Erzurum ile ilgili yazılanları okudukça, bir zamanların Erzurum’u ne kadar da güzelmiş demekten kendimizi alamıyoruz.
Bu aslında geçmişe duyulan özlemden ziyâde, geçmişteki zarif, güzel ve zengin Erzurum’un üzerine niye daha çok şey imar edememişiz düşüncesinin rahatsızlığı; veya var olanı tarumar&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski Erzurum ile ilgili yazılanları okudukça, bir zamanların Erzurum’u ne kadar da güzelmiş demekten kendimizi alamıyoruz.</p>
<p>Bu aslında geçmişe duyulan özlemden ziyâde, geçmişteki zarif, güzel ve zengin Erzurum’un üzerine niye daha çok şey imar edememişiz düşüncesinin rahatsızlığı; veya var olanı tarumar etmenin dayanılmaz üzüntüsüdür.</p>
<p>5 Haziran tarihi Dünya Çevre günü ve haftasının başlangıcıydı.</p>
<p>Hafta boyunca bir çok etkinlik gerçekleştirilecek ve <strong>‘Doğa ve Çevre’ </strong>bilincinin geliştirilmesine çaba harcanacak.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Bir zamanların Erzurum’u hakkında 1650’li yıllarda kente gelen <strong>Evliya Çelebi </strong>ve ondan yaklaşık 100 yıl sonra gelen Ruslar’ın ünlü edebiyatçısı <strong>Puşkin’</strong>in yazılarından fikir ediniriz. Gerçi üzerine en çok şiir ve yazı yazılan kentlerin başında Erzurum gelir ama <strong>Evliya Çelebi</strong> ve <strong>Puşkin</strong>’in tespitleri daha önce olduğu için önemlidir.</p>
<p>***</p>
<p>Evliya Çelebi, <strong>Fırat</strong>’ın<strong> Dumlu Baba Sultan türbesinin </strong>kayasının dibinden doğduğunu, Erzurum ovasında bir çok göl ve bataklık oluşturduğunu ve bu bataklıklarda binlerce turna kuşunun barındığını ifade eder.</p>
<p>Yine bahar aylarında çeşitleri ellinin üzerinde olan binlerce kuşun bataklıklarda ve sazlıklarda konakladığını, buranın bir kuş cenneti olduğunu ve Erzurum’daki fırınların bu sazlıklardan yakacak temin ettiklerini yazar.</p>
<p>Bu tespitten yaklaşık üç asır sonra kuruttuğumuz bataklılara ve sazlıklara yalnızca Haziran ayında kuşlar uğrar oldu.</p>
<p>Günümüzde Atatürk Üniversitesinin birkaç bilim adamı kuşların bu göç yolunu ve kuş cennetini koruyabilme mücadelesi veriyor.</p>
<p>Bu da bir şey…</p>
<p>***</p>
<p>Erzurum Kalesinin yapısını anlatırken diyor ki; kalenin içerisinde <strong>1700 ev,  on civarında saray ve köşkten </strong>bahsediyor.</p>
<p>Kale derken bu gün ayakta kalabilen kısımdan ziyâde, Ulu Camii de içine alan geniş bir alandan söz ediyor.</p>
<p>Ve tabii ki, anlattıklarından en ufak iz dahi yok.</p>
<p>Çifte Minareler etrafında yapılan kazıda bazı surlar ortaya çıktı ama onlar da hemen kapatıldı.  </p>
<p>Sözü edilen köşkler ya da kalıntıları kim bilir hangi beton yığının altındadır…</p>
<p>Çiftelerin etrafına yapılan ve yıkım kararı onanan garip yapıların da mahkeme kararı uyarınca ne zaman ortadan kaldırılacağı doğrusu herkesin merak ettiği bir konu…</p>
<p>Bu arada mahalleleri sayarken de <strong>70 Müslüman mahallesine</strong> karşı, <strong>7 </strong>de <strong>Ermeni mahallesi</strong> vardır, diyor. O yıllardaki Ermeni nüfusunu merak eden batılılara karşı en iyi cevap olsa gerek…</p>
<p>***</p>
<p>Medrese ve camilerin niteliğini ve güzelliğinden bahseden <strong>Evliya Çelebi</strong>; <strong>“Hülasa İlim tahsil edilecek bir şehirdir”</strong> diye yazmış…</p>
<p>Belki de sevinilecek tek taraf, <strong>Evliya Çelebi’</strong>nin sözünü ettiği Medrese ve Camilerin bir çoğu bu gün ayakta kalabilmiş.</p>
<p>Ayakta kalabilmiş de biz gelecek nesillere ne halde bırakacağız doğrusu merak etmekteyim.</p>
<p>Örneğin <strong>Mahallebaşı</strong> semtinden <strong>Kongre Cadddesi</strong> yönüne indiğinizde İpek Yolu üzerindeki hanların ve Eski Erzurum’un simgesi konakların ne halde olduğuna bakınız…</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>‘İlim tahsil edilecek bir şehirdir’</strong> dediği Erzurum’da o yıllarda 110 civarında eğitim kurumu vardır ve bölgesinin eğitim merkezidir.</p>
<p>Erzurum o yılanda Eğitim merkezinin yanı sıra aynı zamanda <strong>İpek Yolunun Ticaret merkezi</strong>dir de…</p>
<p>Şehirde <strong>70 </strong>civarında <strong>Tüccar Hanı</strong>, <strong>11 Bekar Odası</strong> ve çarşısında <strong>800 </strong>civarında dükkanı vardır. <strong>Bedesteni, Saraçhanesi, Kazzazları, Kuyumcuları, Terzileri, Sipahi Pazarı, Tahtakalesi, Erzincan Kapı</strong> yakınlarındaki<strong> Darphanesi</strong> ve daha bir çok mimari yapısıyla Erzurum, coğrafyasının en güzel şehridir…</p>
<p>***</p>
<p>Bir zamanların Erzurum’u ile ilgili küçük bir kesit aktardık.</p>
<p>Aslında her şeye rağmen <strong>‘Bir zamanların Erzurum’</strong>undan geriye kalan epeyce şey var…</p>
<p>En başta da tarih ve kültür mirasımız gelmekte…</p>
<p>Tarih ve kültür mirası eserlerimizi koruyabiliyor muyuz, çevremize ne kadar duyarlıyız…</p>
<p>Dünya Çevre haftası etkinliklerinin gerçekleştirileceği bu günlerde çevrenize bir de bu gözle bakınız… </p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9792-dunya-cevre-gunu-ve-bir-zamanlar-erzurum%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İPEKYOLU KAVŞAĞINDA TARİHİ BULUŞMA…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9463-ipekyolu-kavsaginda-tarihi-bulusma%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9463-ipekyolu-kavsaginda-tarihi-bulusma%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 May 2010 06:42:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=9463</guid>
		<description><![CDATA[Bin yıllık Üniversite geleneğini yaşatan kent Erzurum, bu geleneğin güzel bir tezahürü olarak “1. İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı”nı gerçekleştirdi…
Atatürk Üniversitesi daha önceki yıllarda da benzeri etkinlikler yapmıştı.
Birkaç sene önce Avrasya Üniversiteleri Rektörlerini Erzurum’da bir araya getirmişlerdi ve o&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bin yıllık Üniversite geleneğini yaşatan kent Erzurum, bu geleneğin güzel bir tezahürü olarak “<strong>1. İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı</strong>”nı gerçekleştirdi…</p>
<p>Atatürk Üniversitesi daha önceki yıllarda da benzeri etkinlikler yapmıştı.</p>
<p>Birkaç sene önce Avrasya Üniversiteleri Rektörlerini Erzurum’da bir araya getirmişlerdi ve o toplantıda Türk Dünyası tanışma ve kaynaşma imkanı bulmuştu.</p>
<p>Avrasya Sempozyumuna komşu ülkeler de katılmıştı ve Erzurum, bulunduğu coğrafyanın Kültür Merkezi misyonunu ortaya koymuştu.</p>
<p>***</p>
<p>İşte bu misyonun devamı olarak geçtiğimiz hafta <strong>İpek Yolu</strong> üzerinde bulunan 17 ülke üniversitelerinden 53 rektör Erzurum’a geldi.</p>
<p>Toplantı öncesinde yine uluslar arası bir etkinlik yapıldı. <strong>Güzel Sanatlar Fakültesi</strong>nin davetlisi olarak Erzurum’a gelen resim sanatçıları tuval başına geçip 15 gün süreyle resim yaptı ve serginin açılışını da konuk<strong> Rektörler </strong>gerçekleştirdi.</p>
<p>***</p>
<p> İpek Yolu, bilindiği gibi Uzakdoğu’dan başlıyor ve Avrupa’nın içlerine kadar uzanıyor. Uzak doğudan başlayıp birkaç değişik güzergahla devam eden İpek Yolunun en önemli kavşağı Anadolu…</p>
<p>Orta Asya’dan gelen yolun Anadolu’da kesiştiği kavşak ise Erzurum…</p>
<p>Uzak doğunun zengin ve görkemli kervanları Erzurum’da mola verip ikmal yapmakta ve buradan sahile ya da Anadolu’nun içlerine kadar uzanmakta idi…</p>
<p>Evliye Çelebi, ünlü kitabında bu kervanlardan uzun uzadıya bahseder ve ticari getirisinin de altını çizer…</p>
<p>İpek Yolu kavşağının ticari yönünün yanı sıra Kültürel boyutu da vardır…</p>
<p>Erzurum, Anadolu’nun <strong>Kanatlı Kapısı</strong> özelliğiyle kültürlerin sentezlendiği bir kenttir…</p>
<p>Anadolu’ya gelen birçok kavim bu kapıdan girdi ve değişik kültürler bu kentte sentezlendi… Anadolu’nun ilk üniversiteleri bu kentte kapılarını öğrencilerine açtı.</p>
<p>Erzurum tarihi boyunca bu anlamda önemli misyon üstlendi ve icra etti…</p>
<p>İpek Yolu kavşağındaki Erzurum, bu özelliğiyle doğu ile batı medeniyetlerini de  birleştiren bir merkezdi aynı zamanda…</p>
<p>İşte bu misyonun devamı olarak geçtiğimiz hafta Avrupa ve Asya’nın 17 ülkesinden gelen 50’nin üzerindeki Rektör Atatürk Üniversitesi’nin çatısı altında birleşti ve bir anlamda Medeniyetler İttifakı yaptılar.</p>
<p>Yine bu toplantılarda bilgi çağın yaşadığımız yüzyılımızda,  <strong>Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kayıpov’un</strong> altını çizdiği gibi; <strong>&#8220;Üniversitelerin bir araya gelerek &#8216;insanlık için neler yapılabilir&#8217;</strong> konusunda işbirliği yapılmasını ve bilginin paylaşımının gerekliliği ortaya konuldu. </p>
<p>***</p>
<p>Dün akşam saatlerinde yayınlanan <strong>Kapanış Bildirgesi</strong> ile <strong>1.Avrasya İpek Yolu Üniversiteli Toplantısı</strong> sona erdi.</p>
<p>Rektör Profesör Hikmet Koçak, kapanış konuşmasında Atatürk Üniversitesi’nin tarihten gelen misyonunun üzerinde durdu. Hikmet Hoca, İpek Yolunun sadece bir ticaret yolu olmadığının altını çizerek; <strong>“İpek Yolunun bu yol üzerindeki ülkelerin birbirleriyle kültür ve sanatlarını taşıdıkları önemli bir yol” </strong>olduğunu ifade etti.</p>
<p>Anadolu’da kurulan ilk üniversitelerdin birisinin Erzurum’da olduğunu bu itibarla Türkiye’nin doğusunda bulunan üniversitenin doğal olarak yüzünü Kafkaslar, Orta Asya va Uzak doğuya döndüğünü belirtti.</p>
<p>***</p>
<p>Atatürk Üniversitesi bu özelliğiyle Doğu ve Batı arasında bir kültür köprüsü kurma görevini üstlenmiş durumda…</p>
<p>İlkinin gerçekleştirildiği <strong>Avrasya İpek Yolu Üniversiteleri Toplantısı </strong>güzel düşüncelerle başladı ve bitti.</p>
<p>Biliyoruz ki bundan sonrası devamı gelecek, hem de daha büyük katılımla…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9463-ipekyolu-kavsaginda-tarihi-bulusma%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PRODÜKSİYON MERKEZİ HAYAT BULACAK MI ?&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9364-produksiyon-merkezi-hayat-bulacak-mi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9364-produksiyon-merkezi-hayat-bulacak-mi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 May 2010 07:25:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=9364</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Albayrak Gazetesinin manşeti TRT’nin prodüksiyon merkezi ile ilgili…
Adeta yılan hikayesine dönen Prodüksiyon Merkezi ile ilgili Erzurum basını yaptığı haberlerle konuyu gündemde tutmuş ancak bu güne kadar somut bir adım da atılamamıştı.
ALBAYRAK Gazetesinde 14 Temmuz 2008 tarihinde yayınlanan&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Albayrak Gazetesinin manşeti TRT’nin prodüksiyon merkezi ile ilgili…</p>
<p>Adeta yılan hikayesine dönen Prodüksiyon Merkezi ile ilgili Erzurum basını yaptığı haberlerle konuyu gündemde tutmuş ancak bu güne kadar somut bir adım da atılamamıştı.</p>
<p>ALBAYRAK Gazetesinde 14 Temmuz 2008 tarihinde yayınlanan röportajda TRT Genel Müdürü Sayın İbrahim Şahin, <strong>“Prodüksiyon Merkezinin bu hali karşısında yüreğim sızlıyor, en kısa zamanda gereğini yapacağım” </strong>demişti…</p>
<p>İşte dün önemli bir adım atıldı ve sayın Genel Müdür, Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkan Yardımcısını yedi kişilik bir teknik ekiple Erzurum’a göndererek TRT’de etüt çalışması yaptırdı.</p>
<p>Teknik ekip Prodüksiyon merkezini detaylı inceledi, neyi nasıl ve ne kadara yapılabileceğinin etüdünü yaptı. Dahası 2011 Oyunlarının arifesinde hızlı bir şekilde basın hizmeti verebilmenin de planlarını yaptılar.</p>
<p>Ekip Ankara’ya döndü.</p>
<p>Hazırlayacakları raporu Sayın Genel Müdür İbrahim Şahin’e sunacaklar.</p>
<p>Sonrasında bir ekip de Yapı işlerinden gelecek ve onlar da inceleme yaparak, hazırlayacakları raporu Sayın Genel Müdür’e sunacak ve karar rapor doğrultusunda alınacak.</p>
<p>Umuyoruz ki Sayın Genel Müdür, prodüksiyon merkezinin bir an önce hayat bulması doğrultusunda kararını verecektir…</p>
<p> Çünkü bildiğimiz kadarıyla o da bu merkezin hayat bulmasını arzuluyor…</p>
<p>***</p>
<p>Peki biz bu merkezi niye bu kadar istiyoruz?…</p>
<p>Öncelikle Prodüksiyon merkezi bitirildiğinde Erzurum ve bölge basını adına hem yeni ufuklar açılacak, hem de yeni istihdam sağlanacak ve ayrıca bölge basının eğitim merkezi olacak…</p>
<p>2011 Oyunlarına hazırlanan kentimiz bütün spor organizasyonlarını Türkiye ve dünyaya bu merkezden gönderecek.</p>
<p>Prodüksiyon merkezinin şehrin ve bölgenin sosyal, kültürel yaşamında da önemli bir etkisi olacak. Bölge kültürünü yansıtan programların üretimi bu merkezde gerçekleştirilecek.</p>
<p>Öte yandan Kafkaslara, İran’a, Orta Asya’ya açılan ülkemiz, Anadolu’nun bu kanatlı kapısından bölgeye daha çabuk ulaşacak ve kültürel anlamda da ilişkiler kurulmasında merkez etkili olacak.</p>
<p>TRT Kamu yayıncılığı yapan bir kurumdur ve kamunun çıkarı önceliklidir.</p>
<p>Erzurum ve bölge basınına büyük katkılar sunan TRT, teşekkürü hak ediyor. </p>
<p>İşte bu anlamda Erzurum’da hayat vereceği Prodüksiyon Merkezi ile TRT, dün yaptığı hizmetlerine ek olarak bu gün ve yarın da kamusal görevini yerine getirecek.</p>
<p>Ümit ediyoruz ki bir an önce düşünülenler gerçekleşir…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9364-produksiyon-merkezi-hayat-bulacak-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜNİVERSİTEMİZ 53. MEZUNLARINI VERDİ</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9239-universitemiz-53-mezunlarini-verdi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9239-universitemiz-53-mezunlarini-verdi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 May 2010 06:56:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=9239</guid>
		<description><![CDATA[Atatürk Üniversitesi 53.dönem öğrencilerini dün düzenlenen törenle mezun etti.
Ülkemize ve Atatürk Üniversitesine hayırlı olsun…
Atatürk’ün emriyle kurulan ve ismini taşıyan üniversitemiz, başarılarla dolu bir 53 yılı geride bırakıyor. Bu gün ulaştığımız nokta önemlidir. Bir ortaokulun sınıfında başlayan üniversite öğretimi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Atatürk Üniversitesi</strong> 53.dönem öğrencilerini dün düzenlenen törenle mezun etti.</p>
<p>Ülkemize ve Atatürk Üniversitesine hayırlı olsun…</p>
<p>Atatürk’ün emriyle kurulan ve ismini taşıyan üniversitemiz, başarılarla dolu bir 53 yılı geride bırakıyor. Bu gün ulaştığımız nokta önemlidir. Bir ortaokulun sınıfında başlayan üniversite öğretimi kırka yakın fakülte, yüksekokul, enstitü ve yirmiye yakın araştırma merkezi ile devam ediyor.</p>
<p>***</p>
<p>Öğretim yılı başında Üniversitenin açılış töreni görkemli olmuştu.</p>
<p>Üniversite korosu finali Türkiye’m şarkısının;</p>
<p><strong>“Ata’nın verdiği ilkelerle coşalım,</strong></p>
<p><strong>Onun gösterdiği hedeflere koşalım”</strong></p>
<p>dizeleri ile bitirmişti…</p>
<p>***</p>
<p>Törende öğrenciler adına konuşan genç kızımız,</p>
<p><strong>“Ne bildiğimiz değil; neyi hangi derinlikte bildiğimiz önemlidir.” </strong></p>
<p>Diye başladığı konuşmasında Üniversitelerin “Birey” yetiştirmesinin gererliliğine işaret etmiş, bir başka öğrencimiz de;</p>
<p><strong>“Bizi sevin, </strong></p>
<p><strong>Bize inanın </strong></p>
<p> Ve</p>
<p><strong>Bize güvenin… “</strong></p>
<p>Diye beklentilerini dile getirmişti…</p>
<p>Törende bir konuşma yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da,  </p>
<p><strong>“Erzurum, bu ülkenin özetidir, nüvesidir, aynasıdır…” </strong></p>
<p>Sözleriyle Erzurum’un Türkiye coğrafyasındaki önemli yerinin tanımını yapmıştı.</p>
<p>***</p>
<p>Atatürk Üniversitesi bin yıllık üniversite geleneği üzerine kurulmuş bir eğitim-öğretim kurumudur. Rektör Prof.Hikmet Koçak Hoca’nın deyimiyle;</p>
<p><strong>“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Cumhuriyetin temel değerleri ve Atatürk ilkeleri doğrultusunda; çağdaş, demokratik ve katılımcı eğitim uygulamalarını gerçekleştiren üniversitemiz…”</strong></p>
<p>Dün 53. Dönem mezunlarını büyük bir sevinçle verdi ve ülkemizin dört bir tarafına Erzurum’un birer kültür elçisi olarak gönderdi.</p>
<p>Üniversitemizden mezun olan ve ülke kalkınmasında önemli görevler üstlenecek gençlerimizi seviyoruz, onlara inanıyor ve güveniyoruz…</p>
<p>Cumhuriyetimizin kurucusunun adını taşıyan üniversitemiz Erzurum için, Bölgemiz ve Türkiyemiz için fevkalade önemlidir.</p>
<p>Geçen 53 yılda bölge kalkınmasında önemli başarılara imza attı.</p>
<p>Daha nice ellili yıllarda benzeri başarılar gerçekleştirecek, buna inanıyoruz.</p>
<p>53. Mezuniyet kutlu olsun…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9239-universitemiz-53-mezunlarini-verdi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KÜLTÜRLER BULUŞMASI</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9121-kulturler-bulusmasi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9121-kulturler-bulusmasi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 06:41:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=9121</guid>
		<description><![CDATA[Kültür Başkenti olmak kolay değildir ve şehirleri  ‘Kültür Kenti’ kimliğiyle tanımak ya da görmek gerçekten o kentlerin kimliği ilgilidir.
Kimi kentler vardır ki tarihinin hiçbir döneminde önemini kaybetmez ve bulundukları coğrafyanın kültür merkezi olma konumunu korur.
Zaman zaman yaşanılan olumsuzluklara karşın&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kültür Başkenti olmak kolay değildir ve şehirleri  ‘<strong>Kültür Kenti’</strong> kimliğiyle tanımak ya da görmek gerçekten o kentlerin kimliği ilgilidir.</p>
<p>Kimi kentler vardır ki tarihinin hiçbir döneminde önemini kaybetmez ve bulundukları coğrafyanın kültür merkezi olma konumunu korur.</p>
<p>Zaman zaman yaşanılan olumsuzluklara karşın bu durum değişmez.</p>
<p>İşte Erzurum, böylesi kentlerden birisidir ve tarihinin her döneminde bu yapısını korumuştur.</p>
<p>Asya ve Uzak Doğu’nun Anadolu ve Avrupa’ya açılan bu kapısından geçen yüzyıllar içerisinde birçok kavim Erzurum’a girdi. Kimi kalıcı eserler bırakırken, kimi arkasında kan ve gözyaşı bıraktı, gitti… </p>
<p>Bütün yaşananlar acısıyla –tatlısıyla bu kentte harmanlandı…</p>
<p>Erzurum, Anadolu’nun gerçek anlamda bir kültür kenti oldu. Aslında bunun için çok çaba sarf etmeye gerek de yoktu, çünkü bu kent coğrafi konumu itibariyle bulunduğu coğrafyanın merkeziydi ve yöneticilere düşen görev mevcut potansiyeli iyi değerlendirmekti nitekim o da yapıldı.</p>
<p>Erzurum, Anadolu’nun bin yıllık üniversite kenti geleneği olan birkaç şehrinden birisidir ve kendi coğrafyasında tektir.</p>
<p>Bu gün bütün ihtişamıyla ayakta duran <strong>Yakutiye</strong> ve <strong>Çifte Minareli Medreseler</strong> inşa edildikleri yüzyılın en önemli üniversiteleridir ve bölgeden gelen insanlar burada öğrenim görmektedirler.</p>
<p>O dönemlerde Erzurum, kültürde-sanatta, edebiyatta, musikide ve mimaride çağdaşı kentlere oranla bir hayli ileridedir. Bölgesinde <strong>Tiflis </strong>ve <strong>Tebrizle </strong>mukayese edilmektedir. Çevredeki kimi kentler kendilerine örnek hedef olarak Erzurum’u almakta, askerler ise stratejik hedef olarak Erzurum’u ele geçirmeyi yeterli görmektedirler. Çünkü bu platoya hakim olmak bir anlamda Anadolu’ya hakim olma anlamı taşımaktadır, nitekim defalarca Anadolu’ya giren Ruslar, Erzurum’dan öteye gitmeyi pek istememişlerdir…</p>
<p>***</p>
<p>Bin yıllık üniversite geleneğine sahip olan Erzurum’da Atatürk Üniversitesi bu ayın sonunda çok önemli bir kültürel buluşmaya ev sahipliği yapacak.</p>
<p>İpek Yolu kavşağındaki en önemli kent Erzurum’da İpekyolu Rektörler Toplantısı yapılacak. Uzakdoğudan Avrupa’nın en ucuna kadar pek çok ülkenin Rektörleri Erzurum’da bir araya gelecek ve bir Kültürler Buluşması yaşanacak.</p>
<p>Buluşma öncesinde bir araya gelen;  Lionel Perrote (Fransa), Krasimira Kırılova (Bulgaristan), Eizo Sakata (Japonya), Anatoly Kravchenko (Ukrayna), Anatoly Gorbenko (Ukrayna), Vladimir Palamarciuc (Moldova), Viktoria Amelyanovich (Belarus), Fikret Haşimov (Azerbaycan), Dimitri Ayoğlu (Gagauzya) ve Türkiye’den bu etkinliğe katılan; Adem Genç, Bünyamin Özgültekin, Devrim Erbil, Yusuf Taktak, Onay Akbaş, Devabil Kara, Hüsamettin Koçan, Mehmet Kavukçu, Zafer Gençaydın, Halil Akdeniz ve Tülin Onat… 15 gün süreyle resim atölyelerinde tablolar yaparak İpekyolu Rektörler toplantısı öncesinde sergi açacaklar.</p>
<p>Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Bünyamin Özgültekin; ”<strong>Erzurum’lu Erzurum’da yaşamaktan gurur duymalıdır. Çünkü tarihe, kültüre ve medeniyete ev sahipliği yapan şehirdir Erzurum…” </strong>diyor…</p>
<p>***</p>
<p>İnşa edildiği dönemde Anadolu’nun en önemli üniversitesi özelliğini taşıyan Yakutiye Medresesi yapılacak çevre düzenlemesi ile gün yüzüne çıkarılıyor.</p>
<p>Kültürlerin buluştuğu ve sentezlendiği Erzurum’da, böylesi önemli bir eserin yapılacak düzenlemeyle görünür hale getirilmesi  Kent kimliği açısından çok önemli.  </p>
<p>Başkan Ali Korkut’un bu hassasiyetini takdir ediyor ve diğer kültür varlıklarımızın aynı şekilde gün yüzüne çıkarılması konusunda Başkana destek verilmesini arzu ediyoruz…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9121-kulturler-bulusmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERZURUM, 19 MAYIS VE GENÇLİK…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9017-erzurum-19-mayis-ve-genclik%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9017-erzurum-19-mayis-ve-genclik%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 May 2010 06:51:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=9017</guid>
		<description><![CDATA[Bugün 19 Mayıs…Türk tarihinin en önemli günlerinden birisi…
Dört bir tarafı işgal altında olan vatanın, kurtulması için ilk en önemli adımın atıldığı;
İstanbul’dan kafalarda türlü sorularla çıkılıp, Samsun’a ulaşıldığında soruların umutla cevaplandırıldığı kutlu gün…
Bugün 19 Mayıs…
Tüm dünyaya Türk&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün 19 Mayıs…Türk tarihinin en önemli günlerinden birisi…</p>
<p>Dört bir tarafı işgal altında olan vatanın, kurtulması için ilk en önemli adımın atıldığı;</p>
<p>İstanbul’dan kafalarda türlü sorularla çıkılıp, Samsun’a ulaşıldığında soruların umutla cevaplandırıldığı kutlu gün…</p>
<p>Bugün 19 Mayıs…</p>
<p>Tüm dünyaya Türk Milletinin esaret altında yaşayamayacağının, bağımsızlığı yolunda mücadele edeceğinin haykırıldığı gün..,.</p>
<p>Bugün 19 Mayıs…</p>
<p>Ülke ufuklarını saran kara bulutların dağıldığı,</p>
<p>Umutsuzlukların umuda,</p>
<p>Güvensizliğin güvene,</p>
<p>Çaresizliğin çareye</p>
<p>Döndüğü gün…</p>
<p>Evet,</p>
<p>Bugün 19 Mayıs…</p>
<p>Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna uzanan mücadelenin fiilen başlatıldığı gün…</p>
<p>***</p>
<p>Yıl 1919,</p>
<p>Mayıs’ın 19’u…</p>
<p>Samsun Limanı hınca hınç dolu…</p>
<p>Bir coşku ki yürek kabartıyor…</p>
<p>Bir sevinç ki, dalga dalga yurda yayılıyor…</p>
<p>Bir övünç ki, kurtarıcısıyla sarmaş dolaş…</p>
<p>Samsun Limanı Bandırma Vapurunu sarıp sarmalamış,</p>
<p>kem gözlere inat…</p>
<p>***</p>
<p>Türk Milletini Anadolu bozkırına hapseden, geldikleri Orta Asya’ya sürmeyi hedefleyen işgalci güçlere karşı Millî Mücadeleyi başlatmak için Samsun’a çıkan Mustafa Kemal’in ilk hedefi Erzurum idi…</p>
<p><strong>Samsun</strong>, kutsal mücadeleyi başlatmanın ilk adımı…</p>
<p><strong>Amasya</strong>,  İrade beyanının yapıldığı kent…</p>
<p><strong>Erzurum</strong>, milli mücadelenin ikinci adımı…</p>
<p>Samsun’a adım atan <strong>Paşa</strong>’yı kente davet eden Erzurumlular, gerekli hazırlığı girişti </p>
<p>Ve</p>
<p>Mustafa Kemal beklenmeye başlandı…</p>
<p>***</p>
<p>Bir 19 Mayıs sabahının karanlığına <strong>Mustafa Kemal</strong> ve arkadaşlarının ışığı doğdu…</p>
<p>Ve</p>
<p>O ışık <strong>Erzurum</strong>’a, oradan da tüm yurda yayıldı.</p>
<p>Milli Mücadele ışığı, vatanı aydınlattı,</p>
<p>Umutsuzluk bulutlarını dağıttı,  </p>
<p>Ocakları ısıttı.</p>
<p>Artık insanlar daha bir umutlu, inançlı ve kararlıdır…</p>
<p>***</p>
<p><strong>Samsun, Amasya, Erzurum, Sivas …</strong></p>
<p>Milli Mücadelenin kutsal durakları…</p>
<p>Ve <strong>Ankara…</strong></p>
<p><strong>Milli Mücadelenin karargâhı…</strong></p>
<p>1919 Mayısın 19’unda Samsun’dan başlatılan kurtuluş mücadelesi, 1923 yılının 29 Ekiminde Cumhuriyetin kuruluşu ile noktalanır.</p>
<p>Yeni bir mücadele başlatılmıştır.</p>
<p>Türk Milleti, bütün fertleriyle ilimde fende muasır medeniyet seviyesine ulaşacak, demokrasiden ödün vermeyen, insan haklarına saygılı, laik, hukuk devletini yaşatacaktır.</p>
<p>Bu görev <strong>Türk Gençliği</strong>ne verilmiştir.</p>
<p><strong>Türk Gençliği’nin birinci vazifesi Türkiye Cumhuriyeti’ni ve bağımsızlığını koruyup kollamak </strong>olacaktır.</p>
<p>Ona yönelecek her türlü iç ve dış tehlike karşısında uyanık olacaktır.</p>
<p>Azimli, kararlı ve yüreklerinde inanç dolu, tıpkı, 91 yıl önce Mustafa Kemal’in Erzurum’a gelirken Ilıca’da karşılaştığı <strong>Mezararkalı Mevlüt Ağanın</strong> yüzündeki ifade gibi…</p>
<p>Ve yine 91 yıl önce Erzurum’un Ilıca kapısında karşısına çıkan ve çeşitli cephelerdeki mücadele sonrası köyüne dönmeye çalışan , <strong>Titkirli Kara Fatma</strong>’nın; <strong>“Paşam Vatanın kurtuluşu yolunda görev istiyorum !..” </strong>sözlerindeki azim ve kararlılık gibi…</p>
<p>***</p>
<p>Evet, Bu gün 19 Mayıs…</p>
<p>91 Yıl önce <strong> ‘bu eski Türk kalesine millet için milletle beraber çalışmaya gelen Mustafa Kemal’ </strong>Erzurum’da vatanın kurtuluşu yolunda önemli kararlar aldı ve millet de ona inandı arkasından koştu…</p>
<p>19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan mücadelenin üzerinden 91 koca yıl geçti.</p>
<p>Milli Egemenliğin ilan edildiği günü Türk Çocuklarına armağan eden Atatürk, Milli Mücadele için Anadolu’ya adım attığı günü de Türk Gençliğine armağan ediyor.</p>
<p>Dünya tarihinde çocuklarına ve gençlerine inanan, güvenen ve milli bayram günlerini onlara armağan eden başka bir lider yok.</p>
<p>Çünkü biliyor ki, gençlik duyarlı olmazsa, uyanık olmazsa vatan korunamaz. Ancak gençlerin dik duruşu ile <strong>“Türkiye Cumhuriyeti ilelebet muhafaza ve müdafaa edilebilir.”</strong></p>
<p>Biliyoruz ki, Türk Gençliği kendisine tevdi edilen Cumhuriyet nöbetini tutmağa devam ediyor…</p>
<p>Bayramımız kutlu olsun…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/9017-erzurum-19-mayis-ve-genclik%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR HAKKIN TESLİMİ ve BİRBİRİMİZİ KABULLENME…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8880-bir-hakkin-teslimi-ve-birbirimizi-kabullenme%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8880-bir-hakkin-teslimi-ve-birbirimizi-kabullenme%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 06:53:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=8880</guid>
		<description><![CDATA[Gazeteci meslektaşım Mehmet Şener, Palandöken Gazetesindeki köşesinde “Başka bir şey değil, ‘şu kıskançlık illeti’ bizi bitiriyor” başlıklı yazısında şehre ve azıcık basına sitem göndermiş…
Aslında sitemi gazetelerimizde, diğer basın kuruluşlarımızda kendi adının ya da fotoğrafının kullanılmayışından kaynaklanmıyor. O, daha başka üzüntülerin,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci meslektaşım Mehmet Şener, Palandöken Gazetesindeki köşesinde <strong>“Başka bir şey değil, ‘şu kıskançlık illeti’ bizi bitiriyor” </strong>başlıklı yazısında şehre ve azıcık basına sitem göndermiş…</p>
<p>Aslında sitemi gazetelerimizde, diğer basın kuruluşlarımızda kendi adının ya da fotoğrafının kullanılmayışından kaynaklanmıyor. O, daha başka üzüntülerin, kaygıların peşinde ve sonuna kadar da haklı…</p>
<p>Kaygılı çünkü, hemen hepimiz yazıp çiziyoruz;</p>
<p><strong>“Erzurum kan kaybediyor”, “Eğitimde Türkiye ortalamasının altındayız”, “Erzurum’da bir yılda yüzlerce işyeri kepenk kapatıyor”, “Kömür yardımı alan aile sayısında artış var”, “!İşsizlik rakamları yükseliyor”… </strong></p>
<p>Bu manşetleri çoğaltabiliriz… </p>
<p>Erzurum’un fotoğraf maalesef budur…</p>
<p>İşte bu noktada yine hemen birçoğumuz çözüm üretir ve oturduğumuz yerden sorunları çömenin rahatlığını duyar ya da öyle zannederiz…</p>
<p>Ancak yine birçoğumuz <strong>“Özeleştiri” </strong>yapma gereği duymayız.</p>
<p> Çünkü bu nefsimize ağır gelir…</p>
<p><strong>Mehmet Şener</strong> üzüntülü çünkü, gerçekten bir hakkın teslimi kendi meslektaşları tarafından yapılmamıştır. Buna mazeret üretmenin gereği de yoktur… </p>
<p>İşte bu yazı gecikse de onun teslimidir…</p>
<p>***</p>
<p>Bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta <strong>Sosyal Güvenlik Haftası</strong>ydı ve çeşitli etkinlikler yapıldı. Bu etkinliklerin içerisinde en önemlisi ilde en çok istihdam sağlayan kurum ve kişilerin ödüllendirilmesiydi. İşte bu bağlamda <strong>Mehmet Şener</strong>’in yönetim kurulu başkanlığını yaptığı <strong>Erzurum Bilgi A.Ş, Erzurum</strong>’da en çok istihdam sağlayan kuruluş olarak birincilik kürsüsüne çıktı ve plaket aldı.</p>
<p><strong>Şener</strong>’in Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüttüğü <strong>Erzurum Bilgi Çağrı Merkezi</strong> Erzurum’da <strong>1500</strong> kişi civarındaki gencimizi istihdam etmekle kalmıyor, iş öncesi ve süresince verdiği eğitimlerle de sosyal ve kültürel anlamda kent yaşamına katkı sağlıyor.</p>
<p>Bu katkıyı ödül kazanan diğer kuruluşlarımız da veriyor.</p>
<p><strong>Mehmet Şener</strong>’in kendi ifadesiyle ödül kazananlar; <strong>Erçimsan, Telekom, Finansbak, Buhara Sağlık Merkezi ve Şifa Hastanesi </strong>gibi rüştünü ispat etmiş eli öpülesi kuruluşlardı.</p>
<p><strong>Şener</strong>’in de altını çizdiği gibi <strong>“Marifet iltifata tabidir”</strong></p>
<p><strong>SGK</strong> üzerine düşen görevi yapmış ama bizim de mensubu olduğumuz basınımızın büyük bir kısmı maalesef görememiştir…  </p>
<p>“<strong>Şehre hizmet eden kişiler bu şehrin yayın kuruluşları tarafından haberleştirilemiyorsa; demek ki basınımızda ciddi bir arıza var…”</strong></p>
<p>sözlerinin altına da imzamı atıyorum.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Değil mi ki, hepimiz bu şehrin kurumlarıyla güçlü olmasını istiyoruz.</p>
<p>Gelin bu yazı bir milat kabul edelim…</p>
<p>Bu şehre katkı sunan herkese iltifat edelim…</p>
<p>Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir ama yüreğimizi sevgiye açalım ve en önemlisi birbirimizi kabul edelim…</p>
<p>Buna ihtiyacımız var…</p>
<p>Son bir söz;  </p>
<p>Benim de bu şehrin basınına, dahası diğer kurumlarına karşı da umudum devam ediyor…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8880-bir-hakkin-teslimi-ve-birbirimizi-kabullenme%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DOĞU ANADOLU GAZETECİLER CEMİYETİ ADINA YAKIŞANI YAPTI</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8807-dogu-anadolu-gazeteciler-cemiyeti-adina-yakisani-yapti</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8807-dogu-anadolu-gazeteciler-cemiyeti-adina-yakisani-yapti#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 11:49:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=8807</guid>
		<description><![CDATA[Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti, Erzurum ve bölgenin saygın bir basın meslek örgütü olduğunu bur kez daha gösterdi.
Cumartesi gecesi düzenlenen Gazetecilik Başarı Ödülleri sahiplerini buldu. Törene gazetecilerin yanı sıra STK ve Siyasi parti temsilcileri, bürokratlar, Haber ajanslarının Genel Müdürleri ve&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti</strong>, Erzurum ve bölgenin saygın bir basın meslek örgütü olduğunu bur kez daha gösterdi.</p>
<p>Cumartesi gecesi düzenlenen Gazetecilik Başarı Ödülleri sahiplerini buldu. Törene gazetecilerin yanı sıra STK ve Siyasi parti temsilcileri, bürokratlar, Haber ajanslarının Genel Müdürleri ve Sağlık bakanımız katıldı.</p>
<p>Ödül törenini anlamlı kılan ise, Doğu Anadolu Bölgesindeki Gazeteciler Cemiyetlerinin yanı sıra <strong>Kars, Iğdır, Ağrı, Ardahan, Muş, Erzincan</strong> ve <strong>Bayburt</strong> illerinden gelen meslektaşlarımızdı. </p>
<p>Yıl içerisinde çok zor koşullarda görev yapan gazeteci arkadaşlarımız, yılda bir kez de olsa böylesi ödül törenleri ile soluk alma fırsatı buluyorlar. Cumartesi gecesi de Erzurum dışından gelen gazeteciler ödül törenine katıldı ve değişik illerde görev yapan meslektaşlarımızla kaynaşma fırsatı buldular.</p>
<p>Tören sonrasında Sağlık Bakanımız Recep Akdağ, bölgedeki illerde görev yapan gazetecilerin Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti çatısı altında bir araya getirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Cemiyetimizin şehir ve bölge bütünleşmesi açısından üstlendiği rolü takdir etmesi bir hakkın teslimiydi.</p>
<p>***</p>
<p>Ödül töreninde fevkalade güzellikler yaşandı.</p>
<p>Öncelikle Erzurum için çaba harcayan kurumlarımızın yöneticileri Vali Sebahattin Öztürk’e, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler’e, Rektör Prof. Dr. Hikmet Koçak’a, İlçe belediye Başkanlarımız Orhan Bulutlar, Ali Korkut ve Fatih Cengiz’e teşekkür edildi…</p>
<p>Törene bizzat katılan İhlas Haber Ajansı Genel Müdürü Fevzi Kahraman, Cihan Haber Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Hakan İnce; bizi bütün organizasyonlarımızda yalnız bırakmayan Türkiye Spor Yazarları Derneği yönetimi adına Yönetim Kurulu Üyesi Zafer Ertem yine yanımızdaydı ve üç konuğumuz da mesleki dayanışmanın en güzel örneğini verdiler…</p>
<p>2011 Oyunlarına hazırlanan kentimizde oyunların gerçekleştirilmesinde ve hazırlıklarda emeği geçenlere vefa gösterildi.</p>
<p>Başta Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak olmak üzere, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül, 2011 Oyunları Koordinatörü Bekir Korkmaz, Kayak Federasyonu Başkanı Özer Ayık ödüllendirildi.</p>
<p>İpek yolu kavşağının kültür ve ticaret merkezi olan Erzurum, son yıllarda bu konumundan uzaklaşır gibi oldu. Ancak başta Ticaret Odamız olmak üzere kurumlarımızın ciddi çalışma ve emekleri meyvelerini vermeye başladı. Bu bağlamda Erçimsan Holding, yalnızca Erzurum için değil, bölgemiz için de örnek bir model oldu. Her geçen gün çıtası yükselen bu kurumumuz ödüle layıktı ve öyle de oldu…</p>
<p>Erzurum ekonomisine katkıları nedeniyle Erçimsan Holding ve onun Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik özel ödülle onurlandırıldı.</p>
<p>Ve Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ…</p>
<p>Erzurum’un, Eğitim-Kültür ve Ticaret kenti olmasının yanı sıra bulunduğu coğrafyanın Sağlık Merkezi haline gelmesinde önemli bir yere sahip…</p>
<p>Gerçekleşen ve planlanan yatırımlarla Erzurum, Türkiye’nin önemli bir sağlık kenti haline geliyor. Sayın Bakan bu çalışmalarıyla Gazeteciler Cemiyetinin Özel Ödülünü fazlasıyla hak etti…</p>
<p>***</p>
<p>Ve mesleğe yeni adım atan gazeteciler…</p>
<p>Aslında ödül her zaman alanı heyecanlandırır ve gururlandırır…</p>
<p> Hangi yaşta ve kıdemde olursanız olun en zor çalışmanın sonunda ödül varsa sıkıntılar unutulur ve heyecan duyulur…</p>
<p>Cumartesi gecesi ödül alan meslektaşlarımızın yüzünde bu ifade vardı ama bazı genç gazeteciler vardı ki onlar daha bir başka gururluydu…</p>
<p>Örneğin, Ardahan’dan Günay, Ağrı Patnos’tan Fetullah, Anadolu Ajansı’ndan Sagip ve Kurbani, Albayrak’tan Ömer, Güneş’ten Kaan, Cihan Haber Ajansı’ndan Selim, Sarıkamış’tan Hüseyin…</p>
<p>Emekli olmasına rağmen Fotoğraf makinesini elinden bırakmayan, ilk günkü heyecanından bir şey kaybetmeyen Cem Bakırcı…</p>
<p>Bunlar ilk aklıma gelenler…</p>
<p>Ama bir kişi daha var ki henüz öğrenci ve yüreği kıpır kıpır gazetecilik aşkıyla dolu…</p>
<p>Anadolu Ajansı muhabiri Ayşe…</p>
<p>Her haberde onu görebilirsiniz,</p>
<p>Bir taraftan okulunu bitirmeye, diğer yandan gazeteciliği gereği gibi yapmağa uğraş veriyor. Ve o da cumartesi gecesi gazetecilik yaşamının ilk ödülünü aldı…</p>
<p>Sordum, “Ne hissediyorsun” diye…</p>
<p>Kelimelerle ifade edemedi, öylesine mutluydu…</p>
<p>***</p>
<p>Cumartesi gecesi Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin Gazetecilik Başarı Ödül Töreni vardı dostlar…</p>
<p>Meslektaşlar, geçtiğimiz yaptıkları haberleriyle ödüllendirildiler.</p>
<p>Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti, adına yakışır bir şekilde Ağrı’dan Erzincan’a; Bayburt’tan Kars’a kadar tüm illerdeki gazetecileri bir araya topladı ve ödüllendirdi.</p>
<p>Ağabeylik bu olsa gerek…</p>
<p>Feridun Fazım ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8807-dogu-anadolu-gazeteciler-cemiyeti-adina-yakisani-yapti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TARİHE VE KÜLTÜR MİRASIMIZA SAHİP ÇIKMAK…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8462-tarihe-ve-kultur-mirasimiza-sahip-cikmak%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8462-tarihe-ve-kultur-mirasimiza-sahip-cikmak%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 06:44:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=8462</guid>
		<description><![CDATA[Tarihi ipek yolu kavşağının önemli ticaret ve kültür kenti Erzurum…
Çeşitli kültürlerin sentezlendiği kent Erzurum…
Bu ifadeler yaşadığımız kent için söylenen cümlelerden sadece ikisi…
***
Gerçekten de tarihi süreç içerisinde Erzurum’a baktığımızda farklılık hemen gözleniyor.
Bulunduğu bölgede ve Anadolu coğrafyasında&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi ipek yolu kavşağının önemli ticaret ve kültür kenti Erzurum…</p>
<p>Çeşitli kültürlerin sentezlendiği kent Erzurum…</p>
<p>Bu ifadeler yaşadığımız kent için söylenen cümlelerden sadece ikisi…</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Gerçekten de tarihi süreç içerisinde Erzurum’a baktığımızda farklılık hemen gözleniyor.</p>
<p>Bulunduğu bölgede ve Anadolu coğrafyasında Erzurum hep önemli ve önde oldu. </p>
<p>Erzurum, Anadolu’nun ilk kentleşen şehirlerinden birisidir. Anadolu’nun giriş kapısı olması bakımından bir çok kültürün gelişip, yayıldığı bir merkez oldu. Bu itibarla yine Anadolu’nun ilk üniversite kentlerinden birisidir Erzurum…</p>
<p>Türk tarihinde önemli bir Selçuklu kent merkezi olan Erzurum, Osmanlılar döneminde şehzade şehri olmadı ama, çok önemli bir Osmanlı eyalet merkezi konumunu korudu.</p>
<p>***</p>
<p>Geleneksel kent kültürünün yaşatıldığı Erzurum, bu özelliği ile çevre illere örnek ve yanı sıra da bu illerin gelişmesinde önder oldu. </p>
<p>1900’lü yıllarda bu günün küresel güçlerinin konsolosluklarını barındıran Erzurum, bu özelliği ile de diplomatik bir konumdadır. Öyle ki, Amerikan misyoner kültür merkezi bile bu kenttedir.</p>
<p>Bu şehir tarihi ve kültürel değerleri ile yüzleşmeli ve bu değerlerinin yok olmaması karşısında duyarlı ve tepkili olmalıdır.</p>
<p>Bir gününüzü kendinize ve bu şehre ayırınız ve Erzurum’a bakarak dolaşınız, feryadımı duyacaksınız.</p>
<p>Mecidiye’ye uğrayın bu eserin yürekler acısı halini görün.</p>
<p>Mahalle başından Kongre semtine doğru yürüyün. Kombostu’nun kahvesinin bulunduğu yerde bir çay için ve çevrenize bakın.</p>
<p>Oradan Gümrük hanına uğrayın, bir zamanların ticaret kervanlarını hayal edin.</p>
<p>Yegenağa semtinde ayakta kalabilen Erzurum Konaklarının ve evlerinin insanların bütün acımasızlığı, hoyratlığı ve duyarsızlığı karşısındaki direncini görün.</p>
<p>Bir de Erzurum kalesine çıkın ve şehirdeki çirkin yapılaşmaya bakın.</p>
<p>Sonra , 1600’lü yılların sonunda Erzurum’a gelen Rus Şair ve yazar Puşkin’i alın ve okuyun..</p>
<p>Daha sonra Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde Erzurum için söylediklerine bakın…</p>
<p>Ve,</p>
<p>Türk Edebiyatı’nın ünlü Şair ve Yazarı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın<strong> ‘Beş Şehir</strong>’ini okuyun… </p>
<p> Koca Anadolu’da adına kitap yazılan altıncı şehir yok…</p>
<p>Erzurum için yazılan diğer yazıları ve şiirleri de okuyunuz.</p>
<p>Göreceksiniz ki bir zamanların Erzurum’u bu günkü gibi değil…</p>
<p>Daha duyarlı, daha entelektüel bir kent Erzurum…</p>
<p>Kentin sosyal ve kültürel alanlarıyla bu uluslar arası organizasyona hazır hale getirilmesi gerek.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Yakutiye Belediye Başkanı Ali Korkut</strong>, bu anlamda bir çalışma başlattı.</p>
<p> Ayakta kalabilen Erzurum evlerini, bütçesi olanak sağladığı ölçüde alıp restore ederek şehir kültürüne sunmaya hazırlanıyor. </p>
<p>Erzurum’un önemli kültür mirası ve Anadolu’daki ilk üniversitelerden olan <strong>Yakutiye Medresesi’</strong>nin çevresini açıp, yeni bir düzenlemeyle ortaya çıkarmayı planlıyor.</p>
<p><strong>Çifte Minareli Medrese</strong>nin çevresindeki ucubeleri bir an önce ortadan kaldırmayı planlıyor.</p>
<p>Eski Erzurum’u yaşatmağa çalışan ve ayakta kalma mücadelesi veren<strong> Yeğenağa Mahallesi i</strong>le ilgili ciddi planları var…</p>
<p>Şehrin entelektüellerinin ve diğer yöneticilerinin bu çabalar destek olması gerekiyor.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Şehirle ve kendimizle yüzleşelim…</p>
<p>Bunu yaparken çevremizdeki şehirlere de bakalım.</p>
<p>Dün ne durumdaydılar, bu gün hangi ufuklara yelken açıyorlar…</p>
<p>Ve,</p>
<p>Biz ne yapıyoruz, ne yapmalıyız?..</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8462-tarihe-ve-kultur-mirasimiza-sahip-cikmak%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TOPLUMSAL DAYANIŞMA VE VAKIFLAR</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8307-toplumsal-dayanisma-ve-vakiflar</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8307-toplumsal-dayanisma-ve-vakiflar#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 May 2010 07:02:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=8307</guid>
		<description><![CDATA[İçinde bulunduğumuz hafta ülkemizde Vakıflar Haftası olarak kutlanıyor.
İslâm’da vakıf çok yaygın ve önemlidir.  Bu önem bir Hadis-i Şerifle anlam bulmakta&#8230;
İnsan, bu dünyadan ayrıldıktan sonra “sadaka-i cariye, ilmi eser ve kendisine dua eden hayırlı bir evlât ile anılır.”  Bu&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İçinde bulunduğumuz hafta ülkemizde <strong>Vakıflar Haftası</strong> olarak kutlanıyor.</p>
<p>İslâm’da vakıf çok yaygın ve önemlidir.  Bu önem bir Hadis-i Şerifle anlam bulmakta&#8230;</p>
<p>İnsan, bu dünyadan ayrıldıktan sonra <strong>“sadaka-i cariye, ilmi eser ve kendisine dua eden hayırlı bir evlât ile anılır.”</strong>  Bu hadis emri, Türk dünyasında birçok sultanın, devlet adamının ve hayır sahiplerinin vakıf yoluyla imaret, aşevi, hastane, kervansaray, camii, medrese gibi kurumları yapmalarını sağladı.</p>
<p>Anadolu başta Selçuklu ve Osmanlı hanedanları olmak üzere birçok Türk beyliğinin eseri ile donandı. Vakıf gelirleriyle çeşmeler ve sebiller, su yolları, çocuk yuvaları, dul ve yetim evleri, misafirhaneler, kütüphaneler, çamaşırhane, hamam, namazgâh, han, bedesten gibi yapılan ve kurumlar oluşturuldu.</p>
<p>***</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu döneminde hizmet veren sosyal amaçlı hayır kurumlarının sayısı binlerle ifade edilmekte…</p>
<p>Bu dönemde,</p>
<p> <strong>‘mektep çocuklarına gıda ve yiyecek yardımı yapmak, ağaç dikmek, borçtan hapse girenlerin borcunu ödemek, fakirlerin ve kimsesizlerin cenazesini kaldırmak, kış aylarında kuşların beslenmesini sağlamak, öksüz kızlara çeyiz hazırlamak, dağlara geçitler yapmak, kimsesiz çocukları bayramda sevindirmek’ </strong>gibi<strong> </strong>vakıflar kuruldu.</p>
<p>Yine Müslümanlığın iki kutsal beldesi olan <strong>Mekke</strong> ve<strong> Medine</strong> şehirlerine yönelik de vakıflar tesis edildi.</p>
<p>Türkler, kurdukları vakıflarla ırk ve din farkı gözetmeksizin insanlığa hizmeti esas aldı. Anadolu’da kurulan şifâhâneler, ruh ve beden hastalıklarının tedavi edilmesinde önemli işlevler üstlendi.</p>
<p>Vakıf hastaneleri aynı zamanda birçok ilaç formülün geliştirildiği ve ilaçların üretildiği önemli sağlık merkezleriydi.</p>
<p>O günkü adlarıyla  <strong>‘tımarhâne’  </strong>ve<strong> ‘ dârüşşifâ’ </strong>lar Anadolu’nun en önemli vakıf kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlarda halka bu günkü anlamda poliklinik ve hastane hizmeti, dönemin en iyi hekimleri tarafından parasız olarak verilirdi.</p>
<p>Bunların içerisinde Edirne’de Sultan yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan <strong>Beyazıt Külliyesi’</strong>nde bulunan şifâhânede,  hastalar <strong>‘Musikî</strong>’ ile tedavi edilmekteydi ve dünyada böylesi bir merkez daha yoktu.</p>
<p>***</p>
<p>Sosyal amaçlı olarak kurulan <strong>imarethâneler,</strong> yetimlere maaş bağlar, kimsesiz kadın ve çocukları koruma altına alır, bu çocukların okuyabilmesi için okullar açarak, öğrenimlerini ücretsiz olarak yapmalarını sağlardı.</p>
<p>Vakıfların bir başka sosyal amaçlı hizmeti de, yolculuk yapan insanları konaklatmak, sıcak çorba ikram etmek, ticaret kervanlarını ve onların mallarını muhafaza altına almak için yol güzergâhlarında ve şehirlerde kervansaraylar inşa etmekti.</p>
<p>Çoğunlukla da bu kervansaraylar korunaklı olurdu. Bu amaçla yollar yapılır, köprüler kurulurdu.</p>
<p>Ne hazindir ki, bu gün Anadolu’nun birçok yerinde bulunan ve birer sanat şaheseri olan bu kervansaray ve hanların boynu büküktür.</p>
<p>Yine Osmanlı’nın hükmettiği toprakların tamamında yaygın ve etkin olan vakıflar, bu gün ne yazıktır ki, sahipsiz ve başka ellerdedir.  </p>
<p>***</p>
<p>Osmanlı sosyal hayatının ve medeniyetinin en önemli kuruluşları vakıflardır.</p>
<p>Sözünü ettiğimiz hayır kurumları oldukça yaygındır ve insanlar bu hayır kurumlarından bedava yararlanırlardı.</p>
<p>Köylerde köy odaları, evlerde <strong>hariciye</strong> adı verilen <strong>misafir odaları</strong> bulunurdu. Yine b azı illerimizde bu gün de yaşatılan  <strong>‘Mahalle Odaları’ </strong>o mahallenin vakfiyesidir.</p>
<p>Bayburt ilimizde bu gün devam ettirilen bu vakıf geleneğinde; mahallede kız isteme, nişan ve kına geceleri mahalle odalarında yapılır, mahalleden birisi öldüğünde taziye evi olarak burası kullanılır ve cenaze sahipleri üç gün boyunca bu odada oturarak taziyeleri kabul eder.</p>
<p>Mahalle sakinleri de gelen misafirlere yemek ikram eder. Başka şehirlerden gelen ve yatacak yeri olmayan Tanrı Misafirleri de bu odalarda ağırlanır ve yatırılır.</p>
<p>Kültürümüzde atalarımız, dedelerimiz bir yolcu, bir fakir veya bir yabancı bulup sofrasına oturtmak için can atar, sözünü ettiğimiz vakıflar yaptırarak gelen insanlara hizmet ederlerdi.</p>
<p>Geçmişte vakıf eserleri sayesinde toplum içerisindeki dayanışma ve yardımlaşma güçlenmiş, insanlar arasında güçlü sevgi bağı kurulmuştur</p>
<p>Ne yazık ki bu gün geleneksel yapımız hızla değişmekte ya da erozyona uğramakta, yaşadığımız apartmanlarda üst katta oturan alt kattakini tanımayacak şekilde ikamet etmekte…</p>
<p>Adeta kalabalıklar içinde yalnız yaşamaktayız&#8230;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8307-toplumsal-dayanisma-ve-vakiflar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DIŞİŞLERİNİN ERZURUM ve ANADOLU AÇILIMI…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8227-disislerinin-erzurum-ve-anadolu-acilimi%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8227-disislerinin-erzurum-ve-anadolu-acilimi%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 May 2010 09:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=8227</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum bulunduğu coğrafyada Anadolu’nun önemli merkezi konumunu hiç kaybetmedi. Anadolu’nun Kanatlı Kapısı konumundaki Erzurum, yüzyıllarca bu kapıdan Anadolu’ya giren kavimlere ev sahipliği yaptı.
Ticaret merkezi olmanın yanı sıra kültürlerin de sentezlendiği bir kent oldu.
Erzurum bulunduğu konum itibariyle dünya ülkelerinin&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum bulunduğu coğrafyada <strong>Anadolu</strong>’nun önemli merkezi konumunu hiç kaybetmedi. <strong>Anadolu’nun Kanatlı Kapısı</strong> konumundaki Erzurum, yüzyıllarca bu kapıdan Anadolu’ya giren kavimlere ev sahipliği yaptı.</p>
<p>Ticaret merkezi olmanın yanı sıra kültürlerin de sentezlendiği bir kent oldu.</p>
<p>Erzurum bulunduğu konum itibariyle dünya ülkelerinin ilgisini hep çekti ve yabancı misyon şeflerinin konuşlandığı bir şehir oldu.</p>
<p>Türk Hariciyesi dolaylı olarak elbette ki Erzurum ve coğrafya ile yakından ilgili…</p>
<p>Ancak müsteşar ve büyükelçi düzeyinde bölgeyi dolaşma, resmi yetkililerle, yöneticilerle basınla, <strong>STK</strong>’larla ve öğrencilerle görüşme çok sık yapılan bir uygulama değildi. En azından uzun yıllardır böyle bir çalışma yapılmamıştı.</p>
<p>İşte bu anlamda geçtiğimiz hafta önemli bir konuğumuz vardı.</p>
<p><strong>Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı</strong> ve çiçeği burnunda <strong>Londra Büyükelçimiz Ünal Çeviköz,</strong> Erzurum’a geldi ve görüşmelerde bulundu.</p>
<p>Aslına bakarsanız fevkalade bir durum değil ancak, yabancı misyon şeflerinin sıkça ziyaret ettikleri kente Dışişleri Bakanlığının da ilgi göstermesi önemliydi.</p>
<p>Müsteşar yardımcısı görüşmelerde bulundu, Dışişlerinin politikalarını anlattı ve çeşitli konumlardaki insanların görüşlerini dinledi…</p>
<p>Ve tabii ki, <strong>Gazeteciler Cemiyeti</strong>ne de uğradı… Türk Dış Politikasının bölgesel hareketliliğini anlattı, görüşleri dinledi…</p>
<p><strong>“Kadim Kent”</strong> görüşümüze katılan Büyükelçi; <strong>“Görüştüğüm hemen bir çok kişi çok donanımlıydı ve bundan son derecede mutlu oldum” </strong>dedi…</p>
<p>Bu bir anlamda yaşadığımız kentteki yönetici, basın, STK ve öğrencilerin niteliğini göstermesi açısından da önemliydi.</p>
<p>***</p>
<p>Ve, Dışişlerinin bölge açılımı…</p>
<p><strong>Dışişleri Bakanlığı</strong> Erzurum’u önemsiyor. </p>
<p>Çünkü Erzurum, gerçekten de <strong>Anadolu</strong>’nun <strong>Orta Asya</strong>’ya ve o coğrafyanın da Anadolu ve Avrupa’ya giriş kapısı…</p>
<p><strong>Erzurum</strong>,<strong> Kafkaslara</strong> ve <strong>İran</strong>’a ulaşılabilecek en yakın ve donanımlı merkez… </p>
<p>Tarihi, kültürel, ekonomik birikimi ve bugün hızla yükselen diğer özellikleri ile fevkalade önemli bir kent…</p>
<p>Bin yıllık üniversite geleneği, yanı sıra yeni kurulacak üniversiteleri ile Eğitim kenti;</p>
<p> Coğrafyanın bahşettiği imkanlarıyla ve yeni yapılanmasıyla geleceğin Kış Turizm Merkezi;</p>
<p>Geleneksel ve bölge ülkeleriyle ortak kültürü ile Türk dünyasını ve bölge ülkelerini kendine çeken bir cazibe merkezi bir şehir…</p>
<p>İşte böylesi özellikleri ön plana çıkan bir kentin kendi haline bırakılması düşünülemez.</p>
<p>Erzurum’a ilgi duyan ülkeler bunu biliyor ve bu doğrultuda ilgilerini devam ettiriyorlar.</p>
<p>Büyükelçi <strong>Ünal Çeviköz</strong> de diyor ki; <strong>“Erzurum bulunduğu coğrafyada önemli bir rol üstlenmelidir. Bunu üniversitedeki kurumları ile başarabilir. Atatürk Üniversitesi’nde uluslar arası ilişkiler bölümü açılması, Ortadoğu ve Kafkasya Araştırmalar Merkezi bulunması ve Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi olması sebebiyle önemli bir görev üstlenmiştir.”</strong></p>
<p>Öte yandan Erzurum, ticari ve enerji nakil hatları bakımından da bir kavşak noktası. Kafkasya’daki komşularımızla oluşacak istikrar ve tüm bölgenin için oluşturulan <strong>Türkiye Cumhuriyeti Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformunu </strong>da çalışmalarını sürdürüyor.  </p>
<p>Ünal Çeviköz, bölge ülkeleri ile olan ilişkileri özetlerken, Erzurum ve bölgenin Ermeni zulmünden nasıl etkilendiğinin farkında ve her iki ülkenin parlamentolarında bulunan Protokollerin onaylanıp yürürlüğe girmesi ile ilgili olarak da<strong>; ”Tarihten gereken dersleri alıp, husumet yerine birlikte çalışma egzersizleri çıkarmak için çalışmalar yapma eğilimini çıkarmalıyız. Tarihi tarihçilere ve tarihçilerin yapacağı bilimsel çalışmalara bırakmak gerekir. Yargısız infaz olmamalı.” </strong>Diyor…</p>
<p>Bizim de düşüncemiz o doğrultuda…</p>
<p> Bunu yaparken kardeşlerimizi incitmememiz gerekiyor.</p>
<p>***</p>
<p>Yaklaşık 3,5 asırdan bu yana dünyada değişmeyen tek sınır olan İran üzerine konuşurken, <strong>“Erzurum İran Kafkasya, hatta Irak Suriye gibi komşularımızın bulunduğu bölgeye yakın olması sebebiyle önemli bir rol üstlenebilir.“</strong> diyor…</p>
<p>Bu anlamda <strong>Atatürk Üniversitesi</strong>’nin yakında gerçekleştireceği <strong>“İpek Yolu Rektörler Toplantısı”</strong> kuşkusuz büyük önem taşıyor. Erzurum, tarihi İpek Yolu kavşağındaki önemli kültür merkezi olarak bir misyonu yerine getiriyor…</p>
<p>Bulunduğu coğrafyanın büyük kenti olmak bu olsa gerek…</p>
<p>***</p>
<p>Evet,  geçtiğimiz hafta önemli bir konuk ağırladık…</p>
<p>Dışişleri Müsteşar Yardımcısı ve Londra Büyükelçisi Ünal Çeviköz ile bölgemiz politikaları üzerine fikir antrenmanı yaptık.</p>
<p>Gördük ki Dış İşleri Bakanlığımız da yeni bir politikanın uygulamasını yaygınlaştırmak istiyor.</p>
<p><strong>Büyükelçi Çeviköz; “Anadolu kentleriyle daha yakından ilgilenmeyi arzu ettiklerini ve kendisinin de bu bağlamda Erzurum’a geldiğini; Anadolu illerini gezerek Türk dış politikasındaki atılımlar ve yeni bazı uygulamalar hakkında kamuoyunu bilgilendirmeye çalıştıklarını” </strong>ifade ediyor.</p>
<p>Bu gezinin Erzurum’dan başlaması da ayrıca önemli…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/8227-disislerinin-erzurum-ve-anadolu-acilimi%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“MEDS YEGHERN” Yani “BÜYÜK FELAKET…“</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7956-%e2%80%9cmeds-yeghern%e2%80%9d-yani-%e2%80%9cbuyuk-felaket%e2%80%a6%e2%80%9c</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7956-%e2%80%9cmeds-yeghern%e2%80%9d-yani-%e2%80%9cbuyuk-felaket%e2%80%a6%e2%80%9c#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2010 08:14:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=7956</guid>
		<description><![CDATA[Günlerce bekledik, ABD Başkanı Obama 24 tarihinde yapacağı konuşmada acaba “Soykırım” kelimesini kullanacak mı diye…
Neyse ki kullanmadı…
Peki onun yerine neyi kullandı?
İşte yazımızın başlığındaki “Meds yeghern” kelimesini, yani “Büyük Felaket”
Kimin için “Büyük Felaket?..”
ABD Başkanı diyor ki;&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlerce bekledik, ABD Başkanı Obama 24 tarihinde yapacağı konuşmada acaba “Soykırım” kelimesini kullanacak mı diye…</p>
<p>Neyse ki kullanmadı…</p>
<p>Peki onun yerine neyi kullandı?</p>
<p>İşte yazımızın başlığındaki <strong>“Meds yeghern”</strong> kelimesini, yani “Büyük Felaket”</p>
<p>Kimin için <strong>“Büyük Felaket?..”</strong></p>
<p>ABD Başkanı diyor ki; <strong>“Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde, tarihin bu karanlık anında, 1,5 milyon Ermeni katledildi ya da ölüme doğru yürüdü. Bu gün bu korkunç olayların üzerine düşünme ve ders çıkarma günü…” </strong></p>
<p>ABD Başkanı bay Obama, bu görüşünün ardından da Büyük Felaket’in Ermeni tarihinin büyük yıkımı olduğunu söylüyor…</p>
<p>***</p>
<p>ABD Başkanının bu açıklamasını günlerce heyecanla bekledik.</p>
<p>Korkularımız da vardı, ya konuşmasında;  “Soykırım” sözcüğünü kullanırsa ne yapacağız diye…</p>
<p>Neyse ki korkulan olmadı ve o kelimeyi kullanmadı…</p>
<p>Neredeyse bayram edeceğiz…</p>
<p>İyi de kullanmadı da ne dedi?</p>
<p>“Büyük Felaket”</p>
<p>Kimin için Büyük Felaket…”</p>
<p>Ermeniler için mi, yoksa savunmasız Müslüman halktan oluşan; kadın, çocuk ve yaşlılar için mi ?..</p>
<p>Aslına bakarsanız 1915 yılında ne yaşandıysa tarihin tozlu yaprakları arasında kaldı.</p>
<p>Her iki milletin fertleri de acı çekti…</p>
<p>Revan’da yaşayanlarla; Doğu Anadolu’da yaşayanlar evlerini bırakıp başka yurtlara göçtüler…</p>
<p>Onlar şanslıydı diğerlerine göre…</p>
<p>Erzurum’da, Kars’ta, Iğdır’da, Elazığ’da, Adana’da ve daha bir çok yerde Ermeni çeteler tarafından katledilen binlerce masum insan toplu mezarlara gömüldü, İstasyon binalarında yakıldı ve binlercesinden haber bile alınamadı…</p>
<p>***</p>
<p>Gerçekten de Büyük Felaket…</p>
<p>Ama kimin için…</p>
<p>1915 olaylarından sonra dünyanın bir çok yerinde savunmasız insanlar, devlet adamları, büyük elçiler yine Ermeni caniler tarafından hunharca katledildi.</p>
<p>Öyle ki bu cinayetleri işleyenler, milli bir vazife yapmışçasına cinayetlerini yazdıkları kitaplarda ayrıntılı bir şekilde anlattılar ve bununla övündüler…</p>
<p>***</p>
<p>24 Nisan günü, Erivan da boş durmadı…</p>
<p>Önce Türkiye ile yapılan protokollerin dondurulduğunu açıkladılar ve Erivan’da düzenledikleri gösterilerde Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve Dışişleri Bakanımızın posterlerinin yanı sıra bayrağımızı da yakarak yüz yıllık kinlerini kustular…</p>
<p>Onları bu küstahlığına Türkiye’de de sözümona kendilerini İnsan Haklarının savunucusu olarak gören bir avuç entel, kendilerinden haber alınamayan Ermeni aydınlarınının ardından yas tuttular ve denize karanfil bıraktılar.</p>
<p>Bu utanç verici eylemi gerçekleştiren sözde insan hakları savunucuları, hiçbir zaman, HOCALI’da, ALACA’da, YANIKDERE’de, CİNİS’te binlerce savunmasız Türk’ün katledilişine sessiz kaldılar.</p>
<p>Yine bu utanç verici eylemi gerçekleştiren sözde İnsan Hakları savunucuları, Erivan’da yakılan posterlere ve Türk bayrağına kayıtsız kaldılar…</p>
<p>Bu eylemi yapanlarla bu eyleme sessiz kalanların bir farkı olmadığı kanaatindeyiz. </p>
<p>Bu insanlardan tepki vermelerini beklemiyoruz, çünkü gerçek yüzlerini bir kez daha ortaya koydular.</p>
<p>Gelsinler de bu coğrafyada neler yaşandığını belgeleriyle görsünler, o dönemin canlı tanıklarını görüntülerini seyretsin ses kayıtlarını dinlesinler…</p>
<p>Belki gerçekten insan hakları savunucusu olurlar, kim bilir…</p>
<p>***</p>
<p>Biz hep tarihin tarihçiler tarafından irdelenmesini ve belgeler doğrultusunda karar verilmesini istiyoruz.</p>
<p>Bu bölgede yaşayan ve geçmişte çok acılar görmüş, katliama uğramış, kendilerinden bir daha haber alınamamış insanların torunlarıyız.</p>
<p>Evet, geçmişte Büyük Felaket yaşandı, bunu biz de kabul ediyor</p>
<p>Ve</p>
<p>Soruyoruz?</p>
<p>“KİMİN İÇİN BÜYÜK FELAKET!..”</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7956-%e2%80%9cmeds-yeghern%e2%80%9d-yani-%e2%80%9cbuyuk-felaket%e2%80%a6%e2%80%9c/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CAZİBE MERKEZİ HALİNE GELMEK VE YARINDAN EMİN OLMAK&#8230;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7732-cazibe-merkezi-haline-gelmek-ve-yarindan-emin-olmak</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7732-cazibe-merkezi-haline-gelmek-ve-yarindan-emin-olmak#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2010 07:37:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=7732</guid>
		<description><![CDATA[ Erzurum ve Atatürk Üniversitesi’nin cazibe merkezi haline geldiği; yalnızca ülkemizin değil, bölge ülkelerinin de yoğun biçimde burayı tercih ettiği bir merkez olması en büyük arzum&#8230;” Bu sözler Atatürk Üniversitemizin Rektörü Prof. Hikmet Koçak Hoca’nın dilekleri&#8230; Geçtiğimiz cumartesi günü Erzurum basını&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Erzurum ve Atatürk Üniversitesi’nin cazibe merkezi haline geldiği; yalnızca ülkemizin değil, bölge ülkelerinin de yoğun biçimde burayı tercih ettiği bir merkez olması en büyük arzum&#8230;” Bu sözler Atatürk Üniversitemizin Rektörü Prof. Hikmet Koçak Hoca’nın dilekleri&#8230; Geçtiğimiz cumartesi günü Erzurum basını ve köşe yazarları ile bir araya geldiği toplantıda iki yıla yaklaşan Rektörlük çalışmalarını büyük bir içtenlikle anlattı. Zaman zaman yakındı, özeleştiri yaptı ve gerçekleştirmek istediği proje ve arzularını dillendirdi, yaptığı başarılı çalışmalarını tevazu ile anlattı&#8230; *** Hikmet Koçak, rektör olduğunda ilk söylemlerinden birisi Üniversiteyi Bilim Üniversitesi haline getirmek ve uluslararası saygınlığını artırmaktı&#8230; Bugün geldiğimiz nokta, bilimsel makale yayınında Türkiye Üniversiteleri arasında yedincilik&#8230; 1200 öğretim üyesinin 807 makalesi uluslararası nitelikteki bilimsel dergilerde yayımlanmış. Hoca, yeterli olmadığını ama önemli bir artışın yaşandığını, yine bu bağlamda TUBİTAK’tan 11 proje desteği aldıklarını ve 67 öğretim üyesinin de yıl içinde yurt dışına gönderildiğini söylüyor. Diyor ki; “Hiç kimseyi ayırt etmiyoruz. Ölçümüz bilimsel liyakattır, görüş farklılıkları zenginliğimizdir&#8230;” *** Üniversite yönetimi, Türkiye’nin ve bölgenin cazibe merkezi haline gelebilmek için çaba içerisinde&#8230; Bu doğrultuda kurulan ve çalışmasına başlayan Ortadoğu, Ortaasya ve Kafkaslar Araştırma Merkezi’nin üstleneceği misyondan beklenti büyük&#8230; Umuyoruz ki bu merkez benzeri bir takım Araştırma Merkezi ya da Enstitü gibi isim olarak kalmaz ve kuruluş misyonuna uygun çalışmalar gerçekleştirir&#8230; 2011 Üniversite oyunlarına hazırlanan kentin üniversitesinin bu organizasyona kayıtsız kalması elbette beklenemez&#8230; Hoca bu konuda “2011, Atatürk Üniversitesi burada olduğu için verildi&#8230; Her ne kadar direkt yükümlülüğümüz yoksa da sorumluluk hissediyoruz ve bu doğrultuda durumdan vazife çıkararak çalışma yapıyoruz” diyor&#8230; Bu sorumluluk bilinciyle, kampus içerisinde anfiler ve derslikler yenileniyor, görevlendirilen hocalar çeşitli dallarda koordinatörlükte çalışıyor, öğrenci yurtlarında Kredi Yurtlar kurumu ile birlikte hareket ediliyor ve büyük bir sempozyum hazırlığı yapılıyor. *** Atatürk Üniversitesi’nin kurulma kararı alındığında büyük bir heyecan yaşanmış ve hemen herkes üniversite kuruluşunda seferber olmuş&#8230; Aradan geçen 53 yıl Atatürk Üniversitesi’ni Türkiye’nin en büyük eğitim kurumlarından birisi haline getirmiş. Bugün daha etkin olabilmenin çalışması yapılıyor ve heyecan dinmiyor&#8230; Şimdi bu üniversitemize bir kardeş geliyor. İkinci devlet üniversitesin kurulma heyecanını yaşıyoruz. Her ne kadar henüz TBMM’den kuruluş yasası çıkmamış olsa da, karar alınması yetti&#8230; Biz dahil bir çok gazetecinin yanı sıra şehirdeki entelektüellerin de desteklediği “ikinci üniversite kentin doğusuna kurulmalıdır” fikrine Prof. Hikmet Koçak da,”Erzurum bir eğitim kenti olma yolunda hızla ilerliyor. Bu konuda 50’li yılların heyecanı devam ediyor. Kanaatimiz kenti bir bütün olarak düşünmek ve bu anlamda yeni kurulacak üniversitenin doğuda kurulmasını sağlamaktır. Bu kentsel dönüşüm açısından da önemli&#8230;” sözleriyle katılıyor. VE&#8230; GİDENLER&#8230; Üniversiteden ayrılan öğretim üyelerinin ayrılışını gündeme getirmeyi düşünürken, Hoca belli ki bu en çok muzdarip olduğu konuyu kendisi açıyor ve sıkıntısını dile getiriyor. Özellikle Tıp Fakültesinden ayrılıp başka üniversitelere giden öğretim üyeleri ile ilgili olarak; “gidenin yeri doldurulur&#8230; Hizmet aksamaz&#8230;” diyor ancak, belli ki çok sıkıntılı&#8230; Göreve geldikleri günden bugüne 63 hoca üniversiteden ayrılmış&#8230; Bunların 20’si Tıp Fakültesi’nden&#8230; Üstelik birçoğu istifa edip özel üniversitelere gitmişler&#8230; Son ayrılan da, Organ Nakil merkezinin çok başarılı hocası Prof. Yalçın Kamil Polat&#8230; Atatürk Üniversitesi böylesi başarılı hocaları zor yetiştiriyor, kolay kaybediyor&#8230; Rektör Koçak Hoca, açık yüreklilikle, “yalnızca ruhtan ibaret değiliz, bizim de geleceğimiz var, çoluk çocuğumuz var&#8230; Arkadaşlarımız biraz da bunu düşünerek acele ediyorlar” diyor&#8230; Sağlık Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu “Tam Gün Yasası”na eleştiri getiriyor ve cazibe merkezi olmamızın önündeki engellerden birisi olarak bu yasayı gösteriyor. Üniversite hastanelerinin çıkmazda olduğunu söyleyen Hoca; “Önümüzü göremiyor, yarının ne olacağını bilemiyoruz” diyor&#8230; Hoca’nın bu yakınmasının dikkatle irdelenmesi gerek diye düşünüyoruz&#8230; *** Aatürk Üniversitesi’nde güzel gelişmeler de yaşanmağa devam ediyor&#8230; İlçelere açılım sürüyor&#8230; Horasan, Tortum ve Şenkaya’da açılan yüksek okulların yanı sıra üç yeni fakülte, önümüzdeki yıl eğitim-öğretime başlıyor. Merkezi Araştırma laboratuarları yenileniyor, Yeni açılan fakültelere binaları yapılıyor, 2011 ve sonraki spor organizasyonlarında da kullanılabilecek Spor kompleksinin yapımına başlanıyor. Bunların içinde belki de üçüncü devlet üniversitesi gibi olacak ve mevcudu on binlerle ifade edilen “Açık Öğretim Fakültesi”nin kurulması çok yakın&#8230; *** Yurt dışına açılım da bütün hızıyla devam ediyor. Geçtiğimiz yıl 6 ülkeden gelen öğrencilere verilen dil Türkçe eğitimi daha da genişleyerek devam ettirilecek. Ve… Atatürk Üniversitesi üstlendiği misyona uygun olarak İpekyolu Rektörler Toplantısı’na ev sahipliği yapacak. Geçtiğimiz yıl yapılan Avrasya Sempozyumu’na Orta Asya’daki Türk Devletlerinden önemli temsilciler katılmış ve ses getirmişti. Bu yıl benzeri daha büyük ve üst düzeydeki bir temsille “İpek Yolu Rektörler Toplantısı” olarak düşünülmüş ve Uzakdoğu’dan Avrupa’ya kadar birçok ülkenin Rektörü davet edilmiş. Erzurum ve Atatürk Üniversitesi’nin tanıtımı açısından kuşkusuz önemli ve tebrike layık bir organizasyon&#8230; *** Rektör Profesör Hikmet Koçak Hoca’nın basınla sohbetinde gördük ki birtakım ufak tefek sıkıntılar var ama güzel gelişmeler yaşanıyor&#8230; Üniversitemizin başarısı Erzurum’un birçok alanda ön palana çıkmasını sağlayacaktır. Bu başarı için herkes üzerine düşeni yapmalı&#8230;</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7732-cazibe-merkezi-haline-gelmek-ve-yarindan-emin-olmak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DADAŞ DEDE RUHU YAŞATILMALI…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7690-dadas-dede-ruhu-yasatilmali%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7690-dadas-dede-ruhu-yasatilmali%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2010 07:10:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=7690</guid>
		<description><![CDATA[Palandöken Gazetesinin yazarı, değerli meslektaşım Esat Bindesen, dünkü yazısında önemli bir konuya değinmiş ve çok da güzel bir yazı ile Dadaş’ın ruhundaki Milli Heyecanı satırlara dökmüş, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’ne de bir göndermede bulunmuş…
Sevgili Bindesen, yazısında saf, temiz Anadolu&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Palandöken Gazetesi</strong>nin yazarı, değerli meslektaşım <strong>Esat Bindesen</strong>, dünkü yazısında önemli bir konuya değinmiş ve çok da güzel bir yazı ile <strong>Dadaş</strong>’ın ruhundaki Milli Heyecanı satırlara dökmüş, <strong>Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti</strong>’ne de bir göndermede bulunmuş…</p>
<p><strong>Sevgili Bindesen</strong>, yazısında saf, temiz Anadolu insanının hasletlerini dile getirirken diyor ki, <strong>“Anadolu insanının Vatan Millet sevgisi değişmez, O zaten istese de rol yapamaz… Dadaş dede’de Türk Milleti’nin asaletini ve yaşatılan Milli Ruhu görmek mümkündür… Türk Milleti’ni büyük yapan da o ruhtur…”</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>1919 yılının 3 Temmuz</strong>’unda Erzurum’a gelen <strong>Mustafa Kemal</strong>’e kucak açan<strong> Dadaşlar</strong>, o gün hiçbir beklenti içerisinde değildiler…</p>
<p>Tek gaye vatanın kurtuluşu yolunda neler yapılması gerektiği idi ve onlar da gerekeni yaptılar…</p>
<p><strong>Mazhar Müfit Kansu</strong>, <strong>Rauf Orbay</strong> ve <strong>Cevat Dursunoğlu</strong> anılarında o günleri anlatırken Erzurum halkını şükranla yad ediyor ve diyorlar ki;<strong> “Kongre için şehre gelen delegelere yokluk ve yoksulluk hiç hissettirilmedi. Erzurumlular, toplantıların dışında kalan zamanlarda delegeleri birer ikişer misafir ediyor, ellerinde avuçlarında ne varsa onlara ikramda bulunuyorlardı. Sair zamanlarda da şehrin mesire yerlerine götürülüyor ve misafirler var olan imkanlarla ağırlanıyordu. “</strong></p>
<p>O gün, Erzurumlular gerçekten başta <strong>Mustafa Kemal</strong> olmak üzere misafirlerini rahat ettirebilmek için fedakarlıkta bulunuyordu.</p>
<p>***</p>
<p>Gün geldi <strong>Milli Mücadele</strong> kazanıldı ve savaşın getirdiği yaralar sarılmağa başlandı. İşte tam bu yıllarda o korkunç facia yürekleri bir kez daha dağladı…</p>
<p><strong>1924</strong> yılında<strong> Erzurum’da</strong> yaşanan<strong> zelzele</strong> insanları evsiz barksız, sokakta bir başlarına bıraktı.</p>
<p>Devlet hemen yanlarına koştu.</p>
<p>Tabii ki başta <strong>Mustafa Kemal… </strong></p>
<p>Cumhurbaşkanlığından çok o bir Erzurumluydu…</p>
<p><strong>Milli Mücadele</strong>yi Erzurum’da başlatmış ve <strong>Cumhuriyet</strong>’in temellerini bu kentte atmıştı.</p>
<p>En başta Erzurum’un yardımına o koştu ve işte <strong>Anadolu Hayat</strong>’ın reklamında yaşanan ve herkesi duygulandıran o müthiş sahne yaşandı…</p>
<p>***</p>
<p>Çocuklarının hepsini vatan için şehit veren, son olarak da yuvasını kaybeden <strong>Dadaş Dayı,</strong> <strong>Mustafa Kemal</strong>’in;  </p>
<p><strong>“Devletten ne istersin”</strong> sorusuna,</p>
<p><strong>“Esef etmeyiniz Paşam, memleketimiz, hükümetimiz, Cumhuriyetimiz Varolsun… Hiçbir şey istemeyiz…”</strong></p>
<p>Şeklinde asil bir cevap veriyor…</p>
<p>***</p>
<p>Bu cevap yalnızca <strong>Dadaş</strong>’ın değil, <strong>Türk Milleti</strong>’nin ruhunda var olan asaletin, büyüklüğün ve milli ruhun tezahürüdür…</p>
<p><strong>Dadaş dayı</strong>, o gün <strong>Mustafa Kemal</strong>’e onun çok bildiği, milletimizin bu özelliğini göstermekten başka bir şey yapmamıştır.  </p>
<p>Ve bunu hiçbir maddi kıymetle karşılayamazsınız.</p>
<p>Reklamın bu kadar beğeni toplamasının arka planında <strong>Esat Bindesen</strong>’in de altını çizdiği bu <strong>RUH</strong> vardır ve her türlü övgüye layıktır.</p>
<p>***</p>
<p>Meslektaşım<strong> Bindesen</strong> diyor ki; <strong>&#8220;Milli Ruhu&#8221; yaşattığı için &#8220;Dadaş Dede&#8217;ye&#8221; en az bir teşekkür”</strong></p>
<p><strong>DAGC</strong>, gerekli hassasiyeti gösterecektir kanaatini taşıyorken, bence diğer <strong>STK</strong>’lar ve <strong>Valilik </strong>başta olmak üzere <strong>Belediyelerimiz</strong> de <strong>Dadaşlık Ruhu</strong>’nun yaşatılması konusunda gerekeni yapmalıdır…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7690-dadas-dede-ruhu-yasatilmali%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HDK TOPLANIYOR</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7547-hdk-toplaniyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7547-hdk-toplaniyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 08:23:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=7547</guid>
		<description><![CDATA[2011 Oyunları hazırlıklarının gözden geçirildiği Hazırlık Düzenleme Kurulu Sayın Bakan Faruk Nafiz Özak’ın başkanlığında bugün toplanıyor.
Toplantı gündemini irdelerken yaklaşık bir yıl önce yapılan bir HDK toplantısı sonrasında yazdığımız bir yazı gözümüze takıldı ve sizlerle yorumsuz olarak bu yazıyı paylaşmak&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2011 Oyunları hazırlıklarının gözden geçirildiği Hazırlık Düzenleme Kurulu Sayın Bakan <strong>Faruk Nafiz Özak</strong>’ın başkanlığında bugün toplanıyor.</p>
<p>Toplantı gündemini irdelerken yaklaşık bir yıl önce yapılan bir HDK toplantısı sonrasında yazdığımız bir yazı gözümüze takıldı ve sizlerle yorumsuz olarak bu yazıyı paylaşmak istedik…</p>
<p>Ne değişti diye bakmak için…</p>
<p><strong>“2011 VE KOORDİNE NOKSANLIĞI…</strong></p>
<p><strong>(7 Eylül 2009 tarihli Albayrak)</strong></p>
<p><strong>…………………………………</strong></p>
<p>2011 Koordinatörlüğüne atanan <strong>Bekir Korkmaz</strong> da Mehmet Atalay ile birlikte gelmişti. O da tesisleri Mehmet Atalay ile birlikte gezdi ve ilk mini <strong>Hazırlık Düzenleme Kurulu</strong> toplantısına katıldı.</p>
<p>2011 yaklaştıkça Hazırlık Düzenleme Toplantıları da sıklaşacak ve noksanlar görülerek hızlı bir şekilde giderilmesine çalışılacak.</p>
<p>Cumartesi günü yapılan toplantıda yapılanlar ve yapılacaklar masaya yatırılarak değerlendirme yapıldı.</p>
<p>Görülen o ki ilgili kuruluşlar koordineli biçimde işlerini yapıyorlar.</p>
<p>Ve her şey yolunda gidiyor.</p>
<p>Bir tek sıkıntı <strong>Oyunlar Köyü</strong>’nün inşaatında yaşanabilir; ihaleye giren ve kaybeden firmanın aldığı yürütmeyi durdurma kararı bir olumsuzluk yaratır mı bilmiyorum ama herhalde üstesinden gelinir diye düşünüyorum.</p>
<p>Burada asıl önemli olan konu; yeni atanan 2011 Koordinatörü <strong>Bekir Korkmaz</strong>’ın da altını çizdiği <strong>“Oyunların sosyal boyutu”</strong>dur…</p>
<p>Bu arada yeni atanan koordinatörün de acemilik çekmeyeceği, konulara vakıf olduğu ve dersine iyi çalıştığı edindiğimiz ilk intibadır.</p>
<p>Umuyorum ki yanılmayız…</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Evet, ‘<strong>Oyunların Sosyal Boyutu’ </strong>bizce çok önemli…</p>
<p><strong>ALBAYRAK Gazetesi</strong>’nin 2 Eylül günü <strong>“2011 bilinmiyor”</strong> manşetiyle verdiği haberde <strong>Atatürk Üniversitesi</strong>’nin yaptığı bir araştırma gündeme taşınmış ve <strong>Erzurum halkının büyük çoğunluğunun 2011’i bilmediği</strong>, ya da doğru bilgilendirilmediğinin altı çizilmişti.</p>
<p>Sorun ortada…</p>
<p>Çözümü için bu kentteki <strong>Sivil Toplum Kuruluşları, </strong>başta <strong>Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği, Ticaret Borsası</strong> ve <strong>Basın</strong> olmak üzere<strong> Valilik, Büyükşehir Belediye Başkanlığı</strong> ve <strong>Atatürk Üniversitesi</strong>’nin koordinesi ile bir araya getirilmeli, düşünceleri alınmalı, <strong>Hazırlık Düzenleme</strong> ve <strong>Organizasyon Komiteleri</strong>nin üyesi yapılmalı ve bu kurumlarca şehir 2011’e hazırlanmalı…</p>
<p>Lokantacısından, taksicisine, işadamından, işletmecisine ve gazetecisine kadar toplumun bütün kesimleri hazır hale getirilmeli, bu konuda mesleki eğitimler verilmelidir. Bu çalışmalar için gerekli bütçe ayrılmalı ve bir an önce de çalışmalara başlanmalıdır.</p>
<p>Üniversite yerleşkesinin dışına çıkmalı, varlığını şehrin her köşesinde hissettirmelidir.</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi ve diğer belediyeler artık vakit kaybetmeden <strong>Kentsel Dönüşüm </strong>için daha aktif olmalı, özellikle şehrin <strong>doğusu</strong> virane halinden kurtarılmalıdır.</p>
<p>2011 oyunlarının yapılacağı tesislerin modern görünümü ortaya çıktıkça, şehrin harap yapısından ürker olduk. Bu tezat vakit geçirilmeden düzeltilmelidir.</p>
<p>Bunu da yapacak olan yerel yönetimlerdir.</p>
<p>Uluslar arası organizasyonlarda<strong> imaj</strong> son derece önemlidir.</p>
<p>Bütün dünyaya oyunlar başlamadan imajımızı göstermeliyiz.</p>
<p>Çünkü oyunların bitiminde ve sonrasında hep ortaya koyacağımız ilk imajla hatırlanacak ve tanınacağız.</p>
<p>İşimiz zor, ama biz zoru severiz…</p>
<p>İzmir’de yaptığımızın fazlasını Erzurum’da gerçekleştirmeliyiz.</p>
<p>Yeter ki doğru ve zamanında koordine edilelim, dikkate alınalım… “</p>
<p><strong>………………</strong></p>
<p>Evet 7 Eylül 2009 tarihli yazımızdan bir bölüm aktardık.</p>
<p>Amacımız eleştiri değil,<strong> “o günkü tespitlerimizin hangisi yapıldı” </strong>diye bakmak…</p>
<p>Koordinatör henüz yeni atanmış ve oyunların “<strong>Sosyal Boyutuna” </strong>dikkat çekmiş…</p>
<p>Biz de bütün yazılarımızda buna dikkat çekmeye çalıştık…</p>
<p>Örneğin; şehirdeki STK’lar yeterince bir araya getirilip, bir takım etkinlikler yapıldı mı…</p>
<p>Gelen turist ve sporcu kafileleri ile birebir teması olacak kesimler mesleki anlamda eğitildi mi…</p>
<p>Üniversitemiz, yerleşkesinin dışında ne yapıyor…</p>
<p>Yerel Yönetimler “Kentsel Dönüşümün” neresindeler…</p>
<p>Soruları uzatmağa gerek yok…</p>
<p>Merak ediyoruz sözünü ettiğimiz bu kurumlar HDK’nın içinde mi, ya da bu kurumların bilgisi alınıyor mu…</p>
<p>İnsanlar yaklaşık bir yıl önce sorulan soruların cevap bulmasını elbette ki istiyor… </p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7547-hdk-toplaniyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANADOLU İHTİLALİLİN SESİ 90 YAŞINDA</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7294-anadolu-ihtilalilin-sesi-90-yasinda</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7294-anadolu-ihtilalilin-sesi-90-yasinda#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 08:30:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=7294</guid>
		<description><![CDATA[“Anadolu Ajansı’nı, Anadolu’nun ve ihtilalin sesi olarak kurmaya karar verdik. (&#8230;) O zaman Anadolu Ajansı, ihtilalin en büyük ihtiyaçlarından birisini temin etmiştir. Hem bizi; ihtilalin maksat ve gayesini Anadolu’nun görüşlerini harice aksettirmiştir hem de hariçte hakkımızda ne gibi bir muamele&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“<em>Anadolu Ajansı</em>’nı, Anadolu’nun ve ihtilalin sesi olarak kurmaya karar verdik. (&#8230;) O zaman <em>Anadolu Ajansı</em>, ihtilalin en büyük ihtiyaçlarından birisini temin etmiştir. Hem bizi; ihtilalin maksat ve gayesini Anadolu’nun görüşlerini harice aksettirmiştir hem de hariçte hakkımızda ne gibi bir muamele cereyan ediyor, onları bize bildirmek suretiyle iki başlı mühim bir vazife yapmıştır”</strong></p>
<p>Bu sözler <strong>Türkiye Cumhuriyeti</strong>’nin üçüncü <strong>Cumhurbaşkanı, Kurtuluş Savaşı</strong>mızın <strong>Galip Hoca’</strong>sı rahmetli <strong>Celal Bayar’</strong>a ait…</p>
<p>Türk Milleti ölümüne girdiği var olma yok olma mücadelesini sürdürmektedir. Bütün millet kadını, kızı, erkeği, yaşlısı genci, asker olmuş özgürlük mücadelesine girmiş.</p>
<p>Anadolu’nun bazı illerinde bu mücadeleyi anlatan, haber veren başta <strong>Erzurum’da Albayrak</strong>, Adana’da Yüreğir gibi mücahit gazeteler varsa da, ancak <strong>Türk Milleti</strong>’nin bu kahraman mücadelesini yurt geneline ve bütün dünyaya duyuracak bir milli haber ajansına ihtiyaç vardır.</p>
<p>O günlerde <strong>İstanbul’</strong>da faaliyet gösteren haber ajansı <strong>Reuter Ajansı</strong>dır ve <strong>Kurtuluş Savaşı</strong> başladığında ve devamında Anadolu’dan ve Milli Mücadeleden haberleri Reuters Avrupa’ya geçecektir. Haberler tamamen batının ve İstanbul’daki Osmanlı hükümetinin istediği tarzda ve gerçekten uzaktır.</p>
<p>Daha önemlisi Anadolu’ya da gönderilen Reuters mahreçli haberler gerçek olmadığı ve düzmece olduğu için moral bozmaktadır.</p>
<p><strong>Mustafa Kemal</strong>’in de canını sıkan bu haberlere son vermek gerekliydi.</p>
<p>Erzurum’da <strong>Albayrak Gazetesi</strong>, <strong>Sivas Kongres</strong>i’nden sonra <strong>Atatürk</strong>’ün adını koyduğu ve yayın hayatına başlayan <strong>İrade-i Milliye</strong>, Atatürk’ün Ankara’ya gelmesinden sonra kuruluşuna bizzat öncülük ettiği <strong>Hakimiyet-i Milliye</strong> gazeteleri kurtuluş savaşının gidişatını en doğru biçimde bildirmekteydiler ancak bir ajansa şiddetle ihtiyaç vardı. Bu amaçla da çalışmalar yapılıyordu.</p>
<p><strong>Yunus Nadi</strong> ve <strong>Halide Edip</strong>’in kafalarında karar kıldıkları isim <strong>Anadolu Ajansı</strong> idi… İstanbul’dan Ankara’ya gitmeye çalışan bu iki entelektüelin düşüncesi budur.</p>
<p>Bu düşünce Ankara’da <strong>Mustafa Kemal’</strong>in huzurunda da sesli olarak dillendirilir ve <strong>Atatürk</strong>’ün talimatıyla, <strong>6 Nisan 1920</strong>’da Ajans resmen kurulur.</p>
<p><strong>Yunus Nadi Bey </strong>ve <strong>Halide Edip Hanım</strong> Anadolu Ajansının her şeyidir. Haberleri yazarlar, tashih ederler ve duyururlar…</p>
<p>İlke bellidir…</p>
<p><strong>“Türk kamuoyunu yanlış yollara sürükleyerek, milli birliği tehlikeye düşürmek amacıyla içten ve dıştan yapılmakta olan tahrik ve tezvirlere karşı milleti uyanık tutmak.<br />
Milli kurtuluşu sağlayacak karar ve hareketleri, halka vaktinde bildirmek.”</strong></p>
<p>İlk haberlerde büyük başarıların yakalanması, Anadolu ve dünyanın doğru bilgilendirilmesi herkesi ziyadesiyle mutlu etmiştir.</p>
<p>Nitekim bu memnuniyet, göğüsleri gerercesine;</p>
<p><strong>“Artık bizim de bir ajansımız var”</strong> sözleriyle ifadesini bulur…</p>
<p>***</p>
<p>Kurtuluş Mücadelesi zaferle sonuçların, Anadolu işgalden kurtulur, Türk Milleti özgürlüğünü kazanır,<strong> Lozan Barış Anlaşması </strong>imzalanır, <strong>Türkiye Cumhuriyet’i </strong>ilan edilir ve modern Türkiye devleti kurulmaya kurumlarıyla kurulmaya başlar…</p>
<p>Bütün dünya <strong>Türk Milleti</strong>’nin bu çağdaş hamlelerini, gelişmelerini Anadolu Ajansından takip eder…</p>
<p>***</p>
<p>Aradan 90 koca yıl geçti…</p>
<p>Geçen bu süre içerisinde Anadolu Ajansı daha da büyüdü, yurt  içinde 42 Bölge Müdürlüğü ve büro temsilciliği, Yurt dışında ABD’den, Hollanda’ya, İngiltere ve dünyanın 24 ülkesindeki temsilcilikleri ile  bir dünya ajansı oldu.</p>
<p>Anadolu Ajansı, bu gün yurt içi ve yurt dışı yapılanmasıyla, teknolojisiyle ve bünyesinde barındırdığı binlerle ifade edilen birbirinden değerli gazeteci meslektaşlarımızla hakikaten bir <strong>DÜNYA AJANSI</strong> konumundadır.</p>
<p>Anadolu Ajansı yarın Türkiye genelindeki etkinlikleri ile kuruluşunun 90.yıl sevincini yaşayacak…</p>
<p>Milletimizin özgürlük mücadelesinde önemli bir yere sahip ajansımızın kuruluş günü kutlu olsun…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7294-anadolu-ihtilalilin-sesi-90-yasinda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERZURUM, MARKA KENT OLMA YOLUNDA HIZLA İLERLİYOR</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7094-erzurum-marka-kent-olma-yolunda-hizla-ilerliyor</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7094-erzurum-marka-kent-olma-yolunda-hizla-ilerliyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2010 07:41:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=7094</guid>
		<description><![CDATA[Dün Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, Erzurum basını ile bir araya geldi. Türkiye’nin güncelinden Erzurum günceline ve geleceğine ilişkin birçok konu üzerine konuşuldu.
Sayın Bakan, yargı reformundan, anayasa değişikliğine; turizmden, kentsel dönüşüme, eğitimden sağlığa birçok konuyla ilgili görüşlerini dile getirdi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün <strong>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ</strong>, Erzurum basını ile bir araya geldi. Türkiye’nin güncelinden Erzurum günceline ve geleceğine ilişkin birçok konu üzerine konuşuldu.</p>
<p><strong>Sayın Bakan</strong>, yargı reformundan, anayasa değişikliğine; turizmden, kentsel dönüşüme, eğitimden sağlığa birçok konuyla ilgili görüşlerini dile getirdi ve gazetecilerin ne düşündüğünü öğrendi.</p>
<p><strong>Bakan Akdağ,</strong> Erzurum’un geldiği noktayı ve yapılacakları anlatırken kentin <strong>’Marka’ </strong>haline gelmesi için neler yapıldığını ve yapılacakları anlattı.</p>
<p>Sıkça; <strong>“Ortaklık kültürünün geliştirilmesi”</strong> gerekliliğinin altını çizdi.</p>
<p>Erzurum’da yapılanları anlatırken oldukça mutlu ve övünçlüydü…</p>
<p>Bence de bu mutluluğu ve övüncü hak ediyor, çünkü gerçekten de son birkaç yıldan bu yana Erzurum’da gerçekleştirilen yatırımlar fevkalade…</p>
<p><strong>SAĞLIKVE ÜNİVERSİTE KENTİ ERZURUM</strong></p>
<p>Erzurum, hızla bulunduğu coğrafyanın <strong>sağlık merkezi</strong> oluyor.</p>
<p>Eğitim hastanesinin bulunduğu bölge <strong>Doğu Anadolu Bölgesinin</strong> tam anlamıyla bir <strong>Sağlık Kampusu</strong> haline getiriliyor.</p>
<p>Eğitim Hastanesi, 112 Acil Merkezi ve Doğu Anadolu Kızılay Kan merkezi’nin ortasındaki alanda kurulacak Onkoloji hastanesi ve içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji tedavisinin de yapılacağı Acil müdahale merkezi, sahip olduğu üniversite hastaneleriyle birlikte Erzurum’u önemli bir sağlık kenti haline getirecek…</p>
<p>Öte yandan, bin yıllık üniversite kenti olan Erzurum, bu hüviyetini tekrar kazanıyor.</p>
<p>Daha önceki yazılarımızda da dile getirdiğimiz gibi, Atatürk Üniversitesi’nin yanı sıra, Ticaret Odası’nın kurmayı düşündüğü Üniversite, Bilkent Kampusu, Danişment Vakfı Üniversitesi ve son olarak da Erzurum Üniversitesi…</p>
<p>Eğitim Öğretime başlayacak Üniversitelerle birlikte <strong>tam beş üniversite… </strong></p>
<p>Cumhuriyetle birlikte sahip olduğumuz Atatürk Üniversitesi ve yakında sahip olacağımız ikinci devlet Üniversitesi <strong>Erzurum Üniversitesi… </strong></p>
<p>Bakan Akdağ’ın, <strong>“yeni kurulacak üniversitenin adı ne olmalıdır”</strong> sorusuna Sayın Bakanla aynı fikri paylaşarak <strong>“Erzurum Üniversitesi”</strong> diyoruz…</p>
<p>Yine aynı fikri paylaşıyoruz…</p>
<p><strong>Kentin ismini marka yapmalıyız… </strong></p>
<p><strong>ŞEHRİN DOĞUSUNUN MAMUR EDİLMESİ ERZURUM’U MODERN BİR KENT HALİNE GETİRECEK</strong></p>
<p>Sayın Bakan, Üniversitenin kurulacağı yer için birkaç bölgenin ismini telaffuz ediyor.</p>
<p>Sözünü ettiği bölgelerin biri hariç hepsi şehrin doğusunda…</p>
<p><strong>Soğucak, Müdürge </strong>ve<strong> Mahallebaşı… </strong></p>
<p>Öbür alternatif de Atatürk Üniversitesi’ne ait çiftliğin bulunduğu arazi… Yani tarım arazisi ve üniversitenin içi…</p>
<p>İkinci üniversiteyi Atatürk Üniversitesi’nin içinde kuracaksak yenisine ne gerek var diye sormadan da geçemiyoruz…</p>
<p>Anlıyoruz ki, <strong>Prof. Dr. Recep Akdağ’ın</strong> da gönlü şehrin doğusunun mamur edilmesinden ve buraya üniversite kurulmasından yana…</p>
<p><strong>Erzurum Üniversitesi</strong>’nde bilinen <strong>Edebiyat, Fen, İktisat</strong> gibi fakültelerin yanı sıra iki önemli fakültenin de kurulması planlanıyor.</p>
<p><strong>Sağlık Bilimleri</strong> ve <strong>Spor Bilimleri Fakülteleri… </strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Erzurum’un batısı modern binalarla donatılıyor.</p>
<p>Yönetim merkezi de batıya kayıyor…</p>
<p>Doğu, yani eski Erzurum adeta harabe ve terk edilmiş kent görünümünde…</p>
<p><strong>Erzurum Üniversitesi</strong>’nin şehrin doğusunda kurulması kentleşme açısından da dengeyi sağlayacak ve Erzurum’un tarihi dokusunu da koruyarak, şehri mamur hale getirecektir.</p>
<p>***</p>
<p>Prof. Dr. Recep Akdağ,  2011 Oyunlarına çok değinmiyor çünkü orada aksama yok, ama belediyelere bir gönderme yaparak;  daha doğrusu bir özeleştiri yaparak Belediyelerin daha çok gayret etmeleri gerekliliğinin altını çiziyor…</p>
<p>Bir eleştiri de yöre insanına yapıyor ve sonuna kadar da haklı…</p>
<p>Diyor ki;<strong> “Milli, manevi ve geleneksel yapımızı muhafaza ettik ama ortaklık kültürümüzü geliştiremedik…”</strong> </p>
<p>Bölgedeki refahın hayvancılık sektörünün de geliştirilmesi ile sağlanacağını, bu doğrultuda çıkarılan Hayvancılık Hibe desteğinden üreticilerin bir araya gelerek faydalanması gerektiğini belirtiyor…</p>
<p>Kentsel dönüşümün yanı sıra köylerimizin de imar edilmesi çalışmalarını takip ettiğini, bu doğrultuda kendi evini yapan köylülere yardım desteğinin devam ettirileceğini, aksamalarında takip edileceğini söylüyor…</p>
<p>Gazeteci arkadaşlarımızın söylediklerini de özenle not ettiriyor, ya da yazılı notları alıyor…</p>
<p>Önümüzde iki önemli iş daha var, diyor Sayın Bakan…</p>
<p>Birincisi Sivas’tan Erzurum’a uzanan hızlı Tren demiryolunun yapılması ve ikincisi de kop tünelinin açılması…</p>
<p>***</p>
<p>Evet, Erzurum’da mutluluk verici gelişmeler yaşanıyor…</p>
<p>Ekonomik anlamda bir takım sıkıntılarımız var ama görünen o ki, Erzurum bu sıkıntıları yakın zamanda aşacak…</p>
<p>Sayın Bakan Prof. Dr. Recep Akdağ’ın ortaya koyduğu fotoğraf, Erzurum adına mutluluk vericidir…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/7094-erzurum-marka-kent-olma-yolunda-hizla-ilerliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>STK’LARIN ORTAK AKILLA BİR ARAYA GELMELERİ HEYECAN YARATTI</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6992-stk%e2%80%99larin-ortak-akilla-bir-araya-gelmeleri-heyecan-yaratti</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6992-stk%e2%80%99larin-ortak-akilla-bir-araya-gelmeleri-heyecan-yaratti#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 10:18:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6992</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum’da ikinci Devlet üniversitesinin kurulma kararı şehirde büyük heyecan yaratmış ve devamında da nereye kurulacağı tartışması başlamıştı. Öyle ki bizi arayan bir çok kişi; “Aman dikkat edin de arsa spekülatörleri devreye girmesin” tarzındaki uyarılardan tutunuz da şehrin hangi noktasına kurulmalıdır tarzında&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’da ikinci Devlet üniversitesinin kurulma kararı şehirde büyük heyecan yaratmış ve devamında da nereye kurulacağı tartışması başlamıştı. Öyle ki bizi arayan bir çok kişi; <strong>“Aman dikkat edin de arsa spekülatörleri devreye girmesin” </strong>tarzındaki uyarılardan tutunuz da şehrin hangi noktasına kurulmalıdır tarzında öneriler dile getirildi.</p>
<p>Şehirde gittiğimiz birçok yerde benzeri meraklı sorularla muhatap olduk.</p>
<p>Ancak arayan birçok kişi, memnuniyetini ve minnet duygularını da ifade eti.</p>
<p>***</p>
<p>Önceki gün şehirde ki STK’lar örnek bir birliktelik sergileyerek Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nde bir araya geldi. Konu, ikinci üniversite idi ve herkes ittifak etmişçesine ikinci devlet üniversitesinin şehrin doğusu kurulması gerektiğini dile getirdi ve teşekkür için de topluca Sayın Başbakan’a gidilmesi kararlaştırıldı.</p>
<p>***</p>
<p>Dün yine bir çok kişi aradı…</p>
<p>Sorular bu kez farklı ama heyecan aynıydı…</p>
<p>‘Ne yaptınız,</p>
<p>Neye karar verildi,</p>
<p>Üniversite nereye kurulacak,</p>
<p>Sayın Bakan’ın düşüncesi ve tavrı ne?..”</p>
<p>İkinci Üniversitenin nereye kurulacağı konusunda STK’lar yetki sahibi değil…</p>
<p> Yalnızca bu şehirdeki kanaat önderleri olarak fikir beyan ediyorlar o kadar…</p>
<p>Üniversitenin nereye kurulacağı kararını yetkililer verecek, ancak gerekli fizibilite çalışmaları yapıldıktan sonra…</p>
<p>İşte o noktada Erzurum’daki yetkili kurumlar, başta Valilik, Defterdarlık olmak üzere ciddi bir etüt içindeler. Hazırlayacakları bir raporu kamuoyuyla paylaşıp tartışacaklar.</p>
<p>Sayın Bakanımız <strong>Prof. Dr. Recep Akdağ</strong> da, hemen karar verilmesinden yana değil.  </p>
<p>Biz biliyoruz ki, O da şehrin doğusunun imar edilmesinden, güzelleştirilmesinden ve batısı ile olan dengesizliğin giderilmesinden yana…</p>
<p>Eski Erzurum’un canlanmasını iki sebepten istiyor…</p>
<p>Şehrin siyasetçisi, Bakanı olarak istiyor…</p>
<p>Ama en önemlisi kendisi de eski Erzurumlu…</p>
<p><strong>Yeğeneğa</strong> mahallesinin de bulunduğu eski Erzurum’un bir zamanların görkemli günlerine kavuşmasını arzuluyor…</p>
<p>Ama diyor ki;<strong> “tartışalım, en doğru kararı verelim.”</strong></p>
<p>Önümüzde zamanımız da var… </p>
<p>Çünkü Bakanlar Kurulu karar verdi ama henüz kanun çıkmadı…</p>
<p>***</p>
<p>Son bir not,</p>
<p>Önceki gün STK’ların yaptığı toplantıda YÖK’e, bakanlar kuruluna ve Sayın Başbakan’a bizzat teşekkür edilmesine karar verilmiş ve bu amaçla randevu da istenmişti. </p>
<p>Sayın Başbakanımız da acele edilmesinden yana değil…</p>
<p><strong>“Önce üniversite kurulmasına ilişkin kanunu çıkaralım da…”</strong> mesajını gönderdi.</p>
<p>Olsun, bekleriz…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6992-stk%e2%80%99larin-ortak-akilla-bir-araya-gelmeleri-heyecan-yaratti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YENİDEN DOĞUŞ</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6878-yeniden-dogus</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6878-yeniden-dogus#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 11:54:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6878</guid>
		<description><![CDATA[Kış…Uçsuz bucaksız, göz alabildiğince beyazlık…Beyaz güzeldir, saftır, temizdir ve asla leke kaldırmaz&#8230;Kışı güzel kılan kardır ve bütün çirkinlikleri örter…
Karın yağışını seyretmeye doyum olmaz…
Milyonlarca beyaz kelebeğin, küçük titreyişlerle yere inmesini seyretmek ayrı bir güzelliktir…
Kar, aynı zamanda tabiatı da kış&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kış…Uçsuz bucaksız, göz alabildiğince beyazlık…Beyaz güzeldir, saftır, temizdir ve asla leke kaldırmaz&#8230;Kışı güzel kılan kardır ve bütün çirkinlikleri örter…</p>
<p>Karın yağışını seyretmeye doyum olmaz…</p>
<p>Milyonlarca beyaz kelebeğin, küçük titreyişlerle yere inmesini seyretmek ayrı bir güzelliktir…</p>
<p>Kar, aynı zamanda tabiatı da kış uykusuna yatıran, doğayı sarıp sarmalayan muhteşem örtüdür…</p>
<p>Bütün bu güzelliğinin yanı sıra karın dondurucu, çileli bir yönü de vardır ve bu yönü oldukça da zorludur…</p>
<p>Günü geldiğinde güzel ama bir o kadar da dondurucu olan kar, yavaş yavaş doğadan çekilmeye başlar ve adeta kum kum olmuş soğuk kar yumaklarının arasından kar taneleri kadar seyrine doyum olmayan güzel, temiz, zarif ve latif bir güzellik fışkırır…</p>
<p>Beyaz fanusun içinde titreyen mor bir damla halindeki Kardelenler…</p>
<p>Beyaz ve mor kardelenler kışın bittiğini, baharın gelmekte olduğunu müjdeleyen öncü çiçektir…</p>
<p>O kadar narin ve zariftir ki, dokunmaya bile kıyamazsınız…</p>
<p>Kar içinden fırlayan kardelen, aynı zamanda çileden çıkışı, doğumu müjdeler…</p>
<p>Uzun kış mevsimi boyunca beyaz örtü altında uyuyan doğa, bütün haşmetiyle uyanmakta; sarı, kırmızı, yeşil, mor, pembe rengarenk çiçeklerini insanlara sunmaya hazırlanmaktadır.</p>
<p>İşte Nevruz, doğanın bu kutlu doğum günüdür…</p>
<p>Nevruz, doğanın olduğu kadar Türk Milletinin de bir anlamda tarih sahnesine yeniden çıkışının müjdecisidir…</p>
<p>                                              ***</p>
<p>Türk Milleti’nin en büyük destanı Ergenekon’da Rivayet olunur ki,</p>
<p>Göktürklere savaş açanlar, hile ile bu savaşı kazanırlar. Savaştan sağ olarak kurtulan Göktürkler sarp dağlardan geçerek kimsenin kendilerini bulamayacağı bereketli bir ovaya yerleşirler.</p>
<p>Ergenekon adı verilen bu yurtta giderek çoğalırlar.</p>
<p>Ergenekon, kendilerine yetmeyince, etraflarındaki, demir bir dağı  eriterek buradan çıkmak isterler ve bir çıkış ararlar.</p>
<p>Millete bir Bozkurt yol gösterir ve Ergenekon’dan çıkarır.  </p>
<p>İşte Ergenekon’dan ayrılış günü, yeni yılın da başlangıç tarihi olarak kabul edilir.</p>
<p>Göktürk Hakanları her yıl bu tarihte kızdırdıkları demiri örs üzerinde çekiçle döverek, o günü simgeleştirirler.</p>
<p>Bu tarih Türkler için bir kurtuluş günü olarak kabul edilir ve doğadaki dirilişle özdeşleştirilir</p>
<p>Bu gün dünyanın çeşitli yerlerindeki Türk devletlerinde Nevruz, yeniden doğuşun günü olarak coşku ile kutlanıyor…  </p>
<p>Yalnızca Türk devletlerinde değil, Doğu Milletlerinin bir çoğunun geleneksel yapısında Nevruz kutlaması var…</p>
<p>Uzak doğudan tutunuz da dünyanın birçok ülkesine kadar…</p>
<p>Çünkü Nevruz tam anlamıyla bir Şark bayramı… </p>
<p>Dün Orta Asya’daki Türk yurtlarında Nevruz coşkusu vardı.</p>
<p>Aynı coşku Türkiye’de de vardı…</p>
<p>Millet, sevgiyle, saygıyla kucaklaştı, bayramlaştı.</p>
<p>                                               ***</p>
<p>Nevruz, sevgi ve saygıdır…</p>
<p>İnsanların kardeşçe kucaklaşması, milli birlik ve beraberliğin, birlikte yaşama arzusunun ortaya konmasıdır.</p>
<p>Geleneksel yapının devam ettirilmesi, bolluk ve bereketin sembolüdür.</p>
<p>Ve Nevruz, hayata yeniden merhaba demektir…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6878-yeniden-dogus/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FISU Tam Not Verdi</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6824-fisu-tam-not-verdi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6824-fisu-tam-not-verdi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 09:23:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6824</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Üniversite Sporları Federasyonu’ndan bir temsilci heyet yaklaşık 10 gün süresince Erzurum’daydı ve 2011 Oyunlarına yaklaşık bir yıl kala ilk ciddi test sınavını yaptılar.
Erzurum’da Dünya Kayak Federasyonu tarafından organize edilen ve Türkiye Kayak Federasyonunun ev sahipliğini yaptığı Uluslar arası kayak&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Üniversite Sporları Federasyonu’ndan bir temsilci heyet yaklaşık 10 gün süresince Erzurum’daydı ve 2011 Oyunlarına yaklaşık bir yıl kala ilk ciddi test sınavını yaptılar.</p>
<p>Erzurum’da Dünya Kayak Federasyonu tarafından organize edilen ve Türkiye Kayak Federasyonunun ev sahipliğini yaptığı Uluslar arası kayak yarışları başarı ile sonlandı ve bu yarışları FİSU yetkilileri de teknik anlamda izledi.</p>
<p>Zaman zaman çok zor hava koşullarında yapılar yarışmaları spor organizasyonu açısından başarı ile tamamladık.</p>
<p>FİSU Yetkilileri de Erzurum’dan ayrılırken bu başarıyı dile getirdiler.</p>
<p>***</p>
<p>Spor organizasyonu açısından diyorum, çünkü teknik anlamda hakikaten bu yarışları yapacak güç ve kabiliyetimiz var.</p>
<p>Endişemiz, sosyal anlamda gerekli organizasyonu yapabilir miyiz, bilemiyorum…</p>
<p>Oyunların başlamasına kısa bir zaman kala henüz şehir haklına 2011’i anlatamamış olduğumuzu gördüğümüz için böylesi bir endişeye kapıldık.</p>
<p>Şehirde ticaret yapan bir çok kişiye dahi 2011’i anlatamamışız.</p>
<p>FİSU yetkililerinin gelişini bile ‘ olumsuz bir durum mu var’ diye yorumluyorlar… </p>
<p>Koordinasyon merkezinin ‘Halkla ilişikilerini’ daha üst düzeye çıkarması gerekiyor.</p>
<p>‘Halkla ilişkiler ve Tanıtım Direktörü’ kimdir bilmiyorum ama her kimse kendini bize, 2011 de halka tanıtması gerek diye düşünmekteyiz.</p>
<p>***</p>
<p>SÜREYYA POLAT HEYECANLA İŞE BAŞLADI</p>
<p>Süreyya Polat, Başbakan ve Bakan adına 2011Oyunlarının yapılacağı tesisleri denetlemek ve Teknik anlamda Koordine etmek üzere görevine başladı.</p>
<p>Kendisi Mimar olan Polat’ın bu görevini başarı ile yürüteceğine inanıyoruz.</p>
<p>Oyunların Baş Koordinatörlük görevini sürdüren Mehmet Atalay zamanında da iki kez birlikte gelmiş ve gerekli denetimleri yapmışlardı. O açıdan Süreyya Polat, oyunların ve işin yabancısı değil…</p>
<p>GÖREVDEN AYRILANLARI ONORE ETMEK</p>
<p>2011 Üniversite Kış Oyunlarının Erzurum’a alınmasında Mehmet Atalay’ın hiç kuşku yok ki büyük çabası ve katkısı var.</p>
<p>Zira o gün Gençlik ve Spor Genel Müdürü olan Atalay, bu görevi dolayısıyla da işin içinde idi ve çok büyük çaba harcadı.</p>
<p>Mehmet Atalay’ın çabası yakın zamana kadar sürdü ve bundan sonra da devam edecek kanaatindeyiz. </p>
<p>Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü görevinden ayrıldıktan sonra sürdürdüğü Uluslar arası Oyunlar baş Koordinatörlüğü görevinden de Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’ne atanması sebebiyle ayrıldı.</p>
<p>Biz biliyoruz ki, onun yüreği Erzurum ve bu kentin başarısı için atmakta.</p>
<p>İstiyoruz ki, Erzurum’daki tesislerin temelinden itibaren bu kentte olan Mehmet Atalay’ın ismini 2011 tesislerinden birisinde yaşatalım.</p>
<p>Erzurum’a böylesi emeği geçen Mehmet Atalay’ın ismi , verilecek tesise de bu kente de yakışır diye düşünüyorum…</p>
<p>Karar yöneticilerimizin…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6824-fisu-tam-not-verdi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 OYUNLARINA 315 GÜN KALDI</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6692-2011-oyunlarina-315-gun-kaldi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6692-2011-oyunlarina-315-gun-kaldi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 10:26:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6692</guid>
		<description><![CDATA[2011 Erzurum Üniversite Kış Oyunlarına 315 gün kaldı…
Oyunların en iyi biçimde yapılabilmesi için bir çok kurum çaba harcıyor.
Pek tabii ki bu kurumların en başında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü var.
Dün Genel Müdür Yunus Akgül, Erzurum’da idi…
Gelişi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2011 Erzurum Üniversite Kış Oyunlarına 315 gün kaldı…</p>
<p>Oyunların en iyi biçimde yapılabilmesi için bir çok kurum çaba harcıyor.</p>
<p>Pek tabii ki bu kurumların en başında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü var.</p>
<p>Dün Genel Müdür Yunus Akgül, Erzurum’da idi…</p>
<p>Gelişi gibi dönüşü de sessiz oldu.</p>
<p>Yunus Akgül, biraz da böyle gelişleri seviyor gibi…</p>
<p>Tesisleri gezdi, son durumu gördü, raporlar aldı ve akşam uçağı ile de Ankara’ya döndü…</p>
<p>***</p>
<p>Dönmeden Koordinasyon merkezinde geldiğimiz son durum üzerine söyleştik.</p>
<p>Aslında konuşulacak o kadar çok şey vardı ki…</p>
<p>Yaklaşık on gün içerisinde iki büyük organizasyona ev sahipliği yaptık.</p>
<p>Birisi Dünya Buz Hokeyi şampiyonasının bir ayağı, öteki FIS’ın organize ettiği ve Türkiye Kayak Federasyonunu’nun  ev sahipliğinde yapılan Uluslar arası kayak yarışmaları idi. Bunlardan Snowboard yarışları Türkiye’de ilk yapılıyordu.</p>
<p>Aynı zamanda da FİSU yetkilileri bizim yarış ve organizasyon yeteneğimizi test edeceklerdi.</p>
<p>Yani ciddi anlamda ilk sınavımızı veriyorduk.</p>
<p>***</p>
<p>İşte Yunus Akgül ile bunları konuşalım dedik.</p>
<p>Açık yüreklilikle cevap erdi.</p>
<p>Aslına bakarsanız iki Erzurumlu gibi dertleştik.</p>
<p>Gördük ki o da bizim gibi bir takım endişeler taşıyor.</p>
<p>***</p>
<p>Oyunları aldığımız günden beri bütün teknik yetkililer; “Biz bu tesisleri yapar, yarışları da en başarılı biçimde gerçekleştiririz.”diyorlardı.</p>
<p>Bu gün de aynı noktadalar.</p>
<p>Diyorlar ki;</p>
<p>“Yarışmalar konusunda kimsenin kuşkusu olmasın.</p>
<p>Geçen hafta içerisinde zor hava koşullarında bile uluslararası yarışları başarı ile yaptık ve FİSU yetkililerinden tam not aldık.”</p>
<p>Artık onlar da “Erzurum bu işi yapabilir mi” diye bir soru sormuyorlar.</p>
<p>Aynı yetkililer; “Biz de bu yarışları en iyi şekilde yapacağız. Bu konuda hiçbir endişemiz yok”diyorlar…</p>
<p>O halde sorun nerede ?..</p>
<p>***</p>
<p>İşte sorun bu soru ile başlıyor…</p>
<p>Herkes bir görev tanımı istiyor ve “Bizim bu organizasyonda yerimiz neresi” diye soruyor.</p>
<p>Kimse ‘Durumdan vazife çıkarıp da gereğini yapmıyor’</p>
<p>***</p>
<p>Oyunların başlamasına 315 gün kaldı ve kent bu oyunlara hazır değil…</p>
<p>Bu kentin her hangi bir yerinde 2011’i hatırlatan ne bir afiş var, ne de duyuru…</p>
<p>Tesislerin çevresi derseniz, hak getire…</p>
<p>Kim neyi bekliyor, bilemiyoruz…</p>
<p>Şehrin hangi etkili yöneticisi ile konuşuyorsak, dertli…</p>
<p>“Bir dokun, bin ah işit” misali…</p>
<p>***</p>
<p>Yunus Akgül, haklı olarak diyor ki, “Biz işimizi layıkıyla yapıyoruz” </p>
<p>“Gerisi kenti yönetenlerin yapacağı iş&#8230; Yerel yöneticiler daha çok inisiyatif almalı”</p>
<p>Haksız mı ?&#8230;</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6692-2011-oyunlarina-315-gun-kaldi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ELÇİLERİMİZİ GERİ ÇEKMEK YA DA KÜSMEK ÇÖZÜM MÜ ?..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6571-elcilerimizi-geri-cekmek-ya-da-kusmek-cozum-mu</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6571-elcilerimizi-geri-cekmek-ya-da-kusmek-cozum-mu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 09:05:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6571</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu’nun 1915 yılının Nisan ayında uygulamaya koyduğu “Tehcir” uygulamasının yıldönümü yaklaştıkça dünyadaki Diaspora da lobi faaliyetini hızlandırmağa başladı. Bunun sonucudur ki, birçok ülke parlamentosu Türkiye aleyhine kararlar almağa başladı.
Son örnekler de ABD ve İsveç…
Sırada İngiltere var…
Bu&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı İmparatorluğu’nun 1915 yılının Nisan ayında uygulamaya koyduğu “Tehcir” uygulamasının yıldönümü yaklaştıkça dünyadaki Diaspora da lobi faaliyetini hızlandırmağa başladı. Bunun sonucudur ki, birçok ülke parlamentosu Türkiye aleyhine kararlar almağa başladı.</p>
<p>Son örnekler de ABD ve İsveç…</p>
<p>Sırada İngiltere var…</p>
<p>Bu karalar moralimizi bozmuyor değil…</p>
<p>Elbette ki üzülüyor ve hemen refleks gösteriyoruz.</p>
<p>İlk tepkimiz de o ülkelerdeki Büyükelçilerimizi görüşmelerde bulunmak üzere merkeze çağırmak oluyor.</p>
<p>Kuşku yok ki, bu refleks doğru. Bunu tartışmaya gerek bile yok…</p>
<p>Ancak küsmeleri anlamış değilim…</p>
<p>Devletler arasında sürekli dostluk ve düşmanlık olamayacağına göre kime ne için küsüyoruz.</p>
<p>Küseceğimize, özellikle üniversitelerimiz, bilim adamlarımız, tarihçilerimiz, hariciyecilerimiz dünyaya Türk tezlerine belgelerle bıkıp usanmadan anlatsınlar, anlatalım, kitaplar yazalım…</p>
<p>Bu gün artık bilgisayarımızın bir tuşu kadar yakın olan dünya kamuoyuna hepimiz elimizden geldiği kadar sesimizi duyurmağa çalışalım…</p>
<p>***</p>
<p>Ermeni lobisi bütün dünyaya bağırarak, bulundukları ülke siyasetçilerini oy ile tehdit ederek kararlar alınmasını sağlıyor ve Türk Milleti’ne çamur atıyor. Dahası, bu çirkefliğine Cumhuriyet Türkiye’sini de ekliyor.</p>
<p>Ermeniler bunu yaparken biz daha yakın tarihimizdeki olayları; bırakın dünyaya kendi insanımıza dahi anlatamamışız. İsveç’in son aldığı kararın arkasında sözde 4 Türk kökenli Milletvekilinin bulunması izahı mümkün olmayan bir vakadır…</p>
<p>1915-1918 yılları arasında Anadolu’da yaşananlar ile ilgili kaç adet bilimsel yayınımız var…</p>
<p>Atatürk Üniversitesi’nin dışında hangi üniversite Ermeni olayları ile ilgili kitap hazırladı ve dünyanın kaç üniversitesi ile ortaklaşa hareket etti.</p>
<p>Bir Türk kenti olan Erivan’dan Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Türkler nerede ve nasıl yaşıyor bilen var mı?</p>
<p>Erzurum’da, Alaca’da, Yeşilyayla’da, Tımar’da, Cinis’te, Yanıkdere’de, Kanskapı’da; Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde açılmayı bekleyen yüzlerce toplu mezarda kaç bin Türk’ün katledildiğini dünyaya yeterince anlatabildik mi?</p>
<p>Ermeniler’in 1915-1918 yılları arasında yaptıkları vahşetin bir benzerini Türk Milleti’nin var olma mücadelesi verdiği 1919-1921 yılları arasında yapanların da suçlarını yüzlerine haykırmalıyız.</p>
<p>İşte yaşananlardan sadece birkaç örnek ve tarihe düşülen not…</p>
<p>22 Ekim 1920, Fransızlar Antep’i bombalıyor, savunmasız insanlar can veriyor. Şehir abluka altında ve açlık had safhada…</p>
<p>8 Şubat 1921 Urfa, Maraş, Antep Fransızların… 6300 civarında insan şehit…</p>
<p>25 Mart 1921 Rum çeteler Sapanca’da 325 ev, 170 dükkan ve 17 değirmeni yaktı… 24 Türk katledildi…</p>
<p>12 Mayıs 1921, Uluslar arası Kızılhaç temsilcisi İsviçreli Maurice Gehri, Yunan zulüm ve yağmalarını araştırmak için Gemlik’e geldi. Raporunda 16 köyün yakıldığını ve 6 bin Türk’ün katledildiğini yazdı.</p>
<p>Bunlar yalnızca birkaç örnek…</p>
<p>Elçilerimizi istişare için Ankara’ya çağırmak elbette ki ilk milli refleksimiz…</p>
<p>Ancak aynı milli refleksi bilim adamlarımızdan, siyasetçilerimizden, akademik kuruluşlarımızdan, hariciyecilerimizden ve bilimsel çalışmalara maddi destek vermesi için işadamlarımızdan bekliyoruz…</p>
<p>Kendi vahşetlerini gizleyip, dikkatleri başka milletlere çekmeye çalışan ülkelerin insanlık suçlarını belgelerle deşifre etmeliyiz…</p>
<p>Haksız ve mesnetsiz sözde kararlar, yüreğimizi acıtıyor ancak dik durup, bütün dünyaya asıl katliama uğrayanın kim olduğunu anlatmalıyız…</p>
<p>Bir oyla tarih yazmağa çalışanlara, gerçekleri bıkıp usanmadan göstermeliyiz.</p>
<p>Yalnız onlara değil, sözde Türk’üm deyip de siyasi geleceklerini Türk Milletinin milli değerlerinin önüne koyanlara da gerçekleri anlatmak gerekli…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6571-elcilerimizi-geri-cekmek-ya-da-kusmek-cozum-mu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERZURUM’UN KURTULUŞU</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6477-erzurum%e2%80%99un-kurtulusu</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6477-erzurum%e2%80%99un-kurtulusu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 10:56:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6477</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Erzurum’un Rus istilası ve Ermeni vahşetinden kurtarılışının 92. Yıldönümü. Kurtuluş bayramlarında genellikle geçmişte yaşanan bir takım tarihi olaylar anlatılır, bu olaylar tarihçiler tarafından irdelenir ve bir takım dersler çıkarılır. Kuşku yok ki, tarihini bilmeyen, tarihten ders almayan milletler yok olur&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Erzurum’un Rus istilası ve Ermeni vahşetinden kurtarılışının 92. Yıldönümü. Kurtuluş bayramlarında genellikle geçmişte yaşanan bir takım tarihi olaylar anlatılır, bu olaylar tarihçiler tarafından irdelenir ve bir takım dersler çıkarılır. Kuşku yok ki, tarihini bilmeyen, tarihten ders almayan milletler yok olur gider. Geçmişte yaşanan bir takım acı olaylar, başarılar mutlaka yeni nesillere aktarılmalı ve olaylardan ders çıkarılmalıdır.</p>
<p>Bu açıdan yeni nesiller, vatanlarına ve geleceklerine yönelebilecek her türlü tehdide karşı uyanık ve donanımlı olmalıdır.</p>
<p>Devletlerin politikaları kin ve nefret üzerine kurulmamalıdır. (Bugün Ermeniler’in yaptığı gibi) Tarih her zaman tarihçilere bırakılmalı, düzenlenen ilmi platformlarda belgelerle iddialar ispat edilmeli ve açığa kavuşturulmalıdır.</p>
<p>Bunu yaparken de bilimsel tarafsızlığa gölge düşürülmemelidir.</p>
<p>Karşıt savlar bu gibi platformlarda özgürce ve korkusuzca yer almalı, seslendirilmelidir..ç</p>
<p> Birilerinin yapmağa çalıştığı gibi aynı düşünceyi paylaşan insanların birbirlerini ağırlaması şeklinde olmamalıdır.   </p>
<p>Bu gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Osmanlı arşivlerinden yaklaşık elli bin incelenmiş belge ile Ermeni savlarına cevap vermekte, fakat Ermeni tarihçiler bu durumu görmezden gelmekteler. Ancak biz, bıkıp usanmadan daha binlerce belgeyi inceleyerek, gün ışığına çıkarmalı ve genç nesillerin bilgisine sunmalıyız.</p>
<p>Hamasetle bir yere varamayacağımız ortadadır&#8230;</p>
<p>Dahası genç nesilleri bilgilendirmeli, Ermeni iddiaları karşısında daha donanımlı hale getirmeliyiz.</p>
<p>Amaç, geçmişle yüzleşmek, belgelerle vahşeti ortaya koymak…</p>
<p>Gerisi tarihçilerin değerlendirmesi…</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Yazımızın başlığını <strong>“Erzurum’un Kurtuluşu”</strong> olarak koyduk.</p>
<p>Kurtuluş, sadece işgalden kurtulmak değildir.</p>
<p><strong> Coğrafyayı Vatan</strong> yapmalısınız.</p>
<p>Bunun için bağımsızlık şarttır.</p>
<p> Ancak aynı zamanda ekonomik anlamda da bağımsız ve güçlü olmalısınız.</p>
<p>1800’lü yıllarda Erzurum, iki yüz bin civarındaki nüfusu ve kente her gün giren onlarca ticaret kervanı ile Doğu Anadolu’nun ve Anadolu’nun hem önemli bir ticaret, ayın zamanda da kültür merkeziydi. Geçen yıllar içerisinde Erzurum ,işgaller gördü, göçler yaşadı ve adeta viraneye döndü.</p>
<p>Milli Mücadelede Mustafa Kemal’e kucak açan ve Cumhuriyetin kuruluşunda önemli bir misyon üstlenen bu kent, Cumhuriyet döneminde gelişimini sürdürdü.</p>
<p>Türkiye’nin ekonomik kalkınmışlık sıralamasında çok gerilerde kalan Erzurum’un ekonomik kurtuluşunun da gerçekleştirmelidir.</p>
<p>Bu anlamda öncelikli olan Havancılık sektörü ve buna bağlı yan sektörler geliştirilmelidir. Bu doğrultuda son yıllarda ortaya konan çabalar olumludur.</p>
<p>Aynı olumlu tablo Eğitim ve Sağlık alanlarında da yaşanıyor.</p>
<p>Erzurum, Doğu Anadolu Bölgesinin Üniversite ve sağlık kenti olma yolunda önemli adımlar atıyor ve bu alandaki gelişmeler yüz güldürüyor. </p>
<p>Öte yandan yine büyük bir gelişme içerisinde olan Hizmet Sektörü yeni atılım ve yatırımlarla desteklenmeli ve bu yatırımların önü açılmalıdır.</p>
<p>Ve turizm…</p>
<p>Üç günden bu yana Dünya Buz Hokeyi şampiyonasına ev sahipliği yapıyoruz. Erzurum halkının ilgisi mükemmelden öte…</p>
<p>Bu günden itibaren de<strong> Dünya Kayak Federasyonu</strong>nun düzenlediği Uluslar arası kayaklı Koşu ve Snowboard yarışları başlıyor ve <strong>24 ülke</strong> sporcuları bu yarışlara iştirak etti.</p>
<p>Bu tablo, 2011’de yapacağımız Dünya Üniversiteler arası Kış Oyunlarına umutlu bakmamızı sağlıyor ve <strong>Erzurum, böylesi bir organizasyonu yapamaz diyenleri yanıltıyor</strong>. </p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Bugün Erzurum’un düşman işgalinden kurtarılışının 92. Yıl dönümü…</p>
<p>Yıllarca önce zulümden kurtulan bu şehir, ekonomik anlamda da kurtuluşunu başaracaktır.</p>
<p>Kurtuluş ancak o zaman daha anlamlı olacaktır.</p>
<p>92 yıl önce özgürlüğüne düşkün bu kartal yuvasını zulümden kurtaranlar, coğrafyayı vatan yapıp bize bıraktılar.    </p>
<p>Onları rahmetle, saygı ile anıyor; önlerinde tazimle eğiliyoruz.</p>
<p>Bayramınız kutlu olsun.</p>
<p><strong>KORKMA SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN AL SANCAK</strong></p>
<p>Bugün İstiklal Marşımızın kabulünün 89.yıldönümü…</p>
<p>Her milletin ulusal marşı vardır, ancak Türk Milleti’nin ulusal marşının adı İstiklal Marşıdır…</p>
<p><strong>“Dahili ve harici bedhahlarınca”</strong> yok edilmek istenen bir millet, bağrından çıkardığı evladı Mustafa Kemal ile, esaret zincirlerini kırarken, cephedeki Mehmetçik’e moral verecek bir milli marşa da ihtiyaç duyuyordu.</p>
<p>İstiklal Marşımızın hemen herkesin bildiği bir öyküsü vardır. Bu öykü hem gözlerimizi yaşartır, hem de gururumuzu okşar…</p>
<p>Ankara’nın ayazlı gün ve gecelerinde sırtına geçirecek bir paltosu ve onu alacak parası yokken, Milli marş yarışmasında birinci olduğu halde konulan ödülü almaya tenezzül etmeyen, hatta <strong>“Karşılığında para ödülü varsa, ben bu yarışmaya girmem”</strong> diyen yüce bir yüreğe sahip <strong>Mehmet Akif</strong>’in bu davranışı gözümüzü yaşartır ve gururumuzu okşar… </p>
<p>Öte yandan Milli Eğitim Bakanı ünlü hatip <strong>Hamdullah Suphi Tanrıöver</strong>’in Akif’in yazdığı ve adını İstiklal Marşı koyduğu şiirini Mecliste sık sık alkışlarla kesilen bir coşkuyla okuyuşu da bizi zaman tünelinden geçirip o günlere götürür ve aynı coşkuyu yaşatır.</p>
<p><strong>*** </strong></p>
<p>Akif, İstiklal Marşı adını verdiği şiirini <strong>‘Kahraman Türk Ordusuna’</strong> ithaf etmiştir.</p>
<p>Şiirine İstiklal Marşı adını vermesi Türk Milletinin istiklalini kazanacağına olan inancını hiç kaybetmeyişindendir. İstiklal Marşımızın tamamı okunduğunda görülecektir ki, şiirde Türk tarihi ve Türk Milletinin özellikleri anlatılmakta ve böylesi özelliklere sahip bir milletin esir edilemeyeceği büyük bir inançla vurgulanmaktadır.</p>
<p>İstiklal Marşımızın diğer önemli özelliği <strong>de Kahraman Türk Ordusuna</strong> ithaf edilmesidir.</p>
<p>Bir millet düşününüz ki bütün ferdiyle,<strong> Arabistan</strong>’da, <strong>Kuzey Afrika</strong>’da, <strong>Galiçya</strong>’da, <strong>Balkanlar</strong>’da, <strong>Çanakkale</strong>’de savaşmış ve binlerce evladını bu topraklarda bırakmış…</p>
<p>Anadolu’da yalnızca çocuklar, yaşlılar, kadınlar, cephelerden dönebilen yorgun &#8211; sakat insanlar ve askerler kalmış…</p>
<p>Anadolu karamsar, insanlar umutsuz…</p>
<p>İşte bu karanlık günlerde Milleti kurtarmak, Anadolu’yu aydınlatmak için yok ve yoksulluk içinde Mustafa Kemal Anadolu’ya çıkıyor ve <strong>Milli Mücadele</strong>yi başlatıyor.</p>
<p>Yorgun milleti bir araya getirip, düzenli ordu kurmaya ve donanımlı <strong>Yunan’</strong>a karşı koymaya çalışıyor ve başarıyor da…</p>
<p>Avrupa’nın arkasında durduğu işgalci Yunan’a karşı b.ir çok cephede kahramanca karşı koyan ve zaferler kazanan Kahraman <strong>Türk Ordusuna</strong> moral vermek için yazılan marş; işte Akif’in bağımsızlık duygusu ile kavrulan yüreğinden fışkıran ve Türk Milleti’nin de duygularına tercüman olan dizelerdir.</p>
<p><strong>“Bir daha böyle bir marş yazabilir misin ?”</strong> sorusuna Akif; </p>
<p><strong>“Allah milletimize bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın”</strong> sözleriyle ne denli zor ama bir o kadar da onurlu bir görevi yerine getirdiğinin altını çizer.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Evet<strong>, “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın Hürriyet, </strong></p>
<p><strong>Hakkıdır, Hakk’a tapan Milletimin İstiklal!”</strong></p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6477-erzurum%e2%80%99un-kurtulusu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERMENİ TASARISI VE DİK DURUŞ…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6190-ermeni-tasarisi-ve-dik-durus%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6190-ermeni-tasarisi-ve-dik-durus%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 09:49:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=6190</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum 12 Mart törenlerine hazırlanıyor… 
12 Mart Erzurum’un Ermeni vahşetinden kurtarılışının yıldönümü… 
Her 12 Mart gününde ve öncesinde Erzurum’un çevresinde Ermeni kıyımını yaşamış köylerdeki toplu mezarlar ve ziyaret edilir, Ermenilerce katledilen masum insanların ruhlarına Fatiha gönderilir, aziz hatıraları önünde saygı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span><span>Erzurum 12 Mart törenlerine hazırlanıyor… </span></span></div>
<div><span><span>12 Mart Erzurum’un Ermeni vahşetinden kurtarılışının yıldönümü… </span></span></div>
<div><span><span>Her 12 Mart gününde ve öncesinde Erzurum’un çevresinde Ermeni kıyımını yaşamış köylerdeki toplu mezarlar ve ziyaret edilir, Ermenilerce katledilen masum insanların ruhlarına Fatiha gönderilir, aziz hatıraları önünde saygı ile anılır. </span></span></div>
<div><span><span>Bu törenlerin bir başka amacı daha vardır… </span></span></div>
<div><span><span>Bu geçmişte yaşananları unutmamak, ders almak, genç nesillere yaşananları aktarmak <strong>ama asla kin gütmemektir… </strong></span></span></div>
<div><span><span>En büyük ve anlamlı törenler de Alaca ve Yeşilyayla’da yapılır… </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum ve bölgede tespit edilip de açılan onlarca, belki yüzlerce toplu mezardan sadece ikisinin bulunduğu köylerdir bunlar…</span></span></div>
<div><span><span><strong>***</strong></span></span></div>
<div><span><span>92 sene önce Erzurum ve çevresinde can pazarı yaşandı. </span></span></div>
<div><span><span>Ruslar’ın bölgeyi terk etmesiyle birlikte zaten azmış olan Ermeniler, iyice çığırından çıkarak masum yüzlerce Türk’ü katlettiler. </span></span></div>
<div><span><span>Gerek Rus tarihçiler ve gerekse Rus ordusu mensubu subaylar Ermenilerin bu akıl almaz cinayetlerinden iğrenerek bahsediyorlar.</span></span></div>
<div><span><span>Kazım Karabekir de anılarında 12 Mart günün Erzurum’a girdiğinde gördüğü manzara çok büyük bir üzüntü ile anlatıyor. </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum ve çevresinde zulme uğramamış tek bir aile dahi bulamazsınız.</span></span></div>
<div><span><span> Kimi aileler yok oldu, kimileri de doğdukları toprakları terk etmek zorunda kaldı…</span></span></div>
<div><span><span>Öyle ki kalanlar, vatan toprağını işgal eden Rus’u, Ermeni’den daha iyi ve insani buldular.</span></span></div>
<div><span><span>Antranik ve Marzmanof’a bağlı Ermeni komitacılar, Erzurum ve Kars çevresinde öylesi katliam yaptı ki, bu isimlerin telaffuz dahi edilmesi insanlara hakaret olarak kabul edildi.</span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>92 yıl önce yaşananlar unutulacak olaylar değildi ve unutulmamalı da… </span></span></div>
<div><span><span>Genç nesillere tarihte yaşananlar, tarihçilerin ağzından anlatılmalı ve milli bilinç mutlaka ayakta tutulmalı. </span></span></div>
<div><span><span>Ama asla kin ve nefret öğretilmeden…</span></span></div>
<div><span><span>Milli bilinç ve milli duruş sağlanmalı…</span></span></div>
<div><span><span><strong>***</strong></span></span></div>
<div><span><span>Türk Milleti’nin tek bir ferdi dahi bu duyguların dışında bir şey düşünmüyor. </span></span></div>
<div><span><span>Geçmişte yaşananlar hafızamızda duruyor ama değerlendirmesini tarihçiler yapsın diyoruz. </span></span></div>
<div><span><span>Yıllarca ABD’de ya da Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde yaşayan Diasporanın yaptığı ve yapmağa çalıştığı gibi değil… </span></span></div>
<div><span><span>Diasporanın kendi varlığının sürdürebilmesi ve Ermenistan üzerinde nüfus sahibi olabilmesi Türkiye ve Türk düşmanlığına endekslenmiş bir halde… </span></span></div>
<div><span><span>Diasporanın yaşadığı ülke parlamentoları da Ermeniler’den gelecek oylara göre politika belirliyor. Yani karşılıklı çıkarlar söz konusu… </span></span></div>
<div><span><span>Geçmişte yaşananlar kimsenin umurunda değil… Zaten böyle olsaydı Amerikalılar Kızılderili ve Zenci kıyımlarını parlamentolarında tartışır ve başkentlerinin göbeğine önce kendi soykırım anıtlarını dikme zorunda kalırlardı. </span></span></div>
<div><span><span>Fransa, Cezayir’deki katliamın veya Korsikalılar’a halen uyguladığı insan hakları ihlallerinin hesabını verebilir mi acaba… </span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>Perşembe gecesi ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, milletimizi, özellikle de Doğu Anadolu Bölgesinde yaşayan insanlarımızı yaralayan bir tasarıyı kabul etti. </span></span></div>
<div><span><span>Biliyoruz ki, bu tasarıya evet diyenler yüksek çıkarlar peşindeki küçük insanlardı. </span></span></div>
<div><span><span>Bırakın tarih bilgisini, coğrafyayı da tanımayan, dünya atlasında Türkiye’nin ve Erzurum’un yerini dahi bilemeyecek kişilerdi bunlar… </span></span></div>
<div><span><span>Evet dedikleri tasarı, bizim için sadece bir kağıttan ibaret… </span></span></div>
<div><span><span>Biz dik durmalı, üniversitelerimiz ve tarihçilerimizle dünyaya gerçeği anlatmağa devam etmeliyiz. </span></span></div>
<div><span><span>Sözde soykırım tasarısına evet diyenler bilmeli ki; </span></span></div>
<div><span><span>Türk Milleti, tarihi boyunca kendine yapılanları affetmedi ama kindar da olmadı…</span></span></div>
<div><span><span>Ve asla kan davası gütmedi…</span></span></div>
<div><span><span>Buna mensup olduğu milli ve manevi değerleri izin vermedi.</span></span></div>
<div><span><span>Büyük Millet olmak bu olsa gerek…</span></span></div>
<div></div>
<div><span><span><strong>F.Fazıl Özsoy</strong><br />
</span></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/6190-ermeni-tasarisi-ve-dik-durus%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HOCABEY’E VEDA EDERKEN…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5879-hocabey%e2%80%99e-veda-ederken%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5879-hocabey%e2%80%99e-veda-ederken%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 11:13:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5879</guid>
		<description><![CDATA[Bilim dünyasının ona koyduğu isim “Hocabey”di… 
Erbil’de 1915 yılında başlayan yaşam öyküsü Ankara’da son buldu. 
Dün de düzenlenen devlet töreni ile ebedi istirahatgâhına tevdi edildi…

***
Hocabey için çok şey yazıldı, yazılmağa da devam ediyor. 
Ertuğrul Özkök onun için; 

“Türkiye&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span>Bilim dünyasının ona koyduğu isim “Hocabey”di… </span></div>
<div><span>Erbil’de 1915 yılında başlayan yaşam öyküsü Ankara’da son buldu. </span></div>
<div><span>Dün de düzenlenen devlet töreni ile ebedi istirahatgâhına tevdi edildi…</p>
<p></span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Hocabey için çok şey yazıldı, yazılmağa da devam ediyor. </span></div>
<div><span>Ertuğrul Özkök onun için; </span></div>
<div><span><br />
“Türkiye Cumhuriyeti’nin, heykeli dikilecek bir hocasını kaybettik.</span></div>
<div><span><br />
Bir ömre, Hacettepe Üniversitesi, Beytepe Kampusu, Bilkent Üniversitesi, Meteksan, Tepe Holding ve daha nice eseri kazandıran bir homo faber’i, bir yapan insanı kaybettik.</span></div>
<div><span><br />
Her yapan insan gibi, yerden yere vuruldu.</span></div>
<div><span><br />
Hiç yılmadı, yapmaya devam etti.</span></div>
<div><span>…….</p>
<p></span></div>
<div><span>Ve bugün arkasından işte bu duygularla “Güle güle hocam. Türkiye sana minnettardır” diyorum.Onu nasıl bilirdiniz diye seslenen imama hançeremi çatlatırcasına haykırıyorum:</span></div>
<div><span><br />
“İyi bilirdim, çok iyi bilirdim&#8230;”</span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Bir başka usta kalem Sedat Ergin de Hocabey için; </span></div>
<div><span>“Cumhuriyet tarihinin en büyük şahsiyetlerinden birisidir…” </span></div>
<div><span>diye başladığı yazısını; </span></div>
<div><span>“…Sıfırdan yarattığı Hacettepe ve Bilkent Üniversiteleri en büyük iki eseridir. O olmasaydı, bu iki üniversite de bugün doğmamış olacaktı. </span></div>
<div><span><br />
Bu okullardan mezun olan on binlerce öğrenci, yetişen binlerce öğretim üyesi Türkiye’nin insan envanterine katılarak, ülkenin en önemli itici güçleri arasına girmiştir.</span></div>
<div><span> Prof. Doğramacı’nın yaşamöyküsü, bu haliyle bir insanın tek başına neleri değiştirebileceğini, nasıl dev bir fark yaratabileceğini gösteren, Cumhuriyet tarihinin en önemli başarı örneklerinden biridir.” Diye sürdürüyor… </span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim tarihinde çok önemli yere sahip olan Prof.İhsan Doğramacı’nın Erzurum’un yüksek Öğrenim geçmişinde de yeri büyüktür. </span></div>
<div><span>1957 yılında kurulan Atatürk </span></div>
<div><span>Üniversitesi Senatosu Haziran 1962 yılında Tıp Fakültesi kurma kararı alır ve bu karar, dönemin Milli Eğitim Bakanı Prof.Şevket Hatipoğlu tarafından da onanır. </span></div>
<div><span>Bu onamadan sonra Atatürk Üniversitesi’nnce görevlendirilen Dr. Muzaffer Kürkçüoğlu ve Dr. Tali Ural, Hacettepe Tıp Merkezi’nin başında bulunan İhsan Doğramacı ile görüşerek destek isterler. </span></div>
<div><span>Temmuz 1963’te işbirliği protokolü, Ankara Üniversitesi Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi ile Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünce imza altına alınır. Her iki taraf adına imzaları Prof.İhsan Doğramacı ve Rektör Prof. Eyüp Hızalan atar… </span></div>
<div><span>Atatürk Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi’nin kuruluş ve gelişimini gerçekleştirmek üzere kurulan 7 kişilik kurucu heyetin içinde Prof. İhsan Doğramacı da vardır… </span></div>
<div><span>Diğer kurucular ise ; Prof. Doğan Karan, Prof. Sebahattin Payzın, Doç.Dr. Nusret Fişek, Dr. Muzaffer Kürkçüoğlu , Dr.Tali Ural ve Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Genel Müdürüdür… </span></div>
<div><span>Tıp Fakültesinin kurulması sonrasında Hocabey, Atatürk Üniversitesi’nden elini çekmez; Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesinden Prof. Muharrem Köksal’ın Fakülteye Dekan olarak atanmasını önerir , sonrasında da fakültenin ilk öğrencilerinin eğitimlerinin Ankara’da yapılmasını sağlar… </span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><strong><span>VE BİLKENT LABORATUAR LİSESİ… </span></strong></div>
<div><span>Özel yasayla Erzurum’da Laboratuar Lisesi kuruluyor, 2007’de… </span></div>
<div><span>Amaç benzerlerinde olduğu gibi “ Dünyayla yarışacak bir eğitim ortamı oluşturmak…”</span></div>
<div><span>Nitekim öyle de oluyor… </span></div>
<div><span>Seçilmiş çocuklar, modern bir kampus içindeki lisede eğitim görüyorlar… </span></div>
<div><span>Onlarla birlikte Erzurum’dan dünyaya ve önceki pencerelerin yanına yeni bir pencere daha açıyoruz… </span></div>
<div><span>Bilimin yanı sıra dünya musikisi ve sanatıyla da tanışıyor çocuklarımız… </span></div>
<div><span>Rahmetli Hocabey, tam 44 yıl sonra yine Erzurum’a eğitim hizmeti getiriyor, Doğu’nun bu en önemli kentinden dünyaya yeni bir pencere açıyor… </span></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Cumartesi günü Rektör Prof.Hikmet Koçak Hoca, Hocabey’in cenazesine katılmak üzere Ankara’ya gitti… </span></div>
<div><span>Kendisinin de hizmet ettiği Tıp Fakültesi’nin kurucusunun cenaze töreninde bulunmak ayrı bir duygu olsa gerek… </span></div>
<div><span>Erzurum, Hocabey’in bu kente yaptıklarını unutmaz… </span></div>
<div><span>Allah rahmet eyleye… </span></div>
<div></div>
<div><span><strong>F.Fazıl ÖZSOY</strong><br />
</span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5879-hocabey%e2%80%99e-veda-ederken%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011 VE ERZURUM’U TANITMAK…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5745-2011-ve-erzurum%e2%80%99u-tanitmak%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5745-2011-ve-erzurum%e2%80%99u-tanitmak%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 09:48:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5745</guid>
		<description><![CDATA[Pazartesi günkü yazımızı okuyanlar hatırlayacaklar, yazımızın başlığı “Erzurum’u  Tanıtmak”tı…
 Yazıda sayın Başbakanımızın ülkemizdeki sanatçılarla bir araya geldiği yemekteki konuşmasında, Erzurum’u tanıtmasını konu edinmiş ve ‘bunca işi arasında Erzurum’u tanıtmayı da başarıyla yaptığını’ ifade etmiştik..
***
Dün Erzurum Valisi Sayın Sebahattin&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pazartesi günkü yazımızı okuyanlar hatırlayacaklar, yazımızın başlığı<strong> “Erzurum’u  </strong><strong>Tanıtmak”</strong>tı…</p>
<p> Yazıda sayın Başbakanımızın ülkemizdeki sanatçılarla bir araya geldiği yemekteki konuşmasında, Erzurum’u tanıtmasını konu edinmiş ve <strong>‘bunca işi arasında Erzurum’u tanıtmayı da başarıyla yaptığını’ </strong>ifade etmiştik..</p>
<p>***</p>
<p>Dün Erzurum Valisi Sayın <strong>Sebahattin Öztürk</strong> ile kahvaltıda bir araya geldik. </p>
<p>Erzurum basınının hemen tamamının katıldığı kahvaltı süresince ve sonrasında Erzurum üzerine samimi sohbet edildi.</p>
<p>Bu kahvaltı; hem çeşitli konularda sohbet etmek ve bir anlamda <strong>Kanada’</strong>nın<strong> Vancouver</strong> kentinde yapılan <strong>Kış Olimpiyatları</strong>na basının son anda götürülmeyişinin de sanki gönül alması gibiydi…</p>
<p>Belli ki sayın Vali, ilin en üst düzey yöneticisi olarak kendisi de basının <strong>Vancouver’</strong>a götürülmeyişinden rahatsızlık duymuştu…</p>
<p>Ancak nezaketinden olsa gerek bu konuya çok da girmek istemedi…</p>
<p>Ama ana konu Kış Oyunları ve Erzurum’un tanıtımıydı…</p>
<p>***</p>
<p>Vali Sebahattin Öztürk, benzeri pek çok Karadenizli gibi samimi ve açık sözlü…</p>
<p>Bu geldiği ilk günden beri böyle&#8230;</p>
<p>Beğenilerini ve hoşnutsuzluğunu açık ve samimi bir şekilde dillendiriyor, içten pazarlık yapmıyor. Dolayısıyla Sebahattin Öztürk ile kurulan diyaloglarda içtenlik var, riya yok…</p>
<p>Dün de işte böylesi samimi bir havada fıkralarla başlayan kahvaltı, neş’eli ve verimli bir <strong>Erzurum</strong> ve <strong>2011</strong> söyleşisi ile devam etti.</p>
<p>Sayın Vali, yapılan eleştirileri dinledi bir kısmına cevap verdi, bir kısmına katıldı.</p>
<p>Örneğin Çoruh vadisinde yapılması düşünülen Hidro Elektrik santrallerinin yapılmasını doğru bulmakla birlikte, oradaki doğanın zarar görmesi ve köylülerin mağdur olmaları karşısında da eleştirilerini ve çözüm arayışlarını dile getirdi.</p>
<p>***</p>
<p>Ve 2011…</p>
<p>Erzurum’un Cumhuriyet tarihindeki en önemli kazanım ve fırsatlarından birisi…</p>
<p>Üniversite oyunlarını gerçekleştirmemize <strong>337</strong> gün var ve süre gittikçe azalıyor.</p>
<p>Sayın Vali bu konuda da özeleştiri yapıyor ve diyor ki; <strong>“Birçok konuda davul başkasında, tokmak başkasının elinde…”</strong></p>
<p>Çok başlılıktan şikayet ediyor, ilgili bazı kurumların konumlarının ve sorumluluklarının tam olarak belli olmadığını içtenlikle söylüyor. Bu eleştirisini getirdikten sonra da sorumluluk bilinciyle, üzerlerine düşen görevi de yapmakta olduklarını ekliyor…</p>
<p>***</p>
<p>Evet, oyunların başlamasına 337 gün var ve üzülerek söylemek gerekiyor ki, sokaktaki bir çok kişi Üniversite oyunlarının, bu kente getirisinin ne olacağını maalesef bilmiyor.</p>
<p>Bırakın sakaktaki insanı ilgili bazı kurumların 2011’i insanımıza anlatacak, bu doğrultuda etkinlikler gerçekleştirecek bütçeleri dahi yok.</p>
<p>Sözüm ona Erzurum’u çeşitli yönleriyle Türkiye’ye anlatacak kurumlar da sorumluluk bilincinden uzak…</p>
<p>Gördük ki, sayın Vali de bu bilinçten uzak olan yöneticilerin farkında…</p>
<p>Feridun FAZIL ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5745-2011-ve-erzurum%e2%80%99u-tanitmak%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERZURUM’U TANITMAK…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5556-erzurum%e2%80%99u-tanitmak%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5556-erzurum%e2%80%99u-tanitmak%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 08:40:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5556</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz Cumartesi günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkemizdeki sanatçılarla bir araya geldiği toplantıdaki konuşmasını dinledim.
Gerçekten güzel bir konuşmaydı.
Başbakan, gönül telimize vurup,  başta Sarı Gelin olmak üzere türkülerimizden de örnekler verdi.
Kısaca sanatın bütünleştirici ve hoşgörülü yönlerine değindi, konuşmasında…&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Cumartesi günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkemizdeki sanatçılarla bir araya geldiği toplantıdaki konuşmasını dinledim.</p>
<p>Gerçekten güzel bir konuşmaydı.</p>
<p>Başbakan, gönül telimize vurup,  başta <strong>Sarı Gelin</strong> olmak üzere türkülerimizden de örnekler verdi.</p>
<p>Kısaca sanatın bütünleştirici ve hoşgörülü yönlerine değindi, konuşmasında…</p>
<p>***</p>
<p>Türkiye’nin doğusu ve batısını anlatırken, kalkınmışlık farklarını dile getirdi ve ülkenin başbakanı olarak bir de özeleştiri yaptı.</p>
<p><strong> “Doğu’yu ihmal ettik…”</strong></p>
<p><strong>“ Doğu Anadolu’nun kalkınması için DAP’ı canlandırıp, gereğini yapacağız. Doğu ile Batı arasındaki kalkınmışlık farkını gidereceğiz…</strong> dedi…</p>
<p>Elbette ki bütün bunlar Doğu Anadolu’nun zor koşullarını yaşayan bizler için güzel cümleler, duygularımıza ve nefsimize hoş geliyor.</p>
<p>Nitekim bunu ilk uygulaması hayvancılık sektöründe ilan edilen ve yüzde 40’lara varan Hibeler…</p>
<p>Yani hayvancılık sektörüne yatırım yapacak olan girişimciler yatırımlarının yüzde 30 ile 40’lık bölümünü Hibe olarak geri alacaklar.</p>
<p>Aynı kapsamda Güney Doğu Anadolu Bölgesinde uygulanan <strong>Sosyal Destek Projesi de uygulamaya konuldu ve bu proje kapsamında 150 milyon lira,  proje sahiplerini bekliyor…   </strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p><strong>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan</strong>, sanatçılara Türkiye ve Doğu Anadolu’yu anlatırken dedi ki;</p>
<p><strong>“Erzurum’da 2011’de Kış oyunlarını yapacağız. Büyük mücadele sonunda aldığımız oyunların sonunda Erzurum, Doğu’nun İstanbul’u olacak…”</strong></p>
<p>Kış sporları için Uludağ’ı tercih edeceklere de; <strong>“ Gidin palandöken’e… Çünkü Palandöken’e gitmek Uludağ’dan daha yakın ve kolay…”</strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Erzurum, <strong>2011 Üniversite Kış Oyunlarına</strong> hazırlanıyor…</p>
<p>Oyunların başlamasına bugün itibariyle <strong>338</strong> gün var…</p>
<p>Ve halâ havalimanın gelen yolcu ve diğer salonlarında 2011’i çağrıştıran bir şey yok, şehre gelen güzergâhta da her hangi bir tabela yok…</p>
<p>Türkiye’nin herhangi bir bölgesindeki şehri de Erzurum’un böylesi bir Uluslar arası organizasyona ev sahipliği yapacağını bilmiyor…</p>
<p>Görünen o ki sayın Başbakanımız, bunca işi arasında Erzurum’un tanıtma görevini de başarıyla yapıyor.</p>
<p>Olsun, yöneticilerimiz de Erzurum ve 2011’i <strong>Vencouver</strong>’de tanıttılar ya…</p>
<p>Yetmez mi…</p>
<p>Feridun FAZIL ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5556-erzurum%e2%80%99u-tanitmak%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERZURUM’DAN DÖRT FOTOĞRAF…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5278-erzurum%e2%80%99dan-dort-fotograf%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5278-erzurum%e2%80%99dan-dort-fotograf%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 08:44:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5278</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum, uluslar arası bir organizasyona hazırlanıyor…Bu öylesine bir etkinlik ki, başarı ile altından kalktığımız takdirde dünyanın önemli ve çok bilinen Kış Turizm merkezlerinden birisi konumuna geleceğiz…
Bunu başarabilmek için yoğun bir biçimde birçok kurum samimice ve özverili bir şekilde çalışmalarını&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum, uluslar arası bir organizasyona hazırlanıyor…Bu öylesine bir etkinlik ki, başarı ile altından kalktığımız takdirde dünyanın önemli ve çok bilinen Kış Turizm merkezlerinden birisi konumuna geleceğiz…</p>
<p>Bunu başarabilmek için yoğun bir biçimde birçok kurum samimice ve özverili bir şekilde çalışmalarını sürdürülüyor.</p>
<p>Ya da öyle gözüküyor…</p>
<p>Hani derler ya <strong>“İki haberim var, biri kötü biri iyi…”</strong></p>
<p>Ben de bugün <strong>Erzurum</strong>’la ilgili dört fotoğraf gösterip, yorumu size bırakmak istiyorum…</p>
<p>***</p>
<p><strong>FOTOĞRAF 1…</strong></p>
<p>13 Şubat’ta Kanada’nın Vancouver kentinde Kış Olimpiyatları başladı.</p>
<p>Biz de bilgimizi ve görgümüzü artırmak, 2011’de gerçekleştireceğimiz Üniversite Kış Oyunlarını daha iyi yapabilmek için Vancouver’e bir heyet gönderdik.</p>
<p>Gelin görün ki, bu heyetin içinde, Basın yok, Sivil toplum temsilcileri yok, oyunlarda önemli bir görev üstlenecek Erzurum merkezdeki İlçe Belediyeleri yok, Koordinasyon merkezinde oluşturulan ve 2011’de yine çok önemli görev üstlenecek olan komite temsilcileri yok…</p>
<p>***</p>
<p><strong>FOTOĞRAF 2 …</strong></p>
<p>Cumartesi günü İstanbul’dan bir gazeteci dostum aradı ve;</p>
<p><strong>“Burada açılan turizm fuarında Erzurum standı yok mu… Bir çok ilin ve hatta ilçenin görkemli tanıtım stantları var, 2011 gibi büyük bir organizasyona hazırlanan Erzurum’un standını bulamadım</strong>” dedi…</p>
<p>Doğrusu ben İstanbul’da bir turizm fuarı açıldığını bilmiyordum. Buna rağmen; </p>
<p><strong>“Mutlaka vardır, iyi bak dedim…”</strong></p>
<p>Nitekim biraz sonra aradı;</p>
<p><strong>” buldum ama çok üzüldüm… Keşke böyle bir stant açılması yerine hiç açılmasaydı daha iyiydi… Erzurum’a hiç yakışmadı. Siz böyle mi 2011’e hazırlanıp, kenti tanıtacaksınız…” </strong> şeklinde sitem ve eleştirisini iletti…</p>
<p>Acaba abartıyor mu dedim ama,</p>
<p>Üzüldüm…</p>
<p><strong>FOTOĞRAF 3… </strong></p>
<p>Bir gün sonra Pazar günü <strong>TRT Anadolu kanalının</strong> Erzurum’u tanıtan, <strong>Anadolu’daki 100 Yerel Televizyon </strong>kanalında canlı yayınlanan ve üç yaklaşık üç saat süren programına katıldım. Palandöken’de <strong>Dedeman otelinin</strong> önünden canlı olarak yayınlanan programa başta Vali yardımcısı olmak üzere şehrin yöneticileri, STK temsilcileriyle otellerin genel müdürleri, TRT’nin sanatçıları ve halk ozanları katılmıştı.</p>
<p>Program öncesi Erzurum üzerine sohbet ederken gazeteci dostumun İstanbul’daki fuarla ilgili görüşlerini ve kurulan Standı,  Erzurum’un bu yöneticilerine ilettim.</p>
<p>Biraz sonra yanımıza gelen <strong>Palan Otelinin Genel Müdürü Leyla Mutlutürk</strong> de adeta ağız birliği etmişçesine İstanbul’daki <strong>“Emitt, Uluslar arası Turizm ve Seyahat Fuarı”</strong>na katıldığını ve burada açılan <strong>Erzurum Standın</strong>dan üzüntü duyduğunu, böylesi bir fuarın kentimize yakışmadığını<strong>, Vali, yardımcısı, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili, Rektör Vekili ve İlçe Belediye Başkanlar</strong>ına iletti…</p>
<p>………………………….</p>
<p>Leyla Hanım Fuara bizzat katılmış, diyor ki;</p>
<p><strong>“Koca fuar alanında köşeye sıkışmış bir yerde küçücük bir stant… </strong></p>
<p><strong>Erzurum’un tanıtımı yapılacak birçok değeri varken, stantta hemen hemen hiçbir şey yok… Tanıtım broşüründen, afişinden CD’sine kadar… Var olan da çok az ve kimseye verilemiyor…” </strong></p>
<p>Leyla Hanım,</p>
<p><strong>”Sizin ağzınızdan yazabilir miyim”</strong> sorusuna,</p>
<p><strong>“Elbette</strong>” diyor…</p>
<p>…………………………</p>
<p><strong>Hayretle gördük ki, oradaki yöneticiler ve STK temsilcilerinin hiç birisinin böylesi bir fuar ve stanttan haberi yok… </strong></p>
<p>Yöneticilerin tamamı samimiyetle bilgilendirilmeleri halinde çok daha güzel temsilin sağlanacağını söylediler…</p>
<p>Hakikaten de çok üst düzeyde bir tanıtım yapılabilirdi, <strong>yeter ki zamanında ilgililere bilgi vermek ve destek istemek zahmetinde bulunulsaydı… </strong></p>
<p>Yine hayretle gördük ki, birileri ortaya çıkıyor ve iyi bir şey yaptığını zannederek, kentin imajına zarar veriyor.</p>
<p>- <strong>Neden böyle yapıldı</strong>, sorusuna;</p>
<p><strong>”Ne yapalım ödenek bu kadardı!..” </strong></p>
<p>Cevabı verilebiliyor…</p>
<p>***</p>
<p><strong>VE SON FOTOĞRAF… </strong></p>
<p><strong>“Nene Hatun ve 93 Harbi…”</strong></p>
<p><strong>Bir sinema filmi… </strong></p>
<p>Mart ayının sonunda Erzurum’da çekimleri başlayacak.</p>
<p>Yapımcısı Erzurumlu…</p>
<p><strong>Sebahattin Kat… </strong></p>
<p>Yönetmen <strong>Avni Kütükoğlu</strong> ve yine Erzurumlu ünlü tiyatro sanatçısı <strong>Selahattin Taşdöğen </strong>ile birlikte filmin çekileceği mekanları geziyor, tarihçilerle ve halkla görüşüyorlar.</p>
<p>Son derece heyecanlı, dikkatli ve ilgililer… Yönetmen Avni Kütükoğlu, en ufak bir hata yapmamak için dinliyor, araştırıyor, soruyor, irdeliyor…</p>
<p>Yanlarında yine ünlü oyuncu <strong>Levent Ülgen </strong>ve filmde rol alması beklenen <strong>Çiğdem Suyolcu</strong> var…</p>
<p><strong>Selahattin Taşdöğen</strong>, Palandöken’e bakıyor ve;</p>
<p><strong>“İsviçre’den, Alplerden daha güzel benim memleketim” diyor… </strong></p>
<p>***</p>
<p>Erzurum’dan dört fotoğraf karesini sizlerle paylaştım…</p>
<p>Yorum sizin…</p>
<p>Feridun Fazıl ÖZSOY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5278-erzurum%e2%80%99dan-dort-fotograf%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞEHRİN FİLMİNİ ÇEKMEK…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5127-sehrin-filmini-cekmek%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5127-sehrin-filmini-cekmek%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 10:07:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5127</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum’a yeni atanan Emniyet Müdürü İbrahim Çelik, Erzurum Basını ile dün sabah kahvaltıda bir araya geldi.
Heyecanlı ve bir o kadar da hazırlıklıydı…
Heyecanı, Erzurum gibi önemli bir kente atanmaktan olsa gerek…
Çünkü, sayın Çelik de biliyor ki Erzurum, Anadolu’nun&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum’a yeni atanan Emniyet Müdürü İbrahim Çelik, Erzurum Basını ile dün sabah kahvaltıda bir araya geldi.</p>
<p>Heyecanlı ve bir o kadar da hazırlıklıydı…</p>
<p>Heyecanı, Erzurum gibi önemli bir kente atanmaktan olsa gerek…</p>
<p>Çünkü, sayın Çelik de biliyor ki Erzurum, Anadolu’nun giriş kapısı ve kadim kentlerinden birisidir… </p>
<p>Öte yandan ne kadar kan kaybederse kaybetsin Erzurum, Başkent kültürü olan Anadolu’daki ender kentlerdendir…</p>
<p>Elbette ki böylesine özellik taşıyan kentlerde bürokrat olmak, hele şehrin güvenliğinden ve huzurundan sorumlu olmak insanı heyecanlandırır…</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Hazırlıklıydı…</p>
<p>Kendi ifadesiyle atamasının yapıldığı andan itibaren Erzurum’da kendisinden önce meslektaşlarının yaptığı çalışmalar hakkında bilgi almış, sorunları tespit etmiş ve dersine çalışarak Erzurum’a gelmiş…</p>
<p>Yine kendi ifadesiyle; <strong>‘şehrin filmini çekmiş ve buna göre yol haritasını oluşturmuş…’</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>***</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İbrahim Çelik’i dinlerken yaşadığımız şehir adına umutlandım…</p>
<p>Sayın Çelik, çalışmalarında önceliği önümüzdeki yıl gerçekleştireceğimiz 2011 Üniversite Kış Oyunlarına vermiş…</p>
<p>Diyor ki; <strong>“2011, yalnızca Erzurum’un değil, Türkiye’nin vizyonudur” </strong></p>
<p>Bu itibarla 2011’e tüm teşkilat olarak hazırlanmalı, sokağı da hazırlamalıyız…</p>
<p>Yurt dışı ve yurt içinden gelecek misafirlere daha iyi hizmet verebilmek maksadıyla ilk aşamada 600 polis, dil kursuna alınacak ve kayak eğitimi verilecek…</p>
<p>***</p>
<p>Polis rutin trafik, asayiş ve güvenlik hizmetlerinin dışında sürekli vatandaşın yanında olmaya gayret sarfedecek…</p>
<p>Bu amaçla Toplum destekli polisler sürekli olarak vatandaşla iç içe olacak, ‘<strong>Sosyal Polis’ </strong>olarak sorunlarının çözümünde yanlarında bulunacak. </p>
<p>Şehrin herhangi bir sokağında yaşayanlar, gecenin herhangi bir saatinde tepesinde ışık yanan bir polis aracını görebilecekler…</p>
<p>Özellikle okul önlerinde, giriş ve çıkışlarda sürekli gözetim yapılacak ve öğrenciler açısından istenmeyen bazı olayların yaşanmasına imkan verilmeyecek…</p>
<p>İbrahim Çelik, Erzurum’a gelmeden bu kentte daha önce yaşanan bütün olayları bildiğini; benzeri olayların yaşanmaması için önlem alınacağını ifade ediyor…</p>
<p>***</p>
<p>Emniyet Müdürü, Erzurum’u yeniden keşfetmiyor…</p>
<p>Daha önce yaşananları dikkate alarak görev süresi içerisinde benzerlerinin yaşanmaması için önlemini alıyor.</p>
<p>Kendisinden önce görev yapan Emniyet Müdürleri de önemli operasyonlara imza attı ve gittiler…</p>
<p>Onların da bir çoğu, bu şehrin hafızasında önemli iz bıraktı…</p>
<p><strong>“Dersime iyi çalıştım”</strong> derken de bu kentteki var olan huzur ve güven ortamını daha üst düzeye çıkarmak istediğini ifade ediyor…</p>
<p>***</p>
<p>Ortak paydamız <strong>Erzurum’</strong>dur…</p>
<p>Feridun Fazıl Özsoy</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5127-sehrin-filmini-cekmek%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEHMET ATALAY, ANADOLU BASINININ SORUNLARINI ÇÖZEBİLECEK Mİ?.</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5030-mehmet-atalay-anadolu-basininin-sorunlarini-cozebilecek-mi</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5030-mehmet-atalay-anadolu-basininin-sorunlarini-cozebilecek-mi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 09:02:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=5030</guid>
		<description><![CDATA[Basın İlan Kurumu 49 yıllık bir kurum… 


2 Ocak 1961 tarihinde 195 sayılı kanunla kuruldu…


Kuruluş amacı, resmi ilanlarla, kamu kurum ve kuruluşlarına ait reklamların, özellikleri basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerel gazetelerde yayınlanmasına aracı olmak… 
Kurum, bu&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span><span><strong>Basın İlan Kurumu</strong> 49 yıllık bir kurum… </span></span></div>
<div><span><span><br />
</span></span></div>
<div><span><span><strong>2 Ocak 1961</strong> tarihinde <strong>195 sayılı kanunla</strong> kuruldu…</span></span></div>
<div><span><span><br />
</span></span></div>
<div><span><span>Kuruluş amacı, resmi ilanlarla, kamu kurum ve kuruluşlarına ait reklamların, özellikleri basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerel gazetelerde yayınlanmasına aracı olmak… </span></span></div>
<div><span><span>Kurum, bu görevini ya illerde yapılandırdığı şubeleri veya valilikler vasıtasıyla yerine getiriyor. </span></span></div>
<div><span><span>Aslına bakarsanız, <strong>Resmi İlanlar</strong>ın yerel gazetelerde yayınlanması ve bu yayınlara belli ücret ödenmesinin altında <strong>Anadolu Basınını</strong> ve burada görev yapan <strong>“Basın Emekçilerini</strong>” istihdam etmek ve ekonomik anlamda desteklemek yatıyor… </span></span></div>
<div><span><span><br />
</span></span></div>
<div><span><span>Kurumun bunun dışında, Anadolu Basınına düşük faizli kredi açmak, basın derneklerine yardımcı olmak, basın emekçilerine borç vermek, yardıma muhtaç olanlara, ölenlerin yakınlarına yardım etmek ve çeşitli sosyal aktivitelerde bulunmak gibi insani ve sosyal amaçları da var… </span></span></div>
<div><span><span><strong>Basın ilan Kurumu</strong>, bütün bu amaçlarını bu güne kadar gerçekleştirdi mi?</span></span></div>
<div><span><span>Bunu irdelemenin çok faydası olacağı kanaatinde değiliz. </span></span></div>
<div><span><span><br />
</span></span></div>
<div><span><span>Çünkü kurumun çiçeği burnunda <strong>Genel Müdürü Mehmet Atalay; “yeni bir sayfa açtık ve yapacağımız bir takım düzenlemelerle kafamızdaki bir çok aktiviteyi gerçekleştireceğiz” </strong>diyor.</span></span></div>
<div><span><span><br />
</span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span><strong>Mehmet Atalay</strong>’ı birçok kişi spor adamı ve yöneticisi kimliği ile bilir belki… </span></span></div>
<div><span><span>Ancak biz gazeteciler onu, spor adamlığı ve yöneticiliği vasfından çok <strong>“Gazeteci”</strong> kimliği ile tanıyor ve bu vasfından ötürü de beklenti içerisine giriyoruz… </span></span></div>
<div><span><span><br />
</span></span></div>
<div><span><span><strong>Trabzon Karadeniz</strong> gazetesinde yerel gazeteciliğe başlayan Atalay, <strong>Son Havadis, Tercüman, Zaman </strong>ve <strong>Yeni Şafak</strong> gibi yaygın medyada da gazetecilik yaptı. </span></span></div>
<div><span><span>Onu Gençlik Spor Genel Müdürlüğü görevi Spor yöneticiliği ve bürokrasinin tepesine taşıdı… </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’un geleceği için hayal kurdu ve hayalini gerçeğe dönüştürdü… </span></span></div>
<div><span><span><br />
</span></span></div>
<div><span><span>Dün kendisi ile birlikte Yenişehir’deki Buz Hokeyi Salonun gittik. Orada 4-5 yaşlarında buz pateni yapan çocukları mutlulukla gördük ve hayallerimizin nerelere ulaştığına beraber şahit olduk… </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum , <strong>“Bir Dünya Kenti”</strong> olma yolunda hızla ilerliyor ve bu gerçeğin arka planında Mehmet Atalay’ın önemli bir payı var… </span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span><strong>Mehmet Atalay</strong>, şimdi <strong>Basın İlan Kurumu Genel Müdürü </strong>ve Yerel Medya’nın dağ gibi büyüyen sorunlarının çözümü noktasında kendisine önemli bir görev düşüyor… </span></span></div>
<div><span><span>Cumartesi günü Erzurum’daydı…</span></span></div>
<div><span><span><br />
</span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’un Yerel Basın kuruluşları ile tanıştı, sorunları dinledi… </span></span></div>
<div><span><span>Yereli Türkiye gündemine taşıyan, Yerel Gazeteler ciddi sıkıntı içerisinde… </span></span></div>
<div><span><span>Öteden beri gelen sorular kartopu yumağı gibi büyüyor&#8230; </span></span></div>
<div><span><span>Sayın Atalay, meslekten gelen deneyimli gazeteci ve yönetici… </span></span></div>
<div><span><span>Sorunları da biliyor, kendince çözümleri de… </span></span></div>
<div><span><span><br />
</span></span></div>
<div><span><span>Buna rağmen gecenin bir vaktine kadar meslektaşlarına vakit ayırıp dinliyor ve çözüm arıyor. </span></span></div>
<div><span><span>Diyor ki; <strong>“Medyayı kontrol altına alma, mağdur etme gibi bir niyetimiz yok…” </strong></span></span></div>
<div><span><span><strong><br />
</strong></span></span></div>
<div><span><span>Kontrol altına alma derken sansürleme, sıkıştırma gibi bir niyetimiz yok… </span></span></div>
<div><span><span>Sorunları dinleyip birlikte daha iyi bir çözüm getirme amacındayız… </span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span>İnanıyoruz ki başaracak… </span></span></div>
<div><span><span><br />
</span></span></div>
<div><span><span><strong>Feridun Fzaıl Özsoy</strong><br />
</span></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/5030-mehmet-atalay-anadolu-basininin-sorunlarini-cozebilecek-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başkan’dan çağrı… “Amatör takımla yola devam”</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4871-baskan%e2%80%99dan-cagri%e2%80%a6-%e2%80%9camator-takimla-yola-devam%e2%80%9d</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4871-baskan%e2%80%99dan-cagri%e2%80%a6-%e2%80%9camator-takimla-yola-devam%e2%80%9d#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 09:14:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4871</guid>
		<description><![CDATA[Erzurumspor ile ilgili yaşanan üzücü gelişmelerden sonra Büyükşehir Başkanı Ahmet Küçükler, sessizliğini bozdu ve belki de baştan söylemek istediğini nihayet söyledi…
Sayın Başkan diyor ki;
“Son 2-3 sezondur kulüpte yaşanan sıkıntılar bizim desteğimiz ile aşıldı. Ancak gelinen noktada bizim tek&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurumspor ile ilgili yaşanan üzücü gelişmelerden sonra Büyükşehir Başkanı Ahmet Küçükler, sessizliğini bozdu ve belki de baştan söylemek istediğini nihayet söyledi…<br />
Sayın Başkan diyor ki;<br />
“Son 2-3 sezondur kulüpte yaşanan sıkıntılar bizim desteğimiz ile aşıldı. Ancak gelinen noktada bizim tek başına bu işi götürmemizi mümkün kalmıyordu. Biz bu süreçte elimizden geldiği kadar ciddi anlamda destek olduk. Bugün artık geçmişle ilgili tartışmaların bir tarafa bırakılarak takımı yeniden nasıl kurabiliriz ve profesyonel lige taşırız bunun alt yapısını ve çalışmasını ortaya koymak durumundayız. Amatör bir takımın destekleyerek profesyonel lige taşınmasını hatta en kısa zamanda Bank Asya 1. ligine yükselmesi konusunda el birliğine ve desteğe ihtiyacımız var. Erzurum bunu başarabilecek güçtedir. Amatör kümedeki en başarılı takıma destek verilerek bunu en kısa zamanda başarmalıyız. Bu sürede hemen bu yıldır. Ben bana ve kurumuma düşeni yapmaya hazırım. Bütün kamu kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının ortak desteğine ihtiyaç var. Herkes samimi olarak destek verirse bunu en kısa zamanda başarabileceğimize inanıyorum”<br />
***<br />
Başkan bu açıklamasından yaklaşık 1 ay önce Müceldili Konağında konu ile ilgili basınla sohbet ederken bu doğrultuda görüş bildirmişti ve biz de bu düşüncesini seslendirmiştik.<br />
Sayın Başkan, o gün bu düşüncesinin seslendirilmesinden pek de hoşnut olmamıştı.<br />
Belli ki geçen süre içerisinde başka bir çıkış yolu bulamamışlar…<br />
Bir zamanlar Vanspor vardı, bizim gibi tepetaklak gitti ve amatör kümeye kadar düştü.<br />
Sonra başka bir isimle beş ya da altı yıl sonra büyük paralar harcanarak ikici lige çıktı ve üçüncü grupta mücadele ediyor.<br />
 Bank Asya ligine ne zaman nasıl çıkar bilemiyorum.<br />
Biz bu kafa ile amatör takımı da ligden çıkaramayız.<br />
 Kaldı ki bir sezon sonunda Türkiye’de amatör liglerden kaç takım profesyonel lige çıkıyor biliyor musunuz?..<br />
***<br />
Sayın Başkan diyor ki,<br />
 “Amatör Kümedeki bir takıma destek verelim”<br />
ve ekliyor;<br />
“Ben ve kurumum üzerime düşeni yapmağa hazırım, sivil toplum ve herkes üstüne düşeni yaparsa başarabiliriz.”<br />
Madem ki böyle kolay ve çabucak bu işi başaracağız, o zaman niye amatör takıma ihtiyaç duyuyoruz.<br />
Elimizin altında hazır Profesyonel takım var ve önümüzde süre de var…<br />
Gelin önümüzdeki sezona sorunları çözülmüş bir Erzurumspor ile girelim…<br />
Ya da;<br />
İlla amatör takım olacaksa, öneriyorum:<br />
“Büyükşehir Erzurumspor” olsun…<br />
Oturup bunu tartışalım…<br />
Ligden ihraç edilmişiz ve önümüzde çok zaman var…<br />
Ne dersiniz… </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4871-baskan%e2%80%99dan-cagri%e2%80%a6-%e2%80%9camator-takimla-yola-devam%e2%80%9d/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ligden ihraç ediliyoruz, kimsenin umurunda değil…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4811-ligden-ihrac-ediliyoruz-kimsenin-umurunda-degil%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4811-ligden-ihrac-ediliyoruz-kimsenin-umurunda-degil%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 10:11:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4811</guid>
		<description><![CDATA[42 yıllık onurlu bir geçmişe sahip Erzurumspor, iki maç üst üste sahaya çıkamayınca kurallar gereği bulunduğu ligden ihraç edilerek, bir alt lige düşürülecek…
Yani 2.lig B kategorisinden, 3.lige düşmüş olduk…
Erzurumspor’la yakından ilgilenenleri gördük, umurlarında değildi…
Dahası bu durum birçoklarının&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>42</strong> yıllık onurlu bir geçmişe sahip Erzurumspor, iki maç üst üste sahaya çıkamayınca kurallar gereği bulunduğu ligden ihraç edilerek, bir alt lige düşürülecek…</p>
<p>Yani 2.lig B kategorisinden, 3.lige düşmüş olduk…</p>
<p>Erzurumspor’la yakından ilgilenenleri gördük, umurlarında değildi…</p>
<p>Dahası bu durum birçoklarının umurunda değil…</p>
<p>***</p>
<p>Öylesine bir düşüş yaşadık ki, adeta tepetaklak dibe vurduk…</p>
<p>Aslında bu tepe taklak gidiş, 1.ligden düşüşle başladı.</p>
<p>Türkiye futbol liglerinin A Klasmanında oynamayı ve bunu sürdürmeyi bir türlü başaramadık. Dahası bizden önce aynı kaderi yaşayan şehirlerden de örnek alamadık.</p>
<p>Sonra kinci lig A Klasmanı,</p>
<p>Sonra B klasmanı ve ,</p>
<p>Şimdi de 3.lig…</p>
<p>Burada barınabilecek miyiz?..</p>
<p>Bu kafa ile sanmıyorum…</p>
<p>***</p>
<p>Felâkete sevinilmez…</p>
<p>Felâket diyorum çünkü Erzurum gibi bir kentin futbol takımının bu hale getirilmesi bence felâkettir…</p>
<p>Ama bir yandan seviniyorum, çünkü sular bulanmayınca durulmaz…</p>
<p>Merak ediyorum, kulüpten alacağı olanlar bu saatten sonra neyi bulup da alacaklar…</p>
<p>Ümit ediyorum ki, bir takım <strong>“ölü soyucular”</strong> menfaat bulamayacakları için kulüpten ellerini çekerler ve yeni bir silkinişle eski günlere dönülür…</p>
<p>***</p>
<p>Azerbaycan’ın ünlü şairi <strong>Memmed Aslan</strong> diyor ki;</p>
<p><strong>“Felaketten açılmayan göz, kıyamete kadar kapalı kalır”</strong></p>
<p>Artık gözlerimizi açalım ve düştüğümüz onur kırıcı durumdan bir an önce kurtulmanın yollarını arayalım…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4811-ligden-ihrac-ediliyoruz-kimsenin-umurunda-degil%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hükümet Gereğini Yaptı ,Sıra Bizde..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4579-hukumet-geregini-yapti-sira-bizde</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4579-hukumet-geregini-yapti-sira-bizde#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 10:08:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4579</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum ekonomisinin ilk sırasına hayvancılık sektörünü koyar ve bu sektörün geliştirilip eski görkemli günlerine kavuşturulması için projeler hazırlanır…
Hayvancılık sektörü gerçekten de Erzurum ekonomisi için hayati değer taşımaktadır. Çünkü ancak bu sayede kalkınmayı ve refahı tabana yaymak mümkündür.
Geçtiğimiz yıllarda&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum ekonomisinin ilk sırasına hayvancılık sektörünü koyar ve bu sektörün geliştirilip eski görkemli günlerine kavuşturulması için projeler hazırlanır…</p>
<p>Hayvancılık sektörü gerçekten de Erzurum ekonomisi için hayati değer taşımaktadır. Çünkü ancak bu sayede kalkınmayı ve refahı tabana yaymak mümkündür.</p>
<p>Geçtiğimiz yıllarda sektörün canlanabilmesi için bazı çalışmalar yapıldı ancak ciddi sonuçlar alınamadı.</p>
<p><strong>HAYVANCILIĞI GELİŞTİRMENİN İLK ŞARTI TEŞVİKTİR… </strong></p>
<p>Bölge hayvancılığının geliştirilmesinin ilk şartı sektöre ciddi teşvikler getirmektir. Nitekim Hükümet, GAP Eylem Planı çerçevesinde Güney Doğu’daki 13 ildeki hayvancılık yatırımlarına yüzde 40’a kadar hibe desteği sağlamıştı.</p>
<p>Erzurum ve bölge illeri de aynı hibe desteğinin verilmesi için talepte bulunmuş ve Sağlık Bakanımız <strong>Prof. Dr. Recep Akdağ</strong>, söz konusu desteğin takipçisi olduğunu açıklamıştı.</p>
<p>Müjdeli haber 21 Ocak günü geldi.</p>
<p>Bakanlar Kurulu, <strong>Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’</strong>nın ilgili talebini görüşerek karara bağladı.</p>
<p>Söz konusu karar, aralarında Erzurum’un da bulunduğu <strong>16 ili kapsıyor ve 50 baş hayvanın üzerinde yatırım yapmak isteyen üreticilere inşaat, hayvan alımı ve makine desteğini hibe olarak veriyor.</strong></p>
<p>Yani <strong>100 bin liralık bir yatırımın 40 bin lirasını devlet hibe </strong>olarak karşılıyor.</p>
<p> ***</p>
<p>Hükümetin <strong>16 </strong>ili kapsayan hibe desteği yatırımın yanı sıra et ve süt sığırcılığını da kapsıyor.</p>
<p>Bunun anlamı şu; süt sığırcılığı ile bölgemizde var olan Süt işletmeleri yılın bütün zamanında işleyebilecekleri süte kavuşacak ve süt ürünlerinde yeni markalar ortaya çıkarabileceğiz.</p>
<p>Keza et üretiminde de kapasitemiz artacak ve bölgemiz gerçek anlamda hayvansal ürünlerin üretildiği bir merkez konumuna kavuşacak.</p>
<p><strong>BUNDAN SONRASI ÇOK ÖNEMLİ</strong></p>
<p>Artık bu düzenlemeden sonra “<strong>başka illere yapılan teşvik ve hibeler niye bize verilmiyor”</strong> şeklinde bir sitem ya da şikâyete hakkımız yok.</p>
<p>Yerel yönetimlere ve ilgili kurumlarla birlikte STK’lara önemli görev düşmekte.</p>
<p>Yerel yönetimler kendi bölgelerinde tespit edecekleri en az 5’er dönümlük arazilere gerekli altyapıyı (yol-su-elektrik) götürmeli ve bu şekilde hazırlanan araziler yatırımcılara bir an önce tahsis edilmeli.</p>
<p>Erzurum ve çevresinde çok sayıda süt fabrikası ve ya mandıra bulunmakta. Ancak bu tesisler sütün en çok olduğu aylarda bile tam kapasite ile çalışamamakta.</p>
<p>Uygulanacak bu yeni hibe programı ile birlikte süt sığırcılığı geliştirildiği takdirde yalnızca bölgenin değil, Türkiye’nin de süt ürünleri merkezi olabiliriz.</p>
<p>Öte yandan kurulacak küçük çiftliklerde et sığırcılığı benzer bir gelişme gösterebilir ve bu şekilde kalkınmayı, refahı tabana yayabiliriz.</p>
<p>Bunun için Erzurum’da kolektif çalışma ve iş yapma şuurunun da artması gerekli. İşte bu noktada STK’lar gerekli çalışmayı yapabilir, bu bilinçle yeni ortaklıklar kurulabilir.</p>
<p>***</p>
<p>Erzurum’da iyi şeyler olacak, güzel gelişmeler yaşanacak.</p>
<p>2011 Kış Oyunları hazırlıkları istediğimiz şekilde ve takvime uygun ilerliyor.</p>
<p>Tek sıkıntı şehri ve kafamızı uluslar arası organizasyonlara hazır hale getirmemizde. Bunun için epey çaba harcamamız gerekiyor.</p>
<p>Ekonomik anlamda hiç kuşku yok ki 2011 bu kente ve bölgeye çok şey kazandıracak….</p>
<p>Şimdi önümüzde çok iyi bir fırsat daha var. 2010 ile 2012 yılları arasında hayvancılığa uygulanacak yüzde 40 onanındaki Hibe desteği resmen yürürlükte.</p>
<p>Aslına bakarsanız siyasi otorite Erzurum için gereğini yaptı…</p>
<p>Artık sıra Erzurum ve bölge üreticisi ve yatırımcısında.</p>
<p>Fırsat iyi değerlendirilse ekonomide kötü giden talihimizi de çeviririz…</p>
<p>Ne dersiniz…</p>
<p><strong>İSTANBUL’A KAR YAĞINCA TÜRKİYE’YE KIŞI GELDİĞİ ANLAŞILIYOR</strong></p>
<p>Televizyonlar İstanbul ve Ankara’ya yağan birkaç santimetrelik karı doğal afet olarak niteliyor ve <strong>“flash”</strong> haber olarak geçiyorlar…</p>
<p>Erzurum ve Doğu her yıl, hem de aylarca bu çileyi yaşıyor.</p>
<p>Belediyelerimiz bu anlamda <strong>“kar tazminatı”</strong> istiyorlar.</p>
<p>Çünkü kış mevsiminde kar ve buz mücadelesine ayrılan para milyon liralarla telaffuz ediliyor.</p>
<p>Çok şey istemiyoruz, yalnızca her yıl yaşadığımız çileyi görün o kadar…</p>
<p><strong>EL BİRLİĞİYLE ERZURUMSPOR’U GÖMDÜNÜZ, RAHATLADINIZ MI ?</strong></p>
<p>Erzurumspor dün<strong> Pursaklarspor</strong> maçına çıkamadı.</p>
<p>Çünkü maça çıkacak takımı kuramadık…</p>
<p>Dahası yönetici de yoktu…</p>
<p>Mangalda kül bırakmayanlar, <strong>“biz Dadaşız, Nene Hatun evladıyız, Erzurum’un hizmetkarıyız” </strong>vs… nutukları atanlar ortada yok.</p>
<p>Ama bizim yüreğimiz sızlıyor.</p>
<p>Hangi maça çıkamamışız?</p>
<p><strong>Pursaklarspor </strong>karşılaşmasına<strong>… </strong></p>
<p>Sahi söyler misiniz; <strong>“Pursaklar</strong>” neresi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4579-hukumet-geregini-yapti-sira-bizde/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bizim İçin de Heyecan Verici&#8221;</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4425-bizim-icin-de-heyecan-verici</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4425-bizim-icin-de-heyecan-verici#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 07:53:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4425</guid>
		<description><![CDATA[Bu sözler FİSU Teknik Komite Başkanı Laurent Briel’e ait…
Erzurum 2011 Koordinasyon Merkezindeki görevlilere yönelik Eğitim Seminerine katılan, FISU Kış Oyunları Direktörü Milan Augustin, Teknik Komite Başkanı Roger Roth, Laurent Briel, Marc Vandenplas ve Universiade 2011 Teknik Komite Başkanı Muhtar&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sözler FİSU Teknik Komite Başkanı <strong>Laurent Briel</strong>’e ait…</p>
<p>Erzurum 2011 Koordinasyon Merkezindeki görevlilere yönelik Eğitim Seminerine katılan<strong>, </strong><strong>FISU Kış Oyunları Direktörü Milan Augustin</strong>, <strong>Teknik Komite Başkanı Roger Roth</strong>, <strong>Laurent Briel, Marc Vandenplas </strong>ve <strong>Universiade 2011 Teknik Komite Başkanı Muhtar Kurt</strong>, bu güne kadar gelinen noktadan ve yapılan çalışmalardan oldukça memnun görünüyorlar.</p>
<p>Organizasyonların başarı ile gerçekleştirilebilmesi yolunda eğitimin önemine değinen konuklar, sorunsuz bir şampiyonanın gerçekleştirilmesi doğrultusunda uyarılarda bulunuyor ve çalışmalar yapıyorlar.</p>
<p>Erzurum’un, daha doğrusu Türkiye’nin böylesi bir Kış Oyunları organizasyonunu ilk defa gerçekleştireceğinin heyecanını gören yaşayan FİSU yetkilileri, “<strong>en az sizin kadar heyecanlıyız</strong>” diyorlar…</p>
<p>Doğrusunu isterseniz Erzurum’da yaşayan bizler de gerçekten heyecanlı ve bir o kadar da endişeliyiz. Heyecanımız ilk defa gerçekleştireceğimiz oyunlarla ilgilidir. Başarı ile gerçekleştirdiğimiz takdirde biliyoruz ki Erzurum, yalnızca Türkiye’nin değil; Avrupa’nın da çok önemli bir Kış Merkezi olacaktır. Yine biliyoruz ki Erzurum, çok önemli bir ekonomik atılım gerçekleştirecek ve dünyanın en bilinen kentleri arasında yer alacaktır.</p>
<p>Endişemiz, oyunların gerçekleştirileceği tarihe bir yıl gibi bir zaman kalmışken,   bunca modern tesisin çevresinin hala harabe görüntüsünden kurtarılamamış olmasıdır.</p>
<p>Dünyanın dört bir tarafından gelecek sporcu ve konuklara göstereceğimiz fotoğraf bu olmamalı diye endişe etmekteyiz…</p>
<p>Haksız mıyız?..</p>
<p><strong>Sözünü Tutanlar ve Tutmayanlar&#8230;<br />
</strong></p>
<p>Erzurumspor’u kurtarma operasyonunu herkes hatırlıyor…</p>
<p>Ortak Akıl ile toplanan birileri nutuklar attı sözler verdi…</p>
<p><strong>“Biz üstümüze düşeni yaparız”</strong><strong></strong></p>
<p><strong>“biz Erzurumspor’un önünü tıkamayız, Erzurum’un hizmetkarıyız”</strong><strong></strong></p>
<p>Diyenler, ne yazıktır ki toplantı sonrasında şehri terk ettiler ve bir daha haber de çıkmadı.</p>
<p>O toplantıda Futbol Menejeri Saffet Sancaklı’nın da alacağının ibra edileceği ve belgenin getirileceği sözü verildi.</p>
<p>Sözü veren MHP İl Başkanı Zekai Kaya idi ve yaptığı basın toplantısında şartlı da olsa<strong>; “Diğer başkanlar alacaklarından vazgeçtikleri takdirde ilgili kişinin de 2 milyon Lira tutarındaki alacağından vazgeçeceğini” </strong>açıklamışı…</p>
<p>Yaklaşık 100 bin lira tutan mahkeme masraflarını da kendilerinin üstleneceğini söylemiş.</p>
<p>Şartlı da olsa güzel bir gelişme…</p>
<p>En azından ortada somut bir veri var…</p>
<p>Şimdi gözler diğer sözleri veren, nutukları atanlarda…</p>
<p>Verdiğiniz sözleri tutun ve 42 yıllık Erzurum markasını yok olmaktan kurtaralım…</p>
<p><strong>F.Fazıl ÖZSOY</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4425-bizim-icin-de-heyecan-verici/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BÜYÜKŞEHİRLER ARASINDA SON SIRADAYIZ…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4322-buyuksehirler-arasinda-son-siradayiz%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4322-buyuksehirler-arasinda-son-siradayiz%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 07:43:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4322</guid>
		<description><![CDATA[“Merkezi yönetim bütçesinden aslan payını İstanbul aldı, Erzurum son sırada yer aldı…”
Haberin başlangıcı bu şekilde… 
Bugün Albayrak’ta da birinci sayfadan verilen haber ilginç… 
Erzurum’un ekonomik durumunu göstermesi açısından önemli bir haber. 
2009 yılında Merkezi yönetim tarafından Büyükşehir belediyelerine belirli&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span><span><strong>“Merkezi yönetim bütçesinden aslan payını İstanbul aldı, Erzurum son sırada yer aldı…”</strong></span></span></div>
<div><span><span>Haberin başlangıcı bu şekilde… </span></span></div>
<div><span><span>Bugün <strong>Albayrak’</strong>ta da birinci sayfadan verilen haber ilginç… </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’un ekonomik durumunu göstermesi açısından önemli bir haber. </span></span></div>
<div><span><span>2009 yılında Merkezi yönetim tarafından Büyükşehir belediyelerine belirli bir pay ayrılıyor. Bu pay Büyükşehirlerin ödediği vergilere göre tespit ediliyor. </span></span></div>
<div><span><span>Zaman zaman <strong>Erzurum</strong>’dan toplanan vergi ile, yapılan yatırımın oranı gazetelerimizin ilk sayfalarında yer bulur. Göstergeler Erzurum’un lehinedir. Çünkü toplanan vergiye karşılık şehre dönen para bunun çok üzerindedir. </span></span></div>
<div><span><span>Bu orantının bir örneği de Belediyelerimizin merkezi yönetim ve İller bankasından aldığı paydır… </span></span></div>
<div><span><span>İşte bu sıralamada <strong>16 Büyükşehir Belediyesi</strong> arasında son sıradayız. </span></span></div>
<div><span><span>Üç büyük kentimizi saymazsak, diğer şehirlerle de aramızda dağlar var. </span></span></div>
<div><span><span>Örneğin <strong>Kocaeli 391 Milyon lira, Bursa 214 milyon, Mersin 140 milyon, Antalya 103 milyon </strong>pay alıyor. </span></span></div>
<div><span><span>Bizim hemen üstümüzde yer alan <strong>Sakarya 38 milyon</strong> alırken; Erzurum <strong>28 milyon</strong> lira pay alabiliyor. </span></span></div>
<div><span><span>Birçok alanda olduğu gibi kendi illerinde toplanan vergilerden pay alan Büyükşehirler arasında da son sıradayız. </span></span></div>
<div><span><span>Yorumsuz aktarmak istedik… </span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span><strong>TEŞVİK SONUNDA ÇIKIYOR…</strong></span></span></div>
<div><span><span>Başbakan yardımcısı <strong>Ali Babacan</strong>, günlerdir beklenen müjdeyi sonunda verdi. </span></span></div>
<div><span><span>Geçtiğimiz yıl süresi sona eren, ancak bir yıllığına uzatılan <strong>5084 sayılı Teşvik yasası</strong> üç yıllığına yeniden uzatılıyor. 2012 yılının sonuna kadar işyerlerinde istihdamları sağlanan çalışanların sigorta birimlerinin yarısını devlet üstleniyor. </span></span></div>
<div><span><span>49 ili kapsayan teşvik yasası 2012’den sonra tamamen kaldırılacak. </span></span></div>
<div><span><span>Ekonominin dümenindeki yetkililer böyle söylüyor. </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum’un ekonomik anlamda teşvike muhtaç illerin dışına çıkması gerekiyor. Bir zamanların ticaret merkezi Erzurum, aşta hayvancılık sektörü olmak üzere, Eğitim, Sağlık, Turizm ve Hizmet sektörlerinde kalkınma ve atılım sağladığı takdirde <strong>sürekli teşvik bekleyen iller</strong> sıralamasının dışına yakın zamanda çıkabilir… </span></span></div>
<div><span><span>***</span></span></div>
<div><span><span><strong>HAYVANCILIĞA HİBE DESTEĞİ ŞART…</strong></span></span></div>
<div><span><span>2009 yılında GAP Eylem Planı çerçevesinde Güney Doğu Anadolu Bölgesindeki 13 ili kapsayan ve hayvancılık alanında yatırım yapmak isteyen girişimcilere yönelik yüzde otuz-kırk civarında hibe desteği açıklanmıştı. </span></span></div>
<div><span><span>Haklı olarak hayvancılığın merkezi olan Kuzey Doğu Anadolu için de böylesi bir hibe desteğinin verilmesi gerekliliğini hemen herkes söylemiş ve Sağlık Bakanına da bu istek iletilmişti. </span></span></div>
<div><span><span>Gazetecilerin de bulunduğu bir sohbette Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ, konuyu tarım bakanına ilettiğini ve takipçisi olduğunu ifade etmiş, hatta çıkan kararnameyi şartlı imzaladığını belirtmişti. </span></span></div>
<div><span><span>Bu konuda yeni gelişmeler yaşanıyor. Malatya Milletvekilleri de aynı hibe desteğinin Doğu Anadolu için çıkarılmasını istiyor ve Tarım Bakanlığı’nı bu anlamda zorluyorlar. Yakın zamanda söz konusu teşvikin Doğu Anadolu için de çıkarılacağı sözünü aldıklarını söylüyorlar. </span></span></div>
<div><span><span>Ümit ediyoruz ki söz almışlardır. </span></span></div>
<div><span><span>Erzurum ve bölge ekonomisinin ilk sırasındaki hayvancılık sektörünün canlanabilmesinin en önemli yolu hayvancılığa sağlanacak desteklerdir. </span></span></div>
<div><span><span>Refahı tabana yaymanın ve istihdamı artırmanın yolu hayvancılık sektörüne ivme kazandırmak ve bu alanda marka yaratmaktır. </span></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4322-buyuksehirler-arasinda-son-siradayiz%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ORTAK AKIL DA ÇÖZEMEDİ…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4174-ortak-akil-da-cozemedi%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4174-ortak-akil-da-cozemedi%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jan 2010 09:41:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4174</guid>
		<description><![CDATA[ 9 Ocak Cumartesi günü Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezinde Erzurumspor’u kurtarmak adına ‘Ortak Akıl’ toplantısı yapıldı.
Amaç; Erzurumspor’un içinde bulunduğu durumu bütün çıplaklığı ile gözler önüne sermek ve ne yapılacağına ilişkin meşveret etmekti… 
Köklü bir geçmişe sahip Erzurumspor’u içinde bulunduğu hazin durumdan&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>9 Ocak Cumartesi günü <strong>Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezinde</strong> Erzurumspor’u kurtarmak adına <strong>‘Ortak Akıl’</strong> toplantısı yapıldı.</p>
<p>Amaç; Erzurumspor’un içinde bulunduğu durumu bütün çıplaklığı ile gözler önüne sermek ve ne yapılacağına ilişkin meşveret etmekti… </p>
<p>Köklü bir geçmişe sahip Erzurumspor’u içinde bulunduğu hazin durumdan kurtarmak, bu meyanda katkı sağlamak herkesin dileğiydi…</p>
<p>Toplantı bu düşünce ve beklentilerle başladı…</p>
<p>Ancak ilerleyen dakikalarda, gerçekten çözümü arzulayan konuşmalardan sonra kelimenin tam anlamıyla bir <strong>Ortaoyunu</strong> sergilenmeye başlandı.</p>
<p>Kürsüye çıkanlar gösteri yapmaya başladılar…</p>
<p>Kulübe nasıl hizmet ettiklerini, nasıl cansiperane çalıştıklarının ve gerçekte hiç olmayan paralarını nasıl kulüp için harcadıklarını anlatmaya başladılar.</p>
<p>Gerçekte hiç olmayan paraları diyorum., çünkü birkaç milyon lirayı bulan alacaklara ilişkin hemen hiç kimsenin elinde evrak yok…</p>
<p>Yalnızca bir genel kurulda yapılan <strong>“ İbra”</strong> var o kadar…</p>
<p><strong>“İbra’</strong> da hangi maksatla yapıldıysa…</p>
<p>***</p>
<p>Toplantıda kimileri alkış aldı, kimileri de delikanlılığı elinden bırakmadı.</p>
<p>Öylesi bir olumlu hava vardı ki, herkes ; <strong>“Nihayet ortak akılla bu işi çözdük”</strong> dedi…</p>
<p><strong>Gazeteciler Cemiyeti</strong> olarak böylesi toplantıları birkaç kez yapıp, sözler alıp sonunda bu sözlerin tutulmadığını gördüğümüz için verilen sözlere yine de temkinli yaklaştık.</p>
<p>Ama biliyorduk ki <strong>çözemediğimiz</strong> <strong>konuları hep komiteye göndeririz ve oradan da bir sonuç hiçbir zaman çıkmaz… </strong></p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>İçinde bulunduğumuz hafta boyunca Komite toplantılarına devam edilecek, kulüpten alacaklı olanlar alacaklarından feragat edecekler ve transfer yapılması için de 1.5 milyon lira bulunacaktı…</p>
<p>Geldiğimiz nokta maalesef koca bir hiç…</p>
<p>Ya da bu gün itibariyle koca bir hiç…</p>
<p>Kulüpten alacaklılar bu alacaklarından vazgeçmiyorlar ve toplanması, bulunması gereken taze paradan da haber yok…</p>
<p>İlgili komite bu konuda zaten bir açıklama yapacaktır. </p>
<p>Açıklama yapmaktan öte, kimler hangi sözleri verdi ve yerine getirilmedi, bu güne gelmemizin müsebbibi kimlerdir, kimlerin sorumluluğu vardır artık açıklanmalıdır.</p>
<p>Herkesin yaşananları bilmeye hakkı vardır diye düşünmekteyiz.</p>
<p>***</p>
<p>Kimse bundan sonra radikal anlamda ne yapılacağı konusunda fikir beyan etmiyor, dahası buna cesaret de edemiyor…</p>
<p>Artık yeter, bu kentin yetkililerini kendini bir şey zanneden ve sözlerinin ardında durmayan insanların karşısına çıkarmayalım. </p>
<p><strong>Ortak Akıl, radikal çözüm üreten akıldır. </strong></p>
<p><strong>Ya çözelim, ya da çözelim… </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4174-ortak-akil-da-cozemedi%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erzurumspor’da Gözler Bu Günkü Toplantıda…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4059-erzurumspor%e2%80%99da-gozler-bu-gunku-toplantida%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4059-erzurumspor%e2%80%99da-gozler-bu-gunku-toplantida%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 13:12:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=4059</guid>
		<description><![CDATA[Cumartesi günü Erzurumspor’u kurtarmak adına “Ortak Akıl Toplantısı” yapıldı…
Büyükşehir Belediyesi’nin kültür merkezinde gerçekleştirilen toplantı, “Ne olabilir, sonuç alınabilir mi” sorularına gebe idi…
Öncelikle katılım çok fazla değildi. Erzurum’un yöneticileri gelmişti, bürokrasinin bir kısmı emir-komuta zinciri çerçevesinde yerlerini almıştı ancak&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi günü <strong>Erzurumspor</strong>’u kurtarmak adına <strong>“Ortak Akıl Toplantısı”</strong> yapıldı…</p>
<p>Büyükşehir Belediyesi’nin kültür merkezinde gerçekleştirilen toplantı, <strong>“Ne olabilir, sonuç alınabilir mi” </strong>sorularına gebe idi…</p>
<p>Öncelikle katılım çok fazla değildi. Erzurum’un yöneticileri gelmişti, bürokrasinin bir kısmı emir-komuta zinciri çerçevesinde yerlerini almıştı ancak işadamları yok denecek kadar azdı…</p>
<p>Erzurumspor’un eski başkanlarının yanı sıra bir avuç da Erzurumspor’un vefakâr ve cefakâr taraftarı gelmişti o kadar…</p>
<p>Gözler eski başkanlardan <strong>Tevfik Özel</strong> ile <strong>Bekir Ilıcalı</strong>’yı aradı…</p>
<p>Gözler onları aradı çünkü kulüpten en çok alacak onların gözüküyordu ve alacaklarını hibe ettikleri takdirde Erzurumspor bir anlamda düzlüğe çıkacaktı…</p>
<p>Bir süre sonra onlar da salona geldi.</p>
<p>Büyükşehir Belediye Başkanının açılış konuşmasından sonra divan oluşturuldu ve ilk konuşmayı Tevfik Özel yaptı.</p>
<p>İki eski başkan <strong>Özel</strong> ve <strong>Ilıcalı</strong> adeta kendi dönemlerinin muhasebelerini yaptılar ve üzerlerine düşen her ne ise yapmağa hazır olduklarını beyan ettiler.</p>
<p>Gelişme olumlu ama ortada somut bir şey yoktu.</p>
<p>***</p>
<p>Aslında kürsüye çıkanlar biraz da salondaki taraftara yönelik mesajlar verdi ve pek tabii olarak alkış aldılar…</p>
<p>Alkış, nefislere çok güzel geliyor ama Erzurumspor’u kurtarmağa yetmiyor, ne yazık ki…</p>
<p>Cumartesi günkü toplantıda bazıları gösteri yaptı, bazıları de altını çizerek sorunları ortaya koyup çözüm istedi.</p>
<p>Erzurum Valisi <strong>Sebahattin Öztürk</strong>, objektif değerlendirmeleri ile olumlu bir görüntü verdi ve insanların hayale kapılmadan karar almalarını istedi.</p>
<p>Büyükşehir Başkanı Ahmet Küçükler ve ETSO Başkanı Lütfü Yücelik sorumluluk bilinci ile çözüm arayışında olduklarını ve ellerini taşın altına koymaya hazır olduklarını gösterdiler.</p>
<p><strong>Toplantı sonunda Erzurumspor’un borçlarına yönelik somut bir gelişme olmasa da verilen sözler ciddi anlamda umut yarattı. </strong></p>
<p>Güzel sözler verildi;</p>
<p>Örneğin; <strong>AK Parti Milletvekili Sadettin Aydın</strong>, Trabzonlu işadamının alacağını AK Partinin halledeceğini,</p>
<p><strong>MHP İl Başkanı Zekai Kaya</strong>, Saffet Sancaklı’nın iki milyonluk alacağının ibranamesini kendilerinin halledeceğini, söylediler…</p>
<p><strong>Bekir Ilıcalı, “Üzerine düşeni yapacağını”</strong>,</p>
<p><strong>Tevfik Özel</strong>, <strong>“Erzurumspor’un önünü tıkamadığını”</strong> ifade etti…</p>
<p>Bu sözler yerine getirilirse Erzurumspor zaten kurtuluyor. Geriye Erzurum’u en iyi temsil edecek ve ortak akıl ile oluşturulan bir Yönetim Kurulu belirlemek kalıyor ki en kolayı da o…</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Toplantı sonunda herkes şu soruyu sordu;</p>
<p><strong>“Şimdi ne olacak?..”</strong></p>
<p>Artık söz oluşturulan komitede…</p>
<p>Cumartesi günkü toplantıyı yöneten Divan Vali başkanlığında Büyük şehir Belediye Başkanı, Ticaret Odası ve Esnaf Odaları Birlik başkanı ile Vali’nin uygun göreceği kurumların katılımı ile bugün bir toplantı yapacak.</p>
<p>Toplantıda Cumartesi günü söz verenlerin sözlerinin yerine getirilmesi sağlanacak ve hafta sonuna kadar 1 milyon 500 bin lira civarında bir para temin edilecek.</p>
<p>Sonra da Erzurumspor’u taşıyabilecek ve ortak akılla oluşturulacak bir yönetim kurulu belirlenerek kaostan çıkılması sağlanacak…</p>
<p>***</p>
<p>Umutsuz olmak istemiyoruz…</p>
<p>Her şeye rağmen umudumuzu muhafaza edip, Erzurum’un bu önemli markasını korumak, yok olmaktan, kapısına kilit vurulmasından kurtulmasını görmek istiyoruz.</p>
<p>İstediğimiz çok şey değil…</p>
<p>Yalnızca var olan dinamiklerimizin harekete geçirilmesi o kadar…</p>
<p>***</p>
<p>Evet,</p>
<p>Gözümüz ve kulağımız bugün Valilikte yapılacak toplantıda…</p>
<p>Ümit ediyoruz ki, umudumuz yok olmaz…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/4059-erzurumspor%e2%80%99da-gozler-bu-gunku-toplantida%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ERZURUMSPOR KAPANIYOR MU?..</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3778-erzurumspor-kapaniyor-mu</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3778-erzurumspor-kapaniyor-mu#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 17:02:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=3778</guid>
		<description><![CDATA[Evet soru bu…
Erzurumspor kapanıyor mu?..
Görünen o ki, Erzurumspor’un hızlı bir şekilde ‘Amatör Küme’ye gidişine kimse dur diyemiyor.
Dün Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler,  Erzurum basını ile birlikteydi ve konu pek tabii olarak Erzurumspor’du…
İki konu ön planda idi,
Bir&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet soru bu…</p>
<p>Erzurumspor kapanıyor mu?..</p>
<p>Görünen o ki, Erzurumspor’un hızlı bir şekilde<strong> ‘Amatör Küme</strong>’ye gidişine kimse dur diyemiyor.</p>
<p>Dün Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Ahmet Küçükler</strong>,  Erzurum basını ile birlikteydi ve konu pek tabii olarak Erzurumspor’du…</p>
<p>İki konu ön planda idi,</p>
<p>Bir görüş; “<strong>artık yapacak çok fazla bir şey yok sezon sonunu bekleyelim ve o zaman ne yapacaksak yapalım.” </strong></p>
<p>İkinci görüş; son bir kez daha Erzurum’un akıl önderlerini bir araya getirip<strong>, “Erzurum’un bu tek ulusal markasını kurtarabilir miyiz”</strong> sorusuna cevap aramak.</p>
<p>Aslına bakarsanız iki görüş de doğru.</p>
<p>Ne yazıktır ki Erzurumspor’un bu güne gelmesinde pay sahibi olanlar, bugün şehirde değiller ve gelmeye de yüzleri de yok…</p>
<p>***</p>
<p>Erzurumspor’un sıkıntısı dün de bu gün de basının gündeminde ve soruna gazeteciler çözüm bulmağa çalışıyor.</p>
<p>Bu gün öyle zannediyorum ki, Vali Sabahattin Öztürk başkanlığında şehri yönetenler bir araya gelecek ve son bir çözüm arayışında bulunacaklar.</p>
<p>Olumlu bir sonuç çıkar mı bilmiyorum ama bildiğimiz bir şey var;</p>
<p>Geçtiğimiz hafta sonu bir televizyon kanalının Erzurum’dan dünyanın bir çok ülkesine naklen yayınladığı Kick Boks maçlarına Büyükşehir Belediyesinin yanı sıra bir çok Erzurumlu işadamı da sponsor oldu</p>
<p>Birilerine göre 250 bin lira, Başkan <strong>Ahmet Küçükler</strong>’in ifadesine göre de 60 bin lira sponsorluk ücretinin ödendiği canlı boks yayını ne yazık ki çok düşük izlenme oranı aldı ve sınıfta kaldı.</p>
<p>Merak ediyorum.</p>
<p>Bu maçlara  sponsor olan işadamları bir bilet alıp da Erzurumspor maçına gittiler mi?&#8230;</p>
<p>***</p>
<p>Büyükşehir Belediye Başkanının değindiği bir önemli konu var.</p>
<p>Sayın Başkan diyor ki<strong>; “Erzurum şehrinin onuru her şeyin üstündedir ve onun ayaklar altına alınmasına izin veremeyiz”  </strong></p>
<p>Diyor ve ekliyor;<strong> “İcabederse kapatalım ve yeni bir takım oluşturalım”</strong></p>
<p>Doğru söylüyor…</p>
<p>Düşününüz ki, Erzurumspor bir şehre maça gidiyor ve oradaki bir işadamı kafileye yemek yediriyor. Dikkat ediniz; ağırlamıyor, karınlarını doyuruyor… Erzurumspor’u bu hale getiren sözüm ona işadamları da hiç olmadığı alacakları için sıraya girmiş durumdalar.</p>
<p>Hiç olmadığı alacakları diyorum, çünkü ellerinde <strong>Erzurumspor’dan alacakları olduğuna dair hiçbir belge yok. </strong></p>
<p>Yalnızca bir şekilde<strong> ibra</strong> edildikleri için <strong>sanal alacakları</strong> resmiyete dönüşmüş durumda…</p>
<p>***</p>
<p>Bu şehirde hiç kimse Erzurum ve Erzurumspor’u seven insanların verdiği yardık paralarını kursağına indiremez.</p>
<p>Bu kepazeliğe bir son vermek artık gerekli…</p>
<p><strong>Ya adam gibi çıkar sözde alacaklarını kulübe bağışlarlar, </strong></p>
<p><strong>Ya da Erzurumspor’u kapatalım ve adı her ne olursa olsun yeni bir kulüp ve amatör ruhla temiz bir sayfa açalım ve yolumuza devam edelim. </strong></p>
<p>İnanınız ki bu amatör ruh, bu şehri ve kulübü sömüren insanlardan çok onurludur…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3778-erzurumspor-kapaniyor-mu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÜÇ KOLORDU YOLA ÇIKTI…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3283-uc-kolordu-yola-cikti%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3283-uc-kolordu-yola-cikti%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Dec 2009 19:46:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=3283</guid>
		<description><![CDATA[Tarih 22 Aralık 1914…
Hedef Sarıkamış…
Üçüncü Orduya bağlı 9., 10. ve 11. Kolordular harekata başlar…
Amaç, Oltu, Örtülü (Şenkaya), Bardız, Selim yönünden ilerlemek ve Sarıkamış’ı üç yönden çevirip Rusları kıskaç harekâtı ile imha etmek… 
İşte bu amaçla 10.Kolordu Sivas&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span><span>Tarih 22 Aralık 1914…</span></span></div>
<div><span><span>Hedef Sarıkamış…</span></span></div>
<div><span><span>Üçüncü Orduya bağlı 9., 10. ve 11. Kolordular harekata başlar…</span></span></div>
<div><span><span>Amaç, Oltu, Örtülü (Şenkaya), Bardız, Selim yönünden ilerlemek ve Sarıkamış’ı üç yönden çevirip Rusları kıskaç harekâtı ile imha etmek… </span></span></div>
<div><span><span>İşte bu amaçla 10.Kolordu Sivas karargâhından, 11.Kolordu Elazığ karargâhından harekete geçer ve aynı zamanda 3.Ordunun da karargâhı olan Erzurum Kalesindeki 9.Kolordu ile ortak harekât başlatır… </span></span></div>
<div><span><span>Komutanlar, Ahmet Fevzi Paşa, Hafız Hakkı Paşa ve Abdülkerim Paşa’dır… </span></span></div>
<div><span><span>***<br />
Öncelikli hedef Sarıkamış&#8217;tı… </span></span></div>
<div><span><span>Onun için de harekâtın adı askeri tarihe Sarıkamış Harekâtı olarak geçti.<br />
Aslında Sarıkamış, bu üç kolordunun ilk varmak istediği yerdi. Yıllardır Rus işgali altında olan bu Türk beldesi artık kurtarılmalı ve Kafkasya&#8217;nın yolu açılmalıydı.<br />
Kafkasya, Osmanlı ordusunun ulaşmak istediği asıl hedef&#8230;<br />
Ulaşılmalı ki, eski ve görkemli güce kavuşmalı ve ittifak ettiğimiz Almanlarla düşmana kati darbe indirilmeli&#8230;<br />
İşte bunun içindir ki bu harekâtın genel adı Kafkasya Harekâtıdır&#8230;<br />
Sarıkamış, bu koca bütünün sadece ufak bir ayrıntısı ama önemli bir eşiğidir.<br />
***<br />
İşte Erzurum&#8217;dan hareket eden bu üç kolordunun amacı budur ve başında başkomutan Enver Paşa vardır.<br />
Harekât planı için &#8220;mükemmel&#8221; diyor, askeri tarihçiler&#8230; </span></span></div>
<div><span><span>Ancak plan tam uygulanmalı ve dışına çıkılmamalıdır.<br />
Üç değişik koldan hareket eden kolordular, belirlenen zamanda Sarıkamış önünde buluşmalı ve Rusları buradan kovmalıdır.<br />
Ancak plan istenildiği gibi gelişmez.<br />
11. Kolordu bir türlü Köprüköy ve Horasan&#8217;ı öteleyemez… Kanlı çarpışmalar yaşanır ancak ilerleme olmaz&#8230;<br />
10. Kolordu Oltu üzerinden Şenkaya istikametine ilerler, Rusları sürerek&#8230; </span></span></div>
<div><span><span>Ancak Kosor boğazında Sarıkamış yönüne ilerlemek varken Ardahan yönüne döner ve harekât planının dışına çıkar. </span></span></div>
<div><span><span>Neden sonradır ki, Enver Paşa’nın uyarısı ile Allahuekber yönüne dönerek burayı aşıp Sarıkamış&#8217;a ulaşmak ister.<br />
Mevsim karakış, soğuk acımasızdır.<br />
Ormanın kuytularında soğuktan saklanıp, Allahuekber’in zirvesine çıkınca, dondurucu soğuk ölüm kusarcasına bir kolorduyu girdabına alır.<br />
Koca bir kolordu Allahuekber dağında donar. </span></span></div>
<div><span><span>Can pazarından kurtulan yalnızca iki bin civarındaki asker Sarıkamış önlerine varır bitkin bir şekilde&#8230;<br />
***</span></span></div>
<div><span><span>Sarıkamış önüne kayıpsız varabilen tek güç, Enver Paşanın komutasındaki 9. Kolordudur. </span></span></div>
<div><span><span>9.Kolordu, Sarıkamış&#8217;ın varoşlarına kadar giren…</span></span></div>
<div><span><span>Ancak nedendir bilinmez, geceyi ormanda geçirmeye karar veren bu muzaffer kolordu; geceyi sabaha çıkarır ama ağaç kovuklarında donmuş, birbirine sarılmış Mehmetçiklerle&#8230;<br />
***<br />
Sarıkamış Harekatı tam bir faciadır. </span></span></div>
<div><span><span>Ancak Allahuekber şehitleri,  (bu harekatta şehit olan binlerce Mehmetçik Allahuekber Şehidi olarak anılmaktadır)  bu harekatta Türk askerinin çelik iradesinin, komutanına itaatin abideleşmiş şekli olarakgönüllerde ve tarihte yerini alır….<br />
***</span></span></div>
<div><span><span>Bu gün Sarıkamış Harekatının başlamasının 95. Yılı… </span></span></div>
<div><span><span>24 Aralık günü Allahuekber dağının eteklerinde kurulu Şenkaya ilçemizin Gaziler köyündeki şehitlikte Atatürk Üniversitemizin önderliğinde ile toplanacak ve  torunları olarak ,  karlar altındaki Mehmet&#8217;e minnet ve şükranlarımızı göndereceğiz…<br />
Kanları ile coğrafyayı vatan yapan kahramanlar, ruhunuz şad olsun&#8230;</span></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3283-uc-kolordu-yola-cikti%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VERGİDE DÜŞÜNDÜREN TABLO</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3221-vergide-dusunduren-tablo</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3221-vergide-dusunduren-tablo#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Dec 2009 08:41:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=3221</guid>
		<description><![CDATA[Cumartesi günü ETSO’nun düzenlediği ve sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ’ın da katıldığı törenle Erzurum’da en yüksek vergi ödeyenler ödüllerini aldılar.
Ödül töreninde dikkatimizi çeken en önemli husus, rekortmenler arasında üreticiler, tüccarlar yoktu.
Üreticiden ve tüccardan kastımız; çok sayıda insanı&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cumartesi günü ETSO’nun düzenlediği ve sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ’ın da katıldığı törenle Erzurum’da en yüksek vergi ödeyenler ödüllerini aldılar.</p>
<p>Ödül töreninde dikkatimizi çeken en önemli husus, rekortmenler arasında üreticiler, tüccarlar yoktu.</p>
<p>Üreticiden ve tüccardan kastımız; çok sayıda insanı istihdam eden, bunun yanısıra mal ve hizmet üreten müesseselerdi.</p>
<p>En yüksek vergi ödeyen mükellefler Eczacı, Noter, Müteahhit, Avukat ve Muhasebeci gibi meslekleri icra edenlerdi.</p>
<p>Kendileriyle konuştuğumuz işadamları Erzurum ekonomisinin kötü durumda olduğunu ifade ettiler.</p>
<p>Yine en yüksek vergi ödeyen ilk yüz içerisine baktık burada da üretim yapan yok…</p>
<p>Aslında tam bir tezat da söz konusu…</p>
<p>Geçtiğimiz yıla oranla bu yıl vergi tahakkuk ve tahsilatında artış yaşanmış ancak, en yüksek vergi ödeyen kurumlar arasında üretici firmalarımız yok…</p>
<p>Bir an önce özellikle hayvancılık alanında üretim yapacak kuruluşlarımızı artırıp, bu alanda bölgemiz ve Türkiye’de söz sahibi olmalıyız…</p>
<p><strong>NİHAYET MEMLEKETE KIŞ GELDİ… </strong></p>
<p>Kimileri karın biraz daha geç yağmasını, kimileri de bir an önce yağmasını istiyor.</p>
<p>Herkes kendi zaviyesinden haklı. Kış Turizmi açısından bakıldığında karın bir an önce ve çok yağması lazım…</p>
<p>Ekonomik düzeyi çok yüksek olmayan insanlar açısından da kar, ne kadar geç yağarsa o kadar iyi.</p>
<p>Kaldı ki, Belediyeler açısından da karın geç yağması iyi. Çünkü kış boyunca kar ve buz mücadelesi için harcanan para bir hayli fazla.</p>
<p>Geçtiğimiz gün belediyeler, kar ve buz mücadelesinin maliyetini açıkladı.</p>
<p>Rakam bir hayli yüksek…</p>
<p>Özel İdare ve Belediyelerin harcayacağı miktar yaklaşık 15 milyon lira…</p>
<p>Eski rakamla 15 trilyon…</p>
<p>Buza yazılan ve eriyip giden bir para bu…</p>
<p>Peki bu parayı buz mücadelesinde kullanmasaydık, böyle bir giderimiz olmasaydı, ne yapabilirdik…</p>
<p>Yirmi derslikli 8 ilköğretim okulu yapılabilir…</p>
<p>Kasımpaşa’ya yapılan köprülü kavşaktan 7 adet…</p>
<p>2 adet 500 seyirci kapasiteli buz pateni salonu…</p>
<p>İki ya da üç adet Kültür Merkezi yapabilirdik…</p>
<p>Et ve süt ürünleri üreten tesisler kurabilirdik…</p>
<p>Sosyal ve kültürel tesisler yapıp, aktiviteler gerçekleştirebilirdik…</p>
<p>Kültür parkları, dinlenme ve gezi alanları oluşturabilirdik…</p>
<p>Kısaca çok şey yapabilirdik.</p>
<p><strong>***</strong></p>
<p>Şiddetli soğuğun hüküm sürdüğü ve zaman zaman da hayatın kesintiye uğradığı Erzurum ve Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi şehirleri kar ve buz mücadelesi göz önüne alındığında mağdurdur.</p>
<p>Buna bir de ekonomik yetersizliği eklediğinizde durum daha da vahimdir.</p>
<p>Bu itibarla bölgemiz illerine kar ve buz mücadelesi tazminat ödenmelidir.</p>
<p>Kış kötü kaderimiz olmamalı…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/3221-vergide-dusunduren-tablo/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞAMDAN İKİ KESİT…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2712-yasamdan-iki-kesit%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2712-yasamdan-iki-kesit%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 21:19:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2712</guid>
		<description><![CDATA[Varlık içinde yokluk…
ALBAYRAK Gazetesi dünkü sayısında eğitimdeki önemli bir çelişkiyi ve bağlı olarak ‘varlık içinde yokluk’ yeaşanmasını gündeme getirmişti. 
Güzeliova Köyü, Erzurum’un yanıbaşında yer alan büyük bir köyümüz… 
Birkaç yıl önce Büyükşehirlerle ilgili yapılan yeni düzenleme ile de Erzurum’un mahallesi&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><strong><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Varlık içinde yokluk…</span></strong></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><strong><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">ALBAYRAK Gazetesi</span></strong><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%"> dünkü sayısında eğitimdeki önemli bir çelişkiyi ve bağlı olarak ‘varlık içinde yokluk’ yeaşanmasını gündeme getirmişti. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Güzeliova Köyü, Erzurum’un yanıbaşında yer alan büyük bir köyümüz… </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Birkaç yıl önce Büyükşehirlerle ilgili yapılan yeni düzenleme ile de Erzurum’un mahallesi oldu. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Güzelova ilköğretim okulu yeni yapılmış ve 250 öğrenci öğrenim görüyor. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%"> 24 Kasım Öğretmenler günü münasebetiyle TRT’nin bu köyümüzden yaptığı canlı yanına Albayrak Gazetesi de eşlik etti ve haber yaptı. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Ancak burada gördüklerimiz yüreğimizi burktu. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Okulda öğretmen eksiği yok fazlası var… </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Trabzon’dan asker öğretmen olarak bu okula atanan Bilgisayar öğretmeni feryat ediyordu; “Son teknoloji ile donatılan Bilişim Laboratuvarımızı elektrik yokluğundan kullanımıyoruz” </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Benzer şikayetler velilerden de geldi ve Albayrak Gazetesi de konuyu gündeme getirdi. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">***</span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Eğitim altyapısı bakımından Erzurum’u incelendiğinde görülen o ki, Türkiye’nin hemen bir çok ilinden daha ileride bir eğitim alt yapısına sahibiz. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Şehir merkezinde mesleki ve teknik anlamda bütün liseler mevcut. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Hemen bütün ilçelerimizde Anadolu liseleri var… </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Donanım açısından da oldukça iyi durumdayız. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Milli Eğitim Müdürü<strong> Fevzi Budak</strong>, çok geniş ve zor bir coğrafyaya sahip Erzurum’da okullaşmayı neredeyse bitirmiş durumda. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Yine bildiğimiz o ki, kendisine götürülen eğitim noksanlarını anında tamamlıyor. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Bunu bildiğimiz için Güzelova Köyü’nün Bilgisayar Laboratuvar sıkıntısını da kendisine ilettik. Duyarlı davrandı ve teknik ekip gönderek noksanlığı giderecek. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Varlık içinde yokluğa bu gün son verilecek düşüncesindeyiz. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><strong> </strong></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><strong> </strong></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><strong><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">BİR GARİP ÖLMÜŞ DİYELER… </span></strong></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><strong> </strong></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><strong><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">“Bayramda Trafik canavarı yine boş durmadı… Bayramın ikinci günü bir kamyonun çarptığı ve seyyar satıcılık yaptığı öğrenilen bir kişi hayatını yitirdi…”</span></strong></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Gazete haberi bu şekilde… </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Haberi okuyanlar bir şeylere ve bir yerlere kızıp, üzüntülerini dile getirip bir süre sonra da olayı unutup gidiyor. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Aslında çoğunlukla hepimiz aynı tepkiyi veriyoruz. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Bir süre ah, vah edip olayı unutuyoruz. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">***</span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Bu gün gazetelerde sözünü ettiğimiz bu trafik kazasını okuduğumuz dakikalarda ajanslar olayla ilgili yeni bir ayrıntıyı, daha doğrusu bir öyküyü servis etti… </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Öykü bir ailenin hazin sonunu özetliyordu. </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Anne,  akli dengesini yitirip, bir çcuğunun canına kıymış ve hapiste… </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Baba, seyyar satıcılık yaparak iki kızın ve kendisini hayata tutundurma çabası içerisinde… </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Ve </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Bir kamyon gelerek bu hayata tutunma çabasına son veriyor… </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Baba, mezara; kızlar Çocuk Esirgeme Kurumuna… </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Yaşadığımız hayattan bir kesit bu…</span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Hüzünlü ve etkileyici…</span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">***</span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Yaşamın  içinden iki konu…</span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">İkincisi tam bir dram… </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">Neyse ki devletimiz var, </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">noksanları tamamlayıp, </span></span></span></div>
<div style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt"><span style="font-size: 18px;"><span><span style="FONT-SIZE: 12pt; LINE-HEIGHT: 115%">yaraları saracak… </span></span></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2712-yasamdan-iki-kesit%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KURBAN, TESLİMİYET VE SEVGİ…</title>
		<link>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2623-kurban-teslimiyet-ve-sevgi%e2%80%a6</link>
		<comments>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2623-kurban-teslimiyet-ve-sevgi%e2%80%a6#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 15:08:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feridun Fazıl Özsoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.erzurumhabergazetesi.com/?p=2623</guid>
		<description><![CDATA[Hemen herkes Hz.İbrahim (A.S) Peygamberin hayatını bilir. Hz.İbrahim, ‘Halilürrahman’ (Allah’ın dostu) olarak anılır.
Soyundan birçok peygamber geldiği için ‘Peygamberler Babası’ olarak da bilinir.
İbrahim Peygamber, uzun bir yaşam süresinde (yüz yetmiş beş, ya da iki yüz yıl yaşadığı rivayet ediliyor) Yüce&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemen herkes <strong>Hz.İbrahim (A.S)</strong> Peygamberin hayatını bilir. Hz.İbrahim, <strong>‘Halilürrahman’</strong> (Allah’ın dostu) olarak anılır.</p>
<p>Soyundan birçok peygamber geldiği için <strong>‘Peygamberler Babası’</strong> olarak da bilinir.</p>
<p><strong>İbrahim Peygamber</strong>, uzun bir yaşam süresinde (yüz yetmiş beş, ya da iki yüz yıl yaşadığı rivayet ediliyor) <strong>Yüce Yaratan</strong> tarafından iki kez sınava tabi tutulur. <strong>Babil </strong>kentinde putları kırması üzerine, Nemrut tarafından ateşe atılmakla cezalandırılır.  Çünkü o, <strong>Nemrut</strong>’un ilah olduğunu reddetmiş, Allah’tan başka yaratan olmadığını haykırmıştır.</p>
<p>Ceza ateşte yanmaktır.</p>
<p>Kocaman bir ateş hazırlanır ve mancınıkla İbrahim Aleyhisselam bu ateşin içine atılır.</p>
<p>İbrahim (a.s), tevekkül sahibidir ve yaratanına tam bir teslimiyet içerisindedir.  İnanç, sadakat ve teslimiyet o kocaman ateşi söndürecektir.</p>
<p>Nitekim Yaratan’ın emriyle ateş,  <strong>İbrahim</strong>(a.s) için bir serinlik olur ve onu yakmaz.</p>
<p>Burada bir başka inanmışlık,  teslimiyet,  doğrunun ve Hak’kın yanında saf tutma örneği yaşanır.</p>
<p>Yine çok bilinen hikâyedir.</p>
<p>Hz.İbrahim’i ateşe attıklarında küçücük bir karınca bu ateşi söndürüp, İbrahim’i kurtarmak için ağzında su taşır.  </p>
<p>Onu görenler der ki; <strong>“ hiç bu suyu ile kocaman ateş söner mi?”</strong></p>
<p>Karınca: <strong>“sönmeyeceğini ben de bilirim, ama ben safımı belli ediyorum.”</strong> der.</p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p> </p>
<p><strong>Hz.İbrahim’in</strong> ikinci sınavı, oğlu<strong> İsmail</strong>’i kurban etmesi ile ilgilidir. Hz.İbrahim, gecikmiş yaşında bir evlât sahibi olmak ister.</p>
<p>Rivâyet o ki, kendisi <strong>yüz yirmi</strong> yaşında,  eşi <strong>Sâre</strong>, doksan dokuz yaşındadır. Hz. İbrahim’in  dileği çok kuvvetlidir ve dayanılmazdır. Her şeyden, herkesten çok bu dileğinin gerçekleşmesini arzı etmekte ve Alllah’a yalvarmaktadır….</p>
<p>Dilek kabul edilir, ancak bir şart vardır.</p>
<p>Yüce Allah’ın Hz.İbrahim’e nasip ettiği oğlu İsmail, belli bir çağa geldiğinde Allah yolunda kurban edilecektir.</p>
<p>Evlât sahibi olmayı çok arzu eden, yaşlılığı döneminde bu arzusuna kavuşan <strong>bir baba</strong>; öte yandan ciğerparesini kendi elleriyle kurban etmesi emredilen bir <strong>peygamber baba…</strong></p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p> </p>
<p>Emir yüce yerdendir.</p>
<p><strong>Hayatı, var oluşu-hiçliği , zenginliği-fukaralığı, hastalığı-sağlığı, sevgiyi,rahmeti, hoşgörüyü, iyiliği-kötülüğü, kısaca kainattaki her şeyi yoktan var eden Yaratan’ın emridir bu…</strong></p>
<p>Bir peygamber, bütün insanlara örnek olsun diye imtihan edilmektedir.</p>
<p>Hz.İbrahim, hiç tereddütsüz İsmail’ini yanına alır, bıçağını biletir ve kurban etmek için götürür.</p>
<p>Gözlerini bağlamak ister ama, İsmail, buna razı olmaz.</p>
<p>Baba İbrahim’in yüreğinden kan akmaktadır ama İsmail’i kurban etmek için tereddüdü yoktur.</p>
<p>İbrahim (A.S), kendisini hayata bağlayan en önemli bağı koparmak, gözünün nurunu kesmek üzeredir.</p>
<p>Ancak Peygamber babanın bu iradesi karşısında o çok keskin bıçak kesmez…</p>
<p>Sadakatin ve cesaretin yüce bir örneği yaşanmaktadır.</p>
<p>İsmail de, Allah yolunda babasının elinden kurban edilmekten mutludur, korkusuzdur.</p>
<p><strong>Her ikisi de tam bir teslimiyet içerisindedir.</strong></p>
<p><strong>Oğul babaya; baba, Yaratan’a… </strong></p>
<p>Hz.İbrahim, bu teslimiyeti ateşe atılırken de göstermiştir.</p>
<p>Aslına bakarsanız bu teslimiyet sınavında aynı zamanda nefis de kurban edilmekte, dünyanın gelip geçici hevesleri boğazlanmaktadır.</p>
<p> </p>
<p>***</p>
<p> </p>
<p>Gerçekte de öyle değil midir?</p>
<p>Mal, mülk, makam, ikbâl vs.</p>
<p>Tamamı gelip geçici hevesler.</p>
<p>İnsanlar çoğu zaman nefsinin esiri olmakta, onun istekleri doğrultusunda hareket etmekte.</p>
<p>Çoğu zaman iyilik, sevgi, dostluk, hoşgörü gibi ulvi kavramları rafa kaldırıyoruz.</p>
<p>Halbuki kalıcı olan değerler bunlar.</p>
<p>Gelin bu bayram arefesinde ve yarın idrak edilecek mübarek bayram gününde hayatınızı  bir kez de bu açıdan gözden geçirin ve irdeleyin.</p>
<p>İnsani anlamda kayıplarımız ve kazanımlarımız neler oldu.</p>
<p>Neleri yapıp,neleri yapamıyoruz… .</p>
<p>Kendi kendimiz, yakın dostlarımız ve çevremizle barışık mıyız… .</p>
<p>Çevremize sevgi, saygı, hoşgörü anlamında üzerimize düşeni layıkıyla yapabiliyor muyuz…</p>
<p>Sevgiden, dostluktan, iyilik, güzellik ve doğruluktan yana saf tutalım.</p>
<p>Unutmayın,</p>
<p>Sevgi ile görmeyen göz, kör, sevgiyle sulanmayan gönül çöldür.</p>
<p>Gönlünüzü sevginin o doyumsuz güzelliklerine açın.</p>
<p>Çevrenizle, arkadaşlarınızla ve hemen herkesle ilişkilerinizi bir kez daha gözden geçirin.</p>
<p>Sevgiyle, saygıyla bayramınız kutlu olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.erzurumhabergazetesi.com/2623-kurban-teslimiyet-ve-sevgi%e2%80%a6/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
