logo

07 Şubat 2011

Erzurum Çarşı Pazar ve 2011

Erzurum Çarşı Pazar ve 2011 Kış Oyunları…
Adı üstünde 2011 Üniversite Kış Oyunları… Fakat bu öyle bir şölene dönüştü ki, Erzurum Erzurum olalı bu kadar coşmadı, bu kadar hayatı dolu dolu yaşamadı. Organizasyonun ana iskeleti kuşkusuz ki Kış Oyunları’ydı ve dolaysıyla yapılan yarışmalardı. Ama gelin görün ki o organizasyon kapsamında neler yoktu neler…
Bir kere her şeyden önce müziğe doyduk…Neredeyse her gün bir konser vardı. En ünlü sanatçıdan henüz tanınmakta olan sanatçıya kadar, onlarca kıymetli sanatkârı dinleme şansına sahip olduk.
El sanatları sergileri…
Defileler…
Yemek yapma yarışları…
Tiyatro…
Konferanslar…
Canlı TV yayınları…
Medya şöleni…
Bilgi yarışmaları…
Ve daha başka şeyler…
Yani adı 2011 Kış Oyunları’ydı ama içinde her kesimden her meşrebe hitap eden etkinlikler vardı.
İşte bu etkinliklerden birine de tiyatro sanatçısı sevgili Semih Yetimoğlu imza attı. Semih ve arkadaşlarının büyük bir başarıyla icra ettikleri “Erzurum Çarşı Pazar”ı beş gün boyunca seyirciye doyumsuz anlar yaşattı.
Semih kardeşimiz ömrünü tiyatroya adamış bir büyük sanatçıdır. O isteseydi bu memleketten gider ve büyük şehirlerde çok daha şöhretli biri olurdu. Ama tercih etmedi, Erzurum’da kaldı ve sanatını burada icra etmek istedi.
İyi ki öyle yaptı, yoksa biz geçen hafta Erzurum Çarşı Pazar gibi muhteşem bir sanat eserine tanıklık edemeyecektik.
Semih mütevazıdır, reklamı ve kendini pazarlamayı sevmez.
Ağır başlıdır; sanatını yapmayı ve genç oyunculara örnek olmayı yeğliyor.
Sağolsun 2011 Koordinatörü Bekir Korkmaz, bu farkı fark ederek, Semih’den çok özel bir şey yapmasını rica etmiş. O da, adını “Erzurum Çarşı Pazar” koyduğu muhteşem bir program hazırlamış.
Ki, o programın ana iskeletini Mehmet Çalmaşur ile Semih ve rol arkadaşı Akın’ın kendilerinin yazıp oynadıkları orta oyunundan demetler oluşturuyordu. Bir program düşünün ki, içinde belgesel var, geçmişe vefa var, müzik var, tiyatro var, edebiyat ve mizah var…
Fazla söze ne hacet, Mehmet Çalmaşur zaten başlı başına bir değer…
Geleceğin Mehmet Çalmaşur’ları genç sanatçılar da öyleydi.
O değerin yanında Semih ve mesai arkadaşları da olunca, ortaya keyfine doyum olmayan bir eğlence çıkıyor.
Öyle de oldu nitekim…
Semih ve arkadaşları beş akşam Erzurumluya hitap ettiler. Ben ve eşim ancak son akşamki programa gidebildik. Meğerse beş akşamın beşi de birbirinden kıymetli olmuş.
Bekir Korkmaz, feraset sahibi biri. Öyle olmasaydı, Semih ve Türk Halk Müziği’nin muhteşem ismi Mehmet Çalmaşur’un imza attığı bu programa sırtını dönüp giderdi.
Tam tersi olmuş, belki birilerinin itirazına rağmen Bekir Korkmaz, o programı göğüslemiş ve maddi destekte bulunmuş.
Sağolsun, varolsun…
Yoksa Erzurumlu sanat ve müzik severler, o değerli programdan mahrum kalacaktı.
Bu arada ERVAK’ı da unutmamak lazım:
ERVAK o beş gecelik programda öyle bir misyon üstlenmiş ki, hakikaten şapka çıkarılacak kadar kıymetli…
Vaktiyle bu şehre bir şekilde hizmet eden, adını bu şehirle özdeşleştiren ama bugün artık ileri yaşlarda olan büyüklerimizi bulup, Erzurum halkıyla hasret gidermelerini sağlamış.
Sanat adamı Fethi Resuloğlu’ndan tutunuzda, M.Zühtü Akbaba’ya, ondan siyaset dünyamızın renkli ismi Rasim Cinisli’ye kadar, birçok muhterem büyüğümüz ERVAK’ın kadirşinas girişimi sayesinde genç hemşerileriyle buluşup maziyi yadetti.
Hiç şüphesiz ki bu da ERVAK’ın Erzurum sevdalısı başkanı kıymetli ağabeyimiz Erdal Güzel’in sayesinde oldu.
O ki, içinde Erzurum geçen her yerde olur ve her şeye rağmen Erzurumlu olmanın ne anlama geldiğini hakkıyla bilir.
Biz beşinci ve son programı izleyebildik ancak…
Bu şehrin çok değerli bir evladı olan ve ömrünü bu şehre adamış Prof.Dr. Durkaya Ören de ordaydı, Kış Oyunları’na çok büyük emeği geçen Süreyya Polat da…
Sevgili Hami Hoca, babası Zühtü Akbaba’yı sahnede dinlerken acaba neler hissetti ve nasıl bir duyguya sahipti…
Yahut da o gece orada olan tarihçi hocamız muhterem Erol Kürkçüoğlu neler düşünüyordu kimbilir…
Gurur verici bir tablo vardı o akşam Göğüs Hastanesi’nin konferans salonunda…
Sahnede ustalar, seyirci koltuklarında gerçek Erzurumlular…
Bir zamanların efsane ismi meşhur tapu müdürü Mehmet Bey’in oğullarından biri olan Erdal Güzel sahnede Zühtü Bey’le mülakat yaparken, öteki oğlu, beyefendiliği ile herkesin saygısını kazanan Dr. Cengiz Güzel ve sevgili eşi Dr. İclal Güzel izleyiciler arasındaydı.
Eski milletvekili Aslan Polat da oradaydı ama asla siyasi kimliği ile boy göstermiyordu.
Son derece mütevazı, beyefendi ve gerçek bir Dadaş’tı…
Tıpkı o akşam orada bulunan öteki davetliler gibi…
Bir gün önce ise, eski yem fabrikası müdürü ve sanat insanı Fethi Resuloğlu konuşmuş, geçmiş yıllardaki Erzurum’u, şimdiki Erzurum’la mukayese etmiş. O da ayrı bir değer ve istifade edilmesi gereken çok büyük bir hazine…
Hakkını teslim edelim oğlu Yavuz ağabeyi de (iddialı değil ama) aslında ciddi bir ressamdır.
Yavuz ağabeyinin oğlu Furkan Resuloğlu ise çok değerli bir tambur sanatkârıdır…
Yani aile boyu donanımlılar.
Buradan Vali Sebahattin Öztürk’e sesleniyoruz:
Erzurum Çarşı Pazar’ı herkesin izlemesi ve özellikle gençlerin görmesi gerekir. Çünkü orada bu şehre dair unutulmaz enstantaneler var.
Valilik’in maddi destek sağlaması ile bu kıymetli eser daha geniş kitlelerle buluşabilir.
Vali Sebahattin Öztürk’ün, sanata, müziğe ve sanatçıya karşı nasıl duyarlı bir yönetici olduğunu biliyoruz. Bu yüzden bu çağrımıza kulak vereceğine inanıyoruz.
Hazırlığı iki yıldan daha fazla bir zaman süren 2011 Kış Oyunları, dün yine muhteşem geçen bir kapanış töreniyle nihayet buldu.
Başından beri her şey çok güzeldi ve umulanın üstünde bir performans sergilendi.
Kimi ufak tefek aksaklıklar ise, geniş kitlelerin hoşgörüsü sayesinde sorun olmadı.
Gönül arzu ederdi ki, daha fazla olsaydı ama bir gümüş madalya ile yetindik. Olsun, bu da önemli bir başarı. Görün bakın birkaç yıl sonra bu genç sporcularımız nice altın madalya kazanacaklar ve ülkemizi sevindirecekler.
Şimdilik bu bir başlangıç…
Bir kez daha 2011 için emeği geçen herkesi canı gönülden kutluyoruz.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, hükümete de verdiği destek ve Erzurum halkına duyduğu güvenden ötürü teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz.
Zira Başbakan Erdoğan olmasaydı, Erzurum bugün bu tarihi başarıya imza atamayacaktı.
İnşallah bu iyi başlangıcın devamı gelecek ve Erzurum her yıl 2011 benzeri organizasyonlara evsahipliği edecek.

Mehmet Şener

Share
3.487 kez okundu
#

SENDE YORUM YAZ

#

Erzurum Çarşı Pazar ve 2011” için 1 yorum

  1. özkan diyor ki:

    Yorumunuz onay bekliyor..
    Tarih: 11.02.2011 | Saat: 19:58 vallahi ben onu bunu bilmem. Erzurum’a oyunlara dışardan gelen biri olarak şu direklerde asılı olan kocaman BÜYÜKŞEHİR yazılarına bir anlam veremedim. Bu ne demek, bari ingilizcesini yazsaydınız. Hele Curling salonuna giderken hep bu yazıyı gördüm. Diğeri Otobüste gördüğüm Başkanın fotoğrafı. Buda çok mu çok komikti. Uluslararsı bir oyun düzenleyen ilin belediyesine hiç yakışmamıştı. Diğeri mi ben açılışa geldim ve yanımda misafirlerde getirdim. Ne yazıkki stada 2 saate girdim. Ulaşım rezaletti. Organizasyon mükemmeldi. Ancak vatandaş hiç düşünülmemişti. Vatandaş stada nasıl ulaşacaktı. Evet vatandaşı Belediye başkanı taşımalıydı. Nerde idi bu toplu taşıma araçları. Bu işte bir pis koku vardı ve sonuçta çıktı. Kapanışa ben gelemedim ama gelseydim üzgünüm Sayın Küçükler sizi bende protesto edecektim. Çünkü halen daha hastayım. Universiade geldim ve dönüşümde hasta oldum. Nedeni ulaşımdı.
    Sayın başkan fazla üzülmesin ben daha çok üzüldüm. Çünkü Universiade 2011 in fikir aşamasında, alınmasında şu Profesör TAMER hoca varya ona çok şey borçluyuz. Diğeri mi? iyi durun Torino’da o kocaman kilosu ile TV ekranında yerinden fırlayan saygıdeğer hocamız eski Rektörümüz Prof.Dr.Yaşar SÜTBEYAZ kendisine minnattarız. Ben çok merak ettim acaba Yaşar hoca protokoldemiydi. Diğeri tabiki Atatürk Üniversitesi. Sayın Rektörümüz Prof.Dr. Hikmet KOÇAK ve tüm akademik çevreye sonsuz teşekkürler.
    Yinede herşey güzeldi. Artık Erzurum Olimpiyat kültürüne alışmaya başlamalıdır. Selam ve sevgilerimle.
    Kars’tan hemşehriniz. (Akademisyen).
    Başkanın haberine yorumumdur. Siz köşenize taşırmısınız. teşekkürler.